|
ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın vekaletname ve eklerine baro pulu yapıştırılması uygulamasının kaldırılmasını talep etmesi üzerine yapılan değerlendirmede, avukatlık mesleğinin kamu hizmeti olduğu ve bu hizmetin bağımsız bir şekilde yürütülmesi gerektiği vurgulanmıştır. Vekaletname pullarının, Türkiye Barolar Birliği tarafından bastırılarak avukat stajyerlerine kredi sağlamak amacıyla kullanıldığı belirtilmiştir.
Kararda, vekaletnameye pul yapıştırma zorunluluğunun, avukatların sosyal güvenliğini sağlamak ve mesleki dayanışmayı güçlendirmek amacıyla getirildiği ifade edilmiştir. Ayrıca, bu uygulamanın hukuka ve hakkaniyete aykırı olmadığı, avukatların yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda müvekkillerinin hak kaybına uğramayacağına dair açıklamalar yapılmıştır. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiş ve vekaletname pullarının uygulanmasının hukuki dayanağı olduğu belirtilmiştir. Bu durum, avukatlık mesleğinin sosyal güvenliğini sağlamaya yönelik bir düzenleme olarak değerlendirilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/3011-S.4304
BAŞVURU NO : 2018/15323
KARAR TARİHİ : 14/05/2019
RET KARARI
TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ BAŞKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın vekaletname ve eklerine baro pulu yapıştırılması uygulamasının kaldırılması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 20/11/2018
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza gizlilik talepli yapılan şikayet başvurusunda başvuran özetle; Türkiye
Barolar Birliğinin(TBB) vekalet pulu uygulamasından şikayetçi olduğunu, her sene serbest avukat sayısı ve dava sayısının arttığını ancak TBB’nin vekalet pulu ücretinde herhangi bir azalma olmadığını ve hatta arttığını, vekalet pulu ücretlerinin bir meslek kuruluşunun ayakta kalması için alınıyorsa alınması gerektiğini ancak bu ihtimalde açılan dava sayısı arttıkça vekalet pulları için ödenmesi gereken ücretin de azalması gerektiğini, eğer bu ücretler ile
TBB’ye kazanç sağlanıyorsa bu durumun hak arama hürriyetini zedelediğini, vatandaşların adliye işleri için yeterli hukuki bilgiye sahip olmadıkları ve genellikle avukatlara ihtiyaç duyduklarını, avukat ile dava takip etmenin bir lüks olmadığını, vekalet pullarının her dava açılışında, her yetki belgesi sunulmasında istenmesinin insanların adliyeye ve dolayısıyla adalete ulaşmasını güçleştirdiğini belirterek; vekaletname ve eklerine baro pulu yapıştırılması uygulamasının kaldırılmasını ve meslek kuruluşunun ayakta kalmasının başka bir adil yöntem ile sağlanmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 30/11/2018 tarih ve … sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Adalet Bakanlığı Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğünden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Adalet Bakanlığı Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 23/12/2018 tarih ve … sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;
2.1 Vekaletnamelere pul yapıştırılmasının Avukatlık Kanunu’nun 56 ve 27. maddeleri ile
Avukatlık Kanunu’nun 27. maddesine dayanılarak çıkarılan ve 19/12/2001 gün ve 24165 sayılı
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye Barolar Birliği Staj Kredi
Yönetmeliği’nin 4. ve 27. maddesi gereğince yasal bir zorunluluk olduğu, Bakanlık yönünden konuyla ilgili açılmış ya da sonuçlanmış bir davanın bulunmadığı ifade edilmiştir.
3. Kurumumuzun 30/11/2018 tarih ve … sayılı yazısı ile şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Türkiye Barolar Birliği Başkanlığına bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur. Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı Hukuk Müşavirliği tarafından gönderilen 04/01/2019 tarih ve … sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;
3.1 Vekalet pulu sayesinde avukatlara Türkiye Barolar Birliği Sosyal Yardımlaşma ve
Dayanışma Fonu (SYDF)’ndan Türkiye’nin 54 ilinde 168 hastanede yatarak tedavide hiçbir prim ödemeden 150.000,00 TL. ye kadar yatarak tedavi hakkı sağlandığını, anlaşmalı hastanelerde ayakta tedavilerde çok önemli indirim imkanları sunulduğunu, SYDF ‘ye kaydettirilen avukatların eş ve bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının da yıllık çok cüzi bir katkı payı (600,00 TL.) karşılığında, yatarak tedavide aynı imkanlardan faydalanabildiğini, sayılan olanaklardan stajyer avukatların da aynı şekilde yararlandırıldığını, vefat eden meslektaşların öksüz ve yetimlerine, üniversiteyi bitirinceye kadar bakım ve eğitim katkısı temin edildiğini, geçici olarak iş göremez hale gelen meslektaşların kimseye muhtaç olmadan zor dönemlerini geçirmeleri amacıyla önemli bir maddi katkı sunulduğunu, daimi iş göremez hale gelen meslektaşların önemli ölçüde bakımlarının üstlenildiğini, Baroların büyük ihtiyaç duydukları, idari ve sosyal tesislerin, satın alınarak veya inşa edilerek, yeniden Barolara tahsis edilip meslektaşların barolardan daha kaliteli hizmet almalarının sağlandığını,
3.2 SYDF’ nin kurulduğu günden bugüne kadar yapılan yardım sayısının 97.900 olduğunu,
3.3 Vekalet pulu sisteminin 122.000’a yakın avukatı ve 21.000 stajyer avukatı hiçbir ayrım
gözetmeksizin kucaklayan, onları Türkiye Barolar Birliği ‘nin koruma şemsiyesi altına alan, bir meslek örgütünün dünyada sunduğu en etkili sosyal yardım hizmeti vermesini sağlayan bir sistem olduğunu,
3.4 Vekaletname pulunun, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 27. maddesi ile düzenlendiğini,
3.5 Vekaletname pulu bedelinin yasa maddesinde yer alan “…2.7.1964 tarihli ve 492 sayılı
Harçlar Kanununun Yargı Harçları bölümünde yer alan vekaletname örnekleri için kullanılan harç tarifesinin yüzde elli fazlası kadarıdır. Her yıl yenilenen vekâlet pulu bedeline ayrıca yüzde beş oranında ilave yapılır.” şeklindeki usule göre belirlendiğini,
3.6 01.01.2018- 31.12.2018 tarihleri arasında Vekalet pulu gelirinden; 2018 yılında 4494
stajyer avukata toplam 15.336.600,00 TL staj kredisi ödemesi yapıldığını, 4494 stajyer avukatın 2452’sinin 2018 yılında yeni kredi almaya başlayan stajyer avukat olduğunu, 2018 yılında yapılan stajyer avukat genel sağlık sigortası prim ödemesinin 3.607.445,88 TL olduğunu, her ay ortalama 2950 stajyer avukat için GSS prim ödemesi yapıldığını, 5209 avukata Türkiye
Barolar Birliği Sosyal Yardım ve Dayanışma Fonu (SYDF) aracılığı ile toplam 20.907.210,34
TL. tutarında sosyal yardım (tedavi, analık, olağan dışı, sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, büro hasar yardımı, bakım yardımı, cenaze yardımı, öksüz ve yetim çocuklara yardım vb.) yapıldığını,
3.7 Avukatların yetkili mercilere sunduğu vekaletnamelere pul yapıştırmasının, yasanın amir
hükmü olduğu, yine vekaletname sunulan mercilerin, pul yapıştırılmamış veya pulu noksan
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
olan vekaletname ve örneklerini kabul edemeyeceklerinin de anılan madde ile hükme bağlandığını, sözü edilen yasa maddesi ile kurumlara gerektiğinde ilgiliye on günlük süre verme ve bu süre içinde pulu tamamlatma yükümlülüğü getirildiğini, ayrıca pul tamamlanmamış ise kurumların sunulan vekaletnameyi işleme koyamayacaklarının da yasada açıkça hüküm altına alındığını,
3.8 Avukatlık Kanununun, Türkiye Barolar Birliği nezdinde sosyal güvenlik, sosyal yardım
ve dayanışma hizmetlerinde kullanılmak üzere kaynağı bu Kanunun 27. maddesinin ikinci fıkrasında gösterilen gelirlerin yarısı olan Sosyal Yardım ve Dayanışma Fonu kurulduğunu, bu fondan yapılacak harcamaların esas ve usulleri ile diğer hususların Türkiye Barolar Birliği
Yönetim Kurulunca hazırlanacak ve Adalet Bakanlığınca onaylanacak yönetmelikte gösterileceğini, fon gelirleri ile harcamaların her yıl Adalet Bakanlığı tarafından Ek 4.
maddesindeki esas ve usullere göre denetleneceği şeklindeki 27/A maddesinde, Türkiye Barolar
Birliği tarafından bastırılan pulların bedellerinin, staj süresince avukat stajyerlerine ödenen kredi ile genel sağlık sigortası primlerinin ve avukatlara sosyal güvenlik, sosyal yardım hizmeti vermek üzere kurulan Sosyal Yardım ve Dayanışma Fonunun mali kaynağını oluşturduğu hükme bağlandığını,
3.9 Sonuç olarak; Adalet Bakanlığı ve Sayıştay tarafından denetime tabi olan söz konusu pula
ait bedelin her yıl yasal düzenleme uyarınca tespit edildiği ve yine yasal düzenlemeler uyarınca stajyer avukatlar ile avukatların kullanımına sunulduğu dikkate alındığında, Birliğe kazanç sağlama işlevinin bulunmadığı belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın;
4.1 “Cumhuriyetin Nitelikleri” kenar başlıklı 2. maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti,
toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı İçinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”,
4.2 “ Hak Arama Hürriyeti” başlıklı 36. maddesinde; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan
faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir…”,
4.3 “Dilekçe, Bilgi Edinme ve Kamu Denetçisine Başvurma Hakkı” başlıklı 74.
maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler … ” ,
4.4 “Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları” başlıklı 135. maddesinde; “Kamu
kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir. Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinde asli ve sürekli görevlerde çalışanların meslek
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
kuruluşlarına girme mecburiyeti aranmaz. Bu meslek kuruluşları, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamazlar.” 5. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun
Görevi” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun;
6.1 “Stajyerlere barolarca yapılacak yardım” başlıklı 27. maddesinde; “Staj süresince
stajyerlere Türkiye Barolar birliğince kredi verilir. Ödenecek kredinin kaynağı; avukatların yetkili mercilere sunduğu vekaletnamelere avukatın yapıştıracağı pul bedelleri ile geri ödemeden gelen paralar ve bunların gelirleridir. Bu pullar, Türkiye Barolar Birliğince bastırılır. Yapıştırılacak pulun değeri; 2.7.1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununun Yargı
Harçları bölümünde yer alan vekâletname örnekleri için kullanılan harç tarifesinin yüzde elli fazlası kadarıdır. Her yıl yenilenen vekâlet pulu bedeline ayrıca yüzde beş oranında ilave yapılır. Bu suretle elde edilecek kaynak avukat stajyerlerinin genel sağlık sigortası primlerinin ödenmesinde kullanılır. Kaynağın yetersizliği durumunda staj kredi fonundan aktarım yapılarak prim ödemesi yapılır. Bu primler Türkiye Barolar Birliği tarafından ödenir. Bu şekilde toplanan tüm pul bedelleri malî yönden Sayıştay denetimine tâbidir. Avukatlarca vekaletname sunulan merciler, pul yapıştırılmamış veya pulu noksan olan vekaletname ve örneklerini kabul edemez. Gerektiğinde ilgiliye on günlük süre verilerek bu süre içinde pul tamamlanmadıkça vekaletname işleme konulamaz. Kredi ödemelerinden arta kalan miktar, meslektaşlara destek ve meslekte gelişmeyi sağlamakta kullanılır. Bu kredinin ilke ve koşulları, kimlere verileceği, miktarı, geri ödeme şekli, geri ödemeden gelen paralar ile kredi ödemelerinden sonra arta kalan miktarın barolar ve Türkiye Barolar birliği arasında dağıtım ve sarf esasları ve diğer hususlar Türkiye Barolar Birliği Yönetim kurulunca hazırlanacak ve
Adalet Bakanlığınca onaylanacak yönetmelikte gösterilir. Pul bedelleri ile geri ödemeden gelen paralar ve bunların gelirleri, kredi ödemelerinden arta kalan miktarın dağıtımı ve sarfı, her yıl
Adalet Bakanlığı tarafından ek 4 üncü maddedeki esas ve usullere göre denetlenir.”,
6.2 “Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonu” başlıklı 27/A maddesinde; “Türkiye Barolar
Birliği nezdinde sosyal güvenlik, sosyal yardım ve dayanışma hizmetlerinde kullanılmak üzere kaynağı bu Kanunun 27 nci maddesinin ikinci fıkrasında gösterilen gelirlerin yarısı olan
“Sosyal Yardım ve Dayanışma Fonu” kurulmuştur. Bu fondan yapılacak harcamaların esas ve usulleri ile diğer hususlar Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca hazırlanacak ve Adalet
Bakanlığınca onaylanacak yönetmelikte gösterilir. Fon gelirleri ile harcamaları her yıl Adalet
Bakanlığı tarafından ek 4 üncü maddedeki esas ve usullere göre denetlenir.”,
6.3 “Birliğin kuruluş ve nitelikleri” başlıklı 109. maddesinde; “Türkiye Barolar Birliği,
bütün baroların katılmasıyla oluşan bir kuruluştur. Birlik, tüzel kişiliğe sahip kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşudur…”,
6.4 “Birliğin görevleri” başlıklı 110. maddesinde; “…2. Baroların çalışmalarını ortak amaca
ulaşacak şekilde tasarlayıp meslekin gelişmesini sağlamak,3. Baro mensuplarının genel menfaatlerini ve meslekin ahlak, düzen ve geleneklerini korumak…9. Avukatların meslekte gelişmelerini teşvik edecek ve sağlayacak her türlü tedbirleri almak…”,
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
7. Avukatlık Kanunu Yönetmeliğinin;
7.1 “Vekaletname Örneği ve Yetki Belgesi” başlıklı 18. maddesinde; “Vekaletname ve yetki
belgesinin asıl ve örnekleri ibraz edilirken, vekaletname pulu yapıştırılması zorunludur. (Ek cümle:RG-3/5/2012-28281) Vekalet pulunun elektronik ortamda tedavülü ile elektronik ortamda vekaletname sunulan mercilerin vekaletname pulu bedelinin ödendiğini elektronik ortamda teyit etmelerini sağlayacak usul ve esaslar Adalet Bakanlığı ve Türkiye Barolar Birliği tarafından müştereken belirlenir.” 8. Türkiye Barolar Birliği Staj Kredi Yönetmeliğinin;
8.1 “Kredinin kaynağı” kenar başlıklı 4. maddesinde; “Stajyerlere verilecek kredinin
kaynağı olan Staj Kredi Fonu (SKF); avukatların ve avukatlık yetkilerini kullanan dava vekili ve dava takipçilerinin yetkili mercilere sundukları vekaletname veya yetki belgelerinin asıl ve suretlerine yapıştırılacak pul bedelleri ile verilen kredilerin geri ödenmesinden oluşacak fon ve bunların getirilerinden oluşur. Vekaletname ibraz etmek zorunda olan tüm kurum ve kuruluşlar da vekaletname ya da yetki belgesi asıl ve suretlerine pul yapıştırmak zorundadırlar.”
8.2 “Yapıştırılacak Pulun Bedeli” başlıklı 5. maddesinde; “ Vekaletname, yetki ve benzeri
belgelere yapıştırılacak pulun bedeli, pulun yapıştırıldığı tarihte yürürlükte olan Avukatlık
Kanununun 27 nci maddesinde düzenlenmiş pulun değeridir.”, 9. Türkiye Barolar Birliği Sosyal Yardım Ve Dayanışma Fonu Yönetmeliğinin;
9.1 “Denetim” başlıklı 12. maddesinde; “Fon gelir ve harcamaları her yıl Denetleme Kurulu
tarafından, ayrıca Adalet Bakanlığı tarafından, Kanunun ek 4 üncü maddesindeki esas ve usullere göre denetlenir. Denetlemeler sırasında Denetleme Kurulu üyeleri Fon Müdüründen gerekli bilgileri isteyebilir, Fonun evrak ve kayıtlarını inceleyebilir. Denetleme Kurulu üyeleri, denetlemeye ilişkin raporlarını Yönetim Kurulu ve Danışma Kuruluna yazılı olarak bildirirler.”,
9.2 “Gelirler” başlıklı 13. maddesinde; “Fonun gelirleri aşağıda belirtilmiştir.
a) Kanunun 27 nci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen;
1) Pul bedellerinin yarısı.
2) Vekâlet pulu satış hesabında tutulan paraların Fona ait kısmına isabet eden nemaları.
b) Fona yapılacak bağışlar.
c) Fonun sahip olduğu mal, kuruluş ve işletmelerden elde edilen gelirler.
ç) Faizler, menkul ve gayrimenkul sermaye iratları.
d) Üyelerden elde edilecek gelirler.”,
9.3 “Giderler” başlıklı 14. maddesinde; “ Fonun giderleri aşağıda belirtilmiştir.
a) Üyelere bu Yönetmelik çerçevesinde yapılacak yardımlar.
b) Danışma Kurulu üyelerine verilecek ücret veya huzur hakkı ile Fon Müdürlüğünde ve Fon temsilciliklerinde çalışanlara verilecek ücretler dâhil tüm yönetim giderleri.
c) Vekâlet pulu maliyetlerinin yarısı.
ç) Her türlü kira giderleri.
d) Fonun ihtiyaç duyduğu menkul ve gayrimenkul alımları için yapılacak giderler.
e) (Ek:RG-30/5/2014-29015)(1) Avukat ve avukat stajyerlerinin mesleki gelişmelerine katkı sağlayıcı eğitim faaliyetlerine ilişkin tüm giderleri,
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
f) Bu Yönetmeliğin uygulanması ile ilgili yapılacak diğer giderler.” düzenlemeleri mevcuttur.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
10. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvurucu, 1 numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda; vekaletname ve eklerine baro pulu yapıştırılması uygulamasının kaldırılmasını talep etmektedir.
12. Yargının kurucu unsurlarından olan ve bağımsız savunmayı temsil eden avukatlık kamu hizmeti ve serbest bir meslektir.
13. Avukatlığın amacı; her türlü hukuki mesele ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasını her derecede yargı organları, hakemler, resmi ve özel kişi, kurul ve kurumlar nezdinde sağlamaktır. Avukat bu amaçla hukuki bilgi ve tecrübelerini adalet hizmetine ve kişilerin yararlanmasına tahsis eder.
14. Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.
15. Türkiye Barolar Birliği Meslek Kurallarında; avukatların, baroların ve Türkiye
Barolar Birliği’nin bağımsızlığının gereğine ve bu konuda kendilerine gerek kişi, gerek kuruluş olarak düşen görevleri başarmaya inanmaları gerektiği ve Türkiye Barolar
Birliği’nce kabul olunan mesleki dayanışma ve düzen gereklerine uygun davranmak zorunda oldukları düzenlenmiştir.
16. Vekaletname pulu (baro pulu), Türkiye Barolar Birliğince bastırılan, genel olarak avukat stajyerlerine ödenecek olan kredinin kaynağını oluşturan ve kredi ödemelerinden arta kalan miktarının ise, avukatlara destek ve meslekte gelişmenin sağlanması amacıyla kullanılacak olan ve avukatların yetkili mercilere sunduğu vekaletnamelerine yapıştırmasının zorunlu olduğu pullardır.
17. Vekaletname ve örneklerine Türkiye Barolar Birliği pulunun yapıştırılmasına ilişkin uygulama, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 02/05/2001 gün ve 4667 sayılı Yasa ile değişik 27. maddesi hükmü ile gelmiştir. Söz konusu, maddenin ilk fıkrasında, avukat stajyerlerine stajları süresince Türkiye Barolar Birliği tarafından kredi verileceği, ikinci fıkrasında, ödenecek bu kredinin kaynakları arasında, avukatların yetkili mercilere sundukları vekaletnamelere yapıştırılacak pul bedellerinin olduğu ve bu pulların Türkiye Barolar
Birliğince bastırılacağı, üçüncü fıkra da ise avukatlarca vekaletname sunulan mercilerin, pul yapıştırılmamış veya pulu noksan olan vekaletname ve örneklerini kabul etmeyeceği,
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
gerektiğinde ilgiliye on günlük süre verilerek bu süre içinde pul tamamlanmadıkça vekaletnamenin işleme konulmayacağı düzenleme altına alınmıştır.
18. Yasa maddesinde, toplanan tüm pul bedellerinin malî yönden Sayıştay denetimine tâbi olduğu, kredi ödemelerinden arta kalan miktarın dağıtımının da yine her yıl Adalet Bakanlığı tarafından denetleneceği belirtilmiştir.
19. Ayrıca, Türkiye Barolar Birliği nezdinde sosyal güvenlik, sosyal yardım ve dayanışma hizmetlerinde faaliyet göstermek amacıyla kurulan “Sosyal Yardım ve Dayanışma Fonu” kaynağının da yine Avukatlık Kanununda, vekaletname pullarından elde edilen gelirin yarısı olacağı düzenlenmiştir.
20. Avukatlık Kanunun da değişiklik yapmak amacıyla çıkarılan 4667 sayılı yasanın gerekçesine baktığımızda; savunmanın yargının temel unsurlarından birisi olduğu düşüncesinden hareketle, avukatlık mesleğinin günümüz koşullarına göre en iyi şekilde yapılabilmesi amacıyla staj süresince stajyerlere barolarca kredi verilmesi olanağı getirildiğini ve barolara da bu krediyi sağlayabilmeleri için yeni gelir kaynağı yaratıldığını görüyoruz.
21. Başvuranın; “vekalet pullarının her dava açılışında, her yetki belgesi sunulmasında istenmesinin insanların adliyeye ve dolayısıyla adalete ulaşmasını güçleştirdiği” iddiasına ilişkin olarak;
21.1 Kanun gereği; avukatlarca vekaletname sunulan merciler, pul yapıştırılmamış veya pulu
eksik olan vekaletname ve örneklerini kabul edemezler, gerektiğinde de ilgiliye on günlük süre vererek bu süre içinde pulun tamamlatılmasını isterler. Söz konusu pul tamamlanmadıkça vekaletnameleri işleme koyamazlar.
21.2 Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2003/265 Esas, 2003/267 Karar sayılı ve
02/04/2003 tarihli Kararında özetle; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 27. maddesi hükmünün, Barolar Birliğinin stajyerlere vereceği kredinin kaynaklarının oluşturulması amacıyla yasaya konulduğu; verilecek 10 günlük sürede pul eksikliği giderilmeyen vekaletnamelerin işleme konulmamasına ilişkin yaptırımın da, yine salt bu amaç için öngörüldüğünü, söz konusu yasa hükmünün açık ifadesine göre, vekaletname ve örneklerine pul yapıştırma yükümlülüğünün müvekkile değil, vekaletnameyi ilgili makama sunan avukata ait olduğunu, dolayısı ile baro pulu yapıştırılmasının, Borçlar
Kanunu gereğince herhangi bir şekil şartına tabi tutulmayan vekalet akdinin geçerliliğine de bir etkisinin olmadığını, avukatın mahkemeye sunacağı vekaletnamenin, müvekkil ile vekil arasındaki vekalet akdini ortaya koyan yazılı belge niteliğinde olup, sadece bu ilişkinin üçüncü kişiler ve mahkeme nezdinde ispatı açısından önem taşıdığını, vekaletnamenin bulunmadığı hallerde bile, müvekkilin, vekalet akdinin varlığını ve yapılan işlemlere icazetini gösteren beyanın, usul hukuku açısından geçerli sonuçlar doğuracağını, Avukatlık Kanunu’nun 27/3. maddesindeki “işleme konulmama” yaptırımının, maddi hukuk bakımından vekalet akdinin geçerliliği üzerinde değil, o eksikliği taşıyan bir vekaletname sunmuş olan vekilin, yargılamada vekil sıfatıyla görev yapabilmesi bakımından usul hukukuna ilişkin olarak sonuç doğuracağını, yani anılan yasa hükmü uyarınca avukatın sunmuş olduğu vekaletnamenin mahkemece işleme konulamayacağı şeklinde bir durumun söz konusu olduğunu, bir avukatın, Türkiye Barolar
Birliği’nin kredi kaynaklarından birini oluşturmak üzere ihdas edilen ve yasaca kendisine yüklenmiş olan pul yapıştırma yükümlülüğünü mahkemece verilen yasal süre içerisinde yerine
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
getirmemesinin, davanın tarafı olan ve açıklanan konuda hiçbir yükümlülüğü bulunmayan müvekkilinin, salt bu nedenle hak kaybına uğramasına neden olacak bir olgu olarak kabul edilemeyeceğini, yasanın hükmünün de, böyle bir sonucu doğuracak şekilde yorumlanamayacağını, Müvekkilin herhangi bir şekilde bu durumdan etkilenebilmesi için vekilinin yerine getirmediği yükümlülükten haberdar edilmesi, durumun ve sonuçlarının kendisine açıklıkla bildirilmesinin gerektiği, Harçlar Kanunu’nun 32. Maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçların ödenmedikçe, müteakip işlemlerin yapılamayacağı, ancak diğer tarafın bu harcı ödeyebileceği, böyle bir durumda, işleme devam edileceğinin söylendiği, bu hükümde sözü edilen yargı harcının, alacaklısının doğrudan Devlet olduğu bir yükümlülüğe ilişkin olduğunu, Devletin, kendisi lehine ödenmesi gereken bir harca ilişkin olarak, ödememe hali için öngördüğü tek yaptırımın, sonraki işlemlerin yapılmaması şeklinde olduğunu dolayısı ile yasa koyucunun, Türkiye Barolar Birliği lehine bir sonuç doğuracak olan pul yapıştırma yükümlülüğünün yerine getirilmemesi hali için de bundan daha ağır bir yaptırım öngörmüş olabileceğinin düşünülemeyeceği, Dolayısıyla, salt, vekilin Türkiye Barolar Birliği pulunu yapıştırmamış veya eksik yatırmış ve bunları verilen süre içerisinde tamamlamamış olması halinde, ne davanın açılmamış sayılması, ne de dosyanın işlemden kaldırılmasının gündeme geleceğini, çünkü; dosyanın işlemden kaldırılması veya davanın açılmamış sayılması hususlarının Kanunda tek tek sayma suretiyle belirtilmiş ve sadece belirli koşullara özgü olarak öngörülen sonuçlar olduğunu, avukatının baro pulu yapıştırılmasına ilişkin yükümlülüğünü yerine getirmediğinden haberdar bulunmayan müvekkilin, salt bu nedenle, açtığı veya davalısı olduğu davayla ilgili olarak herhangi bir şekilde hak kaybına uğraması sonucuna yol açacak bir değerlendirmenin, Anayasa’nın hak arama özgürlüğünü düzenleyen 36. maddesi hükmüne uygun düşmeyeceğini, dolayısı ile bu tür durumlarda mahkemece yapılması gereken işin, öncelikle değinilen durumdan ve doğabilecek hukuksal sonuçlardan müvekkilin davayı bizzat takip yahut başka bir avukat görevlendirmek suretiyle mevcut usulü sorunu ortadan kaldırabileceği, ya da pul yokluğu veya eksikliği bizzat giderebileceği veyahut da uygun göreceği başka bir yolla, tarafı olduğu davada usul hukuku açısından aleyhine ortaya çıkması muhtemel sonuçları bertaraf edebileceğinin kendisine bildirilmesi ve ortaya çıkacak sonuç çerçevesinde işlem yapılması olduğunu belirtmiştir.
21.3 19/03/1969 günlü, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 4667 sayılı Kanun’la
değiştirilen 27. maddesinin üçüncü fıkrasının Anayasa’nın 141. maddesine aykırılığı savıyla iptali istemi üzerine; Anayasa Mahkemesi’nin 10/11/2006 tarih ve 26342 sayılı
Resmi Gazetede yayımlanan 2002/48 Esas, 2006/22 Karar sayılı ve 15/02/2006 tarihli
Kararında; Hukuk sistemimizde avukat aracılığı ile temsil edilme hakkının istisnalar dışında isteğe bağlı olduğu, vekaletin, vekalet verenin tek taraflı irade beyanı ile gerçekleşen bir hukuki işlem olup bu yolla müvekkilin temsil yetkisinin vekile verildiği, ayrıca, Borçlar Kanunu’nun 396. maddesine göre, vekâletten azil ve istifanın da her zaman olanaklı olduğu, Anayasa’nın 141. maddesinin son fıkrasında “Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir.” hükmüne yer verildiği, vekaletnamelere Yasa kuralı gereğince yapıştırılması gereken pulun yapıştırılmaması halinde söz konusu eksikliğin giderilmesi için vekaletname sunulan mercilerce avukatlara tanınacak on günlük sürenin, vekaletin dava değil ispat şartı olduğu ve hukuki işlemlerin geçirmesi gereken diğer aşamalar da gözetildiğinde makul olduğu ve bitirilmesi gereken davaları uzatan bir etkisinin olmadığı sonucuna varıldığı, öte yandan, itiraz konusu kuralla öngörülen vekaletnamelere pul yapıştırma zorunluluğunun stajyer avukatlara staj süresince sağlanacak olan krediye kaynak oluşturmak amacı ile getirildiği, sosyal hukuk devletinin gereği olarak devletin kişi ile kamu yararı arasında denge kurup, kişilerin maddi ve manevi varlıklarını geliştirmeleri, sosyal güvenliklerinin sağlanması için her
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
türlü mali kaynak yaratabilmesi, sosyal tedbirler alması bağlamında ilgili mercilere denetim yetkisi verilmesinin Anayasa’ya aykırılığından söz edilemeyeceği gerekçe ile kuralın, Anayasa’nın 141. maddesine aykırı olmadığı gerekçesi ile itirazı reddetmiştir.
22. Başvuranın “her sene vekalet pulu ücretinin artması” iddiasına ilişkin olarak;
22.1 2004 yılında, 5043 sayılı Avukatlık Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin
Kanunla, Avukatlık Kanunun 27. maddesine “Yapıştırılacak pulun değeri; 2.7.1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununun Yargı Harçları bölümünde yer alan vekaletname örnekleri için kullanılan harç tarifesinin yüzde elli fazlası kadarıdır. Bu şekilde toplanan tüm pul bedelleri mali yönden Sayıştay denetimine tabidir.” hükmü getirilmiştir. Yine aynı Kanun ile
Türkiye Barolar Birliği nezdinde “Sosyal Yardım ve Dayanışma Fonu” kurularak toplanan bu paraların yarısının münhasıran avukatların sosyal güvenliği için sarf edilmesi gerektiği öngörülmüştür.
22.2 5043 sayılı Kanunun gerekçesine baktığımızda; avukatlığın bir kamu hizmeti olduğu ve
avukatların görevlerini yerine getirirken büyük güçlüklerle karşılaştıkları, serbest çalışan avukatların ekonomik sıkıntıları sebebiyle sağlık ve yaşlılık sigortalarını yaptıramadıkları, bu sebeple sayısı yaklaşık 53.000’i bulan avukatların büyük çoğunluğunun sağlık hizmetleri başta olmak üzere sosyal güvenliklerinin olmadığı, Sosyal Yardım ve Dayanışma Fonu kurulduğu ve söz konusu fona gelir sağlamak hem de tüm bu düzenlemelerin asıl gayesi olan avukatların sosyal güvenliğe kavuşturulması için; vekaletname suretlerine yapıştırılacak pulların değerinin 02/07/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununun yargı harçları bölümünde yer alan vekaletname örnekleri için kullanılan harç tarifesinin artırıldığını görüyoruz.
22.3 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile sağlık hizmetlerinin
yaygın bir şekilde yerine getirilmesi için genel sağlık sigortası kurulması öngörüldüğü ve söz konusu kanunun tüm hükümleri ile 01/09/2008 tarihinde yürürlüğe girdiği, zaman içerisinde
Kanunun uygulanmasında tespit edilen eksiklik ve aksaklıkların giderilmesi ile sosyal güvenlik kapsamının genişletilmesi, sosyal sigorta ve genel sağlık sigortası uygulamasının kolaylaştırılması ve prim tahsilatının artırılması amacıyla kanunda bazı düzenlemelere ihtiyaç duyulduğu, sosyal hukuk devletinin somut göstergelerinden biri olan sosyal güvenlik hakkının yer aldığı, Anayasanın 60. maddesi hükmü dikkate alındığında sosyal güvenliğin, bireylerin istek ve iradeleri dışında oluşan sosyal risklerin, kendilerinin ve geçindirmekle yükümlü oldukları kişilerin üzerlerindeki gelir azaltıcı ve harcama artırıcı etkilerini en aza indirgemek, ayrıca sağlıklı bir asgari hayat standardını güvence altına alabilmek olduğu, bu itibarla devletinde Anayasa’nın 56. Maddesi gereğince sağlık hizmetlerini yürütürken herkesin bu hizmetten yararlandırılmasını sağlayacak genel esasların belirlenmesi açısından çeşitli
Kanunlarda düzenlemeler yapılması gerekliliği ile 2011 yılında 6111 sayılı Bazı Alacakların
Yeniden Yapılandırılması İle Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer
Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında
Kanun’ nun 195. maddesi ile Avukatlık Kanunu’nun 27. maddesine “Her yıl yenilenen vekâlet pulu bedeline ayrıca yüzde beş oranında ilave yapılır. Bu suretle elde edilecek kaynak avukat stajyerlerinin genel sağlık sigortası primlerinin ödenmesinde kullanılır. Kaynağın yetersizliği durumunda staj kredi fonundan aktarım yapılarak prim ödemesi yapılır. Bu primler
Türkiye Barolar Birliği tarafından ödenir.” hükmü getirilmiştir.
22.4 “Anayasa’nın 2. maddesinde nitelikleri belirtilen sosyal hukuk devleti, insan haklarına
dayanan, kişilerin huzur, refah ve mutluluk içinde yaşamalarını güvence altına alan, kişi hak
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
ve özgürlükleriyle kamu yararı arasında adil bir denge kurabilen, çalışma hayatını geliştirmek ve ekonomik önlemler alarak çalışanlarını koruyan, onların insan onuruna uygun hayat sürdürmelerini sağlayan, milli gelirin adalete uygun biçimde dağıtılması için gereken önlemleri alan, sosyal güvenlik hakkını yaşama geçirebilen, güçsüzleri güçlüler karşısında koruyarak sosyal adaleti ve toplumsal dengeleri gözeten devlettir. Çağdaş devlet anlayışı, sosyal hukuk devletinin tüm kurum ve kurallarıyla Anayasa’nın özüne ve ruhuna uygun biçimde kurularak işletilmesini, bu yolla bireylerin refah, huzur ve mutluluğunun sağlanmasını gerekli kılar.” (Anayasa Mahkemesi’nin 2007/64 Esas, 2008/154 Karar sayılı
Kararı) Bu kapsamda şikayete konu Avukatlık Kanununun 27. maddesindeki pul bedeline ilişkin her iki düzenlemenin de kamu hizmeti gören avukatların huzuru ve sosyal güvenliğinin sağlanması amacıyla yapıldığının açık olduğu anlaşılmıştır.
23. 25/11/2006 tarihli Avrupa Baroları ve Hukuk Birlikleri Konseyi (CCBE) Genel
Kurulunda kabul edilen Avrupa’da Avukatlık Mesleğine İlişkin Temel İlkeler
Tüzüğü’nün “Avukatlık Mesleğinin Şeref Ve Haysiyeti, Avukatın Saygınlığı Ve
Dürüstlüğü” başlıklı İlke (d)’ de; “Bir avukata, müvekkiller, üçüncü şahıslar, mahkemeler ve devlet tarafından güven duyulabilmesi için, o avukata bu değeri hak gösterilmelidir. Bu güvenin hak edilebilmesi için; avukat, saygın bir meslek örgütüne üye olmalı, kendisini ve mesleğin saygınlığını ile toplum tarafından mesleğe duyulan güveni sarsıcı davranışlarda bulunmamalıdır…” denilmektedir.
24. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Sosyal hukuk devletinin gereği olarak devlet kişi ile kamu yararı arasında denge kurarak, kişilerin maddi, manevi varlıklarını geliştirmeleri ve sosyal güvenliklerinin sağlanması için her türlü mali kaynak yaratarak sosyal tedbirler almakla görevli olup, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 02/05/2001 gün ve 4667 sayılı yasa ile değişik 27. maddesi hükmü ile getirilen baro pulu uygulaması da avukatlık mesleğinin günümüz koşullarına göre en iyi şekilde yapılabilmesi için staj süresince stajyerlere barolarca kredi verilmesi uygulaması gereğince getirilen bir düzenleme olduğu ve her aşamasında mali ve yargısal denetimine tabi olduğu, ayrıca baro pullarından elde edilen gelirlerin yarısının da sosyal güvenlik, sosyal yardım ve dayanışma hizmetlerinde faaliyet göstermek amacıyla kurulan Sosyal Yardım ve Dayanışma Fonu için kullanıldığı, vekaletname ve örneklerine pul yapıştırma yükümlülüğünün müvekkile değil, vekaletnameyi ilgili makama sunan avukata ait olduğu, dolayısı ile baro pulu yapıştırılmasının, Borçlar Kanunu gereğince herhangi bir şekil şartına tabi tutulmayan vekalet akdinin geçerliliğine de bir etkisinin olmadığı değerlendirildiğinde; mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak için kurulmuş olan Türkiye Barolar
Birliğince bastırılan vekaletname pullarının vekaletname ve yetki belgesinin asıl ve örnekleri ibraz edilirken yapıştırılması zorunluluğunun hukuka ve hakkaniyete aykırı olmadığı değerlendirilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
25. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Türkiye Barolar Birliği’nden istenilen bilgi ve belgelerin
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
26. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birincisi fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ edildiği tarihten itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara
İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.