ÖZET: Bu karar, Uzman Çavuş olarak görev yaparken vazife malulü sayılan bir başvuranın, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde geçen hizmet sürelerinin kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde değerlendirilmesi talebine ilişkindir. Başvuran, Hazine ve Maliye Bakanlığına yaptığı başvuruda, geçmiş hizmetlerinin değerlendirilmesini ve aday memurluğunun kaldırılarak asaletinin tasdik edilmesini istemiştir. İdare, başvuranın vazife malullüğü aylığı bağlanmadan önceki hizmet sürelerinin kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde değerlendirilemeyeceğini belirtmiştir.

Ancak, Ombudsman tarafından yapılan incelemede, başvuranın talebinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Devlet Personel Başkanlığının emsal görüşleri ve mevcut mevzuat çerçevesinde, başvuranın geçmiş hizmetlerinin kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Bu bağlamda, başvuranın adaylık süresinin de göz önünde bulundurulması gerektiği vurgulanmıştır. Sonuç olarak, başvuranın taleplerinin kabul edilerek Hazine ve Maliye Bakanlığına tavsiyede bulunulması kararlaştırılmıştır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/7524-S.23.12300

BAŞVURU NO : 2023/686

KARAR TARİHİ : 16/06/2023

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Uzman Çavuş iken 3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü olan ve Kanunun Ek-1 maddesi kapsamında memur olarak atanan başvuranın geçmiş hizmetlerinin, kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde değerlendirilmesi ve aday memurluğunun kaldırılarak asaletinin tasdik edilmesi talepleri hk.

BAŞVURU TARİHİ : 13/01/2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle, Uzman Çavuş iken 3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü olup daha sonra 3713 sayılı Kanunun Ek-1 maddesi kapsamında atandığını ifade ederek

Devlet Personel Başkanlığının 07.09.2016 tarih ve 5390 sayılı görüşü ile Kamu Denetçiliği Kurumunun

Tavsiye Kararı ve Kültür ve Turizm Bakanlığının emsal uygulamasında belirtildiği üzere daha önce Uzman

Çavuş olarak yaptığı hizmetin değerlendirilmesini, aday memurluğunun kaldırılarak asaletinin tasdik edilmesini ve derece kademesinin düzeltilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun bilgi ve belge talebine Hazine ve Maliye Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü tarafından verilen 16/5/2023 tarih ve S. sayılı cevabi yazıda özetle;

2.1. Defterdarlığımız Personel Müdürlüğünde Memur (Ş) (Aday) olarak 01.02.2022 tarihinde görevine uranın, 11.02.2022 ve 15.02.2022 tarihli dilekçelerinde 29.12.2017 ve 08.02.2020 tarihleri arasında Türk

Silahlı Kuvvetlerinde Uzman Erbaş olarak görev yaptığını daha önce TSK’da geçen hizmetlerinin değerlendirilmesini, aday memurluğunun kaldırılması, derece ve kademesinin düzeltilmesi talebine ilişkin

Defterdarlığımızca tereddüte düşüldüğünden, 07.03.2022 tarihli ve sayılı yazımız ile görüş

istenilmiş ve adı geçene bu durum 09.03.2022 tarihli ve sayılı yazımız ile Bakanlığımızdan görüş talep edildiği ve gelecek görüş çerçevesinde yeniden bilgilendirme yapılacağı bildirilmiştir. Yine aynı konuları içeren 09.09.2022 tarihli dilekçesine 19.09.2022 tarihli ve sayılı yazımız ile

Bakanlığımızdan görüş istenilmiş ve adı geçene bu durum 29.09.2022 tarihli ve sayılı yazımız ile

Bakanlığımızdan görüş talep edildiği ve gelecek görüş çerçevesinde yeniden bilgilendirme yapılacağı bildirilmiştir.

2.2. 02.08.2013 tarihli ve 28726 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6495 Sayılı Kanunun 80. maddesi ile

2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun Aylık bağlanması başlıklı 4.

maddesine eklenen “…Bu Kanuna veya bu Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre aylık bağlanan maluller ile 5434 sayılı Kanunun 56 ncı ve mülga 64 üncü maddesi kapsamında aylık bağlanan malullerin, malul sayılmaları sebebiyle aylık bağlandığı tarihten önceki her türlü sigortalılık ve prim ödeme süreleri, iştirakçilik ve fiili hizmet süreleri ile bunların itibari ve fiili hizmet süresi zammı olarak değerlendirilen süreleri, malullük aylığı bağlanmasından sonra geçecek çalışma veya sigortalılık süreleriyle hiçbir sebeple birleştirilemez. Bu şekilde aylık bağlanmasından önce geçen söz konusu süreler; malullük aylığı bağlanmasından sonra geçen sigortalılık ve çalışma sürelerinin tabi olacağı sigortalılık hâli ile mülga 2829 sayılı Kanun uygulaması yönünden dikkate alınmayacağı gibi, sonradan geçen sigortalılık veya çalışma süreleri yaşlılık, emeklilik, malullük ya da ölüm/dul veya yetim aylığı bağlanmasında veya toptan ödeme yapılmasında ilgili mevzuatına göre ayrı bir çalışma veya sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.

Ancak, bu Kanuna göre aylık bağlandığı tarihten sonra çalışmaya başlayanlardan, aylık bağlandıktan sonraki çalışmaları 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden sonra olanlar için 5510 sayılı Kanunun geçici

4 üncü maddesi hükümleri uygulanamaz. Yukarıda belirtilen kanunlara göre malullük aylığı bağlanmasına

esas alınmış hastalık ya da engellilik hâlleri ve bu hastalık ya da engellilik hallerindeki ilerlemeler, sonradan geçen çalışmalar sebebiyle yaşlılık aylığına hak kazanılması koşullarının belirlenmesinde dikkate alınmaz.

Ancak, bu kapsamdakiler aylık bağlandığı tarihten sonra geçen çalışmaları esas alındığında en az 20 yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 5000 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak şartıyla talepleri halinde ayrıca yaşlılık aylığından yararlanırlar.

Bu madde hükümleri 5434 sayılı Kanunun 56 ncı maddesi kapsamındakiler ve harp malulleri hakkında da uygulanır.” hükmü amir kılınmıştır.

2.3. Kara Kuvvetleri Komutanlığı emrinde Uzman Çavuş olarak görev yapmakta iken vazife malulü olarak aynı şartlarla Defterdarlığımız Vergi Dairesi Müdürlüğünde Memur (Ş) (Aday) olarak 01.02.2022 tarihinde göreve başlayan . ’nın aynı taleplerinin karşılığı olarak Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının

23.05.2022 tarihli ve sayılı yazısının 6. paragrafında söz konusu kanunun amir hükmünden

bahsedilerek “…Amir hükümden de anlaşılacağı üzere; Vazife Malullüğü aylıklarının bağlandığı tarihteki hizmet süresi ile bu tarihten sonra yeniden emekliye sevk edileceği tarihler arasında geçecek hizmetlerinin birleştirilmesine imkan bulunmamakta olup, vazife malullüğü aylığı bağlandığı tarihten sonra geçen hizmetleri ayrıca olarak değerlendirileceği…” hususu bildirilmiştir.

2.4. Kamu Kurumlarına atanan memurların adaylık süresi ve bu süre içindeki eğitimleri; 27.06.1983 tarihli ve 18090 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Aday Memurların Yetiştirilmelerine İlişkin

Genel Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (c) Adaylık Süresi: Devlet kamu hizmet ve

görevlerine ilk defa atananların atandıkları tarihten başlamak üzere bir yıldan az iki yıldan çok olmayan süreyi, (d)Temel Eğitim : Bütün aday memurların, asli memur olabilmeleri için tabi tutuldukları, Devlet memurlarının ortak vasıfları ile ilgili hususları kapsayan eğitimi, (e) Hazırlayıcı Eğitim : Aday memurların atandığı kurum veya kuruluşu, sınıfı ve görevi ile ilgili olarak yapılan eğitimi, (f) Staj: Aday memurlara kurum veya kuruluşlarındaki görevleri ile ilgili olarak yapılan uygulamalı eğitimi, ifade eder hüküm altına alınmıştır.

2.5. Bu nedenle, TSK’da Uzman Erbaş olarak geçen hizmetlerini gösteren Hizmet Belgesi adı geçenin görevine başladığı tarihte adaylığa tabi tutulmasına ilişkin bir açıklama görülmemesi, 657 sayılı Kanuna tabi bir Kurumdaki göreve atama işlemi yapılması dolayısıyla, atandığı kurumumuzdaki sınıfı (Genel İdare

Hizmetleri Sınıfı) ve atandığı görevi ile ilgili mevzuat bilgisi olmadığından, uygulamaya yönelik mevzuatları öğrenebilmesi açısından 657 sayılı Kanunun Adaylık hükümleri gereğince Aday Memur olarak ataması yapılmıştır. Aday Memur eğitimleri de Hazine ve Maliye Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünce planlanarak uygulaması yapılmaktadır. İlginin aday memurluğu ise Yönetmelik gereği en geç 01.02.2024 tarihinde 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunun 58. maddesi gereğince Asli Memurluğa atanması suretiyle kaldırılacaktır.

2.6. Mülga Devlet Personel Başkanlığının 07.09.2016 – 5390 sayılı görüşünde “Bu itibarla, Kara Kuvvetleri

Komutanlığında piyade uzman çavuş olarak görev yapmakta iken vazife malulü olarak emekliye ayrılan, daha sonra 3713 sayılı Kanunun Ek 1 inci maddesi kapsamında Müsteşarlığınızda memur olarak göreve başlayan personelin, vazife malullüğü aylığı bağlanmadan önce geçen hizmet sürelerinin kazanılmış hak aylık derece ve kademesi ile adaylık süresinde değerlendirilebileceği; ilgilinin derece ve kademesinin ise öğrenim durumuna göre belirlenmesi ve uzman erbaşlıkta geçen hizmet sürelerinin tamamının öğrenim durumuna göre yükselebileceği tavanı aşmamak kaydıyla her yılı için bir kademe ilerlemesi, her üç yılı için bir derece yükselmesi verilmek suretiyle değerlendirilmesi gerektiği mütalaa edilmesine ilişkin görüşünün ise ikinci cevabımızda belirtilen kanunun amir hükümlerine uygun olmadığı görülmektedir. TSK’da geçen vazife malullüğü (emekli) aylığı bağlanmadan önce geçen hizmetlerinin birleştirilmesi işlemi mükerrerlik oluşturacağından, bu hizmetlerinin kazanılmış hak aylığı derece ve kademesinde değerlendirilmemesine ilişkin idaremizce yapılan işlemlerde yürürlükteki mevzuat ve hukuka uyarsızlık bulunmamaktadır.

2.7. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 8/3/2022 tarihli ve 2.

Emeklilik sicil numarası konulu sayılı yazısında ‘‘…6495 sayılı Kanunun 80. madde ile yapılan değişiklik ile 2330 sayılı Kanununa veya 2330 Sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasının gerektiren Kanunlara göre aylık bağlanan maluller ile 5434 sayılı Kanunun 56 ncı (Erbaş ve Erler) ve mülga 64 üncü (harp malulleri) maddeleri kapsamında aylık bağlananlara söz konusu aylık bağlandıktan sonra geçen hizmet sürelerinin ayrıca değerlendirilmek suretiyle ikinci bir aylığın bağlanması, 99 uncu madde ile yapılan değişiklik ile de, vazife malullükleri 3713 sayılı Kanun kapsamında bulunanlardan vazife malullüğü aylığı bağlandıktan sonra yeniden çalışmaya başlayanlardan, çalışmaları devam etmekte olanlar ile sınıf veya görev değiştirmek suretiyle calışmaya devam eden veya bu Kanun 4 üncü maddesinin

1 inci fıkrasının (c) bendi kapsamında tekrar çalışmaya başlamış olanlardan bu çalışmaları devam

edenlere sonradan geçen hizmet süreleri esas alınarak ikinci bir aylığın bağlanması imkanı getirilmektedir….” denilmektedir.

2.8. Bu nedenle başvurana Sosyal Güvenlik Kurumu Sigortalı İşe Giriş Bildirgesinde TSK’da geçen önceki hizmetlerinden dolayı vazife malulü (emekli) aylığı ödenmesi dolayısıyla vazife malulü aylığı bağlanmadan önceki hizmetlerinden hariç olacak şekilde sadece yeni kurumunda geçecek hizmetlerinin değerlendirilmesi açısından İkinci Emekli Sicil Numarası tahsis edilmiştir. Yukarıdaki sorulara verilen

cevaplarda da görüleceği üzere; başvuran vazife malulü (emekli) aylığı bağlanmadan önce TSK’da gecen hizmet sürelerinin değerlendirildiği bu hizmetlerine karşılık 1. Emekli Sicil Numarası adı altında vazife malullüğü aylığı bağlanarak emekliye ayrıldığından ve emekli aylığı yeni kurumunda çalışmaya başlaması dolayısıyla yasal olarak kesilmediğinden, yeniden emekliliğe tabi olarak kurumumuzda göreve başlayan başvuranın kurumumuzda geçecek hizmetlerine karşılık tahsis edilen 2. Emekli Sicil Numarasına işlenecek olan hizmetleri ayrı tutulacağından; TSK’da geçen hizmetlerinin Kazanılmış Hak Aylığı olarak kurumumuzda değerlendirilmesi 2330 sayılı Kanunun amir hükümleri çerçevesinde mümkün bulunmamaktadır.

Hususları bildirilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Anayasamızın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet

Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler.”

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun Ek 1 inci maddesinde “(Ek: 13/11/1995-4131/3 md.; Değişik: 12/7/2013-6495/86 md.) (Değişik birinci fıkra: 14/4/2016-6704/12 md.) 10/12/2003 tarihli ve

5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun eki (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan

kamu kurum ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları, il özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşları, özel kanunla kurulan diğer her türlü kamu kurum ve kuruluşları; 657 sayılı Devlet

Memurları Kanununa tabi memur kadroları ile sözleşmeli personel pozisyonlarına ve sürekli işçi kadrolarına bu madde hükümleri çerçevesinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca hak sahibi olduğu belirlenerek Devlet Personel Başkanlığına bildirilen ve Başkanlıkça kura sonucu atama teklifi yapılanları atamak zorundadır.

Bu madde kapsamında hak sahipliği sonucunu doğuran durumlar aşağıda belirtilmiştir:

a) 5434 sayılı Kanunun mülga 64 üncü maddesi, 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin sekizinci fıkrası, (…) 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna göre veya

2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre harp veya vazife

malulü sayılanlar, b) 5434 sayılı Kanunun mülga 45 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen haller kapsamında vazife malulü sayılan; Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının erbaş ve erler dahil askeri personeli ile Emniyet Teşkilatından Emniyet

Hizmetleri Sınıfına mensup personeli ve ceza infaz kurumu müdürü, infaz ve koruma başmemuru ve infaz ve koruma memuru unvanlı ceza infaz kurumu personeli, c) (b) bendi kapsamına girenler hariç olmak üzere 5434 sayılı Kanunun mülga 45 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında olanlardan vazife malulü sayılanlar, İstihdam hakkından;

a) İkinci fıkranın (a) ve (b) bentleri kapsamında hayatını kaybedenlerin eş veya çocuklarından birisi ile ana, baba veya kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam iki kişi; (…)

b) İkinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde sayılan malullerin kendileri veya (…)

c) İkinci fıkranın (c) bendine göre malul sayılanların kendileri veya (…)

ç) İkinci fıkranın (ç) bendine göre engelli hale gelenlerin kendileri veya (…)

yararlanır.

(…)

(Değişik altıncı fıkra: 25/7/2016-KHK-668/4 md.; Aynen kabul: 8/11/2016-6755/4 md.) Hak sahiplerinden ilköğretim, ortaokul, ilkokul mezunu olanların hizmetli unvanlı kadro ve pozisyonlara; ortaöğretim ve yükseköğretim mezunu olanların, atama teklifinin yapıldığı tarihte öğrenim durumları itibarıyla ihraz ettikleri unvanın 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki cetvellerde yer alması koşuluyla ihraz etmiş bulundukları unvanlara, bunların dışında kalan ortaöğretim ve yükseköğretim mezunlarının ise

memur unvanlı kadro ve pozisyonlara atama teklifleri Devlet Personel Başkanlığınca yapılır. (Ek cümle:

28/11/2017-7061/51 md.) Üçüncü fıkranın (a), (b), (c) ve (ç) bentlerinde sayılan maluller ile 15/8/2016 tarihli ve 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde

Kararnamenin 9 uncu maddesine göre tazminat hakkından yararlandırılanların kendilerinin istihdam hakkından yararlanmaları ve ilköğretim, ortaokul, ilkokul mezunu olmaları halinde atama teklifleri memur unvanlı kadro ve pozisyonlara yapılır. (…)” 6. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun; 6.1. “Memurluktan çekilenlerin yeniden atanmaları” başlıklı 92 nci maddesinde “(Değişik: 12/5/1982

– 2670/27 md.) İki defadan fazla olmamak üzere memurluktan kendi istekleriyle çekilenlerden veya bu

Kanun hükümlerine göre çekilmiş sayılanlardan tekrar memurluğa dönmek isteyenler, ayrıldıkları sınıfta boş kadro bulunmak ve bu sınıfın niteliklerini taşımak şartıyla ayrıldıkları tarihte almakta oldukları aylık derecesine eşit bir derecenin aynı kademesine veya 71 inci madde hükümlerine uyulmak suretiyle diğer bir sınıfta eşit derecedeki kadrolara atanabilirler. (Mülga ikinci fıkra: 29/11/1984 – KHK-243/56 md.) 657 sayılı Kanuna tabi olmayan personelden kendi istekleri ile görevinden çekilmiş olanlar, boş kadro bulunmak ve gireceği sınıfın niteliklerini taşımak kaydı ile bu Kanuna tabi kurumlardaki memuriyetlere atanabilirler. (…)

6.2. “Emeklilerin yeniden hizmete alınması” başlıklı 93 üncü maddesinde “(Değişik: 30/5/1974 – KHK12; Değiştirilerek kabul: 15/5/1975 – 1897/1 md.) T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli olanlardan (5434 sayılı Kanunun 104 üncü maddesine göre emeklilikle ilgili görevlere yeniden atanamayacaklar hariç) sınıfında yazılı nitelikleri taşımakta bulunanlar kanunun 92 nci maddesi hükümlerine göre kurumlarda boş kadro bulunmak şartıyla yeniden memurluğa alınabilirler.” 7. 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’un “Aylık bağlanması” başlıklı 4 üncü maddesinde “Bu Kanun kapsamına girenlerden; a) Engelli hâle gelerek bağlı oldukları sosyal güvenlik mevzuatına göre emekliye sevk edilenlere görev malullüğü aylığı bağlanır. (…) Bu Kanuna veya bu Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre aylık bağlanan maluller ile 5434 sayılı Kanunun 56 ncıve mülga 64 üncü maddesi kapsamında aylık bağlanan malullerin, malul sayılmaları sebebiyle aylık bağlandığı tarihten önceki her türlü sigortalılık ve prim ödeme süreleri, iştirakçilik ve fiili hizmet süreleri ile bunların itibari ve fiili hizmet süresi zammı

olarak değerlendirilen süreleri, malullük aylığı bağlanmasından sonra geçecek çalışma veya sigortalılık süreleriyle hiçbir sebeple birleştirilemez. Bu şekilde aylık bağlanmasından önce geçen söz konusu süreler; malullük aylığı bağlanmasından sonra geçen sigortalılık ve çalışma sürelerinin tabi olacağı sigortalılık hâli ile mülga 2829 sayılı Kanun uygulaması yönünden dikkate alınmayacağı gibi, sonradan geçen sigortalılık veya çalışma süreleri yaşlılık/emeklilik, malullük ya da ölüm/dul veya yetim aylığı bağlanmasında veya toptan ödeme yapılmasında ilgili mevzuatına göre ayrı bir çalışma veya sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. (…)”

Düzenlemeleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun kabulü ve tavsiyede bulunulması yönündeki öneri, Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle, Uzman Çavuş iken 3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü olup daha sonra 3713 sayılı Kanunun Ek-1 maddesi kapsamında atandığını ifade ederek

Devlet Personel Başkanlığının 07.09.2016 tarih ve 5390 sayılı görüşü ile Kamu Denetçiliği Kurumunun

Tavsiye Kararı ve Kültür ve Turizm Bakanlığının emsal uygulamasında belirtildiği üzere daha önce Uzman

Çavuş olarak yaptığı hizmetin değerlendirilmesini, aday memurluğunun kaldırılarak asaletinin tasdik edilmesini ve derece kademesinin düzeltilmesini talep etmektedir.

10. İdarece sunulan bilgi belgede konuyla ilgili mevzuat açıklanarak özetle, başvuranın vazife malulü (emekli) aylığı bağlanmadan önce TSK’da gecen hizmet sürelerinin değerlendirildiğinden, bu hizmetlerine karşılık 1. Emekli Sicil Numarası adı altında vazife malullüğü aylığı bağlanarak emekliye ayrıldığından ve emekli aylığı yeni kurumunda çalışmaya başlaması dolayısıyla yasal olarak kesilmediğinden, yeniden emekliliğe tabi olarak kurumlarında göreve başlayan başvuranın kurumda geçecek hizmetlerine karşılık tahsis edilen 2. Emekli Sicil Numarasına işlenecek olan hizmetleri ayrı tutulacağından, TSK’da geçen hizmetlerinin kazanılmış hak aylığı olarak değerlendirilmesinin 2330 sayılı Kanunun amir hükümleri çerçevesinde mümkün bulunmadığı bildirilmiştir.

11. Başvuranın, Kurumumuza yaptığı / numaralı ilk başvurusuna Gönderme Kararı verilmiştir.

Başvuran talebine idarece işlem yapılmaması üzerine yaptığı ikinci başvurusunda, hizmetinin birleştirilmesi ve değerlendirilmesi ifadelerinin ikisine de yer vermiş olmakla birlikte, daha detaylı olan ilk başvuru formu ve eklerinin incelenmesinden başvuranın talebinin esasında derece kademesinin düzeltilmesi ve aday memurluğunun kaldırılarak asaletinin tasdik edilmesi olduğu anlaşılmaktadır. Anılan talepler yönünden yapılan incelemede, Ombudsmanın 2018/4981 numaralı emsal kararında özetle; “(…) 5. Devlet Personel Başkanlığının internet sitesinde yayınlanan benzer bir konuya ilişkin 07.09.2016-

5390 sayılı görüş yazısında ise özetle; memurun daha önce adaylıkta geçirdiği sürelerin bulunması

durumunda, bu sürelerin; memurların adaylık süresinin iki yılı geçemeyeceğinden bahisle göz önüne alınması gerektiği, yine, (…) görev yapmakta iken vazife malulü olarak emekliye ayrılan, daha sonra 3713 sayılı Kanunun Ek 1 inci maddesi kapsamında memur olarak göreve başlayan personelin, vazife malullüğü

/

aylığı bağlanmadan önce geçen hizmet sürelerinin kazanılmış hak aylık derece ve kademesi ile adaylık süresinde değerlendirilebileceği” ifade edilmiştir.

(…)

19. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından gönderilen bilgi ve belgelerde; başvuranın kendisine emsal olarak gösterdiği . Kara Kuvvetleri Komutanlığında Piyade Uzman Çavuş iken 01/08/2014 tarihinde vazife malulü olarak emekliye sevk edilmesi üzerine 5434 sayılı Kanunun 45 inci maddesi uyarınca kendisine vazife malullüğü aylığı bağlandığı ve söz konusu şahsın 3713 sayılı Terörle Mücadele

Kanununun Ek 1 inci maddesi uyarınca Kurumları Samsun Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Memur (Ş)

kadrosuna lise mezunu olarak 13 üncü derecenin 3 üncü kademesi aylığıyla, aday olarak atandığı, daha sonra 06/01/2017 tarihli ve sayılı onay ile personel durumunun “asil” olarak düzeltildiği ve yine daha önceki Piyade Uzman Çavuş olarak geçen hizmetlerinin kazanılmış hak aylığında değerlendirilerek

5 inci derecenin 1 inci kademesinde 7 ay 28 gün kıdemli sayıldığı ve öğrenim durumuna göre olması

gerektiği derece-kademeye gelinceye kadar bekletildiği anlaşılmıştır.

20. Yine Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından gönderilen Devlet Personel Başkanlığının, 27/03/2013 tarihli ve 5138 sayılı Devlet Personel Başkanlığının görüş yazısında; 657 sayılı Devlet

Memurları Kanununun 36 ncı maddesinin “Ortak Hükümler” başlıklı bölümünün (C) bendinde; hangi hizmetlerin kazanılmış hak aylık derece ve kademesinin tespitinde değerlendirileceğinin belirtildiği, söz konusu maddede uzman erbaşlıkta geçen hizmetlerin kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde değerlendirileceğine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığı ancak, Devlet Personel Başkanlığınca uzman erbaşlıktan kendi isteğiyle ayrılanların, 657 sayılı Kanunun 92 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre

Devlet memurluğuna atanması halinde mezkur maddenin birinci fıkrasında yer verilen Devlet memurluğundan çekilip tekrar Devlet memuru olarak atananlara uygulanması gereken “ayrıldıkları tarihte almakta oldukları aylık derecesine eşit bir derecenin aynı kademesine atanma” hükmünün esas alınarak, uzman erbaşlıktan ayrıldıkları tarihte hak etmiş oldukları aylık derecelerine eşit bir derecenin aynı kademesine asli memur olarak atanmaları gerektiği, 21. Bu bağlamda 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununa tabi uzman erbaş olarak en az iki yıl süreyle çalışmış olmak şartıyla, sağlık niteliklerini kaybetmeleri veya 45 yaşına girmiş olmaları sebebiyle görev süreleri sona erenler ile kendi istekleriyle sözleşmelerini feshetmiş olanlardan, kamu kurum ve kuruluşlarında

Devlet memuru olarak ataması yapılanların memuriyete giriş derece ve kademelerinin öğrenim durumlarına göre belirlenmesi, bunların uzman erbaşlıkta geçen hizmet sürelerinin tamamının öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri tavanı aşmamak kaydıyla her yılı bir kademe ilerlemesi her üç yılı için bir derece yükselmesi verilmek suretiyle kazanılmış hak aylık derece ve kademelerinin tespitinde değerlendirilmesi gerektiği, ifade edilmiştir.” hususları belirtilerek tavsiye niteliğinde tespit ve değerlendirmelere yer verilmiştir.

12. Somut olay incelendiğinde; uyuşmazlığın, başvuranın TSK’da geçen geçmiş hizmetlerinin kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde değerlendirilmemesinden kaynaklandığı, idarece başvuranın talebinin reddine 2330 sayılı Kanun hükümlerinin gerekçe gösterildiği, oysaki anılan Kanun hükümlerinde fiili hizmet sürelerinin malullük aylığı bağlanmasından sonra geçecek çalışma veya sigortalılık süreleriyle hiçbir sebeple birleştirilemeyeceğine yer verildiği, dolayısıyla Kanunda emeklilik yönünden hizmet birleştirmenin düzenlendiğinin açık olduğu, başvuruda ise idarece hizmet birleştirmesi mümkün olmayan bir durumda kişinin geçmiş hizmetinden kaynaklı kazanılmış hak aylık derece ve kademesinin mevcut

görevinde değerlendirilmesi hususunda tereddüte düşüldüğünün anlaşıldığı, halbuki Devlet Memurları

Kanunun memurluğa dönmek isteyenlerin, ayrıldıkları sınıfta boş kadro bulunmak ve bu sınıfın niteliklerini taşımak şartıyla ayrıldıkları tarihte almakta oldukları aylık derecesine eşit bir derecenin aynı kademesine veya 71 inci madde hükümlerine uyulmak suretiyle diğer bir sınıfta eşit derecedeki kadrolara atanabilecekleri hükmü ile konuyla ilgili tereddütleri gidermeye yetkili Devlet Personel Başkanlığının başvuran lehindeki emsal görüşleri ve Sosyal Güvenlik Kurumunun emsal uygulamasından başvuranın kazanılmış hak aylık derece ve kademesinin değerlendirilmesine engel bulunmadığı ve mevzuatta aksine hüküm düzenlenmediği, benzer şekilde başvuranın aday memurluğu hususunda, hizmet belgesinde göreve başladığı tarihte adaylığa tabi tutulmasına ilişkin bir açıklama görülmediğinden ve görevi ile ilgili mevzuat bilgisi olmadığından uygulamaya yönelik mevzuatı öğrenebilmesi açısından 657 sayılı Kanunun Adaylık hükümleri gereğince Aday Memur olarak atamasının yapılması yönündeki idarenin açıklamasının gerekçe niteliğinde kabul edilemeyeceği, kazanılmış hak aylık derece ve kademesinin değerlendirilmesi doğrultusunda adaylığının da kaldırılması gerektiği, nitekim başvuranın mevzuat ile ilgili eksikliklerin adaylık sürecinde hizmet içi eğitim vb. araçlarla tamamlanmasının mümkün olduğu değerlendirilmektedir.

13. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin açıklamaları, ilgili mevzuat, Ombudsmanın emsal 2018/4981 numaralı Tavsiye Kararı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Uzman Çavuş iken 3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü olan ve Kanunun

Ek-1 maddesi kapsamında memur olarak atanan başvuranın taleplerinin idarece reddinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, başvuranın geçmiş hizmetlerinin kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde değerlendirilmesi ve aday memurluğunun kaldırılarak asaletinin tasdik edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 14. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup başvuruya konu idarenin söz konusu ilkelere uygun davrandığı değerlendirilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

A. Dava Açma Süresinin Yeniden Başlaması 15. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvuranın Türk Silahlı Kuvvetlerinde geçen hizmetlerinin kazanılmış hak aylık derece ve kademesinde değerlendirilmesi ve aday memurluğunun kaldırılarak asaletinin tasdik edilmesi yönünde HAZİNE ve

MALİYE BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

/

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare

tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA ve HAZİNE ve MALİYE BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/