|
ÖZET: Başvuru, yapı ressamlığı bölümü mezunlarının belirli bir metrekareye kadar şantiye şefliği yapabilme hakkı talebini içermektedir. Başvuran, inşaat, makine, elektrik ve yapı denetim önlisans mezunlarına bu hakkın tanındığını, ancak yapı ressamlığı mezunlarının dışlandığını belirtmiştir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, şantiye şefinin mühendis, mimar veya teknik öğretmen olması gerektiğini ifade ederek talebi reddetmiştir. Başvuran, yapı ressamlığı programının kapatılan yapı ressamlığı öğretmenliği alt dalı olduğunu ve bu mezunların Dikey Geçiş Sınavı ile mimarlık ve inşaat mühendisliği lisans programlarına geçiş yapabildiğini vurgulamıştır.
İlgili mevzuat incelendiğinde, şantiye şeflerinin mühendis veya mimar olması gerektiği, yapı ressamlığı programının ise bu kapsamda değerlendirilemeyeceği anlaşılmaktadır. Yükseköğretim Kurulu, yapı ressamlığı programının müfredatının, mimarlık ve inşaat mühendisliği ile doğrudan bir ilişkisinin bulunmadığını belirtmiştir. Dolayısıyla, başvurunun reddedilmesi yönünde yapılan değerlendirmede hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilmemiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddine dair karar, başvuran ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na tebliğ edilmiştir. Başvuran, bu karara karşı idari yargıda dava açma hakkına sahiptir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/55201-S.20.60217
BAŞVURU NO : 2020/18434
KARAR TARİHİ : 22/06/2020
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : Çevre ve Şehircilik Bakanlığı
Başvuranın, yapı ressamlığı bölümü mezunlarına, inşaat,
BAŞVURUNUN KONUSU :
makine, elektrik ve yapı denetim önlisans mezunlarına tanınan belirli bir metrekareye kadar şantiye şefliği yapabilme hakkı tanınması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 05/05/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, inşaat, makine, elektrik, yapı Denetim ön lisans bölümü mezunlarına belirli bir metrekareye kadar şantiye şefliği yapabilme hakkı tanındığını, Yapı Ressamlığı ön lisans bölümü mezunlarına bu hakkın verilmediğini, söz konusu taleple ilgili Çevre ve Şehircilik
Bakanlığı’na talepte bulunduğunu, kendisine verilen cevapta, “..şantiye şefinin, yapım işinin uzmanlık alanına uygun olmak üzere mimar, mühendis veya bunlara ilişkin teknik öğretmen veya tekniker olması gerektiği..” gerekçe gösterilerek talebine olumsuz yanıt verildiğini, fakat
Yapı Ressamlığı ön lisans bölümünün kapatılan Yapı Ressamlığı Öğretmenliğinin (Teknik
Öğretmenlik) alt dalı olduğunu, ayrıca bu bölüm mezunlarının Dikey Geçiş Sınavı ile
Mimarlık ve İnşaat Mühendisliği lisans bölümlerine geçiş hakkına sahip olduklarını, YÖK tarafından verilen cevapta, Yapı Ressamlığı ön lisans programının müfredatının ilgili lisans programlarıyla program çıktıları ve kazanılan yetkinlikler açısından bir ilişki bulunmadığı tespiti yapıldığını, ancak bir ön lisans ve bir lisans programının, program çıktıları ve kazanılan yetkinlikler açısından doğrudan bir ilişki içerisinde olmasının beklenemeyeceğini, aynı şekilde şantiye şefliği hakkı tanınan ön lisans programlanın da yine şantiye şefliği yönetmeliğinde geçen lisans programlarıyla doğrudan bir ilişkisinin olması, program çıktıları ve kazanılan yetkinlikler açısından mümkün olmadığını ifade ederek, inşaat, makine, elektrik ve yapı denetim teknikerlerine tanınan belirli bir metrekareye kadar şantiye şefliği yapabilme ve yapı denetim firmalarında da belirli bir metrekareye kadar teknikerlik yapabilme hakkının
Yapı Ressamlığı Teknikerlerine de verilerek ön lisans programları arasında adalet ve dengenin sağlanmasını talep etmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuza yapılan 2020/1230 numaralı başvuruya verilen Gönderme Kararına istinaden
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü tarafından Kurumumuza gönderilen 10/02/2020 tarih ve sayılı cevabi yazının ekinde yer alan sayılı yazıda; 2.1. “02.03.2019 tarih ve 30702 sayılı Resmi Gazete yayımlanan Şantiye Şefleri Hakkında
Yönetmelik’in 4’üncü maddesinin e fıkrasında; “Şantiye şefi: Konusuna ve niteliğine göre yapım işlerini yapı müteahhidi adına yöneterek uygulayan, mühendis, mimar veya bunlara ilişkin teknik öğretmen veya tekniker diplomasına sahip teknik personeli”, 6’ncı maddesinin ikinci fıkrasında; Şantiye şefinin; a) Mimar, inşaat mühendisi, makine mühendisi veya elektrik mühendisi, b) Yükseköğrenim kurumunca elektrik mühendisliğine eşdeğerliği bulunduğu kabul edilen elektrik-elektronik mühendisi, c) (a) ve (b) bentlerinde belirtilen mesleklere ilişkin inşaat, makine, elektrik, yapı denetim teknikeri veya bunlara ilişkin teknik öğretmen, olması şarttır” hükümlerinin yer aldığı, 2.2. Bu itibarla; yapılan inceleme neticesinde “yapı ressamlığı” programının yapım işlerine dair ilgili tüm hizmetleri içermediği anlaşıldığından, şantiye şefliği tanımı içerisinde değerlendirilemeyeceği,”
Bilgisi edinilmiştir.
3. Kurumumuza yapılan 2020/3231 numaralı başvuruya verilen Gönderme Kararına istinaden
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nın 20/04/2020 tarihli cevabi yazısının ekinde yer alan, Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı’nın 16/04/2020 tarihli cevabi yazısında, Üniversitelerarası
Kurul Başkanlığı tarafından, Kurumumuza yapılan başvuru üzerine, 15/04/2020 tarihli
toplantıda oybirliği ile aşağıda yer alan kararlar kabul edilmiştir:
3.1. Yapı Ressamlığı Programı, Mühendisler ve Mimarlar tarafından tasarlanmış olan inşaat ön projelerini, uygulama ve detay projelerini, inşaat teknolojisi ile ilgili edindiği teknik bilgileri de kullanarak, istenilen ölçülere göre güncel Bilgisayar Destekli Programlar ile çizebilen nitelikli meslek elemanı yetiştirmek amacını taşımakta olduğu, bu bölümde öğrencilerin bilgisayar ortamında yapı projelerini çizebilen ve maket yapabilen teknik elemanlar olarak yetiştirildiği, 3.2.Yapı ressamlığı programını bitirenlere “Yapı Ressamlığı Teknikeri” unvanı verildiği, yapı ressamlığı teknikerlerinin mimar ve mühendisler tarafından hazırlanmış projeyi istenilen ölçülere göre çizdiği, projelerin uygulanmasında metraj, keşif ve hak ediş hesap ve çizelgelerin hazırlanmasında mimar ve mühendislere yardımcı olduğu, statik proje ve hesaplarının kontrolünü yaptığı, bu bağlamda Yapı Ressamlığı bölümünden mezun olanların, İnşaat Mühendisliği ve Mimarlık bölümü mezunlarıyla dolaylı bir ilişki içerisinde olduğu, bu ilişkinin, söz konusu programların bir üst öğrenim olup olmamasından çok, sürecin yürütülmesinde katkı sağlayan paydaşlar olarak yürümekte olduğu, öğretmenlik alanının bütünüyle farklı bir eğitim programıyla ilişkili olduğu, isimleri aynı olsa bile, Yapı
Ressamlığı ön lisans programının “Yapı Ressamlığı Öğretmenliği” alanıyla ders ve içeriklerinin, kazanılan yetkinlikler ve program çıktıları açılarından önemli farklılıklar gösterdiği, 3.3. Yapı Ressamlığı ön lisans programı müfredatının, program çıktıları ve kazanılan yetkinlikler açılarından Yapı Ressamlığı Öğretmenliği, Mimarlık ile İnşaat Mühendisliği lisans programlarıyla doğrudan bir ilişkisinin olmadığı kararına varıldığı,”
Bilgileri edinilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin 3. ve 4.
fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 5. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 28 inci maddesinin sekizinci fıkrasında; “Yapı müteahhidi ve şantiye şefi; yapıyı, tesisatı ve malzemeleriyle birlikte bu Kanuna, ilgili diğer mevzuata, uygulama imar planına, ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere, standartlara ve teknik şartnamelere uygun olarak inşa etmek, neden olduğu mevzuata aykırılığı gidermek mecburiyetindedir.”; 6. 02/03/2019 tarih ve 30702 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Şantiye Şefleri
Hakkında Yönetmelik’in 4’üncü maddesinin e fıkrasında; “Şantiye şefi: Konusuna ve niteliğine göre yapım işlerini yapı müteahhidi adına yöneterek uygulayan, mühendis, mimar veya bunlara ilişkin teknik öğretmen veya tekniker diplomasına sahip teknik personeli”, 6.1. 6’ncı maddesinin ikinci fıkrasında; Şantiye şefinin; a) Mimar, inşaat mühendisi, makine mühendisi veya elektrik mühendisi, b) Yükseköğrenim kurumunca elektrik mühendisliğine eşdeğerliği bulunduğu kabul edilen elektrik-elektronik mühendisi, c) (a) ve (b)
bentlerinde belirtilen mesleklere ilişkin inşaat, makine, elektrik, yapı denetim teknikeri veya bunlara ilişkin teknik öğretmen, olması şarttır” ; 7. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Üniversitelerarası Kurul” başlıklı 11.
maddesinde; “a. Kuruluş ve işleyişi: Üniversitelerarası Kurul, üniversite rektörleri ile her üniversite senatosunun o üniversiteden dört yıl için seçeceği birer profesörden oluşur.
Rektörler, Üniversitelerarası Kurula, bir yıl süre ile üniversitelerin Cumhuriyet dönemindeki kuruluş tarihlerine göre, sıra ile, başkanlık yaparlar.
(…)
Kurul, çalışmalarını kolaylaştırmak ve üniversitelerarasında ve uluslararası yükseköğretim kurumları ile işbirliğini düzenlemek amacı ile sürekli ve geçici birimler ve komisyonlar kurabilir. Bu birim ve komisyonların teşkil ve çalışma esasları Üniversitelerarası Kurulca belirlenir.
Kurul, en az yılda iki defa, aksi kararlaştırılmadıkça başkanın bağlı olduğu üniversitenin bulunduğu şehirde toplanır ve kurul gündemi önceden Milli Eğitim Bakanlığına, Yükseköğretim Kuruluna ve kurul üyelerine gönderilir.
Milli Eğitim Bakanı ve Yükseköğretim Kurul Başkanı gerekli gördüğü hallerde Kurulun toplantılarına katılabilir.
b. Görevleri
Üniversitelerarası Kurul akademik bir organ olup aşağıdaki görevleri yapar:
(1) Yükseköğretim planlaması çerçevesinde, üniversitelerin eğitim – öğretim, bilimsel araştırma ve yayım faaliyetlerini koordine etmek, uygulamaları değerlendirmek, Yükseköğretim Kuruluna ve üniversitelere önerilerde bulunmak, (2) Teşkilat ve kadro yönünden ve Yükseköğretim Kurulu kararları doğrultusunda üniversitelerin öğretim üyesi ihtiyacını karşılayacak önlemleri teklif etmek, (3) Üniversitelerin tümünü ilgilendiren eğitim – öğretim, bilimsel araştırma ve yayım faaliyetleri ile ilgili yönetmelikleri hazırlamak veya görüş bildirmek, (4) Aynı veya benzer nitelikteki fakültelerin ya da üniversitelere veya fakültelere bağlı diğer yükseköğretim kurumlarının eğitim – öğretimine ilişkin ilkeler ve süreler arasında uyum sağlamak, (…)
(7) Bu kanunla kendisine verilen diğer görevleri yapmaktır.”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden 9. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 28. maddesinin sekizinci fıkrasında, şantiye şefinin, yapıyı, tesisatı ve malzemeleriyle birlikte bu Kanuna, ilgili diğer mevzuata, uygulama imar planına, ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere, standartlara ve teknik şartnamelere uygun olarak inşa etmek mecburiyetinde olduğu düzenlenmiştir. Aynı Kanunun 28. maddesinde, “Yapıya ilişkin bilgiler, ilgili idarece, etüt ve proje müelliflerinin, fenni mesullerin, yapı müteahhitlerinin ve şantiye şefi mimar veya mühendisin üyesi bulunduğu meslek odasına, üyelik kayıtlarına işlenmek üzere bildirilir.” hükmü ve 42. maddesinde “Müelliflerin, fenni mesul mimar ve mühendislerin, yapı müteahhitlerinin, şantiye şefi mimar ve mühendislerin, imar mevzuatına aykırı fiillerinden dolayı verilen cezaları ve haklarındaki kesinleşmiş mahkeme kararları, kendi kayıtlarına işlenmek ve ilgili mevzuata göre cezai işlem yapılmak üzere, üyesi bulundukları meslek odasına ve Bakanlığa ilgili idarece bildirilir.” hükmü ile kanunda şantiye şeflerinin mimar veya mühendislerden olduğu vurgulanmıştır.
10.İmar Kanunu’nun ‘Yönetmelik’ başlıklı 44. maddesinde “(…) mimar ve mühendis unvanlı şantiye şefi çalıştırılması mecburi ve yapı müteahhidi olmaksızın da yapılması mümkün olan yapılara; şantiye şeflerine (…)” ilişkin olarak, Milli Eğitim Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığı, Mesleki Yeterlilik Kurumu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türkiye
Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğinin görüşleri alınarak Bakanlıkça yönetmelik çıkarılacağı düzenlenmiştir.
11. 02/03/2019 tarihli, şantiye şefi çalıştırılması mecburi yapılara ve yapım, işlerinde görev alan şantiye şeflerine ilişkin usul ve esasları düzenleyen, aynı zamanda yapı ruhsatına tabi her türlü yapım ve yıkım işinde, şantiye şefliğini üstlenecek olan ilgili teknik elemanları kapsayan
Şantiye Şefleri Hakkında Yönetmelik’in ‘Tanımlar’ başlıklı 4/1-e bendinde, şantiye şefi
“konusuna ve niteliğine göre yapım işlerini yapı müteahhidi adına yöneterek uygulayan, mühendis, mimar veya bunlara ilişkin teknik öğretmen veya tekniker diplomasına sahip teknik personel” olarak tanımlanmıştır.
12.Söz konusu Yönetmeliğin 6/2 hükmünde “(2) Şantiye şefinin; a) Mimar, inşaat mühendisi, makine mühendisi veya elektrik mühendisi, b) Yükseköğrenim kurumunca elektrik mühendisliğine eşdeğerliği bulunduğu kabul edilen elektrik-elektronik mühendisi, c) (a) ve (b) bentlerinde belirtilen mesleklere ilişkin inşaat, makine, elektrik, yapı denetim teknikeri veya bunlara ilişkin teknik öğretmen” olmasının şart olduğu düzenlenmiştir.
13.İmar Kanunu’nda şantiye şeflerinin, mimar veya mühendis olmaları gerektiği düzenlenmekle birlikte, Şantiye Şefleri Hakkında Yönetmelik’te bu hususun geniş yorumlandığı görülmüştür.
14.Yönetmelik’in 8. maddesinde şantiye şeflerinin görev ve sorumluluklarına yer verilmiş olup, şantiye şefinin, yapı müteahhidi adına, yapım işinin ruhsata ve ruhsat eki etüt ve projelere uygun olarak gerçekleştirilebilmesi için gerekli olan inşaat ve iş organizasyonunu sağlamak, mevzuatın öngördüğü her türlü tedbiri almak, uygulamak ve uygulatmakla sorumlu olduğu; inşaat, tesisat ve yıkım işlerinde ilgili teknik düzenlemelere uygun malzeme ve işin niteliğine uygun makina ve ekipman kullanılmasını sağlamakla yükümlü olduğu; yapının fenni mesullerin/denetçi elemanların talimatlarına uygun olarak inşa ettirilmesinde, görev aldığı şantiye ile alakalı her türlü defter, tutanak ve benzeri belgelerin muhafazasında, düzenlenmesinde ve imzalanmasında ilgili imar ve denetim mevzuatının gerektirdiği sorumlulukları yerine getireceği düzenlenmiştir. Şantiye şeflerinin görev ve sorumluluklarına dikkat edildiği takdirde, söz konusu hususların yapım işi ile ilgili geniş bir sorumluluk yüklediği, alanında ehil bir kişinin bu işi üstlenmesi gerektiği görülmüştür.
15.Yönetmelik’in 9. maddesinde, idarenin görevlerine yer verildiği, söz konusu görevler arasında ise idarenin, şantiye şefinin Yönetmelik’te sayılan meslek grubunda olup olmadığını kontrol yükümlülüğü olduğu düzenlenmiştir. Şantiye şefinin yüklendiği sorumluluk nedeniyle, mesleğinde ehil kişilerden olup olmadığının kontrolü idarenin kusurlu davranmasına neden olan bir husus olarak düzenlenmiştir.
16.Bir inşaatın, inşaat tadilatının, inşaat onarımının ve / veya yıkımının yapılması amacıyla, işin projesine, teknik şartnamelere, her türlü ilgili çalışma mevzuatlarına uygun olarak vaat edilen süreler içinde güvenli bir şekilde bitirilebilmesi amacıyla insanların, tesislerin, makinelerin, araç ve gereçlerin bir araya getirilerek oluşturulduğu geçici işletmeye şantiye denir. Bu tanımdan yola çıkarak şantiye yönetimi için hem inşa hem de inşa dışı faktörlerin aynı anda yönetildiği bir yönetim biçimidir denilebilir. Şantiye yönetimi; mühendislik ve mimarlık alanına giren bir konu olsa da müteahhitleri de yakından ilgilendiren bir konudur. (ÖZLÜK Serdal, Girişimciler İçin İnşaat ve Müteahhitlik: İnşaata Başlangıç – İnşaat Aşamaları – İhale – Müteahitlik ve Yöntemleri – Bina Maliyet Hesabı – Proje – Şantiye Yöntemi, Seçkin Yayıncılık, 2018, sayfa 143.)
17.Şantiyelerde, projeye göre birimlerin, tesislerin ve çalışan sayılarının doğru tespit edilmesi ve bunların koordinasyonu için planlı bir şeklide hareket edilmesi ve güvenliğin üst düzeyde tutulması gereken yerlerdir. Şantiye kuruluşunda mümkün olduğunca bu konuda tecrübeli insanların bilgilerinden faydalanılmalıdır. Eleman değişiklikleri durumunda, şantiyelerin dinamik yapıları, yeni elemanların ise alışma sürecini zorlaştırır. Dolayısıyla mümkün olduğunca eleman değişikliklerini engellemek, güvenilir ve yetenekli insanların üretim sonuna kadar kalmasını sağlamak gerekir. (ÖZLÜK, s. 144.)
18.Şantiye tesislerinin yeterli düzeyde olabilmesi için tüm beklentilerin öncelikle ayrıntılı ve net olarak belirtilmesi gerekir. Bu konuda proje müdürü ya da şantiye şefine büyük sorumluluk düşmektedir. Bir şantiyenin başarılı olabilmesi için, şantiye tesislerinin iyi düşünülmüş ve yeterli büyüklükte olması; iyi bir şantiye planlaması, şantiyenin iş sonunda rahatça toplanması; şantiye yollarının iyi planlanmış olması, şantiye alt yapısının yapılması; şantiye alanının yeterli büyüklükte olması; araç giriş çıkışlarının kolay olması için servis yollarının planlanması; sosyal tesislerin yapılması; beton santral yerinin iyi saptanması; hurdalar için ayrılacak yer olması; şantiye tesisleri arasındaki erişimin kolay olması; kule vinç yerlerinin özenle belirlenmesi; elektrik şebekesi ve trafo yerlerinin belirlenmesi; en önemlisi bütün bu planlama ve şantiye kuruluşunun hâkim rüzgâr yönüne göre kurgulanmasıdır.
(ÖZLÜK, s. 147 vd.; SÜMER Hakan, Şantiye Yönetimi ve Organizasyonu: Başlama – Aşamalar – Yönetme – Sonlandırma, Seçkin Yayıncılık, 2018, s. 37 vd. )
19.Şantiye yönetiminin önemine ilişkin bir çalışmada şu hususlar vurgulanmıştır: “Şantiye bir yaşam tarzıdır. Yaşam tarzımız ne kadar yere basan cinsten olursa şantiye hayatımızda ona paralel olarak gelişecektir. Asıl konumuz ve uzmanlık alanımız şantiye olmasına rağmen, hayatımızın önemli bir yerini kaplayan liderlik ve yöneticilik özelliklerimiz ile şantiyeyi kontrol altında tutarak başarılı işler çıkarmamız mümkün olacaktır. Şantiye şefi, proje müdürü, genel müdür ve inşaat müdürü gibi sayabileceğimiz birçok mevkide olan kişiler genellikle teknik personeldir. Yani bu işin okulunu okumuş mühendis veya mimar unvanım almış kişilerdir. Bunu dünyada standart haline gelmiş bir kuram olarak düşünebiliriz. Bu kuramdan dolayı bu göreve gelecek insanlara önce “diplomanız var mı?” sorusu sorulmaktadır.”. (SÜMER, s. 15)
20.Ülkemizde ölümle sonuçlanan iş kazası bakımından inşaat sektörü birinci sırada yer almakta olup, bu durumun en önemli etkenleri içerisinde inşaat işinin geçici olması, ayrıca ağır ve tehlikeli iş yükünün ve işçi sirkülasyonunun fazla olmasıdır. Bu nedenle yüksek risk taşıyan inşaat işyerlerinde şantiye iş güvenliği ile görevlendirilmiş ekiplerin oluşturulmasının önemi artmaktadır. (SÜMER, s. 44)
21.Taksirli suç türü olan iş kazalarının irdelenmesine ilişkin bir çalışmada şu hususlar vurgulanmıştır: “işveren tarafından, iş güvenliği önlemlerinin alınması sırasında alanında uzman ve faaliyet konusu bakımından gerekli teknik bilgiye sahip ehil kişilerin yetkilendirilmesi halinde, işverenin sorumluluğundan, bahsedilemeyecektir. Zira, yapılan çalışmaların fenni yeterliliği bulunan kişilerin teknik gözetimi ve sorumluluğu altında yürütülmesinin sağlanması işverenin görevidir. Bu anlamda kural olarak işveren, çalışmalarını mutlak suretle ehil olan yardımcı kişinin veya şantiye şefinin, gözetim ve nezaretinde sürdürülmesini sağlamak, istifa eden veya ayrılan yardımcı kişi ya da şantiye şefi yerine yine ehil olan, yeni bir yardıma kişi veya şantiye şefi atamak zorundadır.”(KAYGUSUZ Serap, Taksirle Öldürme Taksirle Yaralama Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
Suçları, Adalet Yayınevi, 2. Baskı, Mayıs 2019, s. 344. )
22.Yapım, faaliyet ve süreçlerinde meydana gelen iş kazalarına konu olaylarda, özellikle inşai faaliyetler sırasında, iş yerinde yeterli iş güvenliği önlemlerinin alınmaması sebebiyle ölümlü veya yaralanmalı bir iş kazasının meydana gelmesi halinde, iş güvenliğinden sorumlu şantiye şefinin yeterli eğitime sahip olmaması, teknik açıdan yetkilendirildiği görev bakımından bilgi birikiminin ve mesleki tecrübesinin yetersiz olması, ehil olmaması halinde, işveren sorumluluktan kurtulamayacaktır. Şantiye şefi olarak atanan bir kişinin, işin inşai bir faaliyet olması sebebiyle, Şantiye Şefleri Hakkındaki Yönetmelik gereğince, çoğunlukla ve genel itibariyle inşaat mühendisi olması gereklidir. Zira Yönetmeliğin 7. maddesine göre, yapı işlerinin birçoğunda inşaat mühendisi unvanlı şantiye şefi bulundurulması zorunlu olup Yönetmelikte, teknikerler ile teknik öğretmenlerin şantiye şefliği yapabilecekleri yapı işleri sınırlı bir biçimde düzenlenmiştir. Aksi durumda, işinin ehli olmayan eğitimsiz bir kişisi şantiye şefi olarak atayan işverenin, meydana gelen bir iş kazasında Ceza Hukuku anlamında kusurlu sorumluluğu devam edecektir. (KAYGUSUZ, s. 346347.)
23. İşverenin şantiye şefi olarak inşaat mühendisini atadığı hallerde, işveren, gerekli teknik eğitimleri haiz ve işinin ehli olan bir kişiyi şantiye şefi olarak atadığından, iş güvenliği önlemlerinin alınıp, bu önlemlere gözetim ve denetimi altındaki işçiler tarafından uyulup uyulmadığını kontrol etme yükümlülüğü şantiye şefinde olduğundan, burada genel itibariyle işverenin sorumluluğundan söz etmek de mümkün olmayacaktır. (KAYGUSUZ, s. 347)
24.Yükseköğretim üst kuruluşlarından biri ve akademik organ olan, üniversite rektörleri ile her üniversite senatosunun o üniversiteden dört yıl için seçeceği birer profesörden oluşan
Üniversitelerarası Kurul’un, 2547 sayılı Kanuna göre, yükseköğretim planlaması çerçevesinde, üniversitelerin eğitim – öğretim, bilimsel araştırma ve yayım faaliyetlerini koordine etmek, uygulamaları değerlendirmek; Yükseköğretim Kuruluna ve üniversitelere önerilerde bulunmak; üniversitelerin tümünü ilgilendiren eğitim – öğretim, bilimsel araştırma ve yayım faaliyetleri ile ilgili yönetmelikleri hazırlamak veya görüş bildirmekle görevli olduğu düzenlenmiştir.
25. Yukarıda ayrıntısı verildiği üzere, 25.1.İmar Kanunu’nda şantiye şeflerinin mimar veya mühendisler olduğu, 25.2.Şantiye Şefleri Hakkında Yönetmelik’te ise, İmar Kanunu’nun oldukça geniş yorumlandığı, 25.3.Şantiye Şefleri Hakkında Yönetmelik’te, şantiye şefi olabilecek bölümler arasında yapı ressamlığı teknikerliği bölümünün yer almadığı, 25.4.Söz konusu Yönetmelik’te, ‘Yükseköğretim Kurulunca eşdeğerliği kabul edilen’ ibaresi ile YÖK’ün yürüttüğü görev uyarınca, eşdeğerlik kabul etmesi halinde, bu bölümlerin de şantiye şefi olarak çalışabileceğinin görüldüğü, 25.5.Kurumumuza yapılan başvuru üzerine, başvuru konusu taleple ilgili olarak
Üniversitelerarası Kurul Yönetim Kurulu’nun 15/04/2020 tarihli toplantıda, başvuranın mezun olduğu bölüm ile şantiye şefliği görevini yürütebilen bölümlere ilişkin ayrıntılı bir değerlendirme yapıldığı ve oybirliği ile başvuranın mezun olduğu bölümün, bu bölümler ile ilişkili olmadığı kararının alındığı, 25.6.Şantiye yönetiminin büyük bir organizasyon olduğu, bu kapsamda büyük sorumluluklar içerdiği, 25.7.Ceza hukuku kapsamında işverenlerin sorumluluğunun söz konusu olduğu hallerde, şantiye şeflerinin ehil kişilerden olup olmadığının büyük bir önem arz ettiği, Hususları birlikte değerlendirildiğinde, idarenin işleminde herhangi bir hukuka ve hakkaniyete aykırılık olmadığı kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 26. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Söz konusu hususta yapılan değerlendirme neticesinde; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan ve
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’ndan gönderilen yazının makul süre içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği incelenmiş olup, adı geçen İdarelerin başvuranla ilgili işlemlerinde makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi, ilkelerine uygun davrandığı görülmüştür.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
27. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi