|
ÖZET: Başvuran, öğretmenlik kariyeri boyunca yaşadığı zorluklar ve haksızlıklar nedeniyle psikolojik rahatsızlık yaşadığını belirterek vazife malulü sayılma talebinde bulunmuştur. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılan değerlendirmelerde, başvuranın sağlık durumu incelenmiş ve maluliyetinin öğretmenlik görevinden kaynaklanmadığı sonucuna varılmıştır. Başvuranın talebi, SGK Sağlık Kurulu ve ardından Yüksek Sağlık Kurulu tarafından da reddedilmiştir.
SGK, başvuranın durumu ile ilgili olarak 5510 sayılı Kanun çerçevesinde gerekli incelemeleri yapmış ve vazife malullüğü tanımının uygulanabilmesi için belirtilen koşulların sağlanmadığını ifade etmiştir. Adli Tıp Kurumu da yapılan muayeneler sonucunda başvuranın rahatsızlığının vazife malullüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği yönünde bir rapor sunmuştur. Bu bağlamda, başvuranın talebinin hukuka uygun olarak reddedildiği belirtilmiştir. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından yapılan inceleme neticesinde, başvuranın vazife malulü sayılma talebinin reddedilmesine dair işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Başvurunun reddine ilişkin karar, başvurana ve SGK’ya tebliğ edilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2025/1346-S.25.2052
BAŞVURU NO : 2022/18066
KARAR TARİHİ : 07.02.2025
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
Başvuranın vazife malulü sayılma talebi hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 07.12.2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle; 20 yıllık öğretmenlik görevi sırasında yaşadığı zorluklar, haksızlıklar ve sıkıntılar nedeniyle psikolojik rahatsızlığının ortaya çıktığını, tedavisi sonrası sağlığında olumlu yönde gelişme olduğunu, buna bağlı olarak öğretmenlik görevine dönmek için kurumuna müracaat ettiğini, bununla birlikte vazife malulü sayılma talebiyle SGK’ya yaptığı müracaatın SGK Sağlık Kurulunun 06/09/2022 tarihli ve 5 no’lu kararı ile reddedildiğinin 06/10/2022 tarihli yazı ile tarafına bildirildiğini, anılan karara
Yüksek Sağlık Kurulu bünyesinde itiraz ettiğini belirterek vazife malulü sayılmayı talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünden alınan
18.04.2023 tarihli ve E- – – sayılı cevabi yazı ve eklerinde ilgili mevzuat
hükümlerine yer verilmek suretiyle özetle; 2.1. “Vazife malullüğü” kapsamının 5434 sayılı Kanunu’nun 45 inci ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve
Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 47 nci maddesi ile belirlendiği ve kamu görevlilerinin (TSK ve Emniyet personeli, hakim-savcı, öğretmen, mühendis, doktor, memur gibi tüm memurların) görevlerini yapmakta iken gerek görevlerinin çeşitli sebep ve tesiri ile gerekse işyerlerinde meydana gelen kazalar nedeniyle yürüttükleri görevleri yerine getiremeyecek derecede malul hale gelmeleri veya hayatlarını kaybetmeleri halinde kendileri ya da hak sahipleri hakkında uygulanacak hükümlerin belirlendiği, 2.2. Öte yandan 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi uyarınca, Kanunun yürürlüğe girdiği 2008 yılı Ekim ayı başından önce sosyal güvenlik bakımından 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı
Kanunu hükümlerine tabi olarak çalışan sigortalılar, emekliler ile bunların dul ve yetimlerinin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve
/
borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında, 5510 sayılı Kanunda aksine bir hüküm belirtilmedikçe, 5510 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılan mülga hükümleri de dahil olmak üzere 5434 sayılı Kanun hükümleri ile mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak
Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre işlem yapıldığı, 2.3. Bu çerçevede, haklarında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanan sigortalıların vücutlarında hasıl olan arızalar veya yakalandıkları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamayacak derecede malul olmaları halinde haklarında malullük hükümleri uygulandığı, söz konusu malullüğün 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinde düzenlendiği üzere ilgililerin görevlerinin çeşitli sebep ve tesirleriyle meydana gelmiş olması halinde ise vazife malullüğü hükümlerinin uygulandığı, 2.4. Diğer taraftan, 5510 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi ile, sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca düzenlenecek raporlardaki teşhis ve bu teşhise dayanak teşkil eden belgeleri incelemek suretiyle, çalışma gücü kaybı ve meslekte kazanma gücü kaybı oranlarını, erken yaşlanma halini, vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücü kaybını ve malûllük derecelerini belirlemeye yetkili hekimlerden ve/veya diş hekimlerinden oluşan kurulların Kurum Sağlık Kurulu olarak tanımlandığı, bu tanımlama ile yetkili hastanelerce ilgililer adına düzenlenmiş malullük raporlarını inceleyerek karara bağlamak, malullük derecelerini belirtmek ve malullüğe ait hükümlerinin uygulanmasında düşünce belirtmenin Kurum Sağlık Kurulunun görevleri arasında sayıldığı, 2.5. 5510 sayılı Kanunun 95 inci maddesine göre ilgililerin Kurum Sağlık Kurulu kararlarına karşı
Yüksek Sağlık Kurulu nezdinde itirazda bulunabildiği, 2.6. Bu çerçevede başvuranın dosyasının tetkikinde; ilgilinin 02.03.1994 tarihinde ilk defa öğretmenlik görevine başladığı, 13.12.2016 tarihli dilekçesinde mesleğinin etkisiyle yaşadığı zorluklar, haksızlıklar, sıkıntılar nedeniyle yakalanmış olduğu psikolojik rahatsızlığından dolayı vazife malullüğü talebinde bulunduğu, Tokat Devlet Hastanesince düzenlenen 16.08.2016 tarih ve sayılı engelli sağlık kurulu raporu Kurum Sağlık Kurulunca incelenerek 09.03.2017 tarih ve sayı ile; “Hakkında karar verebilmek için resmi bir üniversite veya sağlık bakanlığı eğitim ve araştırma hastanesinde yeniden muayenesi ile hastalığının tanısını, klinik, laboratuvar bulgularını ayrıntılı psikiyatrik muayene bulgularını, hastalığının tedavi ile çalışma olanağı verip vermediğini, hastalığının doğası ve öğretmenlik görevinin özelliği de göz önüne alınarak öğretmen olarak görev yapıp yapamayacağını ve genel idari hizmetler sınıfından çalışıp çalışamayacağını belirten yeni bir sağlık kurulu raporunun istenmesine…” karar verildiği, 2.7. Bu defa ilgilinin Tokat Devlet Hastanesinden almış olduğu 30.07.2017 tarihli ve sayılı engelli sağlık kurulu raporunu göndermesi üzerine, bu raporun da Kurum Sağlık Kurulunca incelenerek
17.06.2017 tarih ve sayı ile; “Hakkında karar verebilmek için resmi bir üniversite veya sağlık
bakanlığı eğitim ve araştırma hastanesinde yeniden muayenesi ile hastalığının tanısını, klinik, laboratuvar bulgularını ayrıntılı psikiyatrik muayene bulgularını, hastalığının tedavi ile çalışma olanağı verip vermediğini, hastalığının doğası ve öğretmenlik görevinin özelliği de göz önüne alınarak öğretmen olarak görev yapıp yapamayacağını ve genel idari hizmetler sınıfından çalışıp çalışamayacağını belirten yeni bir sağlık kurulu raporunun istenmesine…” karar verildiği, 2.8. Bilahare, Gaziosmanpaşa Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Hastanesince düzenlenen
09.05.2017 tarihli ve numaralı sağlık kurulu raporu Kurum Sağlık Kurulunca incelenerek 06.09.2017
tarih ve sayı ile; “… Bu raporda belirtilen psikiatrik hastalığına bağlı olarak adi malul olduğuna, öğretmen olarak görev yapamayacağıma, genel idari hizmetler sınıfında çalışabileceğine…” karar verildiği, alınan kararın 26.09.2017 tarihli yazı ile adı geçenin görev yeri olan Tokat Valiliğine bildirildiği, /
2.9. Devamında 05.01.2022 tarihli dilekçesi ile durumunun vazife malullüğü yönünden yeniden değerlendirilmesini talep etmesi üzerine Kurum Sağlık Kurulunca yapılan incelemede 07.06.2022 tarih ve sayı ile adı geçenin eğitim araştırma hastanelerinde yeniden muayene edilerek alacağı bir rapor ile başvurması durumunda durumunun yeniden incelenebileceğine karar verildiği, 2.10. Bu defa, Gaziosmanpaşa Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesinden almış olduğu
27.07.2022 tarih ve sayılı sağlık raporu ile başvurduğu, durumunun Kurum Sağlık Kurulunca
