onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının yaşlılık aylığı talebinin 5510, 506 ve 1479 sayılı Kanunlar çerçevesinde sigortalılık hizmetlerinin birleştirilip birleştirilemeyeceği üzerinedir. İlk Derece Mahkemesi, davacının 4/1-A sigortalısı olarak yaşlılık aylığına hak kazandığını belirleyerek, davalı Kurumun 4/1-B kapsamındaki tahsis işlemini iptal etmiştir. Ancak, davalı Kurum vekili, davacının 01.10.2008 tarihinden önce sigortalılık girişi bulunduğunu ve bu nedenle 4/B kapsamında emeklilik işlemlerinin yapılması gerektiğini savunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi kararını usul ve yasaya uygun bularak istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Mahkeme, tarafların iddia ve savunmalarını, belgeleri ve hukuki nitelendirmeleri değerlendirerek, davalı Kurumun işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu ve davacının talebinin geçerli olduğunu tespit etmiştir. Sonuç olarak, temyiz edilen kararın onanmasına karar verilmiştir. Bu durum, sigortalılık sürelerinin birleştirilmesi gerekliliğinin ve ilgili mevzuatın uygulanmasının önemini vurgulamaktadır.

10. Hukuk Dairesi         2024/8889 E.  ,  2024/11381 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2024/924 E., 2024/1051 K.
    KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 6. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2023/127 E., 2023/382 K.

    Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 4/1-A sigortalısı olup 6205 prim günü olduğunu, yine 3991 gün 4/-B prim günü olduğunu, müvekkilinin ilk tescil tarihi 06.01.1994 olup, 03.03.2023 tarihi itibarı ile 51 yaşını doldurduğunu, 25 yıl sigortalılık süresini ikmal etmiş ve 6.205 gün SSK 4/1-A sigorta prim günü mevcut olduğunu, EYT kapsamında 4/1-A dan tahsis koşulları oluşmakla 4/1-B kapsamındaki hizmet süreleri ve prim gün sayıları dışlanarak sadece 4/1-A kapsamındaki hizmet sürelerine göre 4/1-A dan yaşlılık aylığı tahsis talebinin kabulü ile tarafına yaşlılık aylığı bağlanmasını 03.03.2023 tarihli tahsis talebi ve 16.03.2023 tarih ve 67 517 949 evrak sayılı dilekçesi ile davalı Kurumdan talep ettiğini, talep dilekçesinde tahsisin 4/1-A kapsamında yapılmasını açıkça ifade ettiğini beyanla, davalı Kurumun 4/1-A yerine 4/1-b den tahsis işleminin hatalı olduğunu belirterek davanın kabulü ile davalı Kurumun davacıyı 4/1-B den tahsis işleminin iptaline, davacının 4/1-A kapsamında davalı Kuruma yaptığı tahsis talep tarihi olan 03.03.2023 tarihini takip eden ay başından itibaren SSK (4a) dan emekliliğe hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 01.10.2008 tarihinden önce sigortalılık girişi bulunduğundan 4/b kapsamında emeklilik işlemlerinin yapıldığını, 5510 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin beşinci bendi ile 24.05.1983 tarihli ve 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun, yürürlükten kaldırılmış ise de anılan kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olanlar bakımından 2829 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin uygulanacağı aynı Kanun’un Geçici 2 nci maddesi gereği olup, son yedi yıl fiili hizmet süresi içinde en fazla hizmet koşulu yerine en fazla sigortalılığın geçtiği sigortalılık halinin esas alınacağı koşulu ise ancak 01.10.2008 tarihinden sonra sigortalı olanlar bakımından geçerli olup, bu hususta 5510 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde açıkça düzenlendiğini, Kurum kayıtlarında hatalı bir işlem olmadığını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının 506 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun m.4/1-a hükmü kapsamındaki sigortalılık süreleri üzerinden tahsis talep tarihini takip eden ayın başı olan 01.04.2023 tarihinden itibaren emekli olduğunun (yaşlılık aylığına hak kazandığının) tespitine, 4/b kapsamında aylık bağlanması yönündeki Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hatalı karar verildiğini, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu beyan ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık davacıya yaşlılık aylığı bağlanmasında 5510, 506 ve 1479 sayılı Kanun’lar kapsamındaki sigortalılık hizmetlerinin birleştirilmesinin zorunlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri

    3. Değerlendirme
    1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    20.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.