|
ÖZET: Başvuru, Isparta Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından verilen yazılı ikazın geri alınması talebine ilişkindir. Başvuran, engelli kamu personeli olarak çalıştığı kurumda, geçmiş yıllara ait işyeri tescil işlemlerinin yapılması için kendisine verilen görevleri yerine getirmediği gerekçesiyle uyarma cezası almış, ancak bu ceza Merkez Disiplin Kurulu tarafından iptal edilmiştir. Başvuran, yazılı ikazın özlük dosyasında saklanmasının, gelecekteki terfi ve yükselme işlemlerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini belirterek, bu işlemin iptalini talep etmektedir.
Isparta Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın iddialarına karşılık olarak, uyarı cezası verilmeden önce kendisiyle sözlü uyarılar yapıldığını ve yazılı ikazın disiplin cezası niteliği taşımadığını ifade etmiştir. Kurum, yazılı ikazın arşivlenmesinin gerekli olduğunu ve bu durumun başvuranın dosyasında bulunmasının faydalı olacağını belirtmiştir. Ayrıca, yazılı ikazın hukuki bir dayanağı olmadığını ve bu nedenle geri alınması gerektiği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, başvurunun kabulüne karar verilmiş ve Isparta Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü’ne yazılı ikazın geri alınması hususunda tavsiyede bulunulmuştur. İdarenin bu tavsiyeye uyması için 30 gün içinde işlem tesis etmesi gerekmektedir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/11302-S.24.17210
BAŞVURU NO : 2024/5584
KARAR TARİHİ : 16.10.2024
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : ISPARTA SOSYAL GÜVENLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ
Yazılı ikaz işleminin geri alınması talebi hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 29.04.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran özetle; Isparta Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğünde engelli kamu personeli olarak görev
yaptığını, çalışmış olduğu il müdürlüğünce tarafına 14.04.2023 tarih ve sayılı iç emir ile geçmiş yıllardaki dönem bordrolarından işyeri tescili bulunmayanların iş yeri tescil işlemlerini günlük en az 200 adet olmak üzere görevlendirildiği ve iç emirle yapılan görevlendirme sonucunda talimatlara uymadığının tespit edildiği ve muhakkik raporunda beklenen performansı göstermediği ve iş ve işlemlerle ilgili olarak görevin tam ve zamanında yapılmasında kayıtsızlık gösterdiği hususları değerlendirilerek hakkında günlük hedefe ulaşamadığı için ‘’UYARMA’’ cezası uygulandığı, Merkez Disiplin Kuruluna itirazı sonrası uyarma cezasının kaldırıldığını, 25.10.2023 tarih ve sayı ile tarafına yazılı ikaz verildiğini, ikazın özlük dosyasında muhafaza edildiğini; devlet memurlarına verilecek disiplin cezalarının 657 sayılı kanunda düzenlenmiş olması ve anılan kanunda yazılı olarak uyarılma şeklinde bir disiplin cezası veya müeyyideden bahsedilmemesi karşısında ve sicil dosyasına girecek olan söz konusu işlemin gelecekte hakkında tesis edilecek yükselme ve terfi işlemlerinde ve çeşitli işlemlerde kriter olarak dikkate alınabileceği göz önüne alınarak hakkındaki yazılı olarak verilen ikaz şeklindeki tesisin iptalini talep ettiğini, günde 7.5 saatten günde en az 200 adet dosya tescil işleminin yapılması hususunda görev verilmesinin de yasal olmadığını, Kuruma ilişkin yasa yönetmelik ve tüzüklerde bu şekilde bir düzenleme bulunmadığını, mevzuatta bu şekilde bir düzenlememe olmamasına rağmen yasaya aykırı bir şekilde emir ve talimat verilemeyeceğini, bu emirlere uyulmadığında disiplin soruşturması açılamayacağını, Danıştay 12. Dairesinin E:2020/5194, K:2021/991 sayılı kararı ile Devlet Memurları Kanununda sayılan cezalar dışında bir ceza verilemeyeceği gibi yazılı olarak ikaz edilemeyeceği hususlarının içtihata bağlandığını belirterek gereğini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzun bilgi ve belge isteme yazısına cevaben gönderilen Isparta Sosyal Güvenlik Kurumu İl
Müdürlüğü yazısı ve eklerinde özetle;
2.1) Uyarı cezası verilmeden önce, Ünite amirleri tarafından başvuran ile birkaç kez görüşüldüğü, yaptığı
işlerde daha dikkatli ve özenli davranması için sözlü uyarılar yapıldığı, ilgili personele yapılan soruşturma sonucunda uyarı cezası verildiği, personelin itirazı neticesinde üst disiplin kurulunca cezanın iptal edildiği ve iptal yazısı tebliğ edilirken çalışmalarında daha dikkatli davranması gerektiğinin bildirildiği, soruşturma safhasının sonucunda verilen yazılı ikazın arşivlenmesi için dosyada bulunmasının zaruri olduğu,
2.2) Yazılı ikaz, disiplin cezası hükmünde olmadığı için tesis edilecek yükselme ve terfi işlemlerinde ve
çeşitli işlemlerde herhangi bir engel teşkil etmeyeceği, aksine ceza almadığının görülmesi açısından dosyasında bulunmasının personelin yararına olacağı, bu durumun başvurana yazı ile bildirildiği,
2.3) Kurum kayıtlarından evrak numarası almış evrakın imha edilemeyeceği, evrakın imha edilme süresi
dolmadığından imha edilme imkanı bulunmadığı, belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve
kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” hükmü bulunmaktadır.
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde;
“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmü mevcuttur.
5) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun;
5.1) 10 uncu maddesinde; “Devlet memurları amiri oldukları kuruluş ve hizmet birimlerinde kanun, tüzük
ve yönetmeliklerle belirlenen görevleri zamanında ve eksiksiz olarak yapmaktan ve yaptırmaktan, maiyetindeki memurlarını yetiştirmekten, hal ve hareketlerini takip ve kontrol etmekten görevli sorumludurlar.”,
5.2) 11 inci maddesinde; “Devlet memurları kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslara uymakla
ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar.”,
5.3) 109 uncu maddesinde; “Memurlar, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası esas alınarak kurumlarınca
tutulacak personel bilgi sistemine kaydolunurlar. Her memur için bir özlük dosyası tutulur. Özlük dosyasına, memurun mesleki bilgileri, mal bildirimleri; varsa inceleme, soruşturma, denetim raporları, disiplin cezaları ile ödül ve başarı belgesi verilmesine ilişkin bilgi ve belgeler konulur. Memurların başarı, yeterlik ve ehliyetlerinin tespitinde, kademe ilerlemelerinde, derece yükselmelerinde, emekliye ayrılmalarında veya hizmetle ilişkilerinin kesilmesinde, hizmet gerekleri yanında özlük dosyaları göz önünde bulundurulur. Özlük dosyalarının tutulma esasları ile özlük dosyalarında yer alacak belgelere ilişkin usûl ve esaslar Devlet Personel Başkanlığınca belirlenir.”,
5.4) 125 inci maddesinde; “Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını
gerektiren fiil ve haller şunlardır:
A – Uyarma : Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.
Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak, b) Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terk etmek, c) Kurumca belirlenen tasarruf tedbirlerine riayet etmemek, d) Usulsüz müracaat veya şikayette bulunmak, e) Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak, f) Görevine veya iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak, g) Belirlenen kılık ve kıyafet hükümlerine aykırı davranmak, h) Görevin işbirliği içinde yapılması ilkesine aykırı davranışlarda bulunmak.
B – Kınama : Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir.
…
C – Aylıktan kesme : Memurun, brüt aylığından 1/30 – 1/8 arasında kesinti yapılmasıdır.
…
D – Kademe ilerlemesinin durdurulması : Fiilin ağırlık derecesine göre memurun, bulunduğu kademede ilerlemesinin 1 – 3 yıl durdurulmasıdır.
…
E – Devlet memurluğundan çıkarma : Bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarmaktır.
…
Özel kanunların disiplin suçları ve cezalarına ilişkin hükümleri saklıdır…”,
5.5) 126 ncı maddesinde; “Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından;
kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir.” hükümleri bulunmaktadır.
6) Kamu Personeli Genel Tebliğinde (Seri No: 2);
“…Özlük Dosyası Sekiz Bölümden Oluşur:
1. BÖLÜMDE; ilk defa-yeniden-naklen atamaya ilişkin belgeler, 2. BÖLÜMDE; öğrenim durumu, bildiği yabancı diller ve derecesi, yaptığı lisansüstü eğitim-staj ve incelemeleri ile ilgili belgeler, katıldığı her türlü eğitim faaliyetine ilişkin belgeler, kendisi tarafından verilen yayın ve eserlerine ilişkin bilgiler, 3. BÖLÜMDE; memurun kullandığı izinlere ilişkin belgeler,
4. BÖLÜMDE; memur hakkında yapılan disiplin soruşturmalarına ilişkin evraklar ile verilen disiplin cezaları, yargı organlarınca memur hakkında verilmiş karar örnekleri, görevden uzaklaştırmaya ilişkin belgeler ile varsa inceleme, soruşturma ve denetim raporları, 5. BÖLÜMDE; kurumlarca gerekli görülmesi halinde memurun maaş, ücret, harcırah ve sair parasal haklarına ilişkin belgeler, emeklilik durumuna ilişkin belgeler, bakmakla yükümlü olduğu kişilere ilişkin bildirimler, mal beyannameleri ile sendika üyeliğine ilişkin belgeler, 6. BÖLÜMDE; memurun adaylık ve asli memurluğa atanmasına ilişkin belgeler, derece ve kademe ilerlemeleri, sınıf, yer, unvan, görev değişiklikleri ile ilgili belgeler, geçici görevlendirilmesine ilişkin belgeler, 7. BÖLÜMDE; ödül, başarı ve üstün başarı belgesi verilmesine ilişkin bilgi ve belgeler, 8. BÖLÜMDE; askerlik durumu, mecburi hizmet yükümlülüğü ve özürlülük durumuna ilişkin belgeler ile yukarıdaki bölümler kapsamına girmeyen memurun hizmet durumuna ilişkin diğer mesleki bilgi ve belgeler, saklanır.” hükümlerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; Başvuranın iddiaları, İdarenin
konu ile açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirilerek hazırlanan Tavsiye Karar
Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8) Başvuran Danıştay 12. Dairesinin E:2020/5194, K:2021/991 sayılı kararı uyarınca memurlara Devlet
Memurları Kanununda sayılan cezalar dışında bir ceza verilemeyeceği gibi yazılı olarak ikaz edilemeyeceği hususlarının içtihata bağlandığını belirterek gereğini talep etmektedir.
9) İdare ilgili personele yapılan soruşturma sonucunda uyarı cezası verildiğini, personelin itirazı neticesinde
üst disiplin kurulunca cezanın iptal edildiğini ve iptal yazısı tebliğ edilirken çalışmalarında daha dikkatli davranması gerektiğinin bildirildiğini, soruşturma safhasının sonucunda verilen yazılı ikazın arşivlenmesi için dosyada bulunmasının zaruri olduğunu, yazılı ikaz, disiplin cezası hükmünde olmadığı için tesis edilecek yükselme ve terfi işlemlerinde ve çeşitli işlemlerde herhangi bir engel teşkil etmeyeceğini, aksine ceza almadığının görülmesi açısından dosyasında bulunmasının personelin yararına olacağını, Kurum kayıtlarından evrak numarası almış evrakın imha edilemeyeceğini belirtmektedir.
10) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125’nci maddesinde disiplin cezaları ile her bir disiplin
cezasını gerektiren fiil ve hallerin düzenlendiği ve anılan maddenin (A) bendinde, “uyarma” cezasının, “memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesi şeklinde izah edildiği görülmektedir. Kamu personeline ilişkin disiplin hukukunda en alt ceza olarak öngörülen “uyarma” cezasını uygulanamayacağı hallerde “cezai mahiyette olmamak üzere yazı ile ikaz edilmeye” dair bir düzenlemeye yer verilmediği ve isnat edilen fiiller nedeniyle “yazı ile ikaz” şeklinde bir düzenlemenin bulunmadığı anlaşılmakla birlikte, uyarma cezasının ancak usulüne uygun yapılacak bir soruşturma/inceleme sonucu yetkili disiplin amirince verilebileceği açıktır.
11) Danıştay 12. Dairesinin 2007/4720 E., 2010/1065 K. sayılı Kararında; “Davacının tutum ve
davranışlarında daha dikkatli ve tutarlı davranması hususunda ikaz edilmesine ilişkin işlem her ne kadar
disiplin cezası niteliği taşımasa da, davacının özlük dosyasına konulması karşısında davacı hakkında davalı idarenin takdir yetkisini kullanacağı çeşitli işlemlerde dikkate alınması olasılığı karşısında; davacının hukuki durumuna ciddi etkiler yapabileceği görüldüğünden söz konusu işlemin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olduğu açıktır.” ifade edilmiştir.
12) Nitekim Danıştay 12. Dairenin E:2020/5194, K:2021/991 sayılı kararında; İdare Mahkemesince,
Danıştay Onikinci Dairesinin 23/06/2016 tarihli ve E:2013/194, K:2016/4153 sayılı bozma kararına uyularak; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinde disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin düzenlendiği, anılan maddenin (A) bendinde, “uyarma” cezasının, “memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.” şeklinde tanımlanarak en alt ceza olarak öngörüldüğü, en alt cezanın uygulanamayacağı hallerde “cezai mahiyette olmamak üzere yazı ile ikaz edilmeye” dair bir düzenlemeye yer verilmediği görüldüğünden, davacı hakkında isnat edilen fiiller nedeniyle “yazı ile ikaz” şeklinde işlem tesis edilmesine hukuken olanak bulunmadığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmesini onadığı görülmektedir.
13) Anayasa Mahkemesi de şikayet konusu ile benzer konuda bireysel başvuru yolu (2015/13108) ile
verdiği kararında; kamu görevlilerinin yazılı olarak ikaz edilmelerine imkân tanıyan bir düzenleme bulunmaması nedeniyle bu tip işlemlerin esasen bir disiplin cezası niteliği taşımamakla birlikte söz konusu işlemlerin idarenin kamu görevlisi hakkında takdir yetkisini kullanacağı çeşitli işlemlerde (taltif/ceza/atama/görevlendirme/terfi gibi) dikkate alınabileceğinden hukuki durumunu etkileyebileceğinin kabul edildiği anlaşılmaktadır.
14) Ayrıca, Kurumumuza aynı konuda (başvurana yazılan ikaz yazılarının iptali talebi ile) yapılmış olan
2017/1645, 2021/13154, 2023/679, 2023/5641 ve 2023/5899 numaralı başvurular için Kurumumuzca verilen Tavsiye Kararlarında yazılan ikaz yazılarının hukuka uygun olmadığı değerlendirilerek, geri alınması hususunda ilgili idarelere tavsiyede bulunulduğu tespit edilmiştir.
15) İdare hukukunda idari işlemlerin geri alınması idare mahkemesi tarafından verilen idari işlemin iptali
kararı ile aynı sonucu doğurmakta olup idari işlem hiç tesis edilmemiş gibi geçmişe dönük olarak bütün hüküm ve sonuçları ortadan kaldırır. Hukuka aykırı olarak tesis edilen idari işlemler de geri alma yaptırımına tabiidir.
16) Yukarıdan beri anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları,
ilgili mevzuat, yargı kararları ve Kurumumuzun emsal tavsiye kararı birlikte değerlendirildiğinde; yazılı ikaz kararları her ne kadar disiplin cezası gibi hüküm doğurmasa da ilgili mevzuat ile koruma altına alınan hukuki hakları zedeleyecek nitelikte bir idari işlemdir. Belirtilen nedenlerle yazılı ikaz işleminin kanuni dayanağı olmaması nedeni ile hukuka aykırı olduğu anlaşılmış olup, idari işlemin geçmişe dönük olarak hüküm ve sonuçlarını kaldıracak şekilde geri alınması gerektiği sonucuna varılmıştır
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
17) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvurunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece
“kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; İdarenin, başvurucuya verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle
“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
18) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ
tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE;
Başvurana yazılan ikaz yazısının geri alınması hususunda ISPARTA SOSYAL GÜVENLİK KURUMU
İL MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA;
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare
tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA, ISPARTA SOSYAL GÜVENLİK KURUMU İL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi