|
ÖZET: Başvuran, 29.04.2022 tarihinde İstanbul Anadolu Adliyesi’nde polis tarafından yakalandığını ve kötü muameleye maruz kaldığını iddia ederek, bu duruma ilişkin bir soruşturma talep etmiştir. Başvuranın, yakalama işleminin hukuka aykırı olduğu ve hürriyetinin kısıtlandığı yönündeki iddiaları, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yapılan incelemelerle değerlendirilmiştir.
İlgili mevzuat çerçevesinde, yakalama işleminin dayanağının Adana 5. Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen bir yakalama emri olduğu, başvuranın ifadesinin alındığı ve ardından serbest bırakıldığı tespit edilmiştir. Yapılan disiplin tahkikatında ise, başvuranın kötü muamele iddialarının somut delillerle desteklenmediği ve kolluk görevlilerinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvuranın iddialarının yerinde olmadığına ve başvurunun reddine karar verilmiştir. Bu durum, devletin bireylerin maddi ve manevi varlıklarını koruma yükümlülüğünün yerine getirildiğini göstermektedir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/4164-S.23.6817
BAŞVURU NO : 2022/14598
KARAR TARİHİ : 31/03/2023
RET KARARI
EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın kolluk kuvvetlerine yönelik kanunsuz yakalama, kötü muamele ve hürriyetinin kısıtlanmasına yönelik iddiaları hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 07/10/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, 29.04.2022 tarihinde İstanbul Anadolu Adliyesi’nde bulunduğu esnada polis tarafından yakalanıp polis merkezine götürülerek bilgi verilmeden saatlerce alıkonularak psikolojik baskıya maruz bırakıldığını, yakalama emrinin daha önce karakola giderek ifade vermiş olduğu Adana – Soruşturma dosyası kapsamında olduğunun daha sonra anlaşıldığını, imzalatılan yakalama ve serbest bırakma tutanağının talebine rağmen tarafına verilmediğini, kolluk kuvvetlerince maruz bırakıldığı kötü muamelenin soruşturulmasını, sonucundan tarafına bilgi verilmesini ve yakalama ve serbest bırakma tutanağının bir suretinin tarafına iletilmesini talep ettiği 12/06/2022 tarihli başvurusu üzerine
Kurumumuzca verilen 11/08/2022 tarihli ve 2022/8437 başvuru numaralı Gönderme Kararına rağmen istediği belgelerin tarafına verilmediğini, talebinin karşılanacağı belirtilerek çağrıldığı Kartal İlçe Emniyet
Müdürlüğünde yine olumsuz tutum ve davranışlara maruz kaldığını ifadeyle, bahse konu olayın soruşturulmasını ve söz konusu belgelerin tarafına verilmesini talep etmektedir.
2. Başvuranın Nisan-Mayıs 2022 tarihlerinde Kurumumuza ilettiği söz konusu iddiaları hakkında gerekli inceleme ve araştırmanın yapılması için başvurusu 11/08/2022 tarih ve 2022/8437 başvuru sayılı Gönderme
Kararıyla Emniyet Genel Müdürlüğü’ne gönderilmiştir. Başvuranın işbu başvurusu ile iddia ve taleplerini yinelemesi üzerine, başvuranın yakalamasına ilişkin işlemlerde yürürlükte olan idari ve yasal mevzuat kapsamında hareket edilip edilmediği; kötü muamele yasağına karşı alınması gereken tedbirlere riayetle idarece etkili resmî bir soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin incelenmesi gerekmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
3. Kurumumuzun 24/10/2022 tarih ve sayılı yazısı ile Emniyet Genel Müdürlüğü’nden bilgi ve belge talebinde bulunulmuş olup, Genel Müdürlüğün tarafından gönderilen 10/11/2022 tarih ve sayılı cevabi yazısında İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünün 03/11/2022 tarihli yazısının ve eklerinin
gönderildiği bildirilmiştir. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünün 03/11/2022 tarihli yazısında özetle:
3.1. 29/04/2022 günü saat 14:45 sıralarında İstanbul Anadolu Adalet Sarayı Yakalama Büro görevlileri tarafından Anadolu Adalet Sarayı Polis Merkez Amirliği dahili numarada aranarak, Adana 5. Sulh Ceza
Hakimliğinin 24/01/2022 gün ve esas sayılı yazısı ile yakalama kararı olan bir şahsın olduğunu bildirmeleri üzerine, başvuranın Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliğinin 4. Maddesinde belirtilen şekilde yakalama bürosundan teslim alınarak muhafaza altına alınarak Anadolu Adalet Sarayı
Polis Merkezi Amirliğine getirildiği, ilgili Cumhuriyet Savcılığınca şahsın ifadesinin alınması için beklendiği, Cumhuriyet Savcılığınca ifade için çağrıldığında başvuranın Anadolu Adalet Sarayı Polis
Merkez Amirliğinden ilgili Cumhuriyet Savcılığına ifadesini vermek üzere refakat edilerek götürüldüğü, burada Adana Cumhuriyet Başsavcılığı ile SEGBİS yoluyla bağlantı sağlanarak ifadesinin alındığı, ifade sonrasında Cumhuriyet Savcılığınca derhal serbest bırakıldığı ve yakalama emrinin Cumhuriyet Savcısı
Ufuk Derinöz tarafından 16:10 sıralarında kaldırıldıktan sonra şahsın serbest kaldığı, 3.2. Her ne kadar başvuran İstanbul Anadolu Adliyesinde yakalanmasının dayanağını oluşturan Adana
– soruşturma dosyası için daha önce Polis Merkezine giderek ifade verdiğini ve yapılan mükerrer yakalamanın hukuka uygun olmadığını iddia etmekte ise de 29/04/2022 günü 14:45 sıralarında
Anadolu Adalet Sarayı Yakalama Bürosuna kendi rızası ile geldiğinde Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca hakkında verilen Yakalama kararının kalkmadığının tespit edilmesi üzerine şahsın arama kararının kaldırılmasına yönelik işlemlerini takip ve refakat etmek üzere Polis Merkezi görevlilerine teslim edildiğinin Yakalama ve Üst Arama tutanağından anlaşıldığı, 3.3. Adana 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 24/01/2022 gün ve esas sayılı yakalama emri ile aranan başvuranın Adana il sınırları dışında olması ve kendi imkanlarıyla İstanbul Anadolu Cumhuriyet
Başsavcılığına gelmiş olması nedeniyle aranma konusunun İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından infaz edilerek serbest bırakma kararının yine aynı kurum tarafından tanzim edildiği, 3.4. Başvuranın tarafına verilmediğini iddia ettiği yakalama ve serbest bırakma tutanağı ile ilgili olarak, Polis Merkezince herhangi bir yakalama ve gözaltı işlemi yapılmadığı, sadece Adana Cumhuriyet
Başsavcılığınca verilen yakalama kararının kaldırılmasına yönelik prosedürün tamamlanması amacıyla şahsa refakat edildiği, yakalama kararının Cumhuriyet Savcısı tarafından kaldırılarak savcılıktan derhal salıverildiği, Polis Merkez Amirliğince yakalama işlemi yapılmadığından serbest bırakma işleminin de yapılmadığı, bu sebeple şahsa herhangi bir evrak verilmediği, talepte bulunduğu evrakların yakalama emrini düzenleyen Adana 5. Sulh Ceza Hakimliği ve aranma konusunu infaz ederek serbest bırakılmasına karar veren İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından temin edilmesi gerektiği, 3.5. Başvuranın Kurumumuza yapmış olduğu başvuru üzerine verilen 11/08/2022 tarih ve 2022/8437 sayılı
Gönderme Kararı üzerine Kartal Kaymakamlık Makamının 02/09/2022 tarih ve sayılı Olur’ları ile Anadolu Adalet Sarayı Polis Merkezine götürülerek bilgi verilmeden saatlerce alıkonularak psikolojik baskıya maruz bırakıldığını, kolluk kuvvetlerince maruz bırakıldığı kötü muamele iddialarına istinaden disiplin tahkikatının başlatıldığı, yapılan tahkikat esnasında başvuranın iddiaları ile ilgili ifade vermek üzere Kartal İlçe Emniyet Müdürlüğüne davet edildiği, tarihinde ifadesinin alındığı, şahsın ifadesinde söz konusu kötü muamele iddiaları ile ilgili herhangi bir beyanda bulunmadığı, yakalama ve serbest bırakılma tutanağını almak istediğini beyan ettiği, ancak talepte bulunduğu evrakların yakalama
emrini düzenleyen Adana 5. Sulh Ceza Hakimliği ile aranma konusunu infaz ederek serbest bırakılmasına karar veren İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından temin edilmesi gerektiği için kendisine herhangi bir evrak verilmediği, akabinde ilgili polis memurlarının ifadelerinin alındığı, haklarında yapılan araştırma neticesinde olayda herhangi bir kusur ve kabahatleri bulunmadığından disiplin soruşturması açılmasına gerek olmadığı ve dosyanın işlemden kaldırılmasının Kartal Kaymakamlık Makamının 20/10/2022 tarihli Olur’ları ile uygun görüldüğü, 3.6. Başvuranın talebine esas belgelerin idarece temin edilemeyecek, şahsa özel evraklardan olduğu anlaşılmakla yakalama emrini düzenleyen Adana 5. Sulh Ceza Hakimliği ile aranma konusunu infaz ederek serbest bırakılmasına karar veren İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından bizzat kendisi, yasal temsilcisi, vekalet verdiği avukatı veya varsa kanuni vasisi tarafından temin edilebileceği, bu sebeple söz konusu bilgi-belgelerin idare tarafından başvuranla paylaşılmasının mümkün olmadığı, 3.7. Başvuranın Adana 5. Sulh Ceza Hakimliği ifadesi sonrası yakalama emrinin kaldırılması gerekirken, kaldırılmamasından kaynaklı yaşadığı mağduriyetin Polis Merkezi görevlilerinden kaynaklanmadığı, iddia ettiği gibi kendisi ile herhangi bir sorun teşkil edecek bir süreç yaşanmadığının ekli evraklardan anlaşıldığı, 3.8. Aranma ve yakalama konuları ile ilgili Anadolu Adalet Sarayına gelen vatandaşların aranma konularının Anadolu Adalet Sarayı Yakalama Bürosunca tespit edildiği, Cumhuriyet Savcılığı makamının aranan şahıslar ile ilgili adliye binası içerisinde şahısların adli safahatı sırasında herhangi bir adli olayın yaşanmaması için kolluk kuvvetinin refakatinin istendiği, şahısların işlemleri tamamlanana kadar kolluk görevlilerince refakat edildiği, şahıslar adli işlemleri sonrasında serbest kalmış ise doğrudan Cumhuriyet
Savcılığından serbest bırakıldığı, başvuranın 29/04/2022 günü saat 14:45 sıralarında İstanbul Anadolu
Adalet Sarayına geldiği, yakalama işlemlerinin saat 16:20 itibari ile sonlandığı, Adliye Binası içerisinde 1 saat 35 dakika kaldığı anlaşıldığından, bu sürenin Cumhuriyet Savcılığının ilgili prosedürü tamamlaması için geçen süre olduğu, 3.9. Ayrıca başvuranın, 12/06/2022 tarihli başvurusundaki iddiaları ile ilgili yürütülmekte olan disiplin tahkikatına istinaden başvuranın müşteki olarak ifadesini almakla görevli yeminli katip Polis Memurunu da benzer iddialarla şikayet etmesi nedeniyle İl Emniyet Müdürlüğü Makamının 17/10/2022 tarihli Olur’ları ile disiplin tahkikatının başlatıldığının anlaşıldığı, bildirilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 4.1. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17 nci maddesi “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. … Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz…” 4.2. Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi: “(1)
Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. (2) Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu gecikmeksizin, dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir. (3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”, 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesi “(1)
Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 6. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun;
6.1. “Yakalama ve yakalanan kişi hakkında yapılacak işlemler” başlıklı 90 ıncı maddesi “(1) Aşağıda belirtilen hâllerde, herkes tarafından geçici olarak yakalama yapılabilir: a) Kişiye suçu işlerken rastlanması. b) Suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçması olasılığının bulunması veya hemen kimliğini belirleme olanağının bulunmaması. (4) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/7 md.) Kolluk, yakalandığı sırada kaçmasını, kendisine veya başkalarına zarar vermesini önleyecek tedbirleri aldıktan sonra, yakalanan kişiye kanunî haklarını derhal bildirir. (5) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/7 md.) Birinci fıkraya göre yakalanıp kolluğa teslim edilen veya ikinci fıkra uyarınca görevlilerce yakalanan kişi ve olay hakkında
Cumhuriyet savcısına hemen bilgi verilerek, emri doğrultusunda işlem yapılır. (6) Yakalama emrine konu işlemin yerine getirilmesi nedeniyle yakalama emrinin çıkarılma amacının ortadan kalkması durumunda mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısı tarafından yakalama emrinin derhâl iadesi istenir.” 6.2. “Yakalanan kişinin mahkemeye götürülmesi” başlıklı 94 üncü maddesi (Değişik:21/2/2014 – 6526/7 md.) “(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen yakalama emri üzerine soruşturma veya kovuşturma evresinde yakalanan kişi, en geç yirmi dört saat içinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılır. (2) Yakalanan kişi, en geç yirmi dört saat içinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılamıyorsa, aynı süre içinde yakalandığı yer adliyesinde, mevcut değil ise en yakın adliyede kurulu sesli ve görüntülü iletişim sisteminin kullanılması suretiyle yetkili hâkim veya mahkeme tarafından bu kişinin sorgusu yapılır veya ifadesi alınır. (3) (Ek:8/7/2021-7331/12 md.) İfadesi alınmak amacıyla düzenlenen yakalama emri üzerine mesai saatleri dışında yakalanan ve belirlenen tarihte yargı mercii önünde hazır bulunmayı taahhüt eden kişinin serbest bırakılması, Cumhuriyet savcısı tarafından emredilebilir.…” 6.3. “Yakalama tutanağı” başlıklı 97 nci maddesi “(1) Yakalama işlemi bir tutanağa bağlanır. Bu tutanağa yakalananın, hangi suç nedeniyle, hangi koşullarda, hangi yer ve zamanda yakalandığı, yakalamayı kimlerin yaptığı, hangi kolluk mensubunca tespit edildiği, haklarının tam olarak anlatıldığı açıkça yazılır.” 6.4. “Yakalama emri ve nedenleri” başlıklı 98 inci maddesi “(1) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/10 md.) Soruşturma evresinde çağrı üzerine gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından yakalama emri düzenlenebilir. Ayrıca, tutuklama isteminin reddi kararına itiraz halinde, itiraz mercii tarafından da yakalama emri düzenlenebilir…(3)
Kovuşturma evresinde kaçak sanık hakkında yakalama emri re’sen veya Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim veya mahkeme tarafından düzenlenir. (4) Yakalama emrinde, kişinin açık eşkâli, bilindiğinde kimliği ve yüklenen suç ile yakalandığında nereye gönderileceği gösterilir.” 7. 4/7/1934 tarihli ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu’nun; 7.1. “Durdurma ve kimlik sorma” başlıklı 4/A Maddesi (Ek: 2/6/2007-5681/1 md.) “Polis, kişileri ve araçları; … c) Hakkında yakalama emri ya da zorla getirme kararı verilmiş olan kişileri tespit etmek, …
amacıyla durdurabilir. Durdurma yetkisinin kullanılabilmesi için polisin tecrübesine ve içinde bulunulan durumdan edindiği izlenime dayanan makul bir sebebin bulunması gerekir. Süreklilik arz edecek, fiilî durum ve keyfilik oluşturacak şekilde durdurma işlemi yapılamaz.” 7.2. 13 üncü maddesi (Değişik: 3/8/2002-4771/10 md.) “Polis, … B) Haklarında yetkili mercilerce verilen yakalama veya tutuklama kararı bulunanları, … eylemin veya durumun niteliğine göre; koruma altına alır, uzaklaştırır ya da yakalar ve gerekli kanuni işlemleri yapar. Yakalanması belirli bir usule bağlanmış kişilerle ilgili kanun hükümleri saklıdır. … Yakalanan kişilere, yakalama sebebi herhalde yazılı ve bunun mümkün olmaması hâlinde sözlü olarak derhal; toplu suçlarda ise en geç bu kişiler hâkim huzuruna çıkarılıncaya kadar bildirilir.”
8. 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında
Kanun’un 8.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesi “Bu Kanunun amacı, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan dolayı yargılanabilmeleri için izin vermeye yetkili mercileri belirtmek ve izlenecek usulü düzenlemektir.” 8.2. “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesi “Bu Kanun, Devletin ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürüttükleri kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevleri ifa eden memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlar hakkında uygulanır… Disiplin hükümleri saklıdır. (Ek: 2/1/2003-4778/33 md.) 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 243 ve 245 inci maddeleri ile 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 154 üncü maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında açılacak soruşturma ve kovuşturmalarda bu Kanun hükümleri uygulanmaz.
8.3. “İzin vermeye yetkili merciler” başlıklı 3 üncü maddesi “Soruşturma izni yetkisi a) İlçede görevli memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında kaymakam, … Yokluklarında ise vekilleri tarafından bizzat kullanılır.” 8.4. “Ön inceleme” başlıklı 5 inci maddesinin ilgili fıkraları “İzin vermeye yetkili merci, bu Kanun kapsamına giren bir suç işlediğini bizzat veya yukarıdaki maddede yazılı şekilde öğrendiğinde bir ön inceleme başlatır… Ön inceleme, izin vermeye yetkili merci tarafından bizzat yapılabileceği gibi, görevlendireceği bir veya birkaç denetim elemanı veya hakkında inceleme yapılanın üstü konumundaki memur ve kamu görevlilerinden biri veya birkaçı eliyle de yaptırılabilir. İnceleme yapacakların, izin vermeye yetkili merciin bulunduğu kamu kurum veya kuruluşunun içerisinden belirlenmesi esastır. İşin özelliğine göre bu merci, anılan incelemenin başka bir kamu kurum veya kuruluşunun elemanlarıyla yaptırılmasını da ilgili kuruluştan isteyebilir. Bu isteğin yerine getirilmesi, ilgili kuruluşun takdirine bağlıdır.” 8.5. “Ön inceleme yapanların yetkisi ve rapor” başlıklı 6 ncı maddesi “Ön inceleme ile görevlendirilen kişi veya kişiler, bakanlık müfettişleri ile kendilerini görevlendiren merciin bütün yetkilerini haiz olup, bu
Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununa göre işlem yapabilirler; hakkında inceleme yapılan memur veya diğer kamu görevlisinin ifadesini de almak suretiyle yetkileri dahilinde bulunan gerekli bilgi ve belgeleri toplayıp, görüşlerini içeren bir rapor düzenleyerek durumu izin vermeye yetkili mercie sunarlar. … Yetkili merci bu rapor üzerine soruşturma izni verilmesine veya verilmemesine karar verir. Bu kararlarda gerekçe gösterilmesi zorunludur.” 8.6. “Soruşturma izninin kapsamı” başlıklı 8 nci maddesi “Soruşturma izni, şikayet, ihbar veya iddia konusu olaylar ile bunlara bağlı olarak ileride soruşturma sırasında ortaya çıkabilecek konuları kapsar.
Soruşturma sırasında izin verilen olay ve konudan tamamen ayrı veya farklı bir suç olarak nitelendirilebilecek bir fiil ortaya çıktığında, yeniden izin alınması zorunludur. Suçun hukuki niteliğinin değişmesi, yeniden izin alınmasını gerektirmez.” 9. 6713 sayılı Kolluk Gözetim Komisyonu Kurulması Hakkında Kanunu’nun; 9.1. “Amaç ve kapsam” başlıklı 1 inci maddesi “Bu Kanunun amacı; kolluk şikâyet sisteminin daha etkili ve hızlı işlemesini sağlamak, saydamlığını ve güvenilirliğini geliştirmek üzere, kolluk görevlilerinin işledikleri iddia edilen suçlardan veya disiplin cezasını gerektiren eylem, tutum veya davranışlarından dolayı idarî merciler tarafından yapılan ya da yapılması gereken iş ve işlemlerin merkezî bir sistemde kayıt altına alınması ve izlenmesi amacıyla Kolluk Gözetim Komisyonunun kurulması, Komisyonun görevleri,
yetkileri ve çalışma yöntemi ile kolluk şikâyet sistemine yönelik diğer idarî tedbirlere ilişkin usul ve esasları belirlemektir.” 9.2. “Kuruluş” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrası “Bu Kanunla verilen görevleri, kendi yetki ve sorumluluğu altında bağımsız olarak yerine getirmek üzere Kolluk Gözetim Komisyonu kurulmuştur…” 9.3. “Görev ve yetkiler” başlıklı 4 üncü maddesinin ilgili maddeleri; “(1) Komisyonun görev ve yetkileri aşağıda belirtilmiştir: … b) Kolluk görevlilerinin işledikleri iddia edilen suçlardan veya disiplin cezasını gerektiren eylem, tutum veya davranışlarından dolayı gerektiğinde yetkili merciler tarafından haklarında disiplin soruşturması yapılmasını istemek. c) Kolluk şikâyet sisteminin işleyişiyle ilgili konularda teftiş ve denetim yapılması için Bakanlığa önerilerde bulunmak, bu teftiş ve denetimler sonucunda düzenlenen raporları değerlendirmek, tespit edilen eksiklikler konusunda alınması gereken idarî tedbirleri belirleyerek
Bakanlığa önermek ve bu raporlardan uygun gördüklerini kamuoyuna açıklamak… (2) Kolluk görevlilerinin disiplin cezasını gerektiren eylem, tutum veya davranışlarıyla ilgili ihbar ve şikâyetlerin
Komisyona intikal etmesi veya Komisyon tarafından resen öğrenilmesi üzerine Komisyon, Kurul
Başkanlığından söz konusu ihbar veya şikâyetlerin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde disiplin soruşturması açılmasını isteyebilir. Bu istem üzerine Kurul Başkanlığınca genel disiplin hükümlerine göre işlem yapılır.” 9.4. “Merkezi kayıt sistemi” başlıklı 7 nci maddesinin ikinci fıkrası “İhbar ve şikâyetlerin soyut ve genel nitelikte olmaması, ilgili olduğu kişi veya olayların belirtilmesi, iddiaların ciddî bulgu ve belgelere dayanması, dilekçe sahibinin adı, soyadı ve imzası ile iş veya yerleşim yeri adresinin ve Türkiye
Cumhuriyeti kimlik numarasının doğru olarak bildirilmesi zorunludur. Bu şartları taşımadığı, doğrudan veya yapılan araştırma sonucunda anlaşılan ihbar ve şikâyetlerle ilgili olarak, soruşturma izni vermeye yetkili mercilerce veya disiplin amirlerince, 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu
Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun ya da disiplin mevzuatına göre işlem yapılmaz ve bu durum ihbar veya şikâyette bulunan kişilere bildirilir. Ancak iddiaların sıhhatinin şüpheye mahal vermeyecek belgelerle ortaya konulmuş olması hâlinde adı, soyadı, imzası ile iş veya yerleşim yeri adresinin ve Türkiye
Cumhuriyeti kimlik numarasının doğruluğu şartı aranmaz; işleme konulmayan ihbar ve şikâyetlerle ilgili bilgiler de merkezî kayıt sistemine işlenir. İhbar veya şikâyette bulunan kişilerin kimlik bilgileri gizli tutulur.” 9.5. “Ön inceleme ve disiplin soruşturması işlemleri” başlıklı 8 inci maddesinin ilgili fıkraları “(1) Ön inceleme ve disiplin soruşturması işlemleri aşağıdaki usule göre yürütülür: a) Kolluk görevlilerinin suç işledikleri yönünde 7 nci maddenin ikinci fıkrasındaki şartlara uygun herhangi bir ihbar veya şikâyet alındığında ya da böyle bir durum doğrudan öğrenildiğinde, soruşturma izni vermeye yetkili mercilerce ve/veya disiplin amirlerince 4483 sayılı Kanun ve/veya kolluk görevlilerinin tâbi oldukları disiplin mevzuatı uyarınca gerekli işlemler yerine getirilir. b) Kolluk görevlilerince işlendiği iddia edilen veya doğrudan öğrenilen; öldürme, kasten yaralama, işkence, zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçları ile örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili ön incelemelerin ve/veya disiplin soruşturmalarının mülkiye müfettişleri tarafından yapılması esastır. Olayın niteliğinin gerektirdiği hâllerde, ön incelemeyi ve/veya disiplin soruşturmasını yürüten mülkiye müfettişleriyle birlikte görev yapmak üzere bağlı kuruluşların müfettişleri de görevlendirilebilir. Söz konusu suçlarla ilgili ön incelemeler ve/veya disiplin soruşturmalarının valiliklerce veya kaymakamlıklarca yapılması hâlinde, bu işlemler imkânlar ölçüsünde mülkî idare amirliği hizmetleri sınıfında bulunan görevliler tarafından yürütülür.” 10. 31/1/2018 tarihli ve 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un
10.1. “Disiplin cezasını gerektiren fiillerin ve disiplin cezalarının niteliği” başlıklı 4 üncü maddesi
“(1) Disiplinsizlik kasten veya taksirle oluşabilir.” 10.2. “Disiplin soruşturmasının adli soruşturma veya kovuşturmadan bağımsızlığı” başlıklı 5 inci maddesi “Herhangi bir fiilden dolayı ilgili hakkında yapılan adli soruşturma veya kovuşturma, aynı fiilden dolayı ayrıca disiplin soruşturması ve tahkikat yapılmasını, disiplin cezası verilmesini ve bu cezanın yerine getirilmesini engellemez.” 10.3. “Takdir hakkının kullanımı” başlıklı 6 ncı maddesi
“(1) Bu Kanun ile disiplin cezası vermeye yetkilendirilen disiplin amirleri veya kurulları, disiplin cezası uygulanması ile ilgili takdir haklarını ölçülü, adaletli ve hakkaniyetli bir şekilde kullanırlar.
(2) Takdir hakkı mutlaka gerekçeli olarak kullanılır.
(3) Takdir hakkı kullanılırken; a) Disiplinsizliğin işleniş biçimi, b) Disiplinsizliğin işlendiği zaman ve yer, c) Disiplinsizliğin hizmete olumsuz etkisinin ağırlığı, ç) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, d) Disiplinsizlik yapan personelin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı, e) Disiplinsizlik yapan personelin daha önceki disiplin durumu, f) Disiplinsizlik yapan personelin samimi ikrarı ve gösterdiği pişmanlık, gözönüne alınır.
(4) İtiraz üzerine yetkili makamlar tarafından verilen kararlar hariç olmak üzere, hiçbir idari makam tarafından, disiplin cezası ile ilgili takdir hakkının kaldırılması sonucunu doğuran bir karar verilemez veya uygulama yapılamaz.” 10.4. “Disiplin cezası verilecek fiiller” başlıklı 8 nci maddesi “(1) Uyarma cezasını gerektiren fiiller şunlardır: … e) Nezaket kurallarına aykırı tavır ve davranışlarda bulunmak. … (3) Aylıktan kesme cezasını gerektiren fiiller şunlardır: а) Üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektiren fiiller;… 6) Nöbet görevine gelmemek veya nöbet ya da nokta görevinde mevzuatla ve/veya talimatlarla belirlenen kurallara aykırı hareket etmek. … c) Onbir ila onbeş günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektiren fiiller; … 4)
Görev sırasında kişilere karşı onur kırıcı söz söylemek veya davranışta bulunmak. (5) Uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller şunlardır: a) Oniki ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller; … 2) Görev sırasında kişilere veya herhangi bir nedenle kurum binalarına gelen ya da getirilenlere hakaret etmek. b) Onaltı ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller; … 2) Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak.” 10.5. “Disiplin amirlerinin soruşturmaya ilişkin yetkileri” başlıklı 14 üncü maddesinin ilgili fıkralarında “(1) Maiyetinden birinin disiplinsizlik teşkil eden bir fiilini veya mesleğe aykırı tutum ve davranışını herhangi bir şekilde öğrenen disiplin amirleri, olayın araştırılmasının gerektiğine kanaat getirirse bizzat ya da yazılı olarak görevlendireceği soruşturmacılar vasıtasıyla disiplin soruşturması yapar. (3) Disiplin soruşturmacıları ve heyeti, kendilerini görevlendiren disiplin amiri adına disiplin soruşturmasıyla ilgili bilgi ve belgeleri toplama, ifade alma, tanık dinleme, bilirkişi görevlendirme, keşif yapma, hâkim veya savcı kararı gerektirmeyen durumlarda kriminal inceleme yaptırma da dahil olmak
üzere her türlü inceleme yapma ve ilgili makamlarla yazışma yetkisini haizdir. Müfettişlerin özel mevzuatlarından doğan yetkileri saklıdır. (5) 3/5/2016 tarihli ve 6713 sayılı Kolluk Gözetim Komisyonu
Kurulması Hakkında Kanunun disiplin soruşturması işlemleri ile ilgili hükümleri saklıdır.” 11. 01.06.2005 tarihli ve 25832 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yakalama, Gözaltına Alma ve
İfade Alma Yönetmeliğinin; 11.1. “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesi “Bu Yönetmelik yakalama, gözaltına alma, muhafaza altına alma ve ifade alma işlemleri ile adlî kolluk görevlileri ile gerektiğinde veya Cumhuriyet savcısının talebi üzerine adlî kolluk görevini ifa eden bütün kolluk birimlerini kapsar.” 11.2. “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesi
“Bu Yönetmelikte geçen; İfade alma: Şüphelinin kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından soruşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesini, …
Muhafaza altına alma: Kanunun yetki verdiği hâllerde yetkili merci önüne çıkarılması gereken kişilerin ilgili kurumlar veya kişilerce teslim alınana kadar sağlıklarına zarar vermeyecek şekilde ve zorunlu olduğu ölçüde özgürlüklerinin kısıtlanıp alıkonulmasını, …
Yakalama: Kamu güvenliğine, kamu düzenine veya kişinin vücut veya hayatına yönelik var olan bir tehlikenin giderilmesi için denetim altına alınması gereken veya suç işlediği yönünde hakkında kuvvetli iz, eser, emare ve delil bulunan kişinin gözaltına veya muhafaza altına alma işlemlerinden önce özgürlüğünün geçici olarak ve fiilen kısıtlanarak denetim altına alınmasını, ifade eder.” 11.3. “Yakalama, gözaltına alma ve muhafaza altına alma yetkisi” başlıklı 5 inci maddesi “Kolluk görevlileri; … d) Haklarında yetkili mercilerce verilen yakalama emri, yakalama ve tutuklama kararı bulunanları veya kanunla istenilen bir mükellefiyeti yerine getirmedikleri için yakalanması gerekenleri,…
yakalayabilir.” 11.4. “Yakalama işlemi” başlıklı 6 ncı maddesi “Yakalama 5 inci maddede belirtilen yetkiler çerçevesinde, hâkim kararı veya Cumhuriyet savcısının emriyle veya doğrudan kolluk kuvveti veya suçüstü hâlinde herkes tarafından yapılabilir… Kolluk kuvveti tarafından yapılan yakalama hâlinde işlem, yakalanan kişi ve uygulanan tedbirler derhâl Cumhuriyet savcısına bildirilir… Yakalama işlemi bir tutanağa bağlanır. Bu tutanağa yakalananın, hangi suç nedeniyle, hangi koşullarda, hangi yer ve zamanda yakalandığı, yakalamayı kimlerin yaptığı, hangi kolluk mensubunca tespit edildiği, haklarının tam olarak anlatıldığı açıkça yazılır, bu tutanağın bir sureti yakalanan kişiye verilir. …”
Şeklinde düzenlenmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
12. İlgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Açısından Değerlendirme 13. Başvuran (1) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verildiği üzere, 29.04.2022 tarihinde İstanbul
Anadolu Adliyesi’nde bulunduğu esnada polis tarafından yapılan yakalama işlemi ile akabinde gerçeğe aykırı beyanla çağrıldığını iddia ettiği Kartal İlçe Emniyet Müdürlüğünde maruz kaldığı olumsuz tutum ve davranışlardan şikâyetle; kolluk kuvvetlerinin kötü muamele, kanunsuz yakalama ve hürriyetin
kısıtlanmasına yönelik eylem, işlem, tutum ve davranışlarının soruşturulmasını ve hakkındaki yakalama ve serbest bırakma kararlarının örneklerinin tarafına verilmesini talep etmektedir.
14. Anayasa’nın 17. maddesinde herkesin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı güvence altına alınmış, böylece insan onurunun korunması amaçlanmıştır. Aynı Kanun maddesinin üçüncü fıkrasında ise kimseye işkence ve eziyet yapılamayacağı, kimsenin insan haysiyetiyle bağdaşmayan ceza veya muameleye tabi tutulamayacağı hüküm altına alınmıştır.
15. Devletin bireyin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına saygı gösterme yükümlülüğü, öncelikle kamu otoritelerinin bu hakka müdahale etmemelerini yani anılan maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen şekillerde kişilerin fiziksel ve ruhsal zarar görmelerine neden olmamasını gerektirir.
Bu, devletin bireyin vücut ve ruh bütünlüğüne saygı gösterme yükümlülüğünden kaynaklanan negatif ödevidir (AYM; Cezmi Demir ve diğerleri, B. No: 2013/293, 17/7/2014, § 81).
16. Anayasa’nın 17. maddesinde düzenlenen hak kapsamında ayrıca devletin -pozitif bir yükümlülük olarak- yetki alanında bulunan tüm bireylerin maddi ve manevi varlığını koruma hakkını gerek kamusal makamların ve diğer bireylerin gerekse kişinin kendisinin eylemlerinden kaynaklanabilecek risklere karşı koruma yükümlülüğü bulunmaktadır. Devlet; bireyin maddi ve manevi varlığını her türlü tehlikeden, tehditten ve şiddetten korumakla yükümlüdür (AYM; Serpil Kerimoğlu ve diğerleri, B. No: 2012/752, 17/9/2013, § 51).
17. Anılan koruma yükümlülüğü devlete, söz konusu kişilerin işkence ve eziyete ya da insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir ceza veya muameleye maruz bırakılmalarını engelleyecek tedbirler alma ödevini yüklemektedir. Anılan yükümlülük işkence ve kötü muamele yasağının maddi boyutunun bir unsurunu, devletin kişilerin fiziksel ve ruhsal bütünlüklerini idari ve yasal mevzuat aracılığıyla koruma hususundaki pozitif yükümlülüğünü oluşturmaktadır. (AYM; Cezmi Demir ve diğerleri, § 82). Bir diğer ifadeyle, devlet yetkililerin bildikleri ya da bilmeleri gereken bir kötü muamele tehlikesinin gerçekleşmesini engellemek için makul tedbirleri almakla yükümlüdür.
18. Devletin kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkı kapsamındaki pozitif yükümlülüğünün usul boyutu da bulunmaktadır. Bu usul yükümlülüğü çerçevesinde devlet, doğal olmayan her türlü fiziksel ve ruhsal saldırı olayının sorumlularının belirlenmesini ve gerekiyorsa cezalandırılmasını sağlayabilecek etkili resmî bir soruşturma yürütmek durumundadır. Bu tarz bir soruşturmanın temel amacı, söz konusu saldırıları önleyen hukukun etkin bir şekilde uygulanmasını güvenceye almak ve kamu görevlilerinin ya da kurumlarının karıştığı olaylarda bunların sorumlulukları altında meydana gelen olaylar için hesap vermelerini sağlamaktır (AYM; Cezmi Demir ve diğerleri, § 110).
19. Somut dosyada, başvuran İstanbul Anadolu Adliyesinde İzmir Vergi Dairesine dava açtığı sırada yanına gelen Polis Memurlarının hakkında yakalama emri olduğunu bildirerek kendisini yakalama bürosuna götürdüklerini, kanun kaçağıymış gibi gözaltına aldıklarını, kronik rahatsızlıkları olduğunu söylediği halde hiç umursamadıklarını, muhafaza odasında durmazsa kendisini nezarete atmakla tehdit ettiklerini, uzun süre kötü muameleye tabi tutulup hürriyetinin kısıtlandığını, SEGBİSte ifadesi alınırken de yasal haklarının ihlal edildiğini, muhtemelen kolluk kuvvetlerinden kaynaklandığını düşündüğü kanunsuz yakalama (usulü ve hukuka aykırı) uygulama nedeniyle maddi ve manevi mağdur edildiğini iddia etmiştir.
20. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ilgili maddelerinde, soruşturma evresinde çağrı üzerine gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında, sulh ceza hâkimi tarafından yakalama emri düzenlenebileceği, yakalama emri üzerine yakalanan kişinin, en geç yirmi dört saat içinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılacağı, çıkarılamıyorsa, aynı süre içinde adliyede kurulu sesli ve görüntülü
iletişim sistem kullanılarak kişinin sorgusunun yapılacağı veya ifadesinin alınacağı belirtilmiştir. Kanunun
97 nci maddesi uyarınca, yakalama işlemi bir tutanağa bağlanmalı, bu tutanağa yakalananın, hangi suç
nedeniyle, hangi koşullarda, hangi yer ve zamanda yakalandığı gibi bilgilerin yanı sıra haklarının tam olarak anlatıldığı açıkça yazılır. Kanunun 90 ıncı maddesinde ise yakalama emrine konu işlemin yerine getirilmesi nedeniyle yakalama emrinin çıkarılma amacının ortadan kalkması durumunda mahkeme, hâkim veya
Cumhuriyet savcısı tarafından yakalama emrinin derhâl iadesinin isteneceği hüküm altına alınmıştır.
21. Yakalama emrini yerine getirmekle görevli Polis Memurlarına yönelik düzenlemeler ise 2559 sayılı
Polis Vazife ve Salâhiyet Kanununda (PVSK) ve Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma
Yönetmeliğinde düzenlenmiştir. Anılan mevzuat uyarınca, Polis haklarında yetkili mercilerce verilen yakalama veya tutuklama kararı bulunanları, eylemin veya durumun niteliğine göre; koruma altına alır, uzaklaştırır ya da yakalar ve gerekli kanuni işlemleri yapar. Yakalanan kişilere, yakalama sebebi her şekilde yazılı olarak bildirilir. Ancak bunun hemen mümkün olmaması hâlinde bu bildirim sözlü olarak derhal yapılmak zorundadır.
22. Kolluk kuvvetlerine yönelik şikayetler ise 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin
Yargılanması Hakkında Kanun’un, 6713 sayılı Kolluk Gözetim Komisyonu Kurulması Hakkında Kanunun, Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair
Kanun’un ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun ilgili maddeleri kapsamında yapılmaktadır. Söz konusu mevzuat maddelerine kararın “İlgili Mevzuat” kısmında ayrıntılı olarak yer verilmiştir.
23. Somut dosyada idareden temin edilen bilgi ve belgelerden; 23.1. Kurumumuzca idareye iletilen 01/08/2022 tarihli Gönderme Kararı üzerine Kartal İlçe Emniyet
Müdürlüğü’nün 02/09/2022 tarihli Olur yazısıyla “iddialara konu personelin tespiti ile haklarında, disiplin mevzuatı hükümlerince araştırma, gerekiyorsa soruşturma yapılması ve tahkikat dosyasının 19/10/2022 tarihine kadar tamamlanması” için yapılan görevlendirmenin aynı tarihte Kartal Kaymakamı tarafından uygun görüldüğü anlaşılmıştır.
23.2. 02/09/2022 tarihli Olur uyarınca, başvuranın şikayetleri üzerine idare tarafından “Tehdit, Kötü
Muamele, Kanunsuz Yakalama, Hürriyetin Kısıtlanması” konularında Disiplin Araştırması Raporu hazırlandığı, rapor kapsamında şikayetçi başvuran ile yakalama emrini yerine getiren Polis Memurları . .
ile . .’nin ifadelerinin alındığı görülmüştür. Raporun İnceleme ve Tahlil Kısmında özetle “… alınan ifadeler ve mevcut deliller doğrultusunda, 19/04/2022 günü saat 14:31 sıralarında meydana gelen olayla ilgili olarak, isimli şahıs hakkında Adana 5. Sulh Ceza Mahkemesince Yakalama Emri çıkartıldığı, Anadolu Adalet Sarayı Muhabere Ön Bürosunda çalışan görevliler tarafından Polis
Merkezinin aranarak yakalaması olan bir şahsın olduğunun bildirildiği, görevli Polis Memuru . ve Polis
Memuru . .’nin birlikte Muharebe Ön Büroya intikal ettiği, ’ya hakkında Adana 5.
Sulh Ceza Mahkemesince yakalama emri çıkartıldığı ve yasal hakları konusunda bilgilendirme yapıldığı, yapılan işlemlerin de tutanağa bağlandığı, isimli şahsın da yakalama tutanağında imzasının bulunduğu, şahsın evrak işlemlerinin tamamlanana kadar muhafaza odasına alındığı, bir süre sonra SEGBİS odasında ifade verdiği, yakalama kaldırma evrakının şahsa verildiği ve serbest bırakıldığı anlaşılmıştır. Söz konusu olayla ilgili olarak Polis Memuru . ve Polis Memuru . . hakkında isnat edilen tehdit, kötü muamele, hürriyetin kısıtlanması, kanunsuz yakalama suçlarının iddiada kaldığı, suçlamalar ile ilgili olarak somut bir delilin bulunmadığı alınan ifade ve evraklardan anlaşılmış, görevlilerin herhangi bir kusur ve kabahatlerinin olmadığı ve 2559 PVSK na göre görevini yerine getirdikleri tespiti ile Disiplin
Suçu Oluşmadığı kanaatine varılmıştır.” ifadelerine yer verilmiştir. Raporun “Netice ve Kanaat” bölümünde ise “Yukarıda belirtilen değerlendirmeler doğrultusunda; hakkında suç isnat edilen personelin
7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine
Dair Kanun ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125 inci maddesi kapsamında disiplin soruşturmasına konu olabilecek herhangi bir olumsuz duruma rastlanmadığından Disiplin Soruşturması
Açılmasına Gerek Olmadığı ve Dosyanın İşlemden Kaldırılması” makama önerilmiştir.
23.3. Araştırma Raporu ekinde yer alan “Yakalama ve Üst Arama Tutanağının” başvuranın hangi nedenle, hangi koşullarda, hangi yer ve zamanda yakalandığı gibi bilgilerin yanı sıra haklarını içerecek şekilde mevzuata uygun olarak hazırlandığı ve başvuranın da imzasını içerdiği Kurumumuzca tespit edilmiştir.
23.4. İdareden gönderilen belgeler arasında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Yakalama
Bürosunun 29/04/2022 tarihli ve sayılı Yakalama No’lu yazısına yer verildiği, Anadolu Adalet
Sarayı Polis Merkezi Amirliğine yazılan yazıda “Adana 5. Sulh Ceza Hakimliği’nin 24/01/2022 gün ve esas sayılı yakalama emri ile aranan . . Kızı, 29/12/1960 doğumlu yakalama emri Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 29/04/2022 gün ve esas sayılı müzekkeresi ile KALDIRILDIĞI bildirildiğinden, arama kayıtlarının kapatılarak yakalama emrinin bila infaz
Cumhuriyet Başsavcılığımıza iadesi rica olunur.” denmek suretiyle yakalama emrinin Cumhuriyet Savcısı tarafından kaldırıldığı görülmüştür.
23.5. Hazırlanan Araştırma Raporu doğrultusunda haklarında disiplin soruşturması açılmasına gerek olmadığı değerlendirilen Polis Memurlarının tahkikat dosyasının işlemden kaldırılmasına Kaymakamlık
Makamının 20/10/2022 tarihli Olur’u ile karar verilmiştir.
23.6. Bahse konu Disiplin Araştırma Raporuna ek Katip Tensip ve Yemin Zaptı Tutanağının incelenmesinde, tahkikatta Kartal İlçe Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Büro Amirliğinde görevli Polis
Memuru . . .’nin 06/09/2022 tarihli ve Tahkikat sayılı tahkikatta yeminli zabıt katibi olarak tensip edildiği tespit edilmiştir.
23.7. Başvuran bilahare Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Şube Müdürlüğüne yaptığı 09/10/2022 tarihli ve sayılı posta ihbarında “Kartal İlçe Emniyet Müdürlüğünde görevli (üst paragrafta bahsi geçen)
Polis Memuru . . .’nin (29/04/2022 tarihinde maruz kaldığı hukuksuz yakalama kararı için) yalan beyanla kendisini Kuruma çağırıp yetkisiz görevsiz ifade aldığını, söz verdiği evraklarını teslim etmemesi sebebiyle adıgeçenden şikayetçi olduğunu, ifadeleri hukuka aykırı elde edildiği için hükümsüz olduğunu, daha evvel yaşadığı hukuksuz yakalama olayının benzerini tekrar yaşamamak için ifadesini okumadan imzaladığını, ifadelerin hangi amaçla alındığının meçhul olduğunu, Kamu Denetçiliği Kurumuna yaptığı müracaat çerçevesinde kendisini aradığının yalan olduğunun ortaya çıktığını, zira Kamu Denetçiliği
Kurumuna dün telefon açarak polis memurunun iddiasının yalan olduğunun sübut bulduğunu, hukuksuz yakalama ile ilgili olarak Ağır Ceza Mahkemesinde dava açacağını, Polis Memuru . . . hakkında soruşturma açılmasını ve cezalandırılmasını talep ettiğini, anladığı kadarıyla polis memurunun kendisini kasıtlı olarak bu yalanı kuruma çektiğini, asıl amacının kendisine belge vermek değil bilakis meslektaşı olan polisleri korumak ve kendince resen açılmış olan soruşturmalara gerçekdışı beyanda bulunmak olduğunu, olay günü görev yapan Polis Memurlarından da şikayetçi olduğunu” belirtmiştir. Başvuranın işbu ihbarı üzerine, Polis Memuru . . . hakkında İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünce verilen 17/10/2022 tarihli ve , sayılı Tahkikat Onayı ile disiplin yönünden araştırma gerekirse soruşturma yapılması, ayrıca adli yönden herhangi bir suç tespit edilmesi halinde ilgili Cumhuriyet
Başsavcılığına bildirilmesi amacıyla gerekli görevlendirme yapılmıştır.
23.8. Başvuranın 09/10/2022 tarihli ve sayılı posta ihbarında yer alan ifadelerinden, polis Memuru
. . .’nin Kurumumuzca verilen Gönderme Kararı üzerine idarece yürütülen disiplin araştırması kapsamında Kartal İlçe Müdürlüğü’ne ifade vermesi için yapılan çağrının sebebine inanmadığı, 29/04/2022 tarihli yakalamasında talep ettiği evrakı almak amacıyla gittiği idarece tarafına söz konusu evrakın da
verilememesi sebebiyle tahkikatta görevli olduğu Kurumumuzca incelenen belgelerle sabit olan Polis
Memuru . . .’yi görevsiz, yetkisiz ve hukuka aykırı şekilde ifade almakla suç isnadında bulunduğu, ancak belgelerle sabit olduğu üzere başvuranın iddia ve isnatlarının yerinde olmadığı tespit edilmiştir.
24. İdareden temin edilen bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda, 29/04/2022 günü İstanbul
Anadolu Adalet Sarayında bulunan başvuran hakkında Yakalama Büro görevlileri tarafından Adana 5. Sulh
Ceza Hakimliğinin 24/01/2022 gün ve esas sayılı yazısı ile yakalama kararı olduğunun UYAP üzerinden anlaşılması üzerine Anadolu Adalet Sarayı Polis Merkez Amirliğinden çağrılan Polis
Memurlarının ilgili mevzuata uygun olarak başvuranı yakalama bürosundan teslim alarak Anadolu Adalet
Sarayı Polis Merkezi Amirliğine getirdiği ve muhafaza odasına aldığı, ilgili Cumhuriyet Savcılığınca ifadesi için çağrıldığında başvuranın Anadolu Adalet Sarayı Polis Merkez Amirliğinden ilgili Cumhuriyet
Savcılığına refakat edilerek götürüldüğü, burada Adana Cumhuriyet Başsavcılığı ile SEGBİS yoluyla bağlantı sağlanarak başvuranın ifadesinin alındığı, ifadesi alınırken yasal haklarının bildirildiğinin tutanakla sabit olduğu, yakalama kaldırma evrakının bir suretinin başvurana verildiği, ifade sonrasında
Cumhuriyet Savcılığınca yakalama emri kaldırılan başvuranın derhal serbest bırakıldığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda, her ne kadar başvuran yakalamasının kolluğun hukuka aykırı ve keyfi bir işlemi olduğunu iddia etmekte ise de yakalamanın dayanağını Adana Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyası olduğu, yine başvuran anılan dosya kapsamında daha önce ifade vermiş olduğunu belirtmekte ise de yargı yetkisi kapsamında kalan yakalama kararının incelenmesinin Kurumumuz görev ve yetkisinde olmadığı, başvuranın yakalama ve serbest bırakılmasına ilişkin adli makamlarca verilen karara karşı üst kanun yoluna başvurulması gerektiği, sonuç olarak başvuranın yakalaması ve serbest bırakılmasına dair şikayete konu kolluk işlemlerinin başvuran hakkındaki Cumhuriyet Savcılığının ilgili prosedürü tamamlaması için yapılan usuli rutin işlemler olduğu ve söz konusu işlemlerin mevzuatına uygun olarak yerine getirildiğinin dosyasından tespit edilebildiği, başvuranın Adalet Sarayında yaklaşık 1 saat 35 dakika geçirdiği de dikkate alındığında bunun adli prosedürlerin tamamlanması için makul süre olarak kabul edilmesi gerektiği, idarece hukuka aykırı şekilde hürriyetin kısıtlanmasından söz edilemeyeceği değerlendirilmiştir.
24.1. Başvuranın şikayeti üzerine idarece yürütülen 06/09/2022 tarihli ve sayılı tahkikat dosyasında yeminli zabıt katibi olarak görev yapan Polis Memuru . . .’nin ilgili mevzuat kapsamında tahkikatta yer aldığı anlaşılmakla, hukuka aykırı şekilde ifade aldığı yönündeki suç isnadının yerinde olmadığı görülmüştür.
24.2. Öte yandan, başvuranın talebine konu yakalama kararı ile serbest bırakma kararlarının başvuran ya da yasal temsilcisi tarafından ilgili adli mercilerden (Adana 5. Sulh Ceza Hâkimliğinden ve İstanbul
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından) temin edilmesi gerektiği, kendi görev alanında bulunmayan söz konusu belgelerin verilmemesine sebebiyle idareye herhangi bir kusur atfedilemeyeceği tespit edilmiştir.
24.3. Başvuranın şikâyete konu ettiği yakalama emrini yerine getiren Polis Memurlarından gördüğü kötü muamele iddiaları hakkında ise idareden temin edilen bilgi-belgelerin incelenmesinden şikâyet konuları hakkında yürütülen disiplin tahkikatının mevzuata uygun olarak yapıldığının tespit edilebildiği, başvuran tarafından iddialarını destekleyecek nitelikte somut, Kurumumuzca incelemeye konu edilebilecek herhangi bir bilgi-belgenin de dosyasına sunulmadığı dikkate alındığında, kötü muamele yasağına karşı alınması gereken tedbirlere riayetle idarece etkili resmî bir soruşturma yürütüldüğü, böylece Devletin kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkı kapsamındaki pozitif yükümlülüğünün usul boyutunun da idarece yerine getirildiği değerlendirilmiştir.
25. Başvuru dosyasının, ilgili mevzuat, konu hakkındaki mahkeme kararları, idareden temin edilen bilgi-belgeler kapsamında incelenmesi neticesinde, başvuranın kolluk kuvvetlerine yönelik kanunsuz
yakalama, kötü muamele ve hürriyetinin kısıtlanmasına yönelik iddialarının yerinde olmadığı ve reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 26. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazıları incelendiğinde, “dürüstlük”, “nezaket”, “şeffaflık” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettiği, ancak idare tarafından başvuranın dilekçelerine yanıt verildiğine ilişkin herhangi bir belge sunulmadığından, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkesine uygun hareket edilmediği değerlendirilmiş olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uygun hareket etmesi beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
27. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup görevli ve yetkili mahkemede dava yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın Başvurana ve Emniyet Genel Müdürlüğü’ne tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi