Üniversitesi’nde fakülte sekreterliği ve müdürlük gibi görevlere bir yıldan fazla vekaleten bakıp da atanmayan birini bilmediğini, örneğin açığa alınan Fakülte Sekreteri bu makama bir yıl vekaleten bakıp atandığını, ondan önceki sekreter de bir yıl bakıp atandığını,
1.5) Kendisinin ve tüm akademik ve idari personelin atanmasını istediklerini ve beklediklerini,
Dekan ve yardımcılarının da defalarca Rektöre ve yardımcılarına kendisinin atanması için ısrar ettiklerini, ancak 04/ 08/ 2017 tarihinde bir yıl bir hafta boyunca karşılıksız vekaleten baktığı kadroya Kış Sporları Enstitüsüne görevlendirilen Fakültenin eski sekreterinin tekrar görevlendirildiğini,
1.6) Rektör ve Genel Sekretere bunları yazıp atanmasını beklediğini bildiren bir sitem e- maili
atması üzerine ise Genel Sekreter ’in kendisini soruşturmayla tehdit ettiğini, dilekçesinde hiçbir tehdit, saygısızlık ve Devlet memuruna yakışmayacak bir ifade bulunmadığını, ifade ederek, yasal ama etik olmayan, Devlet geleneğine, temayüllerine ve insan emeğine uymayan bu uygulamanın son bulmasını ve hak ettiğine inandığı söz konusu kadronun kendisine verilmesini talep etmektedir .
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Atatürk Üniversitesi Rektörlüğü Personel Daire Başkanlığı’nın 20/ 12/ 2017 tarihli ve
sayılı yazısında, özetle;
2.1) Başvuranın vekaleten yürütmüş olduğu Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Sekreterliği kadrosunun
dolu olması nedeniyle asaleten atanmasının mümkün olmadığı,
2.2) Fakülte Sekreterliği görevini 28/ 07/ 2016 ile 07/ 08/ 2017 tarihleri arasında vekaleten yürüten
başvuranın asaleten atanması için öncelikle ilgili kadronun boş olması gerektiği gibi, mevzuata göre vekaleten görev yapanların asaleten atanmalarına yönelik amir bir hükmün bulunmadığı,
2.3) Vekaleten görev yapanların asaleten atanmaları hususunun, ilgililerin kadroya atanma şartlarını
taşımaları, ilgili kadroların boş olması durumu ile beraber ancak yetkili amirin takdiri ile mümkün olduğu, kaldı ki Üniversite bünyesinden 1 yılı aşkın süreyle Yükseköğretim Kurulu
Başkanlığının onayı ile vekaleten dekan olarak görev yapan öğretim üyelerinden asaleten atanamayanların mevcut olduğu,
2.4) Başvuranın 07/ 08/ 2017 tarihli e-postasında Rektörü ve Genel Sekreteri “haksızlık”,
“adaletsizlik” ve “(ima yoluyla) vicdansızlık” ile itham ettiği, ayrıca beklentisinin karşılanmamasını “zulüm” olarak nitelendirip Üniversite üst yöneticilerini zalimlikle suçladığı, bu ifadeleriyle 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 13 üncü maddesiyle düzenlenen
Rektörün görevlerini ve Yükseköğretim Üst Kuruluşları ile Yükseköğretim Kurumlarının İdari
Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 27 nci maddesiyle düzenlenen Genel
Sekreterin görev ve yetkilerini sorgulayan hatta yargılayıp sonuca bağlayan bir tutum sergilediği, sarf edilen bu sözlerin devlet memuru şiarına yakışmadığı,
2.5) Başvuranın 03/ 08/ 2017 tarihli BİMER müracaatında ise, adil olanın Fakülte Sekreterliği
kadrosunu işgal eden eski sekreterin yeni yeri olan Kış Sporları Enstitüsü Sekreterliğine atamak ve kendisinin de Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Genel Sekreterliği kadrosuna atamak olduğunu ifade ederek, “fakülte sekreteri” kadrosunda görev yapan daha alt bir görev olan “enstitü sekreteri” kadrosuna atanması gerektiğini belirttiği; bir devlet memurunun
2 / 7kendisine hak gördüğü kadroda bulunan başka bir devlet memurunun daha alt göreve
atanmasını talep etmesinin, yetkisi dışında olmakla beraber etik ve adil bir yaklaşım olmadığı,
2.6) Başvuranın 15 Temmuz 2016 sonrasında fakülte sekreterliği görevine vekaleten getirildiği,
kadro boş olmadığı için yasal haklarından yararlanamadığı, benzer olarak Üniversitenin çeşitli birimlerinde yasal olarak atanma şartlarına haiz olmasa da 15 Temmuz 2016 sonrasındaki süreçten dolayı fakülte/enstitü sekreterliği görevinde aylıksız olarak belli bir süre görevlendirilen personelin mevcut olduğu, bu kişilerin herhangi bir hak talep edemeyeceklerini bilmelerine rağmen özveri ile verilen görevleri yerine getirdiği, nitekim OHAL süresince
Üniversite bünyesinde toplam 53 idari personelin açığa alındığı, bunlardan bir kısmının yerine de vekaleten atamaların yapıldığı, kadro sayısı sınırlı olduğundan her vekil olanı asaleten atamanın pratik olarak da mümkün olmadığı, bu durumun bütün kurumlar için geçerli olduğu,
2.7) Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının da vekaleten atadığı her yöneticiyi asaleten atamadığı,
nitekim Üniversite’de mevcut bulunan 23 fakülteden 21’ine Yükseköğretim Kurulu
Başkanlığınca asaleten dekan ataması yapıldığı, 7 dekanın ise vekaleten görev yapmasına rağmen asaleten atanmadığı, örneğin Veteriner Dekanlığında 01/ 09/ 2016 ile 15/ 12/ 2017 tarihleri arasında 15,5 ay vekalet eden yerine
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından ’nun atanmasının uygun bulunduğu,
2.8) Başvuranın 07/ 08/ 2017 tarihli e-postasını atmadan önce Genel Sekreterlikten randevu talep
ettiğini, kendisine randevu verilerek makamda ağırlandığı ve kendisine talebinin karşılamasının mümkün olmadığının gerekçeleri ile birlikte izah edildiği, bahsi geçen e-posta mesajından sonra tekrar görüşmek üzere çağrıldığı ancak başvuranın görüşmeye gelmediği,
2.9) Sonuç olarak, Üniversite’nin Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Dekanlığı bünyesinde şef olarak
görev yapan başvuranın iddialarının tamamen mesnetsiz olduğu, kendisinin mağdur edilmesinin söz konusu olmadığı ve yapılan tüm işlemlerin mevzuata uygun olarak gerçekleştiği, ifade edilmiştir .
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın
3.1) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin
üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .”
3.2) “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” bölümünde yer alan “Genel ilkeler” başlıklı
128 inci maddesinin ikinci fıkrasında;
“Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir . Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır .”
3 / 74) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci
maddesinin birinci fıkrasında;
“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .”
5) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Vekâlet görevi ve aylık verilmesinin şartları”
başlıklı 86 ncı maddesinde;
“Memurların kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan veya açıktan vekil atanabilir .”
6) 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun
6.1) “Yönetim örgütleri” başlıklı 51 inci maddesinde;
“Her fakültede, dekana bağlı ve fakülte yönetim örgütünün başında bir fakülte sekreteri, enstitü ve yüksekokullarda ise enstitü veya yüksekokul müdürüne bağlı enstitü veya yüksekokul sekreteri bulunur .”
6.2) “Atamalar” başlıklı 52 nci maddesinde;
“Fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreterinin atanması, ilgili dekan ve müdürün önerisi üzerine rektör tarafından yapılır .”
6.3) “Özlük hakları” başlıklı 62 nci maddesinde;
“Üniversite öğretim elemanları ve üst kuruluşlar ile üniversitelerdeki memur ve diğer görevlilerin özlük hakları için bu kanun, bu kanunda belirtilmeyen hususlar için Üniversite
Personel Kanunu, Üniversite Personel Kanununda bulunmayan hususlar için ise genel hükümler uygulanır .” düzenlemelerine yer verilmiştir .
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın vekaleten
atamasının sonlandırılması ve fakülte sekreterliğine atanacak personeli seçme konusunda
Rektörün takdir hakkına sahip olduğu, takdir yetkisinin kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırı olarak kullanıldığı yönünde herhangi bir bulguya rastlanamadığı ve Kurumumuzun idarenin bu takdir hakkını ortadan kaldıracak mahiyette karar almasına imkân bulunmadığı değerlendirildiğinden, başvurunun reddi yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8) Başvuran, Atatürk Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Sekreterinin soruşturma
nedeniyle görevden uzaklaştırılması üzerine vekaleten yürüttüğü göreve kendisinin asaleten atanması gerektiğini iddia etmektedir .
4 / 79) Bilindiği üzere, yönetimde asıl olan, yasal koşulları taşıyanların kariyer ve liyakat ilkelerine
uyularak idari kadrolara asaleten atanmaları yoluyla hizmetlerin yürütülmesi olup; kamu görevlerinin vekâleten atama yoluyla yürütülmesi ancak hizmetin gerektirdiği geçici ve istisnai durumlarda başvurulan bir yoldur . Bu çerçevede, 657 sayılı Kanun’un 86 ıncı maddesinde memurların kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde, yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan veya açıktan vekil atanabileceğinin, ayrca boş kadrolara da lüzum görüldüğü takdirde vekaleten atama yapılabileceğinin hükme bağlandığı görülmektedir .
10) Danıştay’ın istikrar kazanmış kararlarında da bu hususa vurgu yapılmakta olup; vekaleten
görevlendirmenin hizmet gereklerinden kaynaklanan geçici uygulamalar olduğu, bu yola başvurulmasının nedeninin mevcut hizmetlerin aksatılmadan yürütülmesi ve aksamaya meydan verilmemesi olduğu, kamu hizmetlerinin vekaleten yürütülmesini sürekli hale getirecek şekilde uygulama yapılamayacağı, bu yöndeki işlemlerin kariyer ve yeterlilik ilkelerine de aykırı olacağının açık olduğu, vekalet yoluyla yapılan görevlendirmelerin yönetim kadrolarına atama yapılmak suretiyle sona erdirilmesinin gerekli olduğu hükümlerine yer verilmektedir . (Bakınız .
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 19/ 04/ 2007 tarihli ve YD. İtiraz No: 2007/ 198 sayılı kararı; Danıştay 12. Dairesinin 24/ 06/ 2008 tarihli ve E :2006 / 3642, K:2008 / 3954 sayılı kararı)
11) Diğer yandan, boş kadroların vekaleten görevlendirme yoluyla doldurulması durumunda, boş
bulunan kadroya asaleten atama yapılması halinde; bir kadro görevinin geçici olarak boşalması durumunda ise, atamaya yetkili amirin takdir yetkisi saklı kalmak üzere, vekalete esas olan nedenin ortadan kalkması halinde, vekaleten atanan kamu görevlisinin görevi sona erecektir .
Ayrıca, vekalet görevine atanan kamu görevlisinin vekalet görevini layıkıyla yerine getirememesi veya vekalet görevinin üzerinde kalmasında sakınca bulunduğunun anlaşılması hallerinde de atamaya yetkili amirin vekalet görevini sonlandırması mümkündür .
12) Buna göre, Danıştay 12. Dairesinin 28/ 02/ 2007 tarihli ve E :2006 / 558, K:2007 / 782 sayılı
kararında da belirtildiği üzere, vekaleten atanan personel, gerekli nitelikleri taşımış olsa dahi vekalet edilen kadro/pozisyon unvanının kazanılmış hak olarak görülmemesi, vekalet edilen sürenin de ilgili pozisyonda geçirilmiş gibi değerlendirilmemesi gerektiği tartışmasızdır .
13) Somut olayımızda, başvuranın 15 Temmuz 2016 sonrasında Mimarlık ve Tasarım Fakültesi
Sekreterinin görevden uzaklaştırılması nedeniyle yaklaşık bir yıllık süre boyunca vekaleten
Fakülte Sekreteri olarak görev yaptığı, ancak görevden uzaklaştırılan fakülte sekreterinin soruşturma sonucunda görevine iadesi sonrasında vekaleten yürüttüğü görevin sona erdirildiği anlaşılmaktadır .
14) 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 52 inci maddesi uyarınca, fakülte sekreterlerinin
atanması Rektörün takdir hakkına bırakılmıştır . Başvuran her ne kadar vekaleten görev yaptığı süreçte görevini özveriyle yerine getirdiğini ve birlikte iş yaptığı çalışma arkadaşları ile amirleri kendisinden memnun olduğunu ifade etse de, Rektörün bu kadroya istediği kişiyi görevlendirme konusunda takdir hakkı saklıdır .
15) Danıştay’ın yerleşmiş içtihatlarına göre, idarelerin boş bulunan bir kadroya kamu yararı ve
hizmet gereklerini gözeterek en uygun kişiyi atama konusunda, gerekli nitelikleri taşıyanlar arasında tercihte bulunma hak ve yetkisine sahip olduğundan, bu yetkisini belirli bir kişi lehine kullanmaya yargı kararı ile dahi zorlanamamakta; takdir yetkisine dayanılarak tesis edilen işlemler üzerindeki yargı denetiminin hukuka uygunluk unsuru ile sınırlı bulunmakta, idarenin takdir yetkisini ortadan kaldıracak biçimde yargı kararı verilememekte ve yerindelik denetimi
5 / 7yapılamamakta; yargısal denetimde işlemin diğer unsurları yönünden hukuka aykırılık
bulunmadığı sürece, idarenin işlemi haklı kılacak hukuken kabul edilebilir bir neden gösteremediği gerekçesine dayanılarak iptal kararı verilememektedir . (Bakınız, Danıştay 5 inci
Dairesinin 27/ 02/ 2006 tarihli ve E :2004 / 5066, K:2006 / 751 sayılı kararı)
16) Kaldı ki, somut olayımızda, başvuran yürüttüğü görevi eski fakülte sekreterinin görevden
uzaklaştırılması nedeniyle geçici olarak yürütmekte olup, bu kadro başvuranın görev yaptığı süre boyunca boş bulunmamaktadır . Bilindiği üzere, görevden uzaklaştırılan kamu görevlilerinin kadrolarıyla hukuki bağları devam etmektedir ve görevden uzaklaştırma tedbiri sona erdikten sonra kadrolarının bulunduğu görevlere iade edilmesi gerekmektedir .
17) Ayrıca, başvuranın görevden uzaklaştırılan fakülte sekreterinin görevini layıkıyla yerine
getiremediği ve görevde kalmasında sakınca bulunduğu yönünde herhangi bir iddiası da bulunmaktadır . Bu durumda, bir kadroya atama yaparken kimi seçeceği konusunda takdir hakkına sahip olan amirin takdir yetkisini kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırı kullandığını söylemek de mümkün bulunmamaktadır .
18) Öte yandan, başvuran tarafından Devlet geleneği, teamülleri ve etiği gereği vekaleten
görevlendirilen görevlere bir müddet sonra karşılıksız baktırılan kişinin asaleten atandığı iddia edilse de, mevzuatta vekaleten görev yapanların atanmalarının gerektiğine veya zorunlu olduğuna yönelik amir bir hüküm bulunmadığı gibi, yargısal içtihatlarda veya uygulamada da bu yönde karar verildiğine ilişkin istikrar kazanmış ve gelenek haline gelmiş bir durumdan söz etmek mümkün değildir .
19) Sonuç olarak, Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın vekaleten
atamasının sonlandırılması ve fakülte sekreterliğine atanacak personeli seçme konusunda
Rektörün takdir hakkına sahip olması, takdir yetkisinin kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırı olarak kullanıldığı yönünde herhangi bir bulguya rastlanamaması ve Kurumumuzun da idarenin bu takdir hakkını ortadan kaldıracak mahiyette karar almasına imkân bulunmaması nedeniyle, başvurunun reddi yönünde karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
20) İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup;
Kurumumuzca talep edilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içinde gönderildiğinden ve başvuranın dilekçesi üzerine kısa sürede cevap verdiğinden “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkesine uygun hareket ettiği; ancak, başvuranın talebini reddederken bu işlem karşısında hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğinin göstermemiş olması sebebiyle
“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiş olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir .
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
21) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana
tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Erzurum İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır .
.
6 / 7VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre başvurunun REDDİNE, Ret kararının BAŞVURANA ve ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ’NE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
.