|
ÖZET: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, kadastro mahkemesinde görülen bir itiraz davasında, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul ettiği kararı bozmuştur. Bozma ilamında, dava konusu taşınmazların tesis ve uygulama kadastrosu sırasında düzenlenen haritaların, komşu parsel ile uyumlu olup olmadığını belirlemek amacıyla 3 kişilik teknik bilirkişi heyetinden denetime elverişli bir rapor alınması gerektiği vurgulanmıştır. Ayrıca, uygulama kadastrosunun mülkiyet ihtilaflarını çözme amacında olmadığı ve bu tür uyuşmazlıkların tartışma konusu yapılamayacağı belirtilmiştir.
İlk derece mahkemesi, Yargıtay’ın bozma kararına uyarak yeniden yargılama yapmış, ancak gerekli incelemeleri ve araştırmaları eksik bırakmıştır. Özellikle, haritaların çakıştırılması ve bilirkişi raporlarının denetime elverişli hale getirilmesi konularında yetersiz kalınmıştır. Bu durum, mahkemenin kararının hukuka uygunluğunu sorgulanır hale getirmiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararını bozarak, eksik inceleme ve araştırma ile verilen kararın hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Mahkeme, gerekli denetimlerin yapılması ve ilgili haritaların çakıştırılması için dosyayı tekrar ilk derece mahkemesine göndermiştir. |
8. Hukuk Dairesi 2023/1836 E. , 2024/7690 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2022/68 E., 2023/1 K.
Taraflar arasında görülen uygulama kadastrosuna itiraz davasında yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı Hazine vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu davanın kısmen kabulüne dair önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “dava konusu taşınmazlara ait tesis kadastrosu ve uygulama kadastrosu sırasında düzenlenen pafta haritası, ölçü krokisi, 2/B çalışmalarına ait haritalar ile komşu 145 ada 76 parsel hakkında verilen Köyceğiz Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/137- 312 E.K. sayılı ilamına konu ifraz haritası uygulanarak; 3 kişilik teknik bilirkişi heyetinden uygulama kadastrosu sonucunda oluşturulan paftadaki sınır yerlerinin yapılan çakıştırması sonucunda, birbirleriyle ve zeminle uyumlu olup olmadığını belirleyen ayrıntılı ve gerekçeli, denetime elverişli rapor alınması, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi; değerlendirme yapılırken uygulama kadastrosunun amacının mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmadığı ve mülkiyet uyuşmazlıklarının uygulama kadastrosuna itiraza ilişkin davalarda tartışma konusu yapılamayacağının göz önünde bulundurulması ” gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; “22/a uygulaması sonucunda dava konusu 145 ada 76 parselde (eski 121 parsel) 22/a uygulaması neticesinde “sabit sınır” niteliğinde yapılan sınırlandırmanın zeminle uyumlu olduğu, söz konusu parsellerin ara sınırında 22/a uygulaması esnasında “sabit sınır” niteliğinde yapılan sınırlandırmanın 3402 sayılı Kanunun 22/a maddesi, yönetmelik ve genelge hükümlerine uygun olduğu, 1970 yılı ilk tesis tapulama çalışmaları esnasında da arazi üzerinde alınan serbest bir noktadan kuzeye istikamet alınmak suretiyle münferit ve lokal olarak mira ile ölçüsü yapılan eski 121 nolu parselin geometrisinin, yörede 1996-1997 yıllarında yapılan 2/B kadastrosu esnasında yapılan çakıştırma ve konumlandırmasının, eski tarihli hava fotoğrafları ve ortofoto harita üzerinde görülen sınırlara göre 35-40 metre güneydoğu istikametinde kaydığı ve zeminle uyumsuz olduğu, Köyceğiz Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/137 E. – 2008/312 K sayılı dosyası içerisinde yer alan bilirkişi haritasının 121 nolu parselin cephe ve geometrisine göre bilgisayar ortamında dönüştürülerek çakıştırılması sonucunda, 145 ada 76 nolu parselin: (A) ile gösterilen 1242.93 m², (B) ile gösterilen 217.76 m² olarak belirlenen bölümlerinin, Köyceğiz Asliye Hukuk Mahkemesi’ nin 2008/137 E. – 2008/312 K sayılı dosyası içerisinde yer alan bilirkişi haritasında (A) ve (B) harfleriyle gösterilen (2/B) alanları kapsamında kaldığı, dava konusu 145 ada 76 nolu parselin bu bölümler çıkarıldıktan sonra geriye kalan kısmının alanının 5406.53 m² olduğu, dava konusu 145 ada 75 nolu parselin 22/a uygulaması sonucu yapılan sınırlandırmaya göre alanının 1411.21 m² olduğu” gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 15.12.2022 tarihli rapor ve rapora EK 4 olarak sunulan krokide belirtildiği gibi (A) harfi ile belirtilen 1.242,93 m²’lik ve (B) harfi ile belirtilen 217,77 metrekarelik kısmın çekişmeli eski 121 parsel yeni 145 ada 76 parselden çıkartılarak ayrı parsel numaraları almak sureti ile Hazine adına tapuya tesciline, tapu kaydının beyanlar hanesine “Bu taşınmaz 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılmıştır.” şerhinin yazılarak; 145 ada 75 parsel sayılı taşınmazın 1.411,21 metrekare olarak, 145 ada 76 parsel sayılı taşınmazın 5.406, 53 metrekare olarak tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli hak doğmaktadır. O nedenle İlk Derece Mahkemesinin Yargıtayca verilen bozma kararına uyması sonunda kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar vermesi gerekir. Buna göre Yargıtay’ın bozma kararına uymuş olan mahkeme bu uyma kararı ile bağlıdır. Bozma gereğince işlem yapmak durumundadır.
Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince uyulan bozma ilamında; dava konusu taşınmazlara ait tesis kadastrosu ve uygulama kadastrosu sırasında düzenlenen pafta haritası, ölçü krokisi, 2/B çalışmalarına ait haritalar ile komşu 145 ada 76 parsel hakkında verilen Köyceğiz Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/137 Esas, 312 Karar sayılı ilamına konu ifraz haritası uygulanarak; 3 kişilik teknik bilirkişi heyetinden uygulama kadastrosu sonucunda oluşturulan paftadaki sınır yerlerinin yapılan çakıştırması sonucunda, birbirleriyle ve zeminle uyumlu olup olmadığını belirleyen ayrıntılı ve gerekçeli, denetime elverişli rapor alınması gerektiği belirtilmesine rağmen hükme esas alınan 15.12.2022 tarihli rapor ve rapora ekli krokilerde tesis kadastrosu ve uygulama kadastrosu sırasında düzenlenen pafta haritası, 2/B çalışmalarına ait haritalar ile komşu 145 ada 76 parsel hakkında verilen Köyceğiz Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/137 Esas, 312 Karar sayılı ilamına konu ifraz haritasının aynı kroki üzerinde çakıştırılmamıştır.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince bozma gerekleri yerine getirilerek 3 kişilik teknik bilirkişi heyetinden tesis kadastrosu ve uygulama kadastrosu sırasında düzenlenen pafta haritası, 2/B çalışmalarına ait haritalar ile komşu 145 ada 76 parsel hakkında verilen Köyceğiz Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/137 Esas, 312 Karar sayılı ilamına konu ifraz haritasının aynı kroki üzerinde çakıştırılmasını sağlayan denetime elverişli rapor alınarak davacıya ait taşınmazın yüzölçümünün neden küçüldüğünün açık bir şekilde belirlenmesi, uygulama kadastro sırasında komşu 145 ada 76 parsel hakkında verilen Köyceğiz Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/137 Esas, 312 Karar sayılı ilamına neden değer verilmediğinin araştırılması, anılan ilamın kesinleştiği dikkate alınarak infaz edilip edilmediği hususu üzerinde durulması gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.