ÖZET: Başvuran, 1984 yılında işyeri açarak Bağ-Kur kapsamında sigortalı olduğunu, işyerini kapatmasına rağmen 1994 yılına kadar düzenli prim ödediğini belirtmiş ve yaşlılık aylığı talep etmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), başvuranın yalnızca 4 ay 16 gün hizmetinin bulunduğunu bildirmiştir. Yapılan incelemelerde, başvuranın 15.01.1985 tarihinde tescilinin yapıldığı, 31.05.1985 tarihinde sigortalılığının sona erdiği ve 1992 yılında yapılan prim ödemelerinin 92 affı kapsamında toplu olarak gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. Ancak, başvuranın toplam sigortalılık süresi 1 yıl 9 ay 16 gün olarak belirlenmiş ve 15 yıl prim ödeme süresi şartını taşımadığı için yaşlılık aylığına hak kazanamadığı sonucuna varılmıştır.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin reddine ilişkin işlemin hukuka uygun olduğunu belirtmiştir. 1479 sayılı Kanun’un Geçici 10. maddesi uyarınca, yaşlılık aylığına hak kazanabilmek için gerekli olan prim ödeme süresi şartının sağlanmadığı ifade edilmiştir. Ayrıca, SGK’nın başvurana karşı hesap verebilirlik ilkesine uygun hareket ettiği, ancak başvuru yollarını belirtmediği için iyi yönetim ilkelerine tam olarak uymadığı vurgulanmıştır.

Sonuç olarak, başvuranın yaşlılık aylığı talebinin reddine dair karar, Kamu Başdenetçisi tarafından onaylanmış ve ilgili taraflara tebliğ edilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 5491-5491 |sayi|53878609-101.07.05-E.53878609-101.07.05-E.

BAŞVURU NO : 2017/12836 2017/ 12836

KARAR TARİHİ : 28/03/2018 |tarih|

RET KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : Sosyal Güvenlik Kurumu

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuran tarafından kendisine yaşlılık aylığı bağlanması talep edilmektedir .

BAŞVURU TARİHİ : 25/10/2017 25.10.2017

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran tarafından, 1984 yılında işyeri açarak Bağ-Kur kapsamında sigortalı olduğu, işyerini kapatmasına rağmen 1994 yılına kadar düzenli olarak prim ödediği, Sosyal Güvenlik

Kurumuna (SGK) başvurusu neticesinde 4 ay 16 gün hizmetinin bulunduğunun kendisine bildirildiği ifade edilerek söz konusu 10 yıllık sürenin dikkate alınarak tarafına emekli aylığı bağlanması talep edilmektedir .

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kamu Denetçiliği Kurumunun 16.01.2018 tarihli ve sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden SGK tarafından gönderilen 28.02.2018 tarihli ve sayılı yazıda ve eklerinde; başvuranın vergi kaydına istinaden 15.01.1985 tarihinde 1479 sayılı Kanun kapsamında tescilinin yapıldığı, 31.12.1992 tarihi itibariyle prim borçlarını 92 affı ile 4 taksitte ödediği, ancak

2006 yılında SGK kayıtlarına intikal ettirdiği sigortalılık belgesine istinaden geriye dönük olarak

31.05.1985 tarihinde “ 01” terk kodu ile sigortalılığının sonlandığı, dolayısıyla 92 affı kapsamında 4

taksit halinde toplu olarak yaptığı ödemelerin fazla ödemeye dönüştüğünün görüldüğü, 22.09.1987 tarihli ve 121477 sayılı 279 sayılı Genelgenin 2’nci kısım 3’üncü bölümünde “İsteğe bağlı sigortalılığın başlangıcı” başlığı altında zorunlu sigortalılık kapsamından çıkıldıktan sonra ödenen

1 / 6primlerin değerlendirilmesi hususunda, mecburi sigortalılıktan sonra prim ödemesinde bulunanların

primini ödedikleri süreleri, toplu ödemede bulunanların ise ödenen dönem veya ay ile bundan sonraki dönem veya aylara toplu ödemenin karşıladığı kadar süreleri sigortalının talebi halinde isteğe bağlı sigorta kapsamında hizmet olarak değerlendirilmesinin talimatlandırıldığı, başvuranın iddiasının aksine 10 yıl boyunca düzenli prim ödemesinin bulunmadığı, yaptığı ödemelerin 1992 yılının 4’üncü, 6’ncı, 8’inci ve 10’uncu aylarında 92 affı kapsamında 4 taksit halinde yaptığı ödemelerden oluştuğunun görüldüğü, söz konusu ödemelerin 279 sayılı Genelge uyarınca sigortalının talebi üzerine ödemenin yapıldığı aydan başlayarak ödemenin karşıladığı 31.08.1993 tarihine kadar hizmet olarak verildiği, sigortalının ilk ödeme yaptığı tarihin 1992 yılının 4’üncü ayı olduğu, toplam ödeme tutarının ise 2.653.000 TL olduğu, ödemelerin 1’inci basamak üzerinden mahsup edildiği, 1992 yılının 4’üncü ayı ile 6’ncı ayı arasında 1’inci basamak prim tutarının aylık

96.400 TL olduğu, bu itibarla söz konusu üç aylık dönem için prim tutarının 289.200 TL olduğu,

1992 yılının 7’nci ayı ile 12’nci ayı arasında 1’inci basamak prim tutarının aylık 131.242 TL olduğu,

bu itibarla söz konusu altı aylık dönem için prim tutarının 787.452 TL olduğu, 1993 yılının 1’inci ayı ile 6’ncı ayı arasında 1’inci basamak prim tutarının aylık 177.600 TL olduğu, bu itibarla söz konusu altı aylık dönem için prim tutarının 1.065.600 TL olduğu, 1993 yılının 7’nci ayı ile 8’inci ayı arasında 1’inci basamak prim tutarının aylık 220.400 TL olduğu, bu itibarla söz konusu iki aylık dönem için prim tutarının 440.800 olduğu, 1992/ 4- 1993/ 8 dönemi için yapılan toplam 2.583.052 TL tutarındaki bu ödemenin başvuran tarafından yapılan 2.653.000 TL’lik toplu ödemeden mahsup edildiği, mahsup sonucunda kalan tutarın 69.948 TL olduğu, 0.06 TL’lik bu tutarın fazla ödeme olarak göründüğü, sigortalının toplam sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısının 1 yıl 9 ay 16 gün olduğu, başvuran 1479 sayılı Kanunun Geçici 10’uncu maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen

15 yıl sigortalılık süresi şartını taşımadığından kendisinin yaşlılık aylığına hak kazanamadığı ifade

edilmiştir .

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında, “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .” hükmüne yer verilmektedir .

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .” hükmü yer almaktadır .

5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “506, 1479, 5434, 2925,

2926 sayılı kanunlara ilişkin ortak geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 7’nci maddesinin birinci

fıkrasında, “Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 17/ 7/ 1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/ 9/ 1971 tarihli ve

1479 sayılı, 17/ 10/ 1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/ 10/ 1983 tarihli ve 2926 sayılı,

8/ 6/ 1949 tarihli ve 5434 sayılı kanunlar ile 17/ 7/ 1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci

2 / 6maddesine göre sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı,

itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları kanun hükümlerine göre değerlendirilir .” hükmü yer almaktadır .

6. 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu

Kanununun “Sigortalılığın başlangıç ve bitiş tarihi” başlıklı 25’inci maddesinde, “Bu Kanunun

24 üncü maddesine göre sigortalı sayılanlardan gelir vergisi mükellefi olanların sigortalılıkları,

mükellefiyetin başlangıç tarihinden, gelir vergisinden muaf olanların sigortalılıkları ise Esnaf ve

Sanatkâr Sicili ile birlikte kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmak şartıyla talep tarihinden itibaren başlatılır .

Bu suretle sigortalı olanların hak ve yükümlülükleri sigortalı sayıldıkları tarihte başlar .

Bu Kanuna tâbi sigortalılık; a) Gelir vergisi mükellefi olanların, mükellefiyetlerini gerektiren faaliyetlerine son verdikleri (…)

Tarihten itibaren (…) sona erer (…)” hükmü; “Prim oranları ve hesaplanması” başlıklı 49’uncu maddesinde, “(…) Sigorta primi, sigortalılığın başladığı tarihi takip eden ay başından, sigortalılığın bittiği ayın sonuna kadar hesaplanmak suretiyle tam ay olarak alınır (…)” hükmü; “Yersiz olarak alınan primlerin geri verilmesi” başlıklı 55’inci maddesinde, “Yanlış ve yersiz olarak alındığı anlaşılan primler, alındığı tarihten itibaren 10 sene geçmemiş ise, sigortalıya geri verilir (…)” hükmü; “İsteğe bağlı sigorta” başlıklı 79’uncu maddesinde, “(…) İsteğe bağlı sigortalılık, sigortalılık tescil talebinin Kuruma intikal ettiği tarih itibariyle başlar ve terk talebinin Kuruma intikal ettiği tarihte veya diğer sosyal güvenlik kanunlarına tâbi olarak çalışmaya başladığı tarihten bir gün önce veya sigortalının toplam borcunun üç aylık prim ve ceza tutarından fazla olması halinde sigortalının daha önce ödediği primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibariyle sona erer (…)” hükmü; Geçici 8’inci maddesinde, “ 31.12.1991 tarihi itibariyle prim, gecikme zammı ve faiz borcu bulunan sigortalılar, prim borçlarını; 15.4.1992, 15.6.1992, 15.8.1992, 15.10.1992 tarihleri mesai bitimine kadar, dört taksitle ödemeleri halinde, bu tarihe kadar tahakkuk etmiş primlere ait gecikme zammı ve faiz borçları terkin edilir (…)” hükmü; Geçici 10’uncu maddesinin üçüncü fıkrasında, “Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olanlardan, 15 tam yıl prim ödeme süresi ile kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurma koşulunu, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşından itibaren, a) 2 tam yıldan fazla, 4 tam yıl veya daha az süre içinde yerine getiren, kadınlara 51, erkeklere 56 yaşını, b) 4 tam yıldan fazla, 6 tam yıl veya daha az süre içinde yerine getiren, kadınlara 52, erkeklere 56 yaşını, c) 6 tam yıldan fazla, 8 tam yıl veya daha az süre içinde yerine getiren, kadınlara 53, erkeklere 57 yaşını, d) 8 tam yıldan fazla, 10 tam yıl veya daha az süre içinde yerine getiren, kadınlara 54, erkeklere 57 yaşını, e) 10 tam yıldan fazla süre içinde yerine getiren, kadınlara, 56, erkeklere 58 yaşını,

3 / 6Doldurmaları ve talepte bulunmaları halinde, yaşlılık aylığı bağlanır .” hükmü yer almaktadır .

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE

ÖNERİSİ

7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuranın toplam sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısının 1 yıl 9 ay 16 gün olduğu, 1479 sayılı Kanunun Geçici 10’uncu maddesinde, 25.08.1999 tarihinden önce sigortalı olanların yaşlılık aylığına hak kazanabilmesi için kadın ise 15 tam yıl prim ödeme süresi şartını yerine getirmesi gerektiği, başvuranın 15 yıl prim ödeme süresi şartını taşımadığı görüldüğünden idarece tesis edilen yaşlılık aylığı bağlanması talebinin reddine ilişkin işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak bu Ret Kararı Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuru konusu uyuşmazlık, başvurana 1479 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmaması işleminden kaynaklanmaktadır . Başvuran tarafından 1984 yılında işyeri açarak

Bağ-Kur kapsamında sigortalı olduğu, işyerini kapatmasına rağmen 1994 yılına kadar düzenli olarak prim ödediği, SGK’ya başvurusu neticesinde 4 ay 16 gün hizmetinin bulunduğunun kendisine bildirildiği ifade edilerek söz konusu 10 yıllık sürenin dikkate alınarak tarafına emekli aylığı bağlanması talep edilmektedir .

9. Uyuşmazlığın adilane bir çözüme kavuşturulabilmesi için öncelikle 1479 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığına hak kazanma koşulları ortaya koyulmalı, sonrasında başvuranın söz konusu koşulları taşıyıp taşımadığı tespit edilmelidir .

10. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7’nci maddesinin birinci fıkrasında, bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 17/ 7/ 1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/ 9/ 1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/ 10/ 1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/ 10/ 1983 tarihli ve

2926 sayılı, 8/ 6/ 1949 tarihli ve 5434 sayılı kanunlar ile 17/ 7/ 1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun

geçici 20’nci maddesine göre sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet sürelerinin, fiilî hizmet süresi zammının, itibarî hizmet sürelerinin, borçlandırılan ve ihya edilen sürelerin ve sigortalılık sürelerinin tabi oldukları kanun hükümlerine göre değerlendirileceğinin hüküm altına alındığı görülmektedir . Bu itibarla yaşlılık aylığına hak kazanma koşullarının tespitinde 1479 sayılı

Kanun hükümleri esas alınmalıdır .

11. 1479 sayılı Kanunun 25’inci maddesinde, sigortalılığın başlangıç ve bitiş tarihi düzenlenmekte olup gelir vergisi mükellefi olanların sigortalılıklarının mükellefiyetin başlangıç tarihinden itibaren başlatılacağı, mükellefiyetlerini gerektiren faaliyetlerine son verdikleri tarihten itibaren de sona ereceği belirtilmektedir . Başvuranın vergi kaydına istinaden 15.01.1985 tarihinde 1479 sayılı Kanun kapsamında tescilinin yapıldığı, 2006 yılında SGK kayıtlarına intikal ettirdiği sigortalılık belgesine istinaden geriye dönük olarak 31.05.1985 tarihinde “ 01” terk kodu ile sigortalılığının sonlandığı

4 / 6görülmektedir . 1479 sayılı Kanunun 49’uncu maddesinde, sigorta priminin, sigortalılığın başladığı

tarihi takip eden ay başından, sigortalılığın bittiği ayın sonuna kadar hesaplanmak suretiyle tam ay olarak alınacağı düzenlendiğinden başvuranın prim ödediği sürenin 15.01.1985- 31.05.1985 tarihleri arası döneme ilişkin olduğu anlaşılmaktadır . Başvuranın 1992 yılında dört taksit halinde ödediği tutarın ise başvuranın gelir vergisi mükellefiyetini gerektiren faaliyetine son verdiği tarihin (diğer bir ifadeyle sigortalılığın bitiş tarihi) 31.05.1985 olduğunun 2006 yılında SGK kayıtlarına intikal eden belgeyle anlaşılması üzerine fazla ödemeye dönüştüğü görülmektedir .

12. İdarece Kurumumuza gönderilen belgelerden, söz konusu fazla ödemenin 279 sayılı Genelge uyarınca sigortalının talebi üzerine isteğe bağlı sigortalılık kapsamında, ödemenin yapıldığı aydan başlayarak ödemenin karşıladığı 31.08.1993 tarihine kadar hizmet süresi olarak kabul edildiği, sigortalının ilk ödeme yaptığı tarihin 1992 yılının 4’üncü ayı olduğu, toplam ödeme tutarının ise

2.653.000 TL olduğu, ödemelerin 1’inci basamak üzerinden mahsup edildiği, 1992 yılının 4’üncü ayı

ile 6’ncı ayı arasında 1’inci basamak prim tutarının aylık 96.400 TL olduğu, bu itibarla söz konusu üç aylık dönem için prim tutarının 289.200 TL olduğu, 1992 yılının 7’nci ayı ile 12’nci ayı arasında 1’inci basamak prim tutarının aylık 131.242 TL olduğu, bu itibarla söz konusu altı aylık dönem için prim tutarının 787.452 TL olduğu, 1993 yılının 1’inci ayı ile 6’ncı ayı arasında 1’inci basamak prim tutarının aylık 177.600 TL olduğu, bu itibarla söz konusu altı aylık dönem için prim tutarının

1.065.600 TL olduğu, 1993 yılının 7’nci ayı ile 8’inci ayı arasında 1’inci basamak prim tutarının

aylık 220.400 TL olduğu, bu itibarla söz konusu iki aylık dönem için prim tutarının 440.800 TL olduğu, 1992/ 4- 1993/ 8 dönemi için yapılan toplam 2.583.052 TL tutarındaki bu ödemelerin başvuran tarafından yapılan 2.653.000 TL’lik toplu ödemeden mahsup edildiği, mahsup sonucunda kalan tutarın 69.948 TL olduğu anlaşılmaktadır .

13. İsteğe bağlı sigortalılık kapsamında fazla ödemelerin de hizmet olarak kazanılması neticesinde sigortalının toplam sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısının 1 yıl 9 ay 16 gün olduğu görülmektedir . 1479 sayılı Kanunun Geçici 10’uncu maddesinde, 25.08.1999 tarihinden önce sigortalı olanların yaşlılık aylığına hak kazanabilmesi için kadın ise 15 tam yıl prim ödeme süresi şartını yerine getirmesi gerektiği öngörülmektedir . Başvuranın 15 yıl prim ödeme süresi şartını taşımadığı görüldüğünden idarece tesis edilen yaşlılık aylığı bağlanması talebinin reddine ilişkin işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır .

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 14. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup SGK’dan istenen bilgi ve belgelerin Kurumumuza gerekçeli olarak gönderildiği, ancak süresi içinde gönderilmediği, anılan idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde hesap verilebilirlik, makul sürede ve gerekçeli karar verme, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun hareket ettiği, ancak başvurana hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu itibarla iyi yönetim ilkelerinden karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı anlaşılmış olup idarenin bu ilkeye de uyması beklenmektedir .

5 / 6VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

15. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İş Mahkemesinde yargı yolu açıktır .

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE , Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi