ÖZET: Başvuran, kayınvalidesi adına yaptığı ÖTV muafiyetine ilişkin veraset ve intikal vergisi beyannamesinin düzeltilmesi talebinde bulunmuştur. Başvuru, 05.06.2024 tarihinde Gelir İdaresi Başkanlığına yapılmış olup, başvuranın kayınvalidesi %97 oranında engelli bir bireydir. Başvuran, 21.05.2024 tarihinde sunduğu beyannamede eksiklik olduğunu belirterek 24.05.2024 tarihinde ek beyanname vermiş, ancak bu ek beyanname ilgili idare tarafından gerekçe gösterilmeksizin kabul edilmemiştir. Başvuran, 883.000 TL tutarındaki vergi tahakkukunun 800.000 TL’lik bir borç nedeniyle düzeltilmesini talep etmiştir.

Gelir İdaresi Başkanlığı, başvuranın talebine ilişkin olarak, engelli bireylerin ivazsız intikal kapsamında değerlendirileceği ve bu nedenle vergi beyannamesi vermesinin zorunlu olduğu yönünde açıklamalarda bulunmuştur. Ayrıca, Manisa 2. Sulh Hukuk Mahkemesi, demans hastası olan kayınvalidenin borç/alacak ilişkisine girmesinin hukuken mümkün olmadığını belirtmiştir. Bu durum, başvuranın talebinin reddedilmesine neden olmuştur.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin reddine yönelik karar vermiştir. İlgili idarenin işlemlerinin hukuka uygun olduğu değerlendirilmiş ve başvuranın itiraz hakkının bulunduğu belirtilmiştir. Bu karar, başvurana ve Gelir İdaresi Başkanlığına tebliğ edilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/9640-S.24.14879

BAŞVURU NO : 2024/7170

KARAR TARİHİ : 11.09.2024

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, daha önce eksik beyanda bulunduğu veraset ve intikal vergisi beyannamesinin ve tahakkuk ettirilen miktarın düzeltilmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 05.06.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza vekil aracılığıyla yapılan şikâyet başvurusunda özetle; vasisi olduğu ve %97 oranında engeli bulunan kayınvalidesi adına Manisa Vergi Dairesi

Müdürlüğüne yapmış olduğu ÖTV muafiyetinden yararlanma hususundaki başvurusu esnasında tarafına veraset ve intikal vergisi beyannamesi tebliğ etmesi gerektiğinin mezkûr İdarece bildirildiği, 21.05.2024 tarihinde veraset ve intikal beyannamesi sunduğunu, beyannamede eksiklik bulunması nedeniyle tekraren ilgili İdareye 24.05.2024 tarihinde ek beyanname sunduğunu ancak mezkûr İdarece herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin sunduğu beyannamenin kabul edilmediğini ve mağduriyet yaşadığını belirterek veraset intikal beyannamesinin ve tahakkuk ettirilen miktarın düzeltilmesini Kurumumuzdan talep etmiştir.

Başvuranın daha önce yukarıda zikredilen nedenle Kurumumuza yaptığı 2024/6697 başvuru numaralı bir şikâyet başvurusunun bulunduğu ve bu başvuru üzerine Kurumumuz sayılı ve

28.05.2024 tarihli bir Gönderme Kararı vermiştir. Mezkûr Karara istinaden Manisa

Vergi Dairesi Müdürlüğünün 03.06.2024 tarihinde başvurana tebliğ ettiği yazıda; “ 01.01.2020 tarihinde düzenlenip imzalanan tarafınızın borçlu ’NUN ise alacaklı olarak yer aldığı ödeme günü 21.01.2024 tarihi olan 800.000 TL tutarında bir senet fotokopisi ibraz ederek hibe tutarının 883.000

TL değil sadece 83.000 TL olduğu ve verginin buna göre düzeltilmesini talep etmekte iseniz de;10 yıldan

fazladır yatağa bağımlı ve öz bakımını dahi yapamayacak durumda DEMANS hastası olan (Alzheimer tanısı da bulunmaktadır) karar verme ve ayırt etme yeteneğinden yoksun birinin bu kadar yüksek miktarda (800.000 TL ) bir borç alacak ilişkisine girmiş olmasının hukuken de kabul edilebilir olduğu düşünülmemektedir.” ifadelerine yer vermiş olup başvuran, tarihli şikâyet başvurusu dilekçesinde ve mezkûr Gönderme Kararında belirttiği vasisi adına tahakkuk ettirilen 883.000 TL tutarından 800.000 TL tutarının düşülerek kalan 83.000 TL’nin ivazsız intikal kapsamında yeniden değerlendirilerek ortaya çıkacak tutarın taksitlendirilmesini Kurumumuzdan talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Gelir İdaresi Başkanlığının 17.07.2024 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;

2.1 Başvuranın, kayınvalidesi adına ÖTV’siz engelli aracı alımına ilişkin olarak

araç bedeli üzerinden (883.000 TL) veraset ve intikal vergisi beyannamesi verdiği, bu beyannameye istinaden 84.594,10 TL veraset ve intikal vergisi tahakkuk ettirildiği ancak başvuran tarafından verilen

24.05.2024 tarihli dilekçeyle, 01.01.2020 tarihinde düzenlenip imzalanan başvuranın borçlu,

’ nun ise alacaklı olarak yer aldığı, ödeme günü 21.01.2024 tarihi olan 800.000 TL tutarında bir senet fotokopisi ibraz edilerek söz konusu borç alacak ilişkisinden bahisle beyana konu edilen hibe tutarının 883.000 TL değil, sadece 83.000 TL olduğu belirtilerek verginin buna göre düzeltilmesinin talep edildiği,

2.2 Başvuranın bu talebi üzerine 16.05.2024 tarihinde Vergi Dairesi Müdürlüğüne

intikal eden dilekçesi ekinde ibraz edilen 21.03.2024 tarihli ve numaralı

Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporunda, ’ nun 10 yıldan fazladır

DEMANS tanılı olduğu ve bu tanıya uygun ilaçları kullandığı, evde günlük işlerinde ve öz bakımında kızının yardımcı olduğu tanısının/açıklamanın da yer aldığı,

2.3 Vergi Dairesi Müdürlüğünce ’ nun kısıtlanmasına,

başvuranın vasi olarak atanmasına karar veren Manisa 2. Sulh Hukuk Mahkemesi Hâkimliğine yazılan

12.06.2024 tarihli ve sayılı yazı ile ’ in 24.05.2024 tarihli dilekçesi, eki senet

fotokopisi ile engellilik raporu gönderilerek vasi tayini talebi esnasında mezkûr Mahkeme kaydına giren herhangi bir bilgi ve belgenin olup olmadığının, ’ nun bu koşullarda girmiş olduğu borç/alacak ilişkisinin hukuken mümkün olup olmadığının sorulduğu, adı geçen Mahkemeden alınan

24.06.2024 tarihli ve Esas numaralı cevabi yazıda hukuken böyle bir durumun mümkün

olmadığının bildirildiği,

2.4 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu uyarınca “ivazsız intikal” tabirinin, hibe veya herhangi

şekilde ivazsız iktisap yoluyla devredilen şeyleri ifade ettiği ve bir şahıstan başka bir şahsa yapılan ivazsız şekildeki intikalin, veraset ve intikal vergisine tabi olduğuna,

2.5 Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun istisna ve muafiyetleri belirten maddelerinde engellilere yönelik

bir hüküm bulunmadığı ve bu kapsamda engelli bir kişi adına alınan ÖTV muafiyetli araç bedelinin başkası tarafından karşılıksız (hibe) olarak ödenmesinin de ivazsız intikal kapsamında değerlendirildiği,

2.6 Başvuranın, kayınvalidesi adına satın alınan aracın bedelini ödemesinin de

ivazsız intikal kapsamında değerlendirileceği,

2.7 Başvuranın, kayınvalidesi hakkında Manisa Şehir Hastanesi Sağlık Kurulu

tarafından düzenlenen raporda demans (bunama) hastası olduğu ve öz bakımının kızı tarafından sağlandığı,

2.8 Manisa 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 19.04.2024 tarihli ve sayılı kararı ile

başvuranın kayınvalidesi adına vasi tayin edildiği, mezkûr Mahkemenin

22.04.2024 tarihli ve sayılı kararında şikâyet başvurusunda belirttiği bor/alacak

ilişkisine yer vermediği ayrıca Manisa 2. Sulh Hukuk Mahkemesi Hâkimliğinin 24.06.2024 tarihli ve esas numaralı yazısında; %97 oranında engeli olan bir kişinin borç/alacak ilişkisine girmesinin hukuken mümkün olmadığı ve Manisa Vergi Dairesi Müdürlüğünün yapmış olduğu işlemde mevzuata aykırı bir durum bulunmadığı,

2.9 Sonuç olarak engelli bireylerin ÖTV muafiyetinden yararlanarak araç alımında mevzuatla belirlenen

usul ve esaslar çerçevesinde işlem tesis edildiğini ve hastane sağlık kurulu tarafından tanzim edilen raporun ve engelli bireyin somut durumunun ilgili vergi dairesince değerlendirildiği, İfade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

3.1 “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri,

Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”,

3.2 “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;

“…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,

3.3 “Mülkiyet Hakkı” başlıklı 35 inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu

haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”,

3.4 “Sosyal güvenlik hakkı” başlıklı 60 ncı maddesinde; “Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir.

Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar.”,

3.5 “Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler” başlıklı 61 inci maddesinin ikinci

fıkrasında; “Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun;

5.1 “Verginin Mevzuu” başlıklı 1 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Türkiye Cumhuriyeti tabiyetinde

bulunan şahıslara ait mallar ile Türkiye’de bulunan malların veraset tarikiyle veya her hangi bir suretle olursa olsun ivazsız bir tarzda bir şahıstan diğer şahsa intikali Veraset ve İntikal Vergisine tabidir.”,

5.2 “Kanunda Kullanılan Tabirler” başlıklı 2 nci maddesinin (d) bendinde; “İvazsız intikal” tabiri; hibe

yoliyle veya her hangi bir tarzda olan ivazsız iktisapları; (Maddi ve manevi bir zarar mukabili verilen tazminatlar ivazsız sayılmaz.) ”,

5.3 “Verginin Matrahı ve İlk Tarhiyat” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında; “Veraset ve

İntikal Vergisinin matrahı, intikal eden malların Vergi Usul Kanununa göre bulunan değerleridir. (12 nci maddede yazılı borç ve masrafların tenzili lazım geldiği takdirde matrah yukarda yazılı değerlerden bu tenziller yapıldıktan sonra kalan miktardır.)”,

5.4 “Tenzil Olunabilecek Borçlar ve Masraflar” başlıklı 12 nci maddesinin (b) bendinde; “Diğer suretle

iktisaplarda intikal eden malın aynına taallük eden borçlarla vergi borçları (Şu kadar ki, hibe eden hibe ettiği mala taallük eden borçları kendi üzerine almış veya öyle taahhüdetmiş ise bu borçlar nazara alınmaz)”, 6. 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun;

6.1 “Diğer İstisnalar” başlıklı 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde; “87.03 (hesaplanması

gereken özel tüketim vergisi ve diğer her türlü vergiler dahil bedeli 200.000 TL’yi aşanlar hariç), 87.04 (motor silindir hacmi 2.800 cm³’ü aşanlar hariç) ve 87.11 G.T.İ.P. numaralarında yer alanların, engellilik oranı % 90 veya daha fazla olan malûl ve engelliler tarafından”,

6.2 “İstisnaların sınırı ve yetki” başlıklı 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasında; “Maliye Bakanlığı, bu

Kanunda yer alan istisna ve muafiyetlerin uygulanması ile verginin tecilinde alınacak teminatların türü ve miktarları ile tecil edilen verginin terkinine ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”, … “Beş yılda bir defaya mahsus olmak üzere ilk iktisabı,”, … “Vergiden müstesnadır.”, 7. 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun’un;

7.1 “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; engellilerin temel hak ve özgürlüklerden

faydalanmasını teşvik ve temin ederek ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı güçlendirerek toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılımlarının sağlanması ve engelliliği önleyici tedbirlerin alınması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlamaktır.”,

7.2 “Genel Esaslar” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; “Engellilerin tüm hak

ve hizmetlerden yararlanması için fırsat eşitliğinin sağlanması esastır.”, (d) bendinde; “Engellilerin bağımsız yaşayabilmeleri ve topluma tam ve etkin katılımları için erişilebilirliğin sağlanması esastır.”, (e)

bendinde; “Engellilerin ve engelliliğin her tür istismarının önlenmesi esastır.”, Hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin reddi yönündeki öneri, Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran, vasisi olduğu ve %97 oranında engeli bulunan kayınvalidesi adına

Manisa Vergi Dairesi Müdürlüğüne yapmış olduğu ÖTV muafiyetinden yararlanma hususundaki başvurusu esnasında tarafına veraset ve intikal vergisi beyannamesi tebliğ etmesi gerektiğinin mezkûr İdarece bildirildiği, 21.05.2024 tarihinde veraset ve intikal beyannamesi sunduğunu, beyannamede eksiklik bulunması nedeniyle tekraren ilgili İdareye 24.05.2024 tarihinde ek beyanname sunduğunu ve bu beyannamede diğer beyannamesine ek olarak vasisi ’ nun alacaklı kendisinin ise borçlu olduğu 800.000 TL tutarındaki senedi de ilgili İdareye ibraz ettiği ancak mezkûr İdarece herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin sunduğu beyannamenin kabul edilmediğini ve mağduriyet yaşadığını, vasisi adına tahakkuk ettirilen 883.000 TL tutarından 800.000 TL tutarının düşülerek kalan 83.000 TL’nin ivazsız intikal kapsamında yeniden değerlendirilerek ortaya çıkacak tutarın taksitlendirilmesini Kurumumuzdan talep etmektedir.

10. Hukuk devleti, insan haklarına saygılı, bu hakları koruyan, toplum yaşamında adalete ve eşitliğe uygun bir hukuk düzeni kurmak ve bunu sürdürmekle kendini yükümlü sayan, bütün davranışlarında Anayasaya ve hukuk kurallarına uyan, işlem ve eylemleri yargı denetimine bağlı olan Devlettir. (AYM, E. 2002/38, K.

2002/89, KT: 08.10.2002) Bu kapsamda, idarenin işlem tesis ederken hukuka bağlı olması ve hukuk kuralları doğrultusunda hareket etmesi kuşkusuz hukuk devleti ilkesinin gereklerinden birini teşkil etmektedir.

11. Bilindiği üzere, bazı konularda hukuk düzeni, idareye, belirli şart ve durumların gerçekleşmesi halinde belli bir çözüm şeklini uygulama ödevi yükler. Bu durumda idarenin bağlı yetkisinden söz edilir. (Tahsin

Bekir Balta, İdare Hukukuna Giriş, TODAİE Yay. No:17, 1970, s.84.) Bu itibarla, bağlı yetki durumunda mevzuatla kendisine belirtilen kendisine çizilen sınırlar içerisinde karar vermek durumunda, idari işlemlerin beş unsurundan biri olan sebep ve konu unsuru arasında yasa koyucu tarafından oluşturulan zorunlu bağ doğrultusunda idari işlemi tesis etmek durumundadır.

12. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 60 ıncı maddesinde düzenlenen “sosyal güvenlik hakkı” insan hakları temelinde toplumsal eşitlik ve sosyal adaletin sağlanmasını amaçlayan, bireylerin ekonomik ve sosyal alanda ortaya çıkabilecek istikrarsızlıklara ve olumsuz durumlara karşı korunmasını sağlayan, vatandaşlar arasındaki eşitlik ilkesini ve bu bağlamda alınacak tedbirleri kamu yararı özelinde temellendirmeyi, dezavantajlı bireylerin de sosyal hayata dâhil olmalarını sağlama hususundaki devletin pozitif yükümlülüklerini belirten bir hak türüdür..

13. Çeşitli yargı kararları ve bilimsel içtihatlara göre “sosyal devlet” kavramının tanımı değişmekle birlikte genel itibariyle; “Devletin, sosyal refahı sağlamak amacıyla toplumsal yaşamda zayıf olanlarla güçlü olanlar arasında denge sağladığı, kendi hak ve menfaatlerini korumada yetersiz olan bireyleri desteklediği, bir bireyin yaşam kalitesini diğer bireylerin hak ve menfaatlerinin aleyhine olmayacak şekilde iyileştiren, refah ve sürdürülebilirliğinin teminatı olan, sosyal adaleti sağlama amacına yönelik iradi davranışta olan devlet olarak tanımlanmaktadır.

14. Sosyal devlet ilkesinin öne çıkan özelliklerinden bir tanesi de herhangi bir nedenle sosyal hayata dâhil olamayan engelli bireylerin temel haklardan faydalanmasını temin ederek Türkiye Cumhuriyeti

Anayasasının 5 inci maddesinde belirtilen insan onuruna yaraşır bir şekilde bireylerin maddi ve manevi gelişimi sağlamak ve bu suretle toplumsal dayanışma ve bütünlüğü eşitlik temelinde sağlamaktır.

15. Bu bağlamda engelli bireylere ÖTV muafiyetinden yaralanmak suretiyle araç alım hakkı tanınması yukarıda belirtilen sosyal devlet ilkesi doğrultusunda devletin uyguladığı bir idari tasarruf olmakla birlikte

aynı zamanda bu kişilerin mülkiyet hakkının tesis edilmesi ve bu çerçevede devletin pozitif yükümlülüğünü yerine getirmesi bakımından da önem arz etmektedir.

16. Konuya ilişkin mevzuata bakıldığında ise Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 3 ve 4 üncü maddelerinde, ivazsız intikal şeklindeki iktisaplar yoluyla gerçekleştirilen devir işlemlerinde engellilere yönelik istisnai bir hüküm bulunmadığı, bu kapsamda engelliler adına alınan araç bedelinin başkası tarafından ödenmesinin ivazsız intikal kapsamında değerlendirileceği ve başvurandan veraset ve intikal beyannamesi istenmesinin bu minvaldeki bir idari işlem olduğu ve ilgili idarenin belirtilen mevzuat çerçevesinde işlem tesis etmek durumunda olduğu anlaşılmıştır.

17. Engelli bireylere yönelik olarak devlet tarafından uygulanan politikaların ana hedefinin bu bireylerin toplumsal yaşama tam ve eşit katılımının sağlanması olduğu, engellilere yönelik haklar, hizmetler ve avantajlar sağlanırken engellilerin bu durumunun göz önünde bulundurulduğu ancak bu hususla ilgili idari işlemlerde somut olayların gerekliliklerine ve idarenin mevzuat çerçevesindeki denetim görevine dikkat etmesi ve bireylere sağlanan bu hakkın usulüne uygun şekilde yerine getirilip getirilmediğini gözetmesi gerekmektedir. Bu aynı zamanda Anayasa’nın 35 inci maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkının korunmasının da teminatı durumundaki bir gerekliliktir. Bu kapsamda engelli bir bireyin bir haktan yararlanması durumunda gerek kendisinin gerekse vasisinin iş ve işlemlerinin idari makamlar ve denetimi yapan kurumlarca hassasiyetle ele alınması gereklidir.

18. Somut olayla ilgili olarak ilgili İdareden Kurumumuza gönderilen bilgi ve belgelerden, adına Manisa Şehir Hastanesi Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen raporda 10 yılı aşkın süredir DEMANS hastası olduğu ve bakımının kızı tarafından yerine getirildiği anlaşılmıştır. Öte yandan başvuran hakkında Manisa 2.Sulk Hukuk Mahkemesinin 19.04.2024 tarihli ve sayılı Kararında ve araç alımı ile ilişkin 22.04.2024 tarihli ve sayılı Kararında başvuranın şikâyet başvurusunda belirttiği dilekçesine borç/alacak ilişkisini gösteren senede yer vermediği görülmüştür. Yine ilgili İdare tarafından Kurumumuza gönderilen belgelerden; Manisa Vergi Dairesi

Başkanlığının 12/06/2024 tarih ve sayılı yazısı ile Manisa 2.Sulh Hukuk Mahkemesine mezkûr durumdaki DEMANS hastası olan bir kişinin borç/alacak ilişkisine girip giremeyeceği hususunu sorduğu, Manisa 2.Sulh Hukuk Mahkemesi Hâkimliğinin 24/06/2024 tarihli ve Esas sayılı yazısında; DEMANS hastası olan bir kişinin bu şekilde bir borç/alacak ilişkisine girmesinin hukuken mümkün olmadığı belirtilmiştir. Bu itibarla yukarıda zikredilen hususlar doğrultusunda vasisi olduğu adına satın alınan aracın bedelinin başvuran tarafından ödenmesinin ivazsız intikal kapsamında olduğu ve bu nedenle veraset ve intikal vergisi beyannamesi vermesi gerektiği anlaşılmıştır. Manisa Vergi Dairesi Müdürlüğünce tesis edilen işlemin hukuki dayanağının ve gerekçesinin bu doğrultuda olduğu görülmüştür.

19. Diğer taraftan başvuranın şikâyet başvuru dilekçesinde belirttiği vasisi

’NA ait engelli raporuna şahsının izni olmaksızın erişim sağlandığı ve mezkûr işlemin hukuka aykırı olduğu iddiasına ilişkin olarak Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından

Kurumumuza gönderilen cevabi yazı ve eklerinde; İlgili vergi dairesi ya da birim tarafından iş ve işlemlerin yürütülmesi aşamasında gereksinim duyulması halinde, gerek Gelir İdaresi Başkanlığının nezdindeki verilere gerekse ilgili kamu kurumları tarafından Gelir İdaresi Başkanlığına aktarılan veya erişime izin verilen verilere ilişkin sorgulama yapılabildiğini, bu durumun işin gereği olarak kurum içinde yapılan tetkikler kapsamında mezkûr engelli raporuna başvuranın izni olmaksızın erişim sağlandığı iddiasının hukuken mümkün olmadığı, na ait engelli raporunun, araç satışını yapan firma tarafından 10.05.2024 tarihli dilekçe ekinde Uşak Defterdarlığına, ayrıca

’ nun vasisi olan başvuran tarafından; satın alınan aracın motorlu taşıtlar vergisinden muaf

tutulması talebine ilişkin dilekçe ekinde Vergi Dairesi Müdürlüğüne ibraz edildiği belirtilmiştir. Bu çerçevede engelli kişiye ait sağlık bilgilerin şahsın izni olmaksızın erişildiğine yönelik iddianın subut bulmadığı değerlendirilmiştir.

20. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte ele alındığında, Manisa Vergi Dairesi Müdürlüğünün, başvuranın talebinin reddi yönünde tezahür eden işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde Gelir İdaresi

Başkanlığı tarafından istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

22. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birincisi fıkrası uyarınca, bu Ret

Kararının başvurana tebliğ edildiği tarihten itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Manisa Vergi Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi