onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 27.07.2016 tarihinde terör saldırısında ağır yaralanarak vazife malulü olduğunun tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, Adli Tıp Kurumu raporuna dayanarak davacının vazife malulü sayılması gerektiğine ve idari polislik yapabileceğine karar vermiştir. Davalı Kurum ise, bu karara itiraz ederek davacının malul sayılmadığını savunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi, davalı Kurumun istinaf başvurusunu esastan reddederek, İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğuna hükmetmiştir. Temyiz incelemesi sırasında, davalı Kurum vekilinin ileri sürdüğü nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.

Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onayarak, davacının vazife malulü olduğuna ve parasal haklarının ödenmesi gerektiğine dair tespitleri doğrulamıştır. Bu karar, vazife malullüğü ve idari polislik konularında önemli bir içtihat oluşturmuştur.

10. Hukuk Dairesi         2024/1033 E.  ,  2024/13836 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/1381 E., 2023/2694 K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2020/84 E., 2022/83 K.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Hakkâri İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğünde 317661 sicil numarasıyla polis memuru olarak görev yapmakta iken Hakkâri Merkez Depin Polis kontrol noktasında görevli olduğu 27.07.2016 tarihinde bombalı araçla yapılan terör saldırısında ağır yaralandığını, vazife malulü olduğunu, idari polisliğe geçmek istediğini bu taleplerinin davalı Kurumun 11.01.2020 tarih 87075778/90.404.133 sayılı yazı ile malul olmadığı gerekçesiyle reddine karar verildiğini beyanla davalı Kurumun 11.01.2020 tarihli ret işleminin iptali ile davacının 11.01.2020 tarihi itibarıyla vazife malulü olduğuna ve idari polislik yapabileceğinin, parasal haklarının 11.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum işlemlerinde bir hata bulunmadığını, açılan davanın yersiz olduğunu yetki, derdestlik, husumet, hak düşürücü süre gibi ilk itirazları ile zamanaşımı definde bulunduklarını beyanla usul ve yasaya aykırı olarak açılan davanın reddini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun, davacının Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliğine göre davacının kulağındaki rahatsızlığın C dilimine, gözünde bulunan rahatsızlığın ise D dilimine girdiğinin mütalaa edildiği, davacının anılan Yönetmeliğin 17 nci maddesi uyarınca kulağındaki rahatsızlığının C dilimine girmesi nedeniyle vazife malulü sayılması gerektiği ve ilgili düzenleme gereğince davacının idari polislik yapabileceği aksine Kurum işleminin yerinde olmadığı hususları değerlendirilerek davanın kabulü ile; davalı Kurumun 11.01.2020 tarihli Kurum işleminin iptali ile davacının 11.01.2020 tarihi itibariyle vazife malulü olduğunun ve idari polislik yapabileceğinin tespitine, parasal haklarının 11.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının Kurumca malul sayılmadığını, mahkemece alınan raporun hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu beyan etmektedir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık, 27.07.2016 tarihinde meydana gelen terör saldırısında vazife malulü olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
    Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.