|
ÖZET: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının itiraz yoluna tabi olduğunu belirterek, temyiz başvurularının süresinde olduğunu ve temyiz haklarının bulunduğunu tespit etmiştir. Bu bağlamda, sanıkların temyiz taleplerinin reddini gerektiren bir durumun mevcut olmadığı vurgulanmıştır.
Mahkeme, sanıkların kaçakçılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkûmiyetine ilişkin hükümlerin hukuka uygun olduğunu, yargılama sürecinin usul ve kanuna uygun olarak gerçekleştirildiğini ve sanıkların eylemlerinin suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiğini ifade etmiştir. Ayrıca, sanıkların üzerine atılı suçların zamanaşımının dolması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, sanıklar hakkında verilen mahkûmiyet hükümlerinin onanmasına, ancak 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet kararlarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir. Bu durum, hukuki süreçteki usul ve yasaların titizlikle uygulandığını göstermektedir. |
7. Ceza Dairesi 2022/16958 E. , 2024/10435 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/37 E., 2022/209 K.
HÜKÜMLER : Sanıklar … ve … hakkında kaçakçılık suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması, Sanıklar …, … ve …’in kaçakçılık ve memurun resmi belgede sahteciliği suçlarından mahkûmiyetlerine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî incelenmeksizin iade, kısmî zamanaşımı nedeniyle düşme, kısmî onama
Sanıklar … ve … hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının aynı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu; diğer hükümler yönünden ise, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesine, sanıklar hakkında işledikleri suçlara oranla az ceza tayin edilmesinin usul ve yasaya aykırı olması ve re’sen nedenler ile hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.Sanık …’nın temyiz sebepleri; sistem tarafından tevdi edilen 5 adet beyannamenin 2 tanesinin kırmızı hat kısmi muayene ve 3 tanesinin de sarı hat belge kontrollü olduğunu, belge kontrolünde esas görevinin beyanla eki belgelerin uygun olup olmadığının kontrolünün yapılması olduğunu, bu nedenle belge kontrolü neticesinde beyanname ve eki belgeler arasında ciddi bir farklılık tespit etmemesi nedeniyle blokeyi kaldırdığını, diğer 2 adet kırmızı hat kısmi muayeneyi de gösterilen eşyaların daha önce gemiye yüklenen eşyalar olabileceğinin gümrük müfettişinin raporunda belirttiğini, Ünye Gümrük Müdürlüğünün kendisine ait geçici depolama, ardiye, sundurma vb. bir yeri olmadığından ihracat, ithalat ve transit işlemleri taşıtüstü olarak yapıldığını, eşya transit veya ihracat eşyası olup tırla karayoluyla gidecekse tırın dorsesinde iken işlemlerin yapılıp gönderildiğini, ihracat eşyası deniz yoluyla gidecekse aynı şekilde gözetim memuru nezaretinde gemiye yüklendikten sonra işlemlerin bitirildiğini, muayene memurunun gidip de limanın kapısına kamyonlarla gelen eşyanın kamyonlarını sayma ve eşyaya bakma gibi bir görevinin olmadığını, ihracat işlemlerinin taşıtüstü yapıldığını, ithalatta ise yine aynı şekilde deniz yolu ile gelmişse kırmızı hatta eşya geldiyse gemiye gidip kontroller yapıldıktan sonra işlemleri tamamladığını, sarı hat- belge muayenesinin ise muayene memuru için sadece beyanname ve eki belgelere göre beyan esas alınarak yapıldığını, Kabul-Tescil memuru … tarafından işlemlere başlanarak silsile yolu ile işlemler yapıldığını, ilk aşamayı geçince sorun olmaması halinde işlemlere devam edildiğini, 24.02.2012 tarihinde …’in telefon etmesi ile daireye geldiğini, mesai dışında yapılan ihracat işlemlerinde …’in idare tarafından görevlendirildiğinden telefonla aranarak haberdar edildiklerini, üzerine atılı suçun zamanaşımı süresinin tamamlanması ve re’sen nedenler ile hükmün bozulması talebine ve sanık müdafiinin temyiz sebepleri ise; sanık tarafından hazırlanmış, düzenlenmiş bir resmi belgenin bulunmaması karşısında resmi belgede sahtecilik suçundan ceza verilmesinin mümkün olmadığına, bilirkişi raporlarında usulüne uygun bir görevlendirmenin olmadığı belirtildiği halde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi ve re’sen nedenler ile hükmün bozulması talebine ilişkindir.
3.Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın özet beyan onay ve beyanname kabul servisinde görevli olup beyannamede belirtilen eşyaların limana girip girmediğini denetleme ve kontrol etme görevi olmadığı gibi söz konusu beyannamelerde belirtilen eşyaların gemiye girip girmediğini kontrol ve denetleme imkanı bulunmadığı gözetilmeden hüküm tesis edilmesinin yasaya aykırı olduğuna, dosyada bulunan ek 3 tabloda beyannamelerin 24.02.2012 tarihinde sanık tarafından onaylandığına, muayene memurunun aynı tarihte muayene işlemini tamamlayarak blokeyi kaldırdığı, gözetim memurunun 27.02.2012 tarihinde kapatma ve imza işlemlerini bitirdiği, gümrük özet beyanının 25.02.2012 tarihinde tescil edildiği, tescil edilen bu beyannamelerin sanık tarafından 29.02.2012 tarihinde onaylandığı sabit olduğu halde resmi belgede sathetcilik suçundan mahkûmiyet hükmü verilmesine, kaldıki sanığın bu durumu anlar anlamaz hiç bir soruşturma veya inceleme olmadan 06.03.2012 tarihinde 1038 sayılı yazı ile alınan teminatların iade edilmemesi hususunda bilgi ve talimat vererek sanığın bizzat suçun oluşmasını önlediğine, sanığın üzerine atılı suçun dava zamanaşımının dolması nedeniyle düşme kararı verilmesi yerine mahkûmiyet hükmü verilmesinin usul ve yasaya aykırı olması ve re’sen nedenler ile bozulması talebine ilişkindir.
4.Sanık … Müdafiinin temyiz sebepleri; hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
A. Sanıklar … ve … Hakkında 5607 sayılı Kanun’a Muhalefet Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına İlişkin Kararlar Yönünden
Sanıklar hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verilen kararın aynı Kanun’un anılan maddesinin onikinci fıkrası uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve anılan Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Memurun Resmi Belgede Sahteciliği Suçundan Verilen Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Ünye Gümrük Müdürlüğünde işlem gören 31.01.2012 tarihli EX000031, EX000032 EX000033, EX000034 ve EX000035 numaralı 5 adet ihracaat beyannamesi muhteviyatı tekstil eşyasının 24.02.2012 tarihinde Ünye limanından Rusya’nın Sochi limanına hareket eden kaptan …idaresindeki … isimli kuru yük gemisine yüklendiğinin kayıtlı olduğu, gemi kaptanı tarafından beyan edilen kargo manifestosunda yük eşyasının 169,90 ton ağırlığında muhtelif tekstil eşyası olarak beyan edildiği ve bu eşyanın dahilde işleme rejimi kapsamında ihraç edildiğinin beyan edildiği ancak; daha sonra yapılan araştırmada Dahilde İşleme Rejimi kapsamındaki G.B.S. Gaziantep … San. Dış Tic. A.Ş. firmasına ait bahse konu beş (5) adet beyanname muhteviyatı tekstil eşyasının Ünye limanına girmediği gibi … isimli gemiye de yüklenmediğinin anlaşılması üzerine açılan davada; sanık …’nın muayene memuru olarak görev yaptığı, 2 adet ihracat beyannamesine konu eşyanın kırmızı hat kriterine göre muayene etmesi gerekirken usulüne uygun muayene işlemi yapmayarak sanık … tarafından 22.11-22.51 saatleri arasında kabul edilen beyannameleri, aynı tarihte 22.26-22.55 saatleri arasında muayene bloke kaldırma işlemlerini gerçekleştirdiği, … isimli kuru yük gemisine yüklendiğinin kayıtlı olmasına rağmen sanık … tarafından düzenlenen kargo manifestosunda yük eşyasının muhtelif tekstil eşyası ile çimento ve karışık inşaat malzemeleri olduğunun bildirildiği cihetle; sanıkların iştirak halinde suça konu beyanname muhteviyatı eşyanın dahilde işleme rejimi altında gerçekte ihraç edilmediğinin sahte belgelerle gümrük beyannamelerinin düzenlenip ihraç edilmiş gibi göstererek tescilini sağlayıp ihraç edilmiş olarak kapatıldığı anlaşılmıştır.
Sanık … savunmalarında; olay günü saat 19.00 sırasında onay memuru …’in … gemisine tekrar mal geleceğini söylediğini, saat 20.00 civarında daireden ayrıldığini, sonrasında 21.30 sıralarında …’un araması üzerine daireye geldiğini, o sırada evinde misafir olan… ile birlikte geldiğini, …’un ilk onaylamış olduğu son numarası 31 olan ve sistem tarafından kırmızı hat kısmi muayeneye yönlendirilen beyannameyi getirdiğini, kendi aracı ile saat 22.15 de eşyaların bulunduğu geminin yanaşık olduğu rıhtıma gittiğini, bu sırada yanında gözetim memuru…’un olduğunu, geminin yanında dağınık vaziyette kolileri gördüğünü, kolilerin başında mal sahibi vs olmadığını, birkaç koli açtığını, koli içerisinde pantolon, masa örtüsü, gömlek gibi tekstil eşyaları gördüğünü, kaç adet olduğunu saymadığını, eşyanın muayenesini yaptıktan sonra daireye tekrar geldiğini, BİLGE sistemi üzerinden beyannamenin muayenesi yapılmıştır, yükleme başlanılabilir anlamı ifade eden bloke kaldırma
işlemini yaptığını, gözetim memuru…’a verdiğini, ilk muayenede gömlek olduğunu gördüğünden sarı hat kriterindeki blokeleri de kaldırdığını söylemiştir.
Sanık … savunmalarında; söz konusu beyannamelerin onay ve kabul işlemlerini kendisinin yaptığını, imza, sicil ve mührün kendisine ait olduğunu, 24.02.2012 günü saat 21.00 de ….ı’nın arayıp sonrasında beyannameleri teslim ettiğini, mesai dilekçesi verip vermediklerini sorduğunu, firmanın muhtemelen çekmiş olabileceğini söylemesi üzerine kendisine güvenerek beyannameleri kabul işlemini yaptığını, bu konuda idare amiri ile görüşmediğini, haber vermediğini, beyannamelerin tümüne onay verdikten sonra muayene memuru … …’ya saat 23.00 de elden teslim ettiğini, onay kabul memuru olarak müdürlük emri ile görevli oldğunu, olay tarihinde nöbetçi olduğu için beyannamelerin işlemlerini yaptığını, sistemin …’i tayin etmesi ve kendisine haber verilmesi üzerine …’in daireye geldiğini ve beyannameleri kendisine teslim ettiğini ve işinin bitiğini, 27.02.2012 tarihinde özet beyanın kapının altından atılmış olduğunu gördüğini, aynı gün öğlen…’un muayene işlemleri biten beyannameleri getirip teslim ettiğini, 25.02.2012 tarihinde tescil edilen özet beyanın kabul işlemini 29.02.2012 de yaparak beyannamelerin sistem tarafından otomatikman kapandığını, bu ihracat ile ilgili kimse ile görüşmediğini, menfaat sağlamadığını savunmuştur.
Sanık … savunmalarında; açılan beyanname fotokopilerine istinaden kargo manifestosunu kendisinin düzenlediğini, iş takibi tarafından yapılmadığını, eşyaları görmediğini, beyan etmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre Ünye Gümrük Müdürlüğünde işlem gören 31.01.2012 tarihli 5 adet ihracaat beyannamesi muhteviyatı tekstil eşyasının 24.02.2012 tarihinde Ünye limanından Rusya’nın Sochi limanına hareket eden kaptan …idaresindeki … isimli kuru yük gemisine yüklendiğinin kayıtlı olduğu, gemi kaptanı tarafından beyan edilen ve sanıklardan … tarafından düzenlenen kargo manifestosunda yük eşyasının 169,90 ton ağırlığında muhtelif tekstil eşyası olarak beyan edildiği ancak; yapılan araştırmada Dahilde İşleme Rejimi kapsamındaki G.B.S. Gaziantep … San. Dış Tic. A.Ş. firmasına ait bahse konu beş (5) adet beyanname muhteviyatı tekstil eşyasının Ünye limanına girmediği gibi … isimli gemiye de yüklenmediğinin anlaşılığı, 24.02.2012 tarihinde 22.11, 22.13, 22.14 ve 22.51 saatlerinde Ünye Gümrük Müdürlüğünde görevli sanık … tarafından sistem üzerinden kabul edildiği ve kırmızı hat kriterine göre muayene edilmesi gereken 169,90 ton ağırlığında ve 986.802.48 EURO değerindeki eşyanın aynı tarihte 22.26, 22.28, 22.29, 22.30 ve 22.55 saatlerinde eşyanın muayene işlemlerinin bitirilerek sistem üzerinden … emrinde görevli muayene memuru olan sanık … tarafından beyannamelerin blokelerinin kaldırılıp eşyanın gemiye yüklemesine izin verildiği cihetle; sanıkların iştirak halinde suça konu beyanname muhteviyatı eşyanın gerçekte ihraç edilmediğinin, sahte belgelerle ihraç edilmiş gibi gösterilerek gümrük beyanmalerinin düzenlenerek tescilini sağlayıp dahilde işleme rejimi altında ihraç edilmiş olarak kapatıldığının anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında memurun resmi belgede sahteciliği suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan … İdaresi vekili, sanık … ve müdafii, sanık … müdafii, … müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
C. 5607 Sayılı Kanuna Muhalefet Suçundan Verilen Mahkûmiyet Kararları Yönünden
Sanıklar …, … ve …’in üzerlerine atılı 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçu nedeniyle eylemlerinin 5607 sayılı Kanun’un 3/4, 4/2. maddeleri kapsamında bulunduğu gözetilerek, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanıkların atılı suçun işlendiği 24.02.2012 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğunun anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
III. KARAR
A. Sanıklar … ve … Hakkında 5607 sayılı Kanun’a Muhalefet Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına İlişkin Kararlar Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle sanıklar hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu cihetle, dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Memurun Resmi Belgede Sahteciliği Suçundan Verilen Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan … İdaresi vekili, sanık … ve müdafii, sanık … müdafii ve sanık … müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan … İdaresi vekili, sanık … ve müdafii, sanık … müdafii ve sanık … müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. 5607 Sayılı Kanuna Muhalefet Suçundan Verilen Mahkumiyet Kararları Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle katılan … İdaresi vekili, sanık … ve müdafii, sanık … müdafii ve … müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usülü Kanunu’nun 321 (1412 sayılı Kanun) inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 26.11.2024 tarihinde karar verildi.