ÖZET: Başvuru, şikayetçinin Gelir İdaresi Başkanlığı’na (Şehitlik Vergi Dairesi Müdürlüğü) yargı harcı ve yargılama giderleriyle ilgili olarak tebligat yapılmadığı iddiasıyla ilgilidir. Şikayetçi, 2017 ve 2018 yıllarına ait borçlar için yasal faiz uygulandığını belirterek, bu faizlerin iade edilmesini talep etmiştir. Gelir İdaresi, amme alacaklarının vadesinin kendi özel kanunlarında belirlendiğini ve tebliğ yapılmadığı durumlarda gecikme zammının uygulanmasının zorunlu olduğunu ifade etmiştir. Adalet Bakanlığı ise, harç tahsil müzekkeresinin tebliğ tarihinin 19/02/2018 olduğunu ve bu tarihten itibaren harcın vadesinin belirlendiğini belirtmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, şikayetçinin yargı harcı nedeniyle tahsil edilen 36,27 TL gecikme zammının iade edilmesi için Gelir İdaresi Başkanlığı’na tavsiyede bulunmuştur. Ancak, yargılama giderleri için yapılan tebliğlerin mevzuata uygun olduğu ve bu nedenle iade talebinin reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. İlgili idarelerin açıklamaları ve mevzuat hükümleri doğrultusunda, başvuru kısmen kabul edilmiş, kısmen reddedilmiştir.

Sonuç olarak, şikayetçinin yargı harcı nedeniyle ödediği gecikme zammının iade edilmesi için gerekli işlemlerin yapılması yönünde Gelir İdaresi Başkanlığı’na tavsiyede bulunulmuş, diğer talepler ise reddedilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/64165-S.20.69455

BAŞVURU NO : 2020/10918

KARAR TARİHİ : 07/07/2020

KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : Gelir İdaresi Başkanlığı (Şehitlik Vergi Dairesi Müdürlüğü)

Adalet Bakanlığı

Şikâyetçinin, yargı harcı ve yargılama giderleriyle ilgili

BAŞVURUNUN KONUSU :

olarak tarafına tebligat yapılmadığına ilişkin iddiası ve bu nedenle ödemek zorunda kaldığı faizlerin iade edilmesine ilişkin talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 29/04/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Şikâyetçi, Şanlıurfa Şehitlik Vergi Dairesi’ne yargı harcı ve yargılama giderleri nedeniyle borcu olduğunu öğrendiğini, konuyla ilgili belgelerden söz konusu borç tutarlarının 2019 ve

2020 yıllında sisteme yüklendiğinin anlaşıldığı, ancak bu borçlara 2017 ve 2018 yıllarından

itibaren yasal faiz uygulandığını, bahsi geçen borçlarla ilgili olarak (ilgili mahkeme veya vergi dairesi tarafından) kendisine herhangi bir tebligat yapılmadığını, bu nedenle söz konusu borçları faiziyle birlikte ödemek zorunda kaldığını iddia ederek, bu faiz tutarlarının tarafına iade edilmesini talep etmektedir.

II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Gelir İdaresi Başkanlığının 11/05/2020 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle;

2.1. Amme alacaklarının vadelerinin (ödeme süresinin son günü) esas itibarıyla kendi özel kanunlarında belirlendiği, kendi özel kanunlarında vadesine ilişkin hüküm bulunmayan amme alacaklarının vadelerinin de 6183 sayılı Kanunun 37 nci maddesine istinaden (Bakanlıklarınca belirtilecek usule göre) yapılacak tebliğden itibaren bir ayın sonunda oluştuğu,

2.2. Gerek kendi özel kanunlarında gerekse anılan madde uyarınca yapılacak olan tebliğ neticesinde oluşacak vadede, amme alacağının amme borçluları tarafından ödenmemesi durumunda, vadeyi izleyen gün itibarıyla söz konusu amme alacağı vadesi geçmiş amme 2.7. Amme alacağının ödeme müddeti içinde ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden ödeme tarihine kadar gecikme zammı tatbik edilmesi 6183 sayılı Kanundan doğan bir zorunluluk olduğu, bu kapsamda, ilgili vergi dairesi müdürlüğü tarafından yapılan işlemlerin uygun bulunduğu,

2.8. Şikayetçi tarafından başvuruya konu yargı harcı ve yargı giderleri tutarlarının faiziyle birlikte ödendiği hususlarına yer verilmiştir.

3. Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün 22/05/2020 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle;

3.1. Şanlıurfa 2. İdare Mahkemesince 03/10/2019 tarihinde düzenlenen, , Karar No: sayılı, no.lu harç tahsil müzekkeresinde harcın kesinleştiği tarihin 19/02/2018 olarak belirtildiği; ilgili mahkemeden temin edilen tebliğ mazbatasına göre, harca esas kararın şikayetçi vekili Av. ‘na, tebliğ evrakı tebellüğe yetkili katibine teslim edilmek suretiyle 18/02/2018 tarihinde iş yerinde tebliğ edildiği, söz konusu mazbatanın harç tahsil müzekkeresinde yer alan harcın kesinleşme tarihini doğrular nitelikte olduğu hususları belirtilmiştir.

4. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 21/05/2020 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle;

4.1. Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 20/04/2020 tarihli ve sayılı yazısı ekinde alınan Şanlıurfa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin esas ve 13/04/2020 tarihli bildiriminden;

4.2. Şanlıurfa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin esas ve karar sayılı dosyada

“sarfına sebep olduğu toplam 142,00 Türk lirasının kararın kesinleşmesinden sonra yapılacak olası masraflarla birlikte sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına” şeklinde adı geçen ve müdafiinin hazır olduğu 04/12/2018 tarihli duruşmada kesin olarak karar verildiği, 19/12/2018 tarihinde mahkemece kesinleştirme işlemlerinin yapılarak UYAP sistemi üzerinden vergi dairesine harç tahsil müzekkeresi düzenlenerek gönderildiği,

4.3. Kanunen harç tahsilatı işlemlerinin mahkemece yapılmasının mümkün olmadığı, mahkemece düzenlenen harç tahsil müzekkeresinin ilgili vergi dairesine gönderilmesi ve vergi dairesinin ilgiliye tebligatı sonucunda yargılama gideri ve yargılama harcının tahsil edildiği, yargılama harcı ve yargılama giderinin tebliği yükümlüğünün ilgili vergi dairesinin sorumluluğunda olduğu “yargılama harcı ve yargılama giderinin tebliğ edilmemesi nedeniyle yasal faiz ödemek zorunda kalındığına ilişkin iddia ve faiz tutarının iade edilmesi” hususu ile ilgili olarak mahkemece yapılacak bir işlem bulunmadığı hususlarının anlaşıldığı açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

5. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, … sosyal bir hukuk Devletidir”, “Vergi ödevi” başlıklı

73 üncü maddesinde; “… Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülükler kanunla konulur,

değiştirilir veya kaldırılır. Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Cumhurbaşkanına verilebilir.”, “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir. … Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, 6. İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 No.lu

Protokolün “Mülkiyetin Korunması” başlıklı 1 inci maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler devletlerin mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri, yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”,

7. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

8. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun, “Ödeme zamanı ve önce ödeme” başlıklı 37 nci maddesinde; “Amme alacakları hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda ödenir. Hususi kanunlarında ödeme zamanı tesbit edilmemiş amme alacakları Maliye Vekaletince belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödenir. Bu ödeme müddetinin son günü amme alacağının vadesi günüdür. Amme borçlusu isterse borcunu belli zamanlardan önce ödiyebilir.”, “Gecikme Zammı, Nispet ve

Hesabı” başlıklı 51 inci maddesinde; “Amme alacağının ödeme müddeti içinde ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden itibaren her ay için ayrı ayrı % … oranında gecikme zammı tatbik olunur. Ay kesirlerine isabet eden gecikme zammı günlük olarak hesap edilir. …”, “Gecikme zammında tatbik müddeti ve diğer hükümler” başlıklı 52 nci maddesinde; “… Gecikme zammının önceden borçluya bildirilmesi gerekmez. …”, “Ödeme emri” başlıklı

55 inci maddesinde; “Amme alacağını vadesinde ödemiyenlere, 15 gün içinde borçlarını

ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir “ödeme emri” ile tebliğ olunur.

Ödeme emrinde borcun asıl ve ferilerinin mahiyet ve miktarları, nereye ödeneceği, müddetinde ödemediği veya mal bildiriminde bulunmadığı takdirde borcun cebren tahsil ve borçlunun mal bildiriminde bulununcaya kadar üç ayı geçmemek üzere hapis ile tazyik olunacağı, gerçeğe aykırı bildirimde bulunduğu takdirde hapis ile cezalandırılacağı kayıtlı bulunur. Ayrıca, borçlunun 114 üncü maddedeki vazifeleri ve bu vazifeleri yerine getirmediği takdirde hakkında tatbik edilecek olan ceza bu ödeme emrinde kendisine bildirilir. …”,

9. 492 sayılı Harçlar Kanununun, “Mevzuu” başlıklı 2 nci maddesinde; “Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanları, yargı harçlarına tabidir.

Ceza mahkemelerinde şahsi hukuka ait hakların hüküm altına alınması halinde de, celse harçları hariç olmak üzere (1) sayılı tarifeye göre harç alınır.”, “Harç alma ölçüleri” başlıklı 15 inci maddesinde; “Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev’i ve mahiyetine göre maktü esas üzerinden alınır.”, “Nispi harçlarda ödeme zamanı” başlıklı 28 inci maddesinde; “(1) sayılı tarifede yazılı nispi harçlar aşağıdaki zamanlarda ödenir: a) Karar ve ilam harcı, Karar ve ilam harçlarının dörtte biri peşin, geri kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. …

Bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olması, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmez.”, “Süresinde ödenmiyen harçlar” başlıklı 37 nci maddesinde; “Bu kanunda ödeme zamanı gösterilen harclardan süresinde ödenmiyenleri, ilgili mahkeme ve daireler tarafından sürenin sonundan itibaren onbeş gün içinde bir yazı ile o yerin vergi dairesine bildirilir ve harclar vergi dairesince tahsil olunur. Yazıda harcın nevi ve mahiyeti, miktarı, mükellefin soyadı ve adı ve en son ikametgah adresi açık olarak gösterilir.”, “Zamanında ödenmiyen harçlar” başlıklı 130 uncu maddesinde; “Bu kanunda ödenmeleri için belli bir süre tesbit edilmiş olan harçlar süresi içinde ödenmemiş ise, ilgili makam ve daireler tarafından, sürenin sonundan itibaren

15 gün içinde bir müzekkere ile o yerin ilgili vergi dairesine bildirilir. Müzekkerede harcın

nevi ve mahiyeti, miktarı, mükellefin adı ve soyadı ve en son ikametgah adresi açıkça gösterilir.”,

10. Seri:A Sıra No:1 Tahsilat Genel Tebliğinin Birinci Kısmının Üçüncü Bölümünün “I.

Ödeme Zamanı” başlıklı alt bölümünde;“4. Mevzuatımızda yargı harçları (karar ve ilam harçları hariç) ile mahkeme giderlerinin kesinleştikten ne kadar süre sonra ödeneceği hakkında bir hüküm bulunmadığından, bu ilamların borçlularına daha önce tefhim veya tebliğ edilmiş oldukları da dikkate alınarak 6183 sayılı Kanunun 37 nci maddesiyle

Bakanlığımıza verilen yetkiye istinaden 1 aylık ödeme süresinin başlangıcı olacak tebligatın talik süretiyle yapılması uygun görülmüştür. Vergi dairelerince yargı harcı ve mahkeme giderlerine ilişkin harç tahsil müzekkerelerinin alınmasını müteakip talik suretiyle yapılacak tebliğlerde, borçlunun adı, soyadı, unvanı, biliniyorsa T.C. kimlik/vergi kimlik numarası, bilinen son adresi ile amme alacağının tutar ve türünü gösterir bir cetvel 10 gün süreyle vergi dairesinin ilan koymaya mahsus mahalline asılacaktır. İlanın asılması ve indirilmesi tutanakla tespit edilecek, söz konusu 10 günlük ilan süresinin sonunda ilgiliye tebligat yapılmış sayılacaktır. Bu şekilde yapılan tebligat tarihinden itibaren 1 aylık sürenin son günü, amme alacağının vade tarihi olacaktır.”,

11. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun “Yargılama giderleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “(1) Harçlar ve tarifesine göre ödenmesi gereken avukatlık ücretleri ile soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yargılamanın yürütülmesi amacıyla Devlet

Hazinesinden yapılan her türlü harcamalar ve taraflarca yapılan ödemeler yargılama giderleridir. (2) Hüküm ve kararda yargılama giderlerinin kimlere yükletileceği gösterilir. (3)

Giderlerin miktarı ile iki taraftan birinin diğerine ödemesi gereken paranın miktarını mahkeme başkanı veya hâkim belirler. (4) Devlete ait yargılama giderlerine ilişkin kararlar, Harçlar Kanunu hükümlerine göre; … yerine getirilir. …” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

12. Şikayetçinin, yargılama giderleri nedeniyle ödediği gecikme zammının iadesine ilişkin talebinin Reddi, yargı harcı nedeniyle şikayetçiden tahsil edilen 36,27 TL gecikme zammının, şikayetçiye iade edilmesi için gerekli olan iş ve işlemleri makul sürede yapması/yaptırması hususunda Gelir İdaresi Başkanlığı’na Tavsiyede bulunulması yönünde hazırlanan

Kısmen Tavsiye Kısman Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 13. Şikâyetçi, yargı harcı ve yargılama giderleri nedeniyle borcu olduğunu ilgili vergi dairesinden öğrendiğini, bahsi geçen borçlarla ilgili olarak (ilgili mahkeme veya vergi dairesi tarafından) kendisine herhangi bir tebligat yapılmadığını, bu nedenle söz konusu borçları faiziyle birlikte ödemek zorunda kaldığını iddia ederek, bu faiz tutarlarının tarafına iade edilmesini talep etmektedir.

14. İlgili İdare, 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca amme alacağının ödeme müddeti içinde ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden ödeme tarihine kadar geçen süre için gecikme zammı tatbik edilmesi gerektiği, şikayetçinin amme borcu için ilgili vergi dairesi tarafından usulüne uygun şekilde tebliğ ve tahakkuk işlemlerinin yapıldığı, bu kapsamda, ilgili vergi dairesi müdürlüğü tarafından yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğu belirtilmiştir.

15. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; başvuruya konu edilen kamu alacağının dayanaklarının, Şanlıurfa 2. İdare Mahkemesi tarafından düzenlenen referans no.lu (85,70 TL İstinaf Başvurma Harcı (İdare) ilişkin)

harç tahsil müzekkeresi, Şanlıurfa 6. Asliye Ceza Mahkemesi esas karar sayılı 04/12/2018 tarihli dosyası kapsamındaki referans no.lu yargılama giderine (2 tebligat gideri 28,00 TL, soruşturma aşamasındaki uzlaştırma gideri 114,00 TL olmak üzere toplam 142,00 TL’ye) ilişkin harç tahsil müzekkeresi ve aynı dosya kapsamındaki referans no.lu yargılama giderine (55,00 TL tebligat masrafına ilişkin) ilişkin harç tahsil müzekkeresi olduğu anlaşılmıştır.

16. Söz konusu harç tahsil müzekkereleri kapsamında; ilgili vergi dairesi tarafından, Şanlıurfa 2. İdare Mahkemesi no.lu dosyası kapsamında 08/10/2019 tarihinde 2 no.lu tahakkuk fişi ile 85,70 TL

-Yargı harcı tahakkuk ettirildiği, Şanlıurfa 6. Asliye Ceza Mahkemesi

, no.lu dosyası kapsamında 03/01/2020 tarihinde tahakkuk fiş numarası ile 142,00 TL -Yargılama Gideri tahakkuk ettirildiği, yine aynı tarih ve aynı dosya kapsamında ( )

tahakkuk fiş numarası ile 55,00 TL -Yargılama Gideri tahakkuk ettirildiği tespit edilmiştir.

17. Bununla birlikte, şikayetçi tarafından, 85,70 TL tutarındaki yargı harcına ilişkin tahakkukun 27/01/2020 tarihinde gecikme zammı ile birlikte 121,97 TL olarak, 142,00 TL tutarındaki yargılama giderine ilişkin tahakkukun aynı tarihte gecikme zammı ile birlikte 161,32 TL olarak, 55,00 TL tutarındaki yargılama giderine ilişkin tahakkukun yine aynı tarihte gecikme zammı ile birlikte 62,48 TL olarak ödendiği tespit edilmiştir. Şikayetçi, her ne kadar söz konusu borçlarını gecikme zammıyla birlikte ilgili İdareye ödenmiş ise de; bahsi geçen harç ve yargılama giderleri nedeniyle kendisine herhangi bir tebligat yapılmadığı ve bu nedenle söz konusu borçları gecikme zammıyla birlikte ödemek zorunda kaldığı iddialarında bulunmuştur.

18. 6183 sayılı Kanunun 37 nci maddesinde; amme alacaklarının hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda ödeneceği, hususi kanunlarında ödeme zamanı tespit edilmemiş amme alacaklarının Maliye Vekaletince belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödeneceği, bu ödeme müddetinin son gününün amme alacağının vadesi günü olacağı, söz konusu Kanunun 51 inci maddesinde; amme alacağının ödeme müddeti içinde ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden itibaren her ay için ayrı ayrı olmak üzere gecikme zammı tatbik edileceği hükümlerine yer verilmiştir.

19. Ayrıca, 492 sayılı Harçlar Kanununun, 2 nci maddesinde; yargı işlemlerinden bu

Kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanlarının, yargı harçlarına tabi olduğu, 28 inci maddesinde; karar ve ilam harçlarının dörtte biri peşin, geri kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödeneceği hüküm altına alınmış, ancak bahsi geçen Kanunda (karar ve ilam harçları haricinde) diğer yargı harçların ne zaman ödeneceğine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Söz konusu Kanuna bağlı (1) sayılı tarife incelendiğinde; başvuruya konu (85,70 TL tutarındaki) harcın karar ve ilam harcı kapsamında kalmadığı ve bu harcın ödeme zamanına ilişkin olarak bahsi geçen

Kanunda bir düzenleme yapılmadığı tespit edilmiştir.

20. Öte yandan, şikayetçinin, kendisinden tahsil edilen 142,00 TL ve 55,00 TL tutarındaki yargılama giderlerinin de kendisine tebliğ edilmediğine yönelik iddiaları bulunmakta olup, mahkeme giderlerinin kesinleştikten ne kadar süre sonra ödeneceği hakkında da hususi kanunlarda bir hüküm bulunmadığı anlaşılmıştır. Mevzuatımızda yargı harçları (karar ve ilam harçları hariç) ile mahkeme giderlerinin kesinleştikten ne kadar süre sonra ödeneceği hakkında bir hüküm bulunmadığından, 6183 sayılı Kanunun 37 nci maddesinin Maliye ve

Hazine Bakanlığına verdiği yetki uyarınca adı geçen Bakanlık tarafından konuya ilişkin olarak yapılacak düzenleme uyarınca ilgili vergi dairesi tarafından gerekli işlemlerinin yapılması gerekmektedir.

21. Bu yetki kapsamda adı geçen Bakanlık tarafından konuya ilişkin olarak Seri:A Sıra No:1

Tahsilat Genel Tebliğinin Birinci Kısmının Üçüncü Bölümünün “I. Ödeme Zamanı” başlıklı alt bölümünde düzenleme yapılmıştır. Söz konusu bölümde; yargı harçları (karar ve ilam harçları hariç) ile mahkeme giderlerinin kesinleştikten ne kadar süre sonra ödeneceği hakkında bir hüküm bulunmadığı, bu ilamların borçlularına daha önce tefhim veya tebliğ edilmiş oldukları da dikkate alınarak 6183 sayılı Kanunun 37 nci maddesiyle Bakanlıklarına verilen yetkiye istinaden 1 aylık ödeme süresinin başlangıcı olacak tebligatın talik suretiyle yapılması uygun görüldüğü, vergi dairelerince yargı harcı ve mahkeme giderlerine ilişkin harç tahsil müzekkerelerinin alınmasını müteakip talik suretiyle yapılacak tebliğlerde, borçlunun adı, soyadı, unvanı, biliniyorsa T.C. kimlik/vergi kimlik numarası, bilinen son adresi ile amme alacağının tutar ve türünü gösterir bir cetvel 10 gün süreyle vergi dairesinin ilan koymaya mahsus mahalline asılacağı, ilanın asılması ve indirilmesi tutanakla tespit edileceği, söz konusu 10 günlük ilan süresinin sonunda ilgiliye tebligat yapılmış sayılacağı, bu şekilde yapılan tebligat tarihinden itibaren 1 aylık sürenin son günü, amme alacağının vade tarihi olacağı şeklinde düzenleme yapılmıştır.

22. 3 no.lu paragrafta değinildiği üzere Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün konuya ilişkin yazısında; başvuruya konu edilen (85,70 TL tutarındaki) harca ilişkin harç tahsil müzekkeresinde harcın kesinleştiği tarihin 19/02/2018 olarak gösterildiği, ilgili mahkemeden temin edilen tebliğ mazbatasına göre, harca esas kararın şikayetçi vekili Av.

Koray Kürkçüoğlu’na, tebliğ evrakı tebellüğe yetkili katibine teslim edilmek suretiyle 18/02/2018 tarihinde iş yerinde tebliğ edildiği, söz konusu mazbatanın harç tahsil müzekkeresinde yer alan harcın kesinleşme (19/02/2018) tarihini doğrular nitelikte olduğu hususları belirtilmiştir. Gelir İdaresi Başkanlığı ise; Adalet Bakanlığından alınan (85,70 TL tutarındaki harca ilişkin) harç tahsil müzekkeresinde tebliğ tarihi bulunduğundan ayrıca bu harç için tebliğ işlemi yapılmadığı ve tebliğin yapıldığı tarihin 19/02/2018 tarihi olarak bildirilmesinden dolayı söz konusu harcın vade tarihinin 19/03/2018 tarihi olarak oluşturulduğu belirtilmiştir.

23. Başvuruya konu edilen (85,70 TL tutarındaki) harca ilişkin harç tahsil müzekkeresi incelendiğinde; kararın taraflara tebliğ tarihi ve harcın kesinleştiği tarihinin 19/02/2018 tarih olarak gösterildiği anlaşılmıştır. İlgili İdare, tahsil müzekkeresinde tebliğ tarihi bulunduğu ve bu nedenle bu harç için tebliğ işlemi yapılmadığından bahsetmiş ise de;

İdarenin bahsettiği tebliğ işleminin mahkeme kararının tebliğ işlemi olduğu anlaşılmış olup, söz konusu harcın ödenmesine yönelik olarak ilgilisine yapılan bir tebliğ olmadığı anlaşılmıştır. Kaldı ki 20 no.lu Tahsilat Genel Tebliğinde de; “bu ilamların borçlularına daha önce tefhim veya tebliğ edilmiş oldukları da dikkate alınarak” şeklinde ifade kullanılmış olup, bu Tebliğ uyarınca, mahkeme kararları ilgilisine tebliğ edilmiş olsa bile söz konusu Tebliğ’de öngörülen usule göre yargı harçlarının (karar ve ilam harçları hariç) ilgilisine talik suretiyle tebliğ edilmesi gerektiği bir gerçektir. Öte yandan, 4 no.lu paragrafta Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün yazısında da; yargılama harcı ve yargılama giderinin tebliği yükümlüğünün ilgili vergi dairesinin sorumluluğunda olduğu hususu belirtilmiştir.

24. 22 ve 23 no.lu paragrafta yer alan hususlar birlikte değerlendirildiğinde; başvuruya konu edilen (85,70 TL tutarındaki) harcın, 1 Tahsilat Genel Tebliği uyarınca şikayetçiye talik suretiyle tebliğ edilmesi gerektiği halde, ilgili vergi dairesi tarafından söz konu tebliğ işleminin yapılmadığı tespit edilmiştir. Yine söz konusu Tahsilat Genel Tebliği uyarınca, söz konusu harcın 1 aylık ödeme süresinin başlangıcı olacak tarih olarak, tebligatın talik suretiyle yapıldığı tarih esas alınacak olup, talik suretiyle yapılan tebliğden itibaren 1 aylık sürenin son günü amme alacağının vade tarihi olacaktır. Bu hususlar dikkate alındığında; başvuruya konu edilen (85,70 TL tutarındaki) harç, usulüne göre ilgilisine tebliğ edilmediğinden ve bu kapsamda belli bir vadesi oluşmadığından, bu harcın vadesinde ödenmemesi gibi bir durum ortaya çıkmayacaktır. 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin, amme borcunun vadesinden ödeme tarihine kadar geçen süre için gecikme zammı uygulanacağına ilişkin hükmü dikkate alındığında, ilgili vergi dairesinin, 85,70 TL tutarındaki yargı harcının vadesinde ödenmemesi gerekçesiyle şikayetçiden tahsil ettiği 36,27 TL gecikme zammının hukuki bir dayanağının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

25. Diğer taraftan, şikayetçinin, kendisinden tahsil edilen 142,00 TL ve 55,00 TL tutarındaki yargılama giderlerinin de kendisine tebliğ edilmediğine yönelik iddiaları bulunmaktadır. 19 ve 20 no.lu paragraflarda belirtildiği üzere; yargılama giderlerinin ne zaman ödeneceği konusunda hususi kanunlarda bir hüküm bulunmamakta olup, ilgili vergi dairesi tarafından 21 no.lu paragrafta değinilen Tahsilat Genel Tebliği uyarınca işlem yapılması gerekmektedir.

İlgili vergi dairesi tarafından yapılan (2.6.2 ve 2.6.3 no.lu paragraflarda belirtilen) işlemler değerlendirildiğinde, başvuruya konu edilen yargı giderleriyle ilgili olarak, söz konusu Tebliğ hükümleri kapsamında vergi dairesince talik suretiyle tebliğ işlemleri yapıldığı tespit edilmiştir. Bu işlemler kapsamda, Tahsilat Genel Tebliği hükümleri uyarınca başvuruya konu edilen yargılama giderlerinin tebliğ işlemi 25/06/2019 tarihinde yapılmış sayılacağından, yine söz konusu Tebliğ hükümleri gereği bu tebliğ işleminin yapıldığı tarihten itibaren 1 aylık sürenin son gününün (25/07/2019 tarihinin), söz konusu yargılama giderlerinin vade tarihi olacağı tespit edilmiştir.

26. Bununla birlikte, 17 no.lu paragrafta belirtildiği üzere; söz konusu yargılama giderleri için şikayetçi tarafından 27/01/2020 tarihinde ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. 6183 sayılı Kanunun

51 inci maddesi hükmü uyarınca, amme alacağının ödeme müddeti içinde ödenmeyen

kısmına, vadenin bitim tarihinden ödeme tarihine kadar geçen süre için gecikme zammı tatbik edilmesi gerekmektedir. Bu Kanun hükmü doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; başvuruya konu edilen yargılama giderleri için, bu yargılama giderlerinin vade tarihinden ödeme tarihine kadar geçen süre için gecikme zammı tatbik edilmesi gerektiği sonucuna varılmış olup, ilgili vergi dairesi tarafından da bu doğrultuda işlem tesis edildiği tespit edilmiştir.

27. Başvuranın iddiaları, İdarelerin açıklamaları, konuya ilişkin mevzuat hükümleri ile dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; başvuruya konu edilen 85,70 TL tutarındaki yargı harcının usulüne göre (talik suretiyle) ilgilisine tebliğ edilmediği sonucuna varılmış olup, ilgili vergi dairesinin, bu harcın vadesinde ödenmediği gerekçesiyle şikayetçiden 36,27 TL tutarında gecikme zammı tahsil etmesi işleminin hukuka uygun olmadığı tespit edilmiştir. Öte taraftan, şikayetçiden tahsil edilen 142,00 TL ve 55,00 TL tutarındaki yargılama giderleriyle ilgili olarak, ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda tebliğ ve tahakkuk işlemleri yapıldığı anlaşılmış olup, başvuru konu edilen yargılama giderleriyle ilgili olarak İdarece tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

28. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir.

Şikayetçinin konuyla ilgili başvurusuna Şehitlik Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından verilen cevapta, şikayetçiye hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, adı geçen İdarenin “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

29. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; Şehitlik Vergi

Dairesi Müdürlüğü’nün işlemlerine karşı dava açma süresinden arta kalan sürede Şanlıurfa

Vergi Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN KISMEN KABULÜNE KISMEN

REDDİNE,

Şikayetçinin, yargılama giderleri nedeniyle ödediği gecikme zammının iadesine ilişkin talebinin REDDİNE,

Başvuruya konu edilen yargı harcı nedeniyle şikayetçiden tahsil edilen 36,27 TL gecikme zammının, şikayetçiye iade edilmesi için gerekli olan iş ve işlemleri makul sürede yapması/yaptırması hususunda GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Kararın, GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI’NA, ADALET BAKANLIĞINA ve

ŞİKAYETÇİYE TEBLİĞ EDİLMESİNE,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi