|
ÖZET: Başvuru, Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı’na ait bir vergi teminatının iadesi talebine ilişkindir. Şikâyetçi, 17/12/2018 tarihinde, Ankara 13. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından yürütülen ortaklığın giderilmesi davası kapsamında alınan veraset ve intikal vergisi teminatının iadesini istemiştir. İdare, 11/02/2019 tarihli cevabında, söz konusu teminatın 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 34. maddesi gereğince beş yıllık süre içinde talep edilmediği için bütçeye gelir kaydedildiğini belirtmiştir.
Şikâyetçi, beş yıllık sürede kendilerine herhangi bir tebligat yapılmadığını iddia ederek teminatın iade edilmesini talep etmiştir. Ancak, yapılan incelemeler sonucunda, teminatın iadesine ilişkin başvurunun zamanaşımına uğradığı ve bu nedenle iade edilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, idarenin işleminde hukuka uygunluk bulunmadığını ve teminatın iade edilmesi gerektiğine dair tavsiyede bulunmuştur. Sonuç olarak, Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı’na, 17/12/2009 tarihinde emanet hesabına aktarılan 20.328,78 TL tutarındaki vergi teminatının iade edilmesi hususunda tavsiyede bulunulmuş ve bu kararın otuz gün içinde Kurum’a bildirilmesi gerektiği belirtilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/7798-S.11934
BAŞVURU NO : 2019/5447
KARAR TARİHİ : 29/08/2019
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Emanet hesabında iken bütçeye gelir kaydedilen veraset ve intikal vergisi teminatının iade edilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 05/03/2019
I. ŞİKÂYETÇİNİN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Şikâyetçi … … başvurusunda, 1.1. Ankara 13. Sulh Hukuk Mahkemesince … esas … karar sayılı ortaklığın giderilmesi davasına ilişkin veraset ve intikal vergisi teminatının iade edilmesi için 17/12/2018 tarihinde
Ankara Veraset Harçlar Vergi Dairesi Müdürlüğü’ne başvuru yaptıklarını, İdarenin 11/02/2019 tarih ve … sayılı cevabi yazısında, “Dairemiz kayıtlarının tetkiki neticesinde
Ankara İli … İlçesi … Mahallesi … ada … parsel de satışı yapılan söz konusu gayrimenkule ilişkin Veraset ve İntikal vergisi teminatı olarak 20.328,78 TL tutarın 17.12.2009 tarihinde
Dairemiz hesaplarına aktarıldığı, emanet hesabında bulunan bu tutarın 17.12.2009 tarihi izleyen beşinci yılın sonuna kadar iadesinin talep edilmediği, bu nedenle 20.328,78 TL’nin
5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi Kontrol Kanunun 34 maddesi 1. fıkrası ” Ödeme emri
belgesine bağlandığı halde ödenemeyen tutarlar, bütçeye gider yazılarak emanet hesaplarına alınır ve buradan ödenir. Ancak, malın alındığı veya hizmetin yapıldığı mali yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar talep edilmeyen emanet hesaplarındaki tutarlar bütçeye gelir kaydedilir. Gelir kaydedilen tutarlar, mahkeme kararı üzerine ödenir” hükmü ve Vergi
Dairesi işlem Yönergesinin 322/2 “Vergi dairesi veznesine emaneten yatırılan tutarlardan, bankalara yapılan ödemelerden ve başka muhasebe birimlerinden gönderilen tutarların çeşitli nedenlerle emanete alınanlar, emanete alındığı tarihinden itibaren beş yıl içinde yapılan araştırmalara rağmen ilgilisine iade edilmeyen veya mahsubu yapılamayan paralar yukarıda belirtilen esaslar dâhilinde bütçeye irat kaydedilir ” hükmüne istinaden 10.12.2014 tarihinde bütçeye irat kaydedilmiştir” şeklinde açıklama yapıldığını; 1.2. Ancak beş yıllık bekleme süresinde kendilerine bir tebligat yapılmadığını iddia ederek, Ankara 13. Sulh Hukuk Mahkemesince … esas … karar sayılı ortaklığın giderilmesi davasına ilişkin veraset ve intikal vergisi teminatının iade edilmesini talep etmektedir.
2. Şikâyetçinin başvuru ekinde sunduğu bilgi ve belgeler tetkik edildiğinde; 2.1. Ankara 13. Sulh Hukuk Mahkemesince … esas … karar sayılı ortaklığın giderilmesi davasına ilişkin bilirkişi tarafından hazırlanan ve mahkemeye sunulan 12/11/2009 tarihli taksim ve tevzi raporuna göre, Ankara İli, … İlçesi, … Mahallesi’nde kâin, 2 Bölge TSM
… ada, … parselde, … Kat …, …. Kat … nolu bağımsız bölümler (mesken); Ankara İli, …
İlçesi, … Mahallesi’nde kâin, 2 Bölge TSM … ada, … parselde, Zemin Kat 3 ve 2. Kat 11 ve
12 nolu bağımsız bölümler (mesken) normal satış bedeli toplam 353.610,00 TL iken
nemalandırma sonucu satış bedeli toplamı 406.575,30 TL dir. Buna göre … …, … …, … …, … … olmak üzere 4 hissedara 101.643,82 TL hisse düştüğü ve kişi başı 5.082,20 TL den toplamda 20.328,78 TL Veraset ve İntikal Vergisi teminatı belirlendiği, ayrıca taşınmazların tamamında tüm hissedarların müştereken borçlu oldukları Ankara 3. İcra Müdürlüğünün …
sayılı dosyası üzerinden konulmuş toplam 213.242,15 TL tutarında haciz bulunduğu ve her bir hissedarın alacağına 53.310,54 TL haciz isabet ettiği, 2.2. Veraset ve Harçlar Vergi Dairesi tarafından düzenlenen 11/01/2019 tarih ve … sayılı mükellef emanet defterinde … … adına 17/12/2009 tarihli 20.328,78 TL tutarında nakit emanetten (tahsilat) yapıldığı, 2.3. Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı’nın (Veraset ve Harçlar Vergi Dairesi Müdürlüğü) …
Tapu Müdürlüğü’ne yazdığı 07/12/2018 tarih ve … sayılı, “Süreksiz” konulu yazısında;
“20/01/2005 tarihinde vefat eden (T.C. …) … …’a ait olup, varislerince dairemize beyan edilen ve aşağıda mahiyetleri gösterilen gayrimenkullerin hisse nispetinde Veraset ve
İntikal Vergisi ile ilişiği bulunmadığından üzerine ayni hak tesisinde intikalinde veya satışında 7338 sayılı Kanunun 19. Maddesi gereğince bir sakınca bulunmamaktadır.” şeklinde cevap verilmekle, şikâyet konusu edilen 8 adet dairenin veraset ve intikal borcu bulunmadığının teyit edildiği, ayrıca mirasçılar tarafından veraset ve intikal vergisi olarak ödeme yapıldığına dair farklı tarihli makbuzların bulunduğu tespit edilmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
3. Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden Ankara Vergi Dairesi
Başkanlığı’ndan alınan 15/04/2019 tarih ve … sayılı cevabi yazının tetkikinden; 3.1. 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, Türkiye
Cumhuriyeti uyruğunda bulunan şahıslara ait mallar ile Türkiye’de bulunan malların veraset yoluyla veya herhangi bir suretle olursa olsun ivazsız bir şekilde bir şahıstan diğer şahsa intikalinin veraset ve intikal vergisine tabi olduğu; 2 nci maddesinin (c) bendinde de “Veraset” tabirinin; miras, vasiyet ve miras mukavelesi gibi ölüme bağlı tasarrufları ifade ettiği, 5 inci maddesinde de veraset ve intikal vergisi mükellefinin veraset yoluyla veya ivazsız bir tarzda mal iktisap eden şahıs olduğunun hükme bağlandığı, 3.2. Aynı kanunun “ Vergiye Mükabil Alınacak Teminat” başlıklı 17. maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında; “Amme idare ve müesseseleri, bankalar, bankerler, kasa kiralayanlar, sigorta şirketleri sair şirket ve müesseseler, mahkemeler ve icra daireleri istihkak sahiplerine bu verginin mevzuuna giren herhangi bir muamele dolayısıyla para ve senet verebilmek için evvelemirde verginin ödenmiş olduğuna dair vergi dairesinden verilmiş bir tasdikname talep ederler. Tasdikname ibraz etmeyen hak sahiplerinin istihkaklarından, veraset yoluyla intikallerde yüzde beş, İvazsız intikallerde yüzde onbeş oranında vergi karşılığı olarak tevkifat yaptıktan sonra, bakiyesini verebilirler. Tevkifatı yapanlar, tevkif ettikleri parayı en geç bir hafta içinde bulundukları yerin mal sandığına yatırmaya ve keyfiyeti bağlı bulundukları vergi dairesine yazı ile bildirmeye mecburdurlar” hükmünün yer aldığı, 3.3. Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda Ankara 13. Sulh Hukuk Mahkemesinin
12.06.2008 tarih … Esas, … sayılı yazıda, söz konusu taşınmazın satışına ilişkin Veraset ve
İntikal Vergisi için % 5 kesinti yapılması hakkındaki 28.10.2008 tarih ve … sayılı Veraset ve
Harçlar Vergi Dairesi Müdürlüğünün yazısına istinaden 17.12.2008 tarihinde Müdürlükleri hesabına 20.328,78 TL mevzuat uyarınca Veraset ve İntikal Vergisinin teminatı olarak alındığı, Muris … …’dan intikal eden ilgili taşınmaz için beyanname verilmesi üzerine mükelleflerin hissesine düşen miktar 17.12.2009 tarihinde yatırılan Veraset ve İntikal
Vergisi teminatı Müdürlüklerince emanet hesabına aktarıldığı, 3.4. Bilindiği üzere 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun 34. maddesinin birinci fıkrasında; “Ödeme emri belgesine bağlandığı halde ödenemeyen tutarlar, bütçeye gider yazılarak emanet hesaplarına alınır ve buradan ödenir, Ancak, malın alındığı veya hizmetin yapıldığı mali yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar talep edilmeyen emanet hesaplarındaki tutarlar bütçeye gelir kaydedilir. Gelir kaydedilen tutarlar, mahkeme kararı üzerine ödenir.” hükmünün yer aldığı, bu hüküm gereği konu hakkında gelir kaydedilen tutarın ödemesine dair mahkeme kararı bulunması gerektiği, 3.5. Ayrıca aynı kanunun 34. maddesinin üçüncü fıkrasında; “İlgili olduğu malî yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde alacaklıları tarafından geçerli bir mazerete dayanmaksızın, yazılı talep edilmediğinden veya belgeleri verilmediğinden dolayı ödenemeyen borçlar zamanaşımına uğrayarak kamu idareleri lehine düşer.” hükmünün yer aldığı, söz konusu gelir kaydedilen tutarlarla ilgili olarak, şikâyetçi … … ve diğer varislerin
Veraset ve Harçlar Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılı başvurusunun 17.12.2018 olması ve daha önce bu tutarlarla ilgili başkaca bir başvuru yapılmadığından tutar zaman aşımına uğrayarak kamu lehine düştüğü Dolayısıyla, söz konusu teminatın iadesi mümkün bulunmadığı şeklinde açıklamalar yapılmıştır.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 4.1. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır”, 4.2. Anayasamızın “Vergi Ödevi” başlıklı 73 üncü maddesinde; ” Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, malî gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür.
Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır.
Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.
(Değişik: 16/4/2017-6771/16 md.) Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Cumhurbaşkanına verilebilir. “, 4.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”, 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”, 6. 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun; 6.1. “Verginin Mevzuu” başlıklı 1 inci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti tabiiyetinde bulunan şahıslara ait mallar ile Türkiye’de bulunan malların veraset tarikiyle veya her hangi bir suretle olursa olsun ivazsız bir tarzda bir şahıstan diğer şahsa intikali Veraset ve İntikal Vergisine tabidir.
…
Türkiye Cumhuriyeti tabiiyetindeki bir şahsın Türkiye hudutları dışında bulunan malını veraset tarikıyle veya sair suretle ivazsız bir tarzda iktisabeden ve Türkiye’de ikametgâhı olmayan ecnebi şahıs bu vergi ile mükellef tutulmaz.”, 6.2. “Verginin Mükellefi” başlıklı 5 inci maddesinde; “Veraset ve İntikal Vergisinin mükellefi, veraset tarikiyle veya ivazsız bir tarzda mal iktisabeden şahıstır.” 6.3. “Vergiye mukabil alınacak teminat” başlıklı 17 nci maddesinde; “Amme idare ve müesseseleri, bankalar, bankerler, kasa kiralıyanlar, sigorta şirketleri, sair şirket ve müesseseler, mahkemeler ve icra daireleri istihkak sahiplerine bu verginin mevzuuna giren her hangi bir muamele dolayısıyla para ve senet verebilmek için evvelemirde verginin ödenmiş olduğuna dair vergi dairesinden verilmiş bir tasdikname talebederler.
(Değişik: 22/7/1998 – 4369/74 md.) Tasdikname ibraz etmeyen hak sahiplerinin istihkaklarından, veraset yoluyla intikallerde %5, ivazsız intikallerde %15 oranında vergi karşılığı olarak tevkifat yaptıktan sonra, bakiyesini verebilirler. Tevfikatı yapanlar, tevkif ettikleri parayı en geç bir hafta içinde bulundukları yerin mal sandığına yatırmaya ve keyfiyeti bağlı bulundukları vergi dairesine yazı ile bildirmeye mucburdurlar.
(Değişik: 22/7/1998 – 4369/74 md.) Tevkifat yapmadan para ve senet verenlerle tevkif ettikleri parayı yukarıda belirtilen süre içinde mal sandığına yatırmıyanlardan (Hakimler hariç), tevkif etmiye ve yatırmaya mecbur oldukları paralar Amme Alacaklarının Tahsil Usulü hakkında Kanun hükümlerine göre gecikme zammı tatbik edilerek tahsil edilir. Tevkifatı yapan ilgili kuruluşların, bu görevleri süresinde yerine getirmeyen sorumlularından, tevkif etmeye ve yatırmaya mecbur oldukları paraların %10’u oranında ayrıca ceza tahsil olunur” 7. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 7.1. “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33 üncü maddesinde; “Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca
onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. (Değişik son cümle:
22/12/2005-5436/10 md.) Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır…”, 7.2. “Ödenemeyen giderler ve bütçeleştirilmiş borçlar” başlıklı 34 üncü maddesinde; “Ödeme emri belgesine bağlandığı halde ödenemeyen tutarlar, bütçeye gider yazılarak emanet hesaplarına alınır ve buradan ödenir. Ancak, malın alındığı veya hizmetin yapıldığı malî yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar talep edilmeyen emanet hesaplarındaki tutarlar bütçeye gelir kaydedilir. Gelir kaydedilen tutarlar, mahkeme kararı üzerine ödenir.
Kamu idarelerinin nakit mevcudunun tüm ödemeleri karşılayamaması halinde giderler, muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödenir. Ancak, sırasıyla kanunları gereğince diğer kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi, resim, harç, prim, fon kesintisi, pay ve benzeri tutarlara, tarifeye bağlı ödemelere, ilama bağlı borçlara, ödenmemesi halinde gecikme cezası veya faiz gibi ek yük getirecek borçlara ve ödenmesi talep edilen emanet hesaplarındaki tutarlara öncelik verilir.
İlgili olduğu malî yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde alacaklıları tarafından geçerli bir mazerete dayanmaksızın, yazılı talep edilmediğinden veya belgeleri verilmediğinden dolayı ödenemeyen borçlar zamanaşımına uğrayarak kamu idareleri lehine düşer…” 7.3. “Muhasebe Sistemi” başlıklı 49 uncu maddesinin 6 ncı fıkrasında; “… Muhasebe işlemlerine, hesap planlarına ve işlemlerin muhasebeleştirilmesinde kullanılacak belgelerin şekil ve türlerine ilişkin düzenleme, beşinci fıkrada belirtilen yönetmeliğe uygun olarak, ilgili idarelerin görüşü alınmak suretiyle merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri için Hazine ve Maliye Bakanlığınca; sosyal güvenlik kurumları için ilgili idarelerce, mahallî idareler için ise İçişleri ile Çevre ve Şehircilik bakanlıklarınca Hazine ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınmak suretiyle hazırlanır.
Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin detaylı hesap planlarına ilişkin hususlar
Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenir”, 8. Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin; 8.1. “33 Emanet yabancı kaynaklar ” başlıklı 255 inci maddesinde; “(Değişik:RG-24/2/2018-30342) (1) Emanet yabancı kaynaklar hesap grubu; muhasebe birimlerince mevzuatları gereği depozito, teminat veya emanet olarak yapılan tahsilatlar, muhasebe birimlerinin adına işlem yapan mutemetliklerle olan nakit ilişkileri, okul pansiyonları işlemleri, konsolosluk tahsilatları, risk yönetimi kapsamında oluşturulan risk hesabı ile kamu idarelerinin tek hazine kurumlar hesabı kapsamında Hazine Müsteşarlığınca değerlendirilen mali kaynaklarından dolayı Hazine Müsteşarlığının söz konusu idarelere olan borçlanma işlemlerinin izlenmesi için kullanılır.
(2) Muhasebe birimlerince emanet yabancı kaynak olarak nakden veya mahsuben tahsil olunan tutarların, çeşitlerine göre bu gruptaki hesapların altında bölümlenmesine ilişkin esaslar, kaydedilen tutarlardan tahsil, geri ödeme ve zamanaşımına uğrayanların bütçeye gelir kaydedilmesinde yapılacak işlemler Bakanlıkça belirlenir…”, 8.2. “330 Alınan depozito ve teminatlar hesabı; Hesabın niteliği ” başlıklı 256 ncı maddesinde; “Alınan depozito ve teminatlar hesabı, mevzuatları gereği nakden veya mahsuben tahsil edilen depozito ve teminatlardan bir yıl içinde iade edilecek olanların izlenmesi için kullanılır” 8.3. “Hesaba ilişkin işlemler ” başlıklı 257 inci maddesinde;
“ (1) Alınan depozito ve teminatlar hesabına ilişkin işlemler aşağıda gösterilmiştir:
…
c) Vergi teminatları;
1) Vergi Kanunları uyarınca teminat olarak nakden veya mahsuben tahsil edilen tutarlar bu
bölüme kaydedilir.
2) Bu tutarlar, teminat alınmasını gerektiren işin sonucuna göre ilgilisine geri verilir veya
bütçeye gelir kaydedilir d) Zamanaşımı süreleri;
1) İsteklilerden alınan geçici teminatlar, ihale başkası üzerinde kaldığı takdirde; en avantajlı
ikinci teklifi veren istekli için sözleşmenin yapıldığı tarihi, diğer istekliler için ihale kararının verildiği tarihi, komisyonca ihaleden vazgeçildiği takdirde; bu husustaki karar tarihini, geçici teminatını yatıran istekli ihaleye girmekten vazgeçtiği takdirde; bu isteğini bildirdiği veya en geç ihalenin başkası üzerinde kaldığı tarihi izleyen günden başlamak üzere 10 yıllık zamanaşımına tabidir.
2) Yüklenicilerden alınan kesin teminatlar, taahhüdün sözleşme ve şartname hükümlerine
uygun biçimde yerine getirilmesi nedeniyle teminatın geri verilmesi gerektiği tarihi, idarece, yüklenici veya alt yüklenici kusurlu görülerek sözleşme bozulduğu ve teminatını geri almak için yüklenici veya alt yüklenici tarafından mahkemeden karar alındığı takdirde; hüküm tarihini izleyen günden başlamak üzere 10 yıllık zamanaşımına tabidir.
3) Adlî teminat olarak alınan paralar, kefalete bağlanarak serbest bırakılan kişilerden alınan
güvence bedeli paranın iadesi hakkında verilen karar tarihini; icranın geri bırakılması için karar verilmek üzere alınan teminatlarda istekli lehine çıkan kararın kesinleştiği tarihi izleyen günden başlamak üzere 10 yıllık zamanaşımına tabidir.
(2) Muhasebe birimlerince tahsil edilerek bu hesaba kaydedilen paralar, zamanaşımına uğradığında bütçeye gelir kaydedilir.” 9. Maliye Bakanlığının (Muhasebat Genel Müdürlüğü) 16/08/2004 tarihli, B.07.0.MGM.0.45/470-02/015239 sayılı ve “Emanet Yabancı Kaynaklar, 16/08/2004
Ödenecek Vergi ve Yükümlülükler ve Özel Tahakkuklar Hesaplarının Ayrıntı Kodları ve
Zamanaşımı Süreleri” konulu Genelgesinde; 9.1. “330 Alınan Depozito ve Teminatlar” başlığı altında; “ 330.03 Vergi Teminatları
Vergi Kanunları uyarınca teminat olarak tahsil veya tevkif edilen tutarlar bu ayrıntı koduna kaydedilir. Bu bölüme kaydedilen teminatlar hakkında Genel Bütçeye Dahil Daireler ve
Katma Bütçeli İdareler Muhasebe Yönetmeliğinin 216 ncı maddesinin III üncü bendi uyarınca işlem yapılır”, 9.2. “Zamanaşımı süresi ve başlangıcı” başlığı altında; “Saymanlıklarca tahsil edilerek emanetler hesabına kaydedilen paralar, zamanaşımı bakımından genel olarak 10 yıllık, 5 yıllık, 2 yıllık, 1 yıllık ve 6 aylık zamanaşımına tabi olanlar ile zamanaşımına tabi olmayan emanetler olmak üzere altı gurupta toplanır.
A- 10 Yıllık Zamanaşımına Tabi Olan Emanetler a) 4735 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce müteahhit ve taşeronlardan alınan geçici teminatlar; 1- İhale başkası üzerinde kaldığı takdirde; en avantajlı ikinci teklifi veren istekli için sözleşmenin yapıldığı tarihi, diğer istekliler için ihale kararının verildiği tarihi, 2- Komisyonca ihaleden vazgeçildiği takdirde, bu husustaki karar tarihini, 3- Geçici teminatını yatıran şahıs ihaleye girmekten vazgeçtiği takdirde, bu isteğini bildirdiği veya en geç ihalenin başkası üzerinde kaldığı tarihi, izleyen günden başlamak üzere 10 yıllık zamanaşımına tabidir.
b) 4735 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce müteahhit ve taşeronlardan alınan kesin teminatlar; 1- Taahhüdün sözleşme ve şartname hükümlerine uygun biçimde yerine getirilmesi nedeniyle teminatın geri verilmesi gerektiği tarihi, 2- İdarece, müteahhit veya taşeron kusurlu görülerek sözleşme bozulduğu ve teminatını geri almak için müteahhit veya taşeron tarafından mahkemeden karar alındığı takdirde, hüküm tarihini, izleyen günden başlamak üzere 10 yıllık zamanaşımına tabidir.
c) Adli teminat olarak alınan paralar; 1- Kefalete bağlanarak serbest bırakılan kişilerden alınan nakdi teminatlarda paranın iadesi hakkında verilen karar tarihini, 2- İcranın geri bırakılması için karar verilmek üzere alınan teminatlarda istekli lehine çıkan kararın kesinleştiği tarihi, izleyen günden başlamak üzere 10 yıllık zamanaşımına tabidir.
d) (Değişik: 31.7.1997, 23066 R.G. ) Memur yollukları, tapu akit ücretleri, icra kesintileri, posta ve haberleşme masrafları karşılıkları, resmi daire ve kurumlara ait 6183 sayılı Kanuna göre tahsil edilen emanetler ayrıntı kodlarına kayıtlı paralar alacaklısına iade edilmesi gerektiği; hacizli mallar satışından artan paralar ile mahkeme sonucuna kadar saymanlığa teslim edilen paralar, mahkemece paranın iadesi için verilen kararın kesinleştiği tarihten başlamak üzere 10 yıllık zamanaşımına tabidir.
B- Beş Yıllık Zamanaşımına Tabi Olan Emanetler a) Ölen kimselerin üzerinde bulunup ölümünden sonra kaybolmaması için saymanlıklara teslim edilen paralar, bu hususta usulüne göre yapılacak ilan tarihinden, b) Vekalet ücretleri merkez hissesi bölümünde kayıtlı paralar, paranın emanete alındığı tarihi izleyen mali yıl başından, c) 2548 sayılı Kanunun 2 nci maddesi hükmü uyarınca yiyecek bedellerinden doğan alacaklar mahkumiyetin hitamı tarihinden, itibaren 5 yıllık zamanaşımına tabidir.
C- İki Yıllık Zamanaşımına Tabi Olan Emanetler
Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun 13 üncü maddesine göre mahsup işlemi yapılmasına gerek bulunmayan hallerde; yapım işlerinde kesin hesap ve kesin kabul tutanağının onaylanmasından, diğer işlerde ise işin kabul tarihinden veya varsa garanti süresinin bitim tarihinden itibaren iki yıl içinde idarenin yazılı uyarısına rağmen talep edilmemesi nedeniyle iade edilemeyen teminat mektubu dışındaki teminatlar sürenin bitiminde bütçeye gelir kaydedilir.
Adli teminat olarak alınan paralar zamanaşımı süresini doldurup doldurmadığına bakılmaksızın tahsil edildiği yılı izleyen ikinci yıl sonunda bütçeye gelir kaydedilir.
D- Bir Yıllık Zamanaşımına Tabi Olan Emanetler
Vergi kanunları uyarınca vergi, resim ve harçlardan fazla veya yersiz olarak tahsil edilmesi nedeni ile geri verilmek üzere emanete alınan paralar, Vergi Usul Kanununun 120 nci maddesine göre düzeltme fişinin mükellefe tebliğ tarihinden itibaren bir yıllık zamanaşımına tabidir.
4458 sayılı Kanuna Göre Alınan Emanetler ayrıntı kodundaki tutarlardan Gümrük
Kanununun 180 inci maddesi hükmüne göre aynı Kanunun 177 nci maddesinin 1 numaralı bendinin (b), (d), (e), (f), (j) ve (k) alt bentlerinde belirtilen eşyanın satış bedelinden dağıtımından sonra artan para olursa, eşya sahipleri adına emanet hesabına alınır. Emanete alındığı tarihten itibaren bir yıl içinde alınmayan para Hazineye irat kaydedilir.
E- Altı Aylık Zamanaşımına Tabi Olan Emanetler
2978 sayılı Vergi İadesi Hakkında Kanun hükümlerine göre işverenler veya sorumlularca
nakden veya hesaben alınan vergi iadelerinden hak sahiplerine süresi içerisinde ödenmeyerek saymanlıklara geri verilen tutarlar; hak sahipleri veya kanuni mirasçılarının talep etmemeleri halinde, iade dönemini takip eden 6 ay içinde zamanaşımına uğrar.
F- Zamanaşımına Tabi Olmayan Emanetler a) Hastaneye gelen veya getirilen kimselerin üzerinde bulunup kendi rızaları ile saklanmak üzere alınan paralar, b) Kefalet Kanunu ve Kefalet Sandığı Nizamnamesi gereğince müteselsil kefalete bağlı memurların aylıklarından, Kefalet Sandığı nam ve hesabına aidat olarak kesilen paralarla zimmettar memurlardan Sandık adına tahsil edilen paralar, c) Pansiyon %12 leri, d) Teminatlardan, 506 sayılı Kanun gereğince kesilen sigorta primleri karşılıkları, e) 4857 sayılı Kanun gereğince Sosyal Sigortalar Kurumu adına tahsil edilen para cezaları, zamanaşımına tabi değildir.
G- Zamanaşımı Süresi Belirtilmeyen Emanetler
Yukarıda sayılan emanetler kapsamına girmeyen emanetlerin bütçeye gelir kaydedilmesine ilişkin zamanaşımı süreleri Bakanlıkça belirlenir.”, 10. Maliye Bakanlığının (Muhasebat Genel Müdürlüğü) 29/12/2017 tarihli, 90192509210.06.01-28394 sayılı ve “Emanetlerin Zamanaşımı Süreleri” konulu genel yazısında; “… 11/01/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 146 ncı maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir.” ve 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun “Genel nitelikli hükümler” başlıklı 5 inci maddesinde de “Bu kanun ve Borçlar Kanununun genel nitelikli hükümleri, uygun düştüğü ölçüde tüm özel hukuk ilişkilerine uygulanır.” hükümleri yer almaktadır.
Buna göre, anılan genelgede zamanaşımı süreleri belirlenmiş olanların belirlenen sürelerin sonunda, zamanaşımı süresi belirlenmemiş olanlar için ise kayıtlara alındığı tarihten itibaren genel hükümlere göre onuncu (10) yılın sonunda zamanaşımına uğrayacağı değerlendirilmekte olup, muhasebe birimleri kayıtlarında yer alan emanetlerin zamanaşımı sürelerinin yukarıdaki hükümler çerçevesinde değerlendirilerek sürelerinin tamamlanmasının sonunda bütçeye gelir kaydedilmesi gerekmektedir.
Bilgilerini ve muhasebe birimleri tarafından yapılacak değerlendirme neticesinde zamanaşımına uğradığı tespit edilen emanetlerin 31/01/2018 tarihine kadar bütçeye gelir kaydedilmesi ve bundan sonra emanet hesaplarda yer alan tutarlara ilişkin zamanaşımı sürelerinin takibinin sağlanması ve sürelerin sonunda bütçeye gelir kaydedilmesi için gerekli özenin gösterilmesi hususunda gereğini rica ederim” hükümlerine amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ AV. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
11. Kamu Denetçisi tarafından, Ankara Vergi Dairesi Başkanlığının (Veraset ve Harçlar Vergi
Dairesi Müdürlüğü) 17.12.2009 tarihinde emanet hesabına aktardığı, 20.328,78 TL tutarındaki vergiye ilişkin teminatın iade etmemesi işleminde 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından hukuka uygunluk bulunmadığı ve bahse konu teminatın iade edilmesi gerekçesiyle ilgili idareye tavsiyede bulunulması yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 12. Şikâyetçinin dilekçe ve ekleri incelendiğinde, özet olarak ortaklığın giderilmesi davası sürecinde alınan veraset ve intikal vergisi teminatının iade edilmesi için 17/12/2018 tarihinde
Ankara Veraset Harçlar Vergi Dairesi Müdürlüğü’ne başvuru yapıldığı, idare teminatın 5018 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları gereğince zamanaşımı uğradığı için bütçeye irat kaydedildiği gerekçesiyle talebin reddedildiği, beş yıllık bekleme süresinde kendilerine bir tebligat yapılmadığı iddiası ile bahse konu teminatın iade edilmesinin talep edildiği tespit edilmiştir.
13. Ankara Vergi Dairesi Başkanlığının Kurumumuza verdiği cevap ve ekleri tetkik edildiğinde, Ankara 13. Sulh Hukuk Mahkemesinin ortaklığın giderilmesi davası görülürken
7338 sayılı Kanunun 17 nci maddesi gereğince söz konusu taşınmazın satışına ilişkin
17.12.2008 tarihinde Müdürlükleri hesabına 20.328,78 TL nin teminat olarak alındığı Muris …
…’dan intikal eden ilgili taşınmaz için beyanname verilmesi üzerine mükelleflerin hissesine düşen teminat miktarının 17.12.2009 tarihinde emanet hesabına aktarıldığı, 5018 sayılı Kamu
Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun 34. Maddesi kapsamında beş yıllık süre beklendikten sonra
17.12.2014 tarihinde bütçeye gelir kaydedildiği, … … ve diğer varislerin Veraset ve Harçlar
Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılı başvurusunun 17.12.2018 olması ve daha önce bu tutarlarla ilgili başkaca bir başvuru yapılmadığından tutar zaman aşımına uğrayarak kamu lehine düştüğü, dolayısıyla, söz konusu teminatın iadesinin mümkün bulunmadığı şeklinde açıklama yapılmıştır.
14. Şikâyetçinin talepleri ve İdarenin cevabı ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda değerlendirildiğinde; şikâyetçi ile birlikte diğer varislerin ortaklığın giderilmesi davası neticesinde muris … …’dan kalan 8 adet dairenin mahkeme kararıyla satılması sürecinde, mahkemenin ilgili idareyi bilgilendirmesi üzerine Veraset ve Harçlar Vergi Dairesi
Müdürlüğünün yazısına istinaden % 5 oranında 20.328,78 TL teminat kesintisi yapılmıştır.
İdarenin Kurumumuza hitaben yazdığı cevabi yazıda (Paragraf 3.3) … … varisleri tarafından beyanname verildiğinin belirtilmesi, yine Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı’nın (Veraset ve
Harçlar Vergi Dairesi Müdürlüğü) … Tapu Müdürlüğü’ne yazdığı 07/12/2018 tarih ve … sayılı yazıda (Paragraf 2.3) ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen 8 adet gayrimenkulün hisse nispetinde Veraset ve İntikal Vergisi ile ilişiği bulunmadığının, bu nedenle üzerine aynı hak tesisinde intikalinde veya satışında 7338 sayılı Kanunun 19. Maddesi gereğince bir sakınca olmadığının belirtilmesi, teminat ayrılan gayrimenkullere ilişkin veraset ve intikal vergilerinin ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda ödendiğini ortaya koymaktadır. Bu anlamda, şikâyetçilerin teminatlarını almalarına 7338 sayılı Kanun kapsamında bir engel bulunmamaktadır.
15. Diğer husus, şikâyete konu edilen bedelin 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun
17 nci maddesine göre kesilen bir teminat türü olmasıdır. Teminat türleri banka teminatı, ihale
teminatı, 6183 sayılı Kanuna göre alınan teminatlar vb. şekilde olabileceği gibi vergi ile ilgili özel kanununda düzenlenen teminat türleri de bulunmaktadır. Teminatın türünün belirlenmesi, alacağın iadesinde zamanaşımının belirlenmesi açısından önem arz etmektedir. Çünkü teminat türüne göre muhasebeleştirme, zamanaşımı vb. hususlarda farklılık oluşmaktadır.
16. İdarenin Kurumumuza cevaben yazdığı yazıda, teminatın iadesi hususunda vergi kanunları özelinde bir gerekçe gösterilmemiş, 5018 sayılı Kanunun ilgili maddesine atıf yapılmıştır.
Vergi ile ilgili teminatın 5018 sayılı Kanununun 34 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkrasına göre bütçeye irat kaydedilmesi gerekçe gösterilerek şikâyetçiye iade edilmemesi irdelendiğinde, Kanunun bu maddesinin bu olaya doğrudan uygulanmasının mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır. Bu anlamda idari işlemin sebebi sakat doğmuştur. Şöyle ki, birinci fıkra kapsamında ödeme emri belgesine bağlandığı halde ödenemeyen tutarların, bütçeye gider yazılarak emanet hesaplarına alınarak ödenmesi hüküm altına alınmıştır. 5018 sayılı Kanun kapsamında her türlü giderler ödeme emrine bağlanmaktadır. Bu anlamda emanetlerde ödeme emrine bağlanarak gider kaydedilmektedir. Bu kısım açısından bir sorun bulunmamaktadır.
Ancak maddenin devamında “malın alınması veya hizmetin yapılması” şartı konulmakla ilgili idarelerin kamusal görevlerini icra ederken mal veya hizmet alımı gerçekleştirmesi karşısında yapacağı ödemelere ilişkin giderler belirtilmektedir. Örneğin Harcırah Kanunu gereğince yolluk ödenmesi gibi. Yani mal veya hizmet karşılığı yapılacak ödemelerde ödenek olmaması, hak sahibinin başvurmaması vb. nedenlerle emanete alınması ve bütçeye gelir kaydedilmesine ilişkin süreçleri izah etmektedir. Aynı şekilde üçüncü fıkra kapsamında zamanaşımının
“ödenemeyen borçlar” için olduğu belirlenmiştir. Bu kapsamda şikâyete konu olayda kamunun bir mal alımı, hizmet alımı veya ödenemeyen borcu bulunmamaktadır. Vergiye ilişkin alınan teminatın iadesi söz konusudur. 5018 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinin gerekçesinde “nakit yetersizliği, hak sahibinin başvurmaması veya başka nedenlerle ödenemeyen giderler hakkında yapılacak işlemler hüküm altına alınmıştır” şeklinde belirtilmekle mezkûr maddenin temel amacının ödenemeyen giderler olduğu vurgulanmıştır. Ayrıca idarenin cevabi yazısında (Paragraf 3.4 ve 3.5) bütçeye gelir kaydedilen tutarın iadesi için birinci fıkra kapsamında mahkeme kararı olması halinde iade edilebileceği belirtilirken, diğer yandan üçüncü fıkra kapsamında zamanaşımı nedeniyle iadesinin mümkün olmadığının belirtilmesi kendi içinde çelişki oluşturmaktadır.
17. Diğer yandan, emanet hesaplarına ilişkin alt mevzuat ile daha detaylı düzenleme yapılmıştır. 5018 sayılı Kanun ve 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri
Hakkında KHK gereğince muhasebe işlemleri, hesap planları ve işlemlerin muhasebeleştirilmesinde kullanılacak belgelerin şekil ve türlerine ilişkin düzenleme yapma yetkisi merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri için Hazine ve Maliye Bakanlığı’na verilmiştir. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan Merkezi Yönetim Muhasebe
Yönetmeliğinin 255 inci maddesi gereğince “33 Emanet Yabancı Kaynaklar” hesap grubu arasında, depozito, teminat veya emanet olarak yapılan tahsilatlar sayılmış ve kaydedilen tutarlardan tahsil, geri ödeme ve zamanaşımına uğrayanların bütçeye gelir kaydedilmesinde yapılacak işlemlerin Bakanlıkça belirleneceği hüküm altına alınmıştır.
18. Mezkûr Yönetmeliğin 257 nci maddesi gereğince “330 Alınan Depozito ve Teminatlar” hesabına ilişkin işlemler arasında vergi teminatları başlığı altında vergi kanunları uyarınca teminat olarak nakden veya mahsuben tahsil edilen tutarlar ve bu tutarların teminat alınmasını gerektiren işin sonucuna göre ilgilisine geri verileceği veya bütçeye gelir kaydedileceği ile ilgili muhasebe kaydı belirlenmiştir. Ayrıca aynı maddede ihale teminatları, adli teminatlar gibi diğer teminat türlerinden bahsedilerek bu teminatların geri iadesi için zamanaşımı olarak 10 yıl belirlenmiş; ancak vergi teminatları için zamanaşımı süresi belirlenmemiştir.
19. Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin 255 inci maddesi gereğince Hazine ve Maliye
Bakanlığı’na verilen yetki kapsamında halen yürürlükte bulunan 16/08/2004 tarihli, B.07.0.MGM.0.45/470-02/015239 sayılı ve “Emanet Yabancı Kaynaklar, 16/08/2004
Ödenecek Vergi ve Yükümlülükler ve Özel Tahakkuklar Hesaplarının Ayrıntı Kodları ve
Zamanaşımı Süreleri” konulu Genelgede, vergi kanunları uyarınca teminat olarak tahsil veya tevkif edilen tutarların muhasebede belirlenen ayrıntı koduna kaydedileceği ve bu bölüme kaydedilen teminatlar hakkında Genel Bütçeye Dahil Daireler ve Katma Bütçeli İdareler
Muhasebe Yönetmeliğinin 216 ncı maddesinin III üncü bendi uyarınca (halen yürürlükte olan
Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin 257 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre) işlem yapılacağı belirtilmiştir. Yine mezkûr Genelge kapsamında teminat türleri sayılarak emanetler hesabına kaydedilen paralar, zamanaşımı bakımından genel olarak 10 yıllık, 5 yıllık, 2 yıllık, 1 yıllık ve 6 aylık zamanaşımına tabi olanlar ile zamanaşımına tabi olmayan emanetler olmak üzere altı gurupta toplanmıştır. Ancak vergi teminatlarında zamanaşımı hakkında Genelge kapsamında belirlenmemekle birlikte G- Zamanaşımı Süresi
Belirtilmeyen Emanetler başlığı altında “Yukarıda sayılan emanetler kapsamına girmeyen emanetlerin bütçeye gelir kaydedilmesine ilişkin zamanaşımı süreleri Bakanlıkça belirlenir.” hükmü konularak Hazine ve Maliye Bakanlığı’na yetki verilmiştir.
20. Bu doğrultuda Maliye Bakanlığı (Muhasebat Genel Müdürlüğü) tarafından yayımlanan 29/12/2017 tarihli, 90192509-210.06.01-28394 sayılı ve “Emanetlerin
Zamanaşımı Süreleri” konulu genel yazısı ile “…anılan genelgede zamanaşımı süreleri belirlenmiş olanların belirlenen sürelerin sonunda, zamanaşımı süresi belirlenmemiş olanlar için ise kayıtlara alındığı tarihten itibaren genel hükümlere göre onuncu (10) yılın sonunda zamanaşımına uğrayacağı değerlendirilmekte olup, muhasebe birimleri kayıtlarında yer alan emanetlerin zamanaşımı sürelerinin yukarıdaki hükümler çerçevesinde değerlendirilerek sürelerinin tamamlanmasının sonunda bütçeye gelir kaydedilmesi gerekmektedir.” şeklinde belirleme yapılmakla, vergiye ilişkin teminatlar için zamanaşımı belirlenmediği için onuncu yılın sonunda zamanaşımına uğrayacağı kararı verildiği tespit edilmiştir.
21. Bir diğer husus şikâyetçinin emanette bekletilen meblağ hususunda “kendilerine tebliğ yapılmadığı” iddiası hakkında, mevzuat hükümleri gereğince ödeme emri belgesine bağlanmak suretiyle muhasebeleştirilen işlemlere ilişkin tebliğ zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu olayda idare tarafından ödeme emri belgesine alınan işlem ilgilisinin hesabına aktarılamamıştır. Kamu alacakları için örneğin vergi, SGK vb. tebligat zorunluluğu bulunmakla birlikte, kamunun ödeme emri belgesine bağladığı, gider olarak kaydettiği borçlar için tebligat zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu noktada alacaklının alacağını takip etmesi gerekmektedir. Zaten 5018 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi gereğince ödeme emri belgesine bağlandığı halde ödenemeyen tutarların bütçeye gider kaydedilmesi ve emanet hesaplarında bekletilmesi bu sonucu ortaya çıkarmaktadır.
22. Gelir idaresi Başkanlığı, devletin vergi ile ilgili kararlarını alma, toplama süreçlerini yöneten kamu kurumu olarak, faaliyetlerini kendi özel mevzuatına göre yürüttüğü belli olmakla birlikte, 5018 sayılı Kanunun eki cetvelinde yer alan bir kamu kurumu olarak bu Kanuna göre harcamalarını muhasebeleştirmektedir. Vergi ile ilgili işlemlerde zamanaşımı sürelerinde farklılık arz edebilmektedir. Bu anlamda şikâyete konu olay eğer bir vergi işlemi olsaydı, bu durumda vergi kanunlarına ilişkin zamanaşımı sürelerinin dikkate alınması gerekirdi. Ancak idarenin Kurumumuza cevaben yazdığı yazıdan da anlaşılacağı üzeri, konu vergi ile ilgili teminatın emanete alınması ve daha sonra gelir kaydedilmesi işlemidir. Bu nedenle muhasebeleştirilmesi 5018 sayılı Kanuna ve ilgili hükümlerine göre yapılması gerekmektedir.
İdare tarafından idari işlemin gerekçesini oluşturan 5018 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinin bir ve üçüncü fıkrası idari işlemi sebep yönünden hukuka aykırı hale getirmektedir. Kanun koyucu bu konuda detaylı düzenleme yapma konusunda Hazine ve Maliye Bakanlığı’nı yetkili kılmıştır. Hazine ve Maliye Bakanlığının yaptığı düzenlemeler bağlamında değerlendirildiğinde vergiye ilişkin emanete alınan teminatlarda zamanaşımının 10 yıl olduğu tespit edilmiştir.
23. Bu kapsamda şikâyetçinin iddiaları ve idarenin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri açısından değerlendirildiğinde; Ankara Vergi Dairesi Başkanlığının (Veraset ve Harçlar
Vergi Dairesi Müdürlüğü) 17.12.2009 tarihinde emanet hesabına aktardığı, 20.328,78 TL tutarındaki vergiye ilişkin teminatın iade etmemesi işleminde 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından hukuka uygunluk bulunmadığı ve bahse konu teminatın iade edilmesi gerektiği tespit edilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 24. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir.
Başvuranın, şikâyet dilekçesine idare tarafından verilen cevapta, hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği, ayrıca Kurumumuzun bilgi belge talebine gereği gibi detaylı ve bilgilendirici cevap verilmediği görülmüş olup, ilgili idarenin “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı da tespit edilmiştir. Adı geçen idarenin bundan sonra bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
25. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup
Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE; Ankara Vergi Dairesi Başkanlığının (Veraset ve Harçlar Vergi Dairesi Müdürlüğü)
17.12.2009 tarihinde emanet hesabına aktardığı, 20.328,78 TL tutarındaki vergiye ilişkin
teminatın iade edilmesi hususunda ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI’NA
TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Ankara Vergi Dairesi
Başkanlığı’nca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi