onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, davacının 25.03.1996-01.04.2007 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde yaptığı çalışmalarının ve prime esas kazancının tespitine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davacının belirtilen tarihler arasında kesintisiz çalıştığını kabul ederek, davanın kabulüne karar vermiştir. Davalı taraf, davanın zamanaşımına uğradığını ve iş mahkemelerinin görevli olmadığını iddia ederek istinaf başvurusu yapmıştır.

Bölge Adliye Mahkemesi, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun ilgili hükmünün, 2003 yılında yürürlükten kaldırıldığını belirterek, yabancı uyruklu çalışanların tüm sigorta kollarına tabi tutulduğunu vurgulamıştır. Bu bağlamda, davacının hak düşürücü süre içerisinde davayı açtığı ve İlk Derece Mahkemesi kararının yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı sonucuna varmıştır. Sonuç olarak, istinaf başvuruları esastan reddedilmiştir.

Kararın onanması, tarafların iddia ve savunmalarının yanı sıra, dosyadaki belgelerin incelenmesi sonucunda verilmiştir. Mahkeme, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik olmadığını belirterek, davacının haklarının korunması yönünde bir karar almıştır.

10. Hukuk Dairesi         2024/7757 E.  ,  2024/10028 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/728 E., 2023/656 K.
    KARAR : Esastan red
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 4. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2021/648 E., 2022/34 K.

    Taraflar arasındaki hizmet ve prime esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalı vekili ve fer’i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ve fer’i müdahil Kurum vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I.DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı …’un davalı … ile yapılan sözleşmelere dayanarak davalıya ait 1016711 sigorta sicil nolu işyerinde 25.03.1996 tarihinden beri Öğretim üyesi olarak çalıştığını, müvekkilinin sigorta girişinin 26399 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Yüksek Öğretim Kurumlarında Yabancı Uyruklu Öğretim Elemanı Çalıştırılması Esaslarına İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Kararın 12 nci maddesinin yürürlüğe girmesi ile birlikle 01.04.2007 tarihinde yapıldığını beyanla müvekkilinin bildirimin yapılmadığı 25.03.1996-01.04.2007 tarihleri arasındaki çalışmasının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

    II.CEVAP
    Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, Üniversite ile imzalanan sözleşme ile 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanun’u, 2914 sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanun’u hükümleri dahilinde görevini yerine getirmeyi taahhüt ettiğini, bu sebeple yapılan sözleşmenin İdare Hukuku çerçevesinde düzenlenen bir sözleşme olması nedeniyle İdari Yargının görev alanına giren bir uyuşmazlık olduğunu ve bu sebeple davanın reddinin gerektiğini, talebin hak düşürücü süreye uğradığını, mevzuata tabi olarak yapılan çalışma nedeniyle davacının bir zararı söz konusu olmadığı gibi üniversitenin de bu hususta bir kastı veya kusuru bulunmadığını, bu nedenle, davacının 25.03.1996 – 01.04.2007 tarihleri arası çalışmasının 506 sayılı Kanun kapsamında olmadığından sigorta kollarına prim kesintisi yapılmadan ücretinin ödendiğini, davacının bu tarihler arasında da Üniversitenin Elektrik-Elektronik Mühendisliği Fakültesinde çalıştığını, üniversitenin bu dönem için sigorta primlerinden sorumlu tutulması durumunda üniversitece davacıya ödenen ücretinden bu kesintiler yapılmadan fazla ücret ödendiğinden mükerrer ödemeye neden olacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

    Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı …’un 1016711.44 sicil numaralı İnönü Üniversitesi Mühendislik Fakültesi işyerinde 01.04.2007 tarihinden itibaren sigortalı olarak çalışmaya başladığı, 2017/8.ci ay dahil çalışmasının devam ettiği, 3750 gün çalışmasının olduğu, davacının 25.03.1996-01.04.2007 dönemi tespitini istediği dönem için Kurum kayıtlarında bir bilgi ve belge olmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

    III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
    İlk Derece Mahkemesi tarafından özetle; davanın kabulü ile davacının, davalı işverene ait dava konusu iş yerinde hizmet akdi ile 25.03.1996 – 01.04.2007 tarihleri arasında; 25.03.1996 – 31.12.1996 arası 275 gün günlük 2.000.000 TL, 01.01.1997 – 31.12.1997 arası 360 gün günlük 5.333.333 TL, 01.01.1998 – 31.12.1998 arası 360 gün günlük 11.666.666 TL, 01.01.1999 – 31.12.1999 arası 360 gün günlük 21.666.666 TL, 01.01.2000 – 31.12.2000 arası 360 gün günlük 28.333.333 TL, 01.01.2001 – 31.12.2001 arası 360 gün günlük 35.000.000 TL, 01.01.2002 – 31.12.2002 arası 360 gün günlük 63.333.333 TL, 01.01.2003 – 31.12.2003 arası 360 gün günlük 83.333.333 TL, 01.01.2004-31.12.2004 arası 360 gün günlük 93.333.333 TL, 01.01.2005 – 31.12.2005 arası 360 gün günlük 100.83 YTL, 01.01.2006 – 31.12.2006 arası 360 gün günlük 104,37 YTL, 01.01.2007-01.04.2007 arası 90 gün günlük 114,80 YTL ücret karşılığı çalıştığının tespitine karar vermiştir.

    IV.İSTİNAF
    A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Üniversite vekili ve fer’i müdahil Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

    B.İstinaf Sebepleri:
    Davalı Üniversite vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, dosyada iş mahkemelerinin görevli olmadığını, dosyada alınan raporu kabul etmediklerini, ek rapor ya da başka bir bilirkişiden rapor alınmasını talep ettiklerini, 2924 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi uyarınca yürürlüğe konulan Yükseköğretim Kurumlarında Yabancı Uyruklu Öğretim Elemanı Çalıştırılmasına İlişkin Esasların 8 maddesi ve 12 nci maddesine göre davalının dava konusu olayda sorumluluğu bulunmadığını, Mahkeme kararının eksik inceleme ile verildiğini, usul ve kanuna aykırı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.

    Fer’i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu olayda Kurumun kendisine bildirilen belge ve kayıtlarla işlem yaptığını bu nedenle davanın reddi gerektiğini, Mahkeme kararının eksik inceleme ile verildiğini, usul ve kanuna aykırı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.

    C.Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her ne kadar 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun “Sigortalı sayılmayanlar” başlıklı 3/II-A bendi ile Türk uyruklu olmayan kimsenin uzun vadeli sigorta kollarından yararlanabilmesi için yazılı istek koşulu öngörülmüş ve davacının da yazılı istekte bulunmadığı anlaşılmış ise de; söz konusu hükmün 29.07.2003 tarihli ve 4958 sayılı Kanun’un 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 57 nci maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı ve Türkiye’de herhangi bir işverene bağlı olarak iş sözleşmesiyle çalışan yabancıların isteklerine bakılmaksızın tüm sigorta kollarına tâbi tutulduğu, yabancılık unsurunun artık sosyal sigortadan yararlanmaya engel bir neden olmaktan çıkarıldığı anlaşılmakla; davacının 25.03.1996 – 01.04.2007 tarihleri arasından kesintisiz çalıştığı ve davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığının kabulü ile belirtilen gerekçe ile İlk Derece Mahkemesi kararının; dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği gerekçesiyle HMK’nın 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca, davalı ve fer’i müdahil SGKB vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her ne kadar 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun “Sigortalı sayılmayanlar” başlıklı 3/II-A bendi ile Türk uyruklu olmayan kimsenin uzun vadeli sigorta kollarından yararlanabilmesi için yazılı istek koşulu öngörülmüş ve davacının da yazılı istekte bulunmadığı anlaşılmış ise de; söz konusu hükmün 29.07.2003 tarihli ve 4958 sayılı Kanun’un 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 57 nci maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı ve Türkiye’de herhangi bir işverene bağlı olarak iş sözleşmesiyle çalışan yabancıların isteklerine bakılmaksızın tüm sigorta kollarına tâbi tutulduğu, yabancılık unsurunun artık sosyal sigortadan yararlanmaya engel bir neden olmaktan çıkarıldığı anlaşılmakla; davacının 25.03.1996 – 01.04.2007 tarihleri arasından kesintisiz çalıştığı ve davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığının kabulü ile belirtilen gerekçe ile İlk Derece Mahkemesi kararının; dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği gerekçesiyle HMK’nın 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca, davalı ve fer’i müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

    V.TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Üniversite vekili ve fer’i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı Üniversite vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur.

    Fer’i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur.

    C.Gerekçe
    1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Dava, davacının 25.03.1996-01.04.2007 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde tarihleri arasında geçen çalışmalarının ve prime esas kazancın tespitine ilişkindir.

    2.İlgili Hukuk
    1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

    2. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Geçici 7 nci maddesi uyarınca 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 77 nci maddesinin birinci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun’un 80 inci maddesinin birinci fıkrası

    3. Değerlendirme
    1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    22.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.