onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, yaşlılık aylığına hak kazanma ve yersiz aylıklar nedeniyle borçlu olup olmadığının tespiti üzerine kuruludur. Davacı, 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliğinin bulunduğunu ve Kurumun iptal işleminin hukuka aykırı olduğunu savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, davacının fiili çalışmasının varlığını kabul ederek yaşlılık aylığının yeniden bağlanmasına ve borçlu olmadığının tespitine karar vermiştir.

Ancak, Kurum vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, davacının çalışmasının gerçekliğini sorgulayan denetim raporlarını dikkate alarak, asıl davanın reddine karar vermiştir. Mahkeme, iş yerinin faal olup olmadığını araştırmadan karar vermenin hukuka aykırı olduğu sonucuna varmıştır.

Sonuç olarak, Yargıtay, İlk Derece Mahkemesi kararını bozarak, eksik araştırma ve inceleme nedeniyle yeniden bir değerlendirme yapılması gerektiğine hükmetmiştir. Bu durum, sosyal güvenlik hakkının korunması açısından önem taşımaktadır.

10. Hukuk Dairesi         2024/6646 E.  ,  2024/8934 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/1905 E., 2024/490 K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 3. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2020/137 E., 2022/126 K.

    Taraflar arasındaki asıl davada yaşlılık aylığına hak kazandığının ve yersiz aylıklar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali; birleşen davada borçlu olmadığının tespiti ve birleşen ikinci davada yersiz ödemeler nedeniyle oluşan Kurum zararının tahsili davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl ve birleşen menfi tespit davasının kabulüne, birleşen alacak davasının reddine karar verilmiştir.
    Kararın asıl ve birleşen davanın davalısı, birleşen alacak davasının davacısı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asıl ve birleşen davanın davalısı, birleşen alacak davasının davacısı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I.DAVA
    1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya Kurum tarafından 01.07.2018 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, Kurum tarafından davacının çalışmalarının gerçek olmadığı gerekçesi ile 25.11.2020 tarihli borç bildirim belgesi ile 45.770,62 TL asıl ve 4.674,46 TL faiz olmak üzere toplam 50.445,08 TL tahakkuk ettirilerek davacıya tebliğ edildiği, söz konusu borçtan kaynaklı davalı Kuruma itirazda bulunulduğu ve davalı Kurum tarafından itirazın reddine karar verildiği, davalı Kurum tarafından yapılan bu işlemin yerinde olmadığı iddiasıyla Kurum işleminin iptali ile davalı Kuruma borçlu olmadığının ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    2.Birleşen 2021/73 Esas sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kurum tarafından davacının çalışmalarının gerçek olmadığı gerekçesi ile 12.01.2021 tarihli borç bildirim belgesi ile 5.000,00 TL asıl alacak ve 602,12 TL faiz olmak üzere toplam 5.602,12 TL tahakkuk ettirilerek davacıya tebliğ edildiği, davalı Kurum tarafından yapılan bu işlemin yerinde olmadığı iddiasıyla söz konusu Kurum işleminin iptali ile davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    3.Birleşen davada Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya 01.07.2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 3611 prim gün sayısı üzerinden yaşlılık aylığı bağlandığı, Kurum tarafından düzenlenen 27.08.2020 tarihli ve 2020/EAC/045 sayılı denetmen raporunda, … İnş Emlak Temizlik Turizm Org. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin sahte iş yeri olduğu bu iş yerine ait irtibat bürosundan yapılan sigortalı bildirimlerin gerçeği yansıtmadığı ve iş yerinden bildirimi yapılan tüm kişilerin çalışmalarının fiili olmadığı ve buna bağlı olarak bu iş yerinden bildirilen sigorta primlerinin iptali tespit edildiği, davacının 16.03.2013 – 02.05.2013 tarihleri arası olan 48 günlük primi iptal edildiği, aylık bağlama şartı için gerekli olan 3600 gün sayısı şartını sağlamadığından davacının aylığı başlangıç tarihi itibariyle iptal edildiği iddiasıyla davalıya ödenen aylıklar toplamı olan 45.770,62 TL nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    II.CEVAP
    1.Asıl ve birleşen 2021/73 Esas sayılı dava cevap dilekçesinde davalı Kurum vekili özetle; Kurum tarafından düzenlenen 27.08.2020 tarihli ve 2020/EAC/045 sayılı denetmen raporunda, … İnş Emlak Temizlik Turizm Org. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin sahte iş yeri olduğu bu iş yerine ait irtibat bürosundan yapılan sigortalı bildirimlerin gerçeği yansıtmadığı ve iş yerinden bildirimi yapılan tüm kişilerin çalışmalarının fiili olmadığı ve buna bağlı olarak bu iş yerinden bildirilen sigorta primlerinin iptali tespit edildiği, davacının 16.03.2013 – 02.05.2013 tarihleri arası olan 48 günlük primi iptal edildiği, aylık bağlama şartı için gerekli olan 3600 gün sayısı şartını sağlamadığından davacının aylığı başlangıç tarihi itibariyle iptal edildiği savunmasıyla davaların reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    2.Birleşen davada davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; çalışmalarının fiili olduğu, … Şirketinin Basın Şehitleri Cad. No:101/B adresinde şirketin irtibat bürosunda çay ve yemek yapma, temizlik yapma suretiyle çalıştığı, davalı Kurum işlem ve tahakkuklarının yerinde olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
    İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; tanıkların birbirini teyit eden beyanlarından davacının, sosyal güvenlik denetmeninin fiilen denetim yaptığı Batıkent Mah. Beylik Sokak no:14 …/ … adresinde değil şirkete ait olan … Mah. Basın Şehitleri Cad. (Eski adıyla … Cad.) üzerinde bulunan ancak resmi olarak şube niteliğinde kaydı bulunmayan irtibat bürosunda çay-temizlik işlerine bakarak çalıştığı, bu büroda davacının sigortalılığının bildirildiği dönemde davacı gibi işlere bakarak başka çalışan olmadığı, denetmen raporunda davacı ile aynı dönemde sigortalılığı bildirilmesi nedeni ile davacının beyanının çelişkili olmasına dayanak edilen …’ın beyanında Basın Şehitleri Caddesindeki büroda değil Batıkentte bulunan yerinde çalıştığını beyan etmesi ve davacının denetimin başından itibaren aynı doğrultuda çelişki içermeyen beyanda bulunması dikkate alındığında ayın dönemde …’nun da sigortalılığının bildirilmesinin davacının sigortalılığının sahte olduğunu göstermeyeceği, davacının bulunduğu irtibat bürosunun inşaat alanına uzaklığı, inşaatlarda çalışanların bu büroya pek gelmemeleri ve davacının kısa süre çalışması dikkate alındığında davacının diğer çalışanları pek tanımamasının olağan olduğu, Kurum denetmeni tarafından …’nun şirket nezdinde sahte sigortalı olarak bildirim yapıldığını belirtmesi, 2015 (davacının iptal edilen sigortalılığı 2013 yılına aittir) yılında yapılan vergi denetimlerinde şirketin gayri faal olduğunun tespit edilmesi, şirkete çıkarılan tebligatların iade dönmesi ve bir kısım beyanı alınan şahısların işyeri adresini bilmemesi gibi hususlar değerlendirilerek iş yerinin sahte işyeri olduğu belirtilmiş ise de yapılan tespitlerde davacının sigortalılığının bildirildiği dönemde (resmiyette beyanda bulunulmamış ise de) … Şirketinin Kırmızı Toprak Mah. Basın Şehitleri Cad.sinde (Eski adıyla … Caddesinde) irtibat bürosunun fiilen var olduğu ve birbirini teyit eden tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere davacı …’nın söz konusu iş yerinde fiili olarak telefonlara bakma, çay getirme, yemek ve temizlik gibi işlerde bilfiil çalıştığı, bu nedenle aylığın kesilmesi, aylık ve bayram ikramiyeleri için borç tahakkukuna yönelik Kurum işleminin yerinde olmadığı, Kurumun bu yöndeki işlemlerinin iptali gerektiği, davacının davalı Kuruma borçlu olmadığı, tahsis talep tarihi olan 20.06.2018 tarihi itibari ile davacının yaşlılık aylığı alma şartlarından 15 yıl sigortalılık, 3600 prim gün sayısı ve 50 yaş şatlarını ikmal ettiği (davacının 40 yıl sigortalılığının, 3611 prim gün sayısının olduğu ve 57 yaşını ikmal ettiği görülmüştür) ve tahsis talep tarihini takip eden ay başı olan 01.07.2018 tarihinden itibaren aylık alabileceği gerekçesiyle 2020/137 Esas sayılı davası yönünden davanın kabulü ile davacının 16.03.2013 – 02.05.2013 tarihleri arasında bildirilen sigortalılığının fiili çalışmaya dayalı olduğundan sigortalılığı ve yaşlılık aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline, davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, davacının 20.06.2018 tarihli tahsis talebine istinaden 01.07.2018 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, 2021/73 Esas sayılı davası yönünden davanın kabulü ile davalı Kurum tarafından 12.01.2021 tarih ve 17986073 sayılı borç bildirim belgesi ile bayram ikramiyesi yersiz ödeme borcu olarak bildirilen 5.602,12 TL borcun iptali ile davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, 2021/252 Esas sayılı davası yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
    IV.İSTİNAF
    A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davanın davalısı, birleşen alacak davasının davacısı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
    B.İstinaf Sebepleri:
    Asıl ve birleşen davanın davacısı, birleşen alacak davasının davalısı vekili Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurum işleminin yerinde olduğu, tanık beyanlarının birbirleri ile çelişkili olduğu, Kurumca yapılan işlemlerin kanuna ve mevzuata uygun olduğu iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak asıl ve birleşen davanın reddine, birleşen alacak davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
    C.Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının / birleşen dosyalar davalısının sosyal güvenlik denetmeninin fiilen denetim yaptığı Batıkent Mah. Beylik Sokak no:14 …/ … adresinde değil şirkete ait olan … Mah. Basın Şehitleri Cad. (Eski adıyla … Cad.) üzerinde bulunan ancak resmi olarak şube niteliğinde kaydı bulunmayan irtibat bürosunda çay-temizlik işlerine bakarak çalıştığının komşu işyeri tanıklarını beyanları ile ispatlandığı, iptal edilen hizmet sürelerinde fiili çalışması bulunduğundan yaşlılık aylığını kesen Kurum işleminin yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    V.TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davanın davalısı, birleşen alacak davasının davacısı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    Asıl ve birleşen davanın davalısı, birleşen alacak davasının davacısı Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur.
    C. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık, asıl davada yaşlılık aylığına hak kazandığının ve yersiz aylıklar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali; birleşen davada borçlu olmadığının tespiti ve birleşen ikinci davada yersiz ödemeler nedeniyle oluşan Kurum zararının tahsiline ilişkindir.
    1.5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği, anılan Kanun’un 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendine göre hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılmakla ve 7. maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca çalışmaya başladıkları tarihten itibaren edinilir. Söz konusu sigortalılık niteliği anılan Kanun’un 9. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca hizmet akdinin sonlandığı tarihte sona erer.
    2.Kurum denetmenlerinin sahte sigortalılık tespitine dayalı davalar hizmet tespiti içeriklidir. Anayasanın 60. maddesinde yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
    3. Somut olayda asıl davanın davacısının, 16.03.2013 – 02.05.2013 tarihleri arasında 48 gün 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalılığı, … İnşaat Emlak Turizm Org. San. Tic. Ltd. Şti unvanlı işveren tarafından süresinde davalı / birleşen davanın davacısı Kuruma bildirilmiştir. Davacıya söz konusu sigortalılık süresi esas alınarak 01.07.2018 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmıştır. Ancak Kurum denetmeninin 27.08.2020 tarihli raporuyla anılan sigortalılık bildirimi yapılan iş yerinin 2010 yılından itibaren kapsama alınmasına rağmen herhangi bir prim ödemesi yapmadığı, 12.01.2016 tarihinde Eskişehir İli, Batıkent Mahallesindeki iş yeri adresine gidildiğinde faal olmadığı, kapalı ve kilitli olduğu, kullanılamaz durumda ve bilgi alınabilecek kimse bulunmadığı, vergi kaydına göre şirketin 23.06.2010 tarihinde ikamet amaçlı bina inşaat faaliyeti nedeniyle tescil edildiği, faal olmaması nedeniyle re’sen terk işleminin 31.12.2015 tarihinden itibaren yapıldığı, beyanına başvurulan sigortalıların bir kısmının çalışmadığını bir kısmının ise büro iş yerinde çalışmadığını beyan ettiği tespit edilmiş ve davacının sigortalılığına esas çalışmasının gerçek ve fiili olmadığı gerekçe gösterilerek anılan sigortalılık süresi ile bağlanan yaşlılık aylığı iptal edilmiştir. Dava dışı şirket adına inşaat faaliyetinin yanında irtibat bürosu olarak 06.08.2010 – 30.11.2015 tarihleri arasında kapsamda bir iş yerinin daha bulunduğu ve davacının bildirimlerinin anılan irtibat bürosu iş yerinden yapıldığı anlaşılmaktadır.
    4. İlk Derece Mahkemesi tarafından davacı sigortalı tarafından açılan davanın kabulü ile davacının çalışmalarının gerçek ve fiili olduğunun tespitine, yaşlılık aylığının yeniden bağlanmasına ve borçlu olmadığının tespitine ve yersiz aylıkların iadesi için açılan birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki davaya konu sigortalılık bildirimlerinin yapıldığı iş yerinin faal olup olmadığına ilişkin herhangi bir araştırma yapılmamıştır. Üstelik davaya konu dönemde bordrolarda yer alan ancak davacı gibi sigortalılık süreleri iptal edilen sigortalıların beyanları davaya konu çalışmanın gerçek ve fiili olduğunu kabul için yeterli değildir.
    5. Mahkemece, iddia olunan iş yerinin varlığı ile faal olup olmadığına dair vergi kayıtları getirtilmeli, kolluk vasıtasıyla araştırma yapılmalı, çalışma ruhsatı alıp almadığı, elektrik ve su aboneliği bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. İş yerinin kapsam, kapasitesi vs. tespiti sağlanmalı, çalışmaları iptal edilen sigortalıların dava açıp açmadıkları ve açmışlarsa davaların akıbeti sorulmalıdır. Bu bağlamda çalışmaları iptal edilmeyen sigortalı olup olmadığı belirlenerek özellikle bu sigortalıların beyanına başvurulmalıdır. İnceleme kapsamı genişletilerek bu dönemde dava dışı işveren ile aynı çevrede faaliyet yürüten veya işverenle iş ilişkisi içinde olan ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte komşu işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenmeli, davacının fiili çalışma olgusu ve davaya konu Kurum işleminin gerçekliği hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
    6. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
    2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    24.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.