ÖZET: Bu Danıştay kararı, başvuranın Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yanlış ilaç verilmesi nedeniyle yaşadığı sağlık sorunları ve tazminat talebi üzerine şekillenmiştir. Başvuran, tedavi sürecinde yoğun bakıma kaldırıldığını ve sağlık durumunun bozulduğunu iddia ederek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. Ancak, yapılan incelemeler sonucunda, başvuranın tedavi sürecinde alerjik reaksiyon geliştiği ve bu durumun komplikasyon olarak değerlendirildiği tespit edilmiştir.

İlgili idare, başvuranın tedavi sürecinde gerekli müdahalelerin yapıldığını ve herhangi bir tıbbi hata veya malpraktis bulunmadığını belirtmiştir. Anayasa ve ilgili mevzuat çerçevesinde, hekimlerin sorumluluğu, hastanın tedavi sürecinde ihmal veya hatalı uygulama olup olmadığını belirlemek için gerekli şartların sağlanması gerektiği vurgulanmıştır. Sonuç olarak, başvuranın iddialarının asılsız olduğu ve başvurunun reddedilmesi gerektiği karara bağlanmıştır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/14484-S.22.22201

BAŞVURU NO : 2022/2828

KARAR TARİHİ : 07/11/2022

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

AĞRI İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın kendisine yanlış tedavi uygulandığı iddiasıyla tazminat talebi.

BAŞVURU TARİHİ : 22/02/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza 06/01/2022 tarihinde başvuru yapan başvurusunda özetle; 31/12/2021 tarihinde Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesinden taburcu olmak üzereyken kendisine verilen yanlış ilaçlar nedeniyle yoğun bakıma kaldırıldığını, iki gün yoğun bakımda kaldığını, yanlış tedavi nedeniyle sağlığının bozulduğunu iddia ederek, ilgili idareden maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. Bu başvuru 20/01/2022 tarih ve S. sayılı Gönderme Kararı ekinde Sağlık Bakanlığına iletilmiştir.

2. tarihinde aynı konuda tekrar başvuru yapmış ve idarenin hizmet kusuru bulunduğunu belirterek, 40.000 TL maddi ve 20 TL manevi tazminat talep etmiştir.

II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

3. Kurumumuzun Sağlık Bakanlığına hitaplı 25/03/2022 tarih ve S. sayılı sayılı yazısıyla;  20/01/2022 tarih ve S. sayılı Gönderme Kararımız sonrasında başvuru konusuyla ilgili herhangi bir inceleme başlatılıp başlatılmadığını, başlatıldı ise incelemenin akıbeti hakkında bilgi verilmesini, inceleme sonuçlandı ise inceleme raporunun bir örneği ile ilgili belgeleri,  Başvuruyla ilgili bir inceleme başlatılmadı ise incelemenin başlatılmama gerekçesi,  Başvuruna yanlış tedavi uygulandığı iddiasının açıklığa kavuşturulabilmesi için konuyla ilgili bilgi ve belgeler (hasta dosyası, ilgililerin ifadeleri v.s.) ile ayrıntılı açıklamaları,  Başvuru konusuyla ilgili yargı organlarında açılmış/sonuçlanmış bir dava bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise buna ilişkin karar örnekleri, Talep edilmiştir.

4. Sağlık Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünün Kurumumuza hitaplı 28/04/2022 tarih ve

E. – – sayılı cevabi yazısında özetle; başvuru konusu hakkında herhangi bir incelemenin bulunmadığı hususunun Ağrı İl Sağlık Müdürlüğünün 05/04/2022 tarihli ve sayılı yazısıyla taraflarına bildirildiği, konuyla ilgili bilgi ve belgelerin adı geçen Müdürlüğünün 14/04/2022 tarihli ve sayılı yazı ekinde gönderildiği ve ilişikte sunulduğu, ayrıca başvurucu tarafından başvuru konusuyla ilgili Bakanlıkları aleyhine açılmış herhangi bir davanın bulunmadığı ifade edilmiştir.

5. Bunun üzerine, Kurumumuzun Ağrı İl Sağlık Müdürlüğüne hitaplı 08/06/2022 tarih ve S.

sayılı yazısıyla; 25/03/2022 tarih ve S. sayılı yazımız ile Sağlık Bakanlığından konuyla ilgili açıklama ve bilgi-belge talep edildiği, Sağlık Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 28/04/2022 tarih ve E. – – sayılı cevabi yazısı ve ekinde sadece tıbbi evrakların

Kurumumuza iletildiği ifade edilerek, başvuruya konu iddiaların açıklığa kavuşturulabilmesi için konuyla ilgili inceleme başlatılması, inceleme başlatılamayacak ise 25/03/2022 tarih ve S. sayılı yazımız içeriğinde yer alan soruların ayrıntılı bir şekilde cevaplandırılması talep edilmiştir.

6. Daha sonra, Kurumumuzun Ağrı İl Sağlık Müdürlüğüne hitaplı 03/08/2022 tarih ve S. sayılı yazısıyla; Müdürlüklerince inceleme başlatıldığının şifahi olarak öğrenildiği belirtilmiş ve başlatılan incelemenin tamamlanıp tamamlanmadığı bilgisinin, tamamlanmadı ise gerekçesinin, tamamlandı ise konuyla ilgili düzenlemiş olan raporlar ve eklerinin, inceleme başlatılmadı ise gerekçesinin

Kurumumuza bir an evvel bildirilmesi istenmiştir.

7. Yine, Kurumumuzun Ağrı İl Sağlık Müdürlüğüne hitaplı 05/09/2022 tarih ve S. sayılı yazısıyla; daha evvelki yazılarımız ilgi tutularak yazılarımız cevaplarının çabuklaştırması talep edilmiştir.

8. Ağrı İl Sağlık Müdürlüğünün Kurumumuza hitaplı 12/09/2022 tarih ve E. – – sayılı yazısıyla; Konuyla ilgili başka bir hastanede görev yapan uzman doktorun inceleme yapmak üzere görevlendirildiği, ancak Muhakkikin izinli olması ve izinden sonra iş yoğunluğunun olması nedeniyle incelemenin 19/08/2022 tarihinde teslim edilebildiği, söz konusu dosyanın tamamlanması durumunda rapor ve eklerinin tarafınıza gönderileceği ve başvuru konusuyla ilgili yargı organlarında açılmış/sonuçlanmış herhangi bir davanın bulunmadığı bildirilmiştir.

9. Son olarak, Ağrı İl Sağlık Müdürlüğünün Kurumumuza hitaplı 17/10/2022 tarih ve E.

– sayılı yazısı ve eklerinden özetle; Konuyla ilgili olarak başka bir hastanede görev yapana anestezi ve reanimasyon uzmanı doktorunun incelemeci (muhakkik) olarak görevlendirildiği, İncelemeci tarafından hastanın 16/12/2021 ile 04/01/2022 tarih aralığına ait olan epikriz, tahlil ve tetkikleri incelenip yatışı sırasında ilgilenen hekimlerin ifadelerine başvurularak;

“ DM + DM NEFROPATİSİ KRONİK BÖBREK HASTALIĞI + HT+ HEPATİT C İLİŞKİLİ

KRONİK KC HASTALIĞI olan hasta bilateral alt ekstremitede ödem (şişlik), kızarıklık, ısı artışı yakınması ile Nefroloji polikliniğine başvurmuş. Hasta Uzm. Dr. tarafından selülit tanısıyla servise kabul edilerek antibiyotik ( sulbactam/ ampisilin ) ve furosemid parenteral tedavisine başlanmış. Hasta benipin 8, alfamet, nexium 40, cardura 8, alipza 2 mg, insülin novorapid ve insülin lantus kullanıyormuş ve serviste yatarken tedavisine devam edilmiş.

16/12/2021 tarihli lab değerleri

TSH: 4.21 HBsAg: negatif Anti-HBs: negatif Ant i HCV: 13.9

Na: 137 K: 4.9 Fosfor: 5.1 Ca: 7.1 Mg: 1.4 Albumin: 26.8 Üre: 115.7 Ürik asit: 6.62

Kreatinin: 2.64 ALT: 24.6 AST: 23.9 ALP: 123 GFR: 20 CRP: 0.71 WBC: 5.23 HB: 8.1

Hasta Uzm. Dr. izne çıkması nedeniyle 17.12.2021 de vitalleri stabil ve genel durumu iyi olarak Uzm. Dr. devredilmiş.

18/12/2021 tarihli ile 31 12.2021 tarihleri arasında Uzm. Dr. tarafından takip ve tedavisi yapılmış.

18/12/2021 tarihli lab değerleri

Na: 135 K: 4.6 Fosfor: 5 Ca: 7 Mg: 1.6 Albumin: 28 Üre: 141.5 Ürik asit: 6.5 Kreatinin: 3.14

ALT: 18 AST: 19 T.bil: 0.2 CRP: 2.43 WBC: 4.57 HB: 8.3 HCT: 25.8 PLT: 134 BİN

INR: 1.23 PH:7.2 PCO2:33.9 PO2:51.8 SO2:81 HCO3: 14.2 ABE:-I2.9 Laktat: 0.7

Akc grafıde volüme yükü yok. Kan gazında asidozu olan hastaya aııtiasidoz 3*2 eklenmiş PTÖ

+3/+3 olan hastanın diüretik tedavisine devam edilmiş.

Bilateral alt ekstremitede ısı artışı, ağrı, kızarıklık, ödem olması sebebiyle doppler usg yapılmış. DDimer çalışılmış. Selülit tanısıyla aldığı antibiyotik tedavisine DVT ön tanısı ile clexane 1*0.6 sc eklenmiş. Solunum sesler kaba, ral yok, ronküsü olan hastaya iprasal inh 4*1, budecort inh 2*1, prednol 1*40 mg eklenmiş. Karında yaygın hassasiyetinin olması üzerine ADBG çekilmiş. Herhangi bir patoloji saptanmamış ve gaz gayta çıkışı mevcutmuş. Hastaya abdominal BT abd USG yapılmış.

Karaciğer parankimi homojen-batın içi serbest mayi saptanmış. Gerekli elektrolit replasmanı yapılarak diüretik tedavisine ve mevcut tedavisine devam edilmiş.

30.12.2021 tarihli lab değerleri

Na: 138 K 4.4 Fosfor: 3.5 Ca: 7.8 Mg: 1.7 Albumin: 26.9 Ürik asit: 5.6 Kreatinin: 2.87

ALT: 16 AST: 14 T.bil: 0.14 CRP: 0.82 VVBC: 6.14 HB: 7.9 HCT: 25.5 PLT: 265 BİN

İNR: 1.23

PH:7.3 PCO2.42.7 PO2.30.3 S02:52.5 HCO3: 17.4 ABE:-7.9 Laktat: 1.9

31.12.2021 tarihli Iab değerleri

Na: 139 K: 4.6 Fosfor: 3.3 Ca: 7 8 Mg: 1.5 Ca:7.6 Albumin: 24.3 Ürik asit: 5.6 Kreatinin: 2.59

ALT: 16 AST. 23 T.bil. 0.04 CRP: 0.47 VVBC: 5.1 1 HB: 9 I HCT: 28.5 PLT: 274 BİN

İntravenöz furosemid, sulbaktam-ampisilin ile selülit, DM, HT, Hiperlipidemi, kronik böbrek hastalığı tedavisi devam ederken pretibial +3 ödemi -karında assit -albumin: 24 olması üzerine albumin eşliğinde zorlu diürez iv furosemid tedavisi planlanmış. Albumin takıldıktan sonra solunum sıkıntısı, çarpıntı, kollarında ve gövdesinde kırmızı kabarık lezyonlar gelişmiş. İlaç verilmesi kesilerek hasta monitörize edilmiş. Oksijensiz sO2: %70 nabız: 124 TA: 200/140 mmHg, uvulada ödem izlenmemiş.

Solunum sistemi muayenesinde yaygın ronküs mevcutmuş. Alerjik reaksiyon, pulmoner ödem, KOAH atak ön tanısıyla oksijen ve inhaler iprasal ( ipratropium bromür ve salbutamol) + budecort ( budesonid)+ iv avil (feniramin) + prednol 60 mg ( prednisolon) + 2 amp furosemid puşe yapılmış.

Oksijen 6 lt/dak dan verilerek O2 sat: %94 e kadar yükselmiş. Derin trakeal aspirasyou yapılmış.

Çekilen EKG de patoloji saptanmamış . Thorax BT çekilerek TA: 140/80 mmHg, nabız:90/dak, oksijenli

O2 sat 99 olarak bilinç açık-oryante-koopere şekilde yakın ve takip ve tedavi amacıyla YBÜ ye devir edilmiş

31.12.2021 tarihli lab değerleri

Na: 137 K: 3.8 Fosfor: 2.6 Ca: 8.09 Mg: 2.35 Albumin: 26.9 Üre: 1 13.4 Ürik asit: 5.68

Kreatinin: 2.56 ALT: 16 AST:14 Glukoz: 149 T.bil: 0.14 CRP: 0.7 WBC: 6.37 HB: 9.3

HCT: 30 PLT 258 BİN INR:0.99

PH: 7.21 PCO2:43.7 P02:77.3 S02:93.9 HCO3: l6.6 ABE:-9.7 Laktat: 1.4 14:30 saatli troponin 1: 60 CK-MB: 2.7 17:30 saatli Troponin 1: 50.8 CK-MB: 2.7 22:30 saatli Troponin I. 38 9 CK-MB: 2.1 bu durumda Kardiyoloji konsültasyonu sonucu AKS düşünülmemiş ve 1*300 mg asa başlanmış. Troponin yüksekliğinin sekonder sebeplere bağlı olduğu ifade edilmiş.

31.12.2021 ile 03.01.2022 tarihleri arasında Uzm. Dr. tarafından takip ve tedavisi

yapılmış.

01.01.2022 tarihli lab değerleri

Na: 134 K: 4.8 Fosfor: 2.6 Ca:7 8 Mg: 2.2 Albumin: 24.3 Üre: 121 Ürik asit: 5.8

Kreatinin: 2.46 ALT: 12 AST: 10 Glukoz: 234 T.bil: 0.08 CRP: 0.88 WBC: 6.2 HB: 8.3

HCT: 24.7 PLT: 21 I BİN INR: 0,98

PH:7.4 PCO2: 32.4 PO2:58.5 S02:91,5 HCO3: 18.7 ABE:-6.8 Laktat: 1.3 Troponin l: 31

CK-MB: 1.8

03.01.2022 tarihli lab değerleri

Na: 138 K: 3.8 Fosfor: 2.6 Ca: 8.2 Üre: 129.9 Kreatinin: 2.48

ALT: 13 AST: 15 Glukoz: 157 T.bil: 0.13 CRP: 1.75 WBC: 4.94 HB: 9.7 HCT 30.5

PLT: 212 BİN INR:0.96

PH: 7.4 PCO2: 41.3 P02:59 S02: 89 5 HCO3: 22.1 ABE:-2 5 Laktat: 0 8 Troponin l: 26. 1

CK-MB 1.5

03.01.2022 tarihinde hasta tekrar ilk doktoru olan Uzm. Dr. devredilmiş.

03.01.2022 ile 04.01.2022 tarihleri arasında Nefroloji Uzm. Dr. tarafından takip ve

tedavisi yapılmış.

04.01.2022 tarihli lab değerleri

Na: 137 K: 4 Ca: 7.48 Albumin: 23.52 Üre: 120.9 Kreatinin: 2.52 ALT: 14 CRP: 1.3

PH:7.4 PCO2: 40.7 PO2: 53.9 SO2: 87.1 HCO3: 22.4 ABE:-2.2 Laktat: 0.8

NETİCE VE KANAAT

Sonuç olarak yaptığım inceleme ve soruşturma neticesinde; hastanın tanılarıyla ilgili tedavileri yapılırken vitalleri slabil- bilinç açık-oryante-koopere iken pretibial ödem +3. karında asit, albümin:24 iken albumin eşliğinde zorlu diürez planlanmış. Albumin takıldıktan sonra solunum sıkıntısı- çarpıntı, kollarında ve gövdesinde kırmızı kabarık lezyonlar gelişmiş. İlaç verilmesi kesilerek hasta monitörize edilmiş. Gerekli tedavi ve tetkikleri yapılarak durumu stabillenerek yoğun bakım ünitesine devir edilmiş. Daha sonra yoğun bakım ünitesinde tedavisi de tamamlanarak karın asit etyolojisi araştırılmak üzere hasta yakınlarının isteğiyle ileri bir merkeze başvurmak üzere haliyle taburcu edilmiş.

Hastada gelişen alerjik reaksiyon ve ekstremite de oluşan morluklar yapılan tedaviler sırasında oluşabilecek komplikasyonlardır. Bu durumlara gerekli müdahaleler yapılmıştır. Hastanın tedavisinde herhangi bir yanlış uygulama tespit edilmemiştir. Hasta yakınlarının iddia etlikleri gibi hastanın tedavisine katılan personellerin herhangi bir ihmali tespit edilmediğinden kişiler hakkında Adli, İdari, Mali ve Disiplin yönünden herhangi bir yaptırımın uygulanmaması yönünde kanaatim hasıl olmuştur.” denildiği görülmüştür.

III. İLGİLİ MEVZUAT

10. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının; 10.1. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17’nci maddesinde; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.

Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz…” 10.2. “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56’ncı maddesinin ilgili fıkralarında; “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.

(…) Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.”, 10.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin 3’üncü ve 4’üncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”,

11. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun:

11.1.“Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 12. 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanununun 69’uncu maddesi; “Tabipler, diş tabipleri, dişçiler ve ebeler bu kanunda tasrih edilmiyen ve sair kavanin ve nizamat ile kendilerine tevdi edilmiş olan bilcümle vezaifin ifasiyle mükelleftirler.

13. Tıbbi Deontoloji Nizamnamesinin:

13.1. 2’nci maddesi; “Tabip ve diş tabibinin başta gelen vazifesi, insan sağlığına, hayatına ve şahsiyetine ihtimam ve hürmet göstermektir. Tabip ve diş tabibi; hastanın cinsiyeti, ırkı, milliyeti, dini ve mezhebi, ahlâki düşünceleri, karakter ve şahsiyeti, içtimai seviyesi, mevkii ve siyasi kanaatı ne olursa olsun, muayene ve tedavi hususunda âzami dikkat ve ihtimamı göstermekle mükelleftir. ” 13.2. 6’ncı maddesi; “Tabip ve diş tabibi, sanat ve mesleğini icra ederken, hiç bir tesir ve nüfuza kapılmaksızın, vicdanî ve meslekî kanaatına göre hareket eder. Tabip ve diş tabibi, tatbik edeceği tedaviyi tâyinde serbesttir. ”

13.3. 13’üncü maddesi; “Tabip ve diş tabibi, ilmî icaplara uygun olarak teşhis koyar ve gereken tedaviyi tatbik eder. Bu faaliyetlerinin mutlak surette şifa ile neticelenmemesinden dolayı, deontoloji bakımından muaheze edilemez. ”

14. Hasta Hakları Yönetmeliğinin:

14.1. “İlkeler” başlıklı 5’ inci maddesi; “Sağlık hizmetlerinin sunulmasında aşağıdaki ilkelere uyulması

şarttır:

a) Bedeni, ruhi ve sosyal yönden tam bir iyilik hali içinde yaşama hakkının, en temel insan hakkı olduğu, hizmetin her safhasında daima gözönünde bulundurulur.

b) Herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkını haiz olduğu ve hiçbir merci veya kimsenin bu hakkı ortadan kaldırmak yetkisinin olmadığı bilinerek, hastaya insanca muamelede bulunulur.

c) Sağlık hizmetinin verilmesinde, hastaların, ırk, dil, din ve mezhep, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç ve ekonomik ve sosyal durumları ile sair farklılıkları dikkate alınamaz. Sağlık hizmetleri, herkesin kolayca ulaşabileceği şekilde planlanıp düzenlenir.

d) Tıbbi zorunluluklar ve kanunlarda yazılı haller dışında, rızası olmaksızın kişinin vücut bütünlüğüne ve diğer kişilik haklarına dokunulamaz.

e) Kişi, rızası ve Bakanlığın izni olmaksızın tıbbi araştırmalara tabi tutulamaz.

f) Kanun ile müsaade edilen haller ile tıbbi zorunluluklar dışında, hastanın özel hayatının ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.” 14.2.“Tıbbi Gereklere Uygun Teşhis, Tedavi ve Bakım” başlıklı 11’inci maddesi; “Hasta, modern tıbbi bilgi ve teknolojinin gereklerine uygun olarak teşhisinin konulmasını, tedavisinin yapılmasını ve bakımını istemek hakkına sahiptir. Tababetin ilkelerine ve tababet ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı veya aldatıcı mahiyette teşhis ve tedavi yapılamaz.” 14.3. “Tıbbi Özen Gösterilmesi” başlıklı 14’üncü maddesi; “Personel, hastanın durumunun gerektirdiği tıbbi özeni gösterir. Hastanın hayatını kurtarmak veya sağlığını korumak mümkün olmadığı takdirde dahi, ıstırabını azaltmaya veya dindirmeye çalışmak zorunludur.” 14.4. “Müracaat, Şikayet ve Dava Hakkı” başlıklı 42’inci maddesi; “Hastanın ve hasta ile ilgili bulunanların, hasta haklarının ihlali halinde, mevzuat çerçevesinde her türlü müracaat, şikayet ve dava hakları vardır.”

Hükümleri amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

15. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ile tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 16. Başvuran özetle: Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesinden 31/12/2021 tarihinde taburcu olmak üzereyken kendisine verilen yanlış ilaçlar nedeniyle yoğun bakıma kaldırıldığını, iki gün yoğun bakımda kaldığını, yanlış tedavi nedeniyle sağlığının bozulduğunu iddia ederek, ilgili idareden maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.

17. Anayasamızın 17’nci maddesinde kişilerin “yaşama hakkı” ve “maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme” hakkına sahip olduğu belirtilmiş, tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, rızası dışında kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamayacağı vurgulanmıştır.

18. Ayrıca, 1219 sayılı Kanunda “tıbbi kötü uygulama”, Hekimlik Mesleği Etik Kurallarında ise

“hekimliğin kötü uygulaması” olarak ifadesini bulan malpraktis; 1992 yılında yapılan 44. Dünya

Tabipler Birliğinin Genel Kurulunda kabul edilen, Tıpta Yanlış Uygulama (Malpraktis) Konulu

Marbella Bildirgesinin 2’nci maddesinin (a) fıkrasında; hekimin tedavi sırasında standart uygulamayı yapmaması, beceri eksikliği veya hastaya tedavi vermemesi ile oluşan “zarardır” şeklinde tanımlanmıştır. Geniş anlamda ele alındığında; ihmal, dikkatsizlik, bilgisizlik, beceri eksikliği ve hasta bakımında yetersizlik neticesinde malpraktis ortaya çıkmakta ve hekimin sorumluluğuna gidilebilmektedir. Ayrıca hekimin sorumluluğundan bahsedebilmemiz için hekimin kusurunun bulunması, bir zararın doğması ve kusur ile zarar arasında neden sonuç ilişkisi (uygun illiyet bağı)

bulunması gerekmektedir. Hasta veya hasta yakınlarının hekimin tıbbi kötü uygulama (malpraktis) ya da tıbbi hatası olduğunu düşünmesi halinde her türlü müracaat, şikâyet ve dava haklarının bulunduğunun da kabulü gerekir.

19. Tıbbi Deontoloji Tüzüğünün 13’üncü maddesine göre hekimin modern tıp bilimine uygun olarak koyduğu teşhis ve uyguladığı tedavinin mutlak surette şifa ile neticelenmemesinden dolayı deontoloji bakımından eleştirilemeyeceği düzenlenmişse de bunun kişiye doğru teşhis ve tedavinin uygulanıp uygulanmadığı hususunu içermediğinin; kişinin tedavinin tamamlanmasından sonra şifa bulamaması ve hastalığının maddi ve manevi varlığını tehdit etmesi durumlarında kendisine uygulanan teşhis ve tedaviyi sorgulayarak doğru, uygun ve gerektiği gibi bir tedavi uygulanıp uygulanmadığına ilişkin oluşan şüpheyi bertaraf etmek istemesinin son derece doğal ve zaruri olduğunun kabulü gerekir.

20. Diğer taraftan komplikasyon kavramı ise tıbbi standartlara uygun müdahale yapılmasına ve her türlü tedbir alınmasına rağmen meydana gelen olumsuzluk olarak tanımlanmaktadır. Tıbbın kabul ettiği normal riskler / komplikasyonlar zamanında fark edilmezse, fark edilmesine rağmen önlem alınmazsa, fark edilip önlem alınmasına rağmen yerleşmiş standart tıbbi tedavi ve müdahalede bulunulmazsa tıbbi kötü uygulamadan (yani malpraktisten) söz edilebilecek ve yine hekimin sorumluluğuna gidilebilecektir.

21. Dolayısıyla, somut olayımızda başvuranın tedavisi ile ilgili olarak ihmal, dikkatsizlik, bilgisizlik, beceri eksikliği ve hasta bakımında yetersizlik neticesinde tıbbi kötü uygulama (malpraktis) olup olmadığı hususuyla ilgili olarak ilgili idareyle yapılan yazışmalar ekindeki bilgi ve belgelerde özetle; 21.1. İl Sağlık Müdürlüğünce başka bir hastanede görev yapan anestezi ve reanimasyon uzmanı doktorunun konunun incelenmesi için incelemeci (muhakkik) olarak görevlendirildiği, 21.2. İncelemeci tarafından, konuyla ilgili hekimlerin ifadelerine başvurulup hastanın epikriz, tahlil ve tetkikleri incelendikten sonra; diyabet mellitus- diyabetik nefropati- kronik böbrek yetmezliğihipertansiyon – hepatit C rahatsızlıkları bulunan ve bilateral alt ekstremitede ödem (şişlik), kızarıklık, ısı artışı yakınması ile yatarak tedavisi yürütülen başvurana (hastaya) albumin eşliğinde zorlu diürez planlandıktan sonra albumin takıldığı ve hastada solunum sıkıntısı- çarpıntı- kollarında ve gövdesinde kırmızı kabarık lezyonlar geliştiği, adı geçen ilaç kesilerek hastanın monitörize edildiği, gerekli tedavi ve tetkikleri yapılarak durumu stabillenerek yoğun bakım ünitesine devredildiği, hastada gelişen alerjik reaksiyonun ve ekstremitede oluşan morlukların yapılan tedaviler sırasında oluşabilecek komplikasyonlar olduğu, bu durumlara gerekli müdahalelerin yapıldığı, hastanın tedavisinde herhangi bir yanlış uygulamanın tespit edilmediği yönünde kanaat bildirildiği, 21.3. Hastanın tedavisi sırasında bilgilendirme (onam) formlarının hasta yakınları tarafından imzalandığı, hekimler tarafından hasta yakınlarının sözel olarak da bilgilendirildiklerinin ifade edildiği,

Görülmüştür.

22. Sonuç olarak, başvuranın iddiaları, idarelerin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde: Başvuranın Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 31/12/2021 tarihinde kendisine yanlış ilaçlar verilmesi nedeniyle zarar uğradığı iddiasıyla ilgili olarak, tedavisi sırasında alerjik reaksiyon geliştiği ve gerekli müdahalenin yapıldığı, bu durumun Ağrı İl

Sağlık Müdürlüğünce incelemeci olarak görevlendirilen anestezi ve reanimasyon uzman doktoru tarafından komplikasyon olarak değerlendirildiği anlaşıldığından, başvuruların reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 23. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırma yaparken idarenin, insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde; kanunlara uygunluk, ayrımcılığın önlenmesi, ölçülülük, yetkinin kötüye kullanılmaması, eşitlik, tarafsızlık, dürüstlük, nezaket, şeffaflık, hesap verilebilirlik, haklı beklentiye uygunluk, kazanılmış hakların korunması, dinlenilme hakkı, savunma hakkı, bilgi edinme hakkı, makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi, kişisel verilerin korunması gibi iyi yönetim ilkelerine uygun işlem ve eylem ile tutum veya davranışta bulunup bulunmadığını gözetir ve iyi yönetim ilkelerine uyar.” hükümlerine yer verilmiştir. Ağrı İl Sağlık Müdürlüğünce Kurumumuzun bilgi ve belge talep yazılarına süresi içerisinde cevap verilmediği, dolayısıyla “makul sürede karar verme” ve

“kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranılmadığı değerlendirilmiş olup, bundan böyle adı geçen idareden bahse konu ilkelere uygun davranması beklenilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

24. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21’inci maddesinde, Kamu Denetçiliği Kurumunun inceleme ve araştırmasını, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandıramaması hâlinde durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda incelemenin altı ayda bitirilememe gerekçesi ve dava açma süresinin kaldığı yerden yeniden işlemeye başlayacağı hususu başvurana 17/08/2022 tarihli ve S. sayılı yazı ile bildirilmiştir.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçeler BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA, SAĞLIK BAKANLIĞINA ve AĞRI İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi