onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının yaşlılık aylığının iptali ve Kuruma borçlu olup olmadığının tespiti üzerine kurulmuştur. Davacı, 2009 yılında davalı işyerinde fiilen çalıştığını, ancak Kurumun bu çalışmaları sahte olarak değerlendirdiğini ve bu nedenle aylığının kesildiğini iddia etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davanın reddine karar vermiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, yapılan istinaf başvurusu üzerine davanın kabulüne ve davacının çalışmasının gerçek olduğuna hükmetmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, Bölge Adliye Mahkemesi’nin direnme kararını bozmuş ve davacının çalıştığını iddia ettiği iş yerinin tespit edilmesi, adres kayıt bilgilerinin celp edilmesi ve tanık beyanlarının denetlenmesi gerektiğini belirtmiştir. Sonuç olarak, davanın kabulü ile davacının yaşlılık aylığının kesilmesine dair Kurum işleminin iptaline, ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle tahsiline ve davacının Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Bu süreçte, Kurumun işlemlerinin yasal dayanağının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

10. Hukuk Dairesi         2024/10491 E.  ,  2024/11121 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2024/195 E., 2024/1886 K.
    KARAR : Kabul
    İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2018/275 E., 2019/255 K.

    Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I.DAVA
    Davacı vekili; 01.08.2014 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı alan müvekkilinin davalı … ünvanlı işyerinden 2009 yılı 8 ilâ 11. aylarda geçen çalışmalarının iptal edilmesi nedeniyle yaşlılık aylığının kesildiğini, davalı Kuruma yaptığı başvurunun çalışmalarının sahte olduğundan bahisle reddedildiğini ancak sahte sigortalılığın söz konusu olmadığını ayrıca 01.08.2014-25.04.2018 tarihleri arasında ödenen aylıklardan dolayı 61.596,00 TL borç tahakkuk ettirildiğini, yapılan işlemlerin yasal dayanağının bulunmadığını ileri sürerek davalı işveren nezdinde fiilen çalıştığının tespitine, Kurum işleminin iptaline, borçlu olmadığının tespitine ve ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı … (Kurum/SGK) vekili; Kurum denetmeni tarafından düzenlenen 20.06.2017 tarihli ve 2017/TK-050 sayılı rapor ile işyeri dosyasının sahte sigortalılık işlemlerinde kullanıldığının tespit edilmesi üzerine davacının hizmetlerinin iptal edildiğini bunun sonucunda tahsis için gerekli 3600 prim ödeme gün sayısının sağlanamaması nedeniyle yaşlılık aylığının iptal edilerek borç tahakkuk ettirildiğini, Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

    Davalı … usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamış, yargılama sırasında davacının fiilen çalıştığını beyan etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin 09.07.2019 tarihli, 2018/275 Esas,2019/255 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

    B. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin 08.06.2020 tarihli,2019/1713 Esas, 2020/806 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, davacının davalıya ait işyerinde 21.08.2009-30.11.2009 tarihleri arasında hizmet akdine tâbi çalışmasının gerçek ve fiili olduğunun tespitine, yaşlılık aylığının kesilmesine dair Kurum işleminin iptaline, ödenmeyen yaşlılık aylıklarının hak ediş tarihlerinden işleyecek faizi ile tahsiline ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

    IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Bozma Kararı
    1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

    2. Dairemizin 05.07.2021 tarihli, 2020/9007 Esas, 2021/9601 Karar sayılı kararı ile davacının çalıştığını iddia ettiği iş yerinin gerekirse davacının beyanı da alınmak suretiyle tespit edilmesi, davacının niza konusu döneme ilişkin adres kayıt bilgilerinin celp edilmesi, …’nun Kurum raporundaki beyanı ile mahkemede alınan beyanı arasındaki çelişkilerin giderilmesi, komşu iş yeri tanığı olarak beyanları alınan kişilere ait iş yeri kayıt ve belgeleri celp edilmek suretiyle bu kişilerin beyanlarının denetlenmesi, tanık beyanları arasında çelişki oluşması halinde bu çelişkilerin giderilmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.

    B.Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    Bölge Adliye Mahkemesinin 10.11.2021 tarihli, 2021/2200 E. 2021/1756 K. sayılı kararı ile Yargıtay bozma ilamına karşı direnilmesine, davanın kabulüne karar verilmiştir.

    C. Yargıtay Hukuk Genel Kurul Kararı
    1.Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

    2. Dairemizin 07.11.2022 tarihli, 2022/1729 E. 2022/13741 K. sayılı ilamında; direnme kararı Dairemizce yerinde görülmediğinden ve bu durumda kararın inceleme yeri Yargıtay Hukuk Genel Kurulu olduğundan dava dosyasının Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna sunulmak üzere Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmesine karar verilmiştir.

    3.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.12.2023 tarihli, 2022/10-1243 Esas,2023/1241 Karar sayılı ilamında; çelişkilerin giderilmesi amacıyla davacının çalıştığını iddia ettiği işyeri gerekirse davacının beyanı da alınmak suretiyle tespit edilmesi, davacının uyuşmazlık dönemini kapsayan adres kayıt bilgileri temin edilerek …’nun Kurum raporundaki beyanı ile Mahkemede alınan beyanı arasındaki çelişkilerin giderilmesi, komşu işyeri tanığı olarak beyanı alınan kişilere ait işyeri kayıt ve belgeleri de celbedilmek suretiyle bu kişilerin beyanlarının denetlenmesi, tanık beyanları arasında çelişki oluşması hâlinde bu çelişkilerin giderilmesi, bu kapsamda yapılacak araştırma ile davacının çalışmasının gerçekliği ve fiili olup olmadığı hususunun tespit edilmesi gerektiği, bu nedenle Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki kararda direnilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle direnme kararı bozulmuştur

    D. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne, … TC kimlik numaralı davacı …’nın davalı …’nun … sicil sayılı işyerinde 21.08.2009-30.11.2009 tarihleri arasında hizmet akdine tabi çalışmasının gerçek ve fiili olduğunun tespitine, yaşlılık aylığının kesilmesine dair Kurum işleminin iptaline, dava tarihi olan 11.06.2018 tarihine kadar davacıya ödenmeyen yaşlılık aylıklarının hak ediş tarihlerinden itibaren işleyecek faizi ile tahsili ve davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, davacının, yersiz aylık ödemesi nedeniyle Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili, yeterli inceleme yapılmadığını, Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, davacının çalışmasının ve aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali, Kuruma borçlu olmadığının tespiti, ödenmeyen aylıklarının yasal faiziyle tahsili istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un geçici 81 inci, 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddeleridir.

    3. Değerlendirme
    1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

    18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.