|
ÖZET: Bu Sayıştay kararında, il özel idaresi lehine sonuçlanan davalardan tahsil edilen vekalet ücretlerinin dağıtımında 1389 sayılı Kanun ve 657 sayılı Kanun hükümleri dikkate alınmıştır. 1389 sayılı Kanun’un 1. maddesi gereğince, vekalet ücretinin %70’inin maaş ve ücretli avukatlara, %30’unun diğer personele verilmesi öngörülmektedir. Ayrıca, 657 sayılı Kanun’un 146. maddesi uyarınca, vekalet ücretinin yıllık tutarının belirli bir üst sınırı aşamayacağı belirtilmiştir.
Yapılan hesaplamalar sonucunda, 2011 yılı için avukatlara ödenecek vekalet ücretinin üst limiti 7.584,84 TL olarak belirlenmiştir. Ancak, dağıtımda bu üst sınıra uyulmadığı tespit edilmiştir. Kamu zararının sorumluluğu, harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisine yüklenmiş, bu kişilerden tahsil edilmesine karar verilmiştir. Sonuç olarak, vekalet ücretinin dağıtımında mevzuata aykırılık nedeniyle oluşan kamu zararı, sorumlularına ödettirilmesine hükmedilmiştir. |
| Kamu İdaresi Türü | Özel İdareler |
| Yılı | 2011 |
| Dairesi | 1 |
| Karar No | 10201 |
| İlam No | 55 |
| Tutanak Tarihi | 20.12.2012 |
| Kararın Konusu | Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar |
Avukat Veklalet Ücreti
İl özel idaresi lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan vekalet ücretlerinin, kadroya bağlı olarak çalışan avukatlara ve hukuk servisinde fiilen görev yapan memurlara dağıtımı hakkında 2.2.1929 tarihli ve 1389 sayılı Devlet Davalarını İntaç fiden Avukat ve Saireye Verilecek Ücreti Vekâlet Hakkında Kanun hükümleri kıyas yolu ile uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
1389 sayılı “Devlet Davalarına İntaç Eden Avukat Vesaireye Verilecek Ücreti Vekalet Kanununun 1inci maddesinde; Devlet lehine sonuçlanan davalardan dolayı hükme bağlanan ve tahsil olunan vekalet ücretlerinin, % 70’inin maaş ve ücretli avukatlara, % 30’unun da diğer personele verilmesi öngörülmüştür.
657 sayılı Kanunun 570 sayılı KHK’nın 8inci maddesiyle değişik 146ncı maddesinin üçüncü fıkrasında ise; “İl Özel İdareleri ve Belediyeler ile bunlara bağlı birliklerin davalarını sonuçlandıran avukat ve saireye verilecek vekalet ücretine ilişkin sair kanun hükümleri saklıdır. (Değişik cümle: 20/3/1997-KHK-570/8 md.) Şu kadar ki, vekalet ücretinin yıllık tutarı, hukuk müşavirleri ve avukatlar için 10.000, diğerleri için 6.000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katını geçemez. Bu esasa göre yapılacak dağıtım sonunda artan miktar merkezde bir hesapta toplanarak Maliye ve Gümrük Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmeliğe göre diğer avukatlar arasında, yukarıdaki miktarı aşmamak üzere eşit olarak dağıtılır.” denilmektedir.
Yukarıdaki açıklama ve mevzuat hükümleri çerçevesinde avukatlara ve hukuk müşavirlerine ödenecek vekalet ücretinin 2011 yılı için üst limiti (ilk altı ay için: 10.000 x 0,061954 x 6 = 3.717,24, ikinci altı ay için 10.000 x 0,06446 x 6 = 3.867,60 olmak üzere toplam; 3.717,24+3.867,60 = ) 7.584,84.-TL’dir.
Ayrıca, Sayıştay Daireleri ve Temyiz Kurulunun müstakar kararlarında da, vekalet ücretine ilişkin üst sınırın hesabı bu şekilde yapılmaktadır.
Diğer taraftan, Denetçi tarafından bahse konu kamu zararına ilişkin Muhasebe Yetkilisi …’ın sorumlu tutulduğu görülmüştür. Ancak 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 61inci maddesi uyarınca, bu hususta sorumlulukları bulunmamakta olup, söz konusu kamu zararının ödeme emri belgesinde imzası bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisine ödettirilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, idare lehine sonuçlanan davalardan alınan vekalet ücretinin dağıtımında 657 sayılı Kanunun 146 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen üst sınıra uyulmaması sonucunda oluşan ve ayrıntısı aşağıdaki tabloda gösterilen toplam … TL kamu zararının, sorumlularına
müştereken ve müteselsilen,
6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile birlikte ve temyiz yolu açık olmak üzere ödettirilmesine
Üye …’nün “657 sayılı Kanunun 146 ncı maddesindeki ifade lafzı dikkate alındığında yapılan hesabın hatalı olduğu söylenemez. Bu itibarla, ödemenin yasal mevzuata uygunluğuna hükmedilmesi uygun olur.”
Şeklindeki karşı oyuyla ve oyçokluğuyla,