| Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi E: 2022/3379 K: 2023/2 |
|
ÖZET : Dava, yapı denetim sözleşmesinin fesh edilmesi nedeniyle inşaai faaliyetlerinin durdurulmasına rağmen denetimsiz olarak inşai faaliyete devam edildiğinin tespit edilmesi üzerine anılan inşaatın yapı müteahhidi olduğundan bahisle davacıya imar para cezası verilmesine ilişkin Belediye Encümeni kararının iptali istemine ilişkindir. Yapı denetim kuruluşu gözetiminde yapılan yapılarda, yapı denetim hizmet sözleşmesinin feshedilmesi durumunda, yapının mevcut haliyle seviye tespitinin yapılacağı, yeni bir yapı denetim kuruluşu ile sözleşme yapılana kadar inşaata devam edilemeyeceği, dolayısıyla, yapı denetim hizmet sözleşmesinin feshi sonrasında, yeni bir yapı denetim kuruluşu ile sözleşme imzalanmadan, yapının inşaasına devam edilmesi mevzuata aykırıdır. Sözleşme imzalandıktan sonra ilk ruhsat numarası yazılmak kaydıyla yeni bir yapı ruhsatı tanzim edilmeden inşaata devam edilmesi halinde, bu durumun imar mevzuatına aykırılık teşkil edeceği ve imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapı nedeniyle sorumlular hakkında imar para cezası verilebileceği öngörülmüştür. Olayda, yapı denetimi hizmet sözleşmesinin feshedildiği ve idare tarafından gerçekleştirilen denetim ile düzenlenen yapı tatil zaptı ile inşaatın durdurulduğu, başka bir yapı denetim şirketiyle sözleşme yapılmaksızın inşaata denetimsiz olarak devam edildiğinden bahisle, 3194 Sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca yapı müteahhidi olan davacıya para cezası verildiği, İdare Mahkemesince 4708 Sayılı Kanun uyarınca işlem yapılması gerekirken 3194 Sayılı Kanun uyarınca yapılan işlemin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle; davaya konu para cezasının 3194 Sayılı İmar Kanununun 32. ve 42. maddesinde öngörülen esaslara uygun olarak belirlenip belirlenmediğinin incelenmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmediğinde davalı İdare vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi gerekir. İSTEMİN ÖZETİ : Batman İli, Merkez, … Mah. … Bulvarı, 207 numaralı parsel üzerinde bulunan A, B ve C bloktan oluşan yapıların, yapı denetim sözleşmesinin fesh edilmesi nedeniyle inşaai faaliyetlerinin durdurulmasına rağmen denetimsiz olarak inşai faaliyete devam edildiğinin tespit edilmesi üzerine anılan inşaatın yapı müteahhidi olduğundan bahisle davacıya 3194 Sayılı İmar Kanun’un 42. maddesi uyarınca 336.527,85-TL imar para cezası verilmesine ilişkin 26/04/2018 tarih ve 33-371-C sayılı Batman Belediye Encümeni kararının iptali istemiyle açılan davada; Batman İdare Mahkemesince verilen 31/01/2019 gün ve E:2018/756 , K:2019/59 Sayılı “dava konusu işlemin iptaline” ilişkin kararın; davalı idare vekili tarafından, usule ilişkin olarak süresinde dava açılmadığı, esasa ilişkin olarak ise yapı denetim firması istifa ettikten sonra yapılan denetimde davacının izinsiz bir şekilde inşaata devam ettiğinin tespit edildiği, cezanın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir. SAVUNMANIN ÖZETİ :Savunma verilmemiştir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdari Dava Dairesi’nce; Batman İdare Mahkemesi’nce “dava konusu işlemin iptaline” yönelik verilen 31/01/2019 gün ve E:2018/756, K:2019/59 Sayılı karara karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu sonucunda Dairemizce verilen “istinaf başvurusunun reddine” ilişkin 20/12/2019 tarih ve E:2019/491, K:2019/1510 Sayılı kararın Danıştay Altıncı Dairesinin 10/11/2022 tarih ve E:2020/5305, K:2022/9504 Sayılı kararı ile bozulması üzerine, Dairemizce bozma kararına uyularak işin gereği görüşüldü: KARAR : 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İstinaf” başlıklı 45. maddesinin birinci fıkrasında; idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine başvurulabileceği; 5. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme, yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hakim tarafından bakılmış olması hallerinde, istinaf başvurusunun kabulüyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye göndereceği, bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararlarının kesin olduğu hükümleri yer almaktadır. Uygulamada, istinaf mahkemelerinin birden çok dereceli yargılamada, öncelikli olarak üst kanun yolu denetimi yapan mahkemeler olduğu hususu göz ardı edilerek, maddi olay denetimi yapmaya ve işin esasını incelemeye yetkili bir üst mahkeme olduğu ve hızlı yargılama yapılması hedefiyle kurulduğu düşüncesiyle, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun yukarıda alıntısına yer verilen 45. maddesinin 5. fıkra hükmünün lafzına ve fıkrada tadadi şekilde sayılan sebeplere bağlı kalınarak bu hallerle sınırlı olarak gönderme kararları verildiği takdirde, anılan fıkrada sayılmamış olmakla birlikte, ilk derece mahkemesince, tarafların duruşma istemi göz ardı edilerek karar verilmesi, dosya usule uygun şekilde tekemmül ettirilmeden karar verilmesi, dava konusu hakkında eksik hüküm kurulması ( uyuşmazlığın tamamının nihai olarak çözüme kavuşturulmaması ), dava konusu hatalı belirlenerek yargılama yapılması ve hüküm kurulması gibi bazı durumlarda da, yargılamanın çekişmeli şekilde ve eşit silahlarla yürütülmemesi ve hakkaniyete uygun yargılama yapılmadan karar verilmesi nedeniyle, ilk derece yargılamasında adil yargılanma hakkının ve hak arama özgürlüğünün ihlali sonucunu doğuran yargılamaların, istinaf mahkemesince, ilk derece mahkemesinin yerine geçilerek eksiklikler tamamlanmak ve işin esası hakkında karar verilmek suretiyle sonuçlandırılması halinde, birden fazla dereceli yargılamanın taraflara sağladığı hukuki güvence ve faydanın ortadan kalkacağı, bu suretle, yargılamanın, kanun koyucunun iradesine de uygun olmayan şekilde, tek derecede gerçekleşmesi sonucunun doğabileceği, anılan madde hükmünde açıkça sayılmayan bu gibi bazı hukuka aykırılık hallerinde de, kaldırma kararları sonrasında, dosyaların ilk derece mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesinin, adil yargılanma hakkının gereği olduğu ve Anayasa’nın 90. maddesinin son fıkrası uyarınca, bu gibi durumlarda, uluslararası sözleşme hükmünün, 2577 Sayılı Kanun’un 45. maddesi hükmüne nazaran öncelikli olarak, madde hükmünün uygulamasına esas alınarak, maddede açıkça gönderme sebebi olarak belirtilmeyen bu türlü hukuka ve usule aykırılık hallerinde de, dosyanın, dereceli yargılama esasına uygun şekilde eksiklikler giderilerek yeniden bir karar verilmek üzere Mahkemesine gönderilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. 3194 Sayılı İmar Kanununun 42. maddesinde; Bu maddede belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu maddede belirtilen idari müeyyidelerin uygulanacağı, ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere ve imar mevzuatına aykırı olarak yapılan ya da 27. madde kapsamında ruhsat alınmadan yapılabilen yapılardan aynı maddede belirtilen koşullar sağlanmadan yapılanların sahibine, yapı müteahhidine ve aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere, yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, bin Türk lirasından az olmamak üzere, idari para cezaları uygulanacağı hükmüne yer verilmiştir. 4708 Sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun “Yapı denetim kuruluşu ile mimar ve mühendislerinin yapı ile ilişkisinin kesilmesi” başlıklı 6. maddesinde; yapı denetim kuruluşunun görevden ayrılması veya mimar ve/veya mühendislerinden birinin, herhangi bir sebeple yapı ile ilişkisinin kesilmesi halinde yapı denetim kuruluşunun durumu; gerekçeleri ile birlikte en geç altı iş günü içinde yazılı olarak Bakanlığa ve ilgili idareye bildireceği, aksi takdirde kanunî sorumluluktan kurtulamayacağı, bu durumda; yapı sahibince, yeniden yapı denetim kuruluşu görevlendirilmedikçe veya yapı denetim kuruluşunca, ayrılan mimar ve/veya mühendislerin yerine yenisi işe başlatılmadıkça ilgili idarece yapının devamına izin verilmeyeceği, “Diğer hükümler ve yönetmelikler” başlıklı 12. maddesinde; bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 3194 Sayılı İmar Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. 05/02/2008 tarih ve 26778 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinin 23. maddesinin 8. fıkrasında; “Yapı denetim hizmet sözleşmesi feshedilen yapı hakkında ilgili idaresince yerinde inceleme yapılarak, yeni bir yapı denetim hizmet sözleşmesi imzalanana kadar yapının devamına izin vermemek üzere yapı tatil tutanağı düzenlenir.”, 10. fıkrasında; “… yapı denetimi hizmet sözleşmesi fesih edilen işler için yapı sahibi tarafından yeni bir yapı denetim kuruluşu ile sözleşme akdedilir. Yeni bir yapı denetim kuruluşu görevlendirilmeksizin yapının devamına hiçbir surette izin verilmez. İlgili idarece, ilk ruhsat numarası yazılmak kaydıyla yeni bir yapı ruhsatı tanzim edilir. Yeni ruhsatın ekine ek-22’de gösterilen form-20’ye uygun seviye tespit tutanağı tanzim edilerek konulur.” hükümlerine yer verilmiştir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin incelenmesinden; yapı denetim kuruluşu gözetiminde yapılan yapılarda, yapı denetim hizmet sözleşmesinin feshedilmesi durumunda, yapının mevcut haliyle seviye tespitinin yapılacağı, yeni bir yapı denetim kuruluşu ile sözleşme yapılana kadar inşaata devam edilemeyeceği, dolayısıyla, yapı denetim hizmet sözleşmesinin feshi sonrasında, yeni bir yapı denetim kuruluşu ile sözleşme imzalanmadan, yapının inşaasına devam edilmesi, sözleşme imzalandıktan sonra ilk ruhsat numarası yazılmak kaydıyla yeni bir yapı ruhsatı tanzim edilmeden inşaate devam edilmesi halinde, bu durumun imar mevzuatına aykırılık teşkil edeceği ve imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapı nedeniyle sorumlular hakkında imar para cezası verilebileceği anlaşılmaktadır. Dosyanın incelenmesinden; Batman İli, Merkez, … Mah. … Bulvarı, 207 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki davaya konu yapı için 29/12/2017 tarih ve 155 Sayılı yapı ruhsatı verildiği, inşaat devam ederken yapının denetimini üstlenen … Yapı Denetim Limited Şirketi ile imzalanan yapı denetimi hizmet sözleşmesinin, yapı denetim şirketi tarafından A ve B Bloklar %25 seviyesinde, C Blok %20 seviyesinde olduğu belirtilmek suretiyle 28/02/2018 gün ve 05747 Sayılı ihbarname ile feshedildiği, 01/03/2018 tarihinde idare tarafından gerçekleştirilen denetim ile düzenlenen yapı tatil zaptı ile inşaatın durdurulduğu, 06/04/2018 tarihinde yapılan denetimde düzenlenen yapı tatil zaptı ile inşaatın 6490 m2 büyütüldüğünün tespit edilmesi üzerine, başka bir yapı denetim şirketiyle sözleşme yapılmaksızın inşaata denetimsiz olarak devam edildiğinden bahisle, 3194 Sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca yapı müteahhidi olan davacıya para cezası verildiği, İdare Mahkemesince 4708 Sayılı Kanun uyarınca işlem yapılması gerekirken 3194 Sayılı Kanun uyarınca yapılan işlemin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davaya konu para cezasının 3194 Sayılı İmar Kanununun 32. ve 42. maddesinde öngörülen esaslara uygun olarak belirlenip belirlenmediğinin incelenmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan nedenlerle; davalı İdare vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Batman İdare Mahkemesince verilen 31/01/2019 gün ve E:2018/756 , K:2019/59 Sayılı kararın kaldırılmasına, yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma kararı üzerine Mahkemece yeniden verilecek kararla birlikte yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından, bu hususta ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45/6 maddesi gereğince temyiz yolu kapalı olmak üzere kesin olarak, 04.01.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
|
| ÖZET: Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi, yapı denetim sözleşmesinin fesh edilmesi sonrası denetimsiz inşaat faaliyetlerinin devam etmesi nedeniyle, yapı müteahhidine verilen imar para cezasının iptaline ilişkin Batman İdare Mahkemesi kararını hukuka aykırı bulmuştur. Mahkeme, 3194 Sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesi uyarınca verilen cezanın, 4708 Sayılı Kanun çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğine karar vermiştir. Sonuç olarak, davalı idare vekilinin istinaf başvurusu kabul edilerek, ilk mahkeme kararının kaldırılmasına ve dosyanın yeniden incelenmek üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmedilmiştir. |