|
ÖZET: Başvuru, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen bir süreçte, Tasfiye Halinde olan . Turizm İnşaat Nakliyat ve Orman Ürünleri Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi’nin mahkeme kararının uygulanması talebine ilişkindir. Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, 22/01/2020 tarihinde, davacı şirketin sözleşme feshi ve alacak talebini kısmen kabul ederek, 2.357.578,83 TL’nin ödenmesine hükmetmiştir. Ancak, bu ödeme henüz gerçekleştirilmemiştir ve şirketin ticari faaliyetleri tehlikeye girmiştir.
Tarım ve Orman Bakanlığı, başvuruya ilişkin olarak, şirketin tasfiye sürecinde olduğunu ve başka bir dava sürecinin devam ettiğini belirtmiştir. Bu nedenle, mahkeme kararının uygulanmasının geciktiği ifade edilmiştir. Ancak, Anayasa’nın 138. maddesi gereği, idarelerin mahkeme kararlarına uyması zorunludur. İdarenin, yargı kararlarını yerine getirmemesi, hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum oluşturmaktadır. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, Tarım ve Orman Bakanlığı’na, mahkeme kararının en kısa sürede yerine getirilmesi için tavsiyede bulunmuştur. Bu karar, ilgili bakanlık tarafından 30 gün içinde uygulanmak üzere bildirilmelidir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/17087-S.21.27324
BAŞVURU NO : 2021/16055
KARAR TARİHİ : 03/12/2021
TAVSİYE KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Yargı kararının yerine getirilmesi talebi.
BAŞVURU TARİHİ : 20/09/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza Tasfiye Halinde . Turizm İnşaat Nakliyat ve Orman Ürünleri Sanayi ve Dış
Ticaret Limited Şirketi temsilen başvuran , davacı müvekkil şirket . Tur İnş Nak
Ve Orm Ürün San Ve Dış Tic. Ltd. Şti ile davalı Çevre ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar
Genel Müdürlüğü arasında Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin / E., / K., sayılı dosyası üzerinden görülen davada, Mahkeme’nin 22/01/2020 tarihli kararı ile; “Davacının sözleşmenin feshi ve inşa ettiği tesis bedeline ilişkin talebin kısmen kabulü ile taraflar arasındaki sözleşmenin feshine
2.357.578,83 TL nin dava tarihi 30/09/2005 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının diğer taleplerinin reddine” hükmedilerek kararın sonuçlandığını, mahkemece hükmedilen alacağın tahsili için Ankara 8. İcra Dairesi’nin / E., sayılı dosyası üzerinden yapılan takibin kesinleştiğini ancak bugüne kadar borcun ödenmediğini müvekkilin ticaret yaşamının bitme noktasına geldiğini belirterek kesinleşmiş yargı kararının gereğinin yerine getirilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Konuyla ilgili olarak Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 27/10/2021 tarihinde Kurumumuza gönderilen cevabi yazı ve eklerinde özetle; 2.1. . Turizm İnşaat Nakliyat ve Orman Ürünleri Sanayi ve Dış Tic. Ltd. Şti. tasfiye sürecindeki bir şirket olduğu, Bakanlıkları tarafından anılan şirket aleyhine Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin
// esasına kayden dava açıldığı, açılan davaya ilişkin olarak, faiz ve masraflar hariç olmak üzere ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla 19.458.797,60 TL teminat talep edildiği, söz konusu teminatın yatırıldığına dair bir belge intikal etmediği, 2.2. . Turizm İnşaat Nakliyat ve Orman Ürünleri Sanayi ve Dış Tic. Ltd. Şti.’nin yukarıda belirtilen tutardaki teminatı vermemesi durumunda şirketin iflas masasında ve tasfiye sürecinde bulunması nedeniyle mahkeme kararından daha fazlasına hükmedilmesi durumunda şirketin durumu sebebiyle bu alacağın tahsil kabiliyetinin önemli ölçüde zorlaşacağı ve hatta imkansız hale gelebileceği, böylece dava konusu alacağımızın tehlikeye düşeceği gerekçeleriyle kamu yararı ve menfaati göz önünde bulundurularak söz konusu borcun Bakanlığın Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde davaya konu ettiği alacağın kesinleşmesinden sonra takas/mahsup yoluyla ödenmesine karar verildiği, Belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;
3.1 “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2.maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî
dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir”
3.2 “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak
suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”,
3.3 “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40. maddesinde; “ Anayasa ile tanınmış hak ve
hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.”,
3.4 “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin 3. ve 4.
fıkralarında; “(3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. (4) Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
3.5 “Yargı yolu” kenar başlıklı 125. maddesinde; “…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı
ödemekle yükümlüdür.”,
3.6 “Mahkemelerin Bağımsızlığı” başlıklı 138. maddesinin son fıkrasında; “Yasama ve yürütme
organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5. maddesine göre; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir. …”, düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
5. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 6. 1 numaralı paragrafta ayrıntılı açıklandığı üzere başvuran, yargı kararının uygulanarak Tasfiye
Halinde . Turizm İnşaat Nakliyat ve Orman Ürünleri Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketine gerekli ödemenin yapılmasını talep etmektedir.
7. Kişilere hukuk güvenliğinin sağlanması, Anayasa’nın 2 nci maddesinde belirtilen hukuk devletinin ilkelerinden biridir. Hukuk devleti, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerektirir. Hukuk güvenliğinin sağlanması ise yasaların öngörülebilir ve uygulanabilir olması anlamına gelmektedir.
8. İdare eylem ve işlemlerinde kanunun çizdiği sınırlar içerisinde kalmak zorundadır. Anayasanın 8 inci maddesinde bu husus yürütme yetkisi ve görevi Anayasa ve Kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir denilerek ifade edilmiştir. (Kemal Gözler- Gürsel Kaplan İdare Hukukuna Giriş Ekin Basın Yayın
Dağıtım Ağustos 2017, s.28)
9. Yasama ve yürütme organları ile idarelerin, mahkeme kararlarına uymaları bir zorunluluktur. Bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından verilmiş kararlar hiçbir suretle değiştirilemeyeceği gibi idareler bu kararların yerine getirilmesini de geciktiremez.
10. Kanun koyucu, Anayasa’nın 138 inci ve İdari Yargılama Usulü Kanunun 28. maddesi ile yargı kararlarının ne olursa olsun uygulanmamasından idareyi sorumlu tutmuş ve idarenin yargı kararlarını uygulaması hususunda idareye anayasal ve kanuni bir zorunluluk yüklenmiştir. Dolayısı ile idarenin kararı
uygulama yükümlülüğü devam ettikçe, yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğu da devam edecektir.
11. Başvuran, mahkeme ilamına dayalı icra takibine rağmen hükmedilen bedelin ödenmediğini belirtmektedir. İdare ise başka bir davanın sonucunun beklendiğini bu nedenle ödemenin yapılmadığını açıklamaktadır. İdarenin konuyla ilgili hukuk kurallarına uymadığı dolayısıyla sorumlu olduğu kabul edilmektedir.
12. Anayasanın Hukuk Devleti ilkesi gereği idarenin, bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından verilmiş kararların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği açıktır. Nihai ve bağlayıcı mahkeme kararı ile ortaya konulan borcun başka davanın varlığının ileri sürülerek ifa etmekten kaçınılması hizmet kusurunun ortaya çıkmasına neden olmaktadır.
13. Konuyla ilgili açıklamalar, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk Devleti olmasından dolayı idarenin görevlerini yerine getirirken kanunlara ve çağdaş hukukta evrensel olarak kabul görmüş ilkelere uygun hareket etmesi gereği mahkeme kararının geciktirilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 14. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde idare tarafından istenilen bilgi ve belgelerin Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
15. 14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ilgili idarece tavsiye kararı üzerine
30 gün içerisinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma
süresinden arta kalan sürede Ankara İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN KABULÜ ile, Söz konusu mahkeme kararının yerine getirilmesine yönelik makul sürede ödeme yapılması hususunda
TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURANA ve TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI’NA tebliğine, 6328 sayılı Kanunun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, TARIM VE ORMAN BAKANLIĞINCA bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Sadettin KALKAN
Kamu Başdenetçisi V.