ÖZET: Başvuru, Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesinde meydana gelen yangın sonucu fıstık arazilerinin zarar görmesi üzerine yapılmıştır. Başvuran, 02/08/2020 ve 03/08/2020 tarihlerinde çıkan yangın nedeniyle arazilerinin kullanılamaz hale geldiğini, bu durumun geçim kaynağını olumsuz etkilediğini belirtmiş ve 2090 sayılı Tabii Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkında Kanun kapsamında zararının tespit edilmesi ve giderilmesi için Halfeti Kaymakamlığı ve İlçe Tarım Müdürlüğü’ne başvuruda bulunmuştur. Ancak, talebi reddedilmiştir.

İlgili idare, başvuranın zararının karşılanmaması kararını, 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu gereğince, yangın afetinin 2020 yılında teminat altında olduğunu ve başvuranın tarım sigortası yaptırmadığını belirterek savunmuştur. Hasar tespit komisyonları tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda, zarar gören çiftçilerin devlet destekli tarım sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu vurgulanmıştır.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun reddine karar vermiştir. Başvuran, gerekçeli ret kararının tebliğinden itibaren yargı yoluna başvurma hakkına sahiptir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/12442-S.21.19975

BAŞVURU NO : 2021/8645

KARAR TARİHİ : 27/08/2021

RET KARARI

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : ŞANLIURFA İL TARIM VE ORMAN MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : 2090 sayılı Tabii Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere yapılacak yardımlar Hakkında Kanun gereği zararın tespiti ve giderilmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 24/04/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Kurumumuza başvuruda bulunan (TC Kimlik No: başvurusunda

özetle; Şanlıurfa’nın ilçesinde fıstık arazilerinin 02/08/2020 ve 03/08/2020 tarihinde çıkan yangın sonucunda ekiplerin çok geç müdahalesi sonucu tamamen kullanılamaz hale geldiğini, geçimini bu arazilerden sağlamakta olduğunu, bu sene fıstık mahsulünü yangın olduğu için alamadığını, 2090 Sayılı

Tabii Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkında Kanun gereği zararının tespiti ve giderilmesi için Halfeti Kaymakamlığına ve İlçe Tarım Müdürlüğüne başvuruda bulunduğunu ancak talebinin reddedildiğini iddia etmektedir. Başvuran, zararının giderilmesinin reddi yönünde verilmiş olan kararın kaldırılması veya ilgili kurumlar tarafından zararının giderilmesi talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.

II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kurumumuzun 29/04/2021 tarih ve sayılı bilgi ve belge talebi konulu yazısına istinaden

Şanlıurfa Valiliği tarafından Kurumumuza gönderilen 16/07/2021 tarih ve 16609 sayılı cevabi yazıda özetle;

2.1) Tarım Reform Genel Müdürlüğünden Gelen Görüş Yazısında; 5363 Sayılı Tarım Sigortaları Kanunu

İle meyve ağaçlarının kendileri ve ürünleri İçin yangın Afeti, 2020 yılında teminat kapsamında olup, 5363

Sayılı Tarım Sigortaları Kanun’un 17 Nci Maddesi İle 2090 Sayılı “Tabii Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere

Yapılacak Yardımlar Hakkında Kanun” Kapsamında ayrıca yardım yapılamamakta olduğu,

/

2.2) Halfeti İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden gelen cevabi yazıda; 2090 sayılı Tabii Afetlerden Zarar

Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkında Kanun çerçevesinde iş ve işlemlerin yürütüldüğü,

2.3) Bu kapsamda İlçeleri Çekem mahallesinde meydana gelen yangından etkilenen çiftçilerin arazilerinde

hasar tespit çalışmaları yapılmış, komisyon kararları alınmış ve alınan komisyon kararlarının sonuçlarının hasardan etkilenen çiftçilere bildirildiği,

2.4) ve tarihli İl Hasar Tespit Komisyonu Kararı’na göre, mahallesinde meydana

gelen zararın Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Acil Afet Giderleri tertibinde bulunan ödenekten talep edilmemesine karar verildiği, komisyon kararına göre çiftçilerin tabii afetlere karşı, devlet destekli olan Tarım Sigortalarını (TARSİM) yaptırmalarının gerekli olduğu,

3) Kurumumuzun 29/04/2021 tarih ve sayılı bilgi ve belge talebi konulu yazısına istinaden

Halfeti Kaymakamlığı Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü tarafından Kurumumuza gönderilen 07/06/2021 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle;

3.1) 2090 sayılı Tabii Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkında Kanun

çerçevesinde iş ve işlemlerin yürütüldüğü,

3.2) Bu kapsamda Çekem mahallesinde meydana gelen yangından çiftçilerin arazilerinde hasar tespit

çalışmaları yapılmış, komisyon kararları alınmış ve alınan komisyon kararlarının sonuçları hasardan etkilenen çiftçilere bildirildiği,

3.3) Söz konusu zararın Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Acil Afet Giderleri tertibinde bulunan

ödenekten talep edilmemesine karar verildiği, komisyon kararına göre çiftçilerin tabii afetlere karşı devlet destekli olan tarım sigortaları yaptırmalarının gerekli olduğu,

Belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4) 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın; “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı”

başlıklı 74’üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,

5) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin

birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

6) 2090 sayılı Tabii Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkında Kanun’un;

6.1) “Yardımlar” başlıklı 2’ nci maddesinde; “Bu Kanuna göre yapılacak Devlet yardımları; kredi açma,

karşılıksız mal veya para verme veya teknik yardım yapma, yapılacak veya onarılacak tesislerin maliyetlerine katılma şekillerinden biri ile olur. Yardımlarda küçük işletmelerle aile işletmelerine öncelik tanınır. Afet dolayısıyla çalışma ve üretim imkanları önemli ölçüde bozulmaktan maksat, çiftçinin; A)

Ürünlerinin canlı – cansız üretim araçlarının ve tesislerinin değer itibariyle en az %40 oranında zarar görmesi, bu zararı diğer tarımsal veya başka gelirleriyle karşılayacak gücü bulunmaması ve kredi veren banka, kooperatif ve benzeri kuruluşlardan bu zararı karşılayacak borç alma imkanı olmaması; B)

Ürünlerinin, canlı – cansız üretim araçlarının veya tesislerinin % 40’dan az zarar görmesi halinde, kredi alma imkanı olmaması, başka geliri bulunmaması, dolayısıyla tarımsal faaliyetlerini devam ettiremeyecek ve geçimini sağlayamayacak duruma düşmesi, Halleridir. Karşılıksız yardım, ancak yukarda, belirtilen koşullarda ve geri ödeme gücü olmadığı saptanan, çiftçilere yapılabilir. Tesis maliyetine katılma, sadece çiftçilerin birlikte kullandıkları ve yararlandıkları araçlar ve tesisler için ve gereğine göre yapılabilir.

Tesisin onarılması veya yenisinin sağlanmasına katılma, proje tutarının % 70’ini geçemez. Bu esaslara göre ve bölgeler itibariyle, çiftçilere hangi afetler için, ne gibi ürünleri, canlı – cansız üretim araçları ve tesisleri için hangi şartlarda ve ne şekilde yardım yapılacağı yönetmelikte açık ve seçik bir şekilde belirtilir.

Zarar ve ziyanların Devletçe herhangi bir suretle karşılanmış olanlara veya tarımsal sigortadan yararlanma imkanı bulunanlara bu kanun gereğince ayrıca yardım yapılmaz.”

6.2) “Hasar tespit komisyonları” başlıklı 3’ üncü maddesinde; “Afetlerden zarar gören çiftçilerin zarar

ve ziyanlarının mahiyetini, oranlarını ve tutarlarını tespit etmek, çiftçinin ödeme gücüne göre karşılama şekillerini belirtmek amacıyla her il ve ilçede hasar tespit komisyonları kurulur.”,

7) 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanununun; “Havuz tarafından teminat altına alınacak riskler”

başlıklı 12 nci maddesinde; “Kapsama alınacak bitkiler, bitkisel ürünler ve seralar, tarımsal yapılar, tarım alet ve makineleri ile çiftlik hayvanları için kuraklık, dolu, don, sel, taban suyu baskını, fırtına, hortum, deprem, heyelan, yangın, kaza ve zararlılar ile hayvan hastalıklarının neden olacağı zararlar ve/veya tarım sektörü bakımından önemli görülecek diğer risklere ilişkin teminatlar Kurulun teklifi üzerine

Cumhurbaşkanınca belirlenir.”

8) 27/08/2006 tarih ve 26272 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Tabii Afetlerden

Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkında Yönetmelik’in; “Yardımın Şartları” başlıklı 5’ inci maddesinde; “Bu Yönetmelikte yer alan yardımlardan, 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu kapsamında uygulama yılında yer alan riskler için tarım sigortası yaptırmamış üreticiler yararlanamaz.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte

değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

10) Başvuran 1 no’lu paragrafta açıklandığı üzere, Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesinde fıstık arazilerinin

02/08/2020 ve 03/08/2020 tarihinde çıkan yangın sonucunda ekiplerin çok geç müdahalesi sonucu tamamen kullanılamaz hale geldiğini, geçimini bu arazilerden sağlamakta olduğunu, bu sene fıstık mahsulünü yangın olduğu için alamadığını, 2090 sayılı Tabii Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar

Hakkında Kanun gereği zararının tespiti ve giderilmesi için Halfeti Kaymakamlığına ve İlçe Tarım

Müdürlüğüne başvuruda bulunduğunu ancak talebinin reddedildiğini iddia etmektedir. Başvuran, zararının

giderilmesinin reddi yönünde verilmiş olan kararın kaldırılması veya ilgili kurumlar tarafından zararının giderilmesi talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.

11) İlgili mevzuat hükümlerine bakıldığında; 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanununun ilgili hükümleri

gereğince her yıl kapsama alınacak ürünler, bölgeler ve risklerin Cumhurbaşkanınca belirlendiği, Tarım

Reform Genel Müdürlüğünden gelen görüş yazısında da belirtildiği üzere 5363 sayılı Kanun ile meyve ağaçlarının kendileri ve ürünleri için yangın afetinin, 2020 yılında teminat kapsamına alındığı anlaşılmıştır.

Nitekim başvuranın zararının karşılanması talebinin çiftçilerin tabii afetlere karşı devlet destekli olan tarım sigortaları yaptırmalarının gerekli olduğu gerekçesiyle reddedildiği görülmektedir.

12) Tarım sektörü, dünya nüfusu açısından taşıdığı kritik önemin yanı sıra ekonomik, sosyal, siyasal,

teknolojik ve kişisel risklerden yüksek düzeyde etkilenen, son derece hassas bir faaliyet sahası olarak kendine özgü bir yapıya sahip olması dolayısıyla, tarımın insanlığın beslenmesindeki fonksiyonunu etkili bir şekilde yerine getirmesi tarımsal üretimi tehdit eden risklerin yönetimiyle doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle, gelişmiş ülkeler, uyguladıkları çeşitli korumacılık politikaları, risk yönetim programları ve bu programlar içerisinde önemli bir yer alan; tarım sigortaları uygulamaları ile risk paylaşımını ve transferlerini gerçekleştirmektedirler. Ülkemizde de tarım sektörünü tehdit eden risklerin teminat altına alınabilmesi amacıyla bir sigorta mekanizmasının devreye sokulması düşünülmüş ve bu amaçla 5363 Sayılı

Tarım Sigortaları Kanunu yürürlüğe girmiştir.

13) Tarımsal üretim, sigorta konusu olabilen diğer mal ve hizmetlere nazaran doğal afetlere ve iklimsel

risklere son derece yoğun şekilde maruz kalmaktadır. Tarımsal üretimin sürdürülmesini etkileyen nedenlerin başında çiftçilerin doğal afetler yüzünden yaşadıkları gelir kayıpları yer aldığı için zarar gören üreticiler sigorta sistemi ile desteklenerek risklerin transferi hedeflenmiştir. Bu amaçla Tarım Sigortaları

Havuzu kurulmuş ve bu sistem ile riskin sadece üretici üstünde kalması engellenerek devlet katkısı da öngörülmüştür. Bununla birlikte sisteme kayıt zorunlu tutulmayarak riski en iyi değerlendirecek kişi olan üreticinin isteğine bırakılmıştır. Ancak 5363 sayılı Kanun kapsamında, uygulama yılında yer alan riskler için tarım sigortası yaptırmayan üreticilerin 2090 sayılı Tabii Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak

Yardımlar Hakkında Kanundan yararlanamayacakları da açıkça hükme bağlanmıştır.

14) Yapılan açıklamalar neticesinde üreticiyi desteklemek ve öngörülen risklerden korumak amacı ile

sigorta havuzu oluşturulduğu, sigorta kapsamında devlet desteğinin sağlandığı, her yıl kapsama alınacak ürünler, bölgeler ve risklerin Cumhurbaşkanınca belirlendiği, Tarım Reform Genel Müdürlüğünden gelen görüş yazısında da belirtildiği üzere 5363 sayılı Kanun ile meyve ağaçlarının kendileri ve ürünleri için yangın afetinin, 2020 yılında teminat kapsamına alındığı, ve 15/12020 tarihli İl Hasar Tespit

Komisyonu Kararı’na göre, Mahallesinde meydana gelen zararın Cumhurbaşkanlığı İdari İşler

Başkanlığı Acil Afet Giderleri tertibinde bulunan ödenekten talep edilmemesine karar verildiği, komisyon kararına göre çiftçilerin tabii afetlere karşı, devlet destekli olan Tarım Sigortalarını (TARSİM)

yaptırmalarının gerekli olduğu, başvuranın ise her ne kadar çiftçi kayıt sistemine kaydı bulunsa da sigortasının bulunmadığı anlaşılmış olup, 5363 sayılı Kanun’un 17 nci maddesi gereği zararının idare tarafından karşılanmamasında hukuka ve hakkaniyete aykırılık görülmemiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

15) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, İdareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak

Kurumumuza gönderildiği anlaşılmıştır.

/

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

16) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci

fıkrası uyarınca gerekçeli ret kararının başvurana tebliğinden itibaren varsa dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Şanlıurfa İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE,

Kararın BAŞVURAN ile ŞANLIURFA İL TARIM ve ORMAN MÜDÜRLÜĞÜNE TEBLİĞİNE,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi