onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın tescili üzerine odaklanmaktadır. Davacı idare, Hatay ili, Arsuz ilçesindeki taşınmazın kamulaştırılması için belirlenen bedelin yüksek olduğunu savunmuş, davalı ise teklif edilen bedelin düşük olduğunu ileri sürmüştür. Mahkeme, ilk olarak kamulaştırma bedelinin tespitine ve taşınmazın davacı idare adına tesciline karar vermiş, ancak bu karar Yargıtay tarafından bozulmuştur.

Yargıtay, mahkemenin verdiği direnme kararının usulden bozulmasına ve davanın kabulüne karar vermiştir. Bu süreçte, kamulaştırma bedelinin tespitinde kullanılan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığı ve bedelin bloke edilmesi için gereken sürelerin usulüne uygun verilmediği tespit edilmiştir. Nihayetinde, mahkeme, kamulaştırma bedelinin ileride tespit olunacak hak sahibine ödenmek üzere nemalandırılmasına ve taşınmazın davacı idare adına tesciline karar vermiştir. Bu karar, hukuki süreçteki usul eksikliklerinin giderilmesi ve hak sahiplerinin korunması açısından önem taşımaktadır.

5. Hukuk Dairesi         2024/4587 E.  ,  2024/10646 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2023/125 Esas, 2023/216 Karar
    DAVA TARİHİ : 11.06.2013
    KARAR : Kabul

    Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
    Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Mahkeme kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Hatay ili, Arsuz ilçesi, Madenli Mahallesi 1372 parsel (ifrazla 3216 parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için davacı idare tarafından teklif edilen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın konumu itibarıyla kıymetli bir bölgede yer aldığını, değerinin hakkaniyete uygun şekilde tespit edilmesini talep etmiştir.

    III. MAHKEME KARARI
    Mahkemenin 21.11.2014 tarihli ve 2013/297 Esas, 2014/935 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

    IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Birinci Bozma Kararı
    1. Mahkemenin 21.11.2014 tarihli ve 2013/297 Esas, 2014/935 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
    2. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin 06.06.2016 tarihli ve 2016/7124 Esas, 2016/9082 Karar sayılı kararı ile dosyadaki kayıtlara göre 2013 yılında dava konusu taşınmazın emlak vergisine esas asgari metrekare değerinin 18.52 TL/m², emsal alınan Pirinçli Mahallesi 1200 parsel sayılı taşınmazın ise 123,44 TL/m² olduğu, buna göre emsal taşınmazın dava konusu taşınmazdan daha değerli olduğu, dolayısıyla en fazla eşdeğer kabul edilerek değerlendirme yapılabileceği, gerekirse tarafların vereceği veya resen seçilecek başka emsal ile taşınmazın değerlendirilmesi de düşünülmeden, dava konusu taşınmazın emsalden %70 daha değerli kabul edilerek vergi değerlerine ters düşecek şekilde değerlendirme yapan bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması doğru olmadığı gibi dava konusu taşınmazın 3.544 m² olduğu ve 1.791,17 m²sinin kamulaştırıldığı, geriye 1.433,32 m² kaldığı, kamulaştırılan alan dışında kalan bölümün gerek yüzölçümü, gerekse konumu ve geometrik durumu itibarıyla arta kalan kısımda değer düşüklüğü oluşmayacağından değer düşüklüğüne hükmedilmemesi gerekirken, %20 değer kaybı hesaplayan rapora göre hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

    B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
    Mahkemenin 11.04.2019 tarihli ve 2016/2440 Esas, 2019/165 Karar sayılı kararı ile fark kamulaştırma bedelinin verilen süre içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

    C. İkinci Bozma Kararı
    1. Mahkemenin 11.04.2019 tarihli ve 2016/2440 Esas, 2019/165 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
    2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedelinin depo edilmesi için 28.02.2019 tarihli oturumda verilen 15 günlük süre içerisinde tespit edilen bedel bloke edilmediğinden ikinci kez 15 günlük süre verilmesi gerekirken 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesine aykırı şekilde bir kez verilen 15 günlük sürede bedel bloke edilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

    D. Mahkemece Verilen Direnme Kararı
    Mahkemenin 14.07.2020 tarihli ve 2020/105 Esas, 2020/108 Karar sayılı kararı ile Yargıtay bozma kararında bahsedildiği şekilde bir kez değil usulüne uygun şekilde iki kez süre verildiği, ihtaratı içeren muhtıranın davacı idare vekiline tebliğine rağmen bedelin depo edilmemesi karşısında Yargıtay bozma kararına karşı direnilmesine karar verilmiştir.

    E. Dairemizce Yapılan İnceleme Sonucu Dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna Gönderilmesi Kararı
    Dairemizce verilen 17.02.2020 tarihli ve 2019/7626 Esas, 2020/2490 Karar sayılı bozma kararı usul ve kanuna uygun bulunmuş olup, Mahkemece verilen direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın 6763 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.

    F. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
    Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.05.2023 tarihli ve 2022/5-54 Esas, 2023/510 Karar sayılı kararı ile direnme kararının usulden bozulmasına karar verilmiştir.

    G. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
    Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile taşınmazın mülkiyeti ihtilaflı olduğundan bu bedelin ileride tespit olunacak hak sahibine ödenmek üzere üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmasına, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun gerçekçi ve denetime elverişli olmadığını, usul ve kanuna aykırı olan kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, … olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri ve taşınmaz üzerinde hak sahipliği iddiasında bulunan asli müdahil arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
    2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları.

    3. Değerlendirme
    1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeple;
    Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.