ÖZET: Başvuran, vazife malulü olarak Emniyet Genel Müdürlüğü’nde çalıştığını ve fiziksel engeli nedeniyle doğrudan operasyonel faaliyetlere katılamasa da, bu birimde görev yaptığını belirterek operasyon tazminatı talep etmiştir. Ancak, Emniyet Genel Müdürlüğü, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ilgili hükümleri gereğince, bu tazminatın yalnızca terörle mücadele kapsamında fiilen görev yapan personele ödendiğini ifade ederek başvuruyu reddetmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığını değerlendirmiştir. İlgili mevzuat uyarınca, operasyon tazminatının, yalnızca özel harekat ve operasyon timlerinde fiilen görev yapan personel için geçerli olduğu belirtilmiştir. Başvuranın, bu kapsamda bir görev icra etmediği için tazminat alma hakkı bulunmamaktadır.

Sonuç olarak, başvurunun reddi yönünde yapılan öneri Kamu Başdenetçisi tarafından kabul edilmiştir. Başvuran, bu kararın tebliğ tarihinden itibaren yargı yoluna başvurma hakkına sahiptir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/9498-S.24.14674

BAŞVURU NO : 2024/6751

KARAR TARİHİ : 06.09.2024

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Vazife malulü olarak görev yapan başvuranın, operasyon tazminatı

BAŞVURUNUN KONUSU :

ödenmesi talebi hakkında.

BAŞVURU TARİHİ : 28.05.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, Vazife Malulü/ İdari Polis Memuru olarak çalıştığını, fiziksel engeli nedeniyle istekli olmasına rağmen sahada doğrudan çalışmalara katılamasa dahi çalışmış olduğu birim olarak operasyonel faaliyetlerde bulunduklarını belirterek, operasyon tazminatı ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu talep hakkında Emniyet Genel Müdürlüğünün 12.06.2024 tarih ve sayılı cevabi yazısı ve eklerinde; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ilgili hükümleri kapsamında, Özel Harekat ve Operasyon Tazminatının terörle mücadeleye yönelik operasyonlarda fiilen görev yapan personele ödendiği ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı

5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü

eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 27/6/1989 tarih ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 28 inci maddesinin (A) bendinde;

“A) (Değişik: 7/11/1996-4206/1 md.) Olağanüstü hal ilan edilen bölgeler veya Milli Savunma ve İçişleri

Bakanlıklarınca müştereken belirlenecek kritik yörelerde özel harekat ve operasyon timi olarak görev yapan; Emniyet Genel Müdürlüğü emniyet hizmetleri sınıfı kadrolarında bulunanlar ile sözleşmeli uçuş personeline, subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş ve sözleşmeli erbaş ve erlere ve operasyonları fiilen sevk ve idare eden karargah ve bürolardan bu fıkra uyarınca alınacak Cumhurbaşkanı onayında belirtilenlerde görevlendirilen personele 9000, erbaş ve erlere 4500 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık tutarı geçmemek üzere, fiilen görev yapıldığı sürece ve bu süre ile orantılı olarak ek tazminat, (B) fıkrasında yer alan tazminata ilave olarak ayrıca ödenir…”

“…(Ek paragraf: 11/10/2011-KHK-666/5 md.) Emniyet Genel Müdürlüğü Emniyet Hizmetleri Sınıfı kadrolarında bulunan personelden, özel harekat kursuna katılarak özel harekat sertifikası almış ve özel harekat birimlerinde fiilen görev yapanlar ile terörle yaygın ve yoğun bir şekilde mücadeleye yönelik olarak ilgisine göre İçişleri Bakanlığı veya Genelkurmay Başkanlığınca belirlenen birliklerde fiilen görev yapan subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş ve sözleşmeli erbaş ve erlere, (10.750) gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık miktarı geçmemek üzere, fiilen görev yapıldığı sürece ve bu süre ile orantılı olarak bu fıkra uyarınca ödenen tazminata ilave ek tazminat ödenebilir. Yerleşim birimi, fiilen yapılan görevin riski, zorluğu ve önemi gibi kriterler birlikte veya ayrı ayrı dikkate alınmak suretiyle günlük veya aylık olarak hesaplanmak üzere, ödenecek ilave ek tazminatın miktarı, ödenme usul ve esasları ile hangi hallerde kesileceği Cumhurbaşkanı kararı ile tespit edilir. Bu tazminat kapsam dahilinde fiilen görev yapılan sürelere göre hesaplanır ve ay sonunda ödenir.” 6. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 28 inci maddesinin (A) fıkrası uyarınca terörle mücadeleye yönelik olarak yapılacak özel harekat ve operasyonlar için görevlendirilen personele ödenecek ek tazminata ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla hazırlanan Özel Harekat ve Operasyon Tazminatına İlişkin

Esasların Ödeme Esasları başlıklı 4 üncü maddesinin (c) bendinde; “…Ek tazminat fiilen görev yapılan sürelerde ödeneceğinden, bu tazminatın ödenmesini gerektiren görevler dışında bir işte görevlendirme, bölge dışında veya bölge içinde olmakla birlikte bu esaslar kapsamında bir işte görevlendirme, kurs , her türlü izin, istirahat, hava değişimi , mehil müddeti , açık ve tutukluluk gibi hallerde ödenmez…” düzenlemeleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın operasyon tazminatı ödenmesi talebinin reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı değerlendirildiğinden, başvurunun reddi gerektiği yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Vazife Malulü/ İdari Polis Memuru olarak görev yapan başvuran, operasyon tazminatı ödenmesini talep etmektedir.

9. İdare tarafından başvuru konusuna ilişkin yapılan açıklamada; 375 sayılı Kanun Hükmünde

Kararnamenin ilgili hükümleri kapsamında, Özel Harekat ve Operasyon Tazminatının terörle mücadeleye yönelik operasyonlarda fiilen görev yapan personele ödendiği gerekçesiyle başvuranın talebinin reddedildiği belirtilmiştir.

10. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin operasyon tazminatına ilişkin 28 inci maddesinin (A)

bendinde; “Olağanüstü hal ilan edilen bölgeler veya Milli Savunma ve İçişleri Bakanlıklarınca müştereken belirlenecek kritik yörelerde özel harekat ve operasyon timi olarak görev yapan; Emniyet Genel Müdürlüğü emniyet hizmetleri sınıfı kadrolarında bulunanlar ile sözleşmeli uçuş personeline, subay, astsubay, uzman

jandarma, uzman erbaş ve sözleşmeli erbaş ve erlere ve operasyonları fiilen sevk ve idare eden karargah ve bürolardan bu fıkra uyarınca alınacak Cumhurbaşkanı onayında belirtilenlerde görevlendirilen personele 9000, erbaş ve erlere 4500 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık tutarı geçmemek üzere, fiilen görev yapıldığı sürece ve bu süre ile orantılı olarak ek tazminat, (B) fıkrasında yer alan tazminata ilave olarak ayrıca ödenir.” hükmüne yer verildiği görülmekte olup; bu hüküm doğrultusunda operasyon tazminatının mutat bir ödeme olmayıp, olağanüstü hal ilan edilen bölgeler veya Milli Savunma ve İçişleri Bakanlıklarınca müştereken belirlenecek kritik yörelerde özel harekat ve operasyon timi olarak görev yapan; Emniyet Genel

Müdürlüğü emniyet hizmetleri sınıfı kadrolarında bulunanlar için yapılan bir ödeme olduğu değerlendirilmektedir.

11. Bu değerlendirmeler doğrultusunda Anayasa Mahkemesi’nin 17/11/2016 tarih 2014/5973 başvuru numaralı kararı ve Sayıştay’ın Emniyet Genel Müdürlüğü 2013 Yılı Sayıştay Denetim Raporu mevcut bulunmaktadır.

11.1. Anayasa Mahkemesi’nin anılan bireysel başvurusunda ek tazminat ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddi üzerine ret işleminin iptali istemiyle açılan davanın bazı illerde aynı birim ve aynı görevlendirme belgeleriyle görev yapan personele ek tazminat ödendiği hâlde reddedilmesi nedeniyle

Anayasa’nın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesinin ve 55. maddesinde düzenlenen ücrette adaletin sağlanması ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkin “Başvurucu tarafından anılan işlemin iptali istemiyle açılan davada AYİM Üçüncü Dairesi özetle ilave ek tazminat ödenmesine ilişkin düzenlemenin, terörle yaygın ve yoğun bir şekilde mücadeleye yönelik olarak keşif, gözetleme, mayın temizleme, patlayıcı madde imhası, arama/kurtarma ve özel harekât ve operasyon görevi ile görevlendirilen birlik ve personele terörle mücadele görevinin etkinliğini artırma amacına yönelik olarak ilave ödeme yapılmasını öngördüğü, aynı fıkra kapsamındaki mevcut ek tazminattan ayrı olarak düzenlenmesi sebebiyle dar kapsamlı bir düzenleme olup kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele görevinin ilave ek tazminat ödenecek faaliyetler kapsamında sayılmadığı, genel kolluk ve güvenlik hizmetleri çerçevesinde yürütülen mutad faaliyetlerin terörle mücadele kapsamında kabul edilerek kapsamın genişletilmesinin mümkün olmadığı, başvurucunun mutad görevi olan kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele görevini icra ettiği, terör örgütünün devletin güvenliğini tehlikeye düşüren eylemleri ile mücadeleye yönelik (3) sayılı cetvelin 1. maddesi kapsamında doğrudan bir görev icra etmesinin söz konusu olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar vermiştir.” ifadesine yer vermiştir.

11.2. Emniyet Genel Müdürlüğü 2013 Yılı Sayıştay Denetim Raporu’na baktığımızda somut olaydaki hususlara benzer şekilde; 11.2.1. “…375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 28 inci maddesinin A fıkrasının 1 inci ve 2 nci bendinde sıkıyönetim veya olağanüstü hal ilan edilen bölgeler veya Milli Savunma ve İçişleri

Bakanlıklarınca müştereken belirlenecek kritik yörelerde özel harekât ve operasyon timi olarak görev yapan; Emniyet Genel Müdürlüğü Emniyet Hizmetleri Sınıfı kadrolarında bulunanlara yine bu madde ile belirlenen esaslar çerçevesinde, fiilen görev yapıldığı sürece ve bu süre ile orantılı olarak ek tazminat, (B)

fıkrasında yer alan tazminata ilave olarak ayrıca ödeneceği belirtilmiştir.” 11.2.2. “Söz konusu mevzuat hükmünden anlaşılacağı üzere, bu tazminatın alınabilmesi belirli şartlara bağlanmış olup; öncelikle personelin özel harekat ve operasyon timi olarak görev yapması ve fiilen bu görevi yerine getirmesi gerekmektedir. Bulundukları birlik veya birimlerin dışına çıkarak fiilen operasyona katılmayan personele ek tazminatın ödenmesi mümkün görülmemektedir.” 11.2.3. “Sonuç olarak, ilave ek tazminat ödemesinin gerekli şartları taşıyan personele ödenmesi gerekirken bütün personele her ay mutat olarak yapılmasının mevzuata aykırı olduğu ve mevzuata aykırı bu

uygulamanın yasal zeminde düzenleme yapılarak çözülmesi gerektiği düşünülmektedir.” hükümleri görülmektedir.

12. Başvuranın iddiaları, idarenin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri ve konuyla ilgili Anayasa

Mahkemesi kararı ve Sayıştay raporunun birlikte değerlendirilmesi neticesinde; başvuranın talep etmekte olduğu operasyon tazminatının mutat bir ödeme olarak mali ve sosyal hak kapsamına girmediği, personelin özel harekat ve operasyon timi olarak görev yapması ve fiilen bu görevi yerine getirmesi gerektiği, bu nedenle başvurana operasyon tazminatı ödenmesinin mümkün olmadığı kanaat ve sonucuna ulaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 13. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvurunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece

“kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; idarenin, başvurucuya verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini de göstermediği, bu nedenle

“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

14. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup; Gaziantep İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın başvurana ve Emniyet Genel Müdürlüğüne tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi