|
ÖZET: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 6563 sayılı Kanun’a muhalefet nedeniyle uygulanan idari para cezasının hukuki değerlendirmesini yaparken, aynı kabahatin birden fazla işlenmesi durumunda her bir kabahat için ayrı ayrı ceza verilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Somut olayda, kabahatli şirket hakkında tek bir ceza kararı düzenlenmesine rağmen, sekiz ayrı kabahat için toplamda sekiz kez ceza uygulanmıştır. Bu durum, her bir cezanın ayrı değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
Ayrıca, soruşturma zamanaşımı süresinin kabahat tarihinden itibaren başladığı ve idari para cezasına yönelik başvurunun sonuçlanmasına kadar devam edeceği belirtilmiştir. İlgili kabahatlerin 26/08/2017-04/12/2017 tarihleri arasında işlendiği ve başvuru üzerine verilen kararın, zamanaşımı süresi dolmadan önce verilmediği göz önüne alındığında, itirazın reddine dair kararın hukuki değerden yoksun olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, Yargıtay, kabahatler bakımından zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle idari para cezasının uygulanamayacağına karar vermiş ve İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hâkimliği’nin kararını kanun yararına bozmuştur. Bu karar, idari para cezalarının uygulanmasında zamanaşımı süresinin dikkate alınmasının önemini ortaya koymaktadır. |
7. Ceza Dairesi 2024/6734 E. , 2024/10300 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği
SAYISI : 2021/4605 D.İş
Kabahatli hakkında, 6563 sayılı Kanun’a muhalefet kabahatinden, 17.528,00 TL idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.
Kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 07.10.2021 tarihli ve 2021/4605 D.İş sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiği, kabahatlinin bu karara itirazı üzerine de İstanbul Anadolu 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 15.10.2021 tarihli ve 2021/6015 D.İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.09.2024 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.09.2024 tarihli ve KYB – 2024/96554 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.09.2024 tarihli ve KYB – 2024/96554 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 15/2. maddesinde yer alan, “Aynı kabahatin birden fazla işlenmesi halinde her bir kabahatle ilgili olarak ayrı ayrı idari para cezası verilir…” şeklindeki ve anılan Kanun’un
28/10. maddesinde yer alan “Üçbin Türk Lirası dahil idari para cezalarına karşı başvuru üzerine verilen kararlar kesindir.” şeklindeki düzenlemeler uyarınca, kabahatli şirket hakkında tek bir idari para cezası karar tutanağı düzenlenmekle birlikte esasen sekiz ayrı kabahat için sekiz kez 2.191,00 Türk lirası idarî para cezası uygulandığı anlaşılmakla, kabahatlinin başvurusuna konu idarî para cezalarının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, bu kapsamda her bir idarî para cezasının miktar itibarıyla 3.000,00 Türk lirasından az olduğu ve anılan idarî yaptırım kararına karşı yapılan başvurunun reddine ilişkin İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 07/10/2021 tarihli kararının kesin nitelikte olması nedeniyle, bu karara karşı yapılan itirazın reddine dair İstanbul Anadolu 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 15/10/2021 tarihli ve 2021/6015 değişik iş sayılı kararının hukuki değerden yoksun olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 09/10/2017 tarihli ve 2016/5873 Esas, 2017/7831 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, kabahatler bakımından soruşturma zamanaşımı süresinin kabahat tarihinde başlayıp idari para cezasına yönelik başvuru sonuçlanıncaya kadar cereyan edeceği, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Soruşturma zamanaşımı” kenar başlıklı 20. maddesinin 1 ve 2. fıkralarında yer alan, “(1) Soruşturma zamanaşımının dolması halinde kabahatten dolayı kişi hakkında idari para cezasına karar verilemez. (2) Soruşturma zamanaşımı süresi; a) Yüzbin Türk lirası veya daha fazla idari para cezasını gerektiren kabahatlerde beş, b) Ellibin Türk lirası veya daha fazla idari para cezasını gerektiren kabahatlerde dört, c)Ellibin Türk lirasında az idari para cezasını gerektiren kabahatlerde üç yıldır.” şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, somut olayda idarî para cezasını gerektiren 8 ayrı fiilin 26/08/2017-04/12/2017 tarih aralığında işlenmiş olduğu ve İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin başvuru üzerine karar verdiği 07/10/2021 tarihinden önce zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, başvurunun bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki “Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.” şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 07.10.2021 tarihli ve 2021/4605 D.İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca, kabahatli hakkında 24.06.2020 – MZKİ/70 sayılı idari para cezası karar tutanağı ile uygulanan idari para cezalarının İPTALİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.11.2024 tarihinde karar verildi.