ÖZET: Başvuranın, Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı’nda vergi müfettiş yardımcısı olarak görev yaparken, 2017’deki yeterlik sınavında yazılı bölümde başarılı olmasına rağmen sözlü bölümde başarısız sayılması üzerine açtığı davalarda, Danıştay ve Ankara İdare Mahkemesi tarafından yürütmeyi durdurma kararları verilmiştir. Ancak, idare bu kararları uygulamamış ve başvuranın yeniden sınava alınması yönünde herhangi bir işlem yapmamıştır.

Başvuran, disiplin cezasının geri alınması ve mahkeme kararlarının uygulanması talebinde bulunmuş, ancak idare bu talepleri reddetmiştir. Danıştay, başvuranın adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ve idarenin mahkeme kararlarını yerine getirmemesi nedeniyle hukuka aykırı işlemler tesis ettiğine karar vermiştir. Bu bağlamda, başvuranın yeniden yeterlik sözlü sınavına alınması yönünde Hazine ve Maliye Bakanlığı’na tavsiyede bulunulmuştur. İdarenin, mahkeme kararlarını uygulama yükümlülüğü olduğu vurgulanmıştır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/7391-S.22.11337

BAŞVURU NO : 2021/21835

KARAR TARİHİ : 08/06/2022

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Hakkında uygulanan hukuksuz işlemlerin sonlandırılması talebi hk.

BAŞVURU TARİHİ : 25/12/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı Kocaeli Vergi Denetim Daire

Başkanlığında vergi müfettiş yardımcısı olarak görev yapan başvuran,

1.1. 24/07/2017 – 27/07/2017 tarihleri arasında gerçekleştirilen vergi müfettişliği yeterlilik sınavında başarılı olduğunu, 14/12/2017 tarihinde gerçekleştirilen vergi müfettişliği yeterlilik sınavının sözlü bölümünde başarısız olduğunun kendisine tebliğ edildiğini, Kurumun bu işlemine karşı idari yargı yoluna başvurduğunu, söz konusu işleme ilişkin Danıştay 2. Dairesinin / esas sayılı kararı gereğince yürütmeyi durdurma kararı verildiğini ancak söz konusu kararın uygulanmadığını,

1.2. Söz konusu karar gereğince 08.03.2019 tarihli ve sayılı yazı ile mülakatın bilahare belirlenecek tarihte gerçekleştirileceği yönünde bilgi verildiğini,

1.3. Grup Başkanları ve Grup Başkan Yardımcıları ile sınava katılan kurul başkanı ve üyeleri tarafından kendisine kurum aleyhine açılan davalardan vazgeçmesinin telkin edildiğini,

1.4. İlk sözlü sınava ilişkin verilen yargı kararına rağmen 10.08.2019 tarihli ve 30858 sayılı Resmi

Gazetede yayımlanan Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik çerçevesinde, 27/12/2019 tarihinde yeniden sözlü sınava alındığını ve 22/5/2020 tarihinde sınav sonucuna ilişkin ilanda başarısız olarak değerlendirildiğini,

1.5. Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliğinde değişikliğin yapıldığı tarih olan 10/08/2019 tarihinden, 20/09/2019 tarihine kadar sözlü sınava davet edilme ile ilgili bilgilendirilmediğini, 13/09/2019 tarihli ve sayılı “Yeterlik Sınavı” konulu sözlü sınava davet yazısının muhataplarına gönderildiğini, ilgili yazı

ekinde yer alan listede adı geçen kişilerin 14 Ekim 2019-13 Aralık 2019 tarihleri arasında Ankara’da yeterlik sözlü sınavına tabi tutulacağının belirtildiğini, ancak söz konusu yazının tarafına tebliğ edilmediğini ve yazı ekinde yer alan sözlü sınava katılacaklar listesinde de isminin yer almadığını, Yönetmelik değişikliği kapsamında yapılacak sözlü sınava ilişkin bilgilendirmenin 7/11/2019 tarihli ve sayılı yazı ile ayrıca tebliğ edildiğini,

1.6. Bu sözlü sınavda, Sözlü Sınav Komisyon Başkanı olan Kurul Başkan Yardımcısı . . tarafından öncelikle davadan neden feragat etmediğinin sorulduğunu,

1.7. Yeniden başarısız olarak değerlendirildiği sözlü sınav sonucunda, 13.11.2017-29.01.2018 tarihleri arasında gerçekleştirilen Vergi Müfettişliği Yeterlik Sözlü Sınavına birlikte dava açmış olan vergi müfettiş yardımcılarının, davalarından feragat etmeleri neticesinde listelerde başarılı olarak haklarının verildiğini; davalarından feragat etmeyenlerin ise başarısız olarak haklarının verilmediğini,

1.8. 22/5/2020 tarihinde duyurusu yapılan 23.12.2019 ile 17.01.2020 tarihleri arasında gerçekleştirilen

Vergi Müfettişliği Birinci Yeterlik Sözlü Sınavı Sonuçlarında başarısız sayılmasına istinaden açmış olduğu dava sonucunda da Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesince 08/12/2020 tarihli yürütmeyi durdurma kararı verildiğini,

1.9. 21/9/2019 ile 10/7/2020 tarihinde Kuruma, 13/7/2020 tarihinde ise CİMER aracılığıyla defaatle yargı kararının uygulanması yönünde başvurularda bulunulduğunu,

1.10. Vergi Denetim Kurulu bünyesinde yapılan iki sözlü sınav sonucunda başarısız sayılma işlemine ilişkin Danıştay 2. Dairesinde ve Ankara 15. İdare Mahkemesinde devam eden davalarda verilen Yürütmeyi

Durdurma Kararının uygulanmaması üzerine bu defa 20/01/2021 tarih ve yazı ile mahkeme kararlarının uygulanmasının talep edildiği, cevaben 19/2/2021 tarihli yazı ile Vergi Denetim Kurulu

Yönetmeliğinin Geçici 9. maddesi uyarınca Başkanlıkça tarihi bilahare belirlenecek olan Vergi

Müfettişliği Birinci Yeterlik Sınavı sözlü bölümüne alınmasının uygun görüldüğünün belirtildiğini,

1.11. 27/12/2019 tarihli sözlü sınava katılan başkan ve üyelerinin sınav tutanaklarında imzasının bulunmadığını, sözlü sınava katılmadığı halde sınav karar tutanağına başkalarının imza attığını ya da mülakata katılmayan komisyon üyelerinin sonradan sınav tutanağını imzaladığını, bu şekilde sahte tutanak tanzim edildiğini, bu nedenle Vergi Denetim Kurulu Başkan ve Yardımcıları olan . ., . ., . ., . . ve

. . . hakkında şikayetçi olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına başvurduğunu ancak bu şikayetine ilişkin soruşturmaya yer olmadığı yönünde karar verildiğini,

1.12. 18/5/2021 tarihinde Ankara 15. İdare Mahkemesince 27/12/2019 tarihli sözlü sınav sonucuna ilişkin iptal kararının verildiğini,

1.13. Kurul tarafından bu süreçte başkaca vergi müfettiş yardımcılığı sözlü sınavlarının yapıldığını, tarafının sözlü sınava alınmadığını,

1.14. Söz konusu hususlara ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan şikayetler nedeniyle hakkında kınama disiplin cezasının tecziye edildiğini,

1.15. Söz konusu yargı kararlarının uygulanmaması nedeniyle tazminat talepli davasına ilişkin Ankara 4.

İdare Mahkemesince tazminat talebinin kısmen kabul edildiğini,

1.16. Mobbing niteliğinde sürekli zaman aşımlı iş verildiğini ve talep olmaksızın turne görevleri verildiğini

belirterek söz konusu iddialar çerçevesinde, tarafına uygulanan disiplin cezasının geri alınarak ve hakkında verilen mahkeme kararlarının ivedilikle yerine getirilerek 2018 yılından bu yana uygulanan hukuksuz işlemlerin sonlandırılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi-belge talebimize istinaden Hazine ve Maliye Bakanlığı

Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının 23/2/2022 tarihli ve – – sayılı cevabi yazısında özetle;

2.1. Başvuran hakkında verilen mahkeme kararları ile bu kararlar gereğince tesis edilen işlemler hakkında,

2.1.1. Başvuran vekili tarafından, müvekkilinin 24-27/07/2017 tarihleri arasında yazılı bölümü, 13/11/2017-29/01/2018 tarihleri arasında sözlü bölümü gerçekleştirilen Vergi Müfettişliği Yeterlik

Sınavından başarısız sayılmasına yönelik işlem ile bu işleme yapmış olduğu itirazın reddine ilişkin 08/03/2018 tarihli ve sayılı işlemin, Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliğinin 30 uncu maddesinin 3 üncü fıkrası ile 33 üncü maddesinin 1, 2, 4 ve 5 inci fıkralarının, ayrıca yeterlik sözlü sınavının sınava giren tüm adaylar bakımından tümüyle yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle Danıştay 2.

Dairesinin / sayılı esasında açılan davaya ilişkin olarak, anılan Mahkeme tarafından verilen 18/12/2018 tarihli ve E: / sayılı kararda, “2577 sayılı Kanunun 27/2 maddesinde öngörülen koşulların birlikte gerçekleştiği anlaşıldığından, davacının vergi müfettişliği yeterlik sınavı yazılı aşamasında başarılı olmasının ardından katıldığı sözlü aşamasında aldığı puan sonucuna göre yeterlik sınavında başarısı: sayılmasına ilişkin işlemin YÜRÜTÜLMESİNİN DURDURULMASINA” şeklinde oyçokluğu ile karar verildiği,

2.1.2. Söz konusu karar ve benzeri diğer “Yürütmenin Durdurulması” kararlarını teminen, 04/03/2019 tarihli ve sayılı “Başkanlık Makamı Oluru” ile listede ismi yer alan başvuranın Başkanlıkça tarihi bilahare belirlenecek olan Vergi Müfettişliği Birinci Yeterlik Sınavı sözlü bölümüne alınmasının uygun görüldüğü ve söz konusu durumun 08/03/2019 tarih ve sayılı yazı ile başvurana tebliğ edildiği,

2.1.3. Daha sonra, Danıştay 2. Dairesinin 16/12/2021 tarihli ve E: / , K: / sayılı kararında, “…Davacının, vergi müfettişliği yeterlik sınavının yazılı aşamasında başarılı olmasının ardından katıldığı sözlü aşamasında aldığı puan sonucuna göre, yeterlik sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin İPTALİNE oybirliğiyle” karar verildiği,

2.1.4. Başvuranın, Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliğinin geçici 9 uncu maddesinde yer alan hükme göre 23/12/2019-17/01/2020 tarihleri arasında gerçekleştirilen Vergi Müfettişliği Yeterlik Sınavı sözlü bölümüne çağrıldığı ve katıldığı bu sınavda başarısız sayıldığı,

2.1.5. Bu durum üzerine, başvuranın vekili tarafından, müvekkilinin söz konusu sınavda başarısız sayılmasına yönelik işlem ile bu işleme yapmış olduğu itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle Ankara 15. İdare Mahkemesinin / sayılı esasında açılan davaya ilişkin olarak, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin 08/12/2020 tarihli ve YD

İtiraz No: / sayılı kararında. “Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelere göre, mahkemece yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen kararda yasaya aykırılık bulunmadığından. itiraz

isteminin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesinin 7. fıkrası uyarınca reddine” ifadelerine yer verilerek dava konusu işlemin yürütülmesinin durdurulmasına kesin olarak karar verildiği,

2.1.6. Söz konusu kararı teminen, 12/02/2021 tarihli ve sayılı “Başkanlık Makamı Oluru” ile başvuranın Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliğinin geçici 9 uncu maddesi uyarınca Başkanlıkça tarihi bilahare belirlenecek olan Vergi Müfettişliği Birinci Yeterlik Sınavı sözlü bölümüne alınmasının uygun görüldüğü ve söz konusu kararın 19/02/2021 tarih ve sayılı yazı ile 24/02/2021 tarihinde başvurana tebliğ edildiği,

2.1.7. Daha sonra, Ankara 15. İdare Mahkemesinin 18/05/2021 tarihli ve E: / , K: / sayılı kararı ile “Dava konusu işlemin iptaline” karar verildiği,

2.1.8. Başvuran vekili tarafından Danıştay 2. Dairesi’nce verilen 18 12.2018 tarih ve E / sayılı

“dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına” ilişkin kararın ve Ankara 15. İdare Mahkemesince verilen 12.11.2020 tarihli ve E: / sayılı “dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına” ilişkin kararın idarece uygulanmadığından bahisle davacının şahsında oluştuğu ileri sürülen zararlara karşılık olarak 30.000,00 TL. manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle Ankara 4. İdare Mahkemesinin / sayılı esasında

Bakanlığın aleyhine açılan davada; anılan Mahkemenin 25/11/2021 tarihli ve E: / , K: / sayılı kararında, “manevi tazminat isteminin kısmen kabulü de 10.000.00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 31.05.2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine.” hüküm verildiği,

2.1.9. Ankara 4. İdare Mahkemesinin 25/11/2021 tarihli ve E: / , K: / sayılı “manevi tazminat isteminin kısmen kabulü He 10.000.00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 31.05.2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine,” ilişkin kararı gereğince, manevi tazminata ilişkin ödeme işleminin

Başhukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğüne bağlı Muhakemat Müdürlükleri tarafından yapıldığından, mahkeme tarafından hüküm altına alınan manevi tazminat ve yargılama gideri ile vekalet ücreti ödemelerinin de davacı tarafından Ankara Muhakemat Müdürlüğünden talep edilmesi gerektiği yönünde bilginin 04.01.2022 tarih ve sayılı yazı ile iletildiği,

2.2. Danıştay 2. Dairesinin 16/12/2021 tarihli ve E: / , K / sayılı “… Davacının, vergi müfettişliği yeterlik sınavının yazılı aşamasında başarılı olmasının ardından katıldığı sözlü aşamasında aldığı puan sonucuna göre, yeterlik sınavında başarısız savılmasına ilişkin işlemin İPTALİNE oybirliğiyle” kararının gerekçesi,

“Bu itibarla, adayların girdiği sözlü sınav öncesinde, sınav komisyonunca sınavda sorulacak soruların önceden hazırlanması ve tutanağa bağlanması, her adaya sorulan soruların kayda geçirilmesi ve adayların verdiği yanıtlara hangi komisyon üyesince, hangi notun takdir edildiğinin tutanakta ayrı ayrı gösterilmesi gerekmekte olup, bu durum sözlü sınavın nesnelliği ve yargısal denetimin t um unsurlarıyla gerçekleştirilmesini sağlayacaktır.

Dosya kapsamındaki bilgilerden; yukarıda belirtilen esaslara uygun olarak yapılmadığı anlaşılan sözlü sınav sonucunda davacının başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” şeklinde olup,

13/11/2017-29/01/2018 tarihleri arasında sözlü bölümü yapılan Vergi Müfettişliği Yeterlik Sınavında başarısız sayılan Vergi Müfettiş Yardımcılarının başarısız sayılma işlemleri ve yönetmelik maddelerinin

yürütmesinin durdurulması ve iptali istemleriyle Danıştay/İdare Mahkemesi nezdinde Bakanlık aleyhine açılan söz konusu davalarda yukarıda yer verilen gerekçe ile verilen kararlara karşı kanun yoluna gidilmesinde (itiraz/istinaf/temyiz) hukuki bir fayda bulunmadığı hususu, Başkanlık Makamının 16/02/2022 tarih ve sayılı “Olur” u ile uygun görülmüş, bu durumda, başvuranın Başkanlıkça gerçekleştirilecek ilk Vergi Müfettişliği Yeterlik Sınavı sözlü bölümüne çağrılacağı,

2.3. 2018 yılından bu yana Kurul Başkanlığınca 13/11/2017-29/01/2018, 05/03/2018-20/04/2018, 01/10/2018-07/12/2018. 14/10/2019-13/12/2019, 23/12/2019-17/01/2020, 20/07/2020-28/08/2020. 06-08

Temmuz 2021 ve 29/11/2021-10/12/2021 tarihlerinde yeterlik sözlü sınavları yapılmış olup, başvuranın 13/11/2017-29/01/2018 ve 23/12/2019-17/01/2020 tarihlerinde yapılan yeterlik sözlü sınavlarına katıldığı,

2.4. Kocaeli Denetim Daire Başkan vekili ile Başkan Yardımcıları tarafından aynı durumda olan Vergi

Müfettiş Yardımcıları ile genel bir durum değerlendirme toplantısı yapıldığı fakat davalara ilişkin bir telkinde bulunulmadığı, başvuranın bu konu kapsamında ifade ettiği iddiaların gerçeği yansıtmadığı,

2.5. 24/07/2017-27/07/2017 tarihleri arasında yazılı bölümü yapılan Vergi Müfettişliği Yeterlik Sınavının sözlü bölümü 13/11/2017-29/01/2018 tarihleri arasında yapılmış olup, sözlü bölümünde başarısız olan ve başarısız sayılma işlemini dava konusu yapan 141 Vergi Müfettiş Yardımcısı bulunduğu, söz konusu Vergi

Müfettiş Yardımcılarından 128’i Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliğine eklenen Geçici-9 uncu madde kapsamında yeniden birinci yeterlik sözlü sınavına girme hakkı verilmesi nedeniyle mevcut davalarından feragat ettikleri, bahsi geçen sözlü sınav ile ilgili olarak 12 dava devam etmekte olup bunlardan 5 kişinin istifa etmek suretiyle görevinden ayrıldığı, diğer kişilerin Vergi Müfettiş Yardımcısı unvanıyla görevlerine devam ettiği,

2.6. Başvuranın, 27/12/2019 tarihli sözlü sınava katılan başkan ve üyelerinin sınav tutanaklarında imzasının bulunmadığı, sözlü sınava katılmadığı halde sınav karar tutanağına başkalarının imza attığı ya da sözlü sınava katılmayan sınav kurulu üyelerinin sonradan sınav tutanağım imzaladığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı,

2.7. Adı geçen Vergi Müfettiş Yardımcısına tevdi edilen ve 01.01.2018 tarihinden söz konusu yazının düzenlendiği tarihe kadar olan dönemi kapsayacak şekilde düzenlenen iş emirlerini içeren listeden, başvurana tevdi edilen mükellef bazlı iş emri sayısının Kocaeli Denetim Daire Başkanlığında Müfettiş başına düşen inceleme sayısından fazla olmadığının düşünüldüğü

açıklamalarına yer verilmiş olup, söz konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ek olarak Kurumumuza gönderilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın,

3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”,

3.2. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.

Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.”,

3.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

3.4. “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138 inci maddesinin son fıkrasında; “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”,

4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı

5 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü

eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28 inci maddesinde, “(1)Danıştay, Bölge İdare

Mahkemeleri, İdare ve Vergi Mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz (30) günü geçemez.”,

6. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun

6.1. “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci maddesinde, “Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:…

B – Kınama: Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir.

Kınama cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak,…

Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulamasında bir derece ağır ceza verilir.

Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir.”,

6.2. “Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar” başlıklı 126 ncı maddesinin birinci fıkrasında, “ Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir.”,

6.3. “Zamanaşımı” başlıklı 127 nci maddesinde, “Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, Başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.”,

6.4. “Savunma hakkı” başlıklı 130 uncu maddesinde, “Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez.

Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.”,

6.5. “Karar süresi” başlıklı 128 inci maddesinde, “Disiplin amirleri uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren 15 gün içinde vermek zorundadırlar.”,

7. Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliğinin

7.1. “Yardımcılık dönemi ve yeri” başlıklı 24 üncü maddesinde, “(1) Vergi Müfettiş Yardımcıları üç yıllık bir yardımcılık dönemine tabidirler ve yardımcılık dönemini turneler, eğitim ve benzeri faaliyetler dışında esas olarak Başkanlıkça uygun görülen Daire Başkanlıklarında geçirirler. Temel eğitimde geçen süreler üç yıllık sürenin hesabında dikkate alınır.”,

7.2. “Vergi Müfettiş Yardımcılarının yeterlik sınavı” başlıklı 28 inci maddesinde, “(1) Vergi Müfettiş

Yardımcıları, fiilen üç yıl çalışmak ve yardımcılık döneminde performans değerlendirmesine göre başarılı olmak şartıyla yapılacak yeterlik sınavına girmeye hak kazanırlar.

…

(3) Başkanlıkça belirlenen esaslar çerçevesinde yapılan yeterlik sınavı, yazılı ve sözlü olmak üzere iki bölümden oluşur.”,

7.3. “Meslek kıdemi esası” başlıklı 35 inci maddesinde, “ (1) Vergi Müfettişlerinin yönetimi, çalışması ve yetişmeleri gibi konularda, meslek kıdemi esası uygulanır.

(2) Meslek kıdeminin belirlenmesinde, mesleğe giriş yılı esastır. Mesleğe giriş yılı aynı olanların kıdemi, mesleğe giriş tarihi ile yeterlik sınavındaki başarı sırasına göre belirlenir.

(3) Vergi Müfettiş Yardımcılarına, yeterlik sınavında başarılı oluncaya kadar geçici bir kıdem numarası verilir. Geçici kıdem numarasının belirlenmesinde, öncelikle mesleğe giriş yılı, daha sonra giriş sınavı başarı sıralaması dikkate alınır.”,

8. Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı Bilgi Güvenliği Yönergesinin

8.1. “Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 5 inci maddesinde, “…d) Bilişim Kaynakları: Mülkiyet hakları

Kurula ait olan, Bilgi İşlem Şube Müdürlüğü tarafından kurulup yönetilen her türlü bilgisayar ve bilgisayar ağı ile bu ağa bağlanan elektronik cihaz ve diğer donanımın, yazılımın ve servislerin tümünü, Kurul personeli tarafından üretilen veya Kurul personeline sunulan her türlü veri, veri iletişimi ve web erişimi, e-posta vb. elektronik haberleşme servislerinin tümünü,…

k) VDK Bilişim Kaynakları Kullanıcıları: Kurulun bilişim kaynaklarını kullanmak üzere bu kaynaklar üzerinde tam ya da sınırlı yetkilendirme tanımları yapılan gerçek veya tüzel kişileri,…

ifade eder.”

8.2. “Bilgi sistemlerinin genel kullanımı” başlıklı 6 ncı maddesinde, “(2)VDK bilişim kaynakları kullanıcıları tarafından bilgi sistemleri kişisel amaçlar için kullanılamaz.”

hükümlerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın taleplerinin kısmen kabulü kısmen reddi yönünde öneri, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

10. Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığında Vergi Müfettiş Yardımcısı olarak görev yapan başvuran, 1 nolu paragrafta yer verilen iddialar çerçevesinde tarafına uygulanan disiplin cezasının geri alınarak ve hakkında verilen mahkeme kararlarının ivedilikle yerine getirilerek 2018 yılından bu yana uygulanan hukuksuz işlemlerin sonlandırılmasını talep etmektedir.

11. Bilindiği üzere, disiplin cezaları, gerek yargı kararlarında gerekse doktrinde belirtildiği gibi kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla; kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin emrettiği ödevleri yerine getirmeyen, uyulmasını zorunlu kıldığı hususlara uymayan ve yasakladığı işleri yapan Devlet memurlarına durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre verilen cezalardır. Kamu hizmetinin belli bir düzen içerisinde yürütülmesi için gerekli önlemlerden olan disiplin cezaları, niteliği gereği öteki idari işlemlerden farklıdır. Disiplin cezası vermeye yetkili organlar, bu organların oluşumu, çalışma usulü, karar oluşturması, bu kararlara itiraz ve bütün bu sürecin her aşaması için öngörülen süre koşulları ile disiplin cezası işlemi sıkı şekil şartına bağlı olarak uygulanmalıdır.

12. Başvuruya konu disiplin cezalarına ilişkin sunulan bilgi ve belgelerde, söz konusu disiplin soruşturma süreçlerinde yürütülen iş ve işlemlerin, zamanaşımı süreleri, usulüne uygun savunma alınması, ceza vermeye yetkili makam gibi usulü işlemler açısından ilgili mevzuat hükümlerine uygun olduğu değerlendirilmiştir.

13. Başvuranın şikayet yazılarının Kurum adına yazılmış gibi Kurumun resmi antetli kağıdını elektronik imza ile EBYS sistemi üzerinden gönderilmesi ve Kurumun resmi mührünün kullanılması fiilleri nedeniyle verilen disiplin cezasında, başvuranın başta Vergi Denetim Kurulu Başkanlığınca tesis edilen işlemler ile hakkında uygulanmayan yargı kararları olmak üzere bilgi edinme, bilgilendirme gibi farklı konulara ilişkin 15/3/2021, 12/05/2021, 06/07/2021, 07/07/2021 ve 12/07/2021 tarihlerinde çeşitli kamu kurumlarına hitaben “Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı Kocaeli Denetim

Daire Başkanlığı” antetli olarak ve Resmî Yazışmalarda Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmelik kapsamında düzenlenen Elektronik Belge Yönetim Sistemi (EBYS) üzerinden resmi yazı niteliğinde yazılar yazdığı, söz konusu yazıların Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu

Başkanlığının görev ve yetkisi kapsamındaki işlem ve eylemler olarak değerlendirilecek nitelikte bulunmadığı, bu yönüyle bahsi geçen yazıların kişisel amaçla düzenlendiği anlaşılmakta olup, Vergi

Denetim Kurulu Başkanlığı Bilgi Güvenliği Yönergesinin 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan

“VDK bilişim kaynakları, kullanıcıları tarafından bilgi sistemleri kişisel amaçlar için kullanılamaz.” düzenlemesine aykırı hareket edildiği gerekçesiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125 inci maddesinin birinci fıkrasının B bendinin a alt bendinde yer verilen “Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak” fiili kapsamında Kınama cezasının verildiği ve söz konusu cezada hukuka aykırılığın bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

14. Diğer taraftan, hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir (Anayasa Mahkemesi E.2013/44, K. 2013/59, Resmi Gazete Tarihi: 02/05/2013). Kanun koyucu, Anayasa’nın 138 inci ve İdari Yargılama Usulü Kanunun 28 inci maddesi ile gerek esasa ilişkin gerek yürütmenin durdurulmasına ilişkin yargı kararlarının her ne gerekçe ile olursa olsun uygulanmamasından idareyi sorumlu tutmuş ve idarenin yargı kararlarını uygulaması hususunda idareye anayasal ve kanuni bir zorunluluk yüklenmiş olup, idarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğun da devam edeceği vurgulanmıştır (Bkz: 2017/5018 başvuru numaralı ve 24/10/2017 tarihli Tavsiye Kararı).

15. Anayasa Mahkemesinin 14/01/2010 tarihli ve E. 2009/27, K. 2010/9 sayılı kararında da; “Anayasa’nın 36. maddesinde ifade edilen hak arama özgürlüğü, diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biri olmakla birlikte aynı zamanda toplumsal barışı güçlendiren, bireyin adaleti bulma, hakkı olanı elde etme, haksızlığı önleme uğraşının da aracıdır. Hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkı, sadece yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunmada bulunma hakkını değil, yargılama sonunda hakkı olanı elde etmeyi de kapsayan bir haktır.” ifadeleri kullanılmıştır.

16. Anayasa’nın 138 inci maddesi ile yargı kararlarının ne olursa olsun uygulanmamasından idarenin sorumlu tutulduğu görülmektedir. Öte yandan idarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğunun da devam edeceği bir gerçektir. Dolayısıyla, İdarenin mahkeme kararlarını uygulaması Anayasal ve kanuni bir zorunluluktur. İdarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğu da devam edecektir.

17. Yukarıda anılan Anayasa Mahkemesi kararından; Anayasanın 36 ncı maddesinde yer alan ‘hak arama hürriyeti’nin yalnızca yargı mercileri karşısında davalı veya davacı olma sıfatını değil aynı zamanda mahkeme nezdinde verilmiş olan kararın idari mercilerce gereğinin yerine getirilmesini de kapsadığı anlaşılmakta olup, ayrıca mahkeme kararlarının icaplarına uygun olarak uygulanması yargılama sürecinin devamı niteliğinde görülerek yargılama sürecini tamamlayan ve yargılamanın bir anlam ve sonuç doğurmasını sağlayan unsur olarak nitelendirildiği görülmektedir.

18. Başvuruya konu olay kapsamında ise, başvuran ile ilgili idarenin taraf olduğu davalar sonucunda verilen mahkeme kararlarının bulunduğu,

18.1. Başvuranın 24-27/07/2017 tarihleri arasında yazılı bölümünden başarılı sayılarak 13/11/201729/01/2018 tarihleri arasında girdiği sözlü sınavda başarısız sayılması nedeniyle açılan davada yürütmenin durdurulması talebine ilişkin olarak Danıştay 2. Dairesinin 18/12/2018 tarihli ve E: / sayılı kararında yer verilen “Dava konusu işlemin, hukuka aykırılığının saptanmasına rağmen icrailiğinin devam etmesi, tüm işlem ve eylemlerinin hukuka uygun olduğu karinesine dayanan hukuk devleti ilkesine aykırı bir durum yaratacak, ilgililer nezdinde güven zedelenmesine yol açacak ve davacı yönünden dava sonunda verilmesi olası iptal kararına rağmen işlemden önceki halin iadesi bakımından telafisi güç zarar neden olacaktır.” gerekçesiyle “davacının vergi müfettişliği yeterlik sınavının yazılı aşamasında başarılı olmasının ardından katıldığı sözlü aşamasında aldığı puan sonucunda göre yeterlik sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin yürütülmesinin durdurulmasına” karar verildiği, Danıştay İdari Dava

Daireleri Kurulunun 10/04/2019 tarihli ve / sayılı kararı ile yürütmenin durdurulması kararının kesinleştiği;

18.2. Vergi Denetim Kurulu Başkanlığınca vergi müfettiş yardımcıları için 23/12/2019- 17/01/2019 tarihleri arasında yapılan yeterlik sözlü sınavına başvuranın kendisinin de alınması talebi sonrasında

Başkanlık Makamının 04/11/2019 tarihli ve sayılı Onayında yer verilen “Sınava katılacak Vergi

Müfettiş Yardımcılarının sınav tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri çerçevesinde, yeterlik sözlü sınavına çağrılma gerekçelerinde değişiklik olması halinde yeni durumlarının dikkate alınması” hususu neticesinde Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliğinin geçici 9 uncu maddesi uyarınca 27/12/2019 tarihinde girdiği Vergi Müfettişliği Yeterlik Sınavı sözlü sınavında başarısız sayılması işlemine dair Ankara 15. İdare Mahkemesinin / sayılı esasında açılan davaya ilişkin olarak açmış olduğu ikinci davaya ilişkin, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin 08/12/2020 tarihli ve YD İtiraz No: / sayılı kararında, “Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelere göre, mahkemece yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen kararda yasaya aykırılık bulunmadığından.

itiraz isteminin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesinin 7. fıkrası uyarınca reddine” ifadelerine yer verilerek dava konusu işlemin yürütülmesinin durdurulmasına kesin olarak karar verildiği,

18.3. Söz konusu davaya ilişkin Ankara 15. İdare Mahkemesinin 18/05/2021 tarihli ve E: / , K: / sayılı kararında ise, “…sözlü sınav kurul üyelerinin isimlerine yer verilmek suretiyle sözlü sınav kurul üyelerinin her biri tarafından adaya ilişkin olarak ayrı ayrı değerlendirme yapılmadığı anlaşıldığından, davacının vergi müfettişliği yeterlilik sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlem ve bu işleme karşı yapmış olduğu itirazın zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Öte yandan; iş bu karar davacının doğrudan vergi müfettişi kadrosuna atanması anlamına gelmeyip, yukarıda yer verilen gerekçe doğrultusunda ve mevzuata uygun şekilde yapılacak sözlü sınav neticesinde davacının başarılı olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği;

18.4. Danıştay 2. Dairesinin 18 12.2018 tarihli ve E: / sayılı “dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına” ilişkin kararın ve Ankara 15. İdare Mahkemesince verilen 12.11.2020 tarihli ve

E: / sayılı “dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına” ilişkin kararın idarece uygulanmadığından bahisle davacının şahsında oluştuğu ileri sürülen zararlara karşılık olarak 30.000,00

TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada Ankara 4. İdare Mahkemesinin 25/11/2021 tarihli ve E: / , K: / sayılı kararında, “söz konusu mahkeme kararlarını süresi içerisinde uygulamadığı sabit olan ve buna ilişkin olarak hukuken kabul edilebilir nitelikte gerekçeler sunamayan davalı idarenin, davaya konu olayda ağır hizmet kusurunun bulunduğu, davacı lehine verilen son karar üzerinden yaklaşık bir (1) yıl geçmiş olmasına rağmen davacının henüz sözlü sınava çağrılmadığı, davacının bu süreçte manevi yönden zarara uğratıldığı, bu nedenle manevi tazminat ödenmesini gerektirecek koşulların oluştuğu anlaşıldığından uğradığı manevi zarara karşılık olarak davacıya takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesi gerektiği….manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 10.000.00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 31.05.2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine” hüküm verildiği,

18.5. Söz konusu yargı kararları sonrasında başvuranın 2577 sayılı Kanunun 28 inci maddesi gereğince yargı kararlarının uygulanması amacıyla farklı tarihlerde başvurularda bulunduğu ancak ilgili idare tarafından verilen cevabi yazılarda, “başvuranın Başkanlıkça tarihi bilahare belirlenecek olan Vergi

Müfettişliği Birinci Yeterlik Sınavı sözlü bölümüne alınmasının uygun görüldüğü” ancak 2018 yılından beri verilen mahkeme kararlarına rağmen “bilahare belirlenecek tarihte yapılması planlanan” sözlü sınavların yapılmasına ilişkin herhangi bir işlem tesis edilmediği, zira yukarıda yer verilen tazminat davası ile söz konusu mağduriyetin de ortaya konulduğu,

18.6. Söz konusu kararların uygulanmamasına ilişkin olarak ilgili idarenin Ankara 4. İdare

Mahkemesinin / sayılı esasında görülen dava kapsamında sunduğu gerekçede, “Sınav kurulunca başarısız sayılan ve başarısız sayılma işlemini dava konusu eden vergi müfettiş yardımcıları ile ilgili olarak yargılama sürecinin başında verilen bir ‘yürütmenin durdurulması’ kararı sonrası idarece söz konusu kişinin tekrar sınava alınması ve dava süreci devam ederken yapılan sınav sonucu başarılı olarak atamasının yapılması ancak yargılama sonucunda davanın reddine kararı verilmesi halinde ilgili vergi müfettiş yardımcısının gerek yazılı ve/veya sözlü sınavda başarılı olması hususu gerekse atama işleminin usulde paralellik ilkesi gereği aynı yollarla idarece geri alınması gerektiği, bu durumda öncelikle

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile gerçekleştirilen atama işlemi iptal edilecek ve bu karar Resmi

Gazetede yayımlanacak sonrasında ilgili vergi müfettiş yardımcısından karar tarihine kadar almış olduğu fazla maaş tutarları yasal faizi ile birlikte geri alınarak yeniden yeterlik yazılı ve/veya sözlü sınava tabi tutulduğu, bahsi geçen sürecin en başta ilgili vergi müfettişi nezdinde gerek manevi gerekse maddi tahribata yol açtığı, bu nedenle her ne kadar mahkeme kararlarının üzerine idarenin gecikmeksizin ve en geç 30 gün içinde işlem tesis etmesi İdari Yargılama Usulü Kanunun 28. maddesi gereği yasal bir zorunluluk olsa da yukarıda kısaca açıklanan süreç nedeniyle idare bünyesinde görev yapan vergi müfettiş yardımcılarının belli aşamalarda ve ayrıca sınav organizasyonu yapılarak yazılı ve/veya sözlü sınava tabi tutulmasının sağlandığı” açıklamalarına yer verilmiş olmakla birlikte, bu mahkeme kararında da belirtildiği üzere, söz konusu gerekçelerin, mahkeme kararlarının uygulanmasının geciktirilmesini ya da uygulanmamasını haklı kılacak ve hukuken kabul edilebilecek nitelikte olmadığı,

18.7. Tüm bu süreç içerisinde, başvuranın katılım sağladığı sözlü sınav tarihleri haricinde 6 farklı tarih döneminde yeterlik sözlü sınavları yapılmış olmasına karşın ilgili idarenin söz konusu sınavlara başvuranın katılımının sağlanmasına yönelik bir işlem tesis etmeyerek yargı kararlarını uygulamadığı,

18.8. Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliği kapsamında vergi müfettişlerinin yönetimi, çalışması ve yetişmeleri gibi konularda, meslek kıdemi esasının uygulanacağı hükme bağlanmış olup, başvuranın

2014 yılında göreve başladığı ve 2017 yılında ilk yeterlik sözlü sınavına alındığı ve devam eden süreçte

söz konusu yargı kararlarının uygulanmadığı dikkate alındığında başvuranın halen vergi müfettiş yardımcısı olarak görev yapmasının mesleki kariyeri açısından da telafisi güç zararların doğmasına sebebiyet vereceği

anlaşılmakta olup, bu itibarla başvuranın adil yargılanma hakkının ve dolayısıyla mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği değerlendirildiğinden, ilgili idarenin mahkeme kararlarını yerine getirmemesi yönünde tezahür eden işlemlerinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

19. Ayrıca başvuranın,

19.1. Kurum yöneticileri tarafından kurum aleyhine açılan davalardan vazgeçmesinin telkin edildiği ve 27/12/2019 tarihli sözlü sınava katılan komisyon üyelerince sınav tutanaklarının usulsüz şekilde düzenlendiği iddialarına ilişkin olarak başvuran tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda

bulunulmuş olup, Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturmaya yer olmadığına karar verildiğinden söz konusu hususların Kurumumuzca incelenmesine imkan bulunmamakta;

19.2. Mobbing niteliğinde sürekli zaman aşımlı iş verildiğini ve talep olmaksızın turne görevleri verildiği iddialarına ilişkin ise, başvuran ve ilgili idare tarafından sunulan bilgi ve belgelerden söz konusu iddiaları açıklığa kavuşturacak somut bir tespit yapılamamış bulunmaktadır.

20. Yukarı anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuran hakkında uygulanan disiplin cezasının geri alınması talebinin reddi; ilgili idarenin başvuranın yeniden sözlü sınava alınmasına yönelik herhangi bir işlem tesis etmemesi nedeniyle başvuran hakkında verilen yargı kararlarının yerine getirilmesini sağlamadığı, bu itibarla başvuranın adil yargılanma hakkının ve dolayısıyla mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği değerlendirildiğinden, bu yönüyle başvurunun kabulü ve ilgili idareye tavsiyede bulunmak gerektiği sonucuna varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

21. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; başvuru kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak, yargı kararlarının gereği gibi yerine getirilmesine aykırı olarak işlemler tesis ettiği ve başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de “kanunlara uygunluk” ve “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uymadığı tespit edildiğinden, idareden bundan böyle bu ilkelere uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

22. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacak; 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacak olup, ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan sürede Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KISMEN REDDİ, KISMEN

KABULÜ ile

Başvuranın disiplin cezasının geri alınması talebinin REDDİNE,

Başvuran hakkında verilen mahkeme kararlarını teminen ilgili mevzuat hükümleri ve başvuruya konu mahkeme kararlarının gerekçelerinde yer verilen hususlar da dikkate alınarak başvuranın ivedilikle Vergi

Müfettişliği Yeterlik Sözlü Sınavına alınması yönünde HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞINA

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kanun’un 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, HAZİNE VE MALİYE

BAKANLIĞINCA bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde başvurana ve Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Bu kararın BAŞVURANA ve HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞINA tebliğine

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi