onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının yaşlılık aylığının başlangıç tarihinin 01.05.2019 olarak belirlenmesi ve birikmiş aylıklar için yasal faiz ödenip ödenmeyeceği konusundadır. İlk Derece Mahkemesi, davacının 01.05.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığını tespit etmiş ve eksik ödenen maaş ile yasal faizin ödenmesine karar vermiştir. Davalı SGK Başkanlığı, bu karara itiraz ederek, aylığın 01.06.2019 tarihinden itibaren bağlanması gerektiğini savunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi, davacının aylık başvurusunun ve prim ödemelerinin durumunu değerlendirerek, İlk Derece Mahkemesi kararını onaylamıştır. Mahkeme, 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri çerçevesinde, davacının aylık talebinin zamanında yapıldığını ve yasal faiz talebinin de haklı olduğunu belirtmiştir. Temyiz aşamasında, davalı tarafın itirazları, usul ve kanuna uygunluk açısından yeterli bulunmamış ve kararın bozulmasını gerektirecek bir durum olmadığı sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesi kararı onanmıştır.

10. Hukuk Dairesi         2024/3660 E.  ,  2024/4228 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/2146 E., 2024/85 K.
    KARAR : Esastan red
    İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2022/3 E., 2022/233 K.

    Taraflar arasındaki aksi Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığı bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I.DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; aksi Kurum işleminin iptali ile davacının 01.05.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine ve eksik ödenen 1 aylık maaşının ödenmesine, 01.05.2019 tarihinden 01.11.2021 tarihine kadarki aylıklara tahakkuk tarihlerinden itibaren her ay için ayrı ayrı yasal faiz ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesi istemiştir.

    II.CEVAP
    Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; 31.05.2019 tarihinde 100,00 TL ödeme yapan davacının yaşlılık aylığının 01.06.2019 tarihinden geçerli olmak üzere bağlanmasının mevzuata uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.

    III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
    Dosya kapsamı, mevcut delil durumu, celp edilen bilgi ve belgeler ile Kurum kayıtları birlikte değerlendirildiğinde;
    Davalı … Kurumunun 09.11.2021 tarih 34785013 Esas sayılı işleminin iptaline
    Davacının 01.05.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine,
    Davacının 01.05.2019-01.06.2019 dönem aralığındaki bir aylık maaşına hak kazandığının tespitine,
    Davacının talebinin kabulü ile 01.05.2019 tarihinden 01.11.2021 tarihine kadar emekli maaşına tahakkuk eden her ay için ayrı ayrı yasal faiz oranında faiz ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

    IV.İSTİNAF
    A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

    B.İstinaf Sebepleri:
    Davalı SGK Başkanlığı Vekilinin İstinaf Sebepleri
    Davalı SGK Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde; son prim ödemesini 31.05.2019 tarihinde yapan davacıya 01.06.2019 tarihinden itibaren aylık bağlanmasının konuya ilişkin mevzuat gereği olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

    C.Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 29.04.2019 tarihli aylık başvurusunun, 01.03.1985 tarihli işe giriş bildirgesine bulunmasına karşın, bu tarihe ilişkin dönem bordrolarında davacının adının yer almaması ve sigortalılık başlangıç tarihinin 07.02.2001 tarihi olarak alınması nedeniyle reddedildiği, sigortalılık başlangıç tarihinin 01.03.1985 tarihli işe giriş bildirgesine dayalı olarak, 18 yaşını doldurduğu 06.03.1987 tarihi olduğunun kesinleşen mahkeme kararı ile tespiti üzerine, 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b maddesi kapsamındaki 06.04.2019-31.05.2019 tarihleri arası döneme ilişkin sigortalılıktan kaynaklanan 100,00 TL prim borcunun 31.05.2019 tarihinde ödenmesi nedeniyle aylığın 01.06.2019 tarihi itibariyle bağlandığı, Yedieylül SGM’nin 09.11.2021 tarihli yazısında, Mahkeme kararında faiz ödenmesine ilişkin hüküm bulunmadığı gerekçesiyle bu yöndeki istemin reddedildiği, Yedieylül SGM’nin aylık bağlandığı ve birikmiş aylık tutarına ilişkin bilgiyi içerir 25.10.2021 tarihli yazısı öncesinde ve 20.10.2021 tarihinde, 33685892 kayıt numarasıyla Kuruma intikal eden eden dilekçe içeriğinde faize ilişkin haklar saklı tutulmuş olduğundan, davacının faiz isteminin kabulüne karar verilmesinin yasal düzenlemelere uygun olduğu, davacının, 1176285 sicil numaralı işyerindeki hizmet akdine dayalı çalışmasının 22.04.2019 tarihinde son bulduğu, 2019/4 ayına ilişkin 5 günlük sigortalılık bildiriminin (7) eksik gün bildirim koduyla ve istifa (3) koduyla Kurum kayıtlarına intikal ettiği, 29.04.2019 tarihinde de yaşlılık aylığı başvurusunun yapıldığı, 01.09.2013-22.04.2019 tarihleri arası dönemde 5510 sayılı Kanun’un4/1-a maddesi kapsamında 2022/Nisan ayı dışında eksiksiz bildirimi bulunan ve bu ayda da eksik bildirim nedeni puantaj kayıtları olan davacının 06.04.2019 tarihi itibariyle 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b maddesi kapsamında zorunlu sigortalı sayılması ve bu ay için prim tahakkukuna yasal olanak bulunmadığından, yaşlılık aylığı talebinin Kuruma ulaştığı 29.04.2019 tarihi itibariyle aylık bağlanmasına engel prim borcundan söz etme olanağı bulunmadığına ilişkin mahkeme yaklaşımının da usul ve kanuna uygun bulunduğu, ne var ki İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan hükümde 5510 sayılı Kanun’un 42 nci maddesinde yer alan, “Kurum, sigortalıya veya hak sahiplerine bağlanacak gelir, aylık veya toptan ödemeleri, gerekli belgelerin ve incelemelerin tamamlandığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde hesap ve tespit ederek sonuçlarını yazı ile bildirir.” içerikli düzenleme gözetilmeksizin hüküm kurulduğu anlaşılmakta ise de; hükmün kaldırılması halinde istinaf kanun yoluna başvuran aleyhine doğacak vekalet ücreti yükümlülüğü ve bunun usul ekonomisi ilkesinin ihlali sonucunu doğuracağına ilişkin olgular yanında, hükmün infazı aşamasında davalı Kurum tarafından faiz alacağının hesabında 3 aylık dönemin dışlanmasının mümkün bulunduğu gözetilerek, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, ayrıca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

    V.TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı SGK Başkanlığı Vekilinin Temyiz Sebepleri
    Davalı SGK Başkanlığı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.

    C.Gerekçe
    1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, aylık başlangıç tarihinin 01.05.2019 tarihi olduğunun ve birikmiş aylıklar nedeniyle yasal faiz ödenmesi gerektiğine ilişkindir.

    2.İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

    3.Değerlendirme
    1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle,
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.