TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/3922-S.20.6277

BAŞVURU NO : 2019/15945

KARAR TARİHİ : 13/03/2020

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : 1. Türkiye Noterler Birliği Başkanlığı 2. Çankırı Karatekin Üniversitesi Rektörlüğü

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın vekalet kısıtlılığı nedeniyle yaşadığı mağduriyetin giderilmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 16/09/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza başvuruda bulunan başvuran Trabzon E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümözlü olarak bulunduğunu, Amasya Sulh Ceza Hakimliği tarafından malvarlığına el konulduğunu, ayrıca vekaletname kısıtlaması getirildiğini, Amasya Ağır Ceza Mahkemesince malvarlığı üzerindeki kısıtlamaların kaldırılmasına rağmen hala malvarlığı üzerinde tasarruf yapamadığını, avukat vekaleti dışında hiçbir vekalet veremediğini, 2019 yılı YKS’de başarılı olduğunu, Çankırı Karatekin Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve

Rehabilitasyon bölümüne yerleştiğini, kayıt yaptırabilmek için eşine vekalet vermek istediğini ancak vekalet kısıtlamasından dolayı Trabzon’daki noterlerin vekalet işini yapmadığını, bu nedenle kayıt tarihleri içerisinde kayıt yaptıramadığını ve eğitim hakkının engellendiğini belirterek, mağduriyetinin giderilmesini talep etmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Türkiye Noterler Birliği’nden 16/10/2019 tarih, … sayılı ve 09/12/2019 tarih, … sayılı yazılarımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, söz konusu idarenin 10/12/2019 tarihli cevabi yazısında; 2.1. “Birliğimiz 2016/110 sayılı genel yazısına konu Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel

Müdürlüğünün 18.08.2016 tarihli 12529 sayılı yazı ile; “FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yönelik ülkemiz genelinde yürütülen soruşturmalar kapsamında; ülkemizin içinde bulunduğu olağanüstü şartlar göz önüne alındığında, milli güvenlik, kamu düzeni ve kamu güvenliğinin tesisi ile suç işlenmesinin önlenmesi, yürütülen soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin akamete uğramaması bakımından FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yönelik yürütülen soruşturmalarda verilen ve Birliğinize ve noterliklere gönderilen tedbir kararlarında ismi geçen kişilerin, davada temsil için feragat, kabul, sulh ile ahzu kabz yetkisi içermeyecek şekilde vekaletname verilmesi dışındaki söz konusu tedbir kararlarına konu hususlarla ilgili olarak vekaletname düzenlenmesine ilişkin başvuruları hakkında, adli makamlarca aksi kararlaştırılmadıkça esas itibarıyla olağanüstü hal süresince Birliğiniz sakıncalı liste programına şerh düşülmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir” denilmektedir.

2.2. Birliğimiz 2016/120 sayılı Genel yazısına konu; Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel

Müdürlüğünün 06.09.2016 tarih 13368 sayılı yazısı ile; “671 sayılı KHK düzenlemesi de nazara alındığında, bahse konu tedbirlerin amacının esas olarak suçlardan elde edilen malvarlığı değerlerinin el değiştirmesinin önlenmesine yönelik olduğu, ilgili kişilerin ve ailelerinin malvarlığı değerlerinin el değiştirmesi sonucunu doğurmayacak ve rutin ihtiyaçlarım makul seviyede karşılamaya yönelik (abonelik işlemlerinin iptali, vergi yapılandırılması talepleri, son aldıkları maaşları tutarı kadar paranın aylık harcamalar için kullanılmak üzere o ay içerisinde çekilmesi vb.) işlemlerinin yapılması için verilecek vekâletname ve bunun gibi noterlik işlemlerinin icrasına herhangi bir engel bulunmadığı” belirtilmektedir.

2.3. Adalet Bakanlığınca Birliğimize gönderilen ve yukarıda bahsi geçen yazılar doğrultusunda; Birliğimize intikal eden Cumhuriyet Başsavcılıkları ve mahkeme kararlarında adı geçen, gerçek, tüzel ve yabancı uyruklu kişilerin merkezi sakıncalı liste programına girişleri yapılmakta olup ayrıca, hakkında tedbir kararı verilenlere ilişkin, Birliğimize intikal eden Cumhuriyet Başsavcılıkları ve Mahkeme kararları da Birliğimize ait portalde yayınlanmaktadır.

2.4. İlgi (b) yazı ile sakıncalı liste programı incelenerek … isimli şahsın listeye ne zaman kaydedildiği, kaydının devam edip etmediği, silindi ise hangi tarihte silindiği hususları hakkında bilgi ile sakıncalı listeye kayda ve varsa sakıncalı listeden silinmeye ilişkin savcılık mahkeme kararları ve sair ilgili yazışmaların bir örneğinin ivedi gönderilmesi talep edilen

Hukuk İşleri Müdürlüğü ilgi (c) yazısı ile; 2.5. “… (T.C: …) isimli şahıs hakkında Amasya Sulh Ceza Hakimliğinin ilgi (d) ve (e)

kararları uyarınca 21/08/2016 tarihinde Sakıncalı Listesine bilgi girişi yapılmış ve adı geçen şahsın daha önce Birliğimize yapmış olduğu başvurulara istinaden “kaldırma kararının ilgili mahkeme tarafından gönderilmesi gerektiği” hususunda kendisine bilgi verilmiştir.

2.6. Son olarak ilgi (b) sayılı başvuruya da ilgili mahkeme tarafından kaldırma kararının

Birliğimize gönderilmesi gerektiği şeklinde cevap verilmiş olup; ekte sunulan ilgi (c) yazımız ile adı geçen şahıs tarafından iddia olunduğu üzere Amasya Ağır Ceza Mahkemesinden …

hakkında verilen tedbir kararlarının kaldırılıp kaldırılmadığı sorulmuştur. Amasya Ağır Ceza

Mahkemesi tarafından bugüne kadar yazımıza herhangi bir cevap verilmediği kayıtlarımızın tetkiki neticesinde anlaşılmıştır.

2.7. Yanı sıra daha önce herhangi bir mahkemeden yahut savcılıktan adı geçen şahıs hakkında verilen ilgi (d) ve (e) kararların kısmen ya da tamamen kaldırıldığına dair herhangi bir yazı/karar gelmemiştir. Açıklanan nedenlerle …’ın Sakıncalı Liste kaydı devam etmektedir.

2.8. Bunun haricinde, … isimli şahsın durumu Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumuna bildirmesi üzerine adı geçen kurum tarafından Birliğimize yazı yazılarak …’ın tasarruf ve vekaletle ilgili bir tahdidinin bulunup bulunmadığı, bu kapsamda mahkemece Birliğimize gönderilen bir yazı olup olmadığı ve tahdidin bulunması durumunda buna ilişkin gerekçeler sorulmuş olup; adı geçen kuruma ilgi (f) yazımız ile bilgi verilmiştir.” denilmektedir.

2.9. Birliğimizin konuya ilişkin görev sorumluluğunun Cumhuriyet başsavcılıkları ve mahkemelerden gelen bilgilerin sakıncalı liste programına girişlerinin yapılmasından ibaret olduğu, 2.10.Noterlik işlemi esnasında işlem ilgilisinin sakıncalı listede yer aldığı uyarısının bulunması halinde, sakıncalı bilgisine dayanak kararın içeriği ile 2016/110 ve 2016/120 sayılı genel yazılarımız da dikkate alınarak işlemin yapılıp yapılmamasının ilgili noterce değerlendirildiği, düşünülmektedir.”

Bilgisi edinilmiştir.

3. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Çankırı Karatekin Üniversitesi

Rektörlüğü’nden 16/10/2019 tarih ve … sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı’nın 18/10/2019 tarihli cevabi yazısında; 3.1. “… T.C. Kimlik numaralı …, 2019-YKS sonucu ile Üniversitemiz Sağlık Bilimleri

Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon bölümüne kayıt hakkı kazanmış olup, kesin kaydını yaptırmamıştır.

3.2. İlgilinin, 2019-YKS veri paylaşımı sonucunda lise mezuniyet bilgisine erişilemediğinden elektronik kayıt hakkı bulunmamaktadır.

3.3. İlgilinin 2019 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) Yükseköğretim Programları ve

Kontenjanları Kılavuzu’nun 4/2-a maddesi gereğince (Adayların bizzat başvurmaları (elektronik kayıt hariç) gerekmektedir. Posta ile kayıt yapılmaz.) bizzat müracaat ile kayıt yaptırması gerekmekteydi.

3.4. 2019-YKS ile yerleşen öğrencilerin kayıtları 19-23 Ağustos 2019 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. İlgili tarihlerde kayıt yaptıramayan öğrencilerden, Yükseköğretim Kurulu

Başkanlığı’nın 11.10.2019 tarih ve … sayılı yazısına istinaden, (kayıt tarihlerinde kayıt yaptıramayan adayların kayıt tarihinin bitişinden itibaren 3 hafta içinde başvurması durumunda adayın mazeretinin ilgili yükseköğretim kurumu tarafından değerlendirilmesine ve mazereti kabul edilenlerin kaydının yapılmasına, 3 üncü haftanın son günü mesai bitiminden sonra başvuru yapanların başvurularının değerlendirilmeyerek kayıtlarının yapılmamasına) kayıt tarihlerinin bitiminden 3 hafta içerisinde başvuru yapan ve mazereti kabul edilen öğrencilerin kayıtları yapılmıştır. İlgili yazı gereğince, başvuru süreleri geçtiğinden ilgilinin kaydı yapılmayacaktır.”

Bilgisi edinilmiştir.

4. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Yükseköğretim Kurulu

Başkanlığından 21/01/2020 tarih ve … sayılı yazımız ile görüş talep edilmiş olup, EğitimÖğretim Dairesi Başkanlığı’nın 28/01/2020 tarihli cevabi yazısında; 4.1. “2019 YKS kayıt sürelerine ilişkin olarak; 2018 YKS Yükseköğretim Programları ve

Kontenjanları Kılavuzunda belirtilen (ek yerleştirme dahil) kayıt tarihleri arasında çeşitli sebeplerle kayıt yaptıramayanların başvuruları ile ilgili yapılacak işlemler 10/10/2018 tarihli

Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında incelenmiş ve ilgili yılın YKS kılavuzlarında kayıt tarihinin bitiş yayımlanan kayıt tarihlerinde kayıt yaptıramayan adayların tarihinden itibaren adayın mazeretinin ilgili 3 hafta içinde başvurması durumunda yükseköğretim kurumu tarafından değerlendirilmesine ve mazereti kabul edilenlerin kaydının yapılmasına, 3 üncü haftanın son günü mesai bitiminden sonra başvuru yapanların başvurularının değerlendirilmeyerek kayıtlarının yapılmamasına karar verilmiş olup söz konusu karar ilgi (a)

yazımız ile üniversite rektörlüklerine duyurulmuştur.

4.2.Söz konusu karar kapsamında geçerli süre içerisinde Kurulumuza yapılan başvurular değerlendirmeye alınarak ilgili yükseköğretim kurumlarına iletilmiş olup …’ın kurulumuz kayıtlarında herhangi bir başvurusuna rastlanmamıştır.”

Bilgisi edinilmiştir.

5. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri

Genel Müdürlüğü’nden 21/01/2020 tarih ve … sayılı yazımız ile görüş talep edilmiş olup, söz konusu idarenin 13/02/2020 tarihli cevabi yazısında; 5.1. “Kayıtlarımızın incelenmesinden; Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 22.02.2019 tarihli ve … sayılı yazısı ekinde alınan …’ın 21.02.2019 tarihli dilekçesi ile Bankacılık, fatura ve araç satışı işlemleri için eşine vekalet vermek istediğini ancak Bakanlığımızın Türkiye Noterler

Birliğine gönderdiği yazıda OHAL süresince hakkında tedbir kararı olan kişinin davada temsili dışındaki tedbir kararına konu hususlarla ilgili adli makamlarca aksi kararlaştırılmadığı sürece işlem yapılmaması şeklindeki yazıya istinaden noterliklerde işlem yaptırılamadığını, OHAL’in son bulduğunu ve Amasya Ağır Ceza Mahkemesi tarafından da mal varlığı üzerindeki tedbirin kaldırıldığını belirterek, OHAL süresince Bakanlığımızın talimatı gereğince yapılan vekalet kısıtlamasının sona erdiği hususunda ilgili kurumlar ile

Türkiye Noterler Birliğinin bilgilendirilerek, mağduriyetinin giderilmesi talebinde bulunması üzerine söz konusu yazı ilgi tutulmak suretiyle (bir örneği ekte gönderilen) 03.04.2019 tarih ve … sayılı yazımız ile Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığına cevap verildiği, aynı tarihli ve

10785 sayılı yazımız ile de konunun incelenerek sonucundan ilgilisine cevap verilmek üzere

Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının yazısı ve eklerinin Türkiye Noterler Birliğine gönderildiği, Türkiye Noterler Birliğinin 10.04.2019 tarihli ve … sayılı cevabi yazısı ve ekinden, başvuru sahibi …’a konuyla ilgili bilgi verildiğine dair yazışma yapıldığı anlaşılmıştır.

5.2. Yine benzer mahiyetteki talepler hakkında Türkiye Noterler Birliği tarafından Noterlik

Portalında oluşturulan “Sakıncalı Bilgi Girişi Programı”na 15.07.2016 tarihinde Ülkemizde meydana gelen darbe girişimi sonrası, ülke genelinde Cumhuriyet başsavcılıkları ve mahkemeler ile savcılık talimatıyla emniyet birimleri tarafından gönderilen el koyma ve tedbir kararları ile şüpheli şahısların noterliklerde işlem yapmalarının engellenmesi yönündeki başvuruların Birliklerine gönderilmesi sebebiyle 15.08.2016 tarihli ve Hukuk İşleri

Müdürlüğü-1601 sayılı yazı ile görüş talebinde bulunmaları üzerine Genel Müdürlüğümüzce

18.08.2016 tarihli ve … sayılı yazımız ve 06.09.2016 tarihli … sayılı yazımız ile ilgi

yazınızda da belirtilen “ilgili kişilerin ve ailelerinin mal varlığı değerlerinin el değiştirmesi sonucunu doğurmayacak ve rutin ihtiyaçlarını makul seviyede karşılamaya yönelik işlemlerin yapılması için verilecek vekaletname ve bunun gibi noterlik işlemlerinin icrasına herhangi bir engel bulunmadığı” mahiyetinde cevaplar verildiği, yine aynı konudaki yasal düzenlemeler ve güncel gelişmeler (OHAL süreci) dikkate alınarak Türkiye Noterler Birliği’nden gelen görüş talepleri üzerine Birlik Başkanlığı ile 09/11/2018 tarihli ve … sayılı ve yine 13.05.2019 tarihli

… sayılı yazışmaların yapıldığı anlaşılmıştır.

5.3. Başvurucunun dilekçesinde belirttiği hususlarla ilgili olarak Genel Müdürlüğümüzce yapılacak işlem bulunmadığı, sadece söz konusu tedbir kararlarına ilişkin taleplerin ilgili kişiler tarafından doğrudan ya da Başsavcılıklar marifetiyle Bakanlığımıza gönderilmesi halinde bu taleplerin Türkiye Noterler Birliğine iletildiği, onun dışında adı geçen Birlik tarafından kurulan “Sakıncalı Bilgi Girişi Programı”na Bakanlığımızca müdahale imkanı bulunmadığı”

Bilgisi edinilmiştir.

6. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Trabzon E Tipi Kapalı Ceza İnfaz

Kurumu Müdürlüğü’nden 30/01/2020 tarih ve … sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, söz konusu idarenin 10/02/2020 tarihli cevabi yazısında; 6.1. “Başvuranın 2019 Ağustos ve Eylül ayları içerisinde Çankırı Karatekin Üniversitesine veya YÖK’e Kurumumuz aracılığıyla veya posta yoluyla herhangi bir dilekçe göndermediği tespit edilmiştir.

6.2. Kurumumuzda bulunan hükümlü/tutuklular vekalet vermek istediklerinde, vekalet almak isteyen kişinin herhangi bir notere giderek gerekli evrakları düzenlettikleri ve sonrasında noterden yetkili bir görevlinin Kurumumuza gelmek suretiyle tutuklunun imzasını alarak vekalet işlemlerini tamamlamaktadırlar.

6.3.Hükümözlünün kurumumuzda bulunduğu süre içerisinde ziyaretine herhangi bir noterin gelmediği tespit edilmiştir.

6.4. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun ‘Öğretimden

Yararlanma’ başlıklı 76. maddenin ilk fıkrasında ‘Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlülerin örgün ve yaygın, kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin yaygın öğretimden yararlanmaları sağlanır.’ Denmektedir. İlgili tutuklu …

Kapalı Ceza İnfaz Kurumumuzda olup, örgün bir bölüm kazanmıştır. Ekte sunduğumuz

ÖSYM yerleştirme sonucu kendisine teslim edilmiştir. Bu vesile ile kazanmış olduğu bölümü öğrenmiştir. İlgili yerleştirme sonuç belgesinin kayıt adresi bölümünde “Üniversitemize kayıtlar 19-21 Ağustos 2019 tarihleri arasında https://giris.turkiye.gov.tr adresinden yapılacaktır. Ayrıntılı bilgiye http://oidb.karatekin.edu.tr adresinden ulaşabilirsiniz.” İbaresi yer almaktadır. Kayıt yapabilmek adına gerekli olan E-Devlet şifresi ile ilgili Kurum

Müdürlüğümüze herhangi bir dilekçe yazmamıştır. Kurum Müdürlüğümüze E-Devlet şifresi ibraz edilmemiş ve kayıt için online işlem başvurusu yapılamamıştır. Bu duruma istinaden hükümlü ise vasisi, tutukluluk durumunda vekalet yoluyla üniversiteye şahsi olarak başvurabileceği kurumumuz eğitim birimi aracılığı ile kendisine söylenmiştir.

6.5. Yine ekte sunulan Çankırı Karatekin Üniversitesi 06/08/2019 tarihli YKS ile

Üniversitemize yerleşen adayların kayıt işlemleri başlıklı duyuruda “Üniversite E-Kayıt” yöntemiyle kayıt yapamayan adaylar kayıtlarını 19-23 Ağustos 2019 tarihleri arasında aşağıda belirtilen takvim dahilinde belirtilen adreslere şahsen başvurarak yaptırabilirler’ denmektedir.”

Bilgisi edinilmiştir.

7. Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü tarafından ek olan sunulan dilekçede, başvuranın Ceza

İnfaz Kurumu Müdürlüğü’ne hitaben yazdığı 25/07/2019 tarihli dilekçede, üniversite tercih listesinin ek olarak sunduğu sıraya uyularak yapılmasına dair talepte bulunduğu görülmüştür.

8. Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü tarafından ek olan sunulan başvurana ait 2019-YKS

Yerleştirme Sonuçları belgesinin kayıt adresi bölümünde “Üniversitemize kayıtlar 19-21

Ağustos 2019 tarihleri arasında https://giris.turkiye.gov.tr adresinden yapılacaktır. Ayrıntılı bilgiye http://oidb.karatekin.edu.tr adresinden ulaşabilirsiniz.” ibaresi yer aldığı görülmüştür.

III. İLGİLİ MEVZUAT

9. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”; 9.1.Anayasanın “Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi” başlıklı 42. maddesinde; “Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.

Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir.

(…)”; 9.2. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74.

maddesinin 3. ve 4. fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu

Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 10. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 26. maddesinde, “1. Herkes eğitim hakkına sahiptir. Eğitim, en azından ilk ve temel eğitim aşamasında parasızdır. İlköğretim zorunludur.

Teknik ve mesleksel eğitim herkese açıktır. Yüksek öğretim, yeteneklerine göre herkese tam bir eşitlikle açık olmalıdır.”;

11. BM Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Anlaşması’nın ‘Eğitim Hakkı’ başlıklı 13.

Maddesinin ilgili hükümlerinde; “1. Bu Sözleşmeye Taraf Devletler, herkese eğitim hakkı tanır. Sözleşmeci Devletler, eğitimin insan kişiliğinin ve onurunun tam olarak gelişmesine ve insan haklarına ve temel özgürlüklere saygıyı güçlendirmesine yönelik olarak verilmesi konusunda birleşirler.

(…)

2. (…) c) Yüksek öğrenim, özellikle başlangıçta verilecek ücretsiz geliştirme eğitimi gibi her türlü uygun vasıtalarla, yetenek ölçüsüne göre herkesin eşit olarak yararlanmasına açık duruma getirilir.

(…)” 12. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine Ek 1 No. lu Protokolün (20.03.1952, Paris) 2.

maddesinde eğitim hakkı; “hiç kimse eğitim hakkından yoksun bırakılamaz. Devlet, eğitim ve öğretim alanında yükleneceği görevlerinin yerine getirilmesinde, anne ve babaların çocuklarına, kendi dini ve felsefi inançlarına uygun olan bir eğitim ve öğretim verilmesini isteme haklarına saygı gösterir”; 13. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesinde, “(1) Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.

(2) Ancak; a) (Mülga: 2/7/2018 – KHK/703/110 md.)

b) Yasama yetkisinin kullanılmasına ilişkin işlemler, c) Yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin kararlar, ç) Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırf askerî nitelikteki faaliyetleri, Kurumun görev alanı dışındadır.” ; 14. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunu’nun

“Öğretimden yararlanma” başlıklı 76. maddesinde; “(1) Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlülerin örgün ve yaygın, kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin yaygın öğretimden yararlanmaları sağlanır.”; 15. 12/04/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun “Zararların tazmini amacıyla tedbir konulması” başlıklı 20A maddesinde; “(Ek: 15/8/2016-KHK-671/31 md.; Aynen kabul: 9/11/2016-6757/27 md.)

Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci

Bölümünde tanımlanan suçlar ve bu Kanun kapsamına giren suçlar nedeniyle gerçek veya tüzel kişiler ile kamu kurum ve kuruluşlarının uğradığı zararların tazmini amacıyla, soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının talebi üzerine sulh ceza hâkimi, kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından, şüpheli veya sanıklara ait taşınmazların veya kara, deniz ya da hava ulaşım araçlarının devir ve temlikini veya bunlarla ilgili hak tesisini önlemek ya da tasarruf yetkisini kısıtlamak için şerh düşülmesine ve bu kişilerin yardımlaşma kurum ve sandıklarından olan alacaklarına tedbir konulmasına karar verilebilir. Taşınmazlarla ilgili karar tapu kütüğüne; kara, deniz ve hava ulaşım araçlarıyla ilgili karar ise bu araçların kayıtlı bulunduğu sicile şerh verilmek suretiyle icra olunur. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmesi halinde veya şerhin konulduğu tarihten itibaren iki yıl içinde, şerhin devamı yönünde hukuk mahkemesinden verilmiş ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir kararı ibraz edilmediği takdirde şerh kendiliğinden terkin edilir.

(…)”; 16. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin R (89) 12 sayılı “Ceza İnfaz Kurumlarındaki

Eğitim” konulu tavsiye kararında; “1. Bütün hükümlü ve tutukluların, meslekî eğitim, yaratıcı ve kültürel faaliyetler, bedensel eğitim, spor, sosyal eğitim ve kütüphane tesislerini ihtiva edecek şekilde tasarlanmış bir eğitime sahip olması sağlanacaktır.

2. Hükümlü ve tutuklulara verilecek eğitimin, dış dünyada aynı yaş gruplarına sağlanan eğitimle aynı olması sağlanacak ve öğrenme fırsatlarının alanı olabildiğince geniş tutulacaktır.

(…)

5. Hükümlü ve tutukluların, eğitimin bütün yönlerine aktif olarak katılmasını teşvik etmek için her türlü çaba gösterilecektir.

(…)

13. Mümkün olan her durumda hükümlülerin ceza infaz kurumları dışında eğitime katılmasına izin verilmelidir.

(…)” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

17. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 18. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazıyla ulaşılmak istenen temel amaç, Kanunun 3.

maddesinde, “…öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak…” olarak ifade edilmiştir. Bu düzenleme doğrultusunda Kanun koyucu, bir taraftan suçun karşılığı olan cezanın uygulanmasıyla benzer fiilleri engellemeyi hedeflemekte; diğer taraftan ise, hükümlüyü topluma kazandırarak sosyal barışı tesis etmeye çabalamaktadır. Dolayısıyla infazın özellikle hapis cezasının infazının amacı, sadece belli bir yerde çekilmesi gereken cezanın sürekliliği için hükümlünün infaz kurumunda muhafaza edilmesi değildir. Hükümlü, cezanın infazından sonra yeniden topluma döneceğinden, infaz sırasında hükümlünün yeniden toplumun bir üyesi olmasını sağlamak ve suç işlenmesini önlemek amacıyla iyileştirilmesi gerekliliği ön plana çıkmıştır.

19. Anayasa’nın 42. maddesi devlete ceza infaz kurumlarında mahkûmlara eğitim öğrenim imkânı sağlanması yönünde pozitif bir yükümlülük yüklememiştir. Bununla birlikte 5275 sayılı Kanun’da, İnfaz Tüzüğü’nde ve Adalet Bakanlığı Genelgelerinde mahkûmlar için eğitsel, kültürel ve sosyal faaliyetlerin önemi vurgulanarak bu tür faaliyetlerin mahkûmların topluma kazandırılmasındaki önemi ortaya konulmuş ve yasal olarak devlet, mahkûmlara ceza infaz kurumunun imkânları çerçevesinde eğitim ve öğrenim sağlama yükümlülüğü altına girmiştir. Uluslararası belgelerde de aynı husus dile getirilmiş, tutuklu ve mahkûmların eğitim faaliyetlerine katılmalarının sağlanması gerektiği vurgulanmıştır. (16. prgrf)

20. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi birçok kararında “hukuka uygun bir şekilde tutuklu bulundurulan kimselerin, özgürlük hakkı dışında Sözleşme ile güvence altına alınmış olan bütün temel hak ve özgürlüklerinden faydalanmaya devam ettiklerini” vurgulamıştır. (Velev v.

Bulgaristan, B. No: 16032/07, § 30; Hirst v. Birleşik Krallık (No. 2), B. No. 74025/01, § 69; Arslan/Bingöl v. Türkiye, Başvuru No. 47121/06, 13988/07 ve 34750/07, § 55 ) Bununla birlikte cezaevinde tutulmanın kaçınılmaz sonucu olarak suçun önlenmesi ve disiplinin sağlanması gibi cezaevinde güvenliğin sağlanmasına yönelik kabul edilebilir makul gerekliliklerin olması durumunda bu haklar sınırlanabilir. Ancak bu durumda dahi mahkûmların haklarına yönelik yapılacak sınırlandırmalar temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılmasına ilişkin olarak Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen kanunla, meşru bir amaçla ve demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olarak ölçülü olma şartlarını taşımalıdır. (AYM, B. No: 2013/583, §65)

21. Eğitim, sınırlı kaynaklar da gözetildiğinde karmaşık ve masraflı bir faaliyettir. Devlet, eğitime erişimi nasıl düzenleyeceğine karar vermek için eğitim ihtiyaçları ile bunları karşılayacak sınırlı imkânlar arasında denge kurmak zorundadır. Ancak, diğer kamu hizmetlerinden farklı olarak eğitim, Anayasa ve Sözleşme uyarınca doğrudan güvence altına alınmış bir haktır. Ayrıca, eğitim çok özel bir kamu hizmeti olarak sadece doğrudan faydaları olan bir hizmet değil geniş sosyal fonksiyonları da olan bir hizmettir. Demokratik bir toplumda insan haklarının sağlamlaşması ve devamı için eğitim hakkının vazgeçilmez ve temel bir katkısı olduğu da aşikârdır. (AYM, B. No: 2013/583, §66; Ayrıca Bkz., Velev v.

Bulgaristan, B. No:16032/07, § 32; Arslan/Bingöl v. Türkiye, Başvuru

No. 47121/06, 13988/07 ve 34750/07, § 57)

22. Anayasa’nın 42. maddesinde yer alan eğitim ve öğrenim hakkı, kamu otoritelerine bireyin eğitim ve öğrenim almasını engellememe negatif ödevini yüklemekle birlikte

Anayasa’da öngörülen ilköğretim dışında devletin tüm bireylere eğitim ve öğrenim sağlaması

şeklinde pozitif bir ödev de yüklememektedir. (AYM, B. No: 2012/782, § 36; AYM, B. No:

2013/583, §68) Bununla birlikte kamu otoriteleri, katılma imkânı sağlanan eğitim ve öğretime herkesin etkin bir şekilde katılabilmesini sağlamakla yükümlüdür. Başka bir ifade ile eğitim ve öğrenim hakkı belli bir zamanda mevcut olan eğitim kurumlarına

erişimin sağlanmasını güvence altına almaktadır. (Ponomaryovi v. Bulgaristan, B. No:

5335/05, § 49; Belçikada eğitime ilişkin dil rejiminin bazı yönleri hakkında dava (Belgian linguistic case), 30‑31, §3-4; Arslan/Bingöl v. Türkiye, Başvuru

No. 47121/06, 13988/07 ve 34750/07, § 51; AYM, B. No: 2013/583, §66)

23. Ceza infaz kurumlarının işlevi ve amacı kapsamında mahkûmların hakları ceza infaz kurumuna girmekle zaten sınırlanmıştır. Eğitim hakkı için de aynı değerlendirme mümkündür. Eğitim hakkı çerçevesinde eğitim ve öğrenim faaliyetlerine katılımın ceza infaz kurumunun imkânları çerçevesinde tanınması halinde bu katılımın cezaevinde tutulmanın kaçınılmaz sonuçları çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir. (AYM, B. No: 2013/583, §73)

24. Başvuruya konu olayda, başvuranın 2016 Eylül ayında gözaltına alındığı, bu tarihten önce malvarlığına tedbir konulduğu, malvarlığı üzerine hiçbir tasarrufta bulunamadığı, ayrıca vekalet kısıtlaması da bulunduğu, 2019 YKS sınavında Çankırı Karatekin

Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon bölümüne yerleştiği ancak vekalet kısıtlaması nedeniyle eşine vekalet veremediğinden okula kayıt yaptıramadığı anlaşılmıştır.

25. Başvuranın Kurumumuza hitaben yazdığı dilekçesinin tarihi 09/09/2019 olup, dilekçe ekinde gönderdiği 2019 YKS Yerleştirme Sonuçları Belgesinde ‘Üniversitemize kayıtlar 19-

21 Ağustos 2019 tarihleri arasında https://giris.turkiye.gov.tr adresinden yapılacaktır. Ayrıntılı

bilgiye http://oidb.karatekin.edu.tr adresinden ulaşabilirsiniz.’ bilgisinin yer aldığı görülmüştür.

26. Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün Kurumumuza hitaben yazdığı 13/02/2020 tarihli ve 2019/38/3999/4969 sayılı cevabi yazıda; 26.1. Başvuran …’ın Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 22.02.2019 tarihli ve … sayılı yazısı ekinde bulunan 21/02/2019 tarihli dilekçesi ile bankacılık, fatura ve araç satışı işlemleri için eşine vekalet vermek istediğini ancak hakkında bulunan tedbir kararı nedeniyle vekalet veremediğine ilişkin talep gönderdiği anlaşılmıştır. (5.1. prgrf)

26.2. Başvuranın Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’ne hitaben yazdığı 21/02/2019 tarihli dilekçeye verilen Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün 03/04/2019 tarih, … sayılı ve ‘Tutuklu

…’ konulu yazıda; 26.2.1. “…bahse konu tedbirlerin amacının esas olarak suçlardan elde edilen malvarlığı değerlerinin el değiştirmesinin önlenmesine yönelik olduğu, ilgili kişilerin ve ailelerinin malvarlığı değerlerinin el değiştirmesi sonucunu doğurmayacak ve rutin ihtiyaçlarım makul seviyede karşılamaya yönelik (abonelik işlemlerinin iptali, vergi yapılandırılması talepleri, son aldıkları maaşları tutarı kadar paranın aylık harcamalar için kullanılmak üzere o ay içerisinde çekilmesi vb.) işlemlerinin yapılması için verilecek vekâletname ve bunun gibi noterlik işlemlerinin icrasına herhangi bir engel bulunmadığı” ve 26.2.2. “Hakkındaki tedbir kararının kaldırıldığı bildirilmiş olduğundan adı geçene ait dilekçenin bir örneği ilgisi nedeniyle Türkiye Noterler Birliğine gönderilmiştir” bilgisine yer verildiği görülmüştür.

27. Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü tarafından, benzer taleplerin olması ve TNB tarafından görüş talebi nedeniyle, “ilgili kişilerin ve ailelerinin malvarlığı değerlerinin el değiştirmesi sonucunu doğurmayacak ve rutin ihtiyaçlarını makul seviyede karşılamaya yönelik işlemlerin yapılması için verilecek vekâletname ve bunun gibi noterlik işlemlerinin icrasına herhangi bir engel bulunmadığı” içerikli yazıların defaten Türkiye Noterler Birliği’ne gönderildiği, bu yazılardan tespit edilen ilk tarihin 18.08.2016 tarihli ve … sayılı yazı olduğu anlaşılmıştır.

(5.2. prgrf)

28. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı ve Çankırı Karatekin Üniversitesi Rektörlüğü tarafından Kurumumuza hitaben gönderilen cevabi yazılarda (3.4 ve 4.1 prgrf), ‘YKS kılavuzlarında yayımlanan kayıt tarihlerinde kayıt yaptıramayan adayların kayıt tarihinin bitiş tarihinden itibaren 3 hafta içinde başvurması durumunda adayın mazeretinin ilgili yükseköğretim kurumu tarafından değerlendirilmesi’ gerektiği belirtilmiştir.

29. Trabzon E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’nün Kurumumuza hitaben yazdığı yazıda, başvuranın 2019 Ağustos ve Eylül ayları içerisinde Çankırı Karatekin Üniversitesine veya YÖK’e Kurumları aracılığıyla veya posta yoluyla herhangi bir dilekçe göndermediği, başvuranın ziyaretine herhangi bir noterin gelmediği, YKS Sonuç belgesinde, E-Devlet üzerinden kayıtların yapılacağının belirtilmesine rağmen başvuranın E-Devlet şifresi ile kendilerine bir dilekçe yazmadıklarını ve bu duruma istinaden hükümlü ise vasisi, tutukluluk durumunda vekalet yoluyla üniversiteye şahsi olarak başvurabileceği ilgili Kurum eğitim birimi aracılığı ile başvurana söylendiği belirtilmiştir. (6. prgrf vd.)

30. YÖK’e ya da Çankırı Karatekin Üniversitesine hitaben bir dilekçesi olmasa da, üniversite kayıt tarihinin bitiminden itibaren 3 haftalık mazeret süresi içinde başvuran 09/09/2019 tarihli dilekçesi ile üniversiteye kayıt yönündeki iradesini ortaya koymuştur.

31. Yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere, 31.1. Başvuranın 2019 YKS ile yerleştiği Çankırı Karatekin Üniversitesi Sağlık Bilimleri

Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon bölümüne kayıt yaptıramamasının nedeninin eşine vekalet verememesi olduğu, 31.2. Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün defaten Türkiye Noterler

Birliği’ne hitaben gönderdiği yazılarda, KHK’lar ile getirilen ve daha sonra 6713 sayılı

Kanunda düzenlenen tedbirlerin ‘kişilerin malvarlığı değerlerinin el değiştirmesinin önlenmesine yönelik olduğu’ ve ‘ilgili kişilerin ve ailelerinin malvarlığı değerlerinin el değiştirmesi sonucunu doğurmayacak ve rutin ihtiyaçlarım makul seviyede karşılamaya yönelik ’ işlemlerin yapılabileceğine ilişkin hususların açıkça belirtildiği, 31.3. Başvuranın eşine üniversiteye kayıt yaptırmak için vermek istediği vekaletin ‘malvarlığı değerlerinin el değiştirmesini’ sağlar nitelikte olmadığının düşünüldüğü, 31.4. Türkiye Noterler Birliği Kurumumuza hitaben yazmış olduğu yazıda, başvuran hakkında verilen tedbir kararının kaldırılıp kaldırılmadığı ile ilgili Amasya Ağır Ceza

Mahkemesi’ne 03/10/2019 tarihli yazıları ile sormuş olduklarını belirtmişse de, 31.4.1. Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün 03/04/2019 tarih, … sayılı yazısı ile

“Hakkındaki tedbir kararının kaldırıldığı bildirilmiş olduğundan adı geçene ait dilekçenin bir örneği ilgisi nedeniyle Türkiye Noterler Birliğine gönderilmiştir” bilgisi ile başvuran hakkındaki tedbir kararının kaldırıldığı hususunu Türkiye Noterler Birliği’ne bildiği, bahsi geçen yazının tarihi 03/04/2019 iken, başvuran hakkındaki tedbir kararının kaldırılıp kaldırılmadığı hususu ile ilgili Amasya Ağır Ceza Mahkemesi’ne yazılan yazının tarihinin 03/10/2019 olduğu, 31.4.2. Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün ‘Vekalet kısıtlamaları’ konulu yazılarında, mahkemelerin tedbir kararlarından ari olarak her defasında ‘rutin ihtiyaçları karşılamaya yönelik’ işlemlerin yapılabileceğinin belirtildiği, 31.5. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Ek 1 No.lu Protokol’ün 2. maddesinde yer alan eğitim hakkının, belli bir zamanda mevcut olan eğitim kurumlarına erişimin sağlanmasını güvence altına aldığı, Hususları birlikte değerlendirildiğinde, başvuranın üniversiteye kayıt yaptırabilmek amacıyla eşine vekalet verme yönündeki talebini reddeden Türkiye Noterler Birliği işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu kanaatine varılmıştır.

32. Türkiye Noterler Birliği’nin, Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün görüş yazıları doğrultusunda, tüm noterlere gerekli hatırlatmaları yapması gerektiği değerlendirilmiştir.

33. Başvuranın üniversiteye kayıt yaptıramamasının Türkiye Noterler Birliği’nin işleminden kaynaklandığı, başvuranın özgürlüğünden yoksun olduğu, bu nedenle hak arama hürriyetinin, özgürlüğünden yoksun olmayan kişilere göre kısıtlı olduğu gözetilerek, kayıt yaptıramama mazeretinin değerlendirilmesinin uygun olduğu kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 34. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; hem başvuranın dilekçesi hem de şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından her bir idare tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

35. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda yapılan açıklamalar, anılan mevzuat hükümleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiği takdirde, BAŞVURUNUN KABULÜ ile ; Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün görüş yazıları doğrultusunda, tüm noterlere gerekli hatırlatmaları yapması hususunda TÜRKİYE NOTERLER BİRLİĞİ’NE TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

Başvuranın üniversite kayıt mazeretinin değerlendirilmesi hususunda ÇANKIRI

KARATEKİN ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ’NE TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Türkiye Noterler

Birliği ve Çankırı Üniversitesi Rektörlüğünce bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın Başvurana, Türkiye Noterler Birliği’ne ve Çankırı Üniversitesi

Rektörlüğü’ne ayrıca bilgi için Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’ne, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’na ve Trabzon E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi