ÖZET: Başvuru, şikâyetçinin vergi ihbarı ile ilgili olarak Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı’na yaptığı talep üzerine gerçekleşmiştir. Şikâyetçi, 17/01/2019 ve 09/04/2019 tarihlerinde iki ayrı vergi ihbarında bulunmuş, bu ihbarların ardından alınan cevapların hukuki ve teknik gerekçeler içermediğini iddia etmiştir. İlgili idare, yapılan incelemelerde belirtilen hususların vergi incelemesi gerektirip gerektirmediğini değerlendirmiş ve gerekli raporları hazırlamıştır. Ancak şikâyetçi, idarenin verdiği cevapların yetersiz olduğunu ve başvurularına somut bir yanıt verilmediğini öne sürmüştür.

İdare, şikâyetçinin başvurularının değerlendirildiğini ve gerekli incelemelerin yapıldığını belirtmiştir. Vergi Denetim Kurulu, şikâyetçinin taleplerinin hukuka uygun olduğunu, ancak ihbar ikramiyesi talebinin henüz kesinleşmediğini ifade etmiştir. İlgili mevzuat çerçevesinde, ihbarın değerlendirilmesi ve sonuçlarının şikâyetçiye iletilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bununla birlikte, idarenin iyi yönetim ilkelerine uymadığı, gerekçeli karar verme ve başvuru yollarını gösterme yükümlülüklerini yerine getirmediği tespit edilmiştir.

Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiş, ancak idarenin süreçte daha şeffaf ve bilgilendirici olması gerektiği önerilmiştir. Şikâyetçiye, kararın tebliğinden itibaren yargı yoluna başvurma hakkı olduğu belirtilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/87970-S.20.95957

BAŞVURU NO : 2020/64563

KARAR TARİHİ : 20/11/2020

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı

BAŞVURUNUN KONUSU : Şikâyetçinin, yapmış olduğu vergi ihbarı kapsamında gerekli işlemlerin yapılmasına ilişkin talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 04/06/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Şikâyetçi, ile birlikte bazı özel bankalar ve varlık şirketleriyle ilgili olarak vergi ihbarı başvurusunda bulunduklarını, bu başvurularına Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı

İstanbul Büyük Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı tarafından 11/04/2020 tarihli yazıyla cevap verildiğini, bu cevabi yazıda özetle; “Türkiye’de yerleşik bankaların, varlık yönetim şirketlerine devir temlik ettikleri donuk alacakları ile ilgili dönemde ayırdıkları karşılıklar bakımından dilekçelerde adı geçen bankalar hakkında kurumlar vergisi yönünden yapılacak herhangi bir vergisel işlem bulunmadığı, LBT Varlık Yönetim A.Ş.’nin Türkasset Varlık

Yönetim AŞ. ile devrolunmak suretiyle birleşmesi hakkındaki hususun vergi incelemesine konu edilmesi gerektiği” açıklamasına yer verildiğini,

Ekleriyle birlikte 160 sayfayı bulan ve tüm hukuki muhasebe detaylarını içeren ihbarlarına verilen bu cevabın ihbarındaki hukuki ve teknik gerekçelerle hiçbir ilgisinin bulunmadığını, inceleme mercii tarafından hazırlanan raporda ihbarına cevap teşkil eden hukuki ve teknik sebepleri açıklamış ise, bu açıklamaların kendileri tarafından da bilinmesi gerektiğini, bu açıklamaların kendilerine bildirilmemesi halinde söz konusu yazıda belirtilen ve gerekçesi ortaya konmayan hususların bir anlam ifade etmediğini, ayrıca bu durumun ihbarlarının sümenaltı edilmesi şeklinde bir sonuç doğurduğunu, bahsi geçen idarenin 11/04/2020 tarihli yazısına yapmış olduğu itiraz başvurusuna ilgili idare tarafından verilen 08/06/2020 tarih ve sayılı cevabi yazıda da başvurusundaki hususlar dikkate almadan “bir önceki bilgilendirme yazına ilave edecek hiçbir şey bulunmadığı” şeklinde ifadeye yer verilmek suretiyle başvurusuna gerekçesiz ve yetersiz bir cevap daha verildiğini,

Kısa bir süre sonra zamanaşımına uğrayacak vergileri de ilgilendiren vergi ihbar başvurularına yönelik olarak hala idarece somut bir çalışmanın ortaya konulmadığını, başvurusuna konu ettiği firmaların yüzde 5 ile aldıkları şüpheli alacakları yüzde 100’nün üstündeki bir oranla takip ederek ve borçlular üzerinde baskı kurarak devlet aleyhinde bir kitle oluşturduklarını, bu firmalar hakkında bir işlem yapılmaması durumunun vergisel kayba neden olduğu gibi bu firmaların yaptıkları kötülüklerin ve verdikleri zararların cezasız kalmasına sebebiyet verdiğini iddia ederek, ilgili İdareye yapmış olduğu başvurundaki belirttiği hususlar dikkate alınarak konuyla ilgili gerekli işlemlerin yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının (İstanbul Büyük Ölçekli Mükellefler Grup

Başkanlığının) 04/09/2020 tarihli ve sayılı yazısı ve eklerinde özetle;

2.1. ve tarafından düzenlenen 17/01/2019 tarih ve sayılı ihbar dilekçesi ve eklerinin (155 sayfa), Grup Başkanlıkları İhbar ve İnceleme

Taleplerini Değerlendirme Komisyonu tarafından değerlendirilerek sonucunda 05/03/2019 tarih ve sayılı karar tutanağı ile konu hakkında ön inceleme ve araştırma yapılmasına karar verildiği, diğer yandan adı geçen muhbirler tarafından düzenlenen 09/04/2019 tarih ve sayılı ihbar dilekçesi ve eklerinin de (42 sayfa), Grup Başkanlıkları

İhbar ve İnceleme Taleplerini Değerlendirme Komisyonu tarafından zamanaşımı hususu da dikkate alınarak, değerlendirilmesi sonucunda 27/05/2019 tarih ve sayılı karar tutanağı ile bu konu hakkında da ön inceleme ve araştırma yapılmasına karar verildiği,

2.2. İhbar ve İnceleme Taleplerini Değerlendirme Komisyonunun İhbar ve İnceleme Taleplerini

Değerlendirme Komisyonu Yönergesi kapsamında çalıştığını, bu Yönerge doğrultusunda Grup

Başkanı tarafından belirlenecek bir Grup Başkan Yardımcısının Başkanlığında en az 2 Vergi

Müfettişi/Vergi Başmüfettişinden oluştuğunu, bu komisyonun kararlarının Grup Başkanının onayına sunulduğunu, Grup Başkanlığının onaylamış olduğu kararın Vergi Denetim Kurulu bünyesinde bulunan Kurul İhbar ve İnceleme Taleplerini Değerlendirme Komisyonu tarafından değerlendirildiği ve onay verilmesi halinde Grup Başkanlıkları tarafından nihai karar alınabildiği, ilgililer tarafından Grup Başkanlıklarına intikal eden yukarıda bahsi geçen ihbar dilekçeleri de, bu çerçevede değerlendirilerek kolektif bir çalışma sonucunda karar tutanakları düzenlendiği ve araştırma görevi oluşturulduğu,

2.3. Bahsi geçen karar tutanakları kapsamında, ihbar dilekçeleri ve eklerinde yer alan hususların

Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliğinin 59 uncu maddesi kapsamında vergi incelemesi gerektirip gerektirmediği ve vergi incelemesi gerektirmesi durumunda incelenecek mükellef, vergi türü dönemi ve kapsamının tespiti amacıyla ön inceleme ve araştırma yapmak üzere, bir Vergi Başmüfettişi görevlendirildiği,

2.4. Vergi Başmüfettişi tarafından hazırlanan 08/08/2019 tarih ve sayılı Görüş ve Öneri Raporunun, 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 140 ncı maddesinde yer alan düzenlemeler kapsamında 09/08/2019 tarih ve sayılı tutanak ile Rapor

Değerlendirme Komisyonuna havale edildiği ve 26/08/2019 tarih ve sayılı Rapor İşleme Koyma Tutanağı ile işleme koyulmasının uygun bulunduğu,

2.5. Vergisel ön inceleme ve araştırma çalışması sonucunda düzenlenen söz konusu Görüş ve

Öneri Raporunda; “Türkiye’de yerleşik bankaların, Varlık Yönetim Şirketlerine devir ve temlik ettikleri donuk alacakları için ilgili dönemde ayırdıkları karşılıklar bakımından, …

ve … tarafından ortak imzalı olarak verilen 17/01/2019 tarih ve 5071 kayıt no’lu ihbar dilekçelerinde belirtilen hususlar kapsamında, dilekçelerde adı tarihli başvurusu vaki başvurudan önce mali idarenin ıttılasında olduğu ve bu açıdan halihazırda devam eden incelemelerin ilgililerin başvurusu ile bağının bulunmadığı,

2.9. 09/04/2019 tarihli dilekçeye konu başvuru ile ilgili olarak ise, mezkur raporda belirtilen vergi incelemesinin neticelendirildiği, inceleme sonucunda düzenlenen rapor üzerine ilgili vergi dairesi tarafından gerekli tarhiyatın yapıldığı, bu tarhiyat işleminin mükellefçe dava konusu edildiği ve tahakkukun gerçekleşmediği, ancak ilgililerin başvurusu ile düzenlenen vergi inceleme raporlarında eleştirilen konuların tamamen farklı olduğu, incelemelerin bitmesini müteakiben ilgililerin başvurusu ile inceleme sonucu arasındaki illiyet bağını değerlendiren ve ortaya koyan bir rapor düzenleneceği, bu raporun sonucu hakkında adı geçen kişilere bilgi verileceği, bu açıdan ilgililerin vaki başvurusunun tam anlamıyla neticelenmemiş işlemlerle ilgilisinin olduğu, yazıları ve ekleri ile ilgili olarak yapılacak işlemlerde 213 Sayılı

Vergi Usul Kanununun “Vergi Mahremiyeti” başlıklı 5 inci maddesinin dikkate alınması gerektiği hususları belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet

Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. … Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. 1905 sayılı Menkul ve Gayrimenkul Emval İle Bunların İntifa Hakları ve Daimi Vergilerin

Mektumatı Muhbirlerine Verilecek İkramiye Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinde; “Bina, arazi ve arsalardan tahrir harici kalanlar ile kazanç, hayvanlar, veraset ve intikal, muamele, dahili istihlak ve damga gibi daimi vergilerden yanlış beyanname vermek veya çift defter tutmak veya sair suretlerle ketmedilmiş olanları haber verenlere tahakkuk edecek vergi ve misil

cezaları mecmuu üzerinden aşağıdaki nispetler dahilinde ikramiye verilir:

500 liraya kadar yüzde 15

5 000 liraya kadar, 500 liradan yukarı olan kısım için ” 30

15 000 liraya kadar, 5 000 liradan yukarı olan kısım için ” 20

15 000 liradan yukarı olan kısım için ” 10

Bu nispetlere göre hesap olunacak ikramiyenin üçte biri verginin kati surette tahakkukunda ve üçte ikisi verginin tahsili akabinde verilir. Muhbirleri mevcut olupta tahakkuk muamelesi henüz intaç edilmemiş olan bu kabil mektumların muhbirlerine dahi işbu maddenin hükümlerine göre ikramiye verilir. Bilümum malmemurları ile tahrir ve tahmin heyetleri mensuplarına ve tahakkuk muamelesinde vazifedar olanlara ikramiye verilmez. …”,

6. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun, “Vergi Mahremiyeti” başlıklı 5 inci maddesinde;

“Aşağıda yazılı kimseler görevleri dolayısiyle, mükellefin ve mükellefle ilgili kimselerin şahıslarına, muamele ve hesap durumlarına, işlerine, işletmelerine, servetlerine veya mesleklerine mütaallik olmak üzere öğrendikleri sırları veya gizli kalması lazımgelen diğer hususları ifşa edemezler ve kendilerinin veya üçüncü şahısların nef’ine kullanamazlar; … Kamu kurum ve kuruluşları tarafından ilgili kanunları uyarınca mükelleflerden talep edilebilen, kurum ve kuruluşların görevleriyle doğrudan ilgili ve görevlerinin ifası için zorunluluk ve süreklilik arz eden bilgilerin, bu kurum ve kuruluşlara verilmesi vergi mahremiyetinin ihlali sayılmaz. Bu durumda, kendilerine bilgi verilenler, bu maddede yazılı yasaklara uymak zorunda olup, bu bilgilerin muhafazasını sağlamaya yönelik tedbirleri almakla yükümlüdürler.

Maliye Bakanlığı, bu fıkra uyarınca verilecek bilgilerin kapsamı ile bilgi paylaşımına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir. …”, “Maksat” başlıklı 134 üncü maddesinde; “Vergi incelemesinden maksat, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak tespit etmek ve sağlamaktır. …”, “İncelemeye yetkililer” başlıklı 135 inci maddesinde; “Vergi incelemesi;

Vergi Müfettişleri, Vergi Müfettiş Yardımcıları, ilin en büyük mal memuru veya vergi dairesi müdürleri tarafından yapılır. …”, “İncelemede uyulacak esaslar” başlıklı 140 ncı maddesinde; “… Vergi Müfettişleri ile Vergi Müfettiş Yardımcıları tarafından düzenlenen vergi inceleme raporları, işleme konulmak üzere ilgili vergi dairesine tevdi edilmeden önce, meslekte on yılını tamamlamış en az üç Vergi Müfettişinden oluşturulacak rapor değerlendirme komisyonları tarafından vergi kanunları ile bunlara ilişkin kararname, tüzük, yönetmelik, genel tebliğ, sirküler ve özelgelere uygunluğu yönünden değerlendirilir. İncelemeyi yapanla komisyon arasında uyuşmazlık oluşması halinde uyuşmazlığa konu vergi inceleme raporları üst değerlendirme mercii olarak, Maliye Bakanlığınca belirlenen tutarları aşan tarhiyat önerisi içeren vergi inceleme raporları ise doğrudan, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı bünyesinde bir

Başkan Yardımcısının başkanlığında dört grup başkanından oluşan beş kişilik merkezi rapor değerlendirme komisyonu tarafından vergi kanunları ile bunlara ilişkin Cumhurbaşkanı kararı, yönetmelik, genel tebliğ, sirküler ve özelgelere uygunluğu yönünden değerlendirilir. İncelemeyi yapanlar, bu komisyon tarafından yapılacak değerlendirmeye uygun olarak düzenleyecekleri vergi inceleme raporlarını işleme konulmak üzere bağlı oldukları birime tevdi ederler. …”

7. Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliğinin “Görüş ve öneri raporu” başlıklı 59 uncu maddesinde; “(1) Aşağıdaki durum ve konular için görüş ve öneri raporu düzenlenir: … d) İhbar ikramiyesi … gibi konular. … (2) Görüş ve öneri raporları, konularının ilgilendirdiği daireler göz önünde tutularak, yeterli sayıda hazırlanır. Bu raporlar Başkanlıkça gereği yapılmak üzere, ilgili dairelere gönderilir.”,

8. Vergi Denetim Kurulunun İhbar ve İnceleme Taleplerini Değerlendirme

Komisyonlarının oluşturulması ile Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönergenin 9 uncu maddesinde; “Komisyonlar; Grup Başkanlıkları, Vergi Dairesi başkanlıkları veya

Defterdarlıklar ile diğer kurum ve kuruluşlardan intikal ettirilen inceleme taleplerini değerlendirmeye tabi tutar. …” 10 uncu maddesinde; “… (1) Komisyon, vergi yükümlülüklerine ilişkin ihbar ve şikayetler ile inceleme taleplerini değerlendirerek karar tutanağı düzenlemek suretiyle karar alır. (2) Komisyon, vergi yükümlülüklerine ilişkin ihbar ve şikayetler ile inceleme taleplerini değerlendirmeye tabi tutarak aşağıdaki kararlardan uygun olanlarını alır: a) Vergi incelemesi yapılması. b) Mevcut inceleme görevi kapsamında değerlendirilmesi. c) Ön inceleme, araştırma yapılması. …” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

9. Şikayetçinin, 17/01/2019 ve 09/04/2019 tarihli vergi ihbarıyla ilgili olarak İstanbul Büyük

Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı İhbar ve İnceleme Taleplerini Değerlendirme Komisyonu tarafından zamanaşımı hususu da dikkate alınarak gerekli değerlendirmenin yapılması, bu değerlendirme sonucunda konu hakkında da ön inceleme ve araştırma yapılmasına karar verilmesi, bu karar kapsamında konuyla ilgili olarak ön inceleme ve araştırma yapmak üzere bir Vergi Başmüfettişi görevlendirilmesi, Vergi Başmüfettişi tarafından konuyla ilgili Görüş ve

Öneri Raporu hazırlanması, söz konusu Raporun ilgili İdarenin Rapor Değerlendirme

Komisyonu tarafından uygun bulunması ve söz konusu Görüş Öneri Raporunda şikayetçinin ihbar başvurusuna konu ettiği hususlara ilgili değerlendirmelere yer verilmesi hususları karşısında, Vergi Denetim Kurulunun söz konusu işlemlerinde hukuka aykırılık tespit edilemediği gerekçeleriyle, şikayetçinin talebinin Reddi yönünde hazırlanan Ret Karar Önerisi

Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Şikayetçi, ile birlikte, bazı özel bankalar ve varlık yönetim şirketleriyle ilgili olarak iki farklı vergi ihbarı başvurusunda bulunduklarını, ekleriyle birlikte 160 sayfayı bulan ve tüm hukuki muhasebe detaylarını içeren ihbarlarına İdare tarafından verilen 11/04/2020 tarihli cevabi yazının hukuki ve teknik gerekçelere dayanmadığı, inceleme mercii tarafından hazırlanan raporda konuyla ilgili açıklama yapılmış ise bu açıklamaların kendileri tarafından da bilinmesi gerektiğini, bu açıklamaların kendilerine bildirilmemesi halinde söz konusu yazıda belirtilen ve gerekçesi ortaya konmayan hususların bir anlam ifade etmediğini, söz konusu 11/04/2020 tarihli yazıya yapmış olduğu itiraz başvurusuna da ilgili idarece başvurusundaki hususlar dikkate almadan gerekçesiz ve yetersiz bir cevap daha verildiğini, kısa bir süre sonra zamanaşımına uğrayacak vergileri de ilgilendiren vergi ihbar başvurularına yönelik olarak idarece somut bir çalışmanın ortaya konulmadığını, başvurusuna konu ettiği firmalar hakkında bir işlem yapılmaması durumunun vergisel kayba neden olduğu gibi bu firmaların yaptıkları kötülüklerin ve verdikleri zararların cezasız kalmasına sebebiyet verdiğini iddia ederek, ilgili İdareye yapmış olduğu başvurundaki belirttiği hususlar dikkate alınarak konuyla ilgili gerekli işlemlerin yapılmasını talep etmektedir.

11. İlgili İdare, şikayetçi ve tarafından düzenlenen 17/01/2019 tarihli ihbar dilekçesi ve ekleri (155 sayfa) ile 09/04/2019 tarihli ihbar dilekçesi ve eklerinin (42 sayfa), Grup Başkanlıkları İhbar ve İnceleme Taleplerini Değerlendirme Komisyonu tarafından zamanaşımı hususu da dikkate alınarak değerlendirildiği ve konu hakkında ön inceleme ve araştırma yapılmasına karar verildiği, konuya ilişkin karar tutanakları doğrultusunda ihbar dilekçeleri ve eklerinde yer alan hususların Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu

Yönetmeliğinin 59 uncu maddesi kapsamında ön inceleme ve araştırmasını yapmak üzere bir

Vergi Başmüfettişi görevlendirildiği, Vergi Başmüfettişi tarafından hazırlanan Görüş ve Öneri

Raporunun, Rapor Değerlendirme Komisyonun Rapor İşleme Koyma Tutanağı ile işleme konulmasının uygun bulunduğu, söz konusu rapor ve ilgili mevzuat hükümleri kapsamında

İdarelerince bu güne kadar gerekli işlemlerin tesis edildiği, bu kapsamda ilgililerin bilgilendirildiği, ayrıca şikayetçinin 09/04/2019 tarihli ihbar dilekçesine yönelik başvurusunun tam anlamıyla neticelenmemiş işlemlerle ilgilisinin olduğu hususları belirtilmiştir.

12. 1905 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi, süreklilik arz eden vergilerden, yanlış beyanname verme, çift defter tutma veya sair suretlerle gizlenenleri haber verenlere, tahakkuk edecek vergi ve cezalarının tamamı üzerinden belli nispetler dâhilinde ikramiye verileceğini hükme bağlamıştır. Bu ikramiyenin 1/3 ü verginin kesin tahakkuku anında, geriye kalan 2/3 ü, verginin tahsili sonrasında ilgilisine verilecektir. Anılan hüküm, söz konusu ikramiyeye hak kazanabilmek için iki koşulun sağlanmasını gerekli görmüştür. Bunlardan ilki, idareye karşı gizlenen verginin “daimi” mahiyette olması, diğeri ise, vergiye ilişkin bir ihbarın yapılmış olmasıdır. Bununla birlikte 1905 sayılı Kanunda, ihbar ikramiyesine hak kazanılması bakımından ihbarcıda ve ihbar konularında aranacak şartlar ile inceleme elemanlarının hangi işlemleri yapacağı hususunda detaylı değerlendirmelerin yapılmadığı da görülmektedir. Anılan konulardaki eksiklik hem idari düzenlemeler hem de yargı kararları bağlamında giderilmeye çalışılmıştır.

13. Bu kapsamdaki en önemli idari düzenleyici işlem, ihbar ikramiyesinin ödenmesi hususundaki tereddütleri gidermek için çıkarılmış olan Maliye Bakanlığının 11/07/1974 tarihli ve sayılı Genel Yazısı’dır. Bu yazıda, “… 1905 sayılı Kanunun hükümlerine göre ikramiye ödenebilmesi, devamlılık arzeden vergilerden kaçırılanları veya mektum kalanları bir muhbirin haber vermesine bağlanmıştır.” ifadesine yer verilmek suretiyle, Kanunun 6 ncı maddesinden çıkarılabilecek temel şartlara değinilmekle birlikte, teker teker muhbirin haiz olması gereken özelliklere, ihbarın neleri içermesi gerektiğine ve inceleme elemanlarının yapması icap eden işlemlere yer verilmiştir. Bunlar arasında, başvuruyu da yakından ilgilendiren şu belirlemeler dikkate değerdir: “… Bir mükellefin vergi kaçırmakta olduğunu bilen ve delilleriyle bu kaçakçılığı haber veren muhbirlere ikramiye ödenmesi diğer şartların mevcudiyeti halinde imkan dahilinde görülmektedir. … Bir muhbir tarafından, herhangi bir mükellef hakkında vergi kaçakçılığına ilişkin olarak yapılan ihbarın, müşahhas olaylara ve delillere dayanması gereklidir. Bir başka deyimle, ihbar konularının vergi incelemesi sonunda bulunan matrah farkları ile illiyeti aranmalıdır. Yoksa, herhangi bir mükellef hakkında vergi kaçakçılığı yaptığı yolunda ihbarda bulunup, verginin hangi şekilde kaçırıldığının açıklanmaması, müşahhas olaylar gösterilmemesi ve deliller verilmemesi halleriyle muhbire ikramiye ödenmesine imkan bulunmamaktadır.” Bu husus bağlamında, Danıştay 3. Dairesi de, 18/10/1995 tarihli ve 1995/139 E., 1995/3105 K. sayılı kararında, “1905 sayılı Menkul ve Gayrimenkul Emval ve

Bunların İntifa Haklarının ve Daimi Vergilerin Mektumlarını Haber Verenlere Verilecek

İkramiye Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinde, ihbar ikramiyesinin ödenmesi koşulu inceleme sonucunda bulunan ve tahakkuk ettirilen vergi ve cezaların ihbar edenin verdiği bilgi ve belgeler kaynak alınmak suretiyle tesbitine bağlanmış” değerlendirmesine yer vererek, ihbarcının sunduğu verilerin önemine vurgu yapmıştır.

14. Somut olayda; şikâyetçi adlı kişiyle birlikte iki farklı (17/01/2019 ve 09/04/2019 tarihli) vergi ihbarında bulunduğu ve bu kapsamda 1905 sayılı Kanun hükümleri kapsamında ihbar ikramiyesi talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. İlgili İdarenin konuyla ilgili

Kurumumuza verdiği cevabi yazı değerlendirildiğinde; adı geçen kişilerin, 17/01/2019 ve 09/04/2019 tarihli ihbar dilekçeleri ve ekleriyle ilgili olarak ön inceleme ve araştırma yapmak üzere bir Vergi Başmüfettişi görevlendirildiği, Vergi Başmüfettişi tarafından hazırlanan 08/08/2019 tarih ve sayılı Görüş ve Öneri Raporunun, Rapor Değerlendirme

Komisyonu tarafından uygun bulunduğu anlaşılmıştır.

15. Söz konusu Görüş ve Öneri Raporunda; ve tarafından ortak imzalı olarak verilen 17/01/2019 tarihli ihbar dilekçelerinde belirtilen hususlar kapsamında, dilekçelerde adı geçen bankalar hakkında, Kurumlar Vergisi yönünden yapılacak herhangi bir vergisel işlem bulunmadığı, adı geçen kişiler tarafından verilen 09/04/2019 tarihli dilekçe kapsamındaki (LBT Varlık Yönetim A.Ş.’nin Turkasset Varlık Yönetim A.Ş. ile devrolunmak suretiyle birleşmesi hakkındaki) hususun, vergi kaybına yol açıp açmadığının yapılacak bir vergi incelemesi ile belirlenebileceği ancak bu birleşmeyi de kapsayacak biçimde

VYŞ birleşmelerine dair konunun farklı mükellefler ve yönleriyle GİB ve mali kamuoyunun bilgisi dahilinde olduğu, ihbar dilekçesinde adı geçen mükellefler nezdinde yapılacak vergisel çalışmaların bu nedenle ihbar dilekçesi haricinde ve aşan nitelikte, VYŞ’lerle ilgili ortak/genel vergi incelemesi potansiyeli içerisinde değerlendirilmesi gerekmekte olduğu hususlarının belirtildiği tespit edilmiştir.

16. İlgili İdarenin Kurumumuza verdiği cevabi yazı ve bu kapsamda Kurumumuza gönderilen bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; şikayetçinin, 17/01/2019 ve 09/04/2019 tarihli ihbar dilekçelerinde yer alan hususlar kapsamında Vergi Başmüfettişi tarafından Görüş ve

Öneri Raporu düzenlendiği ve bu Raporda şikayetçinin vergi ihbarlarıyla ilgili değerlendirmelere yer verildiği tespit edilmiştir. Söz konusu Görüş ve Öneri Raporunda; şikayetçilerin 17/01/2019 tarihli ihbar dilekçesinde belirtilen hususlar kapsamında, dilekçelerde adı geçen bankalar hakkında, Kurumlar Vergisi yönünden yapılacak herhangi bir vergisel işlem bulunmadığı belirtilmiştir. Bu durumdan, Vergi Başmüfettişi tarafından, şikayetçinin 17/01/2019 tarihli ihbar dilekçesindeki hususlardan vergi kayıp ve kaçağı olduğu veya olabileceğine ilişkin bir tespit yapılmadığı anlaşılmıştır.

17. Öte yandan, söz konusu Görüş ve Öneri Raporunda; şikayetçiler tarafından verilen 09/04/2019 tarihli dilekçe kapsamındaki (LBT Varlık Yönetim A.Ş.’nin Turkasset Varlık

Yönetim A.Ş. ile devrolunmak suretiyle birleşmesi hakkındaki) hususlar kapsamındaki vergi ihbarlarıyla ilgili değerlendirmelere de yer verildiği tespit edilmiştir. Söz konusu Görüş ve

Öneri Raporunda; 09/04/2019 tarihli dilekçe kapsamında vergi kaybına yol açılıp açılamadığının yapılacak bir vergi incelemesi ile belirlenebileceği ancak bu birleşmeyi de kapsayacak biçimde VYŞ birleşmelerine dair konunun farklı mükellefler ve yönleriyle GİB ve mali kamuoyunun bilgisi dahilinde olduğu, ihbar dilekçesinde adı geçen mükellefler nezdinde yapılacak vergisel çalışmaların bu nedenle ihbar dilekçesi haricinde ve aşan nitelikte, VYŞ’lerle ilgili ortak/genel vergi incelemesi potansiyeli içerisinde değerlendirilmesi gerekmekte olduğu hususlarının belirtildiği tespit edilmiştir.

18. Ayrıca Vergi Denetim Kurulu tarafından Kurumumuza verilen cevabi yazıdan; şikayetçi tarafından verilen 09/04/2019 tarihli dilekçe kapsamındaki (LBT Varlık Yönetim A.Ş.’nin, Turkasset Varlık Yönetim A.Ş. ile devrolunmak suretiyle birleşmesi hakkındaki) incelemelerin devam ettiği, yapılan incelemeler sonucu yapılan tarhiyatların dava konusu edildiği yani kesinleşmediği, İdarenin, ilgililerin başvurusu ile düzenlenen vergi inceleme raporlarında eleştirilen konular tamamen farklı olduğuna ilişkin değerlendirmesi olduğu, bununla birlikte incelemelerin bitmesini müteakiben muhbirlerin başvurusu ile inceleme sonucu arasındaki illiyet bağını değerlendiren ve ortaya koyan bir rapor düzenleneceği, ilgililere bu raporun sonucu hakkında bilgi verileceği tespit edildiği anlaşılmıştır.

19. 17 ve 18 no.lu paragrafta yer alan hususlar birlikte değerlendirildiğinde; şikayetçinin 09/04/2019 tarihli dilekçesi kapsamında yapılan ön inceleme ve araştırmada, ilgili Vergi

Başmüfettişi tarafından bazı tespitler yapılmış ve sonrasında konuyla ilgili vergi incelemeleri yapılmış ise de; İdare tarafından, ilgililerin başvurusu ile inceleme sonucu arasındaki illiyet bağını değerlendiren ve ortaya koyan bir rapor düzenlenmesinden sonra şikayetçilerin ihbar ikramiyesi hak edip etmediklerine yönelik kesin bir değerlendirme yapılacağı ve bu değerlendirme sonucundan şikayetçiye bilgi verileceği anlaşılmıştır. Bu durum, şikayetçinin 09/04/2019 tarihli ihbar dilekçesi kapsamındaki işlemlerin kesinleşmediğini (şikayetçinin ihbar başvurusu kapsamında herhangi bir vergi tahakkuk yapılıp yapılmadığına ilişkin değerIendirme sürecinin henüz sonuçlanmadığını)

göstermektedir.

20. Şikâyetçinin iddiaları, İdarenin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri, tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; şikayetçinin, 17/01/2019 ve 09/04/2019 tarihli vergi ihbarıyla ilgili olarak İstanbul Büyük Ölçekli Mükellefler Grup

Başkanlığı İhbar ve İnceleme Taleplerini Değerlendirme Komisyonu tarafından zamanaşımı hususu da dikkate alınarak gerekli değerlendirmenin yapılması, bu değerlendirme sonucunda konu hakkında da ön inceleme ve araştırma yapılmasına karar verilmesi, bu karar kapsamında konuyla ilgili olarak ön inceleme ve araştırma yapmak üzere bir Vergi Başmüfettişi görevlendirilmesi, Vergi Başmüfettişi tarafından konuyla ilgili Görüş ve Öneri Raporu hazırlanması, söz konusu Raporun ilgili İdarenin Rapor Değerlendirme Komisyonu tarafından uygun bulunması ve söz konusu Görüş Öneri Raporunda şikayetçinin ihbar başvurusuna konu ettiği hususlara ilgili değerlendirmelere yer verilmesi hususları karşısında, Vergi Denetim

Kurulunun söz konusu işlemlerinde hukuka aykırılık tespit edilememiştir. Öte yandan, şikayetçinin, başvurularına gerekçesiz ve yetersiz cevaplar verildiğine dair iddiaları ve konuyla ilgili değerlendirmelerimize Kararımızın 22 ve 23 no.lu paragraflarda yer verilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

21. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir.

22. Şikayetçi, ihbar başvurusu kapsamında ilgili idareye yaptığı başvurulara gerekçeli bir cevap verilmediği iddiasında bulunmaktadır. Şikayetçinin ihbar dilekçesiyle ilgili gerekli işlemlerin yapılmadığı iddiası kapsamında yaptığı başvuruya, ilgili İdare tarafından verilen 11/04/2020 tarih ve sayılı cevabi yazıda “… Alınan araştırma kararı gereğince yapılan görevlendirme sonucunda iki dilekçede yer alan konularla ilgili olarak ortak bir Görüş Öneri Raporu düzenlenmiştir. Düzenlenen bu raporun sonuç bölümünde; ‘1- Türkiye’de yerleşik bankaların, Varlık Yönetim Şirketlerine devir ve temlik ettikleri donuk alacakları için ilgili dönemde ayırdıkları karşılıklar bakımından, … dilekçelerde adı geçen bankalar hakkında, Kurumlar

Vergisi yönünden yapılacak herhangi bir vergisel işlem bulunmadığı, 2- LBT Varlık Yönetim

A.Ş.’nin Turkasset Varlık Yönetim A.Ş. ile devrolunmak suretiyle birleşmesi hakkındaki hususun, … vergi incelemesine konu edilmesi gerektiği, … 3- …’ sonucuna varılmıştır.” şeklinde cevap vermiştir. Yine İdarece, söz konusu yazıda ifade edildiği şekliyle 13/04/2020 tarih ve sayılı yazı ile da bilgi verdiği anlaşılmıştır. Yine şikayetçinin benzer iddia kapsamında yaptığı başvuruya İdare tarafından 08/06/2020 tarih ve sayılı yazı ile cevap verilmiş olup, bu yazıda; İdarelerince 11/04/2020 tarih ve sayılı yazılarıyla konuyla ilgili ayrıntılı bilgi verildiği belirtilerek, hali hazırda mezkur bilgilendirmeye eklenecek herhangi ilave bir hususun bulunmadığı ifadelerine yer verilmiştir. Yine şikayetçinin benzer konuda yaptığı başvuruya ilgili İdare tarafından verilen 24/06/2020 tarih ve sayılı cevabi yazıda; konuyla ilgili olarak 11/04/2020 tarih ve sayılı ve 08/06/2020 tarih ve sayılı yazılarla ayrıntılı olarak bilgi verildiği belirtilerek, mezkur bilgilendirmelere eklenecek herhangi ilave bir hususun bulunmadığı ifadelerine yer verilmiştir.

23. İlgili İdare tarafından şikayetçiye ayrıntılı olarak bilgi verildiği belirtilmiş ise de; İdarece, 2.5. no.lu paragrafta yer alan bilgilendirmelerin tamamını içerecek şekilde şikayetçiye konuyla ilgili ayrıntılı bilgilendirme yapılmadığı kanaatine varılmıştır. Diğer taraftan, şikayetçiye verilen cevabi yazılarda; söz konusu Görüş ve Öneri Raporundan bir kısım alıntı yapılarak bir cevap verilmiş ise de; şikayetçiye yazılan cevabi yazıların tarihine kadar bahsi geçen Görüş ve Öneri Raporu doğrultusunda hangi işlemlerin yapıldığına veya bu cevabi yazılar sonrasında hangi işlemlerin yapılacağına (konuyla ilgili nasıl bir prosedür izleneceğine) yönelik olarak (2.9. no.lu paragrafta yer alan açıklamalara benzer şekilde) şikâyetçiye herhangi bir bilgilendirme yapılmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca, şikayetçinin başvurularına, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı (İstanbul Büyük Ölçekli

Mükellefler Grup Başkanlığı) tarafından verilen ve bir önceki paragrafta değinilen cevabi yazılarda, şikayetçiye hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği tespit edilmiştir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; adı geçen İdarenin, iyi yönetim ilkelerinden, “kararların gerekçeli olması” ve “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir. İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

24. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu kararın şikayetçiye tebliğ tarihinden itibaren, ilgili İdarelerin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, İstanbul Vergi Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın, ŞİKÂYETÇİYE ve VERGİ DENETİM KURULU BAŞKANLIĞI’NA TEBLİĞ

EDİLMESİNE,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi