ÖZET: Başvuru, Antalya ili, Konyaaltı ilçesinde bulunan bir sitenin ortak alanında yapılan eklentilerin yıkımını talep eden bir vatandaş tarafından yapılmıştır. Başvuran, yapı kullanma izin belgesi bulunmadığından, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca söz konusu eklentilerin yıkılmasını istemektedir. Başvuruda, eklentilerin inşaat ruhsatına aykırı olduğu, bina statik yapısını bozduğu ve bu nedenle yıkılması gerektiği ifade edilmiştir. Ancak, Konyaaltı Belediye Başkanlığı, yapılan incelemelerde herhangi bir inşai faaliyetin tespit edilmediğini ve eklentilerin 2016-2017 yıllarında inşa edildiğini belirtmiştir.

İlgili idareler, başvuranın taleplerine ilişkin olarak gerekli belgeleri sunmuş ve yapılan incelemelerde eklentilerin yapı kayıt belgesine dahil olduğu sonucuna varılmıştır. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, yapı kayıt belgesinin ruhsatsız yapılar için düzenlendiğini ve bu belgelerin iptal edilmediği sürece yıkım kararı alınamayacağını ifade etmiştir. Bununla birlikte, başvuranın iddiaları ve idarelerin açıklamaları doğrultusunda, eklentilerin yapı kayıt belgesi kapsamına girmediği ve bu nedenle 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca yıkımının gerektiği tavsiye edilmiştir.

Sonuç olarak, başvuranın talepleri doğrultusunda, Antalya Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne gerekli işlemlerin yapılması hususunda tavsiyelerde bulunulmuştur. Bu tavsiyeler, başvuranın yaşam hakkının korunması ve yapıların güvenliğinin sağlanması amacıyla önem arz etmektedir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/11565-S.22.17723

BAŞVURU NO : 2022/4036

KARAR TARİHİ : 12/09/2022

TAVSİYE KARARI

Adres:

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : KONYAALTI BELEDİYE BAŞKANLIĞI

ANTALYA ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM

DEĞİŞİKLİĞİ İL MÜDÜRLÜĞÜ

ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ

BAKANLIĞI

3194 sayılı İmar Kanununa aykırı olarak inşa edildiği ileri

BAŞVURUNUN KONUSU :

sürülen eklentilerin yıkımı talep edilmektedir.

BAŞVURU TARİHİ : 14/03/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza şikayet başvurusunda bulunan (T.C Kimlik No:

vekili Av. tarafından özetle; “yapı kullanma izin belgesi bulunmadığından tamamı için müvekkili tarafından yapı kayıt belgesi düzenlenmesi başvurusunda bulunulan Antalya ili, ilçesi, mahallesi, ada, sayılı parselde bulunan Sitesi Blok’ta yer alan ve kapı numaralı dairelerde yapı kayıt belgesi başvurusunun ardından, 31/12/2017 tarihinden sonra bina ortak alanı olan çatı terasa inşa edilen eklentilerle kapalı alan oluşturulmak suretiyle dairelerin dubleks (iki katlı) hale getirildiği ve binanın statiğinin bozulduğundan bahisle söz konusu eklentilerin 3194 sayılı İmar

Kanununun 32’nci maddesi uyarınca yıkımı istemiyle Konyaaltı Belediye Başkanlığı, T:C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve anılan Bakanlık Antalya İl Müdürlüğü nezdinde müteaddit defalar başvurularda bulunulmasına rağmen sonuç alınamadığı, yapı kayıt belgesinde m2 cinsinden

/

zikrolunan yüzölçümünün ve kapı numaralı dairelerin sonradan ortak alanda inşa edilen ikinci katlarını kapsamadığı, yapı kayıt belgesi başvurusunda belirtilen m2’nin binadaki her dairenin yüzölçümü esas alınarak belirlendiği, bu nedenle ve kapı numaraları dairelerin üst katları için ödeme yapılmadığı, binaya ait yapı ruhsatı eki mimari projelerin incelenmesi halinde bahsi geçen dairelerin dubleks olarak projelendirilmediklerinin teyit edileceği, bina ortak alanının işgal edildiği ve bina statiğinin bozulmasına sebebiyet verildiği” iddia ve ifade edilerek “Antalya ili, ilçesi, mahallesi, ada, parsel sayılı taşınmazda bulunan Sitesi B1 ve kapı numaralı dairelerde 31/12/2017 tarihinden sonra inşa edildiğinden yapı kayıt belgesi kapsamında yer almayan eklentilerin 3194 sayılı İmar

Kanununun 32’nci maddesi uyarınca yıkımı hususunda tavsiye kararı verilmesi” talep edilmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzca şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla 08/04/2022 tarihli ve sayılı yazı ile Konyaaltı Belediye Başkanlığından (Belediye), 08/04/2022 tarihli ve sayılı yazı ile de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından (Bakanlık) bilgi-belge talebinde bulunulmuş olup Konyaaltı Belediye Başkanlığının 16/05/2022 tarihli ve sayılı yazısı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 14/04/2022 tarihli ve sayılı yazısı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Antalya İl Müdürlüğünün (İl Müdürlüğü) 19/04/2022 tarihli ve sayılı yazısı Kurumumuza ulaşmıştır.

2.1. Konyaaltı Belediye Başkanlığının cevabi yazısında özetle,

“Başvuruya konu yapıların yıkılması yönünde işlem tesis edilmemesinin hukuki ve fiili gerekçelerinin neler olduğu ile şikayete konu yapılarda proje ve ruhsata aykırı bir durum bulunup bulunmadığı hususu ile ilgili olarak ; yerinde yapılan incelemelerde herhangi bir inşai faaliyet olmadığı tespit edilmiştir. Google Earth programı ile yapılan tespitlerde de söz konusu çatı kapatmalarının 25/07/2016 ile 07/06/2017 tarihleri arasında yapıldığı tespit edilmiştir.

Ayrıca Bahsi geçen ada ve parselde 2 bloktan oluşan yapıya ait Belediyemiz arşivinde yapılan tetkiklerde

A ve B Bloklar için 27.12.1996 tarih ve sayılı Yapı Ruhsatı yine A ve B Bloklar için Bodrum kat tadilatı için düzenlenen 12.10.1999 tarih ve sayılı Tadilat ruhsatı ve A blok için düzenlen 30.12.1999 tarih ve Cilt:03 Sayfa:06 numaralı Genel İskan Belgesi bulunduğu tespit edilmiştir. B Blok için Genel İskan

Belgesi , A ve B bloklar için düzenlenen Yapı Kullanma İzin Belgesi bulunmamaktadır.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul Ve Esaslar ile ilgili Tebliğ, 6 Haziran 2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

Söz konusu Tebliğin, Yapı kayıt belgesi müracaatı başlıklı 4. Maddesinin 5.fıkrasında ‘’ Yapı Kayıt Belgesi; yapı ruhsatı veya yapı kullanma izni bulunmayan yapılarda yapının tamamı için yapı kullanma izni bulunan yapılarda ise ruhsat ve eklerine aykırılık hangi bağımsız bölümde/bölümlerde yapılmış ise o bağımsız bölümler için ayrı ayrı veya yapının tamamı tek bir malike ait ise ve aykırılık bütün bağımsız bölümlerde yapılmış ise yapının tamamı için düzenlenir.’’ denilmektedir.

ve tarafından, Belediyemize 08.07.2018 tarih, sayılı dilekçe ve

30.11.2018 tarih, kayıt nolu dilekçe ile başvurulmuş olup; 22 bağımsız bölüm için Yapı Kayıt Belgesi

alındığını, Belediye olarak sitelerine Encümen Kararı ile yazılan cezaların kaldırılmasını talep etmiş ve binanın tamamı için alınan Yapı Kayıt Belgeleri tarafımıza sunulmuştur.

/

Yukarıda bahsettiğimiz gibi söz konusu sitede Yapı Kullanma İzin Belgesi bulunmamakta olup binanın iskansız olması sebebiyle; Yapı Kayıt Belgesi; yapı ruhsatı veya yapı kullanma izni bulunmayan yapılarda yapının tamamı için alınır hükmüne binaen binanın tamamı için alınmıştır.

Yine tarafından, Belediyemize verilen 12.03.2021 tarihli dilekçe ile ve nolu bağımsız bölümlerin çatı katında aykırılık yapıldığı ve Yapı Kayıt Belgesine konu edilmediği iddiasıyla birlikte tarafımızdan çatı katları ile ilgili 3194 sayılı İmar Kanunu ilgili hükümlerine göre işlem tesis edilmesi istenmiştir.

Yerinde yapılan incelemelerde herhangi bir inşai faaliyet olmadığı tespit edilmiştir. Ekte sunulan Google

Earth görüntülerinden de açıkça anlaşılacağı üzere söz konusu çatı kapatmaları 25/07/2016 ile 07/06/2017 tarihleri arasında yapıldığı ve 2020 -2021 görüntülerinde ise herhangi bir ilave imalata rastlanılmadığı görülmektedir. (Ek-2)

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 3194 sayılı İmar Kanununun geçici 16 ncı maddesine dayanılarak hazırlanan Yapı Kayıt Belgesi verilmesine ilişkin Usul ve Esaslar Tebliği’nin, Denetim başlıklı 10.Maddesinde ‘’ (1) Yapı Kayıt Belgesi verilmesine ilişkin iş ve işlemler Bakanlık tarafından denetlenebilir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenmesi safhasında e-Devlet sistemi üzerinden veya kurum ve kuruluşlara yapılan müracaatta yalan beyanda bulunulması durumunda;

a) Yapı Kayıt Belgesi bedeli eksik olarak ödenmiş ise müracaat sahibince e-Devlet üzerindengerekli düzeltme işlemi yapılması ve eksik olan meblağın ödenmesi sağlanarak, duruma uygun yeni Yapı Kayıt

Belgesi düzenlenir. Eksik olan meblağın ilgilisince ödenmemesi halinde verilmiş olan Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, daha önce yatırılmış olan bedel iade edilmez ve yalan beyanda bulunan hakkında 5237 sayılı

Kanunun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur.

b) Yapı Kayıt Belgesi bedeli fazla ödenmiş ise, fazla ödenen kısmın iadesi için Müdürlüğebaşvurulur.

Müdürlükçe yapı mahallinde inceleme yapılarak Bakanlık resmi internet sitesinden yayımlanan düzeltme formu iki nüsha olarak doldurulmak suretiyle müracaat sahibine iade edilecek tutar belirlenir. Düzeltme formunun bir nüshası müracaat sahibinin talep dilekçesi ile birlikte resmi yazı ekinde iade işlemi yapılmak üzere il defterdarlık muhasebe müdürlüğüne gönderilir. İade işleminden sonra yeni Yapı Kayıt Belgesi düzenlenmez. Düzeltme formunun onaylı ikinci nüshası, fazla ödenen bedele göre verilen Yapı Kayıt

Belgesinin ayrılmaz parçası kabul edilir ve Yapı Kayıt Belgesi bu form ile birlikte hüküm ifade eder’’ denilmektedir.

Söz konusu yerde binanın tamamı için alınmış Yapı Kayıt Belgesi bulunması, Yapı Kayıt Belgeleri ile ilgili denetim ve yaptırım yetkisinin yalnızca Bakanlık tarafından uygulanacağından tarafımızca herhangi bir işlem yapılamamakta olup, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ ne yapı kayıt belgesi bulunan yere tarafımızca işlem tesis edilemeyeceği, yapı kayıt belgelerinin iptal edilmesi durumda 3194 sayılı imar kanununun ilgili hükümleri uyarınca işlem tesis edilebileceği bildirilmiştir.

Başvuruya konu yapılar hakkında imar barışı öncesi ve sonrasında ne tür çalışmaların (yapıtatil tutanağı tanzimi, yıkım kararı verilmesi, idari para cezası uygulanması veya bunların iptal edilmesi vb.) yapıldığı hususu ile ilgili olarak; yapılan tetkiklerde İmar barışı öncesinde belediyemizce söz konusu daireler için alınmış herhangi bir yapı tatil tutanağı, yıkım kararı idari para cezası uygulaması ve bunların iptal edilmesi gibi bir işlem bulunmamıştır.

/

Sitesi adına B1 Blok ve No’lu bağımsız bölümlere ilişkin Müdürlüğümüz arşivinde yapılan incelemede herhangi bir dosya kaydına rastlanmamıştır.” açıklamalarına;

2.2. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının cevabi yazısında özetle,

3194 sayılı İmar Kanunu’nun Geçici 16 ncı maddesinin (9) uncu ve (11) inci fıkralarında sayılan yapılar

ve alanlar dışında kalan diğer bütün alanlardaki 31/12/2017 tarihinden önce ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılmış yapılar/aykırılıklar için Yapı Kayıt Belgesi alınması mümkün olup, bu tarihten sonra ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan yapılar/aykırılıklar için Yapı Kayıt

Belgesi alınarak Geçici 16 ncı madde hükümlerinden faydalanılması mümkün değildir. Zikredilen hükümler çerçevesinde, Yapı Kayıt Belgesi’ne konu edilemeyecek taşınmazlar arasında binaların/sitelerin ortak alanları sayılmadığından ortak alanlara ilişkin Yapı Kayıt Belgesi alınması mümkündür.

Yine anılan Geçici 16 ncı maddenin (9) uncu fıkrasında yer alan “Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz.” hükmü uyarınca, üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar için Yapı Kayıt Belgesi alınamayacağı öngörülmüş ise de, herhangi bir binanın/sitenin ortak alanlarında (binanın çekme mesafesinde, bahçe, teras, otopark, sığınak vb.

alanlarda) bütün malikler mülkiyet hakkına sahip olduğundan, belirtilen alanlarda maliklerden herhangi birisi tarafından 31/12/2017 tarihinden önce yapılan yapılar/aykırılıklar için diğer maliklerin muvafakati aranmaksızın, yapıyı yapan malik tarafından Yapı Kayıt Belgesi alınmasının mümkün olduğu değerlendirilmektedir.

Belirtilen sebeple, bahse konu alanlarda yapılan yapılar/aykırılıklar için Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine

İlişkin Usul ve Esaslar çerçevesinde usulüne uygun alındığı tespit edilen Yapı Kayıt Belgelerinin iptal edilmesi söz konusu değildir. Ancak, binaların ortak alanlarında yapılan yapılar/aykırılıklar için alınan

Yapı Kayıt Belgesine istinaden tapuda cins değişikliği ve kat mülkiyeti işlemlerinin yapılabilmesi için tüm maliklerin muvafakati gerekmektedir. Yani, Yapı Kayıt Belgesi, ortak alanda yapılan aykırılığın teşkil ettiği alanın mülkiyetinin aykırılığı yapan malike geçmesini sağlamamaktadır.

Ancak, anılan Geçici 16 ncı maddenin (4) üncü fıkrası uyarınca Yapı Kayıt Belgesi alınan yapılarla ilgili olarak sadece 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilecek olup, belirtilen Kanun dışında herhangi başka bir kanun (mesela diğer maliklerce 634 sayılı

Kanuna göre açılacak davalarda) uyarınca veya mahkemece verilmiş yıkım kararı veya para cezası var ise, Yapı Kayıt Belgesi bahse konu cezaların veya kararların iptalini sağlamayacaktır.

Böyle bir durumda söz konusu kararların uygulanabilmesi için Yapı Kayıt Belgesinin iptal edilmesine gerek olmayacaktır. Ayrıca, Yapı Kayıt Belgesi alınan yapının can ve mal güvenliği bakımından tehlike arz ettiği tespit edilmesi halinde bu yapı hakkında belediyesince 3194 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesi uyarınca yıkım kararı alınabilecek ve Yapı Kayıt Belgesi bu kararın uygulanmasına engel teşkil etmeyecektir.

Diğer taraftan, Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar’ın 4 üncü maddesinin (5) inci fıkrasında “Yapı Kayıt Belgesi; yapı ruhsatı veya yapı kullanma izni bulunmayan yapılarda yapının tamamı için yapı kullanma izni bulunan yapılarda ise ruhsat ve eklerine aykırılık hangi bağımsız bölümde/bölümlerde yapılmış ise o bağımsız bölümler için ayrı ayrı veya yapının tamamı tek bir malike ait ise ve aykırılık bütün bağımsız bölümlerde yapılmış ise yapının tamamı için düzenlenir.” hükmü yer almakta olup; buna göre “yapı kullanma izin belgesi” olmayan yapılarda 31/12/2017 tarihinden önce mevcut olması

/

şartıyla yapıdaki ruhsat ve eklerine aykırı tüm imalatları içerecek şekilde (yapıda 31/12/2017 tarihinden önce ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan tüm imalatlar dahil olmak üzere) yapının tamamı için Yapı

Kayıt Belgesi alınması gerekmektedir. Bunun için diğer maliklerin muvafakati aranmaksızın maliklerden herhangi biri tarafından e-devlet üzerinden müracaatta bulunulması, Yapı Kayıt Belgesi formunun doldurulması ve sistem tarafından binanın tamamı için hesaplanacak olan yapı kayıt bedelinin ödenmesi halinde, sistem üzerinden Yapı Kayıt Belgesi alınması mümkündür.

Bu çerçevede, anılan Usul ve Esasların 5 inci maddesinin (2) inci fıkrasının (a) bendinde yer alan hüküm uyarınca, yapının tamamı için ödenen Yapı Kayıt Belgesi bedeline, tüm maliklerin kendi bağımsız bölümlerinin kullanım durumuna göre eşit olarak katılma zorunluğu bulunmakta olduğundan, böyle bir durumda yapı kayıt bedelinin tamamını ödeyen malik genel hukuk hükümlerine göre diğer maliklerden kendi payına düşen miktarı isteyebilecektir. Yani, yapı kullanma izin belgesi bulunmayan bir yapıda, her bir bağımsız bölüm için ayrı ayrı Yapı Kayıt Belgesi alınması mümkün olmadığından, anılan Geçici 16 ncı madde ile verilen haklardan faydalanmak üzere yapının tamamı için Yapı Kayıt Belgesi alınması gerekmektedir. Bu durumda, binanın tamamı için alınan Yapı Kayıt Belgesine istinaden her bir bağımsız bölüm sahibince anılan Geçici 16 ncı madde hükmünden faydalanılması (mesela bu belgeye istinaden elektrik, su ve doğalgaz hizmetlerinin verilmesi, kat mülkiyetine geçiş işlemlerinin yapılması, imar mevzuatına aykırılık sebebiyle verilen cezaların iptal edilmesi vs.) mümkün olmaktadır.

Bununla birlikte, Yapı Kayıt Belgesi müracaatta bulunan tarafından e-Devlet sistemi üzerinden yapıya ilişkin bilgilerin beyan edilmesi üzerine sistem tarafından otomatik olarak üretilmekte olup, Yapı Kayıt

Belgesi için herhangi bir idareye müracaat edilmesi, herhangi bir idare tarafından belge verilmesi veya belgenin herhangi bir idarece onaylanması söz konusu değildir.

Ancak, Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esasların 10 uncu maddesinin (1) inci fıkrasında

“Yapı Kayıt Belgesi verilmesine ilişkin iş ve işlemler Bakanlık tarafından denetlenebilir.” hükmü yer almakta olup, bu kapsamda anılan Geçici 16 ncı madde hükmüne aykırı uygulamaların tespiti ile usulsüz alınmış Yapı Kayıt Belgelerinin incelenmesi ve iptaline ilişkin iş ve işlemler 16/08/2018 tarihli ve sayılı yazı ile Valiliklere (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü) devredilmiştir. Buna göre ilgili kurum, kuruluş ve vatandaşlardan gelen Yapı Kayıt Belgelerine yönelik ihbar, şikayet, inceleme ve iptal talepleri Bakanlığımızca verilen yetki doğrultusunda Valiliklerce (Çevre, Şehircilik ve İklim

Değişikliği İl Müdürlüğü) incelenmekte ve neticelendirilmektedir.

Belirtilenler çerçevesinde, anılan Geçici 16 ncı madde hükümlerine aykırı olarak (yapının yapılış tarihi, mülkiyet durumu vb. sebeple) Yapı Kayıt Belgesi alındığı yönünde ilgili belediyeler, diğer idareler veya vatandaşlarca Valiliklere (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü) bildirimde bulunulması halinde gerekli incelemeler yapılmakta ve buna göre usulsüz olarak alındığı tespit edilen Yapı Kayıt

Belgeleri, Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Tebliğinin 8 inci maddesinin (2) nci fıkrası uyarınca iptal edilmektedir.

Buna göre, Yapı Kayıt Belgesi Sorgu Sisteminde yapılan incelemede; 3194 sayılı Kanun’un Geçici 16 ncı maddesi kapsamında tarafından Antalya ili, ilçesi, Mahallesi, Sokak, No: ada, 4 bulunan havuz için 2.062,50 TL yapı kayıt bedeli ödenerek 24.11.2018 tarihli ve başvuru numaralı Yapı Kayıt Belgesinin alındığı, tarafından Antalya ili, ilçesi, Mahallesi, Sokak, No: ada, parselde bulunan yapının (22 bağımsız bölümden oluşan) tamamı için 245.934,00 TL yapı kayıt bedeli ödenerek 26.06.2019 tarihli ve başvuru numaralı Yapı Kayıt Belgesinin alındığı, tarafından Antalya ili, ilçesi, Mahallesi, Sokak, No: 20090 ada, parselde bulunan yapının 16 no.lu bağımsız bölümü için

/

bağımsız bölüm alanı 79,20 m2 beyan edilmek suretiyle 2.606,98 TL yapı kayıt bedeli ödenerek 03.11.2018 tarihli ve başvuru numaralı ve Mahallesi, Sokak, No: ada, parselde bulunan yapının 15 no.lu bağımsız bölümü için bağımsız bölüm alanı 150,00 m2 beyan edilmek suretiyle 4.937,46 TL yapı kayıt bedeli ödenerek 19.10.2018 tarihli ve başvuru numaralı Yapı Kayıt

Belgelerinin alındığı, tarafından Antalya ili, ilçesi, Mahallesi, Sokak, Blok No: ada, parselde bulunan yapının 16 no.lu bağımsız bölümü için bağımsız bölüm alanı 79,00 m2 beyan edilmek suretiyle 2.851,73 TL yapı kayıt bedeli ödenerek 08.05.2019 tarihli ve başvuru numaralı ve Mahallesi, Sokak, Blok No: ada, parselde bulunan yapının 15 no.lu bağımsız bölümü için bağımsız bölüm alanı 150,00 m2 beyan edilmek suretiyle 5.414,68

TL yapı kayıt bedeli ödenerek 21.11.2018 tarihli ve başvuru numaralı Yapı Kayıt Belgelerinin alındığı, tarafından Antalya ili, ilçesi, Mahallesi, Sokak, No: ada, parselde bulunan yapının 2 no.lu bağımsız bölümü için bağımsız bölüm alanı 30,00 m2 beyan edilmek suretiyle 10.325,45 TL yapı kayıt bedeli ödenerek 30.06.2019 tarihli ve başvuru numaralı Yapı Kayıt Belgesinin alındığı tespit edilmiş olup, söz konusu belgeler ve ekleri ilişikte gönderilmektedir.” açıklamalarına;

2.3. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Antalya İl Müdürlüğünün cevabi yazısında özetle,

Konu hakkında başvuran tarafından ilk olarak Antalya İli, İlçesi, Mahallesi ada parsel, Sokak No: adresinde bulunan Sitesi Blok için Yapı Kayıt Belgesi alındığı, ve numaralı bağımsız bölümlerin sahibi tarafından yapı ortak alanının işgal edildiği, bunun sonucunda binaya yük binmesi nedeni ile 20 numaralı bağımsız bölüm duvarlarında çatlak oluştuğu belirtilerek kaçak imalatın yıkılması ve şikayet edilen hakkında hukuki yaptırımların uygulanması istemiyle 22.07.2019 tarihinde başvuruda bulunulması üzerine, 28.08.2019 tarihli ve sayılı yazı ile

Konyaaltı Belediyesinden bilgi ve belge istenildiği, Konyaaltı Belediyesinin 27.11.2019 tarihli ve sayılı yazısı ile Yapı Kayıt Belgesi düzenlenmesi nedeniyle işlem yapılamadığı, yapının yapım yılının tespit edilemediğinin belirtildiği, 15.01.2020 tarihli ve sayılı yazı ile şikayet edilen tarafından şikayet konusu yere ilişkin alınmış bir Yapı Kayıt Belgesine rastlanılmadığı, yapının tamamı ve havuz için alınmış birer belge görüldüğü, bu sebeplerle işlem yapılabilecek bir belge olmadığı, kaçak yapılaşma, fiziksel hasar ve can ve mal emniyeti bakımlarından Konyaaltı Belediyesi tarafından gerekli incelemenin yapılarak tedbirlerin alınması istenildiği, başvuranın 12.03.2020 tarihli başvurusunda Konyaaltı Belediyesinin görevini yapmaması nedeniyle şikayet edilen yerin İl

Müdürlüğümüzce yıkılmasının talep edilmesi üzerine 30.04.2020 tarihli ve sayılı yazı ile gereğinin yapılmasının Belediyeden istenildiği, başvuran tarafından yeniden 31.05.2021 tarihli başvuruda bulunularak İl Müdürlüğümüzce Konyaaltı Belediyesine yıkım talimatı verilmesi istenildiği, 04.08.2021 tarihli ve sayılı yazı ile Belediyeden daha önceki yazılarımızın gereğinin yapılmasının istenildiği, Konyaaltı Belediyesinin 11.08.2021 tarihli ve sayılı yazısında şikayet konusu yapının tamamı için Yapı Kayıt Belgesi alınması ve belge alındıktan sonra inşai faaliyete rastlanılmaması nedeniyle işlem yapılamadığının belirtildiği, 25.11.2021 tarihli ve sayılı yazıda Yapı Kayıt Belgesinin İmar Kanununun 39 uncu madesinin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği belirtilerek yapısal hasar iddiası hakkında gerekli işlemlerin yerine getirilmesinin Belediyeden istenildiği halde Belediyece 21.12.2021 tarihli ve sayılı yazı risk tespitinin 6306 sayılı Kanuna göre yapı maliklerince yaptırılması gerektiğinin bildirildiği, 31.01.2022 tarihli ve sayılı yazı ile yapı tespitinin Konyaaltı

Belediyesi tarafından yapı maliklerinden yaptırılmasının istenilmesi, süresinde tespit yapılmaması halinde tespitin Belediye tarafından yaptırılması gerektiği bildirilmiştir.

Şikayet, Antalya İli, İlçesi, (tapuda Mahallesi, ada parsel sokak No:

Sitesi Blok ve numaralı bağımsız bölümler sahibi tarafından ortak alanda kaçak imalat yapılarak paylı mülkiyet hakkının gasp edilmesi ve bu imalatın yapısal hasara neden olması hakkındadır.

Şikayette belirtilen adresteki taşınmaz için https://imarbarisisorgulama.csb.gov.tr/ adresinden yapılan sorgulamada tarafından havuz için alınan numaralı ve şikayetçi tarafından parseldeki yapının tamamı için alınan numaralı Yapı Kayıt Belgelerinin aktif olduğu görülmüş olup bunlar dışında aktif bir belge bulunmadığı gibi şikayet edilen tarafından yapılmış bir başvuru da bulunmamaktadır.

Şikayet edilen ve diğer bazı kişilerce alındığı belirtilen Yapı Kayıt Belgeleri aynı ilçe, aynı mahalle fakat ada parsel, sokak No: adresindeki Sitesindeki yapılar ile ilgili olup site ismi benzerliği görülmekte ise de ada/parsel, adres, bağımsız bölüm ve mimari form bakımından farklı bir yapı için alınmış bu belgelerin şikayet konusu ada parseldeki yapı ile ilgisi bulunmadığından İl

Müdürlüğümüzce şikayete yönelik çalışmada değerlendirmeye alınmamıştır.

https://imarbarisisorgulama.csb.gov.tr/ adresinden yapılan sorgulamada şikayet konusu ada parseldeki yapının tamamı için başvuran tarafından alınan numaralı Yapı

Kayıt Belgesi için toplam 245.934,00 TL. ödendiği görülmekte ancak bu bedelin maliklerce hangi oranda üstlenildiği hakkında bilgiye yer verilmemekte, maliklerin kendi aralarında yürüttükleri bu konu hakkında

İl Müdürlüğümüzde bir kayıt bulunmamaktadır.

Yapının tamamı için alınmış numaralı Yapı Kayıt Belgesinin detaylarında Aykırılığın Niteliği kısmında yalnızca “İSKANSIZ YAPI” ibaresi bulunmakta, toplam bağımsız bölüm sayısı karşılığı “22”, toplam konut alanı karşılığı “4432 m2” olarak belirtilmekte olup bu bilgiler dışında hangi aykırılıkların beyan edildiğine ilişkin bir bilgi bulunmamaktadır. İl Müdürlüğümüzce Yapı Kayıt Belgesi detayları yanında uydu fotoğrafları ve sokak fotoğrafları da incelenmiş, Konyaaltı Belediyesinden bilgi ve belge istenilmiş, tüm bu veriler birlikte değerlendirilmesine karşın şikayet konusu imalatın hangi tarihte yapıldığına veya 31.12.2017 tarihinden sonra yapıldığına ve Yapı Kayıt Belgesinin şikayet konusu aykırılığı kapsamadığına dair delil niteliğinde bilgi veya belgeye ulaşılamamıştır. Şikayetçi tarafından da bu hususta iddiasını ispatlayacak delil niteliğinde bir belge sunulmamıştır. Sonuç olarak şikayete konu imalatın, yapının tamamı için alınan numaralı Yapı Kayıt Belgesi ile kayıt altına alındığı kabul edilmiştir.

31.12.2017 tarihine kadar ruhsatsız veya ruhsatına aykırı yapılmış yapılar için alınabilen Yapı Kayıt

Belgesi ile yapıdaki aykırılıklar hakkında İmar Kanunu uyarınca alınmış yıkım kararları ve tahsil edilmemiş para cezaları iptal edilmekte, yapının mevcut haliyle kullanılabilmesi imkanı getirilmektedir.

Diğer yandan, yapıdaki hasar iddiasının ise Konyaaltı Belediyesi tarafından incelenerek gerekli tedbirlerin alınması yazılarımızda belirtilmiş, en son 6306 sayılı Kanun kapsamındaki tespit işlemlerine ilişkin sürecin aynı Belediye tarafından yürütülmesi talimatı verilmiştir.” açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarih ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

/

3.1.“Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2.maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”,

3.2. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13’üncü maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”,

3.3. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17’nci maddesinin birinci fıkrasında

“Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”;

3.4. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”,

3.5. “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40. maddesinde; “ Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”,

3.6. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin 3. ve 4.

fıkralarında; “(3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. (4) Türkiye Büyük

Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

4. 6366 sayılı Kanun ile tasdik edilip 19/03/1954 tarih ve 8662 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetlerini Koruma

Sözleşmesi)’nin “Yaşam Hakkı” başlıklı birinci fıkrasında “Herkesin yaşam hakkı yasayla korunur.”

5. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

6. Yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlenen ve belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve dışında kalan yerlerde yapılacak planlar ile inşa edilecek resmi ve özel bütün yapıları kapsayan 3194 sayılı İmar Kanununun

6.1. “Tanımlar” başlıklı 5’inci maddesinde “Yapı karada ve suda, daimi veya muvakkat, resmi ve hususi yeraltı ve yerüstü inşaatı ile bunların ilave, değişiklik ve tamirlerini içine alan sabit ve müteharrik tesislerdir.”,

6.2. “Yapı” başlıklı 20’nci maddesinde “Yapı; a) Kuruluş veya kişilerce kendilerine ait tapusu bulunan arazi, arsa veya parsellerde, b) Kuruluş veya kişilerce, kendisine ait tapusu bulunmamakla beraber kamu

/

kurum ve kuruluşlarının vermiş oldukları tahsis veya irtifak hakkı tesis belgeleri ile imar planı, yönetmelik, ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılabilir.”

6.3. “Yapı ruhsatiyesi” başlıklı 21’inci maddesinin birinci fıkrasında “Bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26 ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden (….) yapı ruhsatiyesi alınması mecburidir.”

İkinci fıkrasında “Ruhsat alınmış yapılarda herhangi bir değişiklik yapılması da yeniden ruhsat alınmasına bağlıdır. Bu durumda; bağımsız bölümlerin brüt alanı artmıyorsa ve nitelik değişmiyorsa ruhsat, hiçbir vergi, resim ve harca tabi olmaz.”

Üçüncü fıkrasında “Ancak; derz, iç ve dış sıva, boya, badana, oluk, dere, doğrama, döşeme ve tavan kaplamaları, elektrik ve sıhhi tesisat tamirleri ile çatı onarımı ve kiremit aktarılması ve yönetmeliğe uygun olarak mahallin hususiyetine göre belediyelerce hazırlanacak imar yönetmeliklerinde belirtilecek taşıyıcı unsuru etkilemeyen diğer tadilatlar ve tamiratlar ruhsata tabi değildir.”

6.4. “Ruhsat alma şartları” başlıklı 22’nci maddesinde, “Yapı ruhsatiyesi almak için belediye, valilik bürolarına yapı sahipleri veya kanuni vekillerince dilekçe ile müracaat edilir. Dilekçeye sadece tapu (istisnai hallerde tapu senedi yerine geçecek belge), mimari proje, statik proje, elektrik ve tesisat projeleri, resim ve hesapları, röperli veya yoksa, ebatlı kroki eklenmesi gereklidir.

Belediyeler veya valiliklerce ruhsat ve ekleri incelenerek eksik ve yanlış bulunmuyorsa müracaat tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde yapı ruhsatiyesi verilir.

Eksik veya yanlış olduğu takdirde; müracaat tarihinden itibaren onbeş gün içinde müracaatçıya ilgili bütün eksik ve yanlışları yazı ile bildirilir. Eksik ve yanlışlar giderildikten sonra yapılacak müracaattan itibaren en geç onbeş gün içinde yapı ruhsatiyesi verilir.”

6.5. “Yapı kullanma izni” başlıklı 30’uncu maddesinde “Yapı tamamen bittiği takdirde tamamının, kısmen kullanılması mümkün kısımları tamamlandığı takdirde bu kısımlarının kullanılabilmesi için inşaat ruhsatını veren belediye, valilik bürolarından; 27 nci maddeye göre ruhsata tabi olmayan yapıların tamamen veya kısmen kullanılabilmesi için ise ilgili belediye ve valilikten izin alınması mecburidir. Mal sahibinin müracaatı üzerine, yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından mahzur görülmediğinin tespiti gerekir.

Belediyeler, valilikler mal sahiplerinin müracaatlarını en geç otuz gün içinde neticelendirmek mecburiyetindedir. Aksi halde bu müddetin sonunda yapının tamamının veya biten kısmının kullanılmasına izin verilmiş sayılır.

Bu maddeye göre verilen izin yapı sahibini kanuna, ruhsat ve eklerine riayetsizlikten doğacak mesuliyetten kurtarmayacağı gibi her türlü vergi, resim ve harç ödeme mükellefiyetinden de kurtarmaz.”

6.6. “Kullanma izni alınmamış yapılar” başlıklı 31’inci maddesinde “İnşaatın bitme günü, kullanma izninin verildiği tarihtir. Kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapılarda izin alınıncaya kadar elektrik, su ve kanalizasyon hizmetlerinden ve tesislerinden faydalandırılmazlar. Ancak, kullanma izni alan bağımsız bölümler bu hizmetlerden istifade ettirilir.”

6.7. Geçici 16’ncı maddesinin birinci fıkrasında “Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017

/

tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan

Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.”

İkinci fıkrasında “Yapının bulunduğu arsanın 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden konutlarda yüzde üç, ticari kullanımlarda yüzde beş oranında alınacak kayıt bedeli başvuru sahibi tarafından genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere merkez muhasebe birimi hesabına yatırılır. 6306 sayılı Kanun kapsamında kullanılmak üzere kaydedilen gelirler karşılığı Bakanlık bütçesine ödenek eklemeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bu ödenek, dönüşüm projeleri özel hesabına aktarılarak kullanılır. Kayıt bedeline ilişkin oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar azaltmaya, yapının niteliğine ve bölgelere göre kademelendirmeye, ayrıca başvuru ve ödeme süresini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.”

Üçüncü fıkrasında “Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.”

Dördüncü fıkrasında “Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun (İptal ibare: Anayasa

Mahkemesinin 24/9/2020 tarihli ve E.:2019/21; K.:2020/51 sayılı Kararı ile) (…) uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.”

Beşinci fıkrasında “Yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, Yapı Kayıt Belgesi ile maliklerin tamamının muvafakatinin bulunması ve imar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edilmesi halinde yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilir. Bu durumda, ikinci fıkrada belirtilen bedelin iki katı ödenir.”

Altıncı fıkrasında “Beşinci fıkra uyarınca kat mülkiyetine geçilmiş olması 6306 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmez.”

Dokuzuncu fıkrasında “Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile

Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz.”

Onuncu fıkrasında “Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır.”

On birinci fıkrasında “Bu madde hükümleri, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı

Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmaz.”

On ikinci fıkrasında “Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir.”

6.8. Geçici 21’inci maddesinde “Bu Kanunun geçici 16 ncı maddesi kapsamında yapı kayıt belgesi alınan yapılar ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 15/5/1959 tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata

Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 13 üncü maddesinin (b) fıkrasına göre, hasar görmüş olmakla birlikte ıslahının mümkün olduğu tespit edilmiş olan yapılarda, ilave inşaat alanı ihdas edilmemek şartıyla, 23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa göre güçlendirme kararı alınarak güçlendirme yapılabilir. Bu yapılarda güçlendirme izni, bu Kanunda ve ilgili diğer mevzuatta öngörülen şartlara ve kısıtlamalara tabi olmaksızın, güçlendirme projesine istinaden ilgili idaresince verilir. Güçlendirilecek olan yapının üzerinde bulunduğu taşınmazın mülkiyetinin belediyeye veya Hazineye ait olması durumunda; taşınmaz satın alınmadıkça güçlendirme yapılamaz. Güçlendirilecek yapının üçüncü kişilere ait taşınmazlara tecavüzlü olması durumunda güçlendirme için taşınmazına tecavüzlü üçüncü şahısların muvafakati aranır.

Bu madde kapsamında yapılacak güçlendirme iş ve işlemleri 29/6/2001 tarihli ve 4708 sayılı Yapı Denetimi

Hakkında Kanun kapsamında yapı denetim kuruluşlarının denetimine tabidir. Yapı denetim kuruluşlarından bu madde kapsamındaki denetim görevini yerine getirmedikleri tespit edilenlere, tespit edilen fiil ve hâllerin durumuna göre, 4708 sayılı Kanunun 8 inci ve 9 uncu maddesinde yer alan idari ve cezai müeyyideler uygulanır.

Bu maddeye göre güçlendirme izni verilen yapıların herhangi bir sebeple yıkılmaları hâlinde, bu alanlarda yeniden yapılacak yapılar için yürürlükteki plan ve mevzuat hükümleri uygulanır.

Bu madde hükümleri 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamındaki yapılar hakkında uygulanmaz.”

7. 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un “Tespit, taşınmaz devri ve tescil” başlıklı 3’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Riskli yapıların tespiti, Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikte belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde masrafları kendilerine ait olmak üzere, öncelikle yapı malikleri veya kanuni temsilcileri tarafından, Bakanlıkça lisanslandırılan kurum ve kuruluşlara yaptırılır ve sonuç Bakanlığa veya İdareye bildirilir. Bakanlık, riskli yapıların tespitini süre vererek maliklerden veya kanuni temsilcilerinden isteyebilir. Verilen süre içinde yaptırılmadığı takdirde, tespitler Bakanlıkça veya İdarece yapılır veya yaptırılır. Bakanlık, belirlediği alanlardaki riskli yapıların tespitini süre vererek İdareden de isteyebilir. Bakanlıkça veya İdarece yaptırılan riskli yapı tespitlerine karşı maliklerce veya kanuni temsilcilerince onbeş gün içinde itiraz edilebilir. Bu itirazlar, Bakanlığın talebi üzerine üniversitelerce, ilgili meslek disiplini öğretim üyeleri arasından görevlendirilecek dört ve

Bakanlıkça, Bakanlıkta görevli üç kişinin iştiraki ile teşkil edilen teknik heyetler tarafından incelenip

karara bağlanır. (İptal yedinci ve sekizinci cümle: Anayasa Mahkemesinin 27/2/2014 tarihli ve E.:

[3] 2012/87, K.: 2014/41 sayılı Kararı ile.) (…)

8. 06.06.2018 tarih ve 30443 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan ve 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar

Kanununun geçici 16 ncı maddesi uyarınca Yapı Kayıt Belgesi verilmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemeyi amaçlayan ve Yapı Kayıt Belgesi müracaatına, Yapı Kayıt Belgesi bedelinin hesaplanması ve ödenmesine, Yapı Kayıt Belgesi verilen Hazineye ait taşınmazların satışına, Yapı Kayıt Belgesi düzenlenmeyecek yapılar ile bu belgenin düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunanlar hakkında yapılacak işlemlere ilişkin hususları kapsayan “Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve

Esaslar”ın “Yapı kayıt belgesi müracaatı” başlıklı 4’üncü maddesinde “ (1) Yapı Kayıt

Belgesi 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için verilir. Yapı Kayıt Belgesi için

/

müracaatın 31/10/2018 tarihine kadar yapılması ve Yapı Kayıt Belgesi bedelinin 31/12/2018 tarihine kadar ödenmesi gerekir. Başvuru ve ödeme süresini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.

(2) Yapı Kayıt Belgesi için yapı maliklerinden herhangi birisi veya vekili tarafından, e-Devlet üzerinden

Yapı Kayıt Sistemindeki Yapı Kayıt Belgesi formunun doldurulması suretiyle müracaatta bulunulabileceği gibi kurum ve kuruluşlara başvurulmak suretiyle de müracaatta bulunulabilir.

(3) Müracaatın e-Devlet üzerinden yapılması durumunda, Yapı Kayıt Belgesi formunun eksiksiz olarak doldurulmasından ve Yapı Kayıt Belgesi bedelinin yatırılmasından sonra, Yapı Kayıt Sistemi tarafından oluşturulan Yapı Kayıt Belgesi talepte bulunan yapı sahibince e-Devlet üzerinden alınır.

(4) Müracaat kurum ve kuruluşlara yapılmış ise, Yapı Kayıt Belgesi formu müracaat sahibinin beyanına göre eksiksiz olarak doldurulur, Yapı Kayıt Belgesi bedelinin yatırılması sağlanır, Yapı Kayıt Belgesi formu sistem üzerinden onaylanmak üzere Müdürlüğe gönderilir ve formun Müdürlükçe onaylanmasından sonra bir örneği talepte bulunan yapı sahibine verilir.

(5) (Değişik:RG-20/9/2018-30541) Yapı Kayıt Belgesi; yapı ruhsatı veya yapı kullanma izni bulunmayan yapılarda yapının tamamı için yapı kullanma izni bulunan yapılarda ise ruhsat ve eklerine aykırılık hangi bağımsız bölümde/bölümlerde yapılmış ise o bağımsız bölümler için ayrı ayrı veya yapının tamamı tek bir malike ait ise ve aykırılık bütün bağımsız bölümlerde yapılmış ise yapının tamamı için düzenlenir.”

düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

10. Uyuşmazlık, başvuranın, Antalya ili, ilçesi, mahallesi, ada, parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan ve yapı kullanma izin belgesi bulunmadığından tamamı için 3194 sayılı İmar

Kanununun geçici 16’ncı maddesi uyarınca yapı kayıt belgesi düzenlenmesi talebi ile şahsen başvurduğu

Sitesi Blok’un, ve kapı numaraları dairelerinde başvurudan sonra binanın ortak alanı olan çatı terası kapatarak dairelere katmak suretiyle yapılan ve binanın statiğini bozduğu iddia edilen imalatların yıkımı talebinden kaynaklanmaktadır.

11. Başvuran tarafından, tamamı için kendi başvurusu ile yapı kayıt belgesi verilen Antalya İli, İlçesi, Mahallesi ada parsel, Sokak No: adresinde bulunan Sitesi Blok’ta bulunan ve numaralı kapı numaralı dairelerin sahibi tarafından yapı ortak alanının işgal edildiği, bunun sonucunda binaya yük binmesi nedeni ile 20 numaralı bağımsız bölüm duvarlarında çatlak oluştuğu belirtilerek kaçak imalatın yıkılması ve şikayet edilen hakkında hukuki yaptırımların uygulanması istemiyle ilk olarak 22/07/2019 tarihinde Antalya Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl

Müdürlüğüne başvuruda bulunulduğu, daha sonra 12/03/2020 tarihli başvuru ile yeniden başvuruda bulunulduğu ve sonuç alınmaması üzerine Kurumumuzca incelenmekte olan başvurunun yapıldığı görülmektedir.

12. Başvuranın İl Müdürlüğü nezdindeki girişimlerini müteakip İl Müdürlüğünce Konyaaltı Belediye

Başkanlığına yazılar yazılarak uyuşmazlığın çözümü hususunda gerekli tespit ve değerlendirmelerin yapılması talep edilmiş, Belediye yetkililerince taşınmaz mahallinde yapılan incelemelerde binanın terasında bulunan uyuşmazlık konusu eklentilerin imal tarihlerinin tespit edilememesi, hali hazırda inşai faaliyette bulunulmaması ve binanın tamamı için yapı kayıt belgesi düzenlenmiş olması nedeniyle 3194 sayılı Kanunun 32’nci maddesi kapsamında herhangi bir tasarrufta bulunulamadığı belirtilmiştir.

13. Başvuranın, yapı kayıt belgesi düzenlendikten sonra çatısında inşa edildiğini iddia ettiği eklentilerin binanın statiğini bozduğu ve binada çatlak oluştuğu yönündeki şikayetleri nedeniyle İl Müdürlüğü tarafından, hasarın tespiti ve gereğinin yapılması hususunda Belediyeye çeşitli defalar yazılar gönderildiği anlaşılmaktadır.

14. Belediye 2016-2017 yıllarına ait uydu fotoğraflarının incelenmesinden binanın çatısının kapatıldığını, çatıdaki imalatların da binanın tamamı için düzenlenen yapı kayıt belgesine dahil olduğunu ve ayrıca yapıda hasar söz konusu olması halinde bile hasar tespiti yaptırma yükümlülüğünün bina sakinlerinde olduğunu belirtmiş; İl Müdürlüğü, Belediyeye 6306 sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmeliği hükümleri uyarınca Belediyenin maliklere süre vererek hasar tespiti yapmalarını istemesi, maliklerce yapılmaması halinde tespitin Belediyece yapılması hususunu bildirmiştir.

15. Tarih boyunca insanların hayatta kalabilmeleri barınma imkanlarına sahip olmaları ile mümkün olmuştur. Barınma, insanların dış dünyadan gelecek etki ve tehlikelerden korunup her türlü ihtiyaçlarını gidererek yaşamlarını idame ettirecek özel ve kamusal faaliyetlerini sürdürecekleri mekanlarda sağlanmaktadır. Günümüzde insanların yaşam ve mülkiyet gibi temel haklarının korunması amacıyla söz konusu yaşam alanlarının doğal koşullara ve teknik gerekliliklere uygun şekilde imarları hukuk kuralları ile zorunlu hale getirilmiştir. Bu kapsamda tektonik kuşakta yer alan ülkemizde inşa edilen yapıların 3194 sayılı İmar Kanunu kapsamında plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülleri gerekmektedir.

16. Somut uyuşmazlıkta, ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından mahzur görülmediği tespit edilemediğinden yapı kullanma izin belgesi bulunmayan ancak tamamı için 3194 sayılı

Kanunun geçici 16’ncı maddesi kapsamında yapı kayıt belgesi düzenlenen yapının ortak alanında sonradan inşa edildiği ve genel statiği bozduğu iddia edilen eklentilerin hukuki durumu, bina sakinlerinin Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan yaşam haklarının olası ihlal tehlikesi bağlamında ele alınacaktır.

17. Anayasa Mahkemesi, yakınları 09/11/2011 tarihinde Van ilinde meydana gelen depremde otel enkazında kalarak vefat eden başvuranların yaşam ve adil yargılanma hakkı ihlali iddiaları hakkında verdiği 17/9/2013 tarih ve 2012/752 başvuru sayılı Serpil Kerimoğlu ve diğerleri kararında; “50. Kişinin yaşam hakkı ile maddi ve manevi varlığını koruma hakkı, birbirleriyle sıkı bağlantıları olan, devredilmez ve vazgeçilmez haklarındandır. Anayasa Mahkemesince belirtildiği gibi yaşam ve vücut bütünlüğü üzerindeki temel hak, devletlere pozitif ve negatif yükümlülük yükleyen haklardandır

(AYM, E.2007/78, K.2010/120, K.T. 30/12/2010).

51. Anayasa’nın 17. maddesinde düzenlenen yaşam hakkı kapsamında, devletin, negatif bir yükümlülük olarak, yetki alanında bulunan hiçbir bireyin yaşamına kasıtlı ve hukuka aykırı olarak son vermeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bunun yanı sıra devlet, pozitif bir yükümlülük olarak, yine yetki alanında bulunan tüm bireylerin yaşam hakkını gerek kamusal makamların, gerek diğer bireylerin, gerekse kişinin kendisinin eylemlerinden kaynaklanabilecek risklere karşı koruma yükümlülüğü altındadır (AYM, E.1999/68, K.1999/1, K.T. 6/1/1999). Devlet, bireyin maddi ve manevi varlığını her

/

türlü tehlikeden, tehditten ve şiddetten korumakla yükümlüdür (AYM, E.2005/151 K.2008/37, K.T.

3/1/2008; E.2010/58, K.2011/8, K.T. 6/1/2011).

52. Devletin sorumluluğunu gerektirebilecek şartlar altında can kaybının gerçekleştiği durumlarda

Anayasa’nın 17. maddesi, Devlete, elindeki tüm imkânları kullanarak, yaşam hakkını korumak için oluşturulan yasal ve idari çerçevenin gereği gibi uygulanmasını ve bu hakka yönelik ihlallerin durdurulup cezalandırılmasını sağlayacak etkili idari ve yargısal tedbirleri alma görevi yüklemektedir.

Bu yükümlülük, kamusal olsun veya olmasın, yaşam hakkının tehlikeye girebileceği her türlü faaliyet bakımından geçerlidir.

53. Ancak, özellikle insan davranışının öngörülemezliği, öncelikler ve kaynaklar değerlendirilerek yapılacak işlemin veya yürütülecek faaliyetin tercihi göz önüne alınarak; pozitif yükümlülük, yetkililer üzerine aşırı yük oluşturacak şekilde yorumlanmamalıdır. Pozitif yükümlülüğün ortaya çıkması için yetkililerce, belirli bir kişinin hayatına yönelik gerçek ve yakın bir tehlikenin bulunduğunun bilinmesi ya da bilinmesi gerektiği durumların varlığı kabul edildikten sonra, böyle bir durum dahilinde, makul ölçüler çerçevesinde ve sahip oldukları yetkiler kapsamında bu tehlikenin gerçekleşmesini önleyebilecek şekilde kamu makamlarının önlem almakta başarısız olduklarının tespiti gerekmektedir (benzer yöndeki AİHM kararları için bkz. Keenan/Birleşik Krallık, 27229/95, 3/4/2001, §§ 89-92, ve A. ve Diğerleri/Türkiye, 27/7/2004, 30015/96, § 44-45, İlbeyi Kemaloğlu ve

Meriye Kemaloğlu/Türkiye, 19986/06, 10/4/2012, § 28).”paragraflarına yer verilmektedir.

18. Anayasa Mahkemesi yaşam hakkı ihlallerine yönelik değerlendirmelerinde anılan hakkın korunmasında devletin pozitif yükümlülükleri bulunduğu konusundaki içtihadını sürdürmektedir.

(Anayasa Mahkemesi’nin 2018/5075 başvuru sayılı dosyada verilen 15/03/2022 tarihli Necla Kara ve

Diğerleri Kararı)

19. Dünyada ve ülkemizde plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülü sağlanmayan yapıların yıkımı sonucu çok sayıda can kaybının yaşandığı görülmektedir.

(https://www.trthaber.com/haber/dunya/miamide-coken-binada-olu-sayisi-98e-yukseldi-597877.html).

Bu gibi durumlarda oluşacak yaşam hakkı ihlallerinin önlenebilmesi devletlerin pozitif yükümlülükleri kapsamında değerlendirilmelidir. Devletler, söz konusu yükümlülüklerini yerine getirmek için insanların tüm yaşamsal faaliyetlerini içlerinde gerçekleştirecekleri yapıların inşa ve denetimlerini ilim ve fenne uygun şekilde standartlaştıracak hukuk kuralları koyarak bu kuralları en doğru şekilde uygulamak zorundadırlar.

20. 3194 sayılı İmar Kanunu ve anılan kanuna dayalı olarak yürürlüğe konulan diğer mevzuatla yaşam hakkı ihlallerinin önlenmesi hususunda Devletin pozitif yükümlülüklerinin önemli bir kısmını yerine getirdiği görülmektedir. Bununla birlikte, yasama yetkisinin kullanımı yahut buna dayalı olarak idarenin düzenlemeler yapması ihlal tehlikesini tek başına ortadan kaldırmamaktadır. Aynı zamanda uygulamacılar tarafından mevzu hukukun doğru yorumlanarak, somut olay koşullarına uygun şekilde uygulanması da söz konusu pozitif yükümlülüğün bir parçasıdır.

21. Somut uyuşmazlıkta, başvuran tarafından binanın tamamı için 3194 sayılı Kanunun geçici 16’ncı maddesi uyarınca bizzat yapıldığı belirtilen yapı kayıt belgesi düzenlenmesi müracaatından sonra en üst katta mukim tarafından binanın ortak alanına ve statiği bozacak şekilde inşa edildiği iddia edilen eklentilerin yine 3194 sayılı Kanunun 32’nci maddesi uyarınca yıkımı talep edilmektedir. Bu nedenle, uyuşmazlığın çözümüne esas olmak üzere anılan mevzu düzenlemelerin ne şekilde yorumlanması gerektiği Devletin yukarıda belirtilen pozitif yükümlülüğü kapsamında ortaya konulmalıdır.

22. 3194 sayılı Kanunun geçici 16’ncı maddesiyle yapı ruhsatı ve eklerine aykırı yapılar ile ruhsatsız yapıların tespiti ve kayıt altına alınması, eskiyen, sakinleri açısından risk oluşturan kent dokusunu yenilemek amacıyla yapılacak kentsel dönüşüm projelerine finansal kaynak sağlanması amaçlanmaktadır. Bu kapsamda yapı kayıt belgesi talebinde bulunan başvuranların yalnız beyanları esas alınmış, belgeler beyan doğrultusunda hazırlanmış, yetkili idarece beyanın teyiti yoluna gidilmemiştir.

23. Yapı kayıt belgesinin hukuki niteliği hususundaki değerlendirmelere akademik çalışmalarda da yer verilmiştir. “Yapı kayıt belgesi, e-Devlet üzerinden yapılan başvuru üzerine verilen elektronik bir belgedir. Bu belge, 31.12.2017 tarihinden önce yapılmış ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılar için, yapı sahibinin beyanı esas alınarak verilmiştir. Yapı kayıt belgesi, her ne kadar İmar Kanunu’nda geçici bir belge olarak düzenlense de, başvuru sahibi bakımından önemli hukuki sonuçlar doğuran icrai nitelikte bir idari işlemdir. Belge ile birlikte başvuruya konu yapı, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olduğu halde, “yapı kayıt belgeli yapı” statüsüne geçerek, yapıya ilişkin tahsil edilemeyen idari para cezasının ve yıkım kararının iptali sebebiyle belli bir süre dokunulmazlık elde etmektedir; bu nedenle yapı kayıt belgesi koşul işlem niteliğindedir. Ayrıca, yapı kayıt belgesi geçici niteliğinden dolayı

“geçici idari işlem” olarak da nitelendirilebilir. Geçici idari işlem, idare tarafından kanuni bir düzenlemeye dayanılarak, önceden belirlenmiş olan ya da belirlenebilir bir süre için tesis edilen idari işlem olarak tanımlanmaktadır. Geçici idari işlem, geçerli olduğu süre boyunca, ilgililerin hukuki durumu üzerinde etki yaratır. Bu nedenle geçici idari işlem de diğer idari işlemler gibi ilgili üzerinde hukuki sonuç doğuran icrai nitelikte bir işlemdir.” (Dr.Öğr.Üyesi. Mine KASAPOĞLU TURHAN, “Yapı Kayıt Belgeli Yapılara Verilen Güçlendirme İzni, Hacettepe HFD, 11(2), 2021, 779-824)

24. Somut olayda, yapı kullanma izin belgesi bulunmayan binanın tamamı için başvuran Atila Bahçeci, yapının çatı katında 31/12/2017 tarihinden sonra inşa edildiğini beyan ettiği eklentinin yapı kayıt başvurusuna dahil olmadığını, bu hususun tüm bağımsız bölümlerin projede belirtilen yüzölçümlerinin tespiti halinde ortaya konulabileceğini belirtmektedir.

25. Buna karşılık, Konyaaltı Belediye Başkanlığı uyuşmazlık konusu yapıda çatının 2016-2017 yıllarında kapatıldığının uydu fotoğraflarından anlaşıldığını, bu nedenle yapı kayıt belgesi başvurusuna dahil olduğundan yıkım faaliyetinin gerçekleştirilemeyeceğini beyan etmektedir. Başka bilgi ve belge bulunmadığı belirtilmekle birlikte, çatı aralarının terasa dahil edildiği açıklamasını içeren 22/03/2017 tarihli tutanağın dosyaya ibraz edildiği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, ne uydu fotoğrafları ne de tutanakla ana yapının statiğini bozduğu iddia edilen eklentinin ayrıntılarına vakıf olunamadığından yapı kayıt belgesinin kapsamı konusunda belgede belirtilen ile projede yer alan bilgiler üzerinden yüzölçümü teyidi yapılarak başvuranın beyanının esas alınması gerektiği kanaati oluşmuştur.

26. Yapının tamamı için alınan, detaylarında aykırılığın niteliği kısmında yalnızca “İSKANSIZ YAPI” ibaresi bulunan ve toplam bağımsız bölüm sayısı karşılığı “22”, toplam konut alanı karşılığı “4432 m2” olarak belirtilen numaralı yapı kayıt belgesinin düzenlenmesi istemiyle başvuran kişinin,

21 ve 22 kapı numaralı dairelerde bina ortak alan olan çatı terasta inşa edildiği ileri sürülen ikinci

katlardan oluşan eklentinin yapı kayıt belgesi başvurusu kapsamında yer almadığı beyanına dayalı olarak yapılacak yüzölçümü değerlendirmesini müteakip beyanın teyit edilmesi halinde 3194 sayılı Kanunun geçici 16’ncı maddesi kapsamına dahil olmayan eklentilerin aynı Kanunun 32’nci maddesi kapsamında yıkılması gerekmektedir.

27. Ayrıca başvuran tarafından yapı kayıt belgesi başvurusuna dahil olmadığı beyan edilen eklentilerin inşasının ana yapıda çatlaklar oluşturduğu ve yapının statiğini bozduğunun belirtilmesi üzerine Antalya

Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce Konyaaltı Belediye Başkanlığı’na gönderilen 31/01/2022

tarih ve sayılı yazı ile hasar tespitinin Konyaaltı Belediyesi tarafından yapı maliklerinden yaptırılmasının istenilmesi, süresinde tespit yapılmaması halinde tespitin Belediye tarafından yaptırılması hususundaki yazının gereğinin yapılması yaşam hakkı ihlali tehlikesine karşı devletin pozitif yükümlülüğü kapsamındadır.

28. Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, Kurumumuz kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; yapıların 3194 sayılı İmar Kanununa uygun olarak inşa edilmesi zorunluluğu karşısında aynı Kanun ile belirli bir süre ile sınırlı ve istisnai olarak getirilen yapı kayıt belgesi alarak Kanunun 32 ve 42’nci maddelerinin uygulama alanlarının dışında değerlendirilme imkanının sınırsız olarak addedilmemesi, yapı kayıt belgesi olan yapıda başvurudan sonra yapılacak eklentilerin belge kapsamında değerlendirilmemesi gerektiği kanaati ile belge düzenlenmesi talebi ile başvuran kişi tarafından sonradan yapıldığı iddia edilen eklentilerin başvuruya dahil olmadığının belirtilmesi ve tarafından yapılmış başka bir başvuruya rastlanmaması karşısında çatı terasta yer alan eklentilerin 3194 sayılı Kanun’un 32’nci maddesi uyarınca yıkımı ve binada oluştuğu ileri sürülen hasar durumu hakkında Konyaaltı Belediyesi tarafından gerekli değerlendirmeler ile usuli işlemlerin yapılması hususunda tavsiyede bulunulması gerektiği sonucuna varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

29. 28/03/2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu

Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde “(1) Kurum, inceleme ve araştırma yaparken idarenin, insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde; kanunlara uygunluk, ayrımcılığın önlenmesi, ölçülülük, yetkinin kötüye kullanılmaması, eşitlik, tarafsızlık, dürüstlük, nezaket, şeffaflık, hesap verilebilirlik, haklı beklentiye uygunluk, kazanılmış hakların korunması, dinlenilme hakkı, savunma hakkı, bilgi edinme hakkı, makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi, kişisel verilerin korunması gibi iyi yönetim ilkelerine uygun işlem ve eylem ile tutum veya davranışta bulunup bulunmadığını gözetir ve iyi yönetim ilkelerine uyar.” şeklindeki düzenlemeye yer verilmekte olup Kurumumuzca şikayet konuları iyi yönetim ilkeleri kapsamında da değerlendirilmektedir.

Somut uyuşmazlıkta söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın iddiaları da göz önünde bulundurularak başvuru konusu ile ilgili yürütülen işlemlerde kanunlara uygunluk, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davranılmadığı anlaşılmış olup idarelerin tüm işlemlerinde iyi yönetim ilkelerine uyması beklenmektedir

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

30. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu

Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup idarenin işlemine karşı yetkili Antalya İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN

KABULÜNE;

/

Antalya ili, ilçesi, mahallesi, ada, parsel sayılı taşınmazda bulunan Sitesi

Blok’ta yer alan ve kapı numaralı dairelerde çatı terası kapatılarak inşa edildiği iddia edilen eklentilerin yüzölçümlerinin, numaralı yapı kayıt belgesinde beyan edilen yüzölçümüne dahil olmadığı iddiasının teyit edilmesi halinde söz konusu eklentilerin yapı kayıt belgesi kapsamında yer almaması nedeniyle 3194 sayılı İmar Kanununun 32’nci maddesi uyarınca yıkımı ile eklentiler nedeniyle binada oluştuğu ileri sürülen hasar konusunda Antalya Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 31/01/2022 tarih ve sayılı yazısının gereğinin yerine getirilmesi hususunda

KONYAALTI BELEDİYE BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Antalya ili, ilçesi, mahallesi, ada, parsel sayılı taşınmazda bulunan Sitesi

Blok’ta meydana geldiği iddia edilen hasar hakkında Konyaaltı Belediye Başkanlığı’na gönderilen 31/01/2022 tarih ve sayılı yazı gereğinin takibi hususunda ANTALYA

VALİLİĞİ ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İL MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

Kararın, BAŞVURANA ve KONYAALTI BELEDİYE BAŞKANLIĞI, ANTALYA VALİLİĞİ

ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İL MÜDÜRLÜĞÜ İLE bilgi için ÇEVRE,

ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞINA TEBLİĞİNE,

6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İdarelerce bu karar üzerine tesis edilecek

işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/