onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanmadığı ve aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali üzerinedir. Davacı, 01.08.2008 tarihi itibarıyla yaşlılık aylığına hak kazandığını, ancak 2008-2010 yılları arasında yurt dışında çalıştığı gerekçesiyle aylığının kesildiğini iddia etmiştir. Davalı Kurum ise, davacının yurt dışında çalışmasının aylık bağlanması için engel teşkil ettiğini savunmuştur.

Mahkeme, davacının 1972 yılından itibaren düzenli prim yatırdığını ve yurt dışı çıkış yasağının bulunduğunu dikkate alarak, davacının 01.08.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığını tespit etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacının yersiz ödenen aylıklarından kaynaklı borcu olmadığını ve aylığın yeniden bağlanması gerektiğine karar vermiştir.

Davalı Kurumun temyiz başvurusu üzerine yapılan incelemede, Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu ve temyiz itirazlarının reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.

10. Hukuk Dairesi         2024/10496 E.  ,  2024/12581 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
    SAYISI : 2023/69 E., 2024/305 K.
    KARAR : Kabul

    Taraflar arasında Mahkemesince görülen Kurum işleminin iptali, aylığa hak kazandığının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

    Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili, müvekkilinin 01.08.2008 tarihi itibarı ile yaşlılık aylığına hak kazandığnı 2013 yılı 6. ayına kadar aylık ödendikten sonra 2008-2010 yılları arasında yurt dışında çalışması olduğu gerekçesi ile aylığının kesildiğini, müvekkilinin 21.05.2006 tarihinde yurt dışı çıkış yasağının bulunduğunu, çıkış yasağı bulunan müvekkilinin aynı zamanda yurt dışında çalışmasının olduğunu iddia etmenin izahtan vareste bir durum olduğunu, müvekkilinin uzun yıllar ticari faliyette bulunduğunu Bağ-Kur sigortalısı olarak 02.10.1972 tarihinde Bağ-Kur’a kayıt edildiğini sürekli düzenli olarak primlerini yatırdığını, açıklanan nedenlerle 01.08.2008 tarihi itibarı ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı Kurum vekili, 02.10.1972 tarihinde Bağ-Kur sigortalısı olarak Kurum kayıtlarına tescilinin yapıldığını 24.07.2008 tarihinde Kurumlarına başvurarak kendisine yaşlılık aylığı bağlanması talebinde bulunduğunu 2008-2010 yılları arasında yurt dışı çalışmasının olduğu, emekliye ayrılacak kişinin yurt dıında çalışmasının devam etmemesi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin 15.01.2016 tarihli ve 2015/55 E. – 2016/40 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne, davacı tarafın davalı Kuruma (yersiz ödenen yaşlılık aylığından kaynaklanan) borcunun olmadığının tespitine, davacı tarafın 01.08.2008 tarihi itibari ile yaşlılık aylığının kazandığının tespitine, 01.08.2008 tarihi itibari ile yeniden yaşlılık aylığının bağlanması ile bu tarihten itibaren ödenmeyen yaşlılık aylıklarının ödeme tarihinden itibaren başlayacak yasal faizi ile birlikte davalı taraftan davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.

    IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Birinci Bozma Kararı
    1.Mahkeme kararına karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    2. Dairemizin 28.03.2019 tarihli ve 2016/6269 Esas-2019/2944 Karar sayılı ilamı ile davacıya ait Avusturya çalışma belgesine göre 01.02.2002 ile 30.11.2012 tarihleri arası kesintili çalışması bulunan davacının, 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur’lu ise yurt dışı çalışmaları ile çakışan dönemin geçerli olmayacağı, çakışan dönem sigortalılık süreleri tespit edilerek tahsis koşulları irdelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.

    B. İkinci Bozma Kararı
    1.Bozmaya uyan Mahkemece 26.05.2022 tarihli ve 2019/261 E. – 2022/389 K. sayılı kararla; davanın reddine karar verilmiştir.

    2.Dairemizin 31.10.2022 tarihli, 2022/11982 Esas, 2022/13343 Karar sayılı kararı ile Avusturya çalışma belgesi ve giriş-çıkış kayıtlarına göre Mahkemenin, Kurumca iptal edilen 01.02.2002-31.12.2004 dönemi yönünden verilen karar isabetli ise de iptal edilen 01.06.2005-24.08.2008 dönemi yönünden verilen ret kararının isabetsiz olduğu, çakışan dönemde, davacının Türkiye’de bulunduğu gözetilerek, yurt dışında serbest çalışmaya dayalı çalışmanın ne olduğu, ikamete dayalı bir çalışma olup olmadığının davalı Kurum aracılığıyla araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi, ayrıca kısmi yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanmadığının araştırılması gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.

    C. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının 01.08.2008 tarihi itibari ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, yersiz ödenen yaşlılık aylığından kaynaklı olarak davacının davalı Kuruma 10.06.2013 tarihi itibariyle 38.795,58 TL asıl alacak ve 8.153,09 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 46.948,67 TL borçlu olmadığının tespitine, 01.08.2008 tarihi itibari ile yeniden yaşlılık aylığının bağlanması ile bu tarihten itibaren ödenmeyen yaşlılık aylıklarının ödeme tarihinden itibaren başlayacak yasal faizi ile birlikte davalı tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili, eksik inceleme yapıldığını, Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, aylığın iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali, aylığa hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfı ile 1086 sayılı Kanun’un 428 ve 439 uncu maddeleri ile 1479 sayılı Kanun’un 24, 25, geçici 10 uncu maddesidir.

    3. Değerlendirme
    1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
    09.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.