incelenerek 06.09.2022 tarih ve sayı ile “… adi malul olduğuna, öğretmen olarak görev yapamayacağıma, genel idari hizmetler sınıfında çalışabileceğine, bu raporda malul sayılmasına esas psikiyatrik hastalığının öğretmenlik görevinin neden ve etkisiyle meydana gelmediğine…” karar verildiği, 2.11. Durumunun bir kez de Vazife Malullüğü Tespit Kurulunca incelenerek, 29.09.2022 tarih ve sayı ile ilgili hakkında 5434 sayılı Kanunun vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığına karar verildiği, 2.12. 13.10.2022 tarihli talebi üzerine durumunun bu defa da Yüksek Sağlık Kurulunca incelenerek
05.12.2022 tarih e / sayı ile; “… Sigortalı hakkında düzenlenen Gaziosmanpaşa Üniversitesi
Araştırma ve Uygulama Hastanesinin 27.07.2022 tarih ve sayılı sağlık kurlu raporunun 5434 sayılı
Kanun’un 44/45 inci maddeleri uyarınca incelenmesi neticesinde; Adi malul olduğuna, öğretmen olarak görev yapamayacağına, genel idari hizmetler sınıfında görev yapabileceğine, bu raporda malul sayılmasına esas psikiyatrik hastalığının öğretmenlik görevinin neden ve etkisiyle meydana gelmediğine oy birliği ile…” karar verilerek 12.2.2022 tarihli yazımız ile ilgiliye ve Kurumuna bilgi verildiği, ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” 4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun; 5.1. “Vazife malullüğü” başlıklı 47 nci maddesinin birinci fıkrası; “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlar için aşağıdaki hallerde vazife malullüğü hükümleri uygulanır. 25 inci maddede belirtilen malullük; sigortalıların vazifelerini yaptıkları sırada veya vazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamu idaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden veya kurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken ya da idarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü sırasında veya işyerinde meydana gelen kazadan doğmuş olursa, buna vazife malullüğü ve bunlara uğrayanlara da vazife malulü denir.” 5.2. “Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu” başlıklı 58’inci maddesinin dördüncü fıkrası; “Kurul, sigortalılar hakkında vazife malullük derecesi, iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik
/
derecesi tespiti ile çalışma gücünün maluliyeti gerektirecek derecede kaybına ilişkin Kurumca verilen kararlardan itiraza konu olanları inceleyerek karara bağlar.” 5.3. “5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 4 üncü maddesi; “5434 sayılı
Kanuna göre iştirakçi olup bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak çalışmaya başlayanlardan vazife malûllüğü kapsamına girenler hakkında, bu Kanunun 47 nci maddesinin birinci fıkrasına göre işlem yapılır. 5434 sayılı Kanunun mülga hükümlerine göre vazife malullüğü aylığı bağlananlardan malullüklerinin sürekli olduğuna Kurum Sağlık
Kurulunca karar verilen iştirakçiler yine aynı Kanunun 40 ıncı maddesinde belirtilen yaş hadleri ile özel kanunlarındaki yaş hadlerini doldurduğu tarihe kadar yeniden muayene edilmelerini Kurumdan isteyebilir.
Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır…
Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır..” 6. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun “Malullük” başlığı altındaki mülga
44 üncü maddesi; “Her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar veya düçar
oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamıyacak duruma giren iştirakçilere (Malül) denir ve haklarında bu kanunun malüllüğe ait hükümleri uygulanır.
…”
IV. KAMU DENETÇİSİ ABDULLAH CENGİZ MAKAS’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuran hakkında tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun bulunmadığı değerlendirildiğinden, ret kararı verilmesine ilişkin öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran özetle, öğretmenlik meslek hayatı boyunca yaşadığı sıkıntılar nedeniyle psikolojik olarak rahatsızlandığını belirterek vazife malulü sayılmayı talep etmektedir.
9. SGK tarafından özetle, başvuranın sağlık durumunun hem Kurum Sağlık kurulunca hem de Sosyal
Sigorta Yüksek Sağlık kurulunca incelendiğini ve başvuranın malul sayılmasına esas psikiyatrik hastalığının öğretmenlik görevinin neden ve etkisiyle meydana gelmediğine oy birliği ile karar verildiği belirtilerek vazife malulü sayılma talebinin reddedildiği ifade edilmektedir.
10. Bu çerçevede uyuşmazlığın, başvuranın malul sayılmasına neden olan psikolojik rahatsızlığının vazifesinin neden ve etkisiyle meydana gelip gelmediği noktasında düğümlendiği anlaşılmaktadır.
11. 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesinde Kanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı kanun kapsamında sigortalı olanların aylıklarının bağlanmasında 5434 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği, bununla birlikte vazife malullüğü yönünden 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin uygulanacağı düzenlenmiştir. Anılan 47 nci maddede sigortalıların vazife malulü sayılabilmesi için malullüklerinin vazifelerini yaptıkları sırada veya vazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamu idaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden veya kurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken ya da idarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü sırasında veya işyerinde meydana gelen kazadan doğması gerektiği düzenlenmiştir.
12. Bununla birlikte sigortalıların vazife malulü olup olmadıklarının tespiti ise ilgili sağlık kayıtlarının
5510 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinden gelen yetkiye dayanarak Kurum Sağlık Kurullarının kararları
çerçevesinde SGK tarafından yapılmakta, Kurum Sağlık Kurulu kararlarına ise Kanunun 58 ve 95 inci maddeleri uyarınca Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu nezdinde itiraz edilebilmektedir.
13. Somut olayda sağlık kayıtlarının incelenmesine bağlı olarak vazife malullüğü tespiti yönünden tüketilmesi gerek idari tüm yolların (sırasıyla Kurum Sağlık Kurulu ve Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık
Kurulu) başvuranca tüketildiği görülmektedir. Bu durumda, başvuranın vazife malulü olup olmadığının tespitine esas olarak başvurandan ve SGK’dan temin edilen ilgili bilgi, belge ve kayıtlar söz konusu tespitin tıp bilgisi ve uzmanlığını gerektirdiği anlaşıldığından bilirkişi incelemesi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu
Başkanlığı’na gönderilmiştir.
14. Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 13.01.2025 tarihli yazısı ekinde alınan Adli Tıp 3. İhtisas
Kurulu’nun 04.12.2024 tarihli ve sayılı mütalaasında;
“SONUÇ
Mevcut belgelere, Kurulumuzda yapılan muayenelere göre; oğlu 05/09/1970 doğumlu kurulumuzda yapılan muayenesi sonucunda kişide “Kronik
Psikoz” saptandığı, bu rahatsızlığın oluşumunda, birçok değişik biyopsikososyal etmenlerin rol oynadığının bilindiği, yaptığı görevin neden ve tesiri ile meydana gelmediği cihetiyle, kişinin vazife malullüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği oy birliği ile mütaala olunur.” Denilmek suretiyle başvuranın rahatsızlığının vazife malullüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.
15. SGK tarafından sigortalı ve hak sahiplerinin malullük iddialarının kabul edilmediği ve Sosyal
Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu kararlarının yargıya taşındığı durumlarda Yargıtay tarafından verilen ve yerleşik içtihat haline gelmiş kararlarda, sigortalıların maluliyetinin, vazife malullüğünün, çalışma gücü kayıp oranının ve bunların başlangıç tarihinin Adli Tıp Kurumundan alınacak raporla tespit ettirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği yönünde hüküm kurulduğu görülmektedir.
16. Bu çerçevede Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, SGK Sağlık Kurulu ve Sosyal
Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu kararlarının ardından Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi mütalaasında da vazife malulü olmadığı yönünde sonuca ulaşılan başvuranın, vazife malulü sayılma talebinin idarece reddedilmesi işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
/
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 17. İyi yönetim ilkeleri yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; SGK’dan istenen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği, anılan idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, hesap verilebilirlik, makul sürede ve gerekçeli karar verme, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun hareket ettiği, ancak başvurana hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, dolayısıyla iyi yönetim ilkelerinden karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı anlaşılmış olup idarelerin bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
18. 6328 sayılı Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21 inci maddesinde, Kamu Denetçiliği Kurumunun inceleme ve araştırmasını, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandıramaması hâlinde durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda incelemenin 6 ayda bitirilememe gerekçesi, dava açma süresinin kaldığı yerden yeniden işlemeye başlayacağı hususu ve yargı yolu, başvurana 29.05.2023 tarih ve – /
S. sayılı yazı ile bildirilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verilmiştir.
Mehmet AKARCA
Kamu Başdenetçisi
/