ÖZET: Ücret, işverenin belirli bir işyerinde çalışanlara sunduğu hizmet karşılığında sağlanan para ve menfaatlerdir. 61. maddede tanımlanan ücret, çeşitli adlar altında ödenmiş olsa dahi mahiyetini değiştirmez. 94. madde ise kamu kurumlarının, ticaret şirketlerinin ve diğer kuruluşların, belirli ödemeler yaparken gelir vergisi tevkifatı yapmakla yükümlü olduğunu belirtir. Vergi tevkifatı, 96. maddeye göre nakden veya hesaben yapılan ödemelere uygulanır ve bu ödemelerin kaydı, vergi tevkifatına tabi kazançları gösterir.

Gelir Vergisi Kanunu’na göre, ücret ödemeleri hangi ayda yapılmışsa, o ayın ücreti olarak kabul edilerek vergi tevkifatı yapılmalıdır. 193 sayılı Kanun’un 32. maddesi, asgari geçim indirimine ilişkin düzenlemeleri içerir ve bu indirimin mahsup edilecek vergiden fazla olması durumunda iade yapılmayacağını belirtir. Ayrıca, asgari geçim indirimine dair detaylar 265 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde açıklanmıştır.

Sonuç olarak, kamu görevinden ihraç edilen ve sonrasında göreve iade edilen personelin, geçmişe dönük ödemelerinin her bir vergilendirme döneminde ilgili dönemlere ait gelir vergisi dilimleri esas alınarak yeniden hesaplanması ve fazla tahsil edilen tutarların iade edilmesi gerekmektedir. Bu durum, hukuka ve hakkaniyete uygun bir yaklaşım sergilemektedir.

61 inci maddesinde, ‘Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet

karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.’,

94 üncü maddesinde, ‘Kamu idare ve müesseseleri, iktisadî kamu müesseseleri, sair kurumlar,

ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadî işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya ziraî işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.

1.Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre,

…

Yukarıdaki bentlerde yazılı vergi tevkifatının yapılmasında 96 ncı madde hükmü göz önünde tutulur.’,

96 ncı maddesinde, ‘Vergi tevkifatı, 94’üncü madde kapsamına giren nakten veya hesaben

yapılan ödemelere uygulanır. Bu maddede geçen hesaben ödeme deyimi, vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade eder.’ hükümlerine yer verilmiştir.

166 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde ise bir ücret ödemesinin tahakkuk ve ödemesi

hangi ayda yapılmışsa bu ödemenin o ay ücreti kabul edilerek, Gelir Vergisi Kanununun 103 ve 104 üncü maddeleri dikkate alınmak suretiyle vergi tevkifatı yapılması gerektiği belirtilmiştir.

Diğer taraftan, 193 sayılı Kanunun ‘Asgari geçim indirimi’ başlıklı 32 nci maddesinde de ücretin gerçek usulde vergilendirilmesinde asgari geçim indirimi uygulanacağı, asgari geçim indiriminin mahsup edilecek vergiden fazla olması halinde iadenin yapılmayacağı hükme bağlanmıştır.

Asgari geçim indirimi uygulamasına ilişkin usul ve esaslara ilişkin ayrıntılı açıklamalar 265

Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde yapılmıştır.

Anılan Tebliğin; ‘Asgari Geçim İndirimi Tutarının Hesaplanması’ başlıklı 5 inci bölümünde; ‘Asgari geçim indirimi (A.G.İ.) tutarı, ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgari ücretin yıllık brüt tutarına bu Tebliğin ‘3. Uygulamanın Esasları’ başlıklı bölümünde yer alan oranların uygulanması ile bulunan tutarın, gelir vergisi tarifesinin birinci dilimine karşılık gelen oranla çarpımı sonucu bulunur.

A.G.İ. Yıllık Tutarı = ( Asgari Ücretin Yıllık Bürüt Tutarı x A.G.İ. Oranı) x %15

Asgari geçim indirimi yıllık tutarı, ücretlinin asgari geçim indiriminden bir yıl boyunca faydalanacağı net menfaattir. Aylık yapılan ücret ödemelerinde ise asgari geçim indirimi, hesaplanan yıllık tutarın 12’ye bölünmesi suretiyle uygulanacak ve bir ay içerisinde yararlanılabilecek asgari geçim indirimi tutarı, yıllık olarak hesaplanan tutarın 1/12’sini geçemeyecektir.’

‘Medeni Durum ve Eşin Gelirinin Olmadığının Tespiti’ başlıklı 6 ncı bölümünde ise ‘Ücretliler, medeni durumları ve çocuk sayıları ile eşinin iş ve gelir durumu hakkında Tebliğ ekinde yer alan ‘Aile Durumu Bildirimi’ ile işverenlerine bildirimde bulunacaklardır.’ açıklamalarına yer verilmiştir.

Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun ‘Vergiyi Doğuran Olay’ başlıklı 19 uncu maddesinde, ‘Vergi alacağı vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğar.

Vergi alacağı mükellef bakımından vergi borcunu teşkil eder.’ hükmü yer almaktadır.

Bu hükme göre, vergi alacağı, vergi yasalarının vergiyi bağladıkları olayın oluşması sonucu veya hukuki durumun tamamlanmasıyla doğar.

Vergi kanunlarında; verginin konusu, mükellefi ve vergiyi doğuran olay belirlenir. Verginin konusu gelir, servet, sermaye gibi maddi; hizmet, kıymet, belge, iş ve işlemler gibi gayrimaddi şeylerdir. Vergiyi doğuran olay ise, bu şeylerin elde edilmesi, kullanılması, alınması veya satılması gibi işlemlerdir. Vergiyi doğuran olayın meydana gelmesi sonucu Devletin vergi alacağı doğar.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa göre, gelir vergisi gerçek kişilerin elde ettiği gelir üzerinden

alınmakta olup, gelir vergisinden söz edebilmek için ortada bir gelir, bir mükellef ve gelirin bu mükellef tarafından elde edilmiş olması gerekmektedir. Vergileme süreci gelirin elde edilmesiyle başlamakta ve arkasından vergileme ile ilgili tüm işlemler devreye girmektedir.

Gelirin elde edilmesi ise vergiyi doğuran olayın varlığı ile mümkün olmaktadır.

Gelir vergisi açısından vergiyi doğuran olay, gelirin elde edilmesidir. Bu nedenle gelirin ne zaman elde edilmiş sayılacağı, başka bir deyişle, vergiyi doğuran olayın ne zaman gerçekleşeceği vergilendirme açısından büyük bir öneme sahiptir. 193 sayılı Gelir Vergisi

Kanununda farklı kazanç ve irat türlerini düzenleyen ayrıntılı hükümlerde her bir kazanç ve irat bakımından vergiyi doğuran olayın belirlenmesinde; ‘doğma’ (G.V.K. md. 37, md. 52, md.

65), ‘tahsil edilen veya tahakkuk eden hasılat’ (G.V.K. md. 39, md. 55), ‘deme’ (G.V.K. md.

61), ‘nakden veya hesaben ödeme’ (G.V.K. md. 96) gibi farklı kavramlar kullanılmaktadır.

Buna göre, ticari ve zirai kazançlarda elde etme tahakkuk esası geçerli olup tahakkuk gelirin mahiyet ve tutar itibariyle kesinleşmesidir. Serbest meslek ve gayrimenkul sermaye iradında ise tahsil esası geçerli olup tahsil gelirin sahibinin mal varlığına dahil olması olarak ifade edilmektedir.

Gerçek usulde vergilendirilen ücret gelirlerinde elde etme, gelirin kişinin hukuki ve ekonomik tasarrufuna girmesi ile gerçekleşmektedir. Hukuki tasarruf, gelirin sahibi tarafından talep edilebilir hale gelmesini; ekonomik tasarruf ise gelirin sahibinin emrine amade kılındığı zamanı ifade eder. Ücret geliri de ancak bu şartların sağlanması ile vergilendirilecek aşamaya gelmiş olur.

Dolayısıyla, bir ücret ödemesine vergi tevkifatı yapılabilmesi için nakten veya hesaben ödeme yapılmış olması gerekmektedir.

Bu hüküm ve açıklamalara göre; görevinden uzaklaştırılan, ardından 679 sayılı KHK ile ihraç edilen ve 2018/28759 sayılı OHAL Komisyon Kararı ile 19/07/2019 tarihinde göreve başlayan 07/08/2019 tarihinde yapılan ödemenin, tahakkuk ve ödemesinin yapıldığı dönemin (2019 yılı ilgili ayın) ücreti sayılması ve Gelir Vergisi Kanununun 61, 63, 94 ve 103 üncü maddelerine göre gelir vergisine tabi tutulması gerekmektedir.

Diğer taraftan, bu ödemenin yapıldığı ayı izleyen aylarda ödenen ücretler üzerinden tevkif edilecek vergilerin hesabında, bu ödemenin yapıldığı dönem dahil kümülatif vergi matrahının dikkate alınması gerektiği tabiidir.

Ayrıca, bir ay içinde yararlanılacak asgari geçim indirimi tutarının, yıllık olarak hesaplanan tutarın 1/12 sini geçmemesi gerekir. Dolayısıyla, anılan personelin ‘Aile Durumu Bildirimi’ni

Başkanlığımıza zamanında vermiş olması halinde, asgari geçim indiriminin de sadece ödemenin yapıldığı dönemdeki tahakkuk eden vergiden mahsup edilerek uygulanması, geçmiş dönemler için asgari geçim indirimi uygulanmaması gerekmektedir.

Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 122 nci maddesinde, ‘Mükellefler, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilirler.’ hükmü yer almış, 124 üncü maddesinde ise ‘Vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanlar şikâyet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilirler.’ denilmiştir.

Buna göre, konu ile ilgili olarak; kesintiyi yapmakla sorumlu bulunan işyerine müracaat edilerek temin edilen kesinti tutarlarını gösterir belge ve bilgileri içeren bir düzeltme dilekçesi ile Başkanlığımıza şikâyet yoluyla başvuruda bulunulması mümkün bulunmaktadır.

Bu kapsamda, Başkanlığımız kayıtlarında ait herhangi bir şikâyet başvurusu yer almadığı ve dolayısıyla Başkanlığımızda adı geçenin şikâyet konusu ile ilgili herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, dolayısıyla henüz idari başvuru yollarının tüketilmediği görülmüştür.

Ayrıca, 193 sayılı Kanunun 100 üncü maddesinde, ‘Genel bütçeye dahil idare ve müesseseler yaptıkları vergi tevkifatı için beyanname vermezler.’ hükmüne yer verilmiş olup yapılan ödemeler ile söz konusu ödemeler üzerinden kesilen gelir vergisi kesinti tutarları adı geçenin görev yaptığı kurumun bilgisi dahilindedir. Bu nedenle adı geçene yapılan ödemenin yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre vergilendirilmediği varsayımı altında oluşacak vergi farkı tutarının ilgili Kurum tarafından hesaplanabileceği değerlendirilmektedir.

Diğer taraftan, benzer durumda kamu görevinden ihraç edilen ve Olağanüstü Hal Komisyon

Kararıyla görevine iade edilen veya 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun disiplin hükümleri gereği görevden çıkarma işlemi uygulanan, daha sonra idari işlemle veya mahkeme kararı ile görevine iade edilen Başkanlığımız personeli için de yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre işlem tesis edilmektedir.

Ayrıca, benzer durumda olanlarca Başkanlığımıza yapılan şikayet başvurularının reddedilmesi üzerine açılan davalar bulunmakta olup, Zonguldak Vergi Mahkemesi tarafından verilen 28/02/2019 tarihli ve Esas No: , Karar No: sayılı kararla davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Başkanlığımızca söz konusu karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesinin 11/09/2019 tarihli ve Esas No: , Karar No: sayılı kararıyla istinaf başvurumuzun kabulüne ve söz konusu kararın usul yönünden kaldırılmasına karar verilmiştir.

Bilgi edinilmesini arz ederim.”, şeklinde ifade edilmiştir.

3. Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden Adalet Bakanlığı Personel

Genel Müdürlüğü’nden alınan cevabi yazıda;

“İlgi : 16/04/2020 tarih ve sayılı yazınız.

Çerkezköy Adliyesi Zabıt Kâtibi ) tarihli şikayet başvurusuna ilişkin gerekçeli işlemin gönderilmesi istemine ilişkin ilgi yazınız incelenmiştir.

Konuya ilişkin Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığının 21/05/2020 tarih ve sayılı yazısı ve ekleri yazımız ekinde sunulmuştur.

Bilgilerinize arz ederim.”, şeklinde ifade edilmiştir.

4. Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden Adalet Bakanlığı Personel

Genel Müdürlüğü’nden alınan cevabi yazının ekinde yer alan Çerkezköy Cumhuriyet

Başsavcılığı İdari İşler Müdürlüğü’nün Çerkezköy Cumhuriyet Başsavcılığı Bakanlık

Muhabere Bürosu’na hitaben yazdığı yazıda;

“İLGİ: 18/05/2020 tarih ve Sayılı yazınız.

İlgi sayılı yazı ile Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün 12/05/2020 tarih ve 32992892/E.6505/10793 sayılı yazısı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Kamu Denetçiliği

Kurumunun 16/04/2020 tarih 9762 sayılı yazılarında bilgi ve belgelerin Adalet Bakanlığı

Personel Genel Müdürlüğü’ne sunulmak üzere Başkanlığınıza gönderilmesi istenilmiş olup, istenilen belge ve bilgiler aşağı da sunulmuştur.

Gereği bilgilerinize rica olunur.

AÇIKLAMALAR:

1) Söz konusu olayda tarafımızca tereddüt hasıl olmuş olup Vergi Dairesi Başkanlığı’ndan

görüş talep edilmiştir. Talep edilen görüşe gelen cevaba istinaden ilgilinin talepleri Tekirdağ

Vergi Dairesi Başkanlığı görüş ve tavsiyeleri aleyhine olduğundan ilgilinin isteği tesis edilememiş olup, dostane çözüme kavuşturulması yönünde bu aşamada yapılacak işlem bulunmamaktadır.

2) Şikayetçinin talepleri 1. maddedeki gerekçe nedeniyle yerine getirilememektedir.

3) Vergi Dairesi Başkanlığının konusunda uzman olması nedeniyle görüşü gereğince işlem

yapıldığından dostane çözüme ulaşılamamıştır.

4) Adalet Bakanlığı 26/06/2019 tarih ve 2019/28759 sayılı kararı ile “göreve iade kararı”

verilmiş olup kararda başkaca hüküm bulunmamaktadır. Karar ekte gönderilmiştir.

5) Ohal Komisyonu Kararı doğrultusunda görevine iade edilen açıkta

kaldığı süre boyunca ödenmeyen tüm mali ve sosyal hakları ödenmiş olup, yapılan toplu maaş ödemesinde hesaplanan gelir vergisi ödemenin yapıldığı yıl esas alınarak hesaplanmış olup 31 aylık toplu maaş ödemesinde 9204,47.-TL gelir vergi kesintisi yapılmış olup, ilgili memura hakediş yılına göre vergi kesinti işlemi uygulansaydı 6581,94.-TL kesinti yapılacağı ve bu durumda 2622,53.-TL fark oluşacağı anlaşılmıştır.

6) Bu konuda Vergi Dairesi Başkanlığının görüş yazısında değerlendirme bulunmaktadır.

7) Ohal Komisyonu, 11/12/2019 tarih ve sayılı kararı ile hakkında göreve iade

kararı verilen … isimli personel 09/01/2020 tarihi itibariyle adliyemizde ki görevine başlamış olup ilgiliye yapılan toplu maaş ödemesinde gelir vergisi ödemenin yapıldığı yıla göre hesaplanmıştır.

8) Konuya ilişkin yazışma mahiyetinde ilgilinin idaremize vermiş olduğu dilekçe, cevap ve

görüş talep yazımız ile gelen cevap yazımız ekine eklenmiştir.

9) Şikayet konusuna ilişkin herhangi açılmış, görülmekte olan veya karara bağlanmış herhangi

bir dava bulunmamaktadır.

10) Yazımız ekinde gönderilmiştir.”, şeklinde ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

5. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının,

5.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;

“Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”,

5.2. “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesinde;

“…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”,

5.3. “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler: Genel ilkeler” başlıklı 128 nci maddesinde;

“…Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır…”,

6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun, “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde;

“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,

7. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun, “Aylığın Ödeme Zamanı ve Esasları” başlıklı

164 üncü maddesi;

“Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel

Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu ve

2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu hükümlerine göre almakta bulunan Devlet

memurları ve diğer kamu görevlileri (sözleşmeli statüdeki personel dahil) ile kamu ve özel kesimde iş kanunlarına göre istihdam edilen işçilere çeşitli adlar altında yapılan nakdi ve ayni nitelikteki tüm ödemelerin hesaplanma kolaylığını ve basitliğini sağlamak amacıyla, bordro düzenlemesine, tahakkuk ve ödeme işlem ve sürelerine ilişkin esas ve usulleri tesbit etmeye, aydan daha kısa ya da daha uzun sürelerde yapılan ödemelerin aylık dönemler itibariyle tahakkuk ettirilmesi ve ödenmesine karar vermeye Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir.

Üçüncü fıkra kapsamına giren personelin her türlü özlük haklarının ve tahakkuk işlemlerinin belli merkezlerden yapılabilmesi ve ödemelerin bankacılık sistemi aracılığı ile gerçekleştirilmesi için gerekli düzenlemeleri yapmaya ve gerekli tedbirleri almaya Maliye

Bakanlığı yetkilidir.”,

8. 08/03/2018 tarihli ve 30354 sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan ve 7075 sayılı

“Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde

Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun” ile kabul edilen 685 sayılı Olağanüstü Hal

İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin;

8.1. “Komisyonun oluşumu” başlıklı 1’inci maddesinde;

“ (1) Anayasanın 120 nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 21/7/2016 tarihli ve 1116 sayılı

Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur.”,

8.2. “Komisyonun görevleri” başlıklı 2 nci maddesinde;

“Komisyon, olağanüstü hal kapsamında doğrudan kanun hükmünde kararnameler ile tesis edilen aşağıdaki işlemler hakkındaki başvuruları değerlendirip karar verir.

a) Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarma ya da ilişiğin kesilmesi,

b) Öğrencilikle ilişiğin kesilmesi c) Dernekler, vakıflar, sendika, federasyon ve konfederasyonlar, özel sağlık kuruluşları, özel öğretim kurumları, vakıf yükseköğretim kurumları, özel radyo ve televizyon kuruluşları, gazete ve dergiler, haber ajansları, yayınevleri ve dağıtım kanallarının kapatılması. …” ,

8.3. “Kararların uygulanması” başlıklı 10 uncu maddesinde;

“Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarılan ya da ilişiği kesilenlere ilişkin başvurunun kabulü hâlinde karar, kadro veya pozisyonunun bulunduğu kuruma, yükseköğretim kurumlarında kamu görevinden çıkarılan öğretim elemanları için

Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilir. Kamu görevine iade edilmesine karar verilenlerin eski kadro veya pozisyonuna atanması esastır. Ancak müdür yardımcısı veya daha üstü ile bunlara eşdeğer yöneticilik görevinde bulunmakta iken kamu görevinden çıkarılmış olanların atamalarında, söz konusu yöneticilik görevlerinden önce bulundukları kadro ve pozisyon unvanları dikkate alınır. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilenlerin atama teklifleri; Ankara, İstanbul, İzmir illeri dışında ve 2006 yılından sonra kurulan yükseköğretim kurumlarına öncelik verilmek kaydıyla, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından kamu görevinden çıkarıldığı yükseköğretim kurumu haricinde tespit edilecek yükseköğretim kurumlarından birine önceki kadro unvanlarına uygun olarak on beş gün içinde yapılır.

Kurumlar, bildirim veya atama teklif tarihini takip eden otuz gün içerisinde atama işlemlerini tamamlar. Bu kapsamda yer alan personele ilişkin kadro ve pozisyonlar, ilgililere ilişkin atama onaylarının alındığı tarih itibarıyla diğer kanunlardaki hükümlere bakılmaksızın ve başka bir işleme gerek kalmaksızın ilgili mevzuatı uyarınca ihdas, tahsis ve vize edilmiş sayılır. Söz konusu kadro ve pozisyonlar, herhangi bir şekilde boşalmaları hâlinde başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır. Atama emri, ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgililere tebliğ edilir.

Tebliğ tarihini takip eden on gün içerisinde göreve başlamayanların bu maddeden doğan atanma hakkı ile mali hakları düşer. Kamu kurum ve kuruluşları atama ve göreve başlatma işlemlerinin sonucunu, işlemlerin tamamlanmasını takip eden on beş gün içinde Devlet

Personel Başkanlığına bildirirler. İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz.

Kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin başvurunun kabulü halinde ilgili kanun hükmünde kararname hükümleri, söz konusu kurum ve kuruluş bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte söz konusu kanun hükmünde kararnamenin yayımı tarihinden geçerli olmak üzere ortadan kalkmış sayılır. Buna ilişkin işlemler ilgisine göre İçişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı veya Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirilir.

Komisyonun karara bağladığı dosyaya ilişkin olarak Komisyonda bulunan tüm evrak, birinci fıkra kapsamına giren dosyalarda ilgilinin son görev yaptığı kurum veya kuruluşa, ikinci fıkra kapsamına giren dosyalarda ilgili kurum veya kuruluşa, diğer dosyalarda ise ek 1 inci maddeye göre husumetin yöneltileceği kurum veya kuruluşa devredilir.”,

9. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun;

9.1. “Mevzuu” başlıklı 1 nci maddesinde;

“Gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tabidir. Gelir bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır.”,

9.2. “Ücretin Tarifi” başlıklı 61 nci maddesinde;

“Ücret, işverene tabi belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.”,

9.3. “Vergi Tevkifatı” başlıklı 94 üncü maddesinde;

“Kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, Vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zırai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.

1.Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci Maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre….vergi tevkifatı yapılır…”,

9.4. “Vergi Tevkifatında Uyulacak Esaslar” başlıklı 96 ncı maddesinde;

“Vergi tevkifatı, 94 üncü Madde kapsamına giren nakten veya hesaben yapılan ödemelere uygulanır. Bu Maddede geçen hesaben ödeme deyimi, vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade eder.”,

10. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun;

10.1. “Düzeltme talebi” başlıklı 122 nci maddesinde;

“Mükellefler, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilirler…”,

10.2. “Şikayet yolu ile müracaat” başlıklı 124 üncü maddesinde;

“Vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanlar şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilirler…”,

11. 166 Seri No.1u Gelir Vergisi Genel Tebliğinin; “Toplu İş Sözleşmeleri İle Eskiye

Yönelik Olarak Ödenen Ücret Farklarının Vergilendirilmesi” başlıklı 6 ncı maddesinde;

“Bilindiği gibi, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde ücretin tanımı yapılmış,

94 üncü maddesinde ise yaptıkları ödemelerden vergi tevkifatı yapmak zorunda olan vergi

sorumluları belirtilmiştir. Aynı Kanunun 98 inci maddesinde de, “94 üncü madde gereğince vergi tevkifatı yapmağa mecbur olanlar bir ay içinde yaptıkları ödemeler veya tahakkuk ettirdikleri karlar ve iratlar ile bunlardan tevkif ettikleri vergileri ertesi ayın 20’nci günü akşamına kadar bağlı olduğu vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar.” denilmiştir. Kanunun

96 ncı maddesinde ise, vergi tevkifatının nakden veya hesaben yapılan ödemelere

uygulanacağı, hesaben ödeme deyiminin de vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade edeceği belirtilmiştir.

Buna göre, toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin uzaması ve sözleşmenin sonraki takvim yılında imzalanması veya sözleşme aynı yılda imzalamakla beraber sözleşmeden doğan farkların müteakip takvim yılında tahakkuk ettirilerek ödenmesi halinde, toplu sözleşmeden doğan farklar, tahakkuk ve ödemesinin yapıldığı yılın ücreti olarak kabul edilmek suretiyle vergilendirilecektir.”, hükümlerine amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ AV. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

12. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, başvuru konusuna ilişkin

“Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

13. Başvuran, 679 KHK ile 06/01/2017 tarihinde görevinden ihraç edildiğini, OHAL

Komisyonunun 26/06/2019 tarih ve sayılı kararı gereğince görevine iade edildiğini, 19/07/2019 tarihinde Çerkezköy Adliyesinde görevine başladığını, geçmişe dönük olarak tüm mali ve özlük haklarının iade edilmesi için Çerkezköy İdari İşler Müdürlüğüne başvurduğunu, idarenin 05/08/2019 tarihli ödeme emri ile 07/08/2019 tarihinde; 06/01/2017-07/08/2019 tarihlerini kapsayan geriye dönük maaş ödemesi olarak 88.266,36 TL ödeme yaptığını, geçmiş aylara ilişkin vergi matrahının 48.026,26 TL olduğunu, 2019 yılı maaşından %15 oranında

Gelir Vergisi kesilmesi gerekirken %27 oranında Gelir Vergisinin kesildiğini ve bu kesintinin 15/12/2019 tarihine kadar devam ettiğini, idareye 17/01/2020 tarihinde dilekçe ile itiraz başvurusunda bulunduğunu, ret edildiğini, toplu ödemelerin 2017,2018,2019 yıllarına ait olduğunu, 2019 yılının Gelir Vergisi matrahına eklenmesinin mümkün olmadığını, her maaş ödemesi için hak ediliş yılına göre vergi matrahının ayrı ayrı hesaplanmasının gerektiğini iddia edip ilgili idari işleminin iptalini ve 06/01/2017-15/12/2019 tarihlerini kapsayan tarafına yapılan maaş ödemelerinin vergi matrahlarının her yılı kendi içinde hesaplanarak ortaya çıkan farkın hiçbir mali ve özlük hak kaybının yaşanmadan tarafına ödenmesini talep ettiği tespit edilmiştir.

14. Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’nın Kurumumuza verdiği cevabın tetkik edildiğinde, görevinden uzaklaştırılan, ardından 679 sayılı KHK ile ihraç edilen ve 2018/28759 sayılı OHAL Komisyon Kararı ile 19/07/2019 tarihinde göreve başlayan

/08/2019 tarihinde yapılan ödemenin, tahakkuk ve ödemesinin yapıldığı dönemin (2019 yılı ilgili ayın) ücreti sayılması ve Gelir Vergisi Kanununun 61, 63, 94 ve 103 üncü maddelerine göre gelir vergisine tabi tutulması gerektiği; bu ödemenin yapıldığı ayı izleyen aylarda ödenen ücretler üzerinden tevkif edilecek vergilerin hesabında, bu ödemenin yapıldığı dönem dahil kümülatif vergi matrahının dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir.

15. Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü’nün Kurumumuza verdiği cevabın tetkik edildiğinde, Çerkezköy Adliyesi Zabıt Kâtibi başvurusuna ilişkin gerekçeli işlemin gönderilmesi istemine ilişkin yazının incelendiği, konuya ilişkin Çorlu

Cumhuriyet Başsavcılığının yazısının ekte iletildiği, ifade edilmiştir.

16. Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü’nden alınan cevabi yazının ekinde yer alan Çerkezköy Cumhuriyet Başsavcılığı İdari İşler Müdürlüğü’nün Çerkezköy

Cumhuriyet Başsavcılığı Bakanlık Muhabere Bürosu’na hitaben yazdığı yazı tetkik edildiğinde, söz konusu olayda tereddüt hasıl olduğu; Vergi Dairesi Başkanlığı’ndan görüş talep edildiği; talep edilen görüşe gelen cevaba istinaden ilgilinin talepleri Tekirdağ Vergi

Dairesi Başkanlığı görüş ve tavsiyeleri aleyhine olduğundan ilgilinin isteği tesis edilemediği; dostane çözüme kavuşturulması yönünde bu aşamada yapılacak işlem bulunmadığı; Adalet

Bakanlığı 26/06/2019 tarih ve sayılı kararı ile “göreve iade kararı” verilmiş olduğu; kararda başkaca hüküm bulunmadığı; OHAL Komisyonu Kararı doğrultusunda görevine iade edilen açıkta kaldığı süre boyunca ödenmeyen tüm mali ve sosyal hakları ödendiği; yapılan toplu maaş ödemesinde hesaplanan gelir vergisi ödemenin yapıldığı yıl esas alınarak hesaplanmış olup 31 aylık toplu maaş ödemesinde 9204,47.-TL gelir vergi kesintisi yapıldığı; ilgili memura hakediş yılına göre vergi kesinti işlemi uygulansaydı 6581,94.-TL kesinti yapılacağı ve bu durumda 2622,53.-TL fark oluşacağının anlaşıldığı, ifade edilmiştir.

17. Bilindiği gibi 15 Temmuz 2016 tarihinde başlatılan hain darbe girişimi nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarında çeşitli kadrolarda görev yapmakta iken FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı / iltisakı bulunduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan ancak sonrasında yapılan incelemeler neticesinde terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisak veya bunlarla irtibatı olmadığı tespit edilenler çeşitli kanun hükmünde kararnameler ile yine doğrudan başka bir idari işlem tesis edilmesine gerek olmadan kamu görevine iade edilmişlerdir.

18. Söz konusu Kanun Hükmünde Kararnamelerin “İade hükümleri” başlıklı maddelerinde; daha önce çeşitli OHAL kararnameleri ile kamu görevinden çıkarılan ilgililerin kamu görevine iadeleri hususundaki usul belirtilerek; iade olan kamu görevlileri hakkında anılan OHAL kararnamelerinin tüm hüküm ve sonuçlarının yayım tarihinden itibaren ortadan kalkmış sayılacağı, ilgililerin kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

19. Diğer yandan, 23/1/2017 tarihli ve 29957 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun

Hükmünde Kararnamenin “Komisyonun Oluşumu” başlıklı 1 inci maddesinde; “Anayasanın

120 nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 21/712016 tarihli ve 1116 sayılı Türkiye Büyük

Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli

Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur” hükmü ile Olağanüstü Hal

İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur.

20. Ancak 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında

Kanun Hükmünde Kararnamede ilgililerin göreve iadesi durumunda kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödenmesine ilişkin hüküm bulunmaması nedeniyle OHAL Komisyonuna yapılan başvurunun kabulü sonucu kamu görevine iade usulü ile anılan Komisyon kurulmadan önce olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri ile yapılan iade usulü farklılığını gidermek amacıyla 25/7/2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun

Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 7075 sayılı Olağanüstü Hal

İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 10 uncu maddesinde yapılan değişiklik ile ilgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümlerinin, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

21. Bilindiği gibi Hukuk devletinin gereklerinden biri de idarenin hukukla bağlı olması ve hukuka aykırı işlem ve eylemlerinden dolayı kişilere verdiği zararların tazmini olup, Anayasanın 125 inci maddesinde de İdarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu açıkça hüküm altına alınmıştır.

22. Bu çerçevede ülkemizde 15 Temmuz 2016 tarihinde Devletimize ve milletimize karşı başlatılan hain darbe girişimi nedeniyle kamu düzeni ve güvenliği açısından Anayasanın 120 inci maddesi ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanununu uyarınca ülke genelinde olağanüstü hal ilan edilmesine karar verilmiş, alınan tedbirler çerçevesinde Anayasa ile kurulan demokrasi düzenini korumak amacıyla terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; vakıf, dernek, televizyon ve sair birçok müessese kapatılmış ve birçok kamu görevlisi de ihraç edilerek başta

FETÖ/PDY olmak üzere terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı yahut bunlarla irtibatlı olduğu değerlendirilen kişiler kamu kurum ve kuruluşlarından çıkarılmışlardır.

23. Diğer yandan alınan tedbirler nedeniyle idarî işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanların mağduriyetlerini gidermek amacıyla da ilgililerin kamu görevine dönmesini öngören OHAL KHK’larıyla düzenleme yapılarak, görevine iade edilmesine karar verilenler açısından çıkarılmaya ilişkin Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinin tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı, bu kapsamda göreve başlayanlara kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

24. Kurumumuza benzer nitelikte “Vergi kesintilerinin iadesi talebi” ile ilgili 2019/17171 numaralı başvuru hakkında 27/03/2020 tarihinde; 2019/21902 numaralı başvuru hakkında 14/05/2020 tarihinde; “Bölge tazminatı ödenmesi talebi” ile ilgili 2019/18199 numaralı başvuru hakkında 03/01/2020 tarihinde; “Başvuranın kamu görevinden çıkarıldığı döneme ait mali ve sosyal haklarının ödenmesi talebi” ile ilgili 2019/12302 numaralı başvuru hakkında 19/12/2019 tarihinde; “Promosyon ödeme talebi” ile ilgili 2019/13756 numaralı başvuru hakkında 07/01/2020 tarihinde Tavsiye Kararları verilmiştir.

25. Tüm bu açıklamalar, mevzuat hükümleri ve yargı kararları birlikte değerlendirildiğinde; idarenin tesis etmiş olduğu idari işlem nedeniyle kendi iradesi dışında görevinden çıkarılan ancak daha sonra görevine iade edilen başvurana, göreve döndükten sonra yapılan ödemenin her bir vergilendirme döneminde ilgili dönemlere ait

Gelir Vergisi dilimleri esas alınmak suretiyle tekrar hesaplanması, bu hesaba göre vergilendirilmesi, bu şekilde vergilendirme yapıldıktan sonra önceki vergilendirmeden dolayı fazladan tahsil edilen tutar oluşması durumunda bu tutarın iade edilmesi gerektiği, bunun aksi yönünde tesis edilen idari işlemin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı tespit edilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

26. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Bu ilkelere göre yapılan değerlendirmede, başvurana idarece verilen cevabi yazıda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili İdarenin “Karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir. İdarenin bundan sonra bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

27. 14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna, dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ilgili idarece tavsiye kararı üzerine 30 gün içerisinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Tekirdağ

Vergi Mahkemesi’nde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan nedenlerle BAŞVURUNUN KABULÜNE,

Başvurana, göreve döndükten sonra yapılan ödemenin her bir vergilendirme döneminde ilgili dönemlere ait Gelir Vergisi dilimleri esas alınmak suretiyle tekrar hesaplanması, bu hesaba göre vergilendirilmesi, bu şekilde vergilendirme yapıldıktan sonra önceki vergilendirmeden dolayı fazladan tahsil edilen tutar oluşması durumunda bu tutarın iade edilmesi yönünde yeni bir işlem tesisi için ADALET BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi

https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden 4129-16f2-be2d kodu ile yapılabilir.

6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, ilgili idare tarafından

bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi