|
ÖZET: Başvuran, Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulunda vergi müfettiş yardımcısı olarak görev yapmasına rağmen, yeterlik sınavını geçmesine rağmen vergi müfettişi kadrosuna atanmadığını ve bu nedenle yoksun kaldığı parasal hakların ödenmesini talep etmiştir. Ankara 23. İdare Mahkemesi, başvuranın atamasının yapılmaması işlemini iptal etmiş ve yoksun kaldığı parasal hakların ödenmesine karar vermiştir. Ancak, idare bu kararı uygulamamıştır.
İdare, 15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişimi sonrası atamaların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ve bu nedenle başvuranın atama sürecinin geciktiğini belirtmiştir. Ancak, Anayasa’nın 138. maddesi gereği, idare mahkeme kararlarına uymak zorundadır. Mahkeme kararının uygulanmaması, adil yargılanma hakkının ihlali anlamına gelmektedir. Sonuç olarak, başvuranın atama işlemlerinin yapılması yönünde tavsiyede bulunulmuş, ancak atama işlemleri henüz tamamlanmadığı için parasal hakların ödenmesi talebi reddedilmiştir. İdarenin mahkeme kararını makul sürede uygulamaması, hukuki bir yükümlülük ihlali olarak değerlendirilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/90293-S.20.99124
BAŞVURU NO : 2020/87031
KARAR TARİHİ : 25/12/2020
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Vergi müfettişliği kadrosuna atanma ve söz konusu kadronun özlük haklarından yararlanma talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 09/07/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran, Kurumumuza yaptığı başvurusunda, özetle; 08/10/2012 tarihinden itibaren
Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulunda vergi müfettiş yardımcısı olarak görev yaptığını, Kurumun yaptığı yazılı ve sözlü sınavı başarıyla geçmesine rağmen vergi müfettişi olarak atamasının yapılmadığını, vergi müfettişi kadrosuna atamasının yapılması ve yoksun kaldığı parasal hakların ödenmesi istemiyle Ankara 23. İdare Mahkemesine dava açtığını, söz konusu mahkemece dava konusu işlemin iptaline ve yoksun kaldığı parasal hakkın idareye başvuru tarihi olan 27/08/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesine hükmedildiğini, ancak söz konusu mahkeme kararının yerine getirilmediğini belirterek, vergi müfettişi kadrosuna atamasının yapılmasını ve atama işlemlerinden bağımsız olarak yoksun kaldığı parasal hakların tarafına ödenmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Hazine ve Maliye Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün 25/08/2020 tarihli ve
sayılı yazısı ve eklerinde, özetle;
2.1) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 147 inci maddesinin (A) fıkrasında; “(…) Aylık:
Bu Kanuna tabi kurumlarda görevlendirilen memurlara hizmetlerinin karşılığında, kadroya dayanılarak ay itibariyle ödenen parayı, (…)” denilmek suretiyle “aylığın” tanımının yapıldığı, buradan da anlaşılacağı üzere; aylığın kişinin hizmet ifa etmek şartıyla bulunduğu kadro üzerinden aldığı parayı ifade ettiği, bu çerçevede; yeterlik sınavında başarılı olmak ve kadro ile bağ kurmak anlamını ifade eden atama işleminin tekemmül etmesi gerektiği, başvuranın Vergi
Müfettişi kadro unvanına atama işlemleri tekemmül etmediğinden uhdesinde bulunmayan kadronun haklarından yararlanması hukuken mümkün bulunmadığı, atama işlemi sonuçlandıktan, yani kadro ile bağ kurulduktan sonra parasal hakların başvurana ödeneceği, nitekim Adana 2. İdare Mahkemesi Başkanlığı nezdinde açılan bir başka davada verilen 25/12/2014 tarihli ve E:2014/1157, K:2014/2202 sayılı karar ile yine benzer şekilde Danıştay
İdari Dava Dairelerince verilen 22/11/2007 E:2004/712, K:2007/2321 sayılı kararın söz konusu
Bakanlık görüşünü destekler nitelikte olduğu,
2.2) Başvuranın 08/10/2012 tarihinde Vergi Denetim Kurulu Başkanlığında Vergi Müfettiş
Yardımcısı olarak görevine başladığı ve halen aynı unvan ile görevine devam ettiği, Bakanlıkça 21-24/12/2015 tarihlerinde yazılı kısmı, 18-27/04/2016 tarihleri arasında sözlü kısmı yapılan ve sonuçları 06/05/2016 tarihinde ilan edilen Vergi Müfettişliği Yeterlik Sınavının yazılı ve sözlü bölümlerinde başarılı olduğu, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığından alınan 25/11/2016 tarihli ve sayılı yazı ile de başvuran ve aynı durumda bulunanların 657 sayılı Devlet
Memurları Kanununun 36/A-11 maddesi uyarınca Vergi Müfettişliklerine terfien atamalarının yapılmasının istendiği, ancak Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması tarafından (FETÖ/PDY) 15 Temmuz 2016 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü demokratik hukuk düzenini cebir ve şiddet kullanarak ortadan kaldırma teşebbüsünde bulunulduğu, bunun üzerine de, 15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişimi sonrası Anayasanın verdiği yetki kullanılarak uluslararası yükümlülüklere uyumlu şekilde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında çıkarılan kanun hükmünde kararnameler ile başta FETÖ/PDY olmak üzere terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarma ya da ilişiğin kesilmesi işlemlerinin tesis edildiği, yaşanan bu süreç nedeniyle, tüm atamaların yeniden değerlendirilme ihtiyacı hasıl olduğu ve yeniden değerlendirme sürecinde yürütülen hazırlık çalışmaları nedeniyle, başvuran ve başvuran ile aynı durumda olanların atama sürecinin idarenin elinde olmayan nedenlerle sekteye uğradığı, dolayısıyla Vergi Müfettiş Yardımcılarının Vergi Müfettişliğine atamasının yapılmaması gibi bir durumun söz konusu olmadığı, atama sürecine ilişkin işlemlerin devam ettiği, atama yetkisi
Bakanlıkta bulunmayan işlemle ilgili olarak yapılması gereken işlemlerin yerine getirildiği, ancak atama işleminin henüz tekemmül etmediği, İfade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;
3.1) “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesinin birinci fıkrasında,
“Herkes meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”
3.2) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü
maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
3.3) “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesinin son fıkrasında,
“İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”
3.4) “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138 inci maddesinin son fıkrasında,
“Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci
maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kararların sonuçları” başlıklı 28 inci
maddesinin birinci ve üçüncü fıkrasında, “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. (…) Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine
Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.”
6) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun;
6.1) “Kadroların tespiti” başlıklı 33 üncü maddesinde,
“Kadrosuz memur çalıştırılamaz. Kadrolar, Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde gösterildiği şekilde düzenlenir.”
6.2) “Deyimler” başlıklı 147 inci maddesinde,
“Bu Kanunda geçen; A) Aylık: Bu Kanuna tabi kurumlarda görevlendirilen memurlara hizmetlerinin karşılığında, kadroya dayanılarak ay itibariyle ödenen parayı, (…) ifade eder.”
7) Mülga 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun
Hükmünde Kararnamenin “Vergi Denetim Kurulu Başkanlığında atama, yükselme ve yer değişikliği” başlıklı ek 29 uncu maddesinin altıncı fıkrasında, “Vergi Müfettiş
Yardımcıları, fiilen üç yıl çalışmak ve yardımcılık döneminde performans değerlendirmesine göre başarılı olmak şartıyla yapılacak yeterlik sınavına girmeye hak kazanırlar. Yeterlik sınavında her bir grup başkanlığı itibarıyla yer alacak sınav konulan ile ortak sınav konuları ve sınava ilişkin diğer usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir. Yapılacak yeterlik sınavında başarılı sayılabilmek için giriş sınavında alınan puanın yüzde otuzu ile yeterlik sınavında alınan puanın yüzde yetmişinin toplamının yüz puan üzerinden en az altmışbeş puan olması şarttır.
Yeterlik sınavında başarılı olanlar Vergi Müfettişi olarak atanırlar. (…)”
8) Üst Kademe Kamu Yöneticileri İle Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usûllerine
Dair 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin,
8.1) “Atama usulü” başlıklı 2 inci maddesinin ikinci fıkrasında;
“Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (I) sayılı cetvelde yer alan kadro, pozisyon ve görevlere Cumhurbaşkanı kararıyla, (II) sayılı cetvelde yer alan kadro, pozisyon ve görevlere
Cumhurbaşkanı onayı ile atama yapılır. Bu cetvellerde sayılmayan kadro, pozisyon ve görevlere, ilgili Cumhurbaşkanı yardımcısı, bakan veya atamaya yetkili amirler tarafından atama yapılır. Cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakan bu yetkisini alt kademedeki yöneticilere devredebilir.”
8.2) (II) SAYILI CETVEL’de “(…) BAKANLIK MÜFETTİŞLERİ (ADALET, MÜLKİYE,
VERGİ VE İŞ MÜFETTİŞLERİ DÂHİL) (…)”
8.3) “Atama şartları” başlıklı 3 üncü maddesinde, “(…) (2) Bu Cumhurbaşkanlığı
Kararnamesine ekli (II) sayılı cetvelde yer alan kadro, pozisyon ve görevlere atanacaklarda aşağıdaki şartlar aranır: a) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinde sayılan genel şartları taşımak.(…)”
9) Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliğinin “Atanma” başlıklı 34 üncü maddesinin birinci
fıkrasında “Yeterlik sınavında başarı gösterenler Vergi Müfettişi olarak atanırlar.
Hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE
ÖNERİSİ
10) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun kısmen
ret kısmen kabulü yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
11) Başvuran, vergi müfettişi olarak atanma şartlarını taşımasına rağmen atamasının
yapılmadığını, bu nedenle vergi müfettişi kadrosuna atamasının yapılması ve yoksun kaldığı parasal hakların ödenmesi istemiyle Ankara 23. İdare Mahkemesine dava açtığını, söz konusu
Mahkemeyi kazanmasına rağmen atamasının yapılmadığını belirterek, vergi müfettişi kadrosuna atamasının yapılmasını ve atama işlemlerinden bağımsız olarak yoksun kaldığı parasal hakların tarafına ödenmesini talep etmektedir.
12) Başvuru konusu incelendiğinde, başvuranın vergi müfettişliği kadrosuna atanması ve
atanmaya hak kazandığı 06/05/2016 tarihinden itibaren atamasının yapılacağı tarihe kadar olan özlük ve parasal haklarının ödenmesi istemiyle Ankara 23. İdare Mahkemesine dava açtığı, söz konusu Mahkeme Kararı neticesinde başvuranın vergi müfettişi kadrosuna atanması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından söz konusu işlemin iptaline, yoksun kalınan parasal hakkının tazmini talebinin ise kısmen kabulü ile yoksun kaldığı parasal hakkının idareye başvuru tarihi olan 27/08/2018 tarihinden itibaren yine bu tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedildiği, ancak
İdarenin söz konusu Mahkeme Kararının verildiği 20/03/2019 tarihinden bu yana başvuranı vergi müfettişliği kadrosuna atamadığı görülmektedir.
13) Kurumumuza gönderilen bilgi ve belgelerden, İdarenin 15 Temmuz 2016 tarihli darbe
girişimi sonrası başta FETÖ/PDY olmak üzere terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarma ya da ilişiğin kesilmesi işlemlerinin tesis edildiği, bu kapsamda tüm atamaların yeniden değerlendirilmesi ihtiyacının hasıl olduğu ve yeniden değerlendirme sürecinde yürütülen hazırlık çalışmaları nedeniyle, başvuran ve başvuran ile aynı durumda olanların atama sürecinin idarenin elinde olmayan nedenlerle sekteye uğradığı gerekçesiyle başvuranın atmasını yapmadığı, buna bağlı olarak da yoksun kaldığı parasal hakları başvurana ödemediği anlaşılmaktadır.
14) Kararın “İlgili Mevzuat” kısmında yer verilen düzenlemelere göre; yasama ve yürütme
organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği açıkça belirtilmiştir.
15) Anayasa Mahkemesinin 14/01/2010 tarihli ve E.2009/27, K.2010/9 sayılı kararında;
“Anayasa’nın 36. maddesinde ifade edilen hak arama özgürlüğü, diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biri olmakla birlikte aynı zamanda toplumsal barışı güçlendiren, bireyin adaleti bulma, hakkı olanı elde etme, haksızlığı önleme uğraşının da aracıdır. Hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkı, sadece yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunmada bulunma hakkını değil, yargılama sonunda hakkı olanı elde etmeyi de kapsayan bir haktır. ” ifadeleri kullanılmıştır.
16) Anayasa’nın 138 inci maddesi ile yargı kararlarının ne olursa olsun uygulanmamasından
idarenin sorumlu tutulduğu görülmektedir. Öte yandan İdarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğunun da devam edeceği bir gerçektir. Yukarıda anılan Anayasa Mahkemesi kararından; Anayasanın 36 ncı maddesinde yer alan ‘hak arama hürriyeti’nin yalnızca yargı mercileri karşısında davalı veya davacı olma sıfatını değil aynı zamanda mahkeme nezdinde verilmiş olan kararın idari mercilerce gereğinin yerine getirilmesini de kapsadığı anlaşılmakta olup, ayrıca mahkeme kararlarının uygulanması yargılama sürecinin devamı niteliğinde görülerek yargılama sürecini tamamlayan ve yargılamanın bir anlam ve sonuç doğurmasını saylayan unsur olarak nitelendirildiği görülmektedir.
17) Somut olayın değerlendirilmesi neticesinde, ilgili Mahkemenin “(…) Açıklanan nedenlerle,
dava konusu işlemin iptaline, yoksun kalınan parasal hakkının tazmini talebinin kısmen kabulü ile yoksun kaldığı parasal hakkının idareye başvuru tarihi olan 27/08/2018 tarihinden itibaren yine bu tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, 27/08/2018 tarihinden öncesine yönelik parasal hak talebinin reddine, (…)” kararı neticesinde, İdarenin 15
Temmuz 2016 tarihli darbe girişimi nedeniyle tüm atamaların yeniden değerlendirilmesi ihtiyacının hasıl olduğu, yeniden değerlendirme sürecinde yürütülen hazırlık çalışmalarının devam ettiği, bu nedenle mahkeme kararının uygulanmasında gecikme olduğuna dair açıklaması dikkate alındığında mahkeme kararının verildiği 20/03/2019 tarihinden bu zamana kadar bir yılı aşkın sürenin, darbe girişiminden ve sınavın ilan edilmesinden itibaren ise 4 yılı aşkın sürenin geçmesinin makul olmadığı ve İdarenin söz konusu mahkeme kararını makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağı değerlendirilmiştir.
18) Başvuranın atama işlemlerinden bağımsız olarak yoksun kaldığı parasal hakların
tarafına ödenmesi talebi incelendiğinde, İdarenin yeterlilik sınavında başarılı olan başvuranı makul sürede vergi müfettişi olarak atamadığı görülmekle birlikte, başvuranın vergi müfettişi kadrosunun özlük haklarına sahip olabilmesi için Üst Kademe Kamu Yöneticileri İle Kamu
Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usûllerine Dair 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin
“Atama usulü” başlıklı 2 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında atamasının Cumhurbaşkanı onayı ile tekemmül etmesi gerektiği, hâlihazırda vergi müfettiş yardımcısı olarak görev yapan başvuranın vergi müfettişliği kadrosuna ataması yapılmadan söz konusu kadroya atanmış gibi ödeme almasının hukuken mümkün olmadığı, zira 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun
147 inci maddesinin (A) fıkrası kapsamında aylığın tanımının yapıldığı, buna göre Devlet
memurunun aylığa hak kazanabilmesi için fiilen söz konusu görevi ifa etmesi ve bulunduğu kadro ile hukuki bir bağının bulunması gerektiği, başvuranın ise vergi müfettişi kadro unvanına atama işlemleri tekemmül etmediğinden söz konusu kadro ile bağının kurulamadığı anlaşıldığından, başvuranın atama işlemlerinden bağımsız olarak yoksun kaldığı parasal hakların tarafına ödenmesi talebinin reddedilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
19) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; Ankara 23. İdare Mahkemesinin
“(…) Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline, yoksun kalınan parasal hakkının tazmini talebinin kısmen kabulü ile yoksun kaldığı parasal hakkının idareye başvuru tarihi olan 27/08/2018 tarihinden itibaren yine bu tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, 27/08/2018 tarihinden öncesine yönelik parasal hak talebinin reddine, (…)” kararı neticesinde başvuranın atamasının yapılması ve mahkeme kararı gereğince ödenmesi gereken parasal hakların başvurana ödenmesi gerektiği, zira Anayasa’nın 138 inci maddesi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28 inci maddelerinde yargı kararlarına uyma zorunluluğunun açıkça belirtildiği, söz konusu düzenlemeler gereğince
İdarenin idari yargı organlarınca verilen kararların icaplarına göre, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu dikkate alındığında mahkeme kararının verildiği 20/03/2019 tarihinden bu zamana kadar bir yılı aşkın sürenin geçmesinin makul olmadığı, İdarenin söz konusu mahkeme kararını makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağı değerlendirildiğinden başvuranın söz konusu mahkeme kararı gereğince vergi müfettişi kadrosuna atanması gerektiği, başvuranın atama işlemlerinden bağımsız olarak yoksun kaldığı parasal hakların tarafına ödenmesi talebinin ise başvuranın vergi müfettişi kadro unvanına atama işlemleri tekemmül etmediği ve söz konusu kadro ile bağının kurulamadığı anlaşıldığından, başvuranın atama işlemlerinden bağımsız olarak yoksun kaldığı parasal hakların tarafına ödenmesi talebinin reddedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
20) 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği
Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden f610-61ea-9f0f kodu ile yapılabilir.
maddesinde iyi yönetim ilkelerine yer verilmiş olup; idare tarafından, Kurumumuzca talep edilen bilgi ve belgeler süresi içinde gönderildiğinden ve Gönderme Kararımız üzerine hem başvurana hem de Kurumumuza kısa sürede cevap verdiğinden “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkesine uygun hareket edildiği; ancak, başvuranın talebini reddederken bu işlem karşısında hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle
“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı tespit edilmiş olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
21) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz
tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır.
Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden (varsa) arta kalan sürede Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, Başvuranın atama işlemlerinden bağımsız olarak yoksun kaldığı parasal hakların tarafına ödenmesi talebinin REDDİNE, Başvuranın mahkeme kararı neticesinde vergi müfettişi kadrosuna atamasının yapılması yönünde TAVSİYEDE BULUNULMASINA, Kararın BAŞVURANA, HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞINA ve bilgileri için
CUMHURBAŞKANLIĞI HUKUK VE MEVZUAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE
tebliğine,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
Hazine ve Maliye Bakanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi