|
ÖZET: Başvuru, vergi ihbarının sonuçlandırılması talebine ilişkindir. Başvuran, Vergi İletişim Merkezi aracılığıyla yaptığı ihbarın Topkapı Vergi Denetim Müdürlüğü’ne iletildiğini, ancak henüz bir sonuç alınamadığını belirtmiştir. İlgili idare, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın verdiği yanıtta, ihbarın gerekli işlemler için ilgili müdürlüğe gönderildiğini, incelemenin COVID-19 salgını nedeniyle devam ettiğini ve sonuç hakkında başvuru sahibine bilgi verileceğini ifade etmiştir.
Başvurunun değerlendirilmesi sırasında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde bilgi edinme hakkının önemine vurgu yapılmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, idarenin eylem ve işlemlerini insan hakları ve hukuka uygunluk açısından inceleme yetkisine sahiptir. Başvuranın ihbar ikramiyesi talebinin, idarenin ivedilikle sonuçlandırması gerektiği belirtilmiştir. Sonuç olarak, başvurunun kabulüne karar verilmiş ve İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’na, ihbar ikramiyesi talebinin acilen incelenip sonuçlandırılması yönünde tavsiyede bulunulmuştur. İlgili idarenin, bu karar üzerine 30 gün içinde işlem yapması gerekmektedir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/87843-S.20.95751
BAŞVURU NO : 2020/71498
KARAR TARİHİ : 17/11/2020
TAVSİYE KARARI
İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Vergi ihbar başvurusunun sonuçlandırılması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 16/06/2020
I.BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1.Başvuran, Vergi İletişim Merkezi aracılığı ile vergi ihbarında bulunduğunu, ihbarının
Topkapı Vergi Denetim Müdürlüğü’ne gönderildiğini ancak ihbarının sonuçlandırılmadığını iddia edip vergi ihbar başvurusunun sonuçlandırılmasını talep etmektedir.
II.İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2.Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden Gelir İdaresi Başkanlığı
İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Denetim Grup Müdürlüğü’nden alınan cevabi yazıda;
“…İlgide kayıtlı yazınızda belirtilen sayılı VİMER başvurusu; gerekli işlemler yapılmak üzere İhbar ve İnceleme Talepleri Değerlendirme Komisyonunun 13/03/2018 tarih ve sayılı kararı doğrultusunda Topkapı Uygulama Denetim Müdürlüğüne gönderilmiştir.
Topkapı Uygulama Denetim Müdürlüğünden alınan 24/07/2020 tarih sayılı yazıda;
2017 takvim yılı ile ilgili incelemenin dosyaları ile birlikte iş akışına dahil edildiği, ancak
Koronavirüs (COVID-19) salgın hastalığı sebebiyle mükellefin iş yerinde gerekli tespitler yapılamadığından, incelemenin devam etmekte olduğu, inceleme sonucundan başvuru sahibine ayrıca bilgi verileceği, ayrıca konu ile ilgili VİMER ihbar cevaplandırma ekranı üzerinden 07/01/2020 tarihinde başvuru sahibine bilgi verildiği hususları belirtilmiştir…”,
III.İLGİLİ MEVZUAT
3.Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;
“Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”,
4.6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun, “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci
maddesinde;
“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,
5.3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanununun, “Dilekçe hakkı” başlıklı
3 üncü maddesinde;
“Türk vatandaşları kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, Türkiye
Büyük Millet Meclisine ve yetkili makamlara yazı ile başvurma hakkına sahiptirler.”,
6.4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun,
6.1.“Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4 üncü maddesinde;
“Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir…”,
6.2.“Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5 nci maddesinde;
“Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler …”,
6.3.“Başvuruların cevaplandırılması” başlıklı 12 nci maddesinde;
“Kurum ve kuruluşlar, bilgi edinme başvurularıyla ilgili cevaplarını yazılı olarak veya elektronik ortamda başvuru sahibine bildirirler. Başvurunun reddedilmesi hâlinde bu kararın gerekçesi ve buna karşı başvuru yolları belirtilir.”,
7.1905 sayılı Menkul ve Gayrimenkul Emval İle Bunların İntifa Hakları ve Daimi
Vergilerin Mektumatı Muhbirlerine Verilecek İkramiye Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinde;
“Bina, arazi ve arsalardan tahrir harici kalanlar ile kazanç, hayvanlar, veraset ve intikal, muamele, dahili istihlak ve damga gibi daimi vergilerden yanlış beyanname vermek veya çift defter tutmak veya sair suretlerle ketmedilmiş olanları haber verenlere tahakkuk edecek vergi
ve misil cezaları mecmuu üzerinden aşağıdaki nispetler dahilinde ikramiye verilir:
500 liraya kadar yüzde 15,
5.000 liraya kadar, 500 liradan yukarı olan kısım için yüzde 30,
15.000 liraya kadar, 5.000 liradan yukarı olan kısım için yüzde 20,
15.000 liradan yukarı olan kısım için yüzde 10,
Bu nispetlere göre hesap olunacak ikramiyenin üçte biri verginin kati surette tahakkukunda ve üçte ikisi verginin tahsili akabinde verilir. Muhbirleri mevcut olupta tahakkuk muamelesi henüz intaç edilmemiş olan bu kabil mektumların muhbirlerine dahi işbu maddenin hükümlerine göre ikramiye verilir. …”,
8.213 sayılı Vergi Usul Kanununun,
8.1.“Maksat” başlıklı 134 üncü maddesinde;
“Vergi incelemesinden maksat, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak tespit etmek ve sağlamaktır.”,
8.2.“İncelemede uyulacak esaslar” başlıklı 140 ıncı maddesinde;
“Vergi incelemesi yapanlar, yaptıkları inceleme sırasında aşağıdaki esaslara uymaya
mecburdurlar:
1.İncelemeye tabi olana, bunun mevzuunu işe başlamadan evvel açık olarak izah ederler;
2.Vergi incelemesine başlanıldığı hususunu bir tutanağa bağlayarak bir örneğini nezdinde vergi incelemesi yapılana verirler. Ayrıca, tutanağın bir örneğini bağlı olduğu birime, diğer örneğini de ilgili vergi dairesine gönderirler…”,
9.Maliye Bakanlığının 20/01/2000 tarih ve 2000/1 Sıra Nolu Vergi İhbarları İç
Genelgesinde;
“… Vergi daireleri veya Defterdarlıklara gönderilen ihbar ve şikâyetlerle ilgili olarak yapılacak vergi inceleme taleplerine, mükelleflerin durumuna ilişkin bilgilerle, yoklama tutanakları veya varsa diğer tespitler eklenecek, mahallinde yapılaması gereken işlemler tamamlanmaksızın bu dilekçeler inceleme talebiyle ilgili birimlere intikal ettirmeyecektir.”,
10.Gelir İdaresi Başkanlığının 23/02/2012 tarih ve 2012/1 Sıra Nolu Vergi Denetimi ve
Koordinasyonu İç Genelgesi;
“ … Vergi Dairesi Başkanlıklarına gelen vergi incelemesi talepli ihbar ve şikâyetler ile
Başkanlığın bağlı birimlerinden gelen inceleme talepleriyle ilgili olarak verimliliğin artırılması ve ilgili birimin tespiti amacıyla Vergi Dairesi Başkanlıklarında ‘İhbar ve İnceleme Taleplerini
Değerlendirme Komisyonu’ oluşturulması uygun görülmüştür…
Komisyon; Vergi Dairesi Başkanlığına doğrudan yapılan, diğer vergi dairesi Başkanlıkları/
Defterdarlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarından gelen, vergi incelemesi talebi içerikli ihbar ve şikâyetleri değerlendirmeye tabi tutarak… form esas almak suretiyle görüş bildirir ve bahse konu evrakları Vergi Dairesi Başkanının onayına sunar. Onaylanan formlar Vergi
Dairesi Başkanlığı tarafından ilgili birime gönderilir.”,
17.Kişilere hukuk güvenliğinin sağlanması, Anayasa’nın 2 nci maddesinde belirtilen hukuk devletinin ön koşullarındandır. Hukuk devleti, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerektirir.
18.Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri İle Başvuru Usul ve Esasları Hakkında
Yönetmeliğinde, kamu görevlileri, kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde; sürekli gelişimi, katılımcılığı, saydamlığı, tarafsızlığı, dürüstlüğü, kamu yararını gözetmeyi, hesap verebilirliği, öngörülebilirliği, hizmette yerindeliği ve beyana güveni esas alacakları; kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri ve diğer personeli, kamu hizmetlerini belirlenen standartlara ve süreçlere uygun şekilde yürüteceği, hizmetten yararlananlara iş ve işlemlerle ilgili gerekli açıklayıcı bilgileri vererek onları hizmet süreci boyunca aydınlatacağı hüküm altına alınmıştır.
19.Kamu Hizmetlerinin Sunumunda Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğinde ise, kanunî sınırlamalar saklı kalmak kaydıyla idare, sunduğu hizmetlere ilişkin bilgileri ve mevzuatı, basılı ya da elektronik ortamda duyurulacağı hükmedilmiştir.
20.Bilgi ve belgeye erişim hakkının ihlal edilip edilmediğinin tespitinin yapılabilmesi için, öncelikle bilgi edinme hakkının amacının iyi anlaşılması gerekmektedir. Bu bağlamda belirtilmesi gerekir ki; temel olarak devleti denetleme ve kişilerin temel hak ve özgürlüklerini sağlama amacıyla ortaya çıkan bilgi edinme hakkının amaçlarından birisi de en somut şekilde, devletin birey üzerindeki keyfi ve kimi zaman hukuka aykırı olabilen uygulamalarının bireyler tarafından denetlenmesi ve tespit edilen hukuka aykırılıkların giderilmesi amacıyla girişimlerde bulunabilmesi için bireylerin bilgilenme haklarını güvence altına almaktır.
21.Bilgi edinme hakkının öneminden hareketle, Anayasa ile güvence altına alınan bilgi edinme hakkının kullanımının zorlaştırılması veya imkânsız hale getirilmesinin önüne geçmek amacı ile 4982 sayılı mezkûr Kanunun 5 inci maddesi uyarınca, kamu kurum ve kuruluşları, bu
Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri alma yükümlüğünde bırakılmıştır. Bu noktada 4982 sayılı Kanunda, bilgi edinme hakkının istisnaları tek tek sayılmış olup; Kanunun Dördüncü Bölümünde 15 ila
27 nci maddeleri arasında yer alan bu istisnaların, yargı denetimi kapsamındaki işlemler, devlet
sırrına, ülkenin ekonomik çıkarlarına, istihbarata, idari ve adli soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi ve belgeler, özel hayatın ve haberleşmenin gizliliği, ticari sır, fikir ve sanat eserleri, kurum içi düzenlemeler, kurum içi görüş, bilgi notu ve tavsiyelerden oluştuğu görülmektedir.
22.1905 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi, süreklilik arz eden vergilerden, yanlış beyanname
verme, çift defter tutma veya sair suretlerle gizlenenleri haber verenlere, tahakkuk edecek vergi ve cezalarının tamamı üzerinden belli nispetler dâhilinde ikramiye verileceğini hükme bağlamıştır. Bu ikramiyenin 1/3 ü verginin kesin tahakkuku anında, geriye kalan 2/3 ü, verginin tahsili sonrasında ilgilisine verilecektir. Anılan hüküm, söz konusu ikramiyeye hak kazanabilmek için iki koşulun sağlanmasını gerekli görmüştür. Bunlardan ilki, idareye karşı gizlenen verginin “daimi” mahiyette olması, diğeri ise, vergiye ilişkin bir ihbarın yapılmış olmasıdır. Bununla birlikte 1905 sayılı Kanunda, ihbar ikramiyesine hak kazanılması bakımından ihbarcıda ve ihbar konularında aranacak şartlar ile inceleme elemanlarının hangi işlemleri yapacağı hususunda detaylı değerlendirmelerin yapılmadığı da görülmektedir. Anılan konulardaki eksiklik hem idari düzenlemeler hem de yargı kararları bağlamında, giderilmeye çalışılmıştır.
23.Bu kapsamdaki en önemli idari düzenleyici işlem, ihbar ikramiyesinin ödenmesi hususundaki tereddütleri gidermek için çıkarılmış olan Maliye Bakanlığının 11/07/1974 tarihli ve 2480532-1/794 sayılı genel yazısıdır.
24.Bu yazıda,
“… 1905 sayılı Kanunun hükümlerine göre ikramiye ödenebilmesi, devamlılık arzeden vergilerden kaçırılanları veya mektum kalanları bir muhbirin haber vermesine bağlanmıştır.”, ifadesine yer verilmek suretiyle, Kanunun 6 ncı maddesinden çıkarılabilecek temel şartlara değinilmekle birlikte, teker teker muhbirin haiz olması gereken özelliklere, ihbarın neleri içermesi gerektiğine ve inceleme elemanlarının yapması icap eden işlemlere yer verilmiştir.
25.Bunlar arasında, başvuruyu da yakından ilgilendiren şu belirlemeler dikkate değerdir:
“… Bir mükellefin vergi kaçırmakta olduğunu bilen ve delilleriyle bu kaçakçılığı haber veren muhbirlere ikramiye ödenmesi diğer şartların mevcudiyeti halinde imkan dahilinde görülmektedir… Bir muhbir tarafından, herhangi bir mükellef hakkında vergi kaçakçılığına ilişkin olarak yapılan ihbarın, müşahhas olaylara ve delillere dayanması gereklidir. Bir başka deyimle, ihbar konularının vergi incelemesi sonunda bulunan matrah farkları ile illiyeti aranmalıdır. Yoksa, herhangi bir mükellef hakkında vergi kaçakçılığı yaptığı yolunda ihbarda bulunup, verginin hangi şekilde kaçırıldığının açıklanmaması, müşahhas olaylar gösterilmemesi ve deliller verilmemesi halleriyle muhbire ikramiye ödenmesine imkan bulunmamaktadır.”
26.Bu husus bağlamında, Danıştay 3. Dairesi de, 18/10/1995 tarihli ve 1995/139 E., 1995/3105
K. sayılı kararında,
“1905 sayılı Menkul ve Gayrimenkul Emval ve Bunların İntifa Haklarının ve Daimi Vergilerin
Mektumlarını Haber Verenlere Verilecek İkramiye Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinde, ihbar ikramiyesinin ödenmesi koşulu inceleme sonucunda bulunan ve tahakkuk ettirilen vergi ve cezaların ihbar edenin verdiği bilgi ve belgeler kaynak alınmak suretiyle tesbitine bağlanmış” değerlendirmesine yer vererek, ihbarcının sunduğu verilerin önemine vurgu yapmıştır.
27.Başvuranın iddiaları, idarenin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri, konuyla ilgili yargı kararları ile tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın ihbar ikramiyesi talebinin idare tarafından ivedi bir şekilde incelemesinin yapılıp sonuçlandırılmasının hukuka ve hakkaniyete uygun olacağı değerlendirilmiştir.
B.İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
28.İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Bu ilkelere göre yapılan değerlendirmede, başvurana idarece verilen cevabi yazıda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili İdarenin “Karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir. İdarenin bundan sonra bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI.HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
29.14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna, dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ilgili idarece tavsiye kararı üzerine 30 gün içerisinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, İstanbul
Vergi Mahkemesi’nde yargı yolu açıktır.
VII.KARAR
Açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN KABULÜNE;
Başvuranın ihbar ikramiyesi talebinin idare tarafından ivedi bir şekilde incelemenin yapılıp sonuçlandırılıp başvurana bilgi verilmesi hususunda İSTANBUL VERGİ
DAİRESİ BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, ilgili idare tarafından
bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın BAŞVURANA, İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞINA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi