onecikan-yargitay

ÖZET: Bu davada, davacı tarafından Kurum işleminin iptali talep edilmiştir. Davacı, 16.04.1998 tarihli 295 TL’lik prim ödemenin hayali olduğu gerekçesiyle yaşlılık aylığının kesildiğini ve yersiz ödeme nedeniyle borç tahakkuk edildiğini iddia etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının ödemenin usulüne uygun yapıldığına dair makbuz sunduğunu ve davacının bu eyleme iştirak ettiğine dair bir tespit bulunmadığını belirterek, Kurum işleminin iptaline ve davacının aylığının yeniden bağlanmasına karar vermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, İlk Derece Mahkemesi’nin kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirtmiştir. Temyiz aşamasında, davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir. Ancak, Yargıtay, temyiz edilen kararın usul ve kanuna uygun olduğunu, dolayısıyla bozulmasını gerektirecek bir neden bulunmadığını ifade etmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onayarak, davacının haklılığını tescillemiş ve Kurum işleminin iptaline yönelik kararın geçerliliğini korumuştur. Bu durum, kamuya ve idari işleme güven ilkesi açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur.

10. Hukuk Dairesi         2024/6130 E.  ,  2024/7958 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/660 E., 2024/579 K.
    KARAR : Esastan Ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2020/241 E., 2022/63 K.

    Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I.DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya 01.02.2003 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlandığını, 16.04.1998 tarihli 295 TL’lik prim ödemesinin hayali olduğu gerekçesi ile yaşlılık aylığının kesildiğini ve yersiz ödemeden kaynaklı borç tahakkuk edildiğini, 16.04.1998 tarihli 295 TL’lik ödemeye ilişkin davacının elinde alındı kaşeli makbuz bulunduğunu beyan ederek, Kurum işleminin iptalini talep etmiştir.

    II.CEVAP
    Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 16.04.1998 tarihli 295 TL’lik prim ödemesinin hayali olduğunun tespit edildiğini, aylık bağlanma koşullarını kaybetmiş olması nedeniyle yaşlılık aylığının kesildiğini, komisyon kararı ile oluşan zararın kişiden kaynaklı olduğuna karar verilmiş olması nedeniyle davacıya yersiz ödemeden kaynaklı borç tahakkuku ile faiz tahakkuk edildiğini, Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir..

    III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
    İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının yaptığı 16.04.1998 tarihli 295 milyon TL tutarındaki prim ödemesinin davalı Kurum kayıtlarına geçtiği, idarenin iddia edilen memur kusur ve sorumluluğununu sigortalıya tahmil etmesinin kamuya ve idari işleme güven ilkesi ile bağdaşmayacağı, kaldı ki adli soruşturma ya da kovuşturma ile de davacının iddia edilen olaya fail ya da şerik sıfatıyla katıldığına dair belirleme yapılmadığı gibi davacı aleyhine hüküm de tesis edilmediği anlaşılmakla; davaya konu Kurum işleminin iptaline, iptal edilen aylığın iptal tarihi itibariyle yeniden bağlanmasına ve ödenen aylıkların iadesi ile davacının prim tahakkukundan davacının sorumlu olmadığı gerekçesiyle; davacının davasının kabulü ile davacı hakkında Maltepe SGM tarafından düzenlenen 14.05.2020 tarih ve 39362712-205.02.01-E.6052053 sayılı işlemin iptaline, davacının anılan evrakta belirlenen borçtan sorumlu olmadığının tespitine, davacıya iptal tarihi itibariyle tahsis talebine uygun aylık bağlanmasına, aylıkların kesilme tarihiyle yeniden bağlanma tarihi arasında ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

    IV.İSTİNAF
    A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

    B.İstinaf Sebepleri:
    Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hatalı karar verildiğini, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun bulunduğunu beyan ile kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

    C.Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; 16.04.1998 tarihli 295 milyon TL tutarındaki prim ödemesinin usulüne uygun yapıldığına dair davacı tarafça ödeme makbuzunun dosyaya ibraz edildiği, ödemenin Bağ-Kur çalışanı … tarafından alınarak davacının hesabına işlendiğinin kayıt altına alındığı, yapılan ödemenin Kurum çalışanı tarafından bir suç unsuru olarak kullanılmasının davacı tarafça yapılan bu ödemenin hayali olduğu sonucunu doğurmayacağı, nitekim davacının bu eyleme iştirak ettiğine dair bir tespitin bulunmadığı, bu doğrultuda dosyaya delil sunulmadığı görülmekle, İlk Derece Mahkemesi’nin davanın kabulüne dair kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

    V.TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur.

    C.Gerekçe
    1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Dava, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile

    2. 5510 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesi hükümleridir.

    3. Değerlendirme
    1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.