Disiplin cezası uygulanmadan önce savunma hakkının tanınmaması, Anayasa’nın 129. maddesi uyarınca hangi durumlarda hukuka aykırı kabul edilir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacının güvenlik korucusu olarak görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada, Anayasa’nın 129. maddesi uyarınca savunma hakkının tanınmadığı durumlarda disiplin cezası verilemeyeceğine dikkat çekmiştir. Dava, Köy Korucuları Yönetmeliği’nin ilgili maddeleri çerçevesinde, davacının göreve gitmemesi nedeniyle disiplin cezası uygulanması üzerine kurulmuştur. Ancak, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı ve sonrasında yürürlüğe giren […]

→

Disiplin cezasının uygulanabilmesi için kanuni dayanağın bulunmaması, Anayasa’nın 129. maddesi gereği savunma hakkının ihlali anlamına gelir mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, Kars İli’nde görevli bir güvenlik korucusunun, çağrıldığı halde göreve gitmemesi nedeniyle görevine son verilmesine ilişkin işlemi incelemiştir. Davacı, bu işlemin iptalini talep ederken, Anayasa’nın 129. maddesi gereği savunma hakkının tanınmadığını öne sürmüştür. Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla Bölge İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmesi üzerine, temyiz istemi gündeme gelmiştir. Danıştay, […]

→

Re’sen vergi tarhiyatı için geçerli rapor tespiti şartı, özel tüketim vergisi istisnasında engelli oranının nasıl değerlendirilmesi gerektiğini etkiler mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 7. Dairesi, davacının %90 oranında engelli olduğunu gösteren 18/02/2013 tarihli sağlık raporunu ibraz ederek özel tüketim vergisi istisnasından yararlandığını, ancak davacı tarafından sunulan %50 oranında engelli olduğunu gösteren 06/09/2016 tarihli raporun geçerliliği konusunda herhangi bir tespit yapılmadığını belirtmiştir. Mahkeme, 18/02/2013 tarihli raporun süresiz olarak geçerli olduğunu ve bu raporun istisna uygulamasından yararlanmak için […]

→

Disiplin cezası uygulanmadan önce savunma hakkının tanınmaması, hukuka aykırılık oluşturur mu? (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, Mardin ili Midyat İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde görev yapan bir güvenlik korucusunun, Köy Korucuları Yönetmeliği’nin 17. maddesi gereğince göreve gitmemesi nedeniyle görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davayı değerlendirmiştir. Anayasa’nın 129. maddesi uyarınca, disiplin cezası verilmeden önce savunma hakkının tanınması gerektiği vurgulanmıştır. Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, disiplin […]

→

Savunma hakkı tanınmadan disiplin cezası verilmesi, Köy Korucuları Yönetmeliği çerçevesinde hukuka aykırılık teşkil eder mi (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, Kars İli’nde bir güvenlik korucusunun göreve gitmemesi nedeniyle görevine son verilmesine ilişkin işlemi incelemiştir. Davacı, Köy Korucuları Yönetmeliği’ne dayanarak, savunma hakkı tanınmadan disiplin cezası verilemeyeceğini öne sürerek işlemin iptalini talep etmiştir. Anayasa’nın 129. maddesi ve 442 sayılı Köy Kanunu’nun ilgili hükümleri çerçevesinde, disiplin cezası uygulamalarında savunma hakkının ihlali, hukuka aykırılık teşkil […]

→

İzinsiz yolcu taşımacılığı nedeniyle trafikten men işlemi, geçerli çalışma ruhsatı olmaksızın hukuka uygun mu değerlendirilmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacının maliki olduğu aracın, belediye sınırları içinde izinsiz yolcu taşımacılığı yaptığı gerekçesiyle 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. İdare Mahkemesi, davacının geçerli bir çalışma ruhsatı bulunduğunu tespit ederek, bu ruhsat olmaksızın yapılan işlemin hukuka uygun olmadığını belirtmiştir. Bölge İdare Mahkemesi, İdare Mahkemesi kararının hukuka […]

→

Güvenlik korucusunun göreve gitmemesi nedeniyle disiplin cezası verilmesinde savunma hakkının ihlali, Anayasa Mahkemesi kararlarıyla nasıl etkilenir (Danıştay)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, güvenlik korucusunun göreve gitmemesi nedeniyle görevine son verilmesi işleminin iptali istemiyle açılan davayı konu almaktadır. Anayasa’nın 129. maddesi uyarınca, kamu görevlilerine savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesi, 442 sayılı Köy Kanunu’nun ek 18. maddesindeki disiplin cezaları ile ilgili düzenlemenin iptaline karar vermiştir. Ancak, bu iptal kararının yürürlüğü 9 […]

→

Ruhsat olmadan ticari yolcu taşımacılığı yapmanın hukuki sonuçları nelerdir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacının adına kayıtlı aracın, ilgili belediyeden izin veya ruhsat alınmaksızın ticari yolcu taşımacılığı yaptığı gerekçesiyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek 2/3-(a) maddesi uyarınca trafikten men edilmesine dair işlemi incelemiştir. İdare Mahkemesi, davacının D2 yetki belgesinin geçerli olduğunu, ancak aracın muayenesinin geciktiği için belgenin elektronik sistemde görünmediğini belirtmiştir. Mahkeme, davacının yetki […]

→

Disiplin cezasının uygulanmasında Anayasa’nın 38. maddesi ve Türk Ceza Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca hukuka uygunluk şartı nasıl sağlanır (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, Kars İli’nde görev yapan bir güvenlik korucusunun, çağrıldığı halde göreve gitmediği gerekçesiyle görevine son verilmesine ilişkin işlemi incelemiştir. Davacı, bu işlemin iptali için dava açmış ve Anayasa’nın 129. maddesi gereği savunma hakkının tanınmadığını öne sürmüştür. Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının yürürlüğe girmeden önceki düzenlemelerin geçerli […]

→

Kamu görevlisine disiplin cezası verilmeden önce savunma hakkının tanınmaması, köy korucusunun göreve katılmaması durumunda hukuka aykırılık oluşturur mu (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacının güvenlik korucusu olarak göreve gitmemesi nedeniyle görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptali istemini değerlendirmiştir. Anayasa’nın 129. maddesi gereğince, kamu görevlilerine savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği belirtilmiştir. Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla açılan davada, 442 sayılı Köy Kanunu’nun Ek 18. maddesi ve Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği’nin disiplin cezaları […]

→

Güvenlik korucusuna disiplin cezası verilmeden önce savunma hakkının tanınması zorunlu mudur (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, Kars İli, Kağızman İlçesi’nde görev yapan bir güvenlik korucusunun, Köy Korucuları Yönetmeliği’ne dayanarak göreve gitmemesi nedeniyle görevine son verilmesine ilişkin işlemi incelemiştir. Anayasa’nın 129. maddesi uyarınca, kamu görevlilerine savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği belirtilmiştir. Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla yapılan başvuru, 442 sayılı Köy Kanunu ve ilgili yönetmelik […]

→

Kamu görevinden çıkarılma işlemi için terör örgütleriyle irtibatın somut delillerle ispatı zorunlu mudur (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 5. Dairesi, davacının Gölcük Deniz Ana Üs Komutanlığında astsubay olarak görev yaparken 375 sayılı KHK’nın Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptalini talep eden davasını incelemiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının FETÖ/PDY ile irtibatı olduğuna dair somut delillerin bulunduğunu belirterek, kamu görevinden çıkarılma işleminin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Davacı, aleyhindeki […]

→

İzin belgesi olmadan ticari okul servis taşımacılığı yapmak, 2918 sayılı Kanun’a aykırılık ve uygulanan idari yaptırımların hukuka uygunluğu nasıl değerlendirilmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 8. Dairesi, davacının adına kayıtlı aracın, belediyeden izin ve ruhsat alınmaksızın ticari amaçlı okul servis taşımacılığı yaptığı gerekçesiyle İstanbul Valiliği tarafından 60 gün süreyle trafikten men edilmesi ve 5.010 TL idari para cezası verilmesine ilişkin işlemleri incelemiştir. İdare Mahkemesi, davacının araç sürücüsü olarak yaptığı beyanın ve tutanağın usulüne uygun olduğunu, ancak gerekli izin […]

→

Teminat alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emrinin hukuki dayanağının iptali ve Anayasa Mahkemesi kararının yargılamada dikkate alınması değerlendirilmiştir (Danıştay)

ÖZET: Danıştay 9. Dairesi, davacı şirketin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 153/A maddesi uyarınca istenilen teminat alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emrinin iptali talebini değerlendirmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin 22/03/2023 tarihli kararıyla, anılan maddenin bazı hükümleri iptal edilmiştir. Bu iptal kararı, teminat istenilmesine ilişkin hukuki dayanağın kalmadığını ortaya koyarak, davacı şirketin teminat talebinin hukuka aykırı olduğunu belirlemiştir. […]

→

İkale Sözleşmesi Kapsamındaki Ödemelerin Gelir Vergisi Muafiyeti: İşsizlik Tazminatı ve Prim Ödemeleri Üzerinden Yapılan Kesintilerin Hukuka Aykırılığı (Danıştay)

ÖZET: Bu Danıştay kararı, iş akdinin sona ermesi sonrası yapılan ödemeler üzerinden tevkif edilen gelir vergisinin iadesi talebine ilişkindir. Davacı, ikale sözleşmesi uyarınca yapılan ödemelerin gelir vergisinden muaf olması gerektiğini ileri sürerken, davalı idare, yapılan kesintilerin yasal ve yerinde olduğunu savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, kıdem tazminatı üzerinden kesinti yapılmadığını, ihbar tazminatı ve emeklilik ikramiyesi ödemelerinin […]

→