|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, davacının 5510 sayılı Kanun kapsamından 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamına alınması talebinin zımnen reddedilmesi üzerine açılan iptal davasına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne ve davacının vazife malullüğünün 2330 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine karar vermiştir. Davalı Kurum, istinaf başvurusunda bulunarak, davacının malul sayılabilmesi için gerekli koşulların sağlanmadığını ileri sürmüştür.
Bölge Adliye Mahkemesi, davacının görevdeyken yaralanmasının asayişin sağlanması ile ilgili bir görev kapsamında değerlendirilebileceğine ve bu nedenle 2330 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğine hükmetmiştir. Mahkeme, davalı Kurumun işleminin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Temyiz aşamasında, davalı Kurum vekilinin ileri sürdüğü nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığına ve ilk mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğuna karar verilmiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onayarak, davacının 2330 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü olduğunun tespitine karar vermiştir. Bu karar, kamu görevlilerinin malullük durumlarının değerlendirilmesinde önemli bir içtihat oluşturmuştur. |
10. Hukuk Dairesi 2023/11223 E. , 2024/7601 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/392 E., 2023/1408 K.
KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 61. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/207 E., 2022/21 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 5510 sayılı Kanun kapsamından 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamına alınması için 28.08.2021 tarihli dilekçe ile davalı Kuruma başvurduğunu, davalı idarenin davacıya cevap vermeyerek, talebini zımnen reddetmiş olduğunu belirterek, dava konusu Kurum işleminin 5510 sayılı Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kısmının kısmen iptali ile davacının 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamına alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki, derdestlik, husumet ve hak düşürücü süre gibi ilk itirazları ile zamanaşımı defi yapılmış sayılmalarını, davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, … Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığının 11.08.2021 tarih ve E-87075778-205.01.02-29180450 sayılı işleminin hukuka aykırı olduğundan dolayı kısmen iptal edilerek mevcut durumunun 5510 sayılı Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kısmının kısmen iptal edilerek davacının 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamına alınmasına karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilgililerin vazife malulü sayılabilmeleri için, öncelikle anılan kanun hükmüne göre malul sayılmaları gerektiğini, vazifelerini yapamayacak duruma gelmeleri ve malullüğün de görevlerinin çeşitli sebep ve tesiri ile meydana gelmiş olması gerektiğini, davacının yaralanması olayının, maddede tanımlandığı üzere iç güvenlik ve asayişin korunması veya kaçakçılığın men, takip ve tahkiki konularında, trafik ve yol güvenliğini veya tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakillerini sağlamakla görevli olduğu esnada ve bu görevlerin sebep ve tesiri sonucu gerçekleşmediğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki bilgi ve belgelerden, Emniyet Genel Müdürlüğü İzmir İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan …’nın, 04.09.2020 tarihinde Motosikletli Yunus Timleri olarak görevde olduğu, Konak ilçesi Akdeniz Caddesi üzerinde devriye görevini yapmakta iken başka bir aracın kendisine çarpması sonucu ayak ve baldırından yaralandığı ve bu yaralanmasından dolayı Sağlık Kurulunca malul olduğuna karar verildiği ve 5510 sayılı Kanun’un 47 nci maddesinin birinci fıkrasına göre davacı hakkında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, Kurum kayıtlarına 02.09.2021 tarihinde geçen 24.08.2021 tarihli dilekçe ile davacının, hakkında 2330 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasını talep ettiği, Kurumun 16.09.2021 tarihli yazı ile hakkında 2330 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına imkan bulunmadığını bildirerek talebini reddettiği, davacının devriye görevini yapmakta iken ve yine idarenin sağladığı araç ile kaza geçirip yaralandığı, görevinin asayişin sağlanması ile ilgili bir görev olduğu ve davacının bu amaçla görevlendirildiği, asayişin salt görev anında olamayacağı asayişi sağlama ve sağlamaya yönelik hazırlık, intikal toplanma ve dönüş sürelerini de kapsayacağı esas olup Kurum işleminin yerinde olmadığı, İlk Derece Mahkemesinin “davacının vazife malullüğünün, 2330 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve bu Kanun uyarınca sağlanan haklardan yararlandırılmaması hususunda Kurumca yapılan işlemlerin mevzuata uygun olmadığına” dair gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, ancak hüküm kısmında “davanın kabulüne, … Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığının 11.08.2021 tarih ve E-87075778-205.01.02-29180450 sayılı işleminin hukuka aykırı olduğundan dolayı kısmen iptal edilerek mevcut durumunun 5510 sayılı Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kısmının kısmen iptal edilerek davacının 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamına alınmasına karar verilmesine” şeklinde yazılmasının infazda tereddüte neden olabileceği ve bu haliyle infaza elverişli olmadığı anlaşıldığından davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-3 maddesi gereğince kabulüne, Ankara 61. İş Mahkemesinin 2021/207 E., 2022/21 K. sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile davacının 2330 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü olduğunun tespitine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile
2. 5510 sayılı Kanun ile 2330 sayılı Kanun’un 1 inci maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.