|
ÖZET: Kamu İhale Kurulu, yapılan inceleme sonucunda, başvuru sahibinin sunduğu iş deneyim belgesinin tasdik işlemlerinin hukuka uygun olduğunu tespit etmiştir. İlgili belgelerin, İran İslam Cumhuriyeti’nin mevzuatı çerçevesinde resmi tercümanlar tarafından tercüme edilip, İran Dışişleri Bakanlığı tarafından onaylandığı, ardından Türkiye Cumhuriyeti Konsolosluğu tarafından tasdik edildiği belirtilmiştir. Bu süreçte, belgedeki imza ve mühürle ilgili sahte olduğuna dair herhangi bir kanıtın bulunmadığı vurgulanmıştır.
Kurul, yabancı ülkelerde düzenlenen belgelerin tasdik işlemlerinin, ilgili ülkenin mevzuatına uygun olarak gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade etmiş ve bu durumun, Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin 31. maddesine aykırı olmadığını değerlendirmiştir. Sonuç olarak, başvuru sahibinin iş deneyim belgesinin değerlendirme dışı bırakılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar verilmiştir. Bu karar, mahkeme kararlarının gerekliliklerine uygun olarak alınmıştır. |
| Karar no | 2016/MK-490 |
|---|---|
| Karar tarihi | 28.09.2016 |
| Toplantı No | 2016/053 |
| Gündem No | 23 |
| Gündem Konusu | 2014/5219 İhale Kayıt Numaralı “Ankara-İzmir Hızlı Tren Projesi Afyonkarahisar-Uşak (Banaz) Kesimi (Km:194+325-Km:268+000 Arası) İle Afyonkarahisar Direkt Geçişi Altyapı İnşaatı Yapım” İhalesi |
Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü Malzeme Dairesi Başkanlığı tarafından 14.10.2014 tarihinde belli istekliler arasında ihale usulü ile yapılan 2014/5219 ihale kayıt numaralı “Ankara-İzmir Hızlı Tren Projesi Afyonkarahisar-Uşak (Banaz) Kesimi (Km:194+325-Km:268+000 Arası) İle Afyonkarahisar Direkt Geçişi Altyapı İnşaatı Yapım” ihalesine ilişkin olarak Pers Yapı İnş. Akar. Sağ. Hiz. Tur. Nak. San. ve Tic. A.Ş. – Mir Müş. Müh. İnş. Mad. Mim. Enerji San. İth. İhr. ve Tic. A.Ş. – Yse Yapı San. ve Tic. A.Ş. İş Ortaklığının 08.06.2015 tarihinde yaptığı şikâyet başvurusunun, idarenin 19.06.2015 tarihli yazısı ile reddi üzerine, başvuru sahibi 29.06.2015 tarih ve 54626 sayı ile Kurum kayıtlarına alınan 29.06.2015 tarihli dilekçe ile itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 02.09.2015 tarihli ve 2015/UY.II-2387 sayılı karar ile; “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun reddine“karar verilmiştir.
Anılan Kurul kararının iptali istemiyle, Pers Yapı İnş. Akar. Sağ. Hiz. Tur. Nak. San. ve Tic. A.Ş. – Mir Müş. Müh. İnş. Mad. Mim. Enerji San. İth. İhr. ve Tic. A.Ş. – Yse Yapı San. ve Tic. A.Ş. İş Ortaklığı tarafından açılan davada, Ankara 7. İdare Mahkemesinin 01.12.2015 tarihli ve E:2015/2640 K:2015/1772 sayılı kararı ile “…Dava konusu işlem özetle; sunulan belgelerin tasdikinin doğrudan Tebriz Başkonsolosluğu tarafından yapılmadığı, bunun yerine İran mercilerinin çeşitli onaylarından sonra mühür ve imzanın İran Dışişleri Bakanlığı’na ait olduğunun metne şamil olmamak üzere İran Başkonsolosluğu tarafından tasdik olunduğu, yani tasdik işlemlerinin yabancı ülkede belgeleri düzenleyen idare yetkilisinin imzasını tasdike yönelik olmadığı, yerli istekli statüsündeki adaylar tarafından Farsça olarak düzenlenen belgelerin yabancı ülkede tercüme ettirildiği, bu durumun Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin 31’inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasına aykırı olduğu gerekçelerine dayandırılmıştır.
Davacı tarafından dosyaya sunulan, Tebriz Başkonsolosluğu’nun başka firmaya hitaben yazdığı 05.06.2015 tarih ve 7901919 sayılı yazıda, “Söz konusu sözleşmeye (Apostil Sözleşmesi) taraf olmayan yabancı ülke makamlarınca düzenlenen belgelerin Türkiye’de kullanılması veya Türkiye’de düzenlenen belgelerin anılan sözleşmeye taraf olmayan ülkelerde kullanılması söz konusu olduğundan, bu belgelerin bazı kurumlarca belirli bir silsile içinde imza mühür tasdikine tabi tutulması gerekmektedir. Bunun dışında, Türkiye Cumhuriyeti Makamlarınca veya yabancı yerel makamlarca düzenlenmiş resmi bir belgenin Dış Temsilciliğimize kayıtlı bir yeminli tercüman (Noterlik Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca, Dış Temsilciliğimiz noteri (konsolosu) huzurunda yemin etmiş ve Dış Temsilciliğimizde imza- mühür örneği bulunan) tarafından türkçeye veya başka bir yabancı dile yapılmış tercümesi Dış Temsilciliğimiz tarafından metre şamil olmamak üzere imza mühür tasdiki işlemine tabi tutulur”şeklinde ifadeler yer almaktadır. Söz konusu yazının ekinde yer alan İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Kuzeybatı Temsilciliği’nin 22.05.2015 tarih ve 9952-10197 sayılı yazısında, “… İran Dışişleri Bakanlığı ve temsilciliklerine sunulan tüm resmi belgeler önce resmi tercüme bürolarında tercüme edilerek adli merciilerde metne şamil olmamak üzere resmi tercümanın imza ve damgasını tasdik etmektedir. İran Dışişleri Bakanlığı yurt içi ve yurt dışı İran İslam Cumhuriyeti yurt dışı temsilciliklerinde tasdiki yapılan belgelerde ve çevirilerde resmi tercüman, adliye yetkililerinin imzaları ve mühürleri ile asıl belgede bulunan tüm imza ve mühürlerin tasdiki metne şamil olmamak üzere yapılmaktadır. Başka bir deyişle asıl belge üzerinde bulunanların yetkili oldukları ile imzaları ve kurum mühürleri metne şamil olmamak üzere tarafımızdan teyit olunmaktadır. Temsilciliğimize şirket tarafından sunulan resmi belgelerin tasdiki hususunda İran Dışişleri Bakanlığı temsilciliğinde ve sonra sayın Türk Başkonsolosluklarında yapılan tasdikler sonunda onaylanan resmi belgeler, Türkiye Cumhuriyeti resmi makamlar ve kurumlar nezdinde benimseneceklerdir. ” denilmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, yabancı ülkelerde düzenlenen belgelerin tasdik işlemiyle birlikte, imzanın doğruluğu, belgeyi imzalayan kişinin hangi sıfatla imzaladığı ve varsa üzerindeki mühür veya damganın aslı ile aynı olduğunun teyidinin yapıldığı, apostil şerhi taşımayan veya sözleşmeye taraf olmayan ülkelerde düzenlenen belgelerin -varsa- Türkiye Cumhuriyeti Konsolosluğu tarafından tasdik edileceği kurala bağlanmıştır.
Olayda, davacının sunduğu iş deneyim belgesini doğrudan Tebriz Başkonsolosluğu tasdik etmemekle birlikte, İran İslam Cumhuriyeti’nin kendi mevzuatı ışığında tercümesinin resmi çevirmence yapıldığı, belgede bulunan imza ve mühür yetkisinin İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığınca -içeriğe bakılmaksızın- onaylandığı, ardından T.C. Tebriz Başkonsolosluğunca mühür ve imzanın İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığına ait olduğunun metne şamil olmamak üzere tasdik olunduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda değinildiği üzere tasdik işleminin imzanın doğruluğu, belgeyi imzalayan kişinin hangi sıfatla imzaladığı ve varsa üzerindeki mühür veya damganın aslı ile aynı olduğunun teyidi amacını taşıdığı, her ne kadar Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin 31.maddesinin 3/ç bendine göre, belge doğrudan Türkiye Cumhuriyeti Konsolosluğu tarafından tasdik edilmemiş ise de, belgenin düzenlendiği İran İslam Cumhuriyeti’nin kendi mevzuatından kaynaklı olarak belgedeki mühür ve imzanın önce İran Dışişleri Bakanlığı’nca onaylanmasından sonra Tebriz Konsolosluğu tarafından damühür ve imzanın İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığına ait olduğunun tasdik edildiği görülmektedir.
Bu durumda, belgedeki imza ve mühürle ilgili sahte olduğuna dair herhangi bir kanıt bilgi veya belge bulunmadan sırf yabancı ülkedeki mevzuat gereği araya yabancı ülkenin Dışişleri Bakanlığı’nın onayı girdikten sonra Türk Konsolosluğunca tasdik işlemi gerçekleştirildiğinden bahisle davacının sunduğu iş deneyim belgesinin aykırı olduğundan bahisle değerlendirme dışı bırakılıp düzeltici işlem belirlenmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmamıştır…” şeklinde gerekçe belirtilerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
02.09.2015 tarihli ve 2015/UY.II-2387 sayılı Kurul Kararında, başvuru sahibi tarafından iş deneyimini göstermek üzere sunulan söz konusu belgelerin sunuluş şeklinin, Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin 31’inci maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında yer alan hükümlere aykırı olduğunun anlaşıldığı tespitine yer ver verilmiştir. Yukarıda yer verilen, Ankara 7. İdare Mahkemesinin 01.12.2015 tarihli ve E:2015/2640 K:2015/1772 sayılı kararı incelendiğinde ise, davacı tarafından sunulan söz konusu belgelerin, tasdik ve tercüme işlemleri bakımından Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinin 31’inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında yer alan hükümlere aykırı şekilde sunulmadığı değerlendirmelerine yer verildiği, anılan Yönetmeliğin 31’inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası kapsamında değerlendirmelere ise yer verilmediği görülmüştür.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle;
Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda Kamu İhale Kurulunun 02.09.2015 tarihli ve 2015/UY.II-2387 sayılı kararının, Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin 31’inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarına ilişkin değerlendirmelerin yer aldığı ilgili kısımlarının iptaline,
Oybirliği ile karar verildi.
|
Hamdi GÜLEÇ Başkan |
||
|
II. Başkan |
Kurul Üyesi |
Kurul Üyesi |
|
Kurul Üyesi |
Kurul Üyesi |
Kurul Üyesi |
|
Kurul Üyesi |
Kurul Üyesi |
|