| İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesi E: 2022/4909 K: 2023/167 |
|
ÖZET : Dava, ihtirazi kayıtla ödenen katma değer vergisinin fazladan ödenen %10 luk kısmının iadesi istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine dair işlemin iptali istemine ilişkindir. Olayda; davacı iddiaları ve bu iddialar çerçevesinde ortaya çıkan uyuşmazlık, herhangi bir kuşku ya da hukuki tartışmaya mahal bırakmayacak anlamda ilk bakışta anlaşılabilecek açık bir vergi hatası kapsamında olmayıp, hukuki yorum gerektiren bir sorun niteliğinde bulunmaktadır. İhtilafın çözümünde, 2886 sayılı Kanun Kapsamında ihale suretiyle satışı gerçekleştirilen gayrimenkul teslimlerinde vergiyi doğuran olayın ne zaman gerçekleştiği, ihalenin ita amirince onaylanması-onaylanmaması veya ihale kararına dava açılmasının buna etkisinin ne olduğu veya ita amirince ihale onaylandığı halde tapuya tescil tarihinin daha sonraki bir zaman diliminde gerçekleşmesinin buna etkisi,bu süreçte mevzuatta meydana gelen değişikliklerin uygulanabilirliğinin bulunup bulunmadığının tespiti için vergiyi doğuran olayın ne zaman gerçekleştiğinin tespitinin değerlendirilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle, yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından bu işlemin iptali ve haksız olarak tahsil edildiği belirtilen tutarın yasal faizi ile birlikte idesi istemiyle açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. İSTEMİN ÖZETİ : Davacı tarafından, kentsel dönüşüm çerçevesinde Gölcük Belediyesinden ihale yoluyla satın alınan 661 ada 13 parselde kayıtlı A3-6 Blok 5 no.lu iş yeri nitelikli taşınmaza ilişkin %18 oranında hesaplanarak ihtirazi kayıtla ödenen katma değer vergisinin fazladan ödenen %10 luk kısmının iadesi istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine dair işlemin iptali ve fazladan ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davanın “…olayda, davacı tarafından Gölcük Belediye Başkanlığınca yapılan ihale sonucunda satın alınan işyeri vasıflı taşınmazın, davacı adına 12/09/2018 tarihinde tapuda tescil işleminin gerçekleştirildiği, tescil öncesinde davacının söz konusu gayrimenkulde tasarruf hakkının bulunmadığı bu itibarla 2018/11750 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı gereğince davacıdan %8 oranında katma değer vergisi tahsil edilmesi gerekirken, %18 oranında katma değer vergisi hesaplanarak tahsil edildiği anlaşıldığından, fazladan tahsil edilen katma değer verginin iadesi istemiyle yapılan düzeltme ve şikayet başvurusunun reddi yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği ve tahsili hukuka aykırı bulunan dava konusu işlem nedeniyle iadesi lazım gelen tutarın 213 sayılı VUK nun 112/4.maddesi uyarınca ödeme tarihinden itibaren işletilecek tecil faizi ile birlikte iadesinin gerektiği…” gerekçesiyle kabulüne karar veren Kocaeli 1. Vergi Mahkemesi’nin 10/10/2022 tarih ve E:2022/594, K:2022/1209 sayılı kararının, davalı idare vekili tarafından, ihalede uygulanan katma değer vergisi oranının Belediye Başkanlığının değerlendirmesi sonucu tespit edildiği, Gölcük Belediye Başkanlığının görüşlerine ihale süreci tamamlandıktan sonra başvurduğu, idarelerinin davada taraf gösterilmesinin hukuka aykırı olduğu, değerlendirme ve yorum gerektiren vergisel işlemlerin vergi hatası olarak kabul edilip şikayet yoluyla düzeltmeye konu edilemeyeceği, müzayede mahallerinde yapılan satışlarda vergiyi doğuran olayın satışın yapıldığı tarihte vuku bulduğu, dava konusu olayda ihale yoluyla satış 07/08/2018 tarihinde gerçekleştirilmiş olduğundan, vergiyi doğuran olayın bu tarihte vuku bulduğu, söz konusu tarihte işyeri teslimleri için geçerli KDV oranının %18 olduğu, davacının ihale sürecinin başında KDV oranının yanlışlığı yönünde bir talebi olmamasına rağmen ihale sonuçlandıktan sonra, varsa diğer katılımcıların aleyhinde bir sonuç doğuracak şekilde geriye dönük olarak iade talebinde bulunduğu, davacının Gölcük Belediyesi tarafından yapılan satış işlemine ilişkin fazladan ödediğini iddia ettiği katma değer vergisinin iadesi ile ilgili mevcut düzenlemeleri dikkate almadığı, satış işlemine ilişkin katma değer vergisinin devir işlemini gerçekleştiren Belediye tarafından iade edilmesi, Belediyenin kayıtlarını ve beyanlarını düzelttikten sonra fazla ve yersiz olarak Hazineye ödenen bir tutar varsa, bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne başvurarak kendilerine iade edilmesini talep etmesi gerektiği, böyle bir durumun varlığı halinde ise iadenin ancak işlemi yapan mükellefe yapılabileceği ileri sürülerek, istinaf yoluyla kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir. CEVAP DİLEKÇESİNİN ÖZETİ : Cevap dilekçesi verilmemiştir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci Vergi Dava Dairesi’nce; dosyadaki belgeler incelenip istinaf başvurusu hakkında gereği görüşüldü: KARAR : İstinaf başvurusu, davacı tarafından,kentsel dönüşüm çerçevesinde Gölcük Belediyesinden ihale yoluyla satın alınan 661 ada 13 parselde kayıtlı A3-6 Blok 5 no.lu iş yeri nitelikli taşınmaza ilişkin %18 oranında hesaplanarak ihtirazi kayıtla ödenen katma değer vergisinin fazladan ödenen %10 luk kısmının iadesi istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine dair işlemin iptali ve fazladan ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davanın kabulüne karar veren İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemine ilişkindir. 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İstinaf” başlıklı 45. maddesinin 1.fıkrasında; idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine başvurulabileceği; 3. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkünse gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği; 4. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vereceği, bu halde bölge idare mahkemesinin işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği; 6. fıkrasında ise, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu hükümleri yer almaktadır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 116. maddesinde; vergi hatasının vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız veya fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olduğu belirtilmiş; 117. maddesinde; “hesap hataları şunlardır: 1. Matrah hataları: Vergilendirme ile ilgili beyanname, tahakkuk fişi, ihbarname, tekalif cetveli ve kararlarda matraha ait rakamların veya indirimlerin eksik veya fazla gösterilmiş veya hesaplanmış olmasıdır. 2. Vergi miktarında hatalar: Vergi nispet ve tarifelerinin yanlış uygulanması, mahsupların yapılmamış veya yanlış yapılmış olması, birinci bentte yazılı vesikalarda verginin eksik veya fazla hesaplanmış veya gösterilmiş olmasıdır. 3. Verginin mükerrer olması: Aynı vergi kanununun uygulanmasında belli bir vergilendirme dönemi için aynı matrah üzerinden bir defadan fazla vergi istenmesi veya alınmasıdır.” hükmüne; 118. maddesinde ise; “vergilendirme hataları şunlardır: 1. Mükellefin şahsında hata: Bir verginin asıl borçlusu yerine başka bir kişiden istenmesi veya alınmasıdır; 2. Mükellefiyette hata: Açık olarak vergiye tabi olmıyan veya vergiden muaf bulunan kimselerden vergi istenmesi veya alınmasıdır; 3. Mevzuda hata: Açık olarak vergi mevzuuna girmiyen veya vergiden müstesna bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya alınmasıdır. 4. Vergilendirme veya muafiyet döneminde hata: Aranan verginin ilgili bulunduğu vergilendirme döneminin yanlış gösterilmiş veya süre itibariyle eksik veya fazla hesaplanmış olmasıdır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı Kanun’un 122. maddesinde, mükelleflerin vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilecekleri, 124. maddesinde ise, vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlığı’na müracaat edebilecekleri düzenlenmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden; Gölcük Belediye Başkanlığınca, Gölcük İlçesi Hisareyn rezerv alanında 661 Ada, 13 Parsel, A Adası, A3-6 Blok 5 nolu dükkan vasıflı taşınmazın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu uyarınca kapalı teklif usulü ile satışına ilişkin olarak 10.10.2017 tarihinde yapılan ihalede davacının 175.76000-TL+KDV ile en yüksek fiyat teklifi vermesi üzerine anılan taşınmazın davacıya satışının yapıldığı, söz konusu taşınmazın katma değer vergisi dahil bedelinin 07.08.2018 tarihinde ödendiği, davacı tarafından Bakanlar Kurulu Kararı ile iş yeri teslimlerinde %18 olarak uygulanan katma değer vergisi oranının %8’e indirilmesi nedeniyle fazla ödendiği ileri sürülen katma değer vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme ve akabinde şikayet başvurusunun reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Düzeltme ve şikayet yöntemi ile vergi hatalarının düzeltilmesi yolu kendine özgü özellikleri olan ve sınırlı bir inceleme imkanı bulunan bir yoldur. Zira, sadece 213 sayılı Kanun’un 117. ve 118. maddelerinde belirtilen türde bir hatanın bulunması halinde düzeltme-şikayet müessesesi işletilebilir. İhtirazi kayıtla verilen beyanname üzerine yapılan tahakkuka karşı dava açma süresi sınırlı iken, düzeltme ve şikayet yolunun zaman aşımı süresi içerisinde her zaman kullanılması mümkündür. Bu şekilde dava açma süresinden bağımsız olarak oldukça uzun bir başvuru süresi getirilerek, vergilendirme işlemlerinde yapılan çok açık ve bariz hataların her zaman düzeltilmesine imkan sağlamak amaçlanmıştır. Dolayısıyla 213 sayılı Kanun’un 117. ve 118. maddelerinde belirtilen türde açık bir hatanın bulunmaması halinde düzeltme ve şikayet yolunun işletilmesi mümkün değildir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 116 ilâ 123. maddelerinde yer alan düzenlemelere göre düzeltme yolu, vergiye ilişkin hesaplarda matrah ve miktar hatası bulunması yahut mükerrer vergi istenmesi halleri ile mükellefin şahsında, mükellefiyette, verginin mevzuunda ve döneminde hata yapılması hallerinde izlenebilecek bir idari başvuru yolu olup vergi yükümlülerince vergi idaresine yapılan her başvuru nedeniyle düzeltme yolunun izlendiği düşünülemeyeceği gibi vergilendirmeye ilişkin bir olayın düzeltme yoluyla yargı önüne getirilebilmesi ve vergi hatasının varlığından söz edilebilmesi için hukuksal sorun olarak çözümlenmesi gerekmeyen açık ve mutlak bir hata bulunduğunun belirlenebilmesi gerekir. Başka bir anlatımla, idareden düzeltilmesi talep edilebilecek vergi hataları, kendisinden düzeltme isteminde bulunulan idari makamın veya uyuşmazlık halinde yargı yerinin, 213 sayılı Kanun’un 3. maddesinde öngörülen yorum tekniklerine başvurmadan, ilk bakışta anlayabileceği açıklıktaki vergilendirme yanlışlıklarıdır. Uyuşmazlığa konu olayda; davacı iddiaları ve bu iddialar çerçevesinde ortaya çıkan uyuşmazlık, herhangi bir kuşku ya da hukuki tartışmaya mahal bırakmayacak anlamda ilk bakışta anlaşılabilecek açık bir vergi hatası kapsamında olmayıp, hukuki yorum gerektiren bir sorun niteliğinde bulunduğundan diğer bir ifadeyle ihtilafın çözümünde: 2886 sayılı Kanun Kapsamında ihale suretiyle satışı gerçekleştirilen gayrimenkul teslimlerinde vergiyi doğuran olayın ne zaman gerçekleştiği,ihalenin ita amirince onaylanması-onaylanmaması veya ihale kararına dava açılmasının buna etkisinin ne olduğu veya ita amirince ihale onaylandığı halde tapuya tescil tarihinin daha sonraki bir zaman diliminde gerçekleşmesinin buna etkisi,bu süreçte mevzuatta meydana gelen değişikliklerin uygulanabilirliğinin bulunup bulunmadığının tespiti için vergiyi doğuran olayın ne zaman gerçekleştiğinin tespitinin değerlendirilmesi ve yorumlanmasının gerekliliği karşısında yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından bu işlemin iptali ve haksız olarak tahsil edildiği belirtilen tutarın yasal faizi ile birlikte idesi istemiyle açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun KABULÜNE, Kocaeli 1. Vergi Mahkemesi’nce verilen 10/10/2022 tarih ve E:2022/594, K:2022/1209 sayılı kararın kaldırılmasına, davanın REDDİNE, aşağıda ayrıntısı gösterilen ve ilk dava aşamasında davacı tarafından yapılan 336,25-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idarece istinaf başvurusu aşamasında yapılan 242,10-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 5.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 179,90-TL maktu karar harcı ile 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi uyarınca, istinaf başvurusu aşamasında harçtan muaf olması nedeniyle davalı idareden aranmayan 233,90-TL istinaf başvuru harcının davalı idarece davacıdan tahsiline, artan posta avanslarının Mahkemesince yatıran tarafa iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, dava konusu tutar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46/b bendinde düzenlenen parasal sınırı aşmadığından, aynı Yasanın 45/6. maddesi uyarınca kesin olarak, 09.02.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
|
| ÖZET: İstanbul Bölge İdare Mahkemesi, davacının Gölcük Belediyesinden ihale yoluyla satın aldığı taşınmaz üzerindeki katma değer vergisinin fazladan ödenen kısmının iadesi talebini reddeden işlemin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Mahkeme, vergiyi doğuran olayın ne zaman gerçekleştiği ve ihale sürecindeki hukuki durumların yorum gerektirdiğini belirterek, düzeltme-şikayet başvurusunun reddini uygun bulmuştur. Sonuç olarak, davanın reddine ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına hükmedilmiştir. |