onecikan-yargitay

ÖZET: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun’a muhalefet suçuna ilişkin bir davada, şikâyetçi kurumun davaya katılma ve hükmü temyiz etme yetkisi bulunmadığına karar vermiştir. Sanığın eyleminin, suç tarihindeki kanun hükümlerine uygun olarak değerlendirildiği, ancak sanığın hukuki durumunun belirlenmesinde karma uygulama yapılmasının hukuka aykırı olduğu tespit edilmiştir.

Mahkeme, suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Kanun ile değişiklik yapan diğer kanunların uygulanması gerektiğini, dolayısıyla sanığın cezasının belirlenmesinde bu düzenlemelerin dikkate alınması gerektiğini vurgulamıştır. Ayrıca, vekalet ücreti ile ilgili olarak, katılanın vekilinin lehine ücret ödenmesi gerektiği hususunun göz ardı edilmesinin de hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir.

Sonuç olarak, şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği reddedilirken, katılan vekilinin ve sanığın temyiz talepleri yerinde görülerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bu durum, hukukun uygulanmasında dikkat edilmesi gereken önemli noktaları ortaya koymaktadır.

7. Ceza Dairesi         2022/5503 E.  ,  2024/11670 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI : 2020/485 E., 2021/44 K.
    SUÇ :4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun’a muhalefet
    HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma

    Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğine ilişkin olarak; atılı suçun mahiyeti gereği, sanığın eylemine uyan ve suç tarihi itibarıyla somut olaya uygulanması gereken 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun’a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçu yönünden suçtan doğrudan zarar gören kurumun … olduğu, suçtan zarar görmeyen şikâyetçi kurumun davaya katılma ve hükmü temyiz kanun yoluna başvurma yetkisi bulunmadığı anlaşılmıştır.

    Katılan … vekilinin ve sanığın temyiz isteklerine ilişkin olarak; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

    I.TEMYİZ SEBEPLERİ
    1.Katılan … vekilinin temyiz sebepleri; kurum lehine vekâlet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkin ve bununla sınırlıdır.

    2.Sanığın temyiz sebepleri; hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına ve re’sen gözetilecek diğer sebeplerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

    II.GEREKÇE
    A.Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
    Atılı suçun mahiyeti gereği, sanığın eylemine uyan ve suç tarihi itibarıyla somut olaya uygulanması gereken 4733 sayılı Kanun’a muhalefet suçu yönünden suçtan doğrudan zarar gören kurumun … olduğu, suçtan zarar görmeyen şikâyetçi kurumun davaya katılma ve hükmü temyiz kanun yoluna başvurma yetkisi bulunmadığı anlaşılmıştır.

    B.Katılan … Vekilinin Vekalet Ücretine ve Sanığın Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden
    Olayın oluş şekli, sanığın aşamalardaki savunması, bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
    Ancak;
    1.Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Kanun ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının yollamasıyla aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu, yirmiüçüncü fıkraları ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

    2.10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “23 üncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin, söz konusu maddenin 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun’da hüküm altına alınması nedeniyle ancak anılan Kanun uyarınca belirlenecek temel cezaya tatbik edilebileceği gözetilmeden, suç tarihinde yürürlükte bulunan 4733 sayılı Kanun’a göre belirlenen temel cezadan sonra uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması,

    3.Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren ve kamu davasına usulüne uygun biçimde katılan … lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

    III. KARAR
    A.Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
    Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle şikâyetçi kurum vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

    B.Katılan … Vekilinin Vekalet Ücretine ve Sanığın Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden
    Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan … vekilinin ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 11.12.2024 tarihinde karar verildi.