|
ÖZET: Bu karar, İçişleri Bakanlığı tarafından ihraç edilen bir polis memurunun, yargı kararlarına rağmen göreve başlatılmaması üzerine yapılan başvuruyu incelemektedir. Başvuran, 01.04.2021 tarihinde FETÖ/PDY ile irtibatlı olduğu gerekçesiyle görevden ihraç edilmiştir. Ancak, Van 1. İdare Mahkemesi, 19.08.2021 tarihinde yürütmeyi durdurma kararı vermiş ve ihraç işleminin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. İdarenin, bu karara rağmen başvuranı göreve başlatmaması, Anayasa’nın 138. maddesi gereğince yargı kararlarına uyma yükümlülüğünü ihlal etmektedir.
Kararda, idarenin yargı kararını uygulamaktan kaçınmasının, adil yargılanma hakkını ihlal edeceği belirtilmiştir. Bu nedenle, başvuranın yargı kararları doğrultusunda göreve başlatılması gerektiği sonucuna varılmıştır. İdarenin, mahkeme kararını makul sürede yerine getirmemesi, hukuka aykırılık teşkil etmekte ve bu durum, başvuranın hak arama özgürlüğünü zedelemektedir. Dolayısıyla, İçişleri Bakanlığı’na başvuranı göreve başlatması yönünde tavsiyede bulunulmuştur. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/16456-S.22.25229
BAŞVURU NO : 2022/9799
KARAR TARİHİ : 19/12/2022
TAVSİYE KARARI
,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : İÇİŞLERİ BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : İhraç edilen ve kesinleşmiş yargı kararına rağmen idarece göreve başlatılmayan Polis Memurunun hakkındaki yargı kararlarının uygulanması talebi
BAŞVURU TARİHİ : 13/07/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; İçişleri Bakanlığı nezdinde Bitlis İl Emniyet
Müdürlüğü’nde polis memuru olarak görev yapmakta iken 01.04.2021 tarih ve sayılı idari işlem sonucu görevinden ihraç edildiğini, söz konusu idari işlemin hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini,
19.08.2021 tarihinde yürütmeyi durdurma kararı alınmasına ve bahse konu davada esastan iptal kararı
verilmesine rağmen göreve başlatılmadığını, konuyla ilgili Emniyet Genel Müdürlüğüne sunduğu dilekçeye işlemlerin devam ettiği yönünde cevap aldığını belirterek yargı kararlarının uygulanmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. İçişleri Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 19/9/2022 tarihli ve sayılı yazısı ve eklerinde özetle; kayıtların tetkikinden adı geçenin Bitlis Emniyet Müdürlüğü kadrosunda sicil sayılı Polis Memuru olarak görev yapmakta iken hakkında Polis Başmüfettişlerince FETÖ/PDY ile irtibatlı/iltisaklı olması sebebiyle düzenlenen araştırma raporu sonucunda 7145 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 375 sayılı KHK’ya eklenen Geçici 35’inci madde kapsamında 01.04.2021 tarihinde kamu görevinden çıkarılarak 02.04.2021 tarihinde ilişiğinin kesildiği, bu işlemin iptali talebiyle idare aleyhine açmış olduğu davada, Van 1. İdare Mahkemesince 17.12.2021 tarih ve sayılı
“Dava Konusu İşlemin İptaline” kararı verildiği, bahse konu kararın uygulanması noktasında işlemlerin bu minvalde devam ettiği kaydedilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 3.1. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesinin birinci fıkrasında “Herkes meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” 3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 3.3. “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesinin son fıkrasında “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” 3.4. “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138 inci maddesinin son fıkrasında “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kararların sonuçları” başlıklı 28 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkrasında “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. (…) Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.” hükümleri düzenlenmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun kabulü ve tavsiyede bulunulması yönündeki öneri, Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
IV. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran İçişleri Bakanlığı nezdinde Bitlis İl Emniyet Müdürlüğü’nde polis memuru olarak görev yapmakta iken 01.04.2021 tarih ve sayılı idari işlem sonucu görevinden ihraç edildiğini, söz konusu idari işlemin hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, 19.08.2021 tarihinde yürütmeyi durdurma kararı alınmasına ve bahse konu davada esastan iptal kararı verilmesine rağmen göreve başlatılmadığını, /
konuyla ilgili Emniyet Genel Müdürlüğüne sunduğu dilekçeye işlemlerin devam ettiği yönünde cevap aldığını belirterek yargı kararlarının uygulanmasını talep etmektedir.
8. Başvuru konusu incelendiğinde, başvuranın Bitlis Emniyet Müdürlüğü kadrosunda sicil sayılı
Polis Memuru olarak görev yapmakta iken hakkında Polis Başmüfettişlerince FETÖ/PDY ile irtibatlı/iltisaklı olması sebebiyle düzenlenen araştırma raporu sonucunda 7145 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 375 sayılı KHK’ya eklenen Geçici 35’inci madde kapsamında 01.04.2021 tarihinde kamu görevinden çıkarılarak 02.04.2021 tarihinde ilişiğinin kesildiği, bu işlemin iptali talebiyle idare aleyhine açmış olduğu davada, Van 1. İdare Mahkemesince 17.12.2021 tarih ve sayılı
“Dava Konusu İşlemin İptaline” kararı verildiği, söz konusu mahkeme kararına rağmen başvuranın göreve başlatılmaması nedeniyle başvurunun yapıldığı anlaşılmaktadır.
9. Başvuran hakkında tesis edilen ihraç işleminin usul ve yasalara aykırı olması nedeniyle Van 1. İdare
Mahkemesi . sayılı dosyası kapsamında 03.05.2021 tarihinde yürütmeyi durdurma talepli iptal davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde Van 1. İdare Mahkemesi 19.08.2021 tarihinde “hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin; uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden 2577 sayılı Kanun’un 27’nci maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütmenin durdurulmasına” karar verildiği, yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararın davalı idare tarafından istinaf edildiği, yapılan inceleme sonucunda 27.09.2021 tarihinde itirazın Erzurum Bölge İdare Mah. 1. İdari Dava Dairesi tarafından kesin
olarak oy birliği ile reddedildiği, Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 1.İdari Dava Dairesi’nin Y.D. İtiraz No:
sayılı kararında; “Davacı tarafından, Bitlis İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapmakta iken 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı’nın 01/04/2021 tarih ve sayılı işlemin işleminin iptali ile yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada; “Davacının, tarafına yöneltilen suçlama olan silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yapılan soruşturma neticesinde Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına
Kararı verilmiş olması ile birlikte UYAP kayıtlarında davacı hakkında açık olan başka bir adli soruşturma ve kovuşturma kaydının bulunmuyor olması ve davalı idare tarafından, Mahkemenin 09/07/2021 tarihli ara kararı ile “Dava konusu işleme dayanak alınan davacı hakkındaki araştırma raporunda “bir şahsın ifadesinde; ‘2011-2013 eğitim ve öğretim döneminde Aksaray Polis Okulu öğrencilerinden FETÖ/PDY
Terör Örgütünün sohbet toplantılarına katılan şahıs’ şeklinde adının geçtiği belirtilmiştir” ibaresinin yer aldığı görülmekte olup, davacı hakkındaki bu ifadenin kim tarafından hangi tarihte verildiği, adli ve/veya idari soruşturma kapsamında bu ifade içeriğine ilişkin araştırma yapılıp yapılmadığı, somut bilgi ve belgenin bulunup bulunmadığı sorularak, belirtilen hususta detaylı açıklama yapılmak suretiyle ilgili bilgi ve belgelerin gönderilmesinin” istenilmesine rağmen, davalı idare tarafından “talebe esas teşkil edecek başkaca bir kayda rastlanmadığı” şeklinde cevap verildiği ve davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakının bulunduğuna ilişkin başkaca herhangi bir somut bilgi ve belgenin sunulamadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davalı idarece FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı olduğu değerlendirilen davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. ” gerekçesiyle yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne dair Van 1.
İdare Mahkemesinin 19/08/2021 gün ve sayılı kararının; davacı hakkında FETÖ/PDY iltisakı nedeniyle 7145 sayılı Kanun ile değişik 375 Sayılı KHK’nın 35. maddesi gereği mevzuatta belirtilen prosedür takip edilerek dava konusu işlemin tesis edildiği, davacı hakkında yürütülen soruşturma neticesinde terör örgütüne üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut örgütle irtibatlı olduğunun değerlendirilmesi üzerine tesis edilen işlemde hukuka ve mevzuata aykırı bir yön bulunmadığı ileri sürülerek kaldırılması ve yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verilmesi istenilmektedir.
Karar veren Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince, itiraz dilekçesi ile dosyadaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü: Olayda, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27.
maddesinin 2. fıkrasında öngörülen idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların
doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleştiği ve bu durumun
Mahkeme kararında gerekçeleri ile gösterildiği anlaşılmış olup, kararın dayandığı kanuni ve hukuki gerekçeler Dairemizce de uygun görüldüğünden itirazın reddine, bu kararın kesin olduğunun taraflara bildirilmesine, 27/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.” hükmüne yer verildiği görülmüştür.
9.1. İçişleri Bakanlığının istinaf yoluna başvurması ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada
Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 1.İdari Dava Dairesinin esasına kayıtlı olarak açılan davada ise uyuşmazlığın niteliği ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususlar, istinafa konu İdare Mahkemesi kararının yürütmesinin durdurulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanunu’nun 52. maddesi uyarınca yürütmenin durdurulması isteminin reddine, tebligat işlemlerinin tamamlanmasına, bu kararın kesin olduğunun taraflara bildirilmesine, 08/02/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildiği görülmüştür.
10. Anayasa Mahkemesinin;
10.1. E.2013/44, K. 2013/59 sayılı kararında hukuk devleti insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlet olarak tanımlanmıştır.
10.2. E.2009/27, K.2010/9 sayılı kararında Anayasa’nın 36. maddesinde ifade edilen hak arama özgürlüğünün, diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biri olmakla birlikte aynı zamanda toplumsal barışı güçlendiren, bireyin adaleti bulma, hakkı olanı elde etme, haksızlığı önleme uğraşının da aracı olduğu, hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkının, sadece yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunmada bulunma hakkını değil, yargılama sonunda hakkı olanı elde etmeyi de kapsayan bir hak olduğu kaydedilmiştir.
11. Anayasa’nın 138 inci maddesi ile yargı kararlarının ne olursa olsun uygulanmamasından idarenin sorumlu tutulduğu görülmektedir. Öte yandan İdarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğunun da devam edeceği açıktır. Yukarıda anılan Anayasa
Mahkemesi kararından; Anayasanın 36 ncı maddesinde yer alan hak arama hürriyetinin yalnızca yargı mercileri karşısında davalı veya davacı olma sıfatını değil aynı zamanda mahkeme nezdinde verilmiş olan kararın idari mercilerce gereğinin yerine getirilmesini de kapsadığı anlaşılmakta olup, ayrıca mahkeme kararlarının uygulanması yargılama sürecinin devamı niteliğinde görülerek yargılama sürecini tamamlayan ve yargılamanın bir anlam ve sonuç doğurmasını saylayan unsur olarak nitelendirildiği görülmektedir.
Somut olayın değerlendirilmesi neticesinde, söz konusu mahkemenin iptal kararı neticesinde, idarenin başvuranı göreve başlatması gerekirken göreve başlatmadığı, dolayısıyla idarenin söz konusu mahkeme kararını makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı ve bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağı değerlendirilmiştir.
12. Yukarıdaki açıklamalar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları, konuya ilişkin Ombudsmanın 2022/6421, 2022/6157, 2022/14559, 2022/9871, 2021/12638 numaralı emsal kararları birlikte değerlendirildiğinde; başvuran hakkındaki yargı kararları doğrultusunda başvuranın göreve başlatılması gerektiği, zira Anayasa’nın 138 inci maddesi ile 2577 sayılı
İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28 inci maddelerinde yargı kararlarına uyma zorunluluğunun açıkça belirtildiği, söz konusu düzenlemeler gereğince idarenin idari yargı organlarınca verilen kararların
icaplarına göre, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu dikkate alındığında yargı kararının verildiği tarihten itibaren geçen süre zarfında başvuranın yargı kararı gereğince göreve başlatılması gerekirken başlatılmamasının hukuka aykırılık teşkil ettiği, idarenin söz konusu yargı kararını makul sürede ifa etmekten kaçınamayacağı, bunun adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğuracağı değerlendirildiğinden söz konusu yargı kararlarının icrası kapsamında başvuranın göreve başlatılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 13. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde iyi yönetim ilkelerine yer verilmiş olup; idare tarafından, başvuran hakkında verilen iptal kararının uygulanmadığı ve başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de “kanunlara uygunluk” ve “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uymadığı tespit edildiğinden, idareden bundan böyle bu ilkelere uyması beklenmektedir.
V. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
14. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Van İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre,
Van 1. İdare Mahkemesinin 17/12/2021 tarihli Esas, Karar sayılı kararı gereğince başvuranın göreve başlatılması yönünde İÇİŞLERİ BAKANLIĞI EMNİYET GENEL
MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
İÇİŞLERİ BAKANLIĞINCA bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde başvurana ve
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna
Kararın Başvurana ve İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi