ÖZET: Başvuran, vergi müfettişi kadrosuna atanma talebinde bulunmuş, ancak ataması yapılmamıştır. Başvuranın, 2018 yılında yapılan Vergi Müfettişliği Yeterlik Sınavında başarılı olduğu ve 2019 yılında atama talep edildiği belirtilmiştir. Ancak, idare, 15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişimi sonrası terör örgütleriyle bağlantılı olduğu gerekçesiyle tüm atamaların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmiştir.

Danıştay, idarenin atama işlemlerini makul bir süre içinde gerçekleştirme yükümlülüğünün bulunduğunu vurgulamış ve başvuranın atamasının gecikmesini hukuken kabul edilemez bulmuştur. 4 yıl sürenin geçmesine rağmen atama yapılmaması, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine aykırı olarak değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın vergi müfettişi kadrosuna atanması ve yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi gerektiği hükmüne varılmıştır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/89988-S.20.98745

BAŞVURU NO : 2020/88511

KARAR TARİHİ : 23/12/2020

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Vergi müfetişi kadrosuna atanma ve mali hakların ödenmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 13/07/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran, Kurumumuza yaptığı başvurusunda, özetle; vergi müfettiş yardımcısı olarak

görev yaptığını, Kurumun yaptığı yazılı ve sözlü sınavı başarıyla geçmesine rağmen vergi müfettişi olarak atamasının yapılmadığını, 2010 KPSS soruşturması kapsamında isminin yer alması nedeniyle atamasının yapılmamasının hukuksuz olduğunu, maaş ve özlük hakları bakımından kaybı olması nedeniyle mağdur oluğunu belirterek, vergi müfettişi olarak atamasının yapılmasını, geriye dönük derece ve kademe işlemlerinin ilerletilmesini ve maaş farklarının ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Hazine ve Maliye Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün 04/09/2020 tarihli ve

E. sayılı yazısı ve eklerinde, özetle;

2.1) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 147 inci maddesinin (A) fıkrasında; “(…)

Aylık: Bu Kanuna tabi kurumlarda görevlendirilen memurlara hizmetlerinin karşılığında, kadroya dayanılarak ay itibariyle ödenen parayı, (…)” denilmek suretiyle “aylığın” tanımının yapıldığı, buradan da anlaşılacağı üzere; aylığın kişinin hizmet ifa etmek şartıyla bulunduğu kadro üzerinden aldığı parayı ifade ettiği, bu çerçevede; yeterlik sınavında başarılı olmak ve kadro ile bağ kurmak anlamını ifade eden atama işleminin tekemmül etmesi gerektiği, başvuranın Vergi Müfettişi kadro unvanına atama işlemleri tekemmül etmediğinden uhdesinde bulunmayan kadronun haklarından yararlanması hukuken mümkün bulunmadığı, atama işlemi sonuçlandıktan, yani kadro ile bağ kurulduktan sonra parasal hakların başvurana ödeneceği, nitekim Adana 2. İdare Mahkemesi Başkanlığı nezdinde açılan bir başka davada verilen 25/12/2014 tarihli ve E:2014/1157, K:2014/2202 sayılı karar ile yine benzer şekilde Danıştay İdari Dava Dairelerince verilen 22/11/2007

E:2004/712, K:2007/2321 sayılı kararın söz konusu Bakanlık görüşünü destekler nitelikte olduğu,

2.2) Başvuranın Vergi Müfettiş Yardımcısı olarak görevine devam ettiği, Bakanlıkça yapılan

Vergi Müfettişliği Yeterlik Sınavının 12/02/2018-15/02/2018 tarihlerinde yazılı, 01/10/2018-05/12/2018 tarihleri arasında sözlü bölümlerinde başarılı olduğu, Vergi

Denetim Kurulu Başkanlığından alınan 23/05/2019 tarihli ve E.14502 sayılı yazı ile de başvuran ve aynı durumda bulunanların 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36/A-11 maddesi uyarınca Vergi Müfettişliklerine terfıen atamalarının yapılmasının istenildiği, ancak Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması tarafından (FETÖ/PDY) 15

Temmuz 2016 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü demokratik hukuk düzenini cebir ve şiddet kullanarak ortadan kaldırma teşebbüsünde bulunulduğu, bunun üzerine de, 15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişimi sonrası Anayasanın verdiği yetki kullanılarak uluslararası yükümlülüklere uyumlu şekilde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında çıkarılan kanun hükmünde kararnameler ile başta FETÖ/PDY olmak üzere terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarma ya da ilişiğin kesilmesi işlemlerinin tesis edildiği, yaşanan bu süreç nedeniyle, tüm atamaların yeniden değerlendirilme ihtiyacı hasıl olduğu ve yeniden değerlendirme sürecinde yürütülen hazırlık çalışmaları nedeniyle, başvuran ve başvuran ile aynı durumda olanların atama sürecinin idarenin elinde olmayan nedenlerle sekteye uğradığı, dolayısıyla Vergi Müfettiş Yardımcılarının Vergi Müfettişliğine atamasının yapılmaması gibi bir durumun söz konusu olmadığı, atama sürecine ilişkin işlemlerin devam ettiği, atama yetkisi Bakanlıkta bulunmayan işlemle ilgili olarak yapılması gereken işlemlerin yerine getirildiği, ancak atama işleminin henüz tekemmül etmediği, İfade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;

3.1) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü

maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük

Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”

3.2) “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesinin son fıkrasında,

“İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci

maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5) Mülga 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun

Hükmünde Kararnamenin “Vergi Denetim Kurulu Başkanlığında atama, yükselme ve yer değişikliği” başlıklı ek 29 uncu maddesinin altıncı fıkrasında, “Vergi Müfettiş

Yardımcıları, fiilen üç yıl çalışmak ve yardımcılık döneminde performans değerlendirmesine göre başarılı olmak şartıyla yapılacak yeterlik sınavına girmeye hak kazanırlar. Yeterlik sınavında her bir grup başkanlığı itibarıyla yer alacak sınav konulan ile ortak sınav konuları ve sınava ilişkin diğer usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.

Yapılacak yeterlik sınavında başarılı sayılabilmek için giriş sınavında alınan puanın yüzde otuzu ile yeterlik sınavında alınan puanın yüzde yetmişinin toplamının yüz puan üzerinden en az altmışbeş puan olması şarttır. Yeterlik sınavında başarılı olanlar Vergi Müfettişi olarak atanırlar. (…)”

6) Üst Kademe Kamu Yöneticileri İle Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usûllerine

Dair 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin,

6.1) “Atama usulü” başlıklı 2 inci maddesinin ikinci fıkrasında;

“Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (I) sayılı cetvelde yer alan kadro, pozisyon ve görevlere Cumhurbaşkanı kararıyla, (II) sayılı cetvelde yer alan kadro, pozisyon ve görevlere Cumhurbaşkanı onayı ile atama yapılır. Bu cetvellerde sayılmayan kadro, pozisyon ve görevlere, ilgili Cumhurbaşkanı yardımcısı, bakan veya atamaya yetkili amirler tarafından atama yapılır. Cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakan bu yetkisini alt kademedeki yöneticilere devredebilir.”

6.2) (II) SAYILI CETVEL’de “(…) BAKANLIK MÜFETTİŞLERİ (ADALET, MÜLKİYE,

VERGİ VE İŞ MÜFETTİŞLERİ DÂHİL) (…)”

6.3) “Atama şartları” başlıklı 3 üncü maddesinde, “ (…) (2) Bu Cumhurbaşkanlığı

Kararnamesine ekli (II) sayılı cetvelde yer alan kadro, pozisyon ve görevlere atanacaklarda aşağıdaki şartlar aranır: a) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinde sayılan genel şartları taşımak.(…)”

7) Vergi Denetim Kurulu Yönetmeliğinin “Atanma” başlıklı 34 üncü maddesinin birinci

fıkrasında “Yeterlik sınavında başarı gösterenler Vergi Müfettişi olarak atanırlar.

Hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE

ÖNERİSİ

8) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun kabulü

yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9) Başvuran, vergi müfettişi olarak atanma şartlarını taşımasına rağmen atamasının

yapılmadığını belirterek, vergi müfettişi kadrosuna atamasının yapılmasını ve geriye dönük olarak yoksun kaldığı parasal hakların tarafına ödenmesini talep etmektedir.

10) Başvuru konusu incelendiğinde, başvuranın Bakanlıkça yapılan Vergi Müfettişliği Yeterlik

Sınavının 12/02/2018-15/02/2018 tarihlerinde yazılı, 01/10/2018-05/12/2018 tarihleri arasında sözlü bölümlerinde başarılı olduğu, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığından alınan 23/05/2019 tarihli ve E.14502 sayılı yazı ile de başvuran ve aynı durumda bulunanların 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36/A-11 maddesi uyarınca Vergi Müfettişliklerine terfıen atamalarının yapılmasının istenildiği, ancak başvuranın söz konusu yazının yazıldığı 23/05/2019 tarihinden bu yana vergi müfettişliği kadrosuna atanmadığı görülmektedir.

11) Kurumumuza gönderilen bilgi ve belgelerden, İdarenin 15 Temmuz 2016 tarihli darbe

girişimi sonrası başta FETÖ/PDY olmak üzere terör örgütlerine veya Milli Güvenlik

Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarma ya da ilişiğin kesilmesi işlemlerinin tesis edildiği, bu kapsamda tüm atamaların yeniden değerlendirilmesi ihtiyacının hasıl olduğu ve yeniden değerlendirme sürecinde yürütülen hazırlık çalışmaları nedeniyle, başvuran ve başvuran ile aynı durumda olanların atama sürecinin idarenin elinde olmayan nedenlerle sekteye uğradığı gerekçesiyle başvuranın atmasını yapmadığı, buna bağlı olarak da yoksun kaldığı parasal hakları başvurana ödemediği anlaşılmaktadır.

12) Konuyla ilgili emsal nitelikteki Ankara 23. İdare Mahkemesinin 20/03/2019 tarihli ve

E: 2018/2003, K: 2019/675 sayılı kararında; “(…) Davalı idarece yeterlik sınavında başarılı olanların atanmalarının, 15 Temmuz 2016 tarihinde meydana gelen darbe girişimi sebebiyle yapılamadığını, atama işlemlerinin devam ettiğini bildirmiş ise de, darbe girişiminden ve sınavın ilan edilmesinden itibaren 2 yıldan fazla süre geçmesine rağmen atamanın yapılmamış olmasının, idarenin makul bir süre içinde atama işlemini yapma yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı gibi hakkın yerine getirilmesinin idarece sürüncemede bırakılarak hukuk devleti ilkesine uygun davranılmadığı, ileri sürülen gerekçenin hukuken kabul edilebilir bir gerekçe olmadığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık konusu olayda, vergi müfettişliği yeterlilik sınavından başarılı olan müfettiş yardımcılarının atama sürecin devam ettiği belirtilmekte ise de bu duruma ilişkin en son yazının 25/11/2016 tarihinde yazıldığı daha sonrasında herhangi bir işlem tesis edilmediği, müracaat tarihinde 3 sayılı

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2. maddesi gereğince (II) sayılı cetvelde yer alan davacının atanması istemiyle teklifte bulunulmadığı, oysa davacının müfettiş kadrosuna atanma hakkını uzun bir süre önce hakettiği görüldüğünden, davalı idarenin bu iddiasına itibar etme imkanı bulunmamaktadır. Bu durumda, hem bireylerin tüm eylem ve işlemlerde

Devlete güven duyabilmesi ilkesini ifade eden hukuki güvenlik ilkesine; hem de idarenin yaptığı iş ve eylemlerde makul süre içerisinde hareket ederek bireylerin mağduriyetini engelleme işlevi olan hukuki belirlilik ilkesine aykırı olacak şekilde; davalı idarenin gerekli kadro çalışmasını yapmayarak, aradan iki yılı aşkın süre geçmesine karşın davacıyı vergi müfettişi olarak atamadığının anlaşılması karşısında, Vergi Müfettiş Yardımcısı olarak görev yapan davacının “Vergi Müfettişi” kadrosuna atanması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. (…) T.C. Anayasa’nın 125.

maddesinin son fıkrasında öngörülen “İdare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı

Ödemekle yükümlüdür.” kuralı uyarınca, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların davalı idarece ödenmesi gerektiği açıktır. (…) Bu nedenle, ilgilinin vergi müfettişliğine atanması için davalı idareye başvuruda bulunduğu ve böylece dava konusu işlemin tesisine yol açtığı tarihin, bu kadro görevine ilişkin parasal hak kayıplarının ve buna ilişkin faizin hesaplanmasına da başlangıç teşkil edeceğinden davacının bu işlem nedeniyle doğan parasal kayıplarının idareye başvuruda bulunduğundan tarihten itibaren hesaplanacak tutar üzerinden yasal faiziyle birlikte davalı idarece ödenmesi gerekmektedir.” denilmektedir.

13) Anayasa Mahkemesinin 0704/2016 tarihli ve E: 2015/94, K: 2016/27 sayılı kararında;

“(…) Anayasa’nın 2. maddesinde düzenlenen hukuk devleti ilkesinin önkoşullarından biri kişilerin hukuki güvenliğinin sağlanmasıdır. Hukuk devletinin sağlamakla yükümlü olduğu hukuki güvenlik ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Hukuk devletinin bir diğer önkoşulu da belirlilik ilkesidir. Belirlilik ilkesi, yalnızca yasal belirliliği değil, daha geniş anlamda hukuki belirliliği ifade etmektedir. Yasal düzenlemeye dayanarak erişilebilir, bilinebilir ve öngörülebilir olma gibi niteliksel gereklilikleri karşılaması koşuluyla mahkeme içtihatları ve yürütmenin düzenleyici işlemleri ile de hukuki belirlilik sağlanabilir. Hukuki belirlilik ilkesinde asıl olan, bir hukuk normunun uygulanmasıyla ortaya çıkacak sonuçların o hukuk düzeninde öngörülebilir olmasıdır. (…)” denilmektedir.

14) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; İdarece 15 Temmuz 2016 tarihli

darbe girişimi nedeniyle tüm atamaların yeniden değerlendirilmesi ihtiyacının hasıl olduğu, yeniden değerlendirme sürecinde yürütülen hazırlık çalışmalarının devam ettiği, bu nedenle atama işleminin yapılmasında gecikme olduğunun ifade edildiği, ancak darbe girişiminden itibaren 4 yılı aşkın sürenin, başvuranın atama teklifinin yapıldığı 23/05/2019 tarihinden itibaren ise 1 yıldan fazla sürenin geçmiş olmasına rağmen atamanın yapılmamış olmasının yukarda yer verilen mahkeme kararında da ifade edildiği üzere idarenin makul bir süre içinde atama işlemini yapma yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı, İdarece Kurumuza gönderilen bilgi ve belgelerde başvuran hakkında adli ve idari bir soruşturma bulunduğuna veya Üst

Kademe Kamu Yöneticileri İle Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usullerine Dair 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin “Atama şartları” başlıklı 3 üncü maddesi kapsamında başvuranın vergi müfettişliği kadrosuna atamasına engel bir durum bulunduğuna ilişkin herhangi bir tespit yapılmadığı, hal böyleyken başvuranın atamasının makul sürede yapılmamasının hem bireylerin tüm eylem ve işlemlerde Devlete güven duyabilmesi ilkesini ifade eden hukuki güvenlik ilkesine; hem de idarenin yaptığı iş ve eylemlerde makul süre içerisinde hareket ederek bireylerin mağduriyetini engelleme işlevi olan hukuki belirlilik ilkesine aykırı olduğu anlaşıldığından başvuranın vergi müfettişi kadrosuna atanmaması işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı, başvuranın yoksun kaldığı parasal haklarının tazmini talebinin ise Anayasa’nın “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesinde öngörülen “İdare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” kuralı uyarınca değerlendirilmesi ve bu kapsamda başvuranın yoksun kaldığı parasal hakların başvurana ödenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

15) 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde iyi yönetim ilkelerine yer verilmiş olup; idare tarafından, Kurumumuzca talep edilen bilgi ve belgeler süresi içinde gönderildiğinden ve Gönderme Kararımız üzerine hem başvurana hem de Kurumumuza kısa sürede cevap verdiğinden “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkesine uygun hareket edildiği; ancak, başvuranın talebini reddederken bu işlem karşısında hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı tespit edilmiş olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

16) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin

ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, Başvuranın vergi müfettişi kadrosuna atamasının yapılması ve mali haklarının tarafına ödenmesi yönünde TAVSİYEDE BULUNULMASINA, Kararın BAŞVURANA, HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞINA ve bilgileri için

CUMHURBAŞKANLIĞI HUKUK VE MEVZUAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE

tebliğine,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası

uyarınca, Hazine ve Maliye Bakanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi