|
ÖZET: Şikâyetçi, annesinin vefatından sonra Başakşehir Belediyesi tarafından kendisine bildirilen 2017-2019 yıllarına ait vergi borçlarının iptal edilmesini talep etmektedir. Şikâyetçi, annesinin emekli maaşından başka bir geliri olmadığını ve engelli olduğunu belirterek, bu durumun emlak vergisi muafiyeti sağlaması gerektiğini savunmaktadır. Ancak, belediye, annesinin kiraya verdiği ev nedeniyle ek gelir elde ettiğini iddia ederek, muafiyetin iptal edildiğini belirtmiştir. Şikâyetçi, annesinin engelli kimlik kartı ve sağlık raporları ile muafiyet talebinde bulunmuş, ancak başvurusu reddedilmiştir.
Başakşehir Belediyesi, şikâyetçinin annesinin geçmişteki muafiyetinin, kira gelirinin tespit edilmesi nedeniyle sona erdiğini ve bu durumun ilgili mevzuat gereği geçerli olduğunu ifade etmiştir. Ayrıca, şikâyetçinin annesinin engellilik durumu ile ilgili başvuru yapmadığı için muafiyet talebinin değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir. Ancak, Kamu Denetçiliği Kurumu, şikâyetçinin annesinin engelli olduğunu ve bu durumun muafiyet için yeterli olduğunu tespit ederek, geçmişe dönük vergi iptali için Başakşehir Belediyesi’ne tavsiyede bulunmuştur. Sonuç olarak, şikâyetçinin annesi adına tahakkuk ettirilen vergi borçlarının iptali için gerekli işlemlerin yapılması gerektiği vurgulanmıştır. İdarenin, şikâyetçiye başvuru süreçleri hakkında yeterli bilgi vermemesi de iyi yönetim ilkelerine aykırı bulunmuştur. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/5350-S.20.8512
BAŞVURU NO : 2019/20225
KARAR TARİHİ : 03/04/2020
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : BAŞAKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI
Şikâyetçinin, indirimli bina vergisi oranı (sıfır)
BAŞVURUNUN KONUSU :
uygulamasından geçmişe dönük (2017-2019) yararlanma talebi (bu dönemlere ilişkin tahakkuk ettirilen vergi ve cezaların iptal edilmesi talebi) hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 20/11/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Şikâyetçi, annesi …’nın 05/05/2019 tarihinde vefat ettiğini, annesinin ölümünden bir süre sonra Başakşehir Belediyesi’den tarafına SMS gönderilerek annesinin 2017-2018-2019 yıllarına ait 1.034 TL Vergi Ziyaı, 1.060,17 TL Emlak Vergisi, 106 TL Taş. Kül. Var. K. Payı ve 196,45 TL gecikme faizi olmak üzere toplam 2.396,62 TL borcu olduğu ve ödemesi gerektiği hususlarının bildirildiğini, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 372 nci maddesi uyarınca annesine kesilen vergi ziyaı cezası, usulsüz cezası gibi cezaların terkin edilmesi gerektiğini,
Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinde; emlak vergisinden muaf olan kimselerin sayıldığını, bu kimseler arasında gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanlar, engellilerin sayıldığını, annesinin hem engelli ve hem de emekli maaşından başka bir geliri olmayan bir kişi olduğunu, annesinin ilgili dönemde emlak vergisinden muaf olmak için belediyeye dilekçe verdiğini ve geçmiş yıllarda kendisine emlak vergisi tahakkuk ettirilmediğini, ancak belediyeden öğrendiği kadarıyla verilen dilekçede “emekli maaşından başka bir geliri olmadığından” bahsedilmesi ve “engelli olduğundan” bahsedilmemesi nedeniyle annesi hakkında emeklilik nedeniyle emlak vergisi muafiyeti uygulandığını,
Annesinin sağlık nedenleriyle evini kiraya verip başka bir eve kiraya çıktığını, bu durumun annesinin ek bir geliri varmış gibi yorumlandığını ve gayrimenkul sermaye iradı elde ettiği gerekçesiyle annesinin emlak vergisi muafiyetinin iptal edildiğini, ancak indirimli vergi oranının uygulanması için meskende bizzat oturma şartının bulunmadığını, annesinin elde ettiği kira gelirini bir başka evde kirada yaşamak için kira, aidat ve masraflara harcadığından aslında bir geliri olmadığını,
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
Ayrıca annesinin gayrimenkul sermaye iradı elde ettiği gerekçesiyle emekli maaşından başka bir geliri olmaması nedeniyle sağlanan emlak vergisi muafiyetinin kabul edilmese dahi annesinin sadece engelli olması nedeniyle (engellilik nedeniyle muafiyette engellinin herhangi bir gelirinin bulunup bulunmamasının öneminin olmaması nedeniyle) yine emlak vergisinden muaf olduğunu, engellilik nedeniyle ilgili idareye başvuru yapılmamış olması durumunun annesine engellilik nedeniyle geriye yönelik olarak emlak vergisi muafiyeti uygulanmasına engel teşkil etmeyeceğini, bu kapsamda annesinin engelli kimlik kartı ve 2017 yılına ilişkin engelli raporuyla idareye başvurduğunu ancak başvurusunun reddedildiğini, annesinin daha eski tarihli engelli raporların SGK sisteminde mevcut olduğunu iddia ederek, annesine çıkarılan ve tarafından tahsil edilmeye çalışılan vergi ve cezaların iptal edilmesini talep etmektedir.
II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başakşehir Belediye Başkanlığı’nın 04/02/2020 tarihli ve … sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle;
2.1. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinde; indirimli bina vergisi oranı (sıfır)
uygulamasına ilişkin hükümlere yer verildiği ve söz konusu Kanunda konuyla ilgili usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığının yetkili olduğunun hükme bağlandığı,
2.2. 38 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği’nde, Tebliğin (I/1) bölümünde belirtilen şartları taşıyan mükelleflerin indirimli bina vergisi oranından faydalanabilmesi için, bu Tebliğe ekli formlardan durumlarına uygun olanını doldurup imzalayarak ilgili belediyelere eki belgelerle birlikte vermeleri gerektiğini düzenlendiği, bu kapsamda şikayetçinin vefat eden annesi …’nın 27/12/2013 tarihinde edindiği gayrimenkulün emlak vergisi bildirimi 02/01/2014 tarihinde beyan ettiği, adı geçen kişinin Türkiye sınırları içinde hisseli veya tam mülkiyet kapsamında brüt yüzölçümü 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni dışında başka meskeni bulunmadığı ve bu meskeni de muayyen zamanlarda dinlenme amacıyla değil daimi olarak kullandığını beyanla İdarelerine 26/05/2014 tarihinde başvuruda bulunduğu, bu beyanın hemen akabinde mükellefin 2014 yılı için tahakkuk eden emlak vergisi için eksilten işlemi yapılarak emlak vergisinin terkin edildiği ve yine takip eden yıllar için de muafiyet işleminin devam ettirildiği,
2.3. Akabinde Sayıştay tarafından Mali Hizmetler Müdürlüklerinin denetlenmesi esnasında muafiyet uygulanan mükelleflerin listesi alındığı ve Maliye Bakanlığı nezdinde araştırması yapılacağı bilgisinin verildiği, bu araştırma neticesinde gelir elde ettiği tespit edilen mükelleflerin listesinin ilgili müfettiş tarafından Mali Hizmetler Müdürlüklerine verildiği, söz konusu listede …’nın gayrimenkul sermaye iradı elde ettiğine ilişkinin tespit yapıldığı, bu tespitin akabinde İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı 15/11/2018 tarih ve … sayılı yazısına istinaden adı geçen kişi adına vergi tarhiyatı yapıldığı,
2.4. Şikâyetçi her ne kadar vefat eden annesi …’nın kendi evini kiraya vermiş olmasına rağmen sağlık problemleri sebebiyle başka bir evde kirada oturduğunu beyan etmişse de; mükellefin, nezdinde meydana gelen bu değişikliği 38 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğine göre İdarelerine bildirmesi gerekirken bu hususta İdarelerine yapılmış hiçbir bildirim veya başvuru olmadığı, sahip olduğu tek meskeni kiraya verip, kendileri de kirada oturanların gerekli şartları taşımaları kaydıyla indirimli bina oranı (sıfır) uygulanmasından yararlanmaları mümkün olduğu, ancak meskeni kiraya verdiği halde kendisi kirada
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
oturmayıp bir başkasının yanında oturan veya kira sözleşmeleri eşi adına düzenlenen mükelleflerin söz konusu meskenleri için indirimli bina vergisi oranı (sıfır)
uygulamasından yararlanabilmelerinin mümkün olmadığı,
2.5. Ayrıca … tarafından ne kendi evini kiraya verdiği ne de kendisinin de kirada oturduğuna ilişkin olarak İdarelerine hiçbir bilgi, belge ibraz edilmediği, yine … tarafından engelli olduğuna ilişkin herhangi bir belgenin de İdarelerine ibraz edilmediği ve bu kapsamda ilgili kişinin engellilik gerekçesiyle muafiyet talebinde bulunulmadığı, şikâyetçinin her ne kadar engellilik nedeniyle idarelerine başvuru yapılmamış olması durumunun annesine engellilik nedeniyle emlak vergisi muafiyeti uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği hususunu iddia etse de; ilgili
Kanun hükmü uyarınca muafiyet şartlarının varlığı halinde mükellefin ilgili idareye başvuruda bulunması gerektiği, bu doğrultuda muafiyet uygulaması nedeniyle
İdarelerine herhangi bir sorumluluk yüklenemeyeceği,
2.6. Şikâyetçinin başvurusunda, annesinin vefat ettiği, 213 sayılı Kanun hükmü uyarınca ölüm halinde vergi cezasının düşeceği ve kendisinden 1.034,00-TL vergi ziyası cezası istenilmesinin haksız olduğunu belirtmişse de; …’nın ölümüne ilişkin varisleri tarafından hala
Belediyelerine yapılmış bir bildirim olmadığı, ancak bu durumun Kamu Denetçiliği Kurumuna verilen bilgi ve belgelerden öğrenilmesine müteakip 213 sayılı Kanunun 372 nci maddesi hükmü uyarınca söz konusu vergi ziyaı cezasının (1.034,00-TL) terkin edildiği, ancak ölüm halinde vergi aslının ortadan kalkmadığı, Türk Medeni Kanununa göre; ölüm halinde, ölenin sağlığında sahip olduğu tüm mal varlığı, hukuki hakları, borçları ve yükümlülükleri ölüm anından itibaren mirası reddetmemiş kanuni veya mansup mirasçılarına geçtiği, yine 213 sayılı
Kanunun 12 nci maddesinin; ölüm halinde mükellefin ödevlerinin mirası kabul eden kanuni ve mansup mirasçıları tarafından yerine getirileceği ve vergi borçlarının ödenmesinden mirasçıların sorumlu olduğu hususlarını hükme bağlandığı, bu kapsamda vefat eden …’nın vergi borçlarından mirasçılarının sorumlu olduğu,
2.7. Tüm bu nedenlerle, İdarelerince yapılan vergi tarhiyatının usul ve yasaya uygun olduğu açıklamalarına yer verilmiştir.
3. Başka bir (2015/4788 sayılı) şikâyet başvurusuyla ilgili olarak, Kurumumuzca Gelir
İdaresi Başkanlığı’ndan görüş sorulmuş olup, ilgili İdarenin 30/11/2015 tarih ve … sayılı cevabı yazısında özetle;
3.1. Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin 2 nci fıkrası ile 38, 44 ve 57 Seri No.lu Emlak
Vergisi Kanunu Genel Tebliğleri gereğince; indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulaması için gerekli şartları taşıyan mükelleflerin başvurularında, beyan ve taahhütlerinin yeterli sayılması, ancak söz konusu beyan ve taahhütlerin doğruluğunun ek belge istenilmeden
Belediyelerce ilgili kurum ve kuruluşlardan teyit edilmesi gerektiği, mükelleflerin söz konusu bildirimi süresinde vermemelerinin indirimli bina vergisi oranı uygulamasına engel teşkil etmediği, bahsi geçen Kanunda emlak vergisinin geriye yönelik uygulanmayacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığı, mükelleflerin gerekli şartları taşıdıkları tarihten itibaren, zamanaşımı süresi de göz önünde bulundurulmak suretiyle, geçmişe dönük olarak indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanabileceği hususları belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
4. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, … sosyal bir hukuk Devletidir”, “Vergi ödevi” başlıklı
73 üncü maddesinde; ” … Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülükler kanunla konulur,
değiştirilir veya kaldırılır. Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kurulu’na verilebilir.”, “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. … Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
5. İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 No.lu
Protokolün “Mülkiyetin Korunması” başlıklı 1 inci maddesi; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler devletlerin mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri, yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”,
6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,
7. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun “Nispet” başlıklı 8 inci maddesinin 2 nci fıkrasında; “Bakanlar Kurulu, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt
200 m² yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) halinde, bu
meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”,
8. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun, “Vergi Kanunlarının uygulanması ve ispat” başlıklı
3 üncü maddesinde; “… B) İspat: Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya, ilişkin
muamelelerin gerçek mahiyeti esastır. Vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir. …”, “Mirasçıların sorumluluğu” başlıklı 12 nci maddesinde; “Ölüm halinde mükelleflerin ödevleri, mirası reddetmemiş kanuni ve mansup mirasçılarına geçer. Ancak, mirasçılardan herbiri ölünün vergi
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
borçlarından miras hisseleri nispetinde sorumlu olurlar.”, “Zamanaşımı süreleri” başlıklı
114 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden
yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar.”, “Vergi hatası” başlıklı 116 ncı maddesinde; “Vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır”, “Hesap hataları” başlıklı 117 nci maddesinde; “ …
2. Vergi miktarında hatalar: Vergi nispet ve tarifelerinin yanlış uygulanması, mahsupların yapılmamış veya yanlış yapılmış olması, birinci bentte yazılı vesikalarda verginin eksik veya fazla hesaplanmış veya gösterilmiş olmasıdır. …”, “Vergilendirme hataları” başlıklı 118 inci maddesinin 2 nci fıkrasında; “Mükellefiyette hata: Açık olarak vergiye tabi olmıyan veya vergiden muaf bulunan kimselerden vergi istenmesi veya alınmasıdır;”, “Düzeltme yetkisi ve reddiyat” başlıklı 120 nci maddesinin 2 nci fıkrasında; “Bu hatalar düzeltme fişine dayanılarak düzeltilir. Hatanın mükellef aleyhine yapılmış olması halinde, fazla vergi aynı fişe dayanılarak terkin ve tahsil olunmuş ise mükellefe reddolunur. Düzeltme fişinin bir nüshası, reddedilecek miktarla müracaat edeceği muhasebe ve müracaat süresi zikredilmek, suretiyle mükellefe tebliğ edilir. Mükellef tebliğ tarihinden başlıyarak bir yıl içinde parasını geri almak üzere müracaat etmediği takdirde hakkı sakıt olur.”, “Dülzeltmede zamanaşımı” başlıklı 126 ncı maddesinde; “114 üncü maddede yazılı zamanaşımı süresi dolduktan sonra meydana çıkarılan vergi hataları düzeltilemez. …”, “Ölüm” başlıklı 372 nci maddesinde; “Ölüm halinde vergi cezası düşer.”,
9. 29/12/2006 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Bakanlar Kurulu’nun 2006/11450 sayılı kararında; “1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğince kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, özürlülerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2’yi geçmeyen tek meskene sahip olmaları halinde (intifa hakkına sahip olunması hali dahil), söz konusu meskene ait bina vergisi oranı, 2007 ve müteakip yıllar için sıfıra indirilmiştir.”,
10. 38 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin, “3. İndirimli Vergi Oranının Uygulanması İle İlgili Diğer Hususlar” başlıklı bölümünde;
“a) İndirimli vergi oranının uygulanması için meskende bizzat oturma şartı aranmamaktadır.
Bu nedenle, sahip olduğu tek meskeni kiraya verip, kirada oturanlar da diğer şartları taşımaları kaydıyla indirimli vergi oranından faydalanabileceklerdir. …”, 11. 44 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin, “II- Hiçbir Geliri Olmadığını
Beyan Eden Mükelleflerin Geliri veya İkinci Bir Meskeni Bulunduğunun Tespit Edilmesi
Halinde Yapılacak İşlemler” başlık bölümünde; “Hiçbir geliri olmadığını taahhüt eden mükelleflerin, indirimli vergi oranından yararlanabilmeleri için, gelir vergisine tabi hizmet karşılığı elde edilen ücret, ticari, sınai, mesleki ve zirai faaliyet geliri ile menkul ve gayrimenkul sermaye iradı, faiz ve temettü veya benzeri bir gelirinin olmaması gerekmektedir.
Mükelleflerin, yukarıda belirtilen türden bir gelir elde etmeleri veya ikinci bir meskene sahip olmaları halinde, bu değişikliği mükellefiyetlerinin bulunduğu belediyeye bildirmeleri zorunludur. Öte yandan, indirimli vergi oranından yararlanma şartlarını taşımadığı halde, gerçek dışı taahhütte bulunmak suretiyle indirimli vergi oranından yararlanan mükellefler ile durumunda meydana gelen değişikliği bildirmeyen mükelleflerden alınması gereken vergi, cezalı olarak ve gecikme faizi ile birlikte alınacaktır.”,
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
12. Maliye Bakanlığı’nın 47 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin, “1.2. Özürlülerin İndirimli Bina Vergisi Oranından Yararlanma Usul ve Esasları” başlıklı bölümünde;
“1.2.1. İndirimli Bina Vergisi Oranından Yararlanacak Olan Özürlüler
Türkiye sınırları içinde; brüt yüzölçümü 200 m2 yi geçmeyen tek meskeni olan, tek meskende hisseye veya tek meskenin intifa hakkına sahip bulunan özürlüler bu meskenleri için Bakanlar
Kurulunca 2006 yılına ait belirlenen indirimli (sıfır) bina vergisi oranından yararlanacaklardır. Özürlülerin indirimli bina vergisi oranından yararlanabilmeleri için bu durumlarını tam teşekküllü Devlet hastanesinden alınmış olan sağlık kurulu raporu ile ilgili belediyelere belgelendirmeleri gerekmektedir.
1.2.2. İndirimli Bina Vergisi Oranının Uygulamasına İlişkin Hususlar Emlak Vergisi
Kanununun 8 inci maddesinde yer alan indirimli bina vergisi oranı uygulaması ile ilgili olarak düzenlenmiş bulunan 38 Seri No’lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin I/3 bölümünde yer alan hususlar özürlüler için de uygulanacaktır. …”,
13. Maliye Bakanlığı’nın 57 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin, “3. Özürlülere Ait İndirimli Bina Vergisi Oranı (Sıfır) Uygulaması” başlıklı bölümünde;
“ … 47 Seri No.lu Emlâk Vergisi Kanunu Genel Tebliğine göre, özürlülerin indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanabilmeleri için bu durumlarını tam teşekküllü
Devlet hastanesinden alınmış olan sağlık kurulu raporu ile belgelendirmeleri gerekmektedir.
Ancak, özürlü kimlik kartı sahibi mükellefler, özürlü kimlik kartlarını belediyede ilgili görevliye ibraz etmek ve bu Tebliğ ekinde yer alan “Tek Meskeni Olan (İntifa Hakkına Sahip olanlar
Dâhil) Özürlülere Ait İndirimli Bina Vergisi Formu” ekine özürlü kimlik kartı fotokopisini eklemek suretiyle indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlandırılacaklardır.
Bu durumdaki mükelleflerden ayrıca tam teşekküllü Devlet hastanesinden alınmış sağlık kurulu raporu istenilmeyecektir. Özürlü kimlik kartı sahibi olmayan mükelleflerin ise, sağlık kurulu raporunun aslını veya onaylı örneğini belediye görevlisine ibraz etmek ve bu tebliğ ekindeki
“Tek Meskeni Olan (İntifa Hakkına Sahip Olanlar Dâhil) Özürlülere Ait İndirimli Bina Vergisi
Formu” ekine raporun fotokopisini eklemek suretiyle indirimli bina vergisi oranı (sıfır)
uygulamasından yararlanmaları mümkün olacaktır.”,
“4. Diğer Hususlar” başlıklı bölümünde; “İndirimli bina vergisi oranı uygulamasından yararlananların ilk başvurudan sonra özürlü kimlik kartı veya süreklilik arz eden özürler için sağlık kurulu raporu fotokopisinin her yıl yeniden verilmesi gerekmeyip, şartların taşınması halinde indirimli bina vergisi oranının uygulamasına devam edilecektir. Ayrıca, geçerlilik süresi içerisinde ibraz edilen sağlık kurulu raporuna istinaden ilgili belediyece gerekli işlem yapılacak olup yeni tarihli rapor istenilmeyecektir. 1319 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan düzenlemede, özürlülerin indirimli bina vergisi oranı uygulamasından yararlanabilmeleri için, özürlünün herhangi bir gelirinin bulunmaması ve özür durumunun belli bir oranın üzerinde olması şartları yer almadığından, indirimli bina vergisi oranı uygulamasında, özürlünün herhangi bir gelirinin bulunup bulunmaması ile özür oranı aranılmayacaktır. …” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
14. Şikayetçinin vefat edan annesi adına 2017,2018 ve 2019 yıllarına ilişkin olarak tahakkuk ettirilen ve yasal mirasçı sıfatıyla şikayetçiden talep edilen Bina Vergileri ve Taş. Kül. Var. K.
Paylarının, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun hükümleri doğrultusunda terkin edilmesiyle ilgili olarak, gerekli iş ve işlemleri makul sürede yapması hususunda Başakşehir Belediye
Başkanlığı’na Tavsiye’de bulunulması yönünde hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 15. Şikâyetçi, ilgili İdarenin, annesi …’nın ölümünden bir süre sonra annesinin 2017-2018-
2019 yıllarına ait Emlak Vergisi, Vergi Ziyaı, Taş. Kül. Var. K. Payı ve gecikme faizi olmak
üzere toplam 2.396,62 TL borcu olduğu ve bu borçları ödemesi gerektiği hususlarında tarafına
SMS ile bildirimde bulunduğunu, 213 sayılı Kanunun 372 nci maddesi uyarınca annesine kesilen vergi cezalarının terkin edilmesi gerektiğini, annesinin ilgili dönemde emekli gelirinden başka bir geliri olmaması nedeniyle emlak vergisi muafiyetinden faydalandığını, annesinin söz konusu dönemde sağlık nedenleriyle evini kiraya verip başka bir eve kiraya çıktığını, idarece bu durumun annesinin ek bir geliri varmış gibi yorumlandığını ve gayrimenkul sermaye iradı elde ettiği gerekçesiyle annesinin emlak vergisi muafiyetinin iptal edildiğini, ancak indirimli vergi oranı uygulanması için meskende bizzat oturma şartının bulunmadığını, ayrıca annesinin engelli olması nedeniyle de emlak vergisinden muaf olduğunu, engellilik nedeniyle muafiyette ilgilinin herhangi bir gelirinin bulunup bulunmamasının herhangi bir öneminin olmadığını, engellilik nedeniyle ilgili idareye muafiyet başvurusu yapılmamış olması durumunun annesine engellilik nedeniyle emlak vergisi muafiyeti uygulanmasına engel teşkil etmeyeceğini, bu kapsamda idareye yaptığı başvurunun reddedildiğini iddia ederek, annesi adına tahakkuk ettirilen ve tarafından tahsil edilmeye çalışılan vergi ve cezaların iptal edilmesini talep etmektedir.
16. İlgili İdare, şikayetçinin vefat eden annesinin 26/05/2014 tarihinde brüt yüzölçümü 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni dışında başka meskeni bulunmadığı, bu meskeni de muayyen zamanlarda dinlenme amacıyla değil daimi olarak kullandığı beyanıyla İdarelerine başvuruda bulunduğu, bu beyana göre adı geçen mükellefin 2014 yılı için tahakkuk eden emlak vergisinin terkin edildiği ve takip eden yıllar için de muafiyet işlemi devam ettirildiği, ancak ilgilinin indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından faydalanmak için gerekli olan şartları taşımadığının (gayrimenkul sermaye iradı geliri ettiğinin) anlaşılması üzerine emlak vergisiyle ilgili gerekli tarhiyatların yapıldığı, ayrıca şikâyetçinin annesi …’nın ilgili dönemde engellilik nedeniyle idarelerinden muafiyet talebinde bulunulmadığı ve bu kapsamda idarelerine herhangi bir bilgi veya belge ibraz etmediği, tüm bu nedenlerle İdarelerince yapılan vergi tarhiyatının usul ve yasaya uygun olduğu, öte yandan …’nın ölümünden haberdar olunması sonrasında adı geçen kişi hakkında uygulan vergi ziyaı cezasının terkin edildiği açıklamalarına yer verilmiştir.
17. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; şikayetçinin vefat eden annesi …’nın, 13/02/2020 tarihi itibariyle, 2017,2018,2019 yıllarına ilişkin Bina Vergisi, Taş. Kül. Var. K. Payı ve gecikme faizinden kaynaklanan toplam 1.423,26 TL borcu olduğu ve bu borçlarının 213 sayılı
Kanunun 12 nci maddesi uyarınca adı geçen kişinin yasal mirasçısı olan şikayetçiden talep edildiği anlaşılmıştır.
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
18. Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin 2 nci fıkrası; Bakanlar Kurulunun, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin, dul ve yetimlerinin, Türkiye sınırları içinde 200 m²’yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması dahil) halinde bu meskenlere ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkili olduğu hüküm altına almıştır. Anılan hükmün verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan Bakanlar Kurulunun 2006/11450 sayılı kararı ile indirimli bina vergisi oranını
2007 ve müteakip yıllar için sıfır olarak belirlemiştir. Bu çerçevede yeni bir Karar
yayımlanana kadar bu uygulama aynı şekilde devam edecektir.
19. Somut olayda; şikayetçinin annesinin Başakşehir Belediyesine yapmış olduğu 26/05/2014 tarihli başvuru üzerine, adı geçen belediyece, Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin 2 nci hükmü doğrultusunda (gelirlerinin münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldığı aylıktan ibaret bulunması ve kanundaki diğer şartları taşıması nedeniyle) şikayetçinin annesinin indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından faydalandırıldığı anlaşılmaktadır. Ancak daha sonra ilgili kişinin, indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından faydalanmak için gerekli olan şartları taşımadığının, yani kira geliri elde ettiğinin (gayrimenkul sermaye iradı geliri ettiğinin) anlaşılması üzerine; ilgili belediyece, adı geçen kişinin indirimli bina vergisi oranından faydalandırılmasına son verilmiş ve bina vergisi ve Taş. Kül. Var. K. Payı tarhiyatların yapıldığı tespit edilmiştir.
20. 38 seri no.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği; indirimli bina vergisi oranı uygulanması için meskende bizzat oturma şartı bulunmadığı ve sahip olduğu tek meskeni kiraya verip, kirada oturanların da diğer şartları taşımaları kaydıyla indirimli vergi oranından faydalanabileceği hususlarını hükme bağlamıştır. Şikayetçi de bu Tebliğ hükümleri doğrultusunda, annesinin sağlık nedenleriyle evini kiraya verip başka bir evde kirada oturması durumunun, annesinin indirimli vergi oranının uygulanmasından faydalanmasına bir etkisinin olmadığı ileri sürülmüştür. Ancak şikayetçi tarafından, Kurumumuza ve ilgili
İdareye, annesinin evini kiraya verip başka bir evde kirada oturduğuna yönelik iddiasını ispatlar nitelikte herhangi bir bilgi ve belge (kira kontratı vb.) ibraz edilmemiştir.
21. Şikayetçinin annesinin, ilgili İdareye (gelirlerinin münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldığı aylıktan ibaret bulunduğu ve kanundaki diğer şartları taşıdığı gerekçesiyle) yapmış olduğu 26/05/2014 tarihli başvurusu doğrultusunda, ilgili kişinin indirimli vergi oranı uygulanmasından faydalanması için gerekli olan ve bir önceki paragrafta (38 no.lu Tebliğ hükümlerinde) belirtilen şartları taşıyıp taşımadığının, yani şikayetçinin annesinin başka bir yerde kirada oturup oturmadığı hususunun Kurumumuzca tespit edilememesi nedeniyle; şikayetçinin 26/05/2014 tarihli başvurusu kapsamında, başvuruya konu dönemlere ilişkin olarak indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulanmasından faydalanmasının mümkün olup olmadığına yönelik olarak Kurumumuzca kesin bir tespit yapılamamıştır.
22. Öte yandan, şikayetçi, annesinin engelli olması sebebiyle de emlak vergisinden muaf olduğunu, engellilik nedeniyle muafiyette ilgilinin herhangi bir gelirinin bulunup bulunmamasının bir önemi olmadığını ve bu nedenle annesinin her hâlükârda emlak vergisinden muaf tutulması gerektiğini iddia etmektedir. Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesinin 2 fıkrasında; engellilerin de indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından faydalanabileceğine ilişkin düzenleme yapılmış ve bu doğrultuda konuyla ilgili olarak 47 ve
57 No.lu Emlak Vergisi Kanunu Tebliğlerinde ayrıntılı açıklamalara yer verilmiştir.
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
23. 57 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Tebliğinde; 47 Seri No.lu Emlâk Vergisi Kanunu
Genel Tebliğine göre, özürlülerin indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanabilmeleri için bu durumlarını tam teşekküllü Devlet hastanesinden alınmış olan sağlık kurulu raporu ile belgelendirmeleri gerektiği, ancak, özürlü kimlik kartı sahibi mükelleflerin, özürlü kimlik kartlarını belediyede ilgili görevliye ibraz etmek ve bu Tebliğ ekinde yer alan
Formun ekine özürlü kimlik kartı fotokopisini eklemek suretiyle indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanabileceği, bu durumdaki mükelleflerden ayrıca tam teşekküllü
Devlet hastanesinden alınmış sağlık kurulu raporu istenilmeyeceği, özürlü kimlik kartı sahibi olmayan mükelleflerin ise, sağlık kurulu raporunun aslını veya onaylı örneğini belediye görevlisine ibraz etmek ve bu Tebliğ ekindeki Formun ekine raporun fotokopisini eklemek suretiyle indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından yararlanmasının mümkün olduğu düzenlemelerine yer verilmiştir.
24. Ayrıca bahsi geçen 57 Seri No.lu Tebliğde; indirimli bina vergisi oranı uygulamasından yararlananların ilk başvurudan sonra özürlü kimlik kartı veya süreklilik arz eden özürler için sağlık kurulu raporu fotokopisinin her yıl yeniden verilmesi gerekmeyip, şartların taşınması halinde indirimli bina vergisi oranının uygulamasına devam edileceği, ayrıca, geçerlilik süresi içerisinde ibraz edilen sağlık kurulu raporuna istinaden ilgili belediyece gerekli işlem yapılacağı ve yeni tarihli rapor istenilmeyeceği, özürlülerin indirimli bina vergisi oranı uygulamasından yararlanabilmeleri için, özürlünün herhangi bir gelirinin bulunmaması ve özür durumunun belli bir oranın üzerinde olması şartları yer almadığından, indirimli bina vergisi oranı uygulamasında, özürlünün herhangi bir gelirinin bulunup bulunmaması ile özür oranı aranılmayacağı düzenlemelerine yer verilmiştir.
25. Dosyadaki bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde; şikayetçinin vefat eden annesi …’nın, engellilik durumu nedeniyle indirimli bina vergisi oranı uygulamasından faydalanma talebiyle ilgili İdareye herhangi bir başvuru yapmadığı anlaşılmıştır. Ancak adı geçen kişinin mirasçısı olan şikayetçinin Kurumumuza gönderdiği 01/08/2012 ve 27/05/2017 tarihli Yalova Devlet Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu Raporları (01/08/2012 tarihli raporda engel oranı %73, 27/05/2017 tarihli raporda engel oranı 97,34) ile engelli kimlik kartı belgesinden; …’nın, ilgili dönemde engelli olduğu ortaya çıkmaktadır. Bir önceki paragrafta da belirtildiği üzere; engellilerin indirimli bina vergisi oranı uygulamasından faydalanabilmesi için, engelinin herhangi bir gelirinin bulunup bulunmamasının bir önemi olmadığı gibi ilgili kişide belli bir engel oranı da aranılmayacaktır. Bu hususlar dikkate alındığında; şikayetçinin engeli olan annesinin konutunu kiraya vermesi sonucunda herhangi bir kira geliri elde edip etmemesi durumunun (gayrimenkul sermaye iradı geliri elde edip etmemesinin) ilgilinin indirimli bina vergisi oranı (sıfır)
uygulamasından faydalanmasına bir etkisinin olmayacağı sonucuna varılmıştır.
26. Somut olayda; şikayetçinin vefat eden annesi, ilgili dönemde sağlık raporu alarak ilgili idareye başvuruda bulunmuş olsa ya da engelli kimlik kartını idareye ibraz etmiş olsaydı (gayrimenkul sermaye iradı elde etmiş bile olsa bile); ilgilinin engellilik nedeniyle indirimli bina vergisi oranı (sıfır) uygulamasından faydalanabileceği değerlendirilmiştir. Nitekim,
213 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde; “vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya,
ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esas olduğu” hükmü yer almakta olup, bu hüküm uyarınca da, …’nın söz konusu dönemde engellilik durumu mevcut olduğu hususunun dikkate alınarak, ilgiliye engellilik nedeniyle indirimli bina vergisi oranı uygulaması yapılması gerektiği değerlendirilmiştir.
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
27. Öte yandan İdarece, ilgili dönemde engellilik nedeniyle idarelerine bir başvuru yapılmadığı, bu nedenle ilgili hakkında muafiyetten yararlanılması kapsamında herhangi bir işlem yapılamayacağı belirtilmiş ise de; engellikle durumuna ilişkin belgenin ilgili belediyelere belli bir sürede verilmesi gerektiği ya da indirimli (sıfır) bina vergisi oranı uygulamasından geriye dönük yararlanılamayacağı hususlarında ilgili mevzuatta herhangi bir düzenleme mevcut değildir. Bu nedenle, mükelleflerin söz konusu uygulamadan geçmişe dönük olarak (düzeltme zamanaşımı süresi içinde) yararlanmalarına engel bir durum bulunmamaktadır. Nitekim 3.1 no.lu paragrafta belirtilen Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından
Kurumumuza verilen cevabı yazı da bu tespitimizi doğrulanmaktadır.
28. Vergi Usul Kanununun 116 ncı maddesinde; vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak tanımlanmıştır. Yine aynı Kanunun 117 nci maddesinde, vergi nispet ve tarifelerinin yanlış uygulanması, vergi miktarında hata olarak nitelendirmiştir. 200 m²’yi geçmeyen tek meskene sahip olan ve hiçbir geliri bulunmayan kişilere, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca indirimli (sıfır) bina vergisi oranı uygulanması gerekirken, bu kişilere hiçbir indirim yapılmadan Emlak Vergisi Kanunu uyarınca belirlen vergi oranının uygulanması suretiyle İdarece hesap hatasına (vergi miktarında hataya)
sebebiyet verilmiş olunacaktır. Hesap hatası söz konusu olduğunda ne tür bir işlem yapılacağına ilişkin hususlara bahsi geçen Kanunun 120 nci maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu maddede; hataların düzeltme fişine dayanılarak düzeltilebileceği, hatanın mükellef aleyhine yapılmış olması halinde fazla verginin aynı fişe dayanılarak terkin ve tahsil olunmuş ise reddedileceği, bu durumun mükellefe tebliğ edileceği, mükellefin ise tebliğ tarihinden itibaren parasını geri almak için bir yıl içinde müracaat etmemesi durumunda hakkının sakıt olacağı belirtilmiştir.
29. Vergi Usul Kanununun 126 ncı maddesinde ise, bu Kanunun 114 üncü maddesindeki 5 yıllık tarh ve tahakkuk zamanaşımına atıfta bulunularak, bu zamanaşımı süresi dolduktan sonra vergi hatalarının düzeltilemeyeceği kesin bir ifadeyle belirtmiştir. Bu mevzuat hükümleri bağlamında, şikayetçinin (annesinin engellilik durumu nedeniyle) geçmiş dönemlere yönelik emlak vergisi iptal talebini 2019 yılında yaptığı nazara alındığında, yasal mirasçı sıfatıyla şikâyetçiden 2017-2019 dönemlerine ilişkin olarak talep edilen bina vergilerinin terkin edilmesinin mümkün olduğu sonucuna varılmıştır.
30. Diğer taraftan, 213 sayılı Kanunun 372 nci maddesinde; ölüm halinde vergi cezası düşeceğinin hüküm altına alınmıştır. Başvuru kapsamında, İdareden Kurumumuzca bilgi ve belge talep edildikten sonra, ilgili belediye tarafından, şikâyetçinin annesi hakkında uygulanan ve mirasçı sıfatıyla şikayetçiden talep edilen vergi ziyaı cezasının (1.034,00-TL) terkin edildiği anlaşılmıştır. Şikayetçinin vergi ziyaı cezasının kaldırılması talebinin ilgili idare tarafından “Dostane Çözüme” kavuşturulduğun anlaşılması karşısında; şikayetçinin bahsi geçen cezanın terkin edilmesi talebi kapsamda ilgili idarece yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
31. Yukarıdaki paragraflarda yapılan tespitler ve izahlar dikkate alındığında; ilgili İdarenin, şikâyetçinin başvuruya konu (Bina vergisi, Taş. Kül. Var. K. Payı tahakkuklarının kaldırılması) talebini reddederek, hukuka ve hakkaniyete aykırı işlem tesis ettiği ve şikâyetçinin konuyla ilgili olarak mağduriyet yaşamasına sebebiyet verdiği tespit edilmiştir. İdarenin yapmış olduğu bu işlemin, Anayasanın 2 nci maddesinde belirtilen “Hukuk
Devleti İlkesi”ne, yine Anayasanın 35 inci maddesinde yer verilen “Mülkiyet Hakkı”na ilişkin
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
düzenlemeye ve İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerinin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek
1 No.Iu Protokolün 1 inci maddesindeki “Mülkiyet Hakkı”na ilişkin düzenlemeye aykırı olduğu
sonucuna varılmıştır.
32. Şikâyetçinin iddiaları, İdarenin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri ile tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; şikayetçinin vefat eden annesi …’nın, başvuruya konu dönemlere ilişkin olarak engellilik nedeniyle indirimli (sıfır) bina vergisi oranı uygulamasından faydalanma için gerekli olan şartları taşıdığı sonucuna varıldığından, adı geçen kişi adına Bina Vergileri ve Taş. Kül. Var. K. Payı tahakkuk ettirilmesi ve bu tahakkuktan kaynaklanan borçların yasal mirasçı sıfatıyla şikayetçiden talep edilmesi işlemlerinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
33. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir.
Şikayetçinin dilekçesine Başakşehir Belediye Başkanlığı tarafından verilen cevaplarda, şikayetçiye hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili İdarelerin “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir. İdarenin söz konusu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
34. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İstanbul Vergi Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE;
Şikayetçinin vefat edan annesi adına 2017,2018 ve 2019 yıllarına ilişkin olarak tahakkuk ettirilen ve yasal mirasçı sıfatıyla şikayetçiden talep edilen Bina Vergileri ve Taş. Kül. Var. K.
Paylarının, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun hükümleri doğrultusunda terkin edilmesiyle ilgili olarak, gerekli iş ve işlemleri makul sürede yapması hususunda BAŞAKŞEHİR
BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
BAŞAKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın, ŞİKAYETÇİYE ve BAŞAKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.