Kamu görevinden çıkarma işlemlerinde somut delil olmaksızın yapılan değerlendirmelerin adil yargılanma hakkını ihlal edip etmeyeceği nasıl belirlenir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, kamu görevinden çıkarılan bir astsubayın itirazını değerlendirirken, adil yargılanma hakkı ve gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine hükmetmiştir. Davacı, hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı olmaksızın, FETÖ/PDY ile irtibatı gerekçe gösterilerek kamu görevinden çıkarıldığını iddia etmiştir. İdare Mahkemesi, davacının yargılamasının devam ettiğini belirterek, çıkarma işleminin hukuka uygun olduğunu savunmuştur. Ancak Danıştay, idari yargı […]

→

FETÖ/PDY ile irtibatın somut delillerle ispat edilmemesi durumunda kamu görevinden çıkarılmanın hukuka aykırı olduğu sonucuna varılabilir mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı’nın işleminin iptali talebini değerlendirmiştir. Davacı, 7145 sayılı Kanun’un 26. maddesi ve 375 sayılı KHK’nın Geçici 35. maddesi uyarınca FETÖ/PDY ile irtibatı nedeniyle görevden alındığını iddia etmiştir. Ancak, İdare Mahkemesi, davacının FETÖ ile herhangi bir somut irtibatının bulunmadığını, yalnızca 2011 yılında örgüte ait bir evde kısa süreli […]

→

Kamu görevinden çıkarılmada FETÖ ile irtibatın somut delille kanıtlanamaması durumunda özlük haklarının iadesi gerekliliği nasıl değerlendirilir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının tespitine dayanan kamu görevinden çıkarılma işlemini incelemiştir. Davacı, 375 sayılı KHK’nın Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmış, ancak İdare Mahkemesi, davacının FETÖ ile irtibatlı olduğu sonucuna vararak davayı reddetmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ise, davacının örgütle irtibatını kanıtlayacak somut delil bulunmadığını belirterek İdare Mahkemesi kararını […]

→

Kamu görevinden çıkarılan polis memurunun terör örgütüyle irtibatı tespitinin hukuka uygunluğu ve idarenin takdir yetkisi nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılan bir polis memurunun davasını incelemiştir. Davacı, FETÖ ile bağlantılı olduğu iddiasıyla İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alınmıştır. İdare Mahkemesi, davacının FETÖ ile irtibatı olduğuna dair istihbari bilgiler ve HTS analiz raporları gibi delillerin bulunduğunu, ancak beraat kararı verildiğini belirtmiştir. Mahkeme, […]

→

FETÖ/PDY ile irtibat iddiasında yeterli bilgi ve belge olmaksızın kamu görevinden çıkarma işlemi hukuka aykırı mıdır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Davacı, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı olduğu iddiasıyla 375 sayılı KHK’nın Geçici 35. maddesi uyarınca görevden alınmıştır. Ancak, yapılan incelemede, davacının ardışık arandığı kişilerin aynı meslek grubunda olmaması ve bu kişiler hakkında herhangi bir adli soruşturma bulunmaması nedeniyle, sabit hat […]

→

Gizli tanık beyanları ve dijital verilerin kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka uygunluğuna etkisi nedir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı’nın işleminin iptali talebini değerlendirmiştir. Davacı, 375 sayılı KHK’nın Geçici 35. maddesi uyarınca terör örgütü ile irtibatı nedeniyle görevden alındığını iddia etmiştir. İlk derece mahkemesi, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını gösteren delillerin bulunduğunu, ancak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini belirtmiştir. Bölge İdare Mahkemesi, […]

→

FETÖ/PDY ile irtibat iddiasında kodlama verilerinin hukuka uygunluğu, kamu görevinden çıkarılma işleminin geçerliliğini nasıl etkiler (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, davacının 375 sayılı KHK’nın Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptaline yönelik talebini değerlendirmiştir. Davacı, FETÖ/PDY ile irtibatı olduğu iddiasıyla görevden alınmış, ancak mahkeme sürecinde, davacının kodlandığı bilgilerin ve delillerin yetersiz olduğu belirtilmiştir. İdare Mahkemesi, davacının FETÖ ile bağlantısının kanıtlanamadığını, dolayısıyla kamu görevinden çıkarılma işleminin hukuka aykırı olmadığına karar vermiştir. […]

→

Kamu görevinden çıkarma işlemi için terör örgütleri ile irtibatın somut delil gerekliliği nasıl değerlendirilmelidir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, Mersin Üniversitesi’nde geçici personel olarak görev yapan davacının, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 4. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Davacı, daha önce PKK terör örgütüne üyelik suçundan mahkum olmuş, ancak 2012 yılında eski hükümlü kadrosundan işe alınmış ve bu süreçte terör örgütleri ile irtibatına […]

→

FETÖ/PDY ile irtibat iddiasında eksik inceleme nedeniyle kamu görevine iade talebinin reddi hukuka aykırı mıdır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının FETÖ/PDY ile irtibatı olduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemi incelemiştir. İlk derece mahkemesi, davacının ByLock kullanmadığını, Bank Asya’daki hesap hareketlerinin olağan bankacılık işlemleri olduğunu ve örgütle irtibatlı olduğuna dair yeterli delil bulunmadığını tespit etmiştir. Bu nedenle, davacının kamu görevine iade talebinin reddine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar verilmiştir. […]

→

FETÖ ile irtibat iddialarının kamu görevinden çıkarılma işlemi üzerindeki hukuki geçerliliği nedir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işleminin iptaline karar vermiştir. Davacı, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı olduğu gerekçesiyle görevden alınmıştır. Ancak, yapılan incelemelerde, davacının kodlamalarının FETÖ ile irtibatını gösteren somut bir delil taşımadığı, benzer kodlamaların yer aldığı davalarda ceza mahkemelerince beraat hükümleri kurulduğu […]

→

Danıştay’ın 6306 sayılı Kanun çerçevesinde dönüşüm uygulamalarıyla ilgili harç istisnalarının uygulanabilirliğine dair hukuki değerlendirmesi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, Türkiye Noterler Birliği’nin 02/02/2022 tarihli Genelgesi ve dayanağı olan Gelir İdaresi Başkanlığı’nın işlemlerinin iptali istemiyle açılan davada, 6306 sayılı Kanun çerçevesinde yapılan dönüşüm uygulamalarıyla ilgili harç istisnalarının uygulanabilirliğini değerlendirmiştir. Dava konusu Genelge’nin 1. maddesinde, 10/12/2018 tarihinden önce ve sonrasında arsa sahipleri tarafından gerçekleştirilen satış vaadi sözleşmelerinin harçtan muaf tutulamayacağı belirtilmiş, bu […]

→

Damga vergisi ve harç istisnası uygulamasında hukuki değerlendirme ile zamanaşımı süresinin başlangıcı belirlenmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, davacı şirketin, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen vergi, resim ve harç istisna belgesinin süresi içinde kapatma müracaatında bulunmaması nedeniyle iptal edilmesi üzerine, damga vergisi ve harç istisnası uygulanmadan alınan vergilerin tahsili için yapılan işlemleri hukuka uygun bulmamıştır. 2014 ve 2015 yıllarına ait vergi ve cezaların zamanaşımına uğradığına dikkat çekilerek, bu nedenle […]

→

Damga vergisi ve noter harcı iadesi talebinin hukuka uygunluğu ile temerrüt faizi değerlendirmesi yapılmıştır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, davacı tarafından yapılan damga vergisi ve noter harcı iadesi talebinin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. İlgili ihalenin döviz kazandırıcı faaliyet kapsamında damga vergisinden istisna sayılabilmesi için gerekli koşulların sağlandığına ve bu nedenle dava konusu işlemin iptal edilmesi gerektiğine hükmedilmiştir. Temyiz eden idarenin, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının geriye yürümeyeceği ve vergi hatası […]

→

Acele kamulaştırma kararının kamu yararı ve olağanüstü durum gerekliliği olmadan verilmesi hukuka aykırılık teşkil eder mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay, Kocaeli ili Dilova ilçesinde “rezerv yapı alanı” olarak belirlenen taşınmazların acele kamulaştırılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararının hukuka uygunluğunu değerlendirirken, mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla sınırlanabileceğini vurgulamıştır. Anayasa’nın 35. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne atıfta bulunarak, mülkiyet hakkına müdahalelerin kamu yararı gerekçesiyle ve kanuni düzenlemelere uygun olması gerektiğini belirtmiştir. Dava konusu acele kamulaştırmanın, […]

→

6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı inşaatında damga vergisi muafiyeti talebinin değerlendirilmesi ve alt yüklenici sözleşmesinin hukuki durumu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, davacı şirketin, 6306 sayılı Kanun kapsamında “riskli yapı” şerhi bulunan bir parselde gerçekleştirilen inşaat işine ilişkin damga vergisi muafiyeti talebini değerlendirmiştir. Davacı, alt yüklenici sözleşmesine dayanan damga vergisinin iadesini istemiş, ancak Vergi Mahkemesi, sözleşmenin bu Kanun kapsamındaki işlemler arasında yer almadığını belirterek davayı reddetmiştir. Danıştay, 6306 sayılı Kanun’un amacının riskli yapıların […]

→