|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, davacının yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanmadığına dair bir tespit davasına ilişkindir. Davacı, 01.11.1986 tarihinde işe girdiğini ve toplamda 6331 gün prim ödendiğini belirterek, emeklilik şartlarını yerine getirdiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davacının emeklilik şartlarını sağladığına ve yaşlılık aylığına hak kazandığına karar vermiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, davacının 1986 tarihli işe girişinin kabul edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, davacının emeklilik koşullarını sağladığını tespit etmiştir. Ancak, 506 sayılı Kanun’un 60/G maddesi gereğince, sigortalılık başlangıcının 18 yaşını doldurduğu tarihten itibaren hesaplanması gerektiğini vurgulamıştır. Bu nedenle, davacının yaşlılık aylığına hak kazanma tarihi 01.07.2021 olarak belirlenmiştir. Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesi, davacının yaşlılık aylığına hak kazandığını ve biriken aylıkların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar vermiştir. Temyiz başvurusu ise, davalı Kurum vekilinin itirazlarıyla birlikte reddedilmiştir. |
10. Hukuk Dairesi 2024/8006 E. , 2024/9872 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/263 E., 2024/970 K.
KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 16. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/297 E., 2021/425 K.
Taraflar arasındaki yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01.06.1970 doğumlu olduğunu, … Ticaret unvanlı iş yerinde 01.11.1986 tarihinde ilk kez işe başladığını, müvekkilinin bu iş yerinden 1987 tarihinde ayrılmış olduğunu, toplam hizmet süresinin 90 gün olduğunu, müvekkilinin o günden itibaren farklı iş yerlerinde de olsa yaklaşık 34 yıl boyunca çalıştığını ve halen toplam prim ödeme gün sayısının 6331 olduğunu, bu koşullar altında müvekkilinin emekliliğe hak kazanması gerektiğini, 05.06.2020 tarihinde İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne emekli maaşı bağlanması için başvuru yaptığını, İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce 03.07.2020 gün ve E.7895778 sayılı cevabı yazısıyla müvekkilinin tahsis başvurunun reddedildiğini, müvekkilinin o tarihte babasına ait iş yerinde çalıştığını, çalışmanın gerçekleştiği tarihte müvekkilinin 16 yaşını doldurmuş durumda olduğunu müvekkilinin ilkokul mevzunu olduğunu, o tarihlerde eğitiminin devam etmesi nedeniyle fiili bir çalışmanın imkansız olduğunu, müvekkilinin emekliliğe ve 05.06.2020 tarihli başvurusunu takip eden aydan itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasını, tahsis başvuru yapılan tarihi 05.06.2020 ‘yi takip eden aydan itibaren geçerli olmak üzere hak ettiği emekli aylıklarının, her bir aylık için o aylığa hak kazanılan tarihten itibaren ayrı ayrı yasal faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesi gerektiğini beyanla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum sigortalısı 16265520 sigorta sicil numaralı davacıya ait şahsi sicil dosyasının tetkikinde 24.10.2002-03.06.2020 tarihleri arasında toplam 6331 prim gün sayısı olduğunu, 05.06.2020 tarih ve 6589799 sayılı dilekçesiyle tahsis talebinde bulunduğunu, ancak emeklilik şartlarından 60 yaş ve 7000 gün şartlarını yerine getirmediğinden ilgili Merkezin 03.07.2020 tarih ve 7895778 sayılı yazısı ile tahsis talebinin red edildiğinin tespit edildiğini, davacının … sicil numaralı iş yerinde 01.11.1986 tarihli ilk işe girişi ve bu işyerinde geçen 90 günlük hizmeti, Kurumun 2013/11 sayılı Genelgesinin ‘Birinci Kısım’, ‘üçüncü Bölüm”ün “1- İşverenin iş yerinde ücretsiz çalışan eşi” başlıklı bölümünde yer aldığı üzere, baba veya annesine ait iş yerinde çalışan mümeyyiz küçüklerin vasinin iştiraki ile yazılı olarak yapılmadığını, sosyal güvenlik mevzuatına göre emekliliğe hak kazanabilmek, yaş, sigorta prim ödeme gün sayısı ve sigortalılık süresi olmak üzere, üç kriterli olarak hesaplanmakta olduğunu buna göre Kanunun aradığı yaş ve gün şartını yerine getirmeyen davacının emeklilik koşulları oluşmadığından, tahsis talebinin reddine dair Kurum işleminde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını beyanla davanın reddi gereğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “… Dosya arasına giren belgelerin, tanık beyanlarının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; dava, niteliği gereği davacının emeklilik tahsis başvurusundan itibaren yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanmadığının tespiti ile biriken yaşlılık aylıklarının davacıya faiziyle ödenmesinin gerekip gerekmediğinin tespiti talebine ilişkindir. Kurum kayıtlarından sabit olduğu üzere; davacı tarafça Kuruma 05.06.2020 tarihinde tahsis talebinde bulunulmuş olduğu anlaşılmaktadır. Yine hizmet döküm cetvelinin incelenmesinde davacının 01.11.1986 tarihinde … Ticaret unvanlı, Kurumda 0197622.035 sicil numaralı iş yerinden verilen sigortalı işe ilk giriş bildirgesinin mevcut olduğu görülmektedir. Davacı tarafça her ne kadar tahsis başvurusunda bulunulmuşsa da Kurum tarafından tahsis başvurusunun 03.07.2020 tarihinde 7000 gün şartının yerine getirilmemiş olması nedeniyle reddedildiğine dair davacıya bilgi verilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Davalı Kurum tarafından, tahsis başvurusunda, davacının 24.10.2002-03.06.2020 tarihleri arası hizmetlerinin tahsise esas alındığı sabittir. Davacının 197622.35 sicil numaralı iş yerinde 01.11.1986 tarihli ilk işe girişi ve bu iş yerinde geçen 90 günlük hizmetinin Kurumun 2013/11 sayılı genelgesine istinaden esas alınmadığı anlaşılmaktadır. Mahkememizce davacı tanığı … dinlenilmiş, bu kişinin davacı hakkında ilk işe giriş bildirgesini düzenleyen iş yeri sahibi ve davacının babası olduğu anlaşılmakla tanık davacının iddialarını destekler mahiyette beyanda bulunmuş, haftalık ücret karşılığı çalıştığını beyan etmiştir. Yine bahse konu iş yerinde çalışmasının geçmiş olduğu anlaşılan … … Beyran beyanında davacının haftalık ücret karşılığında çalıştığını ve bu doğrultuda çalışma iddiasını destekler mahiyette beyanda bulunmuş olduğu anlaşılmaktadır. Bordro tanığı … ve yine davacı tanığı … Tenese isimli tanıklar da davacının beyanlarını destekler mahiyette aynı minvalde beyanlarda bulunmuşlardır. Bu haliyle davacının işe ilk giriş bildirgesinin verilmiş olduğu 197622.035 sicil numaralı iş yerinde işe giriş bildirgesinde belirtilen tarihte fiilen ücret karşılığında çalıştığı sabittir. Her ne kadar Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 2013/11 sayılı genelgeye istinaden davacının bahse konu çalışmalarının emekliliğe esas sürede esas alınmayacağı belirtilmişse de bahse konu genelgenin davacının fiilen çalışmış olmasına karşın tahsis talep tarihinden geriye götürülerek davacının çalışmasının hesaba katılmaması ve bu şekilde Kurum işleminin tesis edilmesi yerinde değildir. Davacının işe giriş bildirgesinde belirtilen tarih olan 01.11.1986 tarihi esas alındığında davacının emeklilik şartları olan 25 yıl 49 yaş ve 5300 günü tamamladığı, tahsis tarihinde davacının yıl şartını yerine getirdiği, 50 yaşında olduğu ve 6331 gün prim ödeme gün sayısı bulunduğu” gerekçesiyle;
“1-Davanın kabulü ile … T.C. kimlik numaralı davacı …’ın 05.06.2020 tarihli tahsis başvurusunu takip eden ayın başından itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile biriken emekli aylıklarının her bir aylık için ödenmesi gereken tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle beraber davacıya ödenmesine” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, Kurum kayıtlarının tetkikinde 24.10.2002-03.06.2020 tarihleri arasında toplam 6331 prim gün sayısının bulunduğunu, 05.06.2020 tarih ve 6589799 sayılı dilekçe ile davacının tahsis talebinde bulunduğunu ancak emeklilik şartlarından 60 yaş ve 7000 gün şartlarını yerine getirmediğinden 03.07.2020 tarihli yazı ile tahsis talebinin reddedildiğini, davacının çalıştığını belirttiği iş yerinin babasına ait olduğunu, davacının çalışma koşullarının yeterince araştırılmadığını, 01.11.1986 tarihli ilk işe giriş tarihinin kabulü halinde bile 506 sayılı Kanun’un 60/G maddesi gereğince tahsis talep tarihi olan 05.06.2020 tarihinde Kanun’un aradığı şartların yerine gelmediğini bu nedenle emeklilik koşullarının oluşmadığını, Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi istemiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında “… Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; 01.06.1970 doğumlu davacının, 05.06.2020 tarihinde yaşlılık tahsis talebinde bulunduğu, davacının 1997/1. döneminde 90 günlük çalışması bildirilen iş yerinin babası …’a ait iş yeri olduğu gerekçesiyle Kurum tarafından emekliliğe esas alınmadığı, davacının bunun dışında 24.10.2002-31.08.2003 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında 307 gün, 03.09.2003-18.11.2003 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun kapsamında 75 gün, 19.11.2003-14.10.2009 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a.maddesi kapsamında 2.126 gün, 22.09.2009 – 2020/5. ay arasında 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a.maddesi kapsamında 3.820 gün olmak üzere toplam 6381 prim gün sayısının bulunduğu anlaşılmaktadır.
506 sayılı Kanunun Geçici 81. maddesinin; (Ek: 25/8/1999 – 4447/17 md.)
B) (Yeniden düzenleme: 23/5/2002-4759/3 md.) 23.5.2002 tarihinde;
h) Sigortalılık süresi 11 (dahil) yıldan fazla, 12 yıldan az olan kadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 47 yaşını doldurmaları, sigortalılık süresi 12 yıl 6 ay (dahil) dan fazla, 14 yıldan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 51 yaşını doldurmaları ve en az 5450 gün,
Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunmaları şartı ile yaşlılık aylığından yararlanabilirler.” düzenlemesi gereğince davacının 1987/1.döneminde bildirilen 90 günlük çalışması kabul edildiği taktirde yaşlılık aylığı almaya hak kazanmaktadır. Kurum tarafından, davacının, 1987/1.döneminde, babasına ait iş yerinden bildirilen 90 günlük çalışmasının ve sigortalılık başlangıcının kabul edilmemesi ise yerinde değildir. Ancak, Mahkemece davacının sigortalılık başlangıcı 01.11.1986 olarak kabul edilmiş ise de davacı 01.06.1970 doğumlu olup 506 sayılı Kanun’un 60/G maddesi gereğince sigortalılık başlangıcının 18 yaşını ikmal ettiği 01.06.1988 tarihi olarak esas alınması gerekmektedir. Bu taktirde davacı yukarıda alıntılanan 506 sayılı Kanunun Geçici 81/B.maddesinin (h) alt bendi gereğince 51 yaşını ikmal ettiği 01.06.2021 tarihini takip eden ay başı itibariyle yaşlılık aylığına hak kazanmaktadır. Bu nedenle, Mahkemece davacının 05.06.2020 tahsis talebini takip eden ay başından itibaren aylığa hak kazandığı yönündeki tespit yerinde değildir.
… Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile incelenen kararın HMK’nın 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere kaldırılması ve yeniden hüküm tesis edilmesi gerektiği” gerekçesiyle;
“A) Davalı Kurum vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile İzmir 16. İş Mahkemesince verilen 19.11.2021 tarih, 2020/297 Esas ve 2021/425 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına,
B) 1- Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine,
-… T.C. kimlik numaralı davacı …’ın 51 yaşını ikmal ettiği 01.06.2021 tarihini takip eden 01.07.2021 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile biriken yaşlılık aylıklarının 5510 sayılı Kanun’un 42 nci maddesindeki düzenleme dikkate alınarak 01.07.2021 tarihinden itibaren işletilecek 3 aylık sürenin sonundan itibaren her bir aylık için ödenmesi gereken tarihini izleyen yasal faiziyle beraber davacıya ödenmesine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yaşlılık aylığına hak kazanıldığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci; 506 sayılı Kanun’un 79/1 ve Geçici 81 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.