|
ÖZET: Başvuran, 3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü olarak emekli ikramiyesinin hesaplanmasında eksik ödeme yapıldığını iddia ederek, bu durumun düzeltilmesini talep etmiştir. Başvuru, 15/12/2021 tarihinden itibaren emekli ikramiyesi olarak 277.058,40 TL ödendiğini, ancak bu tutarın 461.519,00 TL olması gerektiğini belirtmektedir. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), emekli ikramiyesinin hesaplanmasında ilgili mevzuat hükümlerine uygun hareket edildiğini, başvuranın emekli ikramiyesinin de bu çerçevede belirlendiğini ifade etmiştir.
SGK’nın açıklamalarına göre, vazife malullüğü aylığı bağlanan kişilerin emekli ikramiyeleri, görevdeki emsallerinin aylıkları esas alınarak hesaplanmakta ve ödemeyi takip eden üç ay içinde meydana gelen katsayı artışları dikkate alınmaktadır. Başvuranın durumu, 3713 sayılı Kanun’un hükümleri doğrultusunda değerlendirilmiş ve emekli ikramiyesi hesaplamasında hukuka uygun bir işlem yapıldığı sonucuna varılmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin reddedilmesi yönünde öneride bulunmuş ve yapılan incelemelerde hukuka aykırı bir durum tespit edilmemiştir. Dolayısıyla, başvurunun reddi kararı, ilgili mevzuat çerçevesinde uygun bulunmuştur. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/7851-S.23.12869
BAŞVURU NO : 2023/405
KARAR TARİHİ : 22/06/2023
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü olan başvuranın emekli
BAŞVURUNUN KONUSU :
ikramiyesi hesabı hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 09/01/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle; 3713 sayılı Kanun uyarınca Vazife Malullüğü Tespit Kurulunun 08/08/2022 tarihli ve sayılı kararı ile 15/12/2021 tarihinden itibaren tarafına vazife malulü aylığı bağlandığını, emekli ikramiyesi olarak tarafına 277.058,40 TL ödendiğini oysa vazife malullüğünün onaylandığı tarih olan 2022 yılı Ağustos ayı için söz konusu tutarın en yüksek devlet memuru olan Cumhurbaşkanlığı İdari İşler
Başkanı aylığı esas alındığında 461.519,00 TL’ye tekabül ettiğini belirterek eksik ödenen tutarın tarafına ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 27/04/2023 tarihli ve sayılı yazı ve eklerinde
mevzuat hükümlerine yer verilerek özetle:
2.1. 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 01.10.2008 tarihinden sonra ilk defa bu Kanunun 4/1-(c)
bendi kapsamında sigortalı olanlara yapılacak olan emekli ikramiyesi ödenmesine ilişkin esasların anılan
Kanunun ek 82 inci maddesinde belirlendiğini, buna göre vazife malullüğü, kadrosuzluk, yaş haddi veya ölüm sebebiyle yapılacak olan emekli ikramiyesi ödemelerinde ödemenin yapıldığı tarihi takip eden üç ay içinde katsayılarda meydana gelecek artışlar ile sonraki ilk mali yılın başlangıcında katsayılar dışında meydana gelen artışların bu tarihteki katsayılara uygulanmak suretiyle bulunacak ikramiye farklarının ayrıca ödeneceğinin hükme bağlandığı,
2.2. Mevzuatta emekli ikramiyelerinin, ilgililere bağlanan aylığın başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan katsayılar esas alınarak belirlenen emekli aylığı bağlanmasına esas tutarın emekli ikramiyesi ödenecek her tam hizmet yılının çarpımı şeklinde hesaplanacağının açıkça düzenlendiği, 2.3. Haklarında 3713 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanan vazife malullerine bağlanacak aylığın toplam tutarının bunların görevdeki emsallerinin almakta oldukları aylıklardan az olamayacağı, ayrıca bunlardan bakıma muhtaç derecede malul olanların kendilerine ve vefat edenlerin ise hak sahiplerine en yüksek Devlet memuru aylığı üzerinden, diğer malullere ise mevcut aylıkları üzerinden 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödeneceğinin düzenlendiği, 2.4. Bu kapsamda, 3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü aylığı bağlananların aylıklarının
Kurumlarınca hesaplandığı ve ilgililerin Kurumlarından alınan görev aylığı ile karşılaştırılarak yüksek olan aylık tutarının vazife malullüğü aylığı olarak ödendiği, görevdeki emsallerine ilişkin görev aylığı hesabını ilgili personel mevzuatı esas alınarak kurumlarınca yapıldığı, dolayısıyla ilgililerin görev aylıklarının doğrudan görev yaptıkları kurumca bildirilmekte olduğundan Kurumlarınca görev aylığına ilişkin herhangi bir hesaplama yapılmadığı, 2.5. Ayrıca 3713 sayılı Kanun kapsamdaki vazife malullerinin emekli ikramiyelerinin Danıştay İdari
Dava Daireleri Genel Kurulunun 02.02.2001 tarihli E.2000/1013, K.2001/69 sayılı kararına istinaden doğrudan görev yaptıkları kurumca bildirilen görev aylıkları esas alınıp ikramiyeye esas hizmet yılı (en az
30 hizmet yılı olmak üzere) ile çarpılarak Kurumlarınca ödendiği,
2.6. Yine 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesi gereği vazife malullüğü aylığının sigortalının ölümü veya malûliyeti sebebiyle göreviyle ilişiğinin kesildiği tarihi takip eden aybaşından itibaren başlatıldığı ve aylıkların ve emekli ikramiyesinin hesaplanmasında bu tarihte yürürlükte bulunan katsayıların esas alındığı, 2.7. Yukarıdaki hüküm ve açıklamalar çerçevesinde emeklilik sicil dosyasının tetkikinde; başvuranın
Kara Kuvvetleri Komutanlığı emrinde P.Uzm.Çvş. olarak görev yapmakta iken Siirt ilinde görevli iken,
21.09.2015 tarihinde gerçekleştirilen intikal esnasında, içerisinde bulunduğu kirpi araçla seyir halinde
olduğu sırada, Van-Başkale İlçesi Çamlık mevkiinden geçilirken BTÖ mensuplarınca yola döşenen
EYP’nin patlatılması sonucu yaralandığı ve devamında meydana gelen psikolojik rahatsızlığı sebebiyle
23.11.2021 tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanlığınca sözleşmesinin feshedildiği,
2.8. 24.11.2021 tarihinde CİMER üzerinden Kurumlarına yapmış olduğu başvuruya istinaden
17.12.2021 tarihli yazıları ile Kara Kuvvetleri Komutanlığından ilgilinin sözleşmesinin feshinde esas
alınan “TSK’da görev yapamaz” kararlı sağlık kurulu raporunun gönderilmesinin talep edildiği, Kara
Kuvvetleri Komutanlığınca 13.12.2021 tarihinde 08.10.2021 tarihli ve 86400 numaralı rapor ve diğer gerekli belgelerin Kurumlarına gönderildiği ancak sağlık kurulu raporunda “TSK’da görev yapamaz” ibaresinin bulunmadığı, bilahare Milli Savunma Bakanlığının 08.02.2022 tarihli yazısı ile Antalya İl Sağlık
Müdürlüğünden zeyil raporu talep etmesi üzerine başvuran hakkında 14.06.2022 tarih ve 18 numaralı zeyil raporunun düzenlenerek 16.06.2022 tarihinde Kurumlarına gönderildiği, Atatürk Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 08.10.2021 tarih ve 86400 sayılı raporun Kurum Sağlık Kurulunca 19.07.2022 tarihinde incelenerek 20220607532 sayı ile; “arızasının (travma sonrası stres bozukluğu) 21/09/2015 tarihinde meydana gelen yaralanmaya bağlı olduğuna, Malul olduğuna, 1053 sayılı Nizamnameye göre derecesinin 6 (altı) olduğuna, Başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malul olmadığına,
08.10.2023 tarihinde kontrol muayenesi gerektiğine…” şeklinde karar verildiği, bu karardan sonra Vazife
Malullüğü Tespit Kurulunca 08.08.2022 tarih ve 957 sayı ile 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin birinci
fıkrasına göre vazife malullüğünün kabul edilerek ayrıca hakkında 3713 sayılı Kanun hükümlerinin de uygulanmasına şeklinde karar verildiği, 2.9. Bu kararlar kapsamında başvurana, Kurumundan ayrılış/talep tarihini takip eden aybaşı olan
15.12.2021 tarihinden itibaren Kurumundan emsal aylık bilgisi alınana kadar 01.01.2022 tarihli intibakının
(7. Derece, 3. Kademe, 792 ek gösterge, 30 hizmet yılı) 30 katı olan 159.412,59 TL tutarında emekli ikramiyesi tahakkuk ettirildiği, Kara Kuvvetleri Komutanlığının 28.09.2022 tarihli yazısı ile başvuranın
15.12.2021 tarihinden itibaren emsal aylık bilgilerinin göndermesi üzerine, 01.01.2022 tarihli emsal aylık
bilgisi olan 9.235,28 TL’nin 30 katı tutarı 277.058,40 TL’den, daha önce ödenen 159.412,59 TL mahsup edilerek 117.645,81 TL’nin ilgili adına ayrıca tahakkuk ettirildiği, İfade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.
5. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunun 21 inci maddesi; “Kamu görevlilerinden yurtiçinde ve yurtdışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, engelli hâle gelen, ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Ayrıca; a) Malul olanlarla, ölenlerin aylığa müstehak dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı, bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan; emekli olanların öldürülmeleri halinde ise, dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı ve Kanuna göre kendisine bağlanabilecek emekli aylığından az olamaz. Yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malül olanlar ile ölenlerin dul ve yetimlerine en yüksek devlet memuru aylığı üzerinden, diğerlerine mevcut aylıkları üzerinden, 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenir.
…”, 6. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun; 6.1. “İkramiye” başlıklı 89 uncu maddesinin birinci fıkrası; “”Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tüm iştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarak verilir.”, 6.2. Ek 82 nci maddesi; “1) 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başlayanlardan;
a) 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre aylık bağlanan ve uzun vadeli sigorta kolları açısından sigortalı çalışma sürelerinin tamamı 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında geçmiş olanlara, b) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sigortalılık hallerinin birden fazlasına tabi olarak çalışmış olmakla birlikte, anılan Kanun hükümlerine göre aylık bağlandığı sırada son defa uzun vadeli sigorta kolları açısından 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmakta olanlara, c) 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre aylık bağlandığı sırada uzun vadeli sigorta kolları açısından zorunlu olarak sigortalı olunması gereken bir işte çalışmamakla birlikte, uzun vadeli sigorta kolları açısından son olarak 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmış olanlara, d) Yaşlılık toptan ödemesi yapılmış olup uzun vadeli sigorta kolları açısından son olarak 5510 sayılı
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmış olanlara, e) Uzun vadeli sigorta kolları açısından 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmakta iken ölenlerin ölüm aylığı bağlanan veya ölüm toptan ödemesi yapılan hak sahiplerine, f) Ölüm tarihi itibariyle uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak çalışmamakla birlikte, uzun vadeli sigorta kolları açısından son olarak 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmış olanların ölüm aylığı bağlanan veya ölüm toptan ödemesi yapılan hak sahiplerine, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından, 5510 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (21)
numaralı bendinde belirtilen kamu idarelerinde aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında geçen uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık süreleri esas alınarak emekli ikramiyesi; anılan Kanunun geçici 4 üncü maddesine göre aylığa veya toptan ödemeye hak kazanan sigortalıların emeklilik ikramiyesine ilişkin azami süre, hesap yöntemi, emekli ikramiyesinin hesabında kullanılan ödeme unsurları ile bu ödeme unsurlarına hak kazanma şartlarına ilişkin esas ve usûller, ödeme unsurlarının ikramiye hesabına esas alınan oran ve/veya miktarları dikkate alınarak ödenir. Ancak, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında geçen uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık süreleri esas alınarak emekli ikramiyesi ödenebilmesi için; iş kanunlarına tabi olarak çalışmış olanların iş sözleşmelerinin kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olması, sözleşmeli personel statüsünde çalışmış olanların ise hizmet sözleşmelerinin ilgili mevzuatına göre iş sonu tazminatı veya aynı mahiyette olmakla birlikte başka bir adla ödenen tazminata hak kazanılmasını gerektirecek şekilde sona ermiş olması şarttır. Ayrıca, bu kişilerin, her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreleri ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreleri, emekli ikramiyesinin hesabında dikkate alınmaz.
2) Bu madde kapsamında emekli ikramiyesi ödenenlerden vazife malûllüğü, kanunlarla belirlenen bekleme
süresi sonunda kadrosuzluk, yaş haddi veya ölüm sebebiyle haklarında 5510 sayılı Kanunun uzun vadeli sigorta kolları kapsamında aylık bağlanmış veya toptan ödeme yapılmış olanlara; aylığa veya toptan ödemeye hak kazandıkları tarihi takip eden üç ay içinde emekli ikramiyesinin hesabında esas alınan katsayılarda meydana gelecek artış nedeniyle oluşacak ikramiye farkları ile ilk mali yılın birinci ayında katsayılar dışındaki diğer unsurlarda meydana gelecek artışa bu tarihte yürürlükte olan katsayılar uygulanmak suretiyle bulunacak ikramiye farkları, emekli ikramiyesi ile ilgili hükümlere göre ayrıca ödenir. Ancak, aylığa veya toptan ödemeye hak kazandıkları tarihi takip eden üç ay içinde katsayılarda
artış yapılmadığı takdirde, müteakiben katsayılarda altı ay içinde yapılacak ilk artıştan doğan ikramiye farkları da ayrıca ödenir.
…”, 7. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “Vazife Malullüğü” başlıklı 47 nci maddesi; “…
Kamu idareleri vazife malûllüğüne sebep olan olayı, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine veya kendi mevzuatına göre yetkili mercilere derhal, Kuruma da en geç onbeş iş günü içinde bildirmekle yükümlüdür. Kuruma bildirim, aynı süre içerisinde sigortalılar veya hak sahiplerince de yapılabilir. Vazife malûllüğüne sebep olan olaydan kamu idarelerinin yetkili mercilerinin haberdar edilmemiş olması hali dışında; ilgililerin bildirimi, kamu idarelerinin bildirim sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Kuruma bildirim süresi; a) Vazife malûllüğüne sebep olan olayın meydana geldiği tarihten, b) Hastalıklarının sebep ve mahiyetleri dolayısıyla haklarında vazife malûllüğü hükümleri uygulanacaklar için, hastalıklarının tedavisinin imkânsız olduğuna dair düzenlenen kati raporun onay tarihinden, c) Esirlik ve gaiplik hallerinde ise, bu hallerin sona erdiği tarihten, başlar.
Süresi içerisinde bildirimde bulunulan vazife malûllüğü aylıkları, sigortalının ölüm ya da malûliyeti sebebiyle göreviyle ilişiğinin kesildiği tarihi takip eden aybaşından itibaren bağlanır…”, hükmünü amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuran hakkında tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun bulunmadığı değerlendirildiğinden, ret kararı verilmesine ilişkin öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran özetle; 3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü olması nedeniyle emekli ikramiyesinin, ödemenin yapıldığı Temmuz 2022 dönemindeki en yüksek devlet memuru (Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı) aylığı üzerinden hesaplanıp gerektiğini ancak hesaplamanın buna göre yapılmadığını belirterek eksik ödenen tutarın tarafına ödenmesini talep etmektedir.
10. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından özetle; 3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü olanların emekli ikramiyelerinin vazife malulü aylıklarının bağlandığı tarihteki görev aylıkları esas alınarak hesaplandığı, başvuranın emekli ikramiyesinin de bu esaslarla hesaplandığı, ayrıca ödemeyi takip eden 3 aylık dönemde başvuranın görev aylığında meydana gelen artışa bağlı olarak başvurana emekli ikramiyesi farkı ödendiği ifade edilmiştir.
11. Bu çerçevede uyuşmazlığın, 3713 sayılı kanun kapsamında vazife malulü olan başvurana ödenen emekli ikramiyesinin ne şekilde hesaplanması gerektiği noktasında düğümlendiği anlaşılmaktadır.
12. 5434 sayılı Kanunun ek 82 nci maddesinde ilk defa 5510 sayılı Kanunun 4/1-(c) kapsamında sigortalı olanlara 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesindeki sigortalılara ilişkin hükümler esas alınarak emekli ikramiyesi ödeneceği, bunlardan vazife malulü olanlara, aylığa veya toptan ödemeye hak kazandıkları tarihi takip eden üç ay içinde emekli ikramiyesinin hesabında esas alınan katsayılarda meydana gelecek artış nedeniyle oluşacak ikramiye farkları ile ilk mali yılın birinci ayında katsayılar
dışındaki diğer unsurlarda meydana gelecek artışa bu tarihte yürürlükte olan katsayılar uygulanmak suretiyle bulunacak ikramiye farklarının ayrıca ödeneceği düzenlenmiştir.
13. 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesinde 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 2008 yılı
Ekim ayı başından önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış sigortalıların emeklilik ikramiyeleri hakkında 5510 sayılı Kanunla yürürlülükten kaldırılan hükümleri de dahil olmak üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı belirlenmiştir. 5434 sayılı Kanunun emekli ikramiyesine ilişkin düzenlemelerin yer aldığı mülga 89 uncu maddesinde vazife malullüğü aylığı bağlanan sigortalılara her tam fiili hizmet yılları için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığının emekli ikramiyesi olarak verileceği düzenlenmiştir. Diğer yandan 5510 sayılı Kanunun vazife malullüğüne ilişkin hükümlerinin düzenlendiği
47 nci maddesinde vazife malulü aylıklarının sigortalının göreviyle ilişiğinin kesildiği tarihi takip eden
aybaşından itibaren bağlanacağı düzenlenmiştir.
14. Buna göre, vazife malulü olarak kabul edilen kişilere emekli ikramiyesi ödenebilmesi için öncelikle ilgililere vazife malulü aylığı bağlanması gerektiği, ilgililerin vazife malulü aylıklarının ise görevlerinden ayrıldıkları tarihi takip eden aybaşından başlatılması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu kişilerin emekli ikramiye tutarları ise aylıklarının bağlanmasına esas alınan tutar yani anılan tarihteki katsayılar ve unsurlar üzerinden hesaplanacak, aylık bağlanmasına yani emekli ikramiyesi ödenmesine hak kazandıkları tarihten sonra katsayı ve unsurlarda meydana gelen artışlar ise emekli ikramiyesi farkı ödenmek üzere ayrıca dikkate alınacaktır.
15. Öte yandan 3713 sayılı Kanunun 21 inci maddesinde Kanun kapsamında vazife malulü olanlardan yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malül olanlar ile ölenlerin dul ve yetimlerine en yüksek devlet memuru aylığı üzerinden, diğerlerine
“mevcut aylıkları” üzerinden, 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödeneceği düzenlenmiştir.
Anılan düzenlemedeki mevcut aylık kavramından anlaşılması gerekenin ilgililerin görev aylıkları olduğu
Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunun 02.02.2001 tarihli E.2000/1013, K.2001/69 sayılı kararı ile ortaya konulmuştur.
16. Bu durumda, ilk defa 5510 sayılı kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra kamu görevlisi olması nedeniyle anılan Kanunun 4/1-(c) kapsamında sigortalı olup 3713 sayılı Kanuna göre vazife malulü olanların emekli ikramiyesi ödenirken; öncelikle 3713 sayılı Kanunun 21 inci maddesi uyarınca ilgililerin maluliyet durumlarının ağırlığına göre emekli ikramiyesi hesabında en yüksek devlet memuru aylığının mı yoksa ilgilinin kendi görev aylığının mı esas alınacağının belirlenmesi gerektiği, ardından 5434 sayılı
Kanunun 89 uncu maddesi uyarınca, emekli ikramiyesi ödemesine esas alınacak aylığın ilgililere vazife malulü aylığı bağlandığı tarihteki tutarının tespit edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Bunun yanında, 5434 sayılı kanunun ek 82 inci maddesi uyarınca, emekli ikramiyesi ödendikten sonra ilgililerin emekli ikramiyesine esas alınan tutarın belirlenmesinde dikkate alınan katsayılarda üç ay içinde, unsurlarda ise altı ay içinde meydana gelen artışlar sonucu hesaplanan emekli ikramiyesi farkının ilgililere ayrıca ödenmesi gerekmektedir.
17. Somut olayda 23/11/2021 tarihi itibarıyla başvuranın göreviyle ilişiğinin kesildiği, SGK Vazife
Malulllüğü Tespit Kurulunun 8/8/2022 tarihli kararı ile vazife malulü sayıldığı ancak başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malul olmadığına karar verildiği, bunun üzerine görevden ayrıldığı tarihi takip eden aybaşı olan 15/12/2021 tarihinden geçerli olmak üzere vazife malulü aylığı bağlandığı, emekli ikramiyesinin ise görev yaptığı kurumdan emsal aylık bilgisi alınana kadar ilk olarak 1/1/2022 tarihli intibakı esas alınarak 159.412,59 TL olarak ödendiği, 1/1/2022 tarihli emsal görev aylığı bilgisinin kurumundan alınmasının ardından emekli ikramiyesi tutarının 277.058,40 TL olarak yeniden hesaplandığı
ve başvurana daha önce ödenen emekli ikramiyesi tutarı mahsup edilmek suretiyle aradaki 117.645,81 TL farkın başvurana ödendiği görülmüştür. Bu durumda 15/12/2021 tarihinden itibaren vazife malullüğü aylığı bağlanan ve emekli ikramiyesi 1/1/2022 tarihli emsal görev aylığı üzerinden ödenen başvuranın, vazife malulü aylığı bağlandığı tarihten sonraki üç ay içinde meydana gelen katsayı ve altı ay içinde meydana gelen unsurlardaki artıştan doğrudan yararlanabildiği de açıktır.
18. Buna göre, yukarıda yer verilen çerçevede Kurumumuzca yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malul olmadığı, tarafına 15/12/2021 tarihinden geçerli olmak üzere vazife malulü aylığı bağlandığı ve emekli ikramiyesinin 1/1/2022 tarihli emsal görev aylığı üzerinden ödendiği anlaşıldığından, başvuranın emekli ikramiyesinin en yüksek devlet memuru (Cumhurbaşkanı İdari İşler Başkanı) aylığının 2022 yılı Temmuz dönemindeki tutarı esas alınarak belirlenmesi talebinin idarece reddilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı
6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde
gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
20. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi