|
ÖZET: Başvuran dernek, Adalet Bakanlığı’na yönelik bilgi edinme talebinde bulunmuş ve Türkiye hapishanelerindeki yabancı uyruklu çocuk mahpusların sayısı ile bu çocukların hangi ülkelerin vatandaşı olduğuna dair istatistiksel verilerin sağlanmasını istemiştir. Ancak, Adalet Bakanlığı, bu talebi Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun “Kurum içi düzenlemeler” başlıklı 25. maddesi gerekçe göstererek reddetmiştir. Dernek, bu kararın haksız olduğunu belirterek, yabancı çocuk mahpuslarla ilgili düzenli bilgi paylaşımının sağlanması ve istisna maddelerinin kötüye kullanılmaması için tavsiye kararı talep etmiştir.
Adalet Bakanlığı, 20 Eylül 2024 tarihli cevabi yazısında, başvurunun daha önce yapılmış benzer taleplerle ilgili olduğunu ve yargı organlarında herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığını ifade etmiştir. Ancak, başvuran derneğe, talebin neden kamuoyunu ilgilendirmediği veya yalnızca kurum içi düzenlemelere ilişkin olduğu konusunda yeterli bir açıklama yapılmamıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, Adalet Bakanlığı’na bu bilgilerin yeniden değerlendirilmesi ve gerekirse paylaşılması yönünde tavsiyede bulunmuştur. Sonuç olarak, başvurunun kabulü ile birlikte, Adalet Bakanlığı’nın bilgi edinme talebini yeniden ele alması ve 30 gün içinde gerekli işlemleri bildirmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu süreç, bilgi edinme hakkının etkin bir şekilde kullanılmasını sağlamak amacıyla önem taşımaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/12314-S.24.18670
BAŞVURU NO : 2024/9508
KARAR TARİHİ : 11.11.2024
TAVSİYE KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI
Bilgi edinme talebi hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 02.08.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Derneği tarafından yapılan başvuruda özetle; 1- 07.02.2024 tarihi itibariyle Türkiye hapishanelerinde yabancı uyruklu kaç çocuk mahpus bulunmaktadır? Bunların kaçı tutuklu, kaçı hükümlüdür? 2- Yabancı çocuk mahpuslar, sayı dağılımları da belirtilerek hangi ülkelerin vatandaşlarıdır? sorularını içeren bilgi edinme başvurularının idare tarafından Bilgi Edinme Hakkı
Kanununun “Kurum içi düzenlemeler” başlıklı 25 inci maddesi gerekçe gösterilerek reddedildiği belirtilerek; talep edilen bilgilerin temini, Yabancı çocuk mahpuslarla ilgili düzenli ve yeterli istatistiki bilgi paylaşımının sağlanması ve Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun istisna maddelerine haksız yere başvurmanın bir teamül olmaktan çıkarılması konusunda tavsiye kararı verilmesi talep edilmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2.16/08/2024 tarihli ve sayılı bilgi ve belge talebi yazımıza cevaben Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden alınan 20/09/2024 tarihli – – sayılı cevabi yazıda özetle; 2.1. Söz konusu başvuruya ilişkin olarak talep edilen bilgilerin, Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun “Kurum içi düzenlemeler” başlıklı 25 inci maddesi hükmü gereğince, söz konusu başvuruya ilişkin talebin yerine
getirilemediği, ayrıca Derneği tarafından başvuru konusuna ilişkin daha önce yapılan başvuru ve verilen cevabın bir örneğinin ekte gönderildiği, 2.2. UYAP Bilişim Sisteminde yapılan tetkik neticesinde şikâyet konusu ile ilgili olarak yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığının tespit edildiği
İfade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3.2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;
3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesi; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir” 3.2. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13 üncü maddesi “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”, 3.3. “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40 ıncı maddesinin ilk iki fıkrası “Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. (Ek fıkra: 3/10/2001-4709/16 md.) Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.” 3.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “(1)
Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. (2) Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. (3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5.4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu;
5.1. “Amaç, Kapsam ve Tanımlar” başlıklı birinci bölümünde yer alan “Amaç” başlıklı 1 inci maddesi; “Bu Kanunun amacı; demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.”, 5.2. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesi; “… Bilgi: Kurum ve kuruluşların sahip oldukları kayıtlarda yer alan bu Kanun kapsamındaki her türlü veriyi, … ifade eder.”
5.3. “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4 üncü maddesi; “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir…” 5.4. “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5 inci maddesi; “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler. Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.”, 5.5. “İstenecek bilgi veya belgenin niteliği” başlıklı 7 nci maddesi “Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır. Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler. İstenen bilgi veya belge, başvurulan kurum ve kuruluştan başka bir yerde bulunuyorsa, başvuru dilekçesi bu kurum ve kuruluşa gönderilir ve durum ilgiliye yazılı olarak bildirilir.”
5.6 “Gizli bilgileri ayırarak bilgi veya belge verme” başlıklı 9 uncu maddesinde, “İstenen bilgi veya
belgelerde, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler ile açıklanabilir nitelikte olanlar birlikte bulunuyor ve bunlar birbirlerinden ayrılabiliyorsa, söz konusu bilgi veya belge, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler çıkarıldıktan sonra başvuranın bilgisine sunulur. Ayırma gerekçesi başvurana yazılı olarak bildirilir.”,
5.7. “Başvuruların cevaplandırılması” başlıklı 12 inci maddesinde, “Kurum ve kuruluşlar, bilgi edinme başvurularıyla ilgili cevaplarını yazılı olarak veya elektronik ortamda başvuru sahibine bildirirler.
Başvurunun reddedilmesi hâlinde bu kararın gerekçesi ve buna karşı başvuru yolları belirtilir.”,
[1] 5.8. “İtiraz usulü” başlıklı 13 üncü maddesinde, “Bilgi edinme istemi (…) reddedilen başvuru sahibi, yargı yoluna başvurmadan önce kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde Kurula itiraz edebilir.
Kurul, bu konudaki kararını otuz iş günü içinde verir. Kurum ve kuruluşlar, Kurulun istediği her türlü bilgi veya belgeyi on beş iş günü içinde vermekle yükümlüdürler.
Kurula itiraz, başvuru sahibinin idarî yargıya başvurma süresini durdurur.”,
5.9. “Yargı denetimi dışında kalan işlemler” başlıklı 15 inci maddesinde, “Yargı denetimi dışında kalan idarî işlemlerden kişinin çalışma hayatını ve mesleki onurunu etkileyecek nitelikte olanlar, bu Kanun kapsamına dahildir. Bu şekilde sağlanan bilgi edinme hakkı işlemin yargı denetimine açılması sonucunu doğurmaz.”, 5.10. “Devlet sırrına ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 16 ncı maddesinde, “Açıklanması hâlinde
Devletin emniyetine, dış ilişkilerine, millî savunmasına ve millî güvenliğine açıkça zarar verecek ve niteliği itibarıyla Devlet sırrı olan gizlilik dereceli bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.” 5.11. “Ülkenin ekonomik çıkarlarına ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 17 nci maddesinde, “Açıklanması ya da zamanından önce açıklanması hâlinde, ülkenin ekonomik çıkarlarına zarar verecek veya haksız rekabet ve kazanca sebep olacak bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.” 5.12. “İstihbarata ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 18 inci maddesinde, “Sivil ve askerî istihbarat birimlerinin görev ve faaliyetlerine ilişkin bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır. Ancak, bu bilgi ve belgeler kişilerin çalışma hayatını ve meslek onurunu etkileyecek nitelikte ise, istihbarata ilişkin bilgi ve belgeler bilgi edinme hakkı kapsamı içindedir.”
5.13. “İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 19 uncu maddesinde, “Kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idarî soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde; a) Kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak, b) Kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak, c) Soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek, d) Gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek, bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.”, 5.14. “Adlî soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 20 inci maddesinde, “Açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde; a) Suç işlenmesine yol açacak, b) Suçların önlenmesi ve soruşturulması ya da suçluların kanunî yollarla yakalanıp kovuşturulmasını tehlikeye düşürecek, c) Yargılama görevinin gereğince yerine getirilmesini engelleyecek, d) Hakkında dava açılmış bir kişinin adil yargılanma hakkını ihlâl edecek, Nitelikteki bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.
4.4.1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu, 18.6.1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk
Usulü Muhakemeleri Kanunu, 6.1.1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ve diğer özel kanun hükümleri saklıdır.”, 5.15. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 21 inci maddesinde, “Kişinin izin verdiği hâller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması hâlinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.
Kamu yararının gerektirdiği hâllerde, kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir.”,
5.16 “Haberleşmenin gizliliği” başlıklı 22 nci maddesinde, “Haberleşmenin gizliliği esasını ihlâl edecek
bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.”
5.17 “Ticarî sır” başlıklı 23 üncü maddesinde, “Kanunlarda ticarî sır olarak nitelenen bilgi veya belgeler
ile, kurum ve kuruluşlar tarafından gerçek veya tüzel kişilerden gizli kalması kaydıyla sağlanan ticarî ve malî bilgiler, bu Kanun kapsamı dışındadır.” 5.18. “Fikir ve sanat eserleri” başlıklı 24 üncü maddesinde, “Fikir ve sanat eserlerine ilişkin olarak yapılacak bilgi edinme başvuruları hakkında ilgili kanun hükümleri uygulanır.” 5.19. “Kurum içi düzenlemeler” başlıklı 25 inci maddesi “Kurum ve kuruluşların, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkının kapsamı dışındadır. Ancak, söz konusu düzenlemeden etkilenen kurum çalışanlarının bilgi edinme hakları saklıdır.”
5.20 “Kurum içi görüş, bilgi notu ve tavsiyeler” başlıklı 26 ıncı maddesinde, “Kurum ve kuruluşların
faaliyetlerini yürütmek üzere, elde ettikleri görüş, bilgi notu, teklif ve tavsiye niteliğindeki bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluş tarafından aksi kararlaştırılmadıkça bilgi edinme hakkı kapsamındadır.
Bilimsel, kültürel, istatistik, teknik, tıbbî, malî, hukukî ve benzeri uzmanlık alanlarında yasal olarak görüş verme yükümlülüğü bulunan kişi, birim ya da kurumların görüşleri, kurum ve kuruluşların alacakları kararlara esas teşkil etmesi kaydıyla bilgi edinme istemlerine açıktır. “ 5.21. “Tavsiye ve mütalaa talepleri” başlıklı 27 nci maddesinde, “Tavsiye ve mütalaa talepleri bu Kanun kapsamı dışındadır.”
5.22 “Gizliliği kaldırılan bilgi veya belgeler” başlıklı 28 inci maddesinde, “Gizliliği kaldırılmış olan
bilgi veya belgeler, bu Kanunda belirtilen diğer istisnalar kapsamına girmiyor ise, bilgi edinme başvurularına açık hâle gelir.” 6. 27/4/2004 tarihli ve 25445 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan Bilgi Edinme Hakkı Kanununun
Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik’in; 6.1. “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 5 inci maddesinde, “Herkes, Kanun ve bu Yönetmelikte belirlenen esas ve usuller çerçevesinde bilgi edinme hakkına sahiptir.
Türkiye’de ikamet eden yabancılar ile Türkiye’de faaliyette bulunan yabancı tüzel kişiler, isteyecekleri bilgi kendileriyle veya faaliyet alanlarıyla ilgili olmak kaydıyla ve karşılıklılık ilkesi çerçevesinde, Kanun ve bu Yönetmelik hükümlerinden yararlanırlar. Bu kapsamdaki başvurular Türkçe olarak yapılır.
Karşılıklılık ilkesi kapsamında bulunan ülkeler Dışişleri Bakanlığınca Resmi Gazetede ilan edilir.
Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerden doğan hak ve yükümlülükleri saklıdır.”,
6.2 “Bilgi verme yükümlülüğü kapsamında alınacak tedbirler” başlıklı 6 ncı maddesi “Kurum ve
kuruluşlar, Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi, Kanunda ve bu Yönetmelikte belirlenen esas ve usullere göre başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere gerekli idari ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdür. Kurum ve kuruluşlar, ellerinde mevcut olan ve bilgi edinme başvurusuna konu olabilecek bütün bilgi veya belgeleri, bilgi edinme hakkının kullanımını kolaylaştıracak şekilde tasnif ederler. Bu amaçla kurum ve kuruluşların belge kayıt, dosyalama ve arşiv düzeniyle ilgili gerekli idari ve teknik tedbirler alınır…” 6.3. “Kanunda istisna sayılan bilgi veya belgelere ilişkin talepler” başlıklı 23 üncü maddesinde, “Kanunda bilgi edinme hakkının istisnaları olarak düzenlenen konularda yapılan bilgi edinme başvuruları reddedilir ve ret kararı başvuru sahibine gerekçeli olarak bildirilir.”,
6.4 “Kurum içi düzenlemeler” başlıklı 36 ncı maddesi “Kurum ve kuruluşların, kamuoyunu
ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkının kapsamı dışındadır. Ancak, söz konusu düzenlemeden etkilenen kurum çalışanlarının bilgi edinme hakları saklıdır.”
Hükümlerini amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde hazırlanan Tavsiye Karar Önerisi
Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
IV. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran Dernek tarafından (1) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvuruda özetle,
4982 sayılı Kanun çerçevesinde Adalet Bakanlığı’ndan talep edilen bilgilerin temini, Yabancı çocuk
mahpuslarla ilgili düzenli ve yeterli istatistiki bilgi paylaşımının sağlanması ve Bilgi Edinme Hakkı
Kanunu’nun istisna maddelerine haksız yere başvurmanın bir teamül olmaktan çıkarılması konusunda tavsiye kararı verilmesi talep edilmektedir.
9. Yönetimde şeffaflığın, demokrasinin ve hukukun üstünlüğünün gereklerinden olan bilgi edinme hakkı; bireylere daha yakın bir yönetimi ve halkın denetimine açıklığı sağlamada önemli bir rol oynamaktadır.
Anayasa ile güvence altına alınan bilgi edinme hakkının kullanımının zorlaştırılması veya imkânsız hale getirilmesinin önüne geçmek amacı ile 4982 sayılı Kanunun 5’inci maddesi ile kamu kurum ve kuruluşları, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlü kılınmıştır.
10. Anayasanın 74 üncü maddesinde ise herkesin bilgi edinme hakkına sahip olduğu belirtilerek, bilgi edinme hakkı ayrıca ve açıkça güvence altına alınmıştır. Söz konusu madde genel bir düzenleme olup, hakkın sınırı konusunda ayrıca bir düzenleme içermemektedir. Ancak elbette ki, söz konusu hak da mutlak bir hak olmayıp, bazı kısıtlamalara tabi tutulabilecektir.
11. Bu açıklamalar çerçevesinde bilgi edinme hakkına da bazı kanuni sınırlamalar getirilmiştir. Esasında temel hak ve özgürlüklerin daha verimli ve etkin kullanılabilmeleri amacıyla, özlerine dokunulmaksızın sınırlandırılmaları, bu şekilde kamusal çıkarlarla aralarında bir denge oluşturulması zorunludur. Diğer bir ifadeyle, kişilerin bilgi edinme haklarının yanında, kamunun ve diğer kişilerin hak ve özgürlüklerinin de hukuk tarafından korunma altına alındığı, bilgi edinme hakkının kullanılmasının, kamunun ortak yararını ve kişilerin bireysel yararlarını dikkate alan adil bir dengeye dayanması gereklidir.
12. Anayasa Mahkemesinin 4.12.2014 tarihli ve E:2013/114 ve K:2014/184 sayılı kararında “Bilgi edinme hakkı, yönetilenlerin yönetenleri denetleyebilmesinin, dolayısıyla hukukun üstünlüğünün sağlanabilmesinin önemli bir aracı olarak işlev görmektedir. Bilgi edinme hakkı, devletin demokratik niteliğinin geliştirilmesi ve bireyin temel hak ve özgürlüklerinin korunması hususlarında önemli bir rol oynadığından, demokratik hukuk devletinde vazgeçilmez bir hak niteliğine sahip bulunmaktadır. Bu hakkın sınırlanmasını öngören düzenlemelerin de Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen güvencelere ve bu bağlamda ölçülülük ilkesine uygun olması gerektiği açıktır.” denmek suretiyle, bilgi edinme hakkına getirilecek sınırlamanın çerçevesi çizilmiştir.
13. Bilgi edinme hakkının usul ve esasları 9/10/2003 tarihli ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nda düzenlemiş olup, Kanunun 4 üncü maddesinde Anayasa’da yer alan herkesin bilgi edinme hakkına sahip olduğu amir hükmü tekrarlanmıştır.
14. Anılan Kanunun 5 inci maddesi uyarınca, kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlü kılınmıştır. Kurum ve kuruluşların yükümlülüklerinin kapsamının ne olduğu ve bilgi verme yükümlülüğünün sınırlarının neler olduğu yasa koyucu tarafından
Kanunun dördüncü bölümünde yer alan 15 ve 28’inci maddeler arasında tahdidi olarak sayılmıştır. Kanunda yer alan bu istisnaların, yargı denetimi kapsamındaki işlemler, devlet sırrına, ülkenin ekonomik çıkarlarına, istihbarata, idari ve adli soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi ve belgeler, özel hayatın ve haberleşmenin gizliliği, ticari sır, fikir ve sanat eserleri, kurum içi düzenlemeler, kurum içi görüş, bilgi notu ve tavsiyelerden oluştuğu görülmektedir.
15. Kanunun temel amacı açısından serbesti kural olmakla birlikte, 4982 sayılı Kanun kapsamındaki bir bilgi edinme başvurusu bu Kanunun getirdiği bir istisnaya dayanılarak reddedilebilecektir. Kanunda yer alan bu istisnaların somut olarak belirlenmesi, bilgi edinme hakkının kullanımının temel amaç ve gayesinin belirlendiği aynı Kanunun 1 inci maddesinde yer alan “demokratik ve şeffaf” yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine işlerlik kazandırmaktadır.
16 4982 sayılı Kanunun “Kurum içi düzenlemeler” başlıklı 25 inci maddesinde; “Kurum ve kuruluşların,
kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkının kapsamı dışındadır. Ancak, söz konusu düzenlemeden etkilenen kurum çalışanlarının bilgi edinme hakları saklıdır.” hükmü yer almaktadır. Aynı düzenlemeye
Kanunun uygulama Yönetmeliğinin 36 ncı maddesinde de yer verildiği görülmektedir.
17. Kanunun 25 inci maddesi incelendiğinde, yapılan bir bilgi edinme başvurusunun anılan madde uyarınca reddedilebilmesi için talebin “kamuoyunu ilgilendirmeyen” ve “kurum ve kuruluşların sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemelere” ilişkin olması gerektiği; ancak bu iki şartın gerçekleşmesi halinde talebin bilgi edinme hakkının kapsamı dışında kalacağı anlaşılmaktadır.
18. Şikâyete konu bilgi edinme başvurusuna idare tarafından; “Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezinden (CIMER) alınan nolu başvuruya ilişkin bilgi talep edilen ilgi sayılı yazınız incelendi. Söz konusu başvuruya ilişkin olarak; Bilgi Edinme Hakkı Kanununun “Kurum içi düzenlemeler” baslıklı 25 inci maddesinde; “Kurum ve kuruluşların, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkının kapsamı dışındadır. Ancak, söz konusu düzenlemeden etkilenen kurum çalışanlarının bilgi edinme hakları saklıdır.” hükmü yer almaktadır. Yukarıdaki açıklanan kanun hükmü gereğince, söz konusu başvuruya ilişkin talep yerine getirilememiştir.” ifadeleri ile cevap verildiği, ancak talebin “kamuoyunu ilgilendirmeyen” veya
“kurum ve kuruluşların sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemelere” ilişkin olduğuna ilişkin herhangi bir açıklama, gerekçe bildirilmediği görülmüştür.
19. Adalet Bakanlığı tarafından Kurumumuza gönderilen cevabi yazıda da Bilgi Edinme Hakkı Kanununun
25 inci maddesine yer verilerek kanun hükmü gereğince, söz konusu başvuruya ilişkin talebin yerine
getirilemediği ifade edilmiş olup, talebin neden kamuoyunu ilgilendirmediği ya da Bakanlığın sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkında olduğuna ilişkin bir açıklama yapılmadığı, gerekçe sunulmadığı görülmüştür.
20.Yukarıdan bu yana yapılan açıklamalar ışığında sonuç olarak; 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı
Kanununun “Başvuruların cevaplandırılması” başlıklı 12 inci maddesinde yer alan “Başvurunun reddedilmesi hâlinde bu kararın gerekçesi ve buna karşı başvuru yolları belirtilir.” hükmü uyarınca başvuran Dernek tarafından talep edilen bilgilerin 4982 sayılı Kanunun 25 inci maddesi veya diğer istisna hükümleri kapsamına girip girmediği hususunun idare tarafından yeniden değerlendirilerek; kanunda tahdidi olarak sayılan istisnalar kapsamında görülmemesi halinde söz konusu bilgilerin paylaşılması, istisnalar kapsamında görülmesi halinde ise talebin reddedilme gerekçesi ve buna karşı kanun yollarının başvuran Derneğe bildirilmesi yönünde ilgili idareye tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında ilgili idareden istenilen belgelerin süresi içinde
Kurumumuza gönderildiği, ancak idarenin, başvuran Derneğe verdiği cevaplarda “kararların gerekçeli olması” ve “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkelere de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
22. 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜ İLE; Başvuran Derneğin bilgi edinme talebinin yeniden değerlendirilmesi hususunda ADALET
BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis edilecek
işlemin veya eylemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna; Kararın başvuran vekiline ve Adalet Bakanlığı’na tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi