|
ÖZET: Başvuran vekili, müvekkilinin yaşlılık aylığı talebinin reddedilmesi üzerine Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvuruda bulunmuştur. Başvuruda, müvekkilinin doğum tarihinin 12.05.1971 olarak kaydedildiği, ancak 04.12.1987 tarihli mahkeme kararıyla bu tarihin 12.05.1969 olarak düzeltildiği belirtilmiştir. Müvekkilinin, 50 yaş şartını yerine getirmesi gerektiğinden, 12.05.2019 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, ancak başvurunun reddedildiği ifade edilmiştir. Başvuran, sigortalılık başlangıç tarihinin 12.05.1987 olarak kabul edilmesini ve yaşlılık aylığının faiziyle birlikte ödenmesini talep etmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın ilk defa 01.08.1985 tarihinde çalışmaya başladığını ve bu tarihteki doğum tarihinin esas alınması gerektiğini savunmuştur. Başvuranın 18 yaşını doldurduğu tarih olan 12.05.1989 itibarıyla sigortalılığının başlatılması gerektiği belirtilmiş, ancak başvuranın yaşlılık aylığına hak kazanabilmesi için gerekli yaş şartını taşımadığı gerekçesiyle talebi reddedilmiştir. Kamu Denetçisi, başvurunun reddine yönelik önerisini Kamu Başdenetçisi’ne sunmuş ve idarenin işleminin hukuka uygun olduğunu belirtmiştir. Sonuç olarak, başvuranın yaşlılık aylığı talebinin reddedilmesi yönündeki işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı tespit edilmiştir. İdarenin, başvuranın itiraz sürecine ilişkin bilgilendirmeleri eksik bırakması nedeniyle iyi yönetim ilkelerine tam olarak uymadığı da vurgulanmıştır. Başvuran, ret kararına karşı yargı yoluna başvurabilecektir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/69050-S.20.75191
BAŞVURU NO : 2020/4572
KARAR TARİHİ : 21/08/2020
RET KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
/
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuran vekili tarafından müvekkiline yaşlılık aylığı bağlanmaması yönündeki işlemin geri alınması ve zararın tazmin edilmesi suretiyle mağduriyetinin giderilmesi talep edilmektedir.
BAŞVURU TARİHİ : 09/03/2020
I. BAŞVURANIN İDDİALARI VE TALEPLERİ
1. Başvuran vekili tarafından müvekkili )
nüfus kayıtlarındaki doğum tarihi 12.05.1971 iken 04.12.1987 tarihli mahkeme kararıyla
12.05.1969 olarak düzeltildiği, müvekkilinin vergi kayıt tarihinin 01.08.1985 olduğu, bu tarihte
18 yaşından küçük olduğundan sigortalılık tescilinin 12.05.1987 itibariyle yapıldığı, yaşlılık
aylığına hak kazanabilmek için 50 yaş şartına tabi olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK)
bilgi edinme amacıyla yaptığı başvuruya verilen cevapta anılan idarece 50 yaşını doldurduğu tarih olan 12.05.2019’dan sonra tahsis talebinde bulunması halinde emeklilik işlemlerinin başlatılacağının bildirildiği, bunun üzerine 13.05.2019 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, ancak idarece talebinin reddedildiği, zira müvekkilinin yaş tashihinin mülga 1479 sayılı Kanuna tabi olarak çalışmaya başladığı 01.08.1985 tarihinden sonra yapıldığı gerekçesiyle sigortalılık başlangıç tarihinin (doğum tarihi 12.05.1971 kabul edilerek) 12.05.1989 olarak düzeltildiği, ancak söz konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, zira 01.08.1985 tarihinin sigortalılık tescil tarihi değil vergi kaydının başlangıç tarihi olduğu, bu itibarla 1479 sayılı Kanuna tabi olarak çalışmaya başlanan tarih olarak kabulünün mümkün olmadığı ifade edilerek sigortalılık başlangıç tarihinin 12.05.1987 olarak kabul edilmesi, 13.05.2019 tarihli tahsis talebinin reddi yönündeki işlemin geri alınması, anılan tarih itibariyle müvekkiline yaşlılık aylığı bağlanması, söz konusu aylıkların faiziyle birlikte ödenmesi, ayrıca müvekkiline 35.000 TL tazminat ödenmesi talep edilmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. SGK’nin 22.05.2020 tarihli ve sayılı yazısında ve eklerinde özetle, 2.1. Başvuranın mülga 1479 sayılı Kanun kapsamında ilk defa çalışmaya başladığı tarihin
01.08.1985 olduğu, dolayısıyla bu tarihteki doğum tarihinin esas alınması gerektiği, bu
doğrultuda doğum tarihi 12.05.1971 olarak kabul edilerek 18 yaşını doldurduğu 12.05.1989 tarihinden itibaren sigortalılığının başlatılması gerektiği, 2.2. Başvuranın 12.05.1989 – 30.09.2014 tarihleri arasında 4/1-(b) kapsamında 6676, 4/1-(a)
kapsamında 1260 olmak üzere toplam 7936 prim ödeme gün sayısının bulunduğu, 2.3. 506 sayılı Kanunun Geçici 81’inci maddesinin (B-h) bendine göre erkek sigortalıların yaşlılık aylığından yararlanabilmesi için 51 yaşını doldurmuş olması, 25 yıllık sigortalılık süresinin bulunması ve bu süre içinde en az 5450 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olması gerektiği, başvuranın ise belirtilen yaş şartını taşımadığı, bu sebeple
13.05.2019 tarihli tahsis talebinin reddedildiği,
2.4. Mülga 1479 sayılı Kanunun 66’ncı maddesine göre; malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına ilişkin yaş ile ilgili hükümlerin uygulanmasında, sigortalının bu kanuna tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihte nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihlerinin esas alındığı, sigortalıların 5510 sayılı Kanuna ve anılan kanunla yürürlükten kaldırılmış kanunlara tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten sonraki yaş düzeltmelerinin dikkate alınamayacağı, 2.5. 20.06.1997 tarihinde kurum kayıtlarına intikal eden ve başvuranın mülga 1479 sayılı
Kanun kapsamında çalışmaya başladığını gösteren bildirgede doğum tarihinin 12.05.1969 olarak görüldüğü, bununla birlikte Seydişehir Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.12.1987 tarihli ve sayılı kararı ile 12.05.1971 olan doğum tarihinin 12.05.1969 olarak tashih edildiğinin ve kendi nam ve hesabına çalışmasından dolayı 01.08.1985 tarihinden itibaren mülga 1479 sayılı Kanun kapsamında çalıştığının anlaşıldığı, 2.6. 1479 sayılı Kanunun 24’üncü maddesinin “Sigortalı sayılmayanlar” başlığı altında belirtilen hükme göre, 18 yaşını doldurmamış olanlar bu kanun kapsamında sigortalı sayılamayacağından, sigortalının ilk defa 1479 sayılı Kanun kapsamında çalışmaya başladığı tarihte nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihi esas alınarak 18 yaşını doldurduğu tarih itibariyle malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına ilişkin yaş ile ilgili hükümlerin uygulanacağı, 2.7. Başvuranın 1479 sayılı Kanun kapsamında ilk defa çalışmaya başladığı 01.08.1985 tarihindeki doğum tarihinin esas alınması ve buna göre 18 yaşını doldurduğu 12.05.1989 tarihinden itibaren sigortalılığının başlatılması gerektiği ifade edilmektedir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Mülga 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar
Kurumu Kanununun “Kanunun amacı, sigortalı sayılanlar ve sayılmayanlar” başlıklı 24’üncü maddesinde, “(…) I-Sigortalı sayılanlar: (…) Esnaf ve sanatkârlar ile diğer bağımsız çalışanlardan ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olanlar (…) II-Sigortalı sayılmayanlar: 18 yaşını doldurmamış olanlar (…)” hükmü yer almaktadır.
4. Mülga 1479 sayılı Kanunun 66’ncı maddesinin birinci fıkrasında, “Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına ilişkin yaş ile ilgili hükümlerin uygulanmasında, sigortalıların ve hak sahibi çocuklarının sigortalının bu Kanuna tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihte nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihleri, sigortalının bu Kanuna tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten sonra doğan çocuklarının da nüfusu kütüğüne ilk olarak yazılan doğum tarihleri esas tutulur.” hükmü yer almaktadır.
5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 57’nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında, “Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına ilişkin yaş ile ilgili hükümlerin uygulanmasında, sigortalıların ve hak sahibi çocuklarının, mülga 2/6/1949 tarihli ve 5417 sayılı
Kanun ve mülga 4/2/1957 tarihli ve 6900 sayılı Kanun ile 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı ve 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı kanunlara, 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı
Kanunun geçici 20 nci maddesine tâbi sandıklara veya bu Kanuna göre ilk defa malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olduğu tarihte, nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihleri, sigortalının bu Kanuna göre ilk defa çalışmaya başladığı tarihten sonra doğan çocuklarının ise nüfus kütüğüne ilk olarak yazılan doğum tarihleri esas alınır.
İş kazası, meslek hastalığı, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından gelir ve aylık tahsisleri ile sermaye değerinin hesabında, iş kazasının olduğu veya meslek hastalığının hekim raporuyla ilk defa tespit edildiği veya sigortalıların bu Kanuna ve bu Kanunla yürürlükten kaldırılmış kanunlara tâbi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten sonraki yaş düzeltmeleri dikkate alınmaz.” hükmü yer almaktadır.
6. Mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun Geçici 81’inci maddesinde, “23.5.2002 tarihinde; … h) Sigortalılık süresi 11 (dahil) yıldan fazla, 12 yıldan az olan kadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 47 yaşını doldurmaları, sigortalılık süresi 12 yıl 6 ay (dahil) dan fazla,
14 yıldan az olan erkekler 25 yıllık sigortalılık süresini ve 51 yaşını doldurmaları ve en az 5450
gün, … Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunmaları şartı ile yaşlılık aylığından yararlanabilirler…” hükmü yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuranın yaş tashihinin 04.12.1987 tarihinde yapıldığı, gelir vergisi mükellefiyetinin ise 01.08.1985 tarihinde başladığı, her ne kadar sigortalılık tescili başvuranın 18 yaşını doldurduğu tarih olan 12.05.1989’dan itibaren geçerli olmak üzere yapılmış ise de 1479 sayılı Kanuna tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihin gelir vergisi mükellefiyetinden dolayı 01.08.1985 olduğu, dolayısıyla yaş tashihinin çalışmaya başlama tarihinden sonra yapıldığı ve buna bağlı olarak yaşlılık aylığı bağlanmasında tashihten önceki doğum tarihinin esas alınması gerektiği anlaşıldığından Ret Kararı Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran ile idare arasındaki uyuşmazlığın, başvuranın yaşlılık aylığına hak kazanmak için gerekli olan yaş şartını taşıyıp taşımadığına ilişkin olduğu görülmektedir.
9. Söz konusu uyuşmazlığın adilane bir çözüme kavuşturulabilmesi için öncelikle yaşlılık aylığı bakımından başvuranın kaç yaşını doldurması gerektiği tespit edilmelidir. Başvuranın 4/1-(a)
ve 4/1-(b) kapsamında hizmetleri bulunduğundan yaşlılık aylığı şartları bakımından başvuranın mülga 506 sayılı Kanunun Geçici 81’inci maddesine tabi olduğu anlaşılmaktadır. Anılan maddede sigortalıların tabi oldukları yaş şartı, sigortalılık süresi esas alınarak kademeli olarak düzenlenmektedir.
10. Başvuranın 01.08.1985 itibariyle gelir vergisi mükellefiyetinin başladığı, idarece 1479 sayılı Kanun kapsamında yapılan ilk tescilin başvuranın tashihten sonraki doğum tarihi (12.05.1969) esas alınarak hesaplanan ve 18 yaşını doldurduğu tarih olan 12.05.1987 itibariyle yapıldığı, daha sonra yaş tashihinin 1479 sayılı Kanun kapsamında çalışmaya başlama tarihinden sonra (04.12.1987) yapıldığı gerekçesiyle tashihten önceki doğum tarihinin (12.05.1971) esas alınması ve buna bağlı olarak 18 yaşını doldurduğu 12.05.1989 tarihinden itibaren sigortalılığının başlatılması gerektiği öne sürülerek idarece düzeltme yapıldığı, bu çerçevede 23.05.2002 tarihindeki sigortalılık süresinin 13 yıl 11 gün olarak hesaplandığı, buna bağlı olarak 506 sayılı Kanunun Geçici 81’inci maddesinin (B) bendinin (h) alt bendinde belirtilen 51 yaşını doldurma şartına tabi kılındığı, başvuranın tahsis talep tarihi olan 13.05.2019’da anılan yaş şartını taşımadığı gerekçesiyle söz konusu talebin reddedildiği anlaşılmaktadır.
11. Bu itibarla yaşlılık sigortası bakımından başvuranın hangi doğum tarihinin esas alınması gerektiği önem arz etmektedir. 5510 sayılı Kanunun 57’nci maddesinde, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından gelir ve aylık tahsislerinde, sigortalıların bu Kanuna ve bu Kanunla yürürlükten kaldırılmış kanunlara tâbi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten sonraki yaş düzeltmelerinin dikkate alınmayacağı öngörülmektedir. Dolayısıyla yaş tashihinin başvuranın mülga 1479 sayılı Kanuna tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce mi yoksa sonra mı yapıldığı tespit edilmelidir.
12. Başvuranın yaş tashihinin 04.12.1987 tarihinde yapıldığı, gelir vergisi mükellefiyetinin ise
01.08.1985 tarihinde başladığı, her ne kadar sigortalılık tescili başvuranın 18 yaşını doldurduğu
tarih olan 12.05.1989’dan itibaren geçerli olmak üzere yapılmış ise de 1479 sayılı Kanuna tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihin gelir vergisi mükellefiyetinden dolayı 01.08.1985 olduğu, dolayısıyla yaş tashihinin çalışmaya başlama tarihinden sonra yapıldığı ve buna bağlı olarak yaşlılık aylığı bağlanmasında tashihten önceki doğum tarihinin esas alınması gerektiği görülmektedir (Benzer kararlar için bkz. Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 04.09.2013 tarihli ve
E.2012/7480, K.2013/15041 sayılı kararı ile 10.12.2012 tarihli ve E.2011/4667, K.2012/22737 sayılı kararı).
13. Bu doğrultuda idarece gerekli düzeltmenin yapılarak tescilin 12.05.1989 tarihinden başlatıldığı, buna bağlı olarak 506 sayılı Kanunun Geçici 81’inci maddesi uyarınca başvuranın yaşlılık aylığına hak kazanmak bakımından 51 yaşını doldurma şartına tabi olduğu, bu şartın ise 12.05.2022 tarihi itibariyle gerçekleşeceği anlaşılmaktadır.
14. Bu itibarla idarece yaşlılık aylığı bağlanması talebinin reddi yönünde tesis edilen işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
B. İyi Yönetim İlkelerine Uygunluk Yönünden Değerlendirme 15. İyi yönetim ilkelerine Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenen bilgi ve belgelerin idare tarafından gerekçeli olarak gönderildiği, bu yönüyle “kararların gerekçeli olması” ilkesine uygun davranıldığı; diğer taraftan idarece başvurana verilen cevabi yazıda ilgili işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmediği, bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uyulmadığı anlaşılmış olup idarenin söz konusu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA HÜRRİYETİNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
16. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden artakalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Konya
İş Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VI. KARAR
Başvurunun REDDİNE, Kararın başvuran vekiline ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMUNA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi