|
ÖZET: Uyuşmazlık, davacıların oğlu …’ın, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde görevli olduğu sırada başka bir akademisyen tarafından öldürülmesi nedeniyle vazife malullüğü aylığı talebine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, olayın 5510 sayılı Kanun’un 47. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği yönündeki davalı idaresinin kararını hukuka aykırı bulmuş ve davacıların aylık talebini kısmen kabul etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, davacının oğlu …’ın görev esnasında öldürülmesi nedeniyle vazife malullüğü hükümlerinin uygulanması gerektiğine karar vermiştir. Mahkeme, 5510 sayılı Kanun’un 47. maddesi uyarınca aylık bağlanmasını gerektiren durumların mevcut olduğunu ve bu nedenle davacıların aylık talebinin kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Sonuç olarak, temyiz başvurusu reddedilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı onanmıştır. Bu karar, vazife malullüğü kapsamında hayatını kaybedenlerin ailelerine aylık bağlanması gerektiğini vurgulamaktadır. |
10. Hukuk Dairesi 2023/9034 E. , 2024/13730 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/13 E., 2023/1117 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 50. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/430 E., 2021/55 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların oğlu olan … …’ın 05.04.2018 tarihinde Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Eğitim Fakültesinde görevi başındayken aynı fakültede görev yapan V.B.’ın silahlı saldırısı sonucu vefat ettiğini, müteveffanın 5510 sayılı Kanun’un 47 nci maddesi uyarınca vazife malullüğünün tespiti ve davacılara işbu Yasa’nın vazife malullüğü hükümlerine göre maaş bağlanmasını, … …’ın vefat tarihini takip eden aybaşından itibaren bağlanmış olması gereken aylıkların da işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 5434 sayılı Kanun’un mülga 44 üncü maddesi hükmü ile her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar veya düçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamayacak duruma giren iştirakçilere malul denileceği ve haklarında 5434 sayılı Kanun’un malullüğe ait hükümlerinin uygulanacağı belirlendiği …’ın V.B. tarafından aralarındaki husumet nedeniyle kasten öldürüldüklerine karar verildiği anlaşıldığından haklarında 5510 sayılı Kanun’un 47 nci maddesinin birinci fıkrasına göre vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığını, açıklanan nedenlerle vazife malullüğü hükümlerinin uygulanması hususunda Kurumca yapılan işlemlerde herhangi bir yanlışlık bulunmadığından davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile V.B. ile bir diğer öğretim elemanı arasında yaşanan olaydan ötürü başlatılan idari soruşturma üzerine …’a yazılı bildirim yapıldığı ve V.B.’ın …’ı aleyhinde tanıklık yapabileceğinden dolayı öldürdüğünü beyan ettiği dosyadaki belgeler ve Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin gerekçeli kararından anlaşılmakta olup … Çağlık’ın öldürüldüğü olay ile görevi arasında hiçbir bağlantı bulunmadığından bahsetmeye olanak bulunmadığı gibi ölümü ile sonuçlanan olayın görev yerinde ve görevli olduğu esnada gerçekleştiği de açık olduğundan, davalı idarenin tesis ettiği işlemde …’ın vefatı ile sonuçlanan olayın 5510 sayılı Kanun’un 47 nci maddesi kapsamında kabul edilmemesine ilişkin kısım yönünden hukuka uyarlık görülmediği, 5510 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesinin birinci fıkrasının 17.04.2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanun’un 21 inci maddesi ile değişik d bendinde düzenlenen diğer çocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir ve/veya aylık bağlanmamış olması şartı dikkate alındığında, UYAP üzerinden yapılan sorgulamadan aylık aldığı anlaşılmakta olan davacı …’a aylık bağlanmasına yasal olanak bulunmamakta ise de Eskişehir Osmangazi Üniversitesinde görev yapmakta iken V.B. tarafından öldürüldüğü anlaşılan …’ın annesi …’a, …’ın ölüm tarihini takip eden aybaşından itibaren davalı idare tarafından aylık bağlanarak yasal faizi ile ödenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmakla; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, dava konusu 02.02.2021 tarihli işlemin …’ın vefatı ile sonuçlanan olayın 5510 sayılı Kanun’un 47 nci maddesi kapsamında kabul edilmemesine ilişkin kısım yönünden iptaline, …’a aylık bağlanması talebinin reddine ilişkin kısım yönünden iptal isteminin reddine, davacı …’a …’ın ölüm tarihini takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanması gerektiğinin tespitine, davacı …’a bağlanacak aylığın yasal faizi ile davalı idare tarafından ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, her ne kadar Kurum tarafından davacıların murisinin husumet nedeniyle öldürülmesi gerekçe gösterilerek davacılara aylık bağlanmamış ise de davacıların oğulları olan …’ın Eskişehir Osmangazi Üniversitesinde akademisyen olarak görev yaptığı sırada bir başka akademisyen tarafından vurularak öldürülmesinin 5510 sayılı Kanun’un 47 nci maddesi uyarınca vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasını gerektirdiği açık olup ayrıca yukarıda açıklanan 5434 sayılı Kanun’un 72 nci maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca, 5510 sayılı Kanun’un 47 nci maddesine göre aylık bağlanmasını gerektiren olaylar sebebi ile hayatını kaybedenlerin ana veya babalarına 5510 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesi ile mülga 5434 sayılı Kanun’un 77 ve 92 nci maddelerinde sayılan haller hariç olmak kaydıyla herhangi bir şart aranmaksızın aylık bağlanması gerektiğinden davacı …’ın yanı sıra davacı …’a da ölüm tarihini takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanması gerektiği anlaşıldığından, davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun ise, 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.2 bendi uyarınca kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılarak yerine; davanın kabulüne, davalı Kurum işleminin iptali ile davacıların oğulları …’ın vazife malulü olduğunun tespitine, davacı … ile …’a oğulları …’ın ölüm tarihini takip eden aybaşından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmek üzere 5510 sayılı Kanun’un 47 nci maddesi uyarınca vazife malullüğü aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun’un 47 nci maddesi ile 34 üncü maddesinin birinci fıkrasının 17.04.2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanun’un 21 inci maddesi ile değişik d bendi, 5434 sayılı Kanun’un yürürlükteki 72 nci maddesinin 4 üncü fıkrası, idari soruşturma, ceza dosyası ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